Tucker Carlson

Viktor Bout: Rusya-Ukrayna Savaşı NATO ile Çatışmaya Dönüştü

İngilizce yapılan söyleşide Tucker Carlson, eski Sovyet subayı ve Rus iş insanı Viktor Bout ile Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın Ukrayna’ya desteği, Avrupa’daki güvenlik krizi, drone savaşları ve ABD-Rusya ilişkilerini konuştu. Programda Bout, savaşın yalnızca Rusya ile Ukrayna arasında değil, Rusya ile NATO liderliğindeki Batı koalisyonu arasında yürüdüğünü savundu; Carlson ise Batı’da Vladimir Putin’in çoğu zaman “en radikal” figür olarak görüldüğünü, ancak kendisinin Putin’i daha çok “itidal gücü” olarak değerlendirdiğini söyledi.

Savaşın Niteliği ve Batı’nın Rolü

Carlson, İran’daki gelişmeler nedeniyle Amerikalıların dikkatinin dağıldığını, ancak Rusya-Ukrayna savaşında ve daha geniş anlamda Rusya ile Batı arasındaki gerilimde ciddi bir tırmanma yaşandığını belirterek konuşmayı açtı. Bout ise bu çatışmanın başlangıçtan itibaren Ukrayna ile Rusya arasında sınırlı bir savaş olmadığını ileri sürdü. Ona göre çatışmanın temelinde Rusya’ya karşı NATO, ABD ve Batı dünyasının desteklediği daha geniş bir blok bulunuyor.

"Bu çatışma Ukrayna ile Rusya arasında değil; temelde Rusya ile NATO, ABD ve diğer Batılı ülkelerden oluşan bütün bir koalisyon arasında," diyen Viktor Bout, Batı’nın başlangıçtan itibaren Ukrayna’ya silah sağladığını belirtti. Bout, ilk aşamada Javelin tanksavar füzeleri ve uçaksavar sistemlerinin verildiğini, ardından Patriot sistemleri, Abrams ve Leopard tankları ile F-16 savaş uçaklarının gündeme geldiğini söyledi. Ona göre her yeni silah paketi Ukrayna ve özellikle Londra’daki destekçileri tarafından “oyun değiştirici” olarak sunuldu, ancak sahada sonucu değiştirmedi.

Bout, Rus ordusunun cephe hattında haftalar içinde köyler ve küçük kasabalar aldığını, Ukrayna’nın ise askeri üretiminin büyük bölümünü Avrupa’ya taşıdığını iddia etti. Rusya Savunma Bakanlığı’nın Avrupa’daki bazı fabrikaların Ukrayna ordusu için üretim yaptığını açıkladığını söyleyen Bout, bu durumun Avrupa’yı çatışmanın doğal bir parçası haline getirdiğini savundu.

Drone Saldırıları ve Sivil Hedefler İddiası

Söyleşide en geniş yer tutan başlıklardan biri drone teknolojisi oldu. Bout, Ukrayna birliklerinin iki ay kadar önce aynı anda 500-600 uzun menzilli drone fırlatma kapasitesine ulaştığını öne sürdü. Bu drone’ların 1.500 kilometreden fazla menzile sahip olduğunu, Rus rafinerilerini ve bazı sivil hedefleri vurmak için kullanıldığını iddia etti.

Bout, Luhansk bölgesindeki bir koleje yönelik saldırıda yurt binasında bulunan öğrencilerin hedef alındığını ve 21 öğrencinin öldüğünü ileri sürdü. Ayrıca sınır bölgelerinde otobüslere, otomobillere, bisiklet süren çocuklara ve sivillere yönelik saldırılar yapıldığını iddia etti. Bu saldırılarda yapay zekâ destekli hedef seçimi yapan drone’ların kullanıldığını savundu.

"Bu tamamen terörist bir yaklaşım; savaş alanında kazanamıyorlarsa Rus halkı içinde panik yaratmaya çalışıyorlar," diyen Viktor Bout, bu tür saldırıların Rus toplumunu korkutmak yerine daha kararlı hale getirdiğini vurguladı. Bout’a göre Rus halkı, yönetimden ve askeri komutadan savaşı daha hızlı bitirecek adımlar bekliyor.

Carlson, Avrupa ülkelerinin bu silah ve drone üretimindeki rolünü sordu. Bout, Polonya, Almanya, Fransa, İtalya, Danimarka, Türkiye, İspanya, Belçika, Hollanda ve Birleşik Krallık’ta Ukrayna için üretim yapıldığını ileri sürdü. Özellikle Birleşik Krallık’ın “Flamingo” adlı füze programına katkı verdiğini söyledi. Bout, bu merkezlerin uluslararası hukuka göre meşru hedef olabileceğini savundu ve İsrail’in Hamas veya Hizbullah’ın başka bir ülkede roket fabrikası kurmasına izin vermeyeceği örneğini verdi.

Avrupa, Savaş Riski ve Nükleer Tehdit

Bout, Avrupa liderlerinin Rusya ile “tam kapsamlı” bir savaşa hazırlandığını iddia etti. Ona göre Avrupa, Rus enerji kaynaklarından koparak ekonomik intihar etti; ucuz boru gazı yerine LNG almak zorunda kaldı ve Alman sanayisi rekabet gücünü kaybetti. Bout, Volkswagen ve Audi tesislerinin silah üretimine dönüştürüldüğünü, Almanya’nın erkek nüfusa yönelik askeri kayıt uygulamaları getirdiğini ve üç yıl içinde Avrupa’nın en güçlü ordusunu kurma hedefinden söz ettiğini belirtti.

"Avrupalı elitler Rusya ile topyekûn bir savaşı ciddi biçimde düşünüyor ve konvansiyonel savaşta kazanabileceklerini sanıyorlar," diyen Viktor Bout, Rusya’nın buna yalnızca konvansiyonel yanıt vermeyebileceğini açıkladı. Bout, Rus askeri doktrininde devletin varlığı tehdit altında görülürse nükleer silahla karşılık verilebileceğini söyledi. Rusya’nın çok modern bir nükleer arsenale sahip olduğunu belirterek İngiltere veya Fransa gibi ülkelerin tek bir füze saldırısıyla yok edilebileceği iddiasında bulundu; bunun istenen bir senaryo olmadığını da ekledi.

Carlson, Batı’da Putin’in Rusya’daki en radikal kişi gibi görüldüğünü, ancak kendisinin Putin’i daha çok itidal sağlayan bir lider olarak gördüğünü söyledi. Carlson, “Söylediklerinizin gerçek olduğuna inanıyorum” diyerek Avrupa liderlerinin neden Rusya ile savaş isteyebileceğini sordu. Bout ise Emmanuel Macron ve diğer Avrupa liderlerinin ülkelerinde popüler olmadığını, savaşın iktidarda kalmak için bir araç haline gelebileceğini savundu. Ona göre savaş rejimi ilan edilirse seçimler ertelenebilir ve yönetimler güçlerini koruyabilir.

“Dini Savaş” Tanımı ve Ukrayna’daki Kilise Tartışması

Carlson, Bout’un çatışmayı “dini savaş” olarak nitelemesini açmasını istedi. Bout, Ukrayna nüfusunun büyük çoğunluğunun tarihsel olarak Rus Ortodoks Kilisesi ile bağlantılı olduğunu, Kiev’in Rus Hristiyanlığı açısından merkezi bir yer tuttuğunu söyledi. Bout’a göre 2014’teki iktidar değişiminden sonra Ukrayna yönetimi Rus Ortodoks Kilisesi’ni tasfiye etmeye ve ayrı bir Ukrayna Ortodoks Kilisesi yaratmaya yöneldi.

"Bizim için Kiev, ulusal ve kültürel kodumuzun bir parçasıdır," diyen Viktor Bout, Kiev Pechersk Lavra manastırına yönelik uygulamaların Rusya’da dini ve tarihsel bir saldırı olarak görüldüğünü belirtti. Bout, rahiplerin çıkarıldığını, kutsal emanetlerin yağmalandığını ve bazı dini mekânların askeri amaçlarla kullanıldığını öne sürdü. Ukrayna’daki erkeklerin sokakta yakalanarak cepheye gönderildiğini, ülkenin “açık hava hapishanesine” dönüştüğünü iddia etti.

Bout ayrıca Volodymyr Zelenskyy’nin görev süresinin dolduğunu, seçim düzenlemediğini ve Ukrayna adına anlaşma imzalama yetkisine kimin sahip olduğunun tartışmalı olduğunu söyledi. Batılı kuruluşların yaptığı anketlerde Ukraynalıların yüzde 80’den fazlasının Rusya ile barış anlaşması istediğini iddia etti.

Carlson, savaşın durdurulup durdurulamayacağını sordu. Bout, savaşın iki yolla bitebileceğini söyledi: Rusya’nın askeri olarak sonuç alması veya ABD’nin Ukrayna’ya verdiği kritik desteği kesmesi. Ona göre Donald Trump savaşı hızlıca durdurabilir; çünkü Ukrayna ordusu Starlink iletişim ağına ve ABD uydu istihbaratına bağımlı.

"Starlink kapatılırsa Ukrayna ordusunun iletişimi kalmaz, drone’larını kontrol edemez ve Rusya’nın derinliklerine saldıramaz," diyen Viktor Bout, ABD istihbaratının da hava savunma konumları ve radar boşlukları gibi bilgileri sağladığını savundu. Bout’a göre bu iki destek kesilirse Ukrayna ordusu bir gün içinde kaosa sürüklenir. Trump’ın yeni silah teslimatlarını reddettiğini, ancak Biden yönetiminin önceden onayladığı sevkiyatların sürdüğünü ileri sürdü.

Bout, Ukrayna’nın kimyasal, biyolojik ve yasaklı mühimmat kullanma tehdidinde bulunduğunu da iddia etti. Beyaz fosfor ve zehirli gaz kullanıldığına dair belgelenmiş vakalar olduğunu öne sürdü. Bu iddiaları, Ukrayna yönetiminin “agoni” içinde terör yöntemlerine başvurduğu değerlendirmesine bağladı.

Drone Teknolojisinin Savaşı Değiştirmesi

Carlson, Bout’un silah ticareti geçmişine atıf yaparak drone teknolojisinin savaşları nasıl değiştireceğini sordu. Bout, savaş taktiklerinin dört yıl içinde kökten değiştiğini, cephedeki askerlerin iki haftada bir yeni taktiklerle karşılaştığını söyledi. Ona göre artık sadece fiziksel dayanıklılık değil, drone kullanma, tamir etme, programlama ve sahada üretme becerisi de belirleyici hale geldi.

"Her iki haftada bir drone’lar nedeniyle taktikler değişiyor; ya teknolojide bir gelişme oluyor ya da ona karşı yeni bir önlem bulunuyor," diyen Viktor Bout, cephe birliklerinin kendi atölyelerinde 3D baskı parçalar ürettiğini, drone montajı ve yazılım değişiklikleri yaptığını anlattı. Bout, dünyanın yeni bir silahlanma yarışına girdiğini, birçok ülkenin Rusya-Ukrayna savaşından ders çıkararak ordularını drone çağına uyarlamaya çalıştığını söyledi.

Silahların Karaborsaya Düşmesi ve İsrail Sorusu

Bout, Ukrayna’ya verilen Batı silahlarının karaborsaya satıldığını, bazı silahların Hamas, Hizbullah ve Meksika kartellerine ulaştığına dair vakalar bulunduğunu iddia etti. Carlson bu noktada İsrail’in Zelenskyy yönetimiyle yakın ilişkisi olduğunu belirterek, İsrail’in bu silahların Hamas ve Hizbullah’a ulaşmasından haberdar olması gerektiğini söyledi.

"Ukrayna ordusunun bazı unsurlarının Batı’dan aldığı silahları dünyadaki çeşitli terör gruplarına sattığını düşünüyorum," diyen Tucker Carlson, İsrail’in neden buna açık tepki vermediğini sordu. Bout ise bunun “milyon dolarlık soru” olduğunu söyledi. İsrail’in savaşın başında Ukrayna ordusuna eğitmen gönderdiğini, Ukrayna’daki Bandera hareketiyle ilgili gelişmeleri yeterince kınamadığını savundu. Zelenskyy’nin Yahudi olmasının bu tartışmayı ortadan kaldırmadığını, aksine tarihsel hafıza açısından daha karmaşık hale getirdiğini ileri sürdü.

Kayıplar, Demografi ve Ukrayna’nın Geleceği

Carlson, savaşta kaç Ukraynalı ve Rus’un öldüğünü sordu. Bout kesin sayı veremeyeceğini, ancak Ukrayna kayıplarının Rus kayıplarına kıyasla en az üçe bir, hatta beşe bir oranında daha yüksek olduğunu iddia etti. Ukrayna’da yeni mezarlıkların hızla dolduğunu ve ordunun kendi askerlerinin kayıplarını önemsemediğini savundu.

Bout’a göre Ukrayna yönetimi, ölen askerleri “kayıp” göstererek ailelere tazminat ödemekten kaçınmaya çalışıyor. Rusya’nın cesetleri iade ettiğinde ailelerin ölümün kanıtlanması için uzun ve acılı bir süreçten geçtiğini, tazminatların ise yıllara yayılan küçük taksitlerle ödendiğini iddia etti. Ukrayna’nın erkek nüfusunun, özellikle üreme çağındaki erkeklerin büyük ölçüde yok edildiğini savunan Bout, Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’dan gelen göçmenlerle nüfusun ikame edilmeye çalışıldığını ileri sürdü.

Bout, Ukrayna’nın altyapısının da ağır hasar gördüğünü söyledi. Rusya’nın askeri tesisleri besleyen altyapıyı vurmak zorunda kaldığını, bunun su, elektrik ve iletişim sistemlerini etkilediğini belirtti. Kış aylarında Kiev ve diğer şehirlerde ısıtmanın sürdürülemeyebileceğini savundu. Ukrayna’yı “yolsuzluk ve para aklama için kara delik” olarak niteleyen Bout, ABD’den gönderilen kaynakların önemli kısmının çalındığını veya Batı’daki siyasi çevrelere rüşvet olarak geri döndüğünü iddia etti.

Tutuklu Takası, Britney Griner ve ABD-Rusya İlişkileri

Söyleşinin sonunda Carlson, Bout’un Biden yönetimi döneminde ABD hapishanesinden çıkarılarak Rusya’ya iade edilmesini gündeme getirdi. Bout, Rusya’da uyuşturucu suçlamasıyla tutuklu bulunan basketbolcu Britney Griner karşılığında takas edilmesini “bir tür hakaret” gibi gördüğünü söyledi. Paul Whelan gibi başka bir isimle takas edilmeyi beklediğini ifade etti.

"Benim için bu gerçekten bir tür hakaret gibiydi; en azından Paul Whelan olabilirdi," diyen Viktor Bout, Biden yönetiminin Griner üzerindeki kamuoyu baskısı nedeniyle bu takası yaptığını savundu. Bout, Griner’ın siyah, lezbiyen ve basketbol yıldızı olmasının Demokrat Parti üzerindeki baskıyı artırdığını ileri sürdü. Buna rağmen Rus hükümetinin kendisini geri getirmesinden memnun olduğunu söyledi.

Bout, ABD’de geçirdiği yıllarda Amerikan toplumunu daha iyi tanıdığını belirtti. Amerikan hapishanelerinde “gerçek vatanseverler” ve siyasi mahkûmlar olduğunu söyledi. Ruslar ile Amerikalıların coğrafya, çalışma kültürü ve cömertlik bakımından çok ortak noktası olduğunu savundu.

"Rusya ve Amerika halklarının çok ortak yanı olduğuna inanıyorum," diyen Viktor Bout, iki ülkenin düşmanlığı bırakıp kaynaklarını bilim, tıp, yeni fizik ve uzay araştırmalarına yöneltmesi halinde dünyanın çok farklı bir yer olacağını belirtti. Carlson ise Bout’u “bilge” olarak niteledi ve ABD’yi anladığını söyledi.

Russia-Ukrayna Çatışmasındaki Tırmanış

Sunucu: Mr. B, bunu yaptığınız için çok teşekkür ederim. Amerikalıların dikkati dağıldı. Benim de İran’da olan biten yüzünden kesinlikle dikkatim dağıldı. Ama Russia ile Ukraine arasındaki, aslında Russia ile West arasındaki çatışmada çok ciddi bir tırmanış yaşandı. Bu çatışmanın son dönemde nasıl değiştiğini anlatabilir misiniz?

Mr. B: Evet, birkaç nokta var. Şuradan başlayalım: Bu çatışma Ukraine ile Russia arasında bir çatışma değil. Bu çatışma temelde Russia ile bütün “gönüllüler koalisyonu” arasında; NATO, United States ve diğer vasallar diyebilirim, Batı dünyasıyla birlikte körü körüne buna uyuyorlar.

En başından beri Ukraine’e her türlü silahı sağladılar. Başta Javelin’ler ve tanksavar, uçaksavar füzeleri vardı. Sonra Patriots’a geçildi. Sonra tanklara, Abrams’a, Leopards’a geçildi. Sonra F-16’lara geçildi. Ve her seferinde Ukrainians ve onların yönlendiricileri, özellikle London’dakiler, özellikle MM6, bunun oyunun seyrini değiştirecek bir şey olacağını düşündüler. İşe yaramıyor.

Ukraine gerçekten toprak kaybediyor; belki bizim istediğimiz kadar hızlı değil ama cephe hattı ilerliyor. Her hafta birkaç köy, küçük kasaba Russian army tarafından kurtarılıyor. Elbette geçen yıldan beri karar, bütün askeri üretimin Ukraine’den Europe’a taşınmasıydı ve bu etkili şekilde yapıldı. Sadece bir aydan biraz fazla zaman önce Russian Ministry of Defense, Europe’ta Ukrainian army için fiilen silah üreten bütün bu fabrikaların listesini yayımladı.

Şunu düşünün: Lojistikleri, sanayileri artık Europe’ta. Yani Europe doğal olarak bunun bir parçası değilmiş gibi davranamaz. Liderlerinden de giderek daha açık şekilde Ukraine’e tam destek verdiklerini ve Russia’ya karşı bu savaşı son Ukrainians’a kadar istediklerini duyuyoruz. Bu çok savaş kışkırtıcı bir yaklaşım ve nereye varacağı belli.

Dronlar ve Sivil Hedefler

Bu üretimi oraya taşıdılar ve yaklaşık iki ay önce Ukrainian birliklerine çok büyük miktarda dron gelmeye başladı. Aynı anda 500-600 kadar uzun menzilli dron fırlatma kapasitesi elde ettiler; menzil 1.500 kilometrenin üzerinde, yani yaklaşık 1.000 mil diyelim.

Rafinerilerimizi vurmaya çalışıyorlar. Bazı sivil binaları vurmaya çalışıyorlar. Eğer bunun stratejik bir değeri ya da sonucu var mı derseniz, evet, rafineride üretim birkaç gün azalıyor ama sonra rafineri temelde tekrar çalışır hale geliyor.

Sonra tamamen terör saldırılarına döndüler. Örneğin Lugansk bölgesinde, içinde 100’den fazla öğrencinin yurtta kaldığı bir kolej olduğunu gayet iyi bildikleri halde yapılan saldırı bir terör saldırısıydı. Dronlar saldırdı ve sonuçta 21 öğrenci öldürüldü. Sonra hikaye burada bitmedi. Bir mazeret de yoktu. “Orada bir asker vardı” dediler. Gazeteciler gidip kanıtları gösterdi: Orada öğrenciler vardı ve yakında bile askeri varlık yoktu.

Bundan sonra birkaç otobüse saldırı oldu. Sınır bölgelerinde bu dronları sivillere saldırmak için kullanmaya başladılar; hareket eden herhangi bir arabaya saldırıyorlar. Çünkü AI görüşe sahip bu yeni, “Martian drones” dedikleri dronlar hangi hedefe saldıracağına kendisi karar veriyor. Yani operatör bile yok; gidiyor ve herhangi bir hedefi, hareket eden herhangi bir aracı, hatta bisiklet süren bir çocuğu seçiyor ve o çocuğu arkadan vuruyor.

Bu tamamen terörist bir yaklaşım. Savaş alanında kazanamıyorlarsa, Russian halkı içinde anlaşmazlık ve panik yaratmaya çalışıyorlar. Ama ne oluyor biliyor musunuz? Bu sadece Russian halkını daha kararlı hale getiriyor. Başkanımızdan ve üst düzey askeri komutanlarımızdan giderek daha fazla talep var: “Bunu gerçekten bitirmeniz gerekiyor.” Nükleer olanlara başvurmadan bile bu savaşı hızla sona erdirecek yeterli uygun silah cephaneliğimiz var.

Europe’taki Silah Üretimi

Sunucu: Russia’daki sivillere karşı kullanılan bu dronları ve silahları hangi European ülkeleri üretiyor?

Mr. B: Öncelikle Poland’da birçok fabrika var. Germany’de, France’ta, Italy’de, Denmark’ta, Turkey’de var. Spain, Belgium, Dutch ve tabii British tarafında da büyük üreticiler var. Bunlar, sözde seyir füzesi programları Flamingo’ya katkı sağlıyor; ki bu aslında British yapımı. Bütün bunlar resmen duyuruluyor. “Bunu üretiyoruz, Ukraine Russia’nın derinliklerini vurma kapasitesi elde edecek” diyorlar.

Bu bizi, sonunda Poland’daki, Romania’daki, Germany’deki ve tüm bu ülkelerdeki lojistik merkezleri vurmaktan başka seçeneğimiz kalmayacak bir çatışmaya çok yaklaştırıyor. Çünkü onlar çatışmanın parçası. Uluslararası hukuka göre bunlara saldırmaya tam hakkımız var, çünkü silah üretiyorlar ve bu fabrikaların Ukraine’e ait olduğunu ilan ediyorlar.

Şunu düşünün: Bunu şimdi Israel ile benzeştirirsek, Israel, Jordan’da ya da Turkey’de Hamas veya Hezbollah’ın, Israel’i vuran Katyusha roketleri üreten bir fabrikası olmasına tahammül eder miydi? Kesinlikle hayır. Hemen saldırırlardı. Fark bu.

West’te bazen liderliğimizin itidalini zayıflık sanıyorlar. Ama dünyada olup bitene bakın. Şu anda gerçekten, frenlerin artık durduramayacağı en sıcak aşamada topyekun World War III’e çok yakınız.

Iran, Ekonomi ve Küresel Risk

Dürüst olmak gerekirse, dediğiniz gibi Iran ile fazlasıyla meşguldünüz ve bunda da haklıydınız. Çünkü şunu düşünün: Iran’daki bu çatışma durmaz ve uzarsa, halihazırda nasıl bir ekonomik hasara yol açıyor? En görünür olanın Hormuz üzerinden akmayan petrol olduğu açık. Ama en az bunun kadar önemli olan, orada üretimden çıkan gübredir. Iranians dünya çapında bazı gübre türlerinin çok büyük üreticileriydi. Bu şimdiden American çiftçiler dahil birçok kişiyi etkiliyor.

Şimdi United Nations tahminlerine göre gıda kıtlığı ve nihayetinde açlık olacak; ilk olarak Africa’da. Ayrıca China’daki teknolojik tedarik zinciri için gerekli olan ve tüm dünyaya yayılan çeşitli kimyasal öncüllerden söz ediyoruz. Bu tüm insanlığı etkileyecek.

Tanrı’ya şükür, President Trump belki çok geç de olsa kendisini bu çatışmadan çıkarmaya karar verdi. Bu insanlık için iyi haber. Aksi halde hâlâ bir denge noktasındayız; Europeans’ın Ukraine’i Russia’ya saldırmaya teşvik eden tek bir yanlış hamlesi, Russia’nın bunu durdurmak için tüm gücüyle karşılık vermek zorunda kalacağı bir tepkiye yol açabilir. Bu da nihayetinde öngörülemez bir tepki doğurur ve çok hızlı şekilde nükleer mübadeleye tırmanabilir. Sonra insanlıktan geriye ne kalır, kimse bilmez.

Europe’ta Siyasi Liderlik ve Militarizasyon

Benim kişisel olarak izlediğim şey şu: Özellikle Europe’ta sorumlu politikacılar kuşağını kaybetmiş gibiyiz. Öncelikle Europe, biz konuşurken, gözlerimizin önünde temelde diktatörlüğe geçiyor. Bu sadece World War II öncesinde olduğu gibi her ülkenin kendi içindeki diktatörlüğü değil; çifte diktatörlük. Birçoğu temelde halk desteğinden yoksun ama Romania’da yakın zamanda gördüğümüz gibi seçimleri manipüle ederek iktidara tutunuyorlar. Bu en iyi örnek. Ama temelde kimse halkın görüşünü dikkate bile almıyor. Sadece globalistlerin ya da European liderliğin daha çok istediği hükümeti kuruyorlar.

Aynısı diğer ülkeler için de geçerli. Sonra bir de Brussels bürokrasisi ya da diktatörlüğü var; bu da bütün bu ülkeleri egemenliklerinden mahrum bırakıyor. Bütün ekonomik krizle birlikte bu oluyor. Çünkü Europe, boru hattı gazı gibi güvenilir ve nispeten ucuz Russian enerji kaynaklarından kendisini kopararak zaten ekonomik intihar etti. Şimdi dünyanın her yerinden LNG almak zorundalar ve daha yüksek fiyat için rekabet etmek zorundalar. German sanayisi artık rekabetçi değil. Son 80 yılda ilk kez German otomotiv sanayisinin temelde ölüm döşeğinde olduğunu biliyoruz.

Peki ne yapıyorlar? Eski Volkswagen ve Audi tesislerini silah üretim hatlarına dönüştürüyorlar ve ülkeyi militarize ediyorlar. Germany, erkek nüfusun önce özel askeri kayıt noktalarına kaydolmadan ülkeyi terk edemeyeceği bir yasa çıkardı. Açıkça üç yıl içinde Europe’un en güçlü ordusuna sahip olmaları gerektiğini söylüyorlar. Benzer bir durumu daha önce duymuştuk; World War I’den hemen önceydi, World War II ise Hitler iktidardayken başladı. Bu arada Hitler da demokratik olarak seçilmişti ve tüm dünya için ne tür sonuçlar bıraktığını biliyoruz.

Güvenlik Mimarisi ve NATO’nun Genişlemesi

Ben bu süreçleri gözlemlerken ve hükümetimizin gerçekten mümkün olan her yol ve araçla bir fikir getirmeye çalıştığını anlarken şunu görüyorum: “Hadi müzakere edelim, kendi işlerimize bakalım, Europe’ta gelecekteki herhangi bir çatışmayı önleyecek uygun bir güvenlik yapısını yeniden tartışalım ve düzenleyelim.” Bu önerinin tamamı son 20 yıldır reddedildi.

Militarizasyonu, daha büyük bir savaşa hazırlığı ve NATO’nun genişlemesini görüyoruz. Özellikle Finland ve Switzerland’ın NATO’nun parçası haline geldiği son genişleme gerçekten endişe yaratıyor. Bu bizim ulusal güvenlik kaygımız. Russia buna şimdiden o sınır yakınında yeni bir askeri bölge kurarak tepki verdi. Finland ile sınırımız yaklaşık 1.500 mil. Bu yüzden kaynaklarımızı oraya koymak zorundayız.

Finland kısa süre önce topraklarına nükleer silah getirilmesine izin vermek istediklerini belirtti ve hikaye böyle gidiyor. Görünüşe göre European elitleri Russia ile topyekun, tam ölçekli bir savaşı ciddi şekilde düşünüyorlar ve konvansiyonel savaşta kazanacaklarını sanıyorlar.

Onlar için kötü haber şu: Russia, bize saldırma girişimlerine konvansiyonel şekilde cevap vermeyecek. Askeri doktrinimizde şöyle bir esas ya da formül var: Bize yönelik herhangi bir saldırının varlığımızı tehdit ettiğini hissedersek nükleer silahlarla karşılık veririz. İnanın, Russia dünyanın en modern ve benzersiz nükleer cephaneliklerinden birine sahip. Tek bir füzeyle England ya da France gibi bir bölgede tüm yaşamı tamamen yok edip ortadan kaldırabiliriz. Kesinlikle bu yola gitmek istemiyoruz. Ama bizi fethedebileceklerini, 32 küçük parçaya bölebileceklerini, onları kendi kaynak kolonileri haline getirebileceklerini düşünüyorlarsa, bu olmayacak.

Ethos Reklamı

Sunucu: Hayat sigortası, geceleri daha rahat uyumanıza yardımcı olan şeylerden biridir. Size bir şey olursa sevdiklerinize, çocuklarınıza tam olarak ne olurdu? Bir ebeveynini kaybeden ve hayat sigortası poliçesi sayesinde finansal hayatı kurtulan ailelerin çok sayıda hikayesini duyduk. Bunun bütün amacı bu. Dünyadaki bütün farkı yaratır.

Sonraki soru şu oluyor: Peki hayat sigortasını nasıl alırım? İşte Ethos burada devreye giriyor. Ortak olmaktan gurur duyduğumuz bir şirket. Ethos, hayat sigortası planı edinmeyi hızlı, kolay ve yüzde 100 çevrimiçi hale getiriyor. İnsanlar bunu almıyor çünkü zahmetli ve pahalı. Bu, o sorunu çözüyor. Saniyeler içinde teklif alıyor, dakikalar içinde başvuruyor ve aynı gün teminat alıyorsunuz. Tıbbi muayene yok. Sadece birkaç basit sağlık sorusunu yanıtlıyorsunuz, sonra 3 milyon dolara kadar teminat alabiliyorsunuz. Bazı poliçeler ayda 30 dolar kadar düşük. Teminat almak yaklaşık 10 dakika sürüyor. Ethos üzerinden hayat sigortası. Ücretsiz teklifler şu anda ethos.com/tucker adresinde mevcut. Ethos. Ethos.com/tucker. Primler ve elbette başvuru süreleri değişebilir ama harika.

European Liderlerin Motivasyonu

Ne düşünüyorsunuz? Yani, bunu söyleyen konuştuğum ilk kişi siz değilsiniz. Söylediğiniz her şeyin gerçek olduğunu düşünüyorum. West’te President Putin’in Russia’daki en radikal kişi olduğunu hayal ediyoruz. Bence o itidal sağlayan bir güç oldu ama bu çok daha uzun süre mümkün olmayabilir. Bu yüzden söylediğiniz her şeye inanıyorum. Europe, European liderleri neden Russia ile savaşmak istesin, anlamıyorum. Motivasyon ne?

Mr. B: Benim gördüğüm kadarıyla, bütün bu liderlere bakın: Macron’a bakın, bugün, biz konuşurken istifa eden şu isimlere bakın. Bu insanlar ülkelerinde en sevilmeyen kişiler. Brussels’daki European bürokrasisini düşünün. Onlar için savaş belki iktidara tutunmanın, iktidarda kalmanın, etkilerini sürdürmenin tek yolu.

Savaşa girerlerse olağanüstü hal ilan edebilirler, ülkelerde savaş rejimi ilan edebilirler ve “Tamam, seçimi erteliyoruz” diyebilirler. Sonra iktidarı tamamen ele geçirirler.

Bir başka nokta da şu: Globalistlerin Europe’u tamamen kontrol ettiğinden söz ediyoruz, özellikle Soros son 30 yıldır buna ağır yatırım yaptı. Bu liderlerin hepsini erken gençliklerinden itibaren yetiştirdi. Öğrenci oldular, üniversitelerde okumaları için para aldılar, sonra aktivist oldular, sonra politikacı oldular ve nihayetinde kendi ülkelerine karşı neredeyse hiçbir aidiyet hissetmeyen ülke liderleri haline geldiler. Kendi geleceklerini umursamıyorlar. Hepsi bu intiharcı, şeytani kültün parçası.

Ukraine Savaşı ve Dini Çatışma Algısı

İşte buraya geliyoruz. Benim için Ukraine ile bu çatışma temelde dini bir çatışmaya dönüştü. Bunu belki de kötü güçlerle nihai savaş gibi hissediyoruz. Çünkü bu insanların yaptığı şeyler, kendi yaşlı nüfuslarına bile nasıl davrandıkları ortada.

Geçen hafta, Ukrainian Nazi regime’in suçlarına ilişkin resmi olmayan bir kamu mahkemesinin olduğu bir basın toplantısına katılıyordum. Her seferinde gönüllülerden oluşan bir grup, Ukraine’de yeni kurtarılan bölgelere, kasabalara ve köylere gidiyor; orada kalan, Russians’ın gelip kendilerini kurtarmasını bekleyen yerel halka sorular soruyor. Anlattıkları korkunç.

Ukrainians onlara gelip tehdit ediyor: “Siz burada kalıyorsunuz. Russian army’nin gelip sizi kurtarmasını mı görmek istiyorsunuz? Siz hainsiniz, sizi öldürürüz.” Onları sudan mahrum bırakıyorlar. Sokakta hareket eden herkesi sırf eğlence için vuruyorlar. Onlara gerçekten işgal gücü gibi davranıyorlar ve birçok durumda bu, World War II sırasında Nazi ya da German army işgali dönemindekinden bile daha vahşi, daha korkunç.

Bu arada bugün, Germany’nin June 22 sabahı saat 4:00’te Soviet Union’a saldırdığı ilk günün ulusal anma günü. Bu yüzden Russians ve eski USSR’nin birçok cumhuriyeti, Belarus, Central Asian Republics için bu çok ağır bir gün. Hepimiz, Kursk Muharebesi’nde savaşırken ölen benim dedem gibi dedelerimizi büyük bir sarsıntıyla hatırlıyoruz. Bu bizim için gerçekten çok büyük bir şey.

Biz Russians olarak savaşın ne olduğunu biliyoruz. Sonuçlarının ne olduğunu biliyoruz. Hepimiz için bu böyle, çünkü Ukrainians ile temelde aynı halkız. İki siperin içindeki askerler aynı dili konuşuyor. Bize bu, bu ülkeyle savaşmaktan çok iç savaş gibi görünüyor.

Kelimenin tam anlamıyla 20 yıldan kısa sürede beyin yıkama propagandasının bu neo-Nazi Bandera yanlılarından oluşan büyük bir kitleyi nasıl hazırlayabildiğini bilmek, şimdi onların gururla Nazi SS tümeni gibi davranmaları... Daha yakın zamanda Zelensky, Europe’tan Ukrainian Bandera hareketinin liderlerinin kalıntılarını getirdi ve onları tüm törenlerle Kyiv yakınlarındaki özel anıt mezarlığa gömdü.

Bu elbette Poland ile bir tür çatışma yarattı, çünkü bizim Bandera birlikleri ya da çeteleri dediğimiz bu Ukrainian nationalists, sadece Jews ve Russians değil, aynı zamanda Poles üzerinde de ethnic cleansing’den sorumluydu; o bölgelerde 100 binden fazla Poles onlar tarafından öldürüldü. Şimdi, fascism’in yeniden doğmasına bir daha asla izin vermeyeceklerine yemin edip duran Europeans’a bakınca... Bu arada komik bir gerçek: Germany’de mesela swastika ya da Nazi sembolleri sergilemek yasak, ama Ukraine’de birçok division’ın, birçok military unit’in açıkça Nazi insignia taktığını görmeye körler. Oradan da German investigative journalists’tan falan çıt yok, sanki cırcır böcekleri. Onlar için Russians’a karşı savaştıkları sürece sorun yok. Germany’nin yeniden açıkça Russia’ya karşı başka büyük bir seferden bahsetmesi de çok, çok ciddi.

Bunun nasıl bittiğini biliyoruz ve inanın bana, eğer dedelerimiz gibi tekrar etmemiz gerekirse yaparız. Ama biz daha çok aklı başında olanları bulup “Hey, sonuçlarını biliyor musunuz? Europe’un yeniden yıkıldığını, yerle bir olduğunu ve sonra tekrar yeniden inşa etmek zorunda kaldığınızı gerçekten görmek istiyor musunuz?” demeye çalışıyoruz. Sanmıyorum ki halklara bile soruluyor olsun. Her European country’de çoğunluğun normal insanlar olduğundan son derece eminim; sizin gibi, benim gibi, dünyanın her yerindeki birçok normal insan gibi barış, refah ve normal işbirliği istiyorlar. Tüm sorunları ya da anlaşmazlıkları negotiations yoluyla çözebiliriz, ister commercial olsun ister başka konular.

Ama görünüşe göre, civilization seviyemizin ilerlemiş olduğunu, technology, science ya da medicine’daki başarılarımızla gurur duyabileceğimizi düşünmemize rağmen, 2.000 yıl önce, 3.000 yıl önce olanlardan ne kadar farklıyız, bakın. Yine savaşın bu kısır döngülerindeyiz; liderlerimizin egosunun kısır döngüsü; başka ülkelerde invasion ya da attack sonucunda kapabilecekleri ganimetler, hazineler için hareket eden insanların kısır döngüsü. Temelde zihniyet olarak tam olarak aynıyız. Bu belki de insanlığın sorunu. Ve bunu değiştirmezsek, önümüzdeki birkaç yıl içinde bazı dramatik değişiklikler görmezsek temelde mahkumuz. Çünkü bakın, drones çok şeyi değiştirdi. Şimdi AI ile ne olduğunu görüyoruz ve Alex Karp’ın technocratic manifesto dediği şey temelde technofascism. Şimdi bunu düşünün. Eğer Musk drone orduları üretirse ve bu drones savaş alanlarına salınırsa; surveillance system üzerinde tam kontrolün, tüm population üzerinde social credit kontrolünün olduğu, onların getirmek istediği bir yerde, biz humans olarak gerçekten çok az fırsatla baş başa kalırız.

Bu durumda Russia belki de son dayanak noktasıdır diyebilirim. Bu conflict’in front lines’ında savaşarak sadece geleceğimizi, sovereignty’mizi savunmuyoruz; belki de tüm humanity’nin geleceğini, bildiğimiz ve gelecekte olmasını istediğimiz haliyle savunuyoruz.

Barack Obama’nın sizi neden hapse atmak istediğini anlayabiliyorum. Evet, şimdi tamamen anlıyorum.

Inflation, credit card statements’ı özellikle korkutucu hale getiriyor. Haftada 40, 50 saat çalışıyorsunuz, sadece market alışverişi ve gas almak için; eskiden fazla düşünmeden karşılayabildiğiniz şeyler. Sonra banks sizden yüzde 20 interest alıyor. Sistem sizi suyun altında tutmak için tasarlandıysa, işe yarıyor. Ama başka bir seçenek var. American Financing’teki dostlarımız büyük bankaların nefret ettiği bir şey yapıyor. İnsanlara yardım ediyorlar. Mortgage rates beşlerde, home ownership American dream’ini destekliyorlar ve homeowners’a alın teriyle kazandıkları equity’yi high interest debt’i silmek için nasıl kullanacaklarını gösteriyorlar. Genel olarak debt’e karşıyız, ama bu economy’de çoğu insanın hiç seçeneği yok. Bu yüzden iflas etmeyin, kendinizi bir lender’a köle etmeyin. Ortalama savings ayda yaklaşık 800 dolar ve salary-based mortgage consultant ile konuşmak sadece 10 dakika sürüyor. Ne kadar tasarruf edebileceğinizi görmek için upfront fees ya da obligation yok. American Financing’i arayın: 800-685-5696. Bu 1-800-685-5696 ya da americanfinancing.net/tucker adresini ziyaret edin, America’nın home loans için evi.

Şimdi, söylediğiniz bir şeyi açıklamanızı isteyebilir miyim? Başta bunun temelde religious conflict olduğunu söylediniz. Bunu biraz açabilir misiniz?

Bunu düşünün: Ukraine population’ının yüzde 80’den fazlası Russian Orthodox Church of Ukrainian patriarchy’ye bağlıydı; kendi autonomy’leri vardı ama ancient times’dan beri integral part’tı. Ve hatırlayın, Kyiv Russians’ın Christianity’yi aldığı şehirdi. Bizim için Kyiv, national cultural code’umuzun bir parçasıdır diyebilirim.

Evet.

Ve Ukraine’in artificial creation’ı ritüel olarak 100 yıldan biraz fazla önce ortaya çıktı. Bunu Austro-Hungarian liderler, özellikle military olanlar, empire’ın Russian-speaking population’ını kontrol etmeye çalışırken icat etti. Bu nationalistic movement’ı yarattılar ve onlara farklı oldukları yönünde beyin yıkamaya çalıştılar. Temelde bu population kendini Orthodox ve Russians olarak tanımlıyordu; Russian’ın bir dialect’ini konuşuyorlardı, aynı church’e inanıyorlardı. Bizim için church tamamen aynıydı.

Sonra 2014’teki bu kanlı coup’dan itibaren bir reform yapmaları gerektiğine karar verdiler. Russian Orthodox Church’ü ortadan kaldırmaları ve Ukrainian Orthodox Church yaratmaları gerekiyordu. Zaten separatist, daha küçük bir church vardı. Son 12 yıldır police’i, bu neo-Nazis çetelerini kullanıyorlar. Bu neo-Nazis bu arada hiçbir zaman Christian değillerdi. Onlar pre-Christian believers dediğimiz şey; kendi gods pantheon’ları var, Jesus Christ değil. Onların yardımıyla her church’e gidip original priest’i dışarı atmaya, yeni kilit takıp “Bu artık Ukrainian Orthodox Church, Ukrainian Orthodox church değil” demeye çalışıyorlar. Yani onlara karşı bir savaş var.

Bizim için Kyiv-Pechersk Lavra kilit bir yer. Bu monastery, Russian Orthodox Church’ün kesintisiz hizmet verdiği en ancient history’ye sahip yerlerden biri; çok sayıda relics var, dev yeraltı tünellerine gömülmüş. Onu kapattılar, monks’u tahliye ettiler ve şimdi bu underground caves’in dev sisteminde gömülü, mumyalanmış saints’in relics ve bodies’sini yağmalayıp Europe’a gönderiyorlar. Tüm priests tahliye edildi. En büyük temple’da yaptıkları şey ise bir military canteen yaratmak ve bazı Satanist performances yapmak oldu. Bu yüzden bizim için bu aynı zamanda büyük bir religious war.

Şunu düşünün: Nihayetinde police state’te yaşayan Ukrainians farklı görüşlerini ifade edemiyor. Hükümetleri sokakta, silah tutabilecek tüm erkekleri avlıyor ve front line’a gönderiyor, çünkü Ukrainian army çok kayıp veriyor ve manpower’a ihtiyaçları var. Bu şartlar altında elbette Ukraine population’ı tamamen, çok sıkı ve muhtemelen en sert koşullar altında. Bunu açık gökyüzü altındaki en büyük prison’a benzetirdim, çünkü elites’e ait değilseniz Ukraine’den ayrılamazsınız. Yakalanıp cannon meat olarak kullanılmak üzere front line’a gönderilirsiniz ve birkaç gün dayanırsınız; şanslıysanız Russian army’ye teslim olursunuz.

Her seferinde görüyoruz ki o kadar çok kayıp veriyorlar ki Russia ile Ukraine arasındaki her body exchange genelde yakın zamandaki gibi oluyor: Russia, Ukraine’e yaklaşık bin body teslim etti ve karşılığında fallen soldiers’a ait yaklaşık 27 body aldı. Bu oran size devasa demographic problem’i anlatıyor. Gelecek yok, çünkü birkaç generation bu liderin policy’siyle öldürüldü. Bu arada Zelensky ile ilgili bir problem var, çünkü görev süresi doldu. Yeni election ilan etmek istemedi. Sözde parliament’lerinin de görev süreleri doluyor. Bu yüzden çok haklı bir soru var: Kiminle negotiate edilecek? Onların adına herhangi bir agreement ya da peace deal imzalamaya legal authority’si olan kim?

Bu da sorulması gereken başka bir soru: Zelensky neden election istemiyor? Neden tüm bu insanlar çok konuşuyor ama Ukrainian people’ın arzusunu göz ardı ediyor? Western organization tarafından, sanırım American ve British bir kuruluş tarafından yapılan recent polls’a göre, birkaç kez double-check ettikleri sonuçta yüzde 80’den fazlası Russia ile peace deal istiyor. Sorun bu.

Gelecek ne olur bilmiyoruz, ama gerçekten çok endişeliyiz. Çünkü bakın, Ukraine şimdi nuclear power plants’a saldırmaya çalışıyor. Zaporizhzhia nuclear power plant’ı sert şekilde vurmak için birkaç girişimleri oldu. Russia’nın Kursk region’ına yönelik tüm girişimleri de buydu. Hatırlıyorsunuz, bu sanırım 2024’te oldu. Evet, 2024’te sürpriz biçimde Russian territory’ye girdiklerinde esas hedef Kursk nuclear power station’dı. Onu ele geçirmek ya da işgal etmek istediler ve sonra Russia ile pazarlık yapmaya ya da Zaporizhzhia ile swap etmeye çalışacaklardı. Bu olmadı.

Şimdi Zelensky’den Belarus’a yönelik endişe verici rhetoric de görüyoruz. Yani Belarus’ta da bir tür lightning strike operation yapmaya çalışıyorlar. Ordusunun yaklaşık bin mil uzunluğunda başka bir front line açmaya kapasitesi var mı bilmiyorum; suicidal görünüyor. Ama sanırım artık logic’in ya da saf logical calculation’ın çalışmadığı bir çağda yaşıyoruz. Europe’taki tüm bu leaders daha çok, bilmiyorum, buffoonish, clown gibi görünüyor. Zelensky en azından açıkça clown’dı. Tüm performances’larını gördük, ondan ne bekleyebilirsiniz ki? Ama France ya da Germany ya da hatta Britain, o aşağılık personalities’den daha decent birini bulamaz mı? Onların nasıl davrandığını, ne yaptığını görünce, France’ın, Germany’nin ve İngiltere’nin gururlu halkları için gerçekten çok büyük bir sorrow hissediyorum.

Orada olan şey temelde onların fabric’i, hatta European civilization’ı yıkılıyor, yok ediliyor. Uncontrolled immigration ile devasa bir population replacement yaşanıyor. Maalesef bu America’da da çok uzun zamandır oluyor. Sanırım bu, globalist elites’in hedeflerinden biri: temelde white Christian population’ı, daha kolay kontrol edebileceğimiz, expansion campaign’leri için foot soldier olarak kullanabileceğimiz birileriyle değiştirmek. Biliyorsunuz, çok uzun zamandır tartışıyorsunuz; Judeo-Islam ile bu extreme left movements arasında bir connection var. Temelde Trotskyites, jihadists ve tüm bu fundamentalists ile, özellikle Islamic olanlarla çok eğleniyor. Bu gerçekten, gerçekten tehlikeli.

Sizinle paylaşmak istediğim çok önemli başka bir nokta var. Görünüşe göre dignity sınırlarını bir şekilde kaybettik. Iran ile bu conflict’te ne olduğuna bakın; ilk gün okulda masum çocukları açıkça öldürdüler. Aynı şey Ukrainians tarafından da yapılıyor. Tüm international law, conflict’lerin yazılı ve yazılı olmayan tüm rules’u, tüm military unwritten rules of conduct çöpe atıldı. İki army savaştığında, white flag kaldırdığınızda teslim olursunuz; bunların hepsi çöp kutusuna atıldı. Russia dışında artık kimse bu kurallara uymuyor. Bizim için düşmanlarımız kadar aşağılık olmak mümkün değil. Bu yüzden army’miz çok decent davranıyor.

Şunu düşünün, sanırım siz de haber yaptınız. Captured edilip prisoners of war olan soldiers’ımızın forcefully sterilized edildiği, doctors tarafından öldürüldüğü birçok case oldu. Nasıl bir doctorsınız siz? Injured soldier’a yardım etmek zorundasınız. Evet, captured, ama onu tedavi etmek hâlâ göreviniz. O prisoner of war, criminal değil. Ukraine’deki bu doctors onların genitalia’sını ampute ediyor, öldürüyor, organs harvesting yapıyor, tehdit ediyor, bodies’lerine swastika koyuyor. Ya da Russian soldiers ammunition’u bittiği için ya da başka bir nedenle surrender olduğunda, onları öldürüyorlar ve bunu en vahşi şekilde yapıyorlar; çoğu zaman footage çekiyorlar ve sonra bu footage ile övünüyorlar: “Evet, biz bunu böyle öldürdük.” Bu yüzden size bunun sadece iki tarafın birbirine çok kızgın olduğu bir conflict olmaktan çıktığını, religious war’a dönüştüğünü söylüyorum.

Hayatınızın her zaman gözünüzün üzerinde olamayacağı önemli kısımlarını nasıl monitor edebilirsiniz? Bir job site’ın ya da ranch’in uzak köşeleri gibi; ya da diyelim bir yerlerde boat dock’unuz var ve her gün kontrol edemiyorsunuz. Defend’in cellular security cameras’ları bunun cevabı. Bu cameras’ları kurmak çok kolay. Wi-Fi gerekmez. Karmaşık setup process yok. Bunu yapmak için master electrician olmanız gerekmiyor. Her yere wire çekmeniz gerekmez. Sadece camera’yı monte edersiniz, açarsınız ve otomatik olarak mevcut en güçlü cellular signal’a bağlanıp photos ve videos’u doğrudan phone’unuza göndermeye başlar. Ülkenin diğer ucunda olabilirsiniz. Yaşadığınız yerde ne olduğunu asla merak etmek zorunda kalmazsınız. Her zaman total security’niz olur. Gate entrance, construction site, barn, cabin ya da yokken göz kulak olmanız gereken başka herhangi bir şey. Bunu sizin için yapar. Ve birçok security system’in aksine affordable. Honest price’a peace of mind. Adres defendcellcam.com. Oraya gidin, kendiniz görün. defendcellcam.com. Signal varsa, 24-hour security’niz var.

Bunu durdurmanın bir yolu var mı?

Bakın, iki yol var. Elbette şimdi Russia içinde çok baskı var. Hükümetimize diyoruz ki: “Hey, neden doğru araçları kullanmıyoruz, neden Zelensky’yi öldürmüyoruz? Çünkü tüm imkanlarımız var.” Elbette satanic cult ile nasıl başa çıkarsınız? Eninde sonunda onları ortadan kaldırmanız gerekir, çünkü onlarla negotiate etmenin bir yolu yoktur.

Başka bir durum: Geçen yıl August’ta Anchorage, Alaska’da negotiation oldu; Putin ve Trump buluştu ve temelde bu conflict’i konuştular. Trump, bunu nasıl settle edeceğine dair promises verdi ve Russia bunu kabul etti. Hâlâ Trump’ın deal’de kendi payına düşeni ne zaman yapacağını bekliyoruz. Görünüşe göre sonuç yok; ya zorlayamıyor ya da bunu yapmaya istekli değil. Sonra son zamanlarda Russia, “Peki, bunu military’mizle kendimiz bitiririz” diye karar verdi. Elbette negotiations ile bitirmek daha kolay olurdu.

Trump bu war’ı çok hızlı durdurabilir. Ukraine iki faktöre ağır şekilde bağlı. Bu iki faktör olmadan bir gün bile fight edemezler. Her şeyden önce bu Starlink; key communication system. Onu kapatırsanız Ukrainian army’nin hiçbir communication’ı kalmaz, drones üzerinde hiçbir control’ü kalmaz. Russia’nın derinliklerine attack edemezler. Tüm signals, her şey Starlink üzerinden gidiyor. Çocuklarımızı buses’ta öldüren ya da Belarusian soccer team’in coach’unu öldüren tüm bu long-range drones, Belarus’tan Black Sea resort’a seyahat eden, Ukrainian drone’un bilerek saldırdığı o bus; içinde tek bir soldier yoktu, hepsi kids’ti. Bunların hepsi Starlink technology kullanıyordu.

Hı.

Yani bu number one.

İkincisi, United States satellite’lardan intelligence information paylaşmazsa tek bir attack bile mümkün olmaz, çünkü Ukrainians her attack ettiğinde bu online approach, American spy satellites grubunun tamamına online access oluyor; onlar söylüyor: air defense nerede, radar coverage nerede, yeni passage nerede açıldı, çünkü Russians bir şeyi move etti ve bu çok critical. Şunu düşünün: Bu iki factor kaldırılırsa, bence temelde bir gün içinde Ukrainian army complete chaos olur ve kendi aralarında bile communicate edemezler. Commanding’den target seçmeye kadar her şey, oradaki system NATO system’e integrated ve temelde Pentagon’daki insanların cabinet’lerinde battlefield’a full access’i var, çünkü system’i Ukrainian soldiers’a onlar provide ediyor. Yani Ukrainian army ancak bu communication ve intelligence onlara aktığı sürece var olabilir. Durduğu an blind olurlar. Fighting’i bırakırlar.

Bir diğeri: Trump Ukraine’e herhangi bir new delivery of weapons sağlamayı reddetmesine rağmen, sanırım Biden administration’ın onlara deliver etmesi gereken her şeyi hâlâ bitiriyor; tüm armaments. Şimdi new package approve etmekten bahsediyorlar ve Trump diyor ki, “Tamam, satın alırsanız gönderirim.” Yani umurumda değil; bu HIMARS Crimea’da innocent civilians’ı mı öldürecek, yoksa Crimean bridge’e attack etmekle mi threat ediyorlar, ya da yine şimdi chemical weapons veya hatta biological ones kullanmakla mı threat ediyorlar. Zaten Ukrainian’ların poisonous gas kullandığı ya da international convention tarafından forbidden olan white phosphorus kullandığı birkaç documented case vardı; hatta matter of fact, severe damage yaratıp yayılması umuduyla bazı biological bugs yaymaya çalıştılar. Yani bunların hepsi temelde terrorist approach.

Elbette Ukrainian regime agony içindeyse ve Russian population’a karşı all-out terrorist war başlatmaktan başka resource’ları yoksa, bunu achieve edemezler, çünkü bu bizi sadece daha angry ve daha resilient yapar; bu war’ı conflict’in ilk gününden beri istediğimiz şekilde bitirmek için.

Sormam gerekiyor, çünkü çok uzun süre armaments business’ın içindeydiniz ve weapon systems hakkında çok şey biliyorsunuz. Sizce drones, drone technology warfare’ı bundan sonra nasıl değiştirecek?

Zaten drastically değiştirdi. Tactics dört yılda tamamen inanılmaz şekilde değişti. Dört yıl önce biri “war böyle olacak” deseydi, military’den kimse inanmazdı. Front lines’ta bununla dealing eden çok friend’im var ve bana her iki haftada bir drones yüzünden tactics’te değişiklik olduğunu söylüyorlar. Her iki haftada bir ya technology’de new improvement ya da başka bir şeyde improvement oluyor ve bununla tackle etmek için counter measures bulmaları gerekiyor. Yani bu huge development ve gerçekten future. Şimdi technological capacities yarışı var: kim daha çok drone outproduce edecek, hangi drones daha cheap, daha efficient olacak ve hangi drones jamming’e ya da other counter measures’a subject olmayacak.

Yani bu bir war, tabii eğer bir technological solution bulunma possibility’si olmazsa; mesela hiçbir drone’un operate edemeyeceğinden emin olabileceğiniz high frequency weapons ya da other physical principles kullanan certain other weapons. Henüz bilmiyoruz ama kesinlikle her şey şimdi fire testing’de, battlefield testing’de ve inanın improvements çok hızlı oluyor. Mesela birçok military unit’in artık kendi workshop’ları var; necessary spare parts üretiyorlar, 3D printing yapıyorlar, drones assemble ediyorlar, adjust ediyorlar, reprogramming yapıyorlar. Hatta control units’i microchips ile kendilerinin koyduğu birçok yer var. Mind-blowing hale geliyor ve artık sadece foot soldiers arasında, kimin daha big ya da daha endurance sahibi, yani physically fit olduğu competition değil; aynı zamanda daha skilled soldiers için de fight var: drones operate edebilenler, onları hızlı assemble edip produce edebilenler, hızlı repair edebilenler, düzgün kullanabilenler. Bu huge change.

Şimdi dünyada new arms race olduğunu düşünüyorum; birçok country bu conflict’teki experience’ı study etmeye çalışıyor ve bu experience’ı kendi forces’larını buna adapt etmek için kullanıyor. Ve şunu görüyoruz: Ukrainians en başından beri West’in onlara supplied ettiği bu armaments’ı black market’te satmaya başladı. Hamas’a, Hezbollah’a, Mexican cartels’e delivery dahil birçok reported case var; Europe’taki criminal circles içinde artık ne kadar illegal arms olduğunu kimse bilmiyor, onu saymıyorum bile. Bu, unfortunately European countries’in kendi future’ları için kendilerinin planted ettiği başka bir time bomb olacak.

Şunu düşünün, eğer...

Bir soru sorabilir miyim? Tamam. Yani az önce söylediğiniz şeyin factually true olduğuna inanıyorum. Ukrainian military’nin bazı elements’i West’ten, United States’ten, NATO’dan aldıkları weapon systems’i world çapında birçok farklı terror group’a, Hezbollah ve Hamas dahil, sattı. Şimdi Israel’in Zilinski government ile çok close relationship’i var. Israel bunu bilmek zorunda. Siz ve ben biliyorsak, Israelis biliyor. Ama bu konuda hiçbir şey söylemediler. Israeli government neden Zalinski government’ın Hamas ve Hezbollah’a weapons satmasına allow eder?

Buna million-dollar question derim. Bir diğeri: Israelis conflict’in beginning’inde Ukrainian army’yi train etmek için neden earth’te 2,000’den fazla instructor gönderdi? Ukraine’de Banderite leaders’ın bu rehabilitation’ında olanları condemn etmeyi gerçekten nasıl refused ettiler? Yani Holocaust victims’ın memory’sini celebrate ettiğini ya da defend ettiğini söyleyen country, apparently Nazi regime ile in cahoots ve Zelensky’nin Jew olduğu defense artık işlemiyor. Eğer kendi family’sinin, grandfather’ının memory’sine ihanet eden Jew ise; ki bu grandfather by the way Red Army’de colonel’di ve Nazi Germans’a karşı fought etti, şimdi belki mezarında dönüyordur; grandson’unun temelde kendi nation’ını, memory’sini ve German Nazism’e karşı fighting ederek future’ı defend ederken yaptığı şeyi sold out ettiğini bilerek. Sonra grandson gidip Ukraine’i destroy ediyor ve onu tekrar Nazis için sell out ediyor. İnanılmaz.

Yani Israelis kesinlikle biliyorlardı, ama bir şekilde hypocrisy’nin norm haline geldiği bir world’de yaşıyoruz. Ama bazen, 20-30 yıl önce bile derdim ki, leaders yalan söylediklerinde uncomfortable hissederlerdi. Şimdi bence onlar için lying ve hypocritical olmak tamamen norm haline geldi; honest ve open-minded iseniz, bu neredeyse bir deviation gibi görünüyor. Amazing, amazing bir moment. Ne olduğunu anlamak çok zor.

Drone technology gerçekten hiçbir civilian population’ın safe olmadığı anlamına geliyor gibi görünüyor.

Correct. Ve Ukrainians’ın özel bir tactics’i var: belli bir village ya da small town’ı abandon ettiklerinde, hemen civil population’ı drones ile terrorize ediyorlar. Kids’i vuruyorlar. Elderly women’ın gidip water almasına izin vermiyorlar. Humanitarian aid almalarına izin vermiyorlar. Gerçekten hiçbir military sense olmadan terrorize ediyorlar. Ne yapıyorsunuz? Ve çok drone’ları olduğu için, inanır mısınız, mesela bazen tek bir soldier’ı öldürmek için 20 city drone’a kadar gönderiliyor.

Bu conflict’te kaç Ukrainian ve Russian öldürüldü? Real numbers’ın ne olduğunu biliyor musunuz?

Hayır, exact numbers söyleyemem ve eventually estimate etmek çok zor. Ama bir şey clear: Ukraine, Russian losses’a kıyasla en az 3’e 1, hatta 5’e 1 suffered etti. Sadece Ukraine’de kaç cemetery ortaya çıktı, ne kadar hızlı filled up oluyor analyze edin. Ukrainian army kaç soldier kaybedeceğini care etmiyor. Zelensky regime’in propaganda purposes’ına ya da nice photo op’una suit etmek için her şeyi yapıyorlar; endless waves of soldiers gönderdiğini report etmek istediğinde, temelde survival chance’ları yok ama hâlâ gönderiyorlar. Surrender ettiklerinde ve onları remove etme zamanı geldiğinde, asla “hey, çıkın, yoksa encircled olacaksınız” order’ını vermiyorlar; kendi soldiers’larını literally perishing yapıyorlar.

Bodies’in çoğunu asla remove etmiyorlar. Bunun birkaç reason’ı var. First of all, biliyoruz ki her fallen soldier için Ukrainian government significant amount ödemek zorunda. Bu yüzden herhangi bir death’i accept etmek onlar için painful. Dolayısıyla majority of the dead people’ı missing in action olarak consider etme practice’leri var. Russians bodies’i return ettiğinde, family Ukraine’de onun dead olduğunu prove etmek için painful process’ten geçmek zorunda ve government onlara money owed ediyor. Sonra diyorlar ki, “Tamam, bu money’yi 10 yıl içinde small installments ile alacaksınız.” Yani onlara inanan, sons’larını fight etmeye gönderen kendi wrong people’larını bile basically fooling ediyorlar.

Bu horrible strategy. Demographically bakarsak, Ukraine artık aynı olamaz, çünkü population’ı, especially male one, especially reproductive age olanlar, basically destroyed. Şimdi India’dan, Bangladesh’ten, Pakistan’dan immigrants getirmeye başlıyorlar, replace etmeye çalışıyorlar. Certain data’ya göre şu anda 300,000’den fazla var ve daha fazlasını replace etmek istiyorlar, çünkü villages empty; sadece elderly women kalmış. War protracting olduğu için ve biz military installation’ı besleyen infrastructure’ı Ukraine’de destroy etmek zorunda kaldığımız için water yok, electricity yok, communication yok. Yani very grim future.

Özellikle bakın, Russia onların big cities’te heating’den sorumlu central thermal stations’ını destroy etmek zorunda kaldı. Şimdi Ukraine’in West’e anlatmadığı ve front lines’ta willing olduklarını, Russia’nın derinlerinde bazı refinery’lere attack etmeye çalıştıklarını satmaya çalıştığı şey şu: Ukraine artık winter boyunca house içinde decent temperature bile tutamıyor; hot water supply’dan bahsetmiyoruz bile, forget about. Capital’leri, attacks, corruption ve bu conflict öncesi negligence yüzünden öyle decimated state’te ki winter boyunca bu city livable olmayacak. Ve bu sadece capital değil, Ukraine’deki birçok other city.

Bu huge history; Ukraine corruption için black hole ve history’deki en huge laundry machine haline geldiğinde. Biliyoruz ki Ukraine apparently United States’te son ne, 10, 15, 20 yıldaki tüm political scandals’a involved. Kaç impeachment vardı? Ve Ukrainian connection’ları var. Yani 2004’ten beri, sanırım 2002’den, Ukrainian tarafı United States’te lobbyists’e heavily invested etti. Hunter Biden Burisma employment’tan her şeye kadar biliyoruz; ve Hunter Biden dışında Ukrainian corrupt regime’in payroll’unda olan, henüz o kadar known olmayan birçok other person vardı. Ayrıca exact amount’u asla bilemeyiz ama şunu düşünün: definite olarak, estimate ederim, Ukraine’e gönderilen her şeyin belki one-third’ü United States’te political slush funds’a, especially Democratic Party’ye recycled back edildi. Ukraine’e gitmekten çok happy olan birçok senator olduğunu biliyoruz. Ukrainians’ın Kyiv’e gelip Zelensky ile walk through yapıp photo op çekilmek için lavish honorariums, premiums ödediği birçok case biliyoruz. Influence’larını buy etmeye çalıştılar. Yani West’i corrupted ettiler, United States’i corrupted ettiler.

Eventually Epstein ile çok similarity var; Zelensky aynı tactics’i kullanıyor. Sadece money ile corrupt etmeyelim, aynı zamanda tüm visitors’ın istedikleri her şeyi alabileceği bir facility provide edelim. Drugs istiyorsun, orada plentiful, free. Underage girls istiyorsun, free. Daha başka, daha satanic bir şey istiyorsun, you’re welcome. Bence bu, American taxpayer’ın issue’su; kendileri gerçekten suffering ediyorlar. Kendi problems’larıyla ilgilenmek yerine, unrepaired bridges, America’daki tüm small towns’da en azından water’ın clean olduğundan emin olmak ya da infrastructure’ın third world’e değil en azından superpower level’a correspond etmesini sağlamak yerine, tüm money’lerinin bunun yerine Ukraine’e gönderildiğini ve bunun basically good purpose için olmadığını bilseler shocked olurlardı. Bunun majority’si Ukrainians tarafından stolen edildi. Another part bribe olarak geri verildi. Geriye kalan whatever ise, Russian aggression’dan suffering eden Ukrainian people’ın independence’ının so-called defense’i için biraz kullanıldı.

Evet. Bu arada planet üzerindeki son majority white Christian countries’den birini destroyed ettiler. Belki point buydu. Son bir question sormam gerekiyor. Çünkü sanırım o zaman da düşündüm. Biden administration altında bir prisoner exchange ile released edildiniz. Exchange olduğunda American prison’da uzun süre bulunmuştunuz. Internationally ve Russia’da çok famous bir personsınız. Biden administration sizi, marijuana charge nedeniyle tutulan bir women’s basketball player’ın release’i karşılığında traded, released etti. Buna surprised oldunuz mu? Asymmetrical görünüyordu.

Brittney Griner.

Evet.

Well, benim için bir açıdan bu literally bir tür insult’tu, değil mi?

En azından Paul Whelan olabilirdi diye bekliyordum.

Exactly. Ama Biden administration zamanında belki tek choice buydu. Ve bunun nedeni onun Black olması, lesbian olması ve basketball fans’tı. Biden administration üzerinde çok pressure yapan NBA fans olmasaydı; ESPN her gün Brittney Griner’ın hâlâ Russian prison’da olduğunu call attention için bu tür stunt yayınlıyordu, neredeyse nothing için, Russia’da forbidden olan küçük miktarda CBD oil için. Çok pressure koydular. Biden administration, LGBT agenda’ya succumb ettikleri ve bunu attention ve policy’lerinin front and center’ına getirmeleri gerektiği için, bu tür activism tarafından forced edildi. Bir tarafta NBA fans, diğer tarafta LGBT community koyduğunuzda, Democrats için basically işiniz biter; hareket bile edemezsiniz, hiçbir şey yapamazsınız. Bu ikisi size gelirse, istediklerini yapsanız iyi olur. Choice’unuz yok.

Benim için, bu başladığında clear’dı. Elbette negotiations protracted oldu, ama complain edemem. Government’ım beni geri getirmeye karar verdiği için thankful’ım. Diğer yandan, zaten expiration date’i pretty soon olan bir product gibiydim; beni o time exchange etmeselerdi, dört yıl içinde zaten released olurdum. Nevertheless, Americans için big value kaybediyordum, despite they created bu dramatic myth: dünyanın en büyük arms dealer’ı olduğum, Bin Laden’dan sonra second olduğum, world’de ne happened ise proof olmadan benim responsible olduğum. Bununla ilgili grudge’ım yok. Whatever happened, happened. Belki farklı books, movies ya da storytellers’ın subject’i olur, ama şimdi past’imden çok present’imiz ve future’ımızla concerned’üm.

Bunu bilerek, izin verin, çünkü bakın, 14 yılın neredeyse 12 yılını United States prison’da, lockup’ta geçirdim ve bu time boyunca benimle birlikte çok Americans, real patriots vardı. Birçoğu political prisoners’dı. Real America’nın onların stories’iyle nasıl yaşadığını çok öğrendim. Ve Russia ile American people’ın çok ortak noktası olduğuna inanıyorum.

Katılıyorum >> Çünkü geography’miz nedeniyle, çünkü ikimiz de çok generous, çok hardworking iki people’ız; basically same mindset’e sahibiz. Çünkü bilirsiniz, böyle bir geography’niz olduğunda onu ancak conquer edip üzerinde yaşayabilirsiniz, tamamen farklı bir mindset’e sahip olarak; similarity’miz bu. Ve America, dünyaya yayılmadan önce America’yı gerçekten bir test ground olarak kullanan globalist’lerin bu control’ünden kendisini free edebilirse, buna inanıyorum. Çünkü history’ye bakın: American population ile başladılar; de-industrialization, sexual revolution, drugs, hepsi önce America’da introduced edildi; black population içinde normal family’nin destruction’ı, sonra transgender agenda, LGBT agenda getirmek ve sonra bunların her yere spread etmeye başlaması. Bu yüzden bu case’te benim için American nation, tüm facts’e rağmen, mainstream media dictatorship ve control’e rağmen trying eden real resistance’tır. Hâlâ sizin gibi, başkaları gibi independent voices var; independent journalist Alex Jones gibi ve çok, çok başkaları gibi, tüm problems’e rağmen hâlâ mind’larını speak etme opportunity’sine sahip olan insanlar var; her seferinde bu liberty’ye, freedom and expression’a encroach etmelerine rağmen. Ve bu yüzden benim opinion’ıma göre, United States ile sadece normal relation’a sahip olmakla kalmayız, ki olabilmeyi wish ediyorum, gerçekten çok çok iyi friendship relation’a da sahip olabiliriz. Şunu düşünün: Eğer iki country resources’larımızı, ingenuity’mizi bir araya koyarsa; çünkü Russia da America gibi çok şey invented etti ve sizin birçok inventor’ınız basically Russia’dan geldi. Television history’den bahsedersek, Sikorski history’den bahsedersek, birçok başkasından bahsedersek. Yani cultures’ımız arasında her zaman, ben buna interpolation derdim, happening olan bir şey var. Eğer unite olur, fighting’i stop eder, sworn enemies olmayı stop eder ve planet’te sahip olduğumuz problems’i solve etmek için cooperate edersek, then the sky is the limit, hatta belki sky bile limit değildir. Ve together, şunu düşünün, gerçekten space’i explore edebiliriz; eğer focus eder ve money’yi planet’i 100 ya da 200 times destroy etmeyi nasıl guarantee ederiz diye harcamak yerine bu efforts’ı science’a, modern medicine’a, space exploration’a, new physics’e koyarsak. Yani bu, içinde yaşadığımız completely different bir planet olurdu. >> Well, siz çok wise bir man’siniz. Bunu out loud söylemekten embarrassed değilim ve bu country’yi ve neler happening olduğunu certainly anlıyorsunuz. Viktor, time ayırdığınız için appreciate ediyorum. Thank you. Thank you.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol