Judge Napolitano - Judging Freedom

Kimliği Belirtilmeyen Konuk: Rusya’da Benzin Korkusu ve Rafineri Saldırıları Washington, London ve Berlin’e Bağlanıyor

Kaynak dil: İngilizce.

Rusya’da Benzin Kuyrukları ve Kıtlık Endişesi

Podcast bölümünde kimliği belirtilmeyen sunucu ile bir konuk, Rusya’da benzin tedariki, akaryakıt istasyonlarında oluşan kuyruklar ve Ukrayna’nın Rus petrol altyapısına yönelik saldırılarının siyasi sonuçlarını ele aldı. Konuşmada özellikle Rusya’nın bazı bölgelerinde gerçek benzin kıtlığı yaşandığı, diğer bölgelerde ise kıtlık beklentisinin paniğe yol açtığı öne sürüldü; bu durumun Moskova, Kiev, Washington ve Avrupa başkentleri arasındaki savaş stratejisiyle bağlantılı olduğu savunuldu.

Sunucu, konuğa Rusya’daki “benzin kuyrukları” hakkında konuşmasını isteyerek başladı ve orta sınıftan sıradan bir kişinin kolayca benzin alıp alamadığını sordu. Konuk, bir gün önce yayımlanan bir makaleye atıf yaptı. Yazının kadın bir yazar tarafından kaleme alındığını, yazarın adını tanımadığını ancak yazarın kendisini ve Batı’daki başka eleştirmenleri tanıdığını söyledi. Konuğa göre makale, Rusya genelinde neler yaşandığına dair ayrıntılı bir tablo çiziyordu.

“Ülke genelinde kamyoncular ve iş için arabalarına ihtiyaç duyan insanlar sabah 4’te kalkıp benzin istasyonlarında sıraya giriyor,” diyen Konuk, bunun yalnızca tekil bir aksaklık değil, yaygın bir davranış biçimi olarak aktarıldığını belirtti.

Sunucu, bu durumun gerçek bir benzin kıtlığından mı yoksa korkudan mı kaynaklandığını sordu. Konuk, yanıtında ikisinin de rol oynadığını söyledi. “Bu bir karışım,” diyen Konuk, “Rusya’nın belki yüzde 20 ya da 30’luk bölgesinde gerçek kıtlık var; diğer yüzde 70 ya da 80’de ise yaklaşan kıtlık korkusu söz konusu” şeklinde değerlendirdi.

Konuğa göre bu korku, halkın benzin bidonlarına yönelmesine neden oldu. Rus haber kaynağı Zen.ru’ya atıf yapan konuk, Yandex’in Rusya’daki Google karşılığı olduğunu ve Zen’in de bu ekosistem içinde bir haber mecrası olarak çalıştığını söyledi. Haberde, Rusya genelinde benzin bidonlarının telaşla satın alındığının bildirildiğini aktardı.

Konuk bu gelişmeyi, President Putin’in önlemeye çalıştığını söylediği davranışla ilişkilendirdi: kıtlık korkusunun “drastik faaliyetleri” tetiklemesi. “Ruslar gerçekten benzin depolamak için dışarı çıkıyor,” diyen Konuk, bu davranışın kıtlık beklentisini daha da büyütebileceğini ifade etti.

Zelensky’nin Stratejisi Tartışması

Konuşmanın ikinci bölümünde sunucu, President Zelensky’nin stratejisinin ne olduğunu sordu. Sunucu, Zelensky’nin amacının President Putin’i Kiev’deki hükümet binalarını tamamen yerle bir etmeye kışkırtmak olamayacağını söyledi ve başka bir ihtimal ortaya koydu: Zelensky’nin, Rusya’nın Great Britain, France ve Germany’ye saldırmasını sağlayarak NATO’nun halihazırda olduğundan daha fazla harekete geçmesini isteyip istemediği.

Konuk, ikinci ihtimalin daha doğru olduğunu düşündüğünü belirtti. Ancak tartışmayı doğrudan Zelensky’nin kişisel iradesi üzerinden yürütmenin yanıltıcı olacağını savundu. “Zelensky’yi denklemden çıkaralım,” diyen Konuk, “Zelensky bir o yana bir bu yana itilip kakıldı” şeklinde konuştu.

Konuk, Zelensky’nin G7 konferansına katılımını örnek gösterdi. Ona göre Zelensky’ye Belarus’a karşı sert tehditlerde bulunması talimatı verildi. Konuk, bu talimatın çok açık bir dille iletildiğini ileri sürdü: “Bunu yapacaksın, yoksa kişisel güvenliğini artık garanti edemeyiz.”

Bu sözleri, Zelensky’nin kendi başına karar veren bir liderden çok, Batılı güçler tarafından yönlendirilen bir aktör olduğu iddiasının parçası olarak sundu. Konuk, Zelensky’nin bu mesajı aldığını ve buna uygun davrandığını söyledi.

Washington, Londra ve Berlin’in Rolü

Konuk, Ukrayna’daki savaşın arkasında United States ve Europe’un bulunduğunu savundu. Bu bağlamda Donald Trump’ın olası bir arabulucu olabileceği fikrinin artık bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Ona göre United States, Rus rafinerilerinin hedef alınmasını mümkün kılan hayati askeri istihbaratı sağlıyor.

“Donald Trump’ın bu konuda arabulucu olma ihtimali bulunduğu fikrini bir kenara bırakmanın zamanı geldi,” diyen Konuk, United States’in Ukrayna’nın saldırı kapasitesindeki rolünü vurguladı.

Konuk, Rusya’nın Urals bölgesi ve daha ötesindeki rafinerilerin hedef alınmasının yalnızca Ukrainian ya da European kapasiteyle açıklanamayacağını ileri sürdü. “Bu rafinerilerin hedeflenmesini mümkün kılan hayati askeri istihbaratı United States sağlıyor,” diyen Konuk, saldırı programının kaynağını Washington, London ve Berlin olarak gösterdi.

Bu nedenle Zelensky’nin ne düşündüğünün neredeyse önemsiz olduğunu savundu. “Zelensky’nin ne düşündüğü neredeyse alakasız,” diyen Konuk, “Rusya’ya yönelik saldırı programı Washington, London ve Berlin’den geliyor” değerlendirmesini yaptı.

Konuşmada sunucu ile konuk arasında açık bir karşıt görüş sunulmadı; sunucu daha çok soru sorarak konuğu yönlendirdi. Konuk ise Rusya’daki benzin kuyruklarını, gerçek arz sıkıntıları ile panik alımların birleşimi olarak anlattı ve Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını Batı askeri istihbaratıyla ilişkilendirdi. Bölümün ana hattı, Rusya içindeki ekonomik ve lojistik baskının savaşın askeri-stratejik boyutundan ayrı görülemeyeceği iddiası üzerine kuruldu.

Rusya’da Benzin Kuyrukları

Sunucu: Bize benzin kuyruklarından söz eder misiniz? Ortalama bir orta sınıf insan gidip benzin alabiliyor mu, yoksa durum böyle mi görünüyor?

Konuk: Evet, bir gün önce çıkan bir makale vardı. Yine, sanırım kadın bir yazardı; adı bana tanıdık gelmedi ama benim adım ona yabancı değildi ve Batı’daki diğer eleştirmenlerden birkaçının adı da ona yabancı değildi. Ülkede neler olup bittiğine dair çok ayrıntılı bir anlatım sundu. Buna göre kamyoncular ve arabalarına işi için ihtiyaç duyan iş insanları sabah 4’te kalkıp ülke genelindeki benzin istasyonlarında sıraya giriyor.

Sunucu: Bu korkudan mı kaynaklanıyor, yoksa gerçek bir benzin kıtlığından mı? Yoksa ikisi birden mi?

Konuk: Bir karışım. Rusya’nın belki yüzde 20 ya da 30’luk bölgesinde gerçek bir kıtlık var. Diğer yüzde 70 ya da 80’de ise yaklaşan kıtlık korkusu var. Bu da neden yine Rus haberlerinde, Yandex’in parçası olan Zen.ru’da, iki gün önce ülke genelinde benzin bidonlarının telaşla satın alındığının bildirildiğini açıklıyor. Yandex, Rusya’da Google’ın karşılığıdır ve Zen’de bir haber mecraları var. Bu tam olarak President Putin’in önlemek istediğini söylediği şey anlamına geliyor: kıtlık korkusunun insanları sert adımlar atmaya yöneltmesi. Olan bu. Aslında Ruslar benzin depolamak için dışarı çıkıyor.

Zelensky’nin Stratejisi ve Batı’nın Rolü

Sunucu: Sizce Zelensky’nin stratejisi ne? Yani stratejisi herhalde President Putin’i Kiev’deki hükümet binalarını yerle bir etmeye kışkırtmak değildir. Ne yapmasını istiyor? Great Britain, France ve Germany’ye saldırmasını mı, böylece NATO zaten olduğundan daha fazla ayağa kalksın diye mi?

Konuk: Bence ikinci ihtimal geçerli. Ama Zelensky’yi denklemden çıkaralım. Zelensky bir o yana bir bu yana itildi. En son G7 konferansına katılımı sırasında bile Belarus’a karşı büyük tehditlerde bulunması talimatı aldı ve kendisine hiç belirsiz olmayan ifadelerle, “Bunu yapacaksın, yoksa kişisel güvenliğini artık garanti edemeyiz” denildi. Bu, aldığı ve gereğini yaptığı oldukça açık bir mesajdı.

Konuk: Onun arkasında United States ve Europe var. Bunu unutmayalım. Ayrıca bence Donald Trump’ın bu konuda herhangi bir arabulucu olma ihtimali bulunduğu düşüncesini bir kenara bırakmanın zamanı geldi. Çünkü United States, Urals bölgesindeki ve daha ötesindeki bu rafinerilerin hedef alınmasını mümkün kılan hayati askeri istihbaratı sağlıyor. Bu, Europeans’ın kapasitesinin dışında; elbette Ukrainians’ın kapasitesinin de dışında. Dolayısıyla Zelensky’nin ne düşündüğü neredeyse önemsiz. Rusya’ya yönelik saldırı programı Washington, London ve Berlin’den geliyor.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol