Kimliği Belirtilmeyen Konuk: “Bu Savaşın Hedefi Rusya’yı Zayıflatmak”
Sunucu ile adı belirtilmeyen konuk arasında geçen bu bölümde, Rusya-Ukrayna savaşının mevcut seyri, Ukrayna’nın Rus altyapısına yönelik saldırıları, Kremlin’in neden daha sert karşılık vermediği ve savaşın hangi koşullarda sona erebileceği tartışıldı. Konuşma, özellikle Avrupa ülkelerinin savaştaki rolü, NATO’nun Rusya’yı zayıflatma hedefi ve Ukrayna cephesinde olası bir çöküşün diplomatik süreci nasıl etkileyebileceği üzerinde yoğunlaştı.
Putin’in Konuşması ve Altyapı Saldırıları
Sunucu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı bir konuşmada dile getirdiği şikayetlerden birine dikkat çekerek tartışmayı başlattı. Anlattığına göre Putin’in konuşmasının büyük bölümü hazırlıksız, doğaçlama şekilde gerçekleşmişti. Sunucu, Putin’in kürsüden indiğini ve yeni görevlendirilmiş genç subayların arasında durarak onlarla doğrudan konuştuğunu aktardı.
Sunucu, bu genç subayların Amerikan ve Avrupa askeri hiyerarşisindeki karşılığının “second lieutenant” olduğunu, Rusçadaki tam unvanı bilmediğini söyledi. Bu sahnenin ardından Putin’in Ukrayna’nın Rus altyapısına yönelik saldırılarını “Rusya’yı istikrarsızlaştırmaya dönük kasıtlı bir girişim” olarak gördüğünü belirtti.
“Ukrayna’nın altyapı saldırılarının Rusya’yı istikrarsızlaştırmaya yönelik bilinçli bir girişim olduğunu söylüyor,” diyen Sunucu, “bunun bir dayanağı var mı ve eğer buna inanıyorsa neden muazzam bir güçle karşılık vermiyor?” diye sordu.
Kremlin Üzerindeki Baskı ve Caydırıcılık Tartışması
Konuk, bu sorunun savaşın mevcut aşamasındaki “ana soru” olduğunu belirtti. Ona göre Putin’in daha sert bir karşılık vermemesinin iki olası açıklaması bulunuyor. İlk açıklama, Kremlin’in sahadaki durumun Rusya açısından iyi gittiğini düşünmesi ve savaşı Avrupa devletlerini de kapsayacak şekilde genişletmek istememesi.
Konuk, Rusya içinde sertlik yanlılarının baskısının arttığını da söyledi. Bu çevrelere göre savaş çok uzadı ve Rusya’nın caydırıcılığını yeniden tesis etmesi gerekiyor. “Bu ana soru,” diyen Konuk, “sertlik yanlılarına karşı direniyor olabilir; çünkü bazıları bunun artık yeterince uzadığını ve caydırıcılığı güçlü bir kuvvetle yeniden kurmak gerektiğini savunuyor” şeklinde değerlendirdi.
Konuk, Kremlin üzerinde “bir şey yapması” yönünde giderek daha fazla baskı oluştuğunu belirtti. Ancak bu karşılığın neden verilmediği konusunda kesin bir yanıt sunmadı; bunun yerine iki ihtimal üzerinde durdu.
Avrupa ile Savaş İhtimali
Konuk’un ikinci açıklaması ise Rusya’nın daha büyük bir savaşa hazırlandığı yönündeydi. Ona göre Moskova, Avrupa ile bir savaşın gelmekte olduğunu düşünüyor olabilir. Konuk, Avrupa ülkelerinin silah üretimini artırdığını, bunu açıkça konuştuğunu ve uzun menzilli füzeler gibi sistemlerin devreye sokulmasının Rusya açısından ciddi bir tehdit olarak algılandığını anlattı.
“Alternatif açıklama, Rusların buna hazırlanıyor olmasıdır,” diyen Konuk, “Avrupa ile bir savaşın geldiğini biliyor olabilirler; Avrupalılar hazırlanıyor, silahları üretiyor ve bunu konuşuyorlar” ifadelerini kullandı.
Konuk, Rusya’nın da bu ihtimale karşı çeşitli silah stoklarını artırıyor olabileceğini söyledi. Transcriptte geçen ifadeye göre “rationics” ve diğer silahların toplu biçimde misilleme için hazırlandığını öne sürdü. Ancak bu iddianın kesinlik taşımadığını, bir olasılık olduğunu vurguladı.
NATO’nun Hedefi: Rusya’yı Zayıflatmak
Konuk, mevcut durumun bu şekilde süremeyeceğini savundu. Ona göre Avrupa ülkelerinin binlerce güçlü uzun menzilli füze üretip bunları Rusya içinde buldukları her şeyi yok etmek için kullanması fikri kabul edilebilir bir denge yaratmıyor. Konuk bu hedefin yalnızca Avrupalılara değil, NATO’ya ait olduğunu söyledi ve ABD’nin de giderek aynı çizgiye yaklaştığını savundu.
“Bunun böyle devam edemeyeceğini kesin olarak biliyorum,” diyen Konuk, “Avrupalıların Rusya içinde buldukları her şeyi yok etmek için binlerce çok güçlü uzun menzilli füze üretmesi fikri, NATO’nun hedefidir” diye belirtti.
Konuk, savaşın amacının Rusya’yı zayıflatmak olduğunu söyledi. Ona göre bu hedef 2022’den beri açık şekilde ifade ediliyor. “Bu savaşın hedefi Rusya’yı zayıflatmaktır,” diyen Konuk, “bunu 2022’den beri biliyoruz; ilk haftalarda bu konuda çok açıktılar” şeklinde konuştu.
Konuk, bu stratejinin daha ileri bir hedef taşıdığını da savundu: Rusya’yı büyük güçler arasından çıkarmak. Ona göre savaşın yalnızca Ukrayna topraklarıyla sınırlı bir çatışma olarak görülmesi eksik olur; Batılı aktörlerin hedefi Rusya’nın küresel güç statüsünü aşındırmak.
Savaşın Sona Erme İhtimali
Sunucu daha sonra “özel askeri operasyon” olarak adlandırdığı savaşın nasıl sona erebileceğini sordu. Özellikle “diplomatik” ya da “askeri” gibi bir sıfat kullanmaktan kaçındığını belirtti. Böylece konuğu belirli bir çerçeveye hapsetmek istemediğini söyledi.
“Özel askeri operasyonun bir sonuca ulaşma ihtimali nedir?” diyen Sunucu, “bilerek sonucun önüne bir sıfat koymuyorum; diplomatik demiyorum, askeri demiyorum, sizi sınırlamak istemiyorum” diye ekledi.
Konuk, mevcut koşullarda açık bir diplomatik yol görmediğini söyledi. Ona göre Avrupa ülkeleri Rusya ile görüşme yapılabilmesi için beş koşul ortaya koydu ve bu koşullar esasen Rusya’nın teslim olması anlamına geliyor. Konuk, bunun gerçekleşmeyeceğini savundu.
“Açık bir diplomatik yol görmüyorum,” diyen Konuk, “Avrupalılar Rusya ile görüşmeler için beş koşul koydu; bu da özünde Rus tarafı için teslimiyet anlamına geliyor ve bu olmayacak” değerlendirmesinde bulundu.
ABD’nin Rolü ve Savaşın Avrupa’ya Devredilmesi
Konuk, ABD’nin savaşa artık fazla dahil görünmediğini de söyledi. Ona göre Washington, savaşın önemli bir bölümünü Avrupa’ya devretmiş olmaktan giderek daha memnun görünüyor. Bu yaklaşımda, ABD’nin doğrudan angajmanını azaltırken Avrupa’nın Ukrayna’ya destek verme yükünü artırdığı görüşü öne çıktı.
Konuk, “Amerika Birleşik Devletleri artık pek angaje görünmüyor,” diyerek Washington’un tutumunu değerlendirdi. Ona göre ABD, savaşın büyük kısmını Avrupalılara “başarıyla devretmiş” olmaktan memnuniyet duyuyor olabilir.
Ukrayna Cephesinde Çöküş Senaryosu
Konuk, savaşın seyrinde gerçek bir değişimin ancak Ukrayna’da büyük bir kırılma yaşanması halinde mümkün olacağını belirtti. Bu kırılmanın askeri cephe hatlarının tamamen çökmesi, Sumy, Kharkiv veya Zaporizhzhia gibi büyük şehirlerin düşmeye başlaması ya da Donbas’ın tamamının Rus kontrolüne geçmesiyle ortaya çıkabileceğini söyledi.
“Ukrayna’da bir çatlak oluştuğunda bir şeyler olabilir,” diyen Konuk, “cephe hatları tamamen çökerse ve Sumy, Kharkiv ya da Zaporizhzhia gibi büyük şehirler düşmeye başlarsa durum değişir” şeklinde ifade etti.
Konuk ayrıca Ukrayna ordusunun çökmesi, ekonominin çökmesi ya da siyasi sistemin içten dağılmaya başlaması halinde Avrupa ülkelerinin savaşa olan hevesinin azalabileceğini savundu.
Avrupa’nın Savaşa Bakışı
Konuk’a göre Avrupa ülkeleri şu anda Ukraynalıların savaşmaya ve ölmeye devam edeceğini, kendilerinin ise geriden destek vermeyi sürdürebileceğini umuyor. Bu nedenle Ukrayna’daki her gerilemeyi savaşı azaltmak için değil, daha fazla tırmandırmak için bir gerekçe olarak görüyorlar.
“Şu anda Avrupalılar, Ukraynalıların ölmeye devam edeceğini ve kendilerinin geriden destek verebileceğini umuyor,” diyen Konuk, “Ukrayna çöktüğünde bu artık daha az makul bir ihtimal haline gelir” diye vurguladı.
Konuk, Ukrayna’da kapsamlı bir çöküş yaşanana kadar Avrupa’nın her başarısızlığı yeni bir tırmanma nedeni olarak değerlendireceğini söyledi. Ona göre savaşın sona ermesi için yalnızca diplomatik çağrılar değil, sahadaki güç dengelerinde büyük bir kırılma gerekiyor.
Putin’in Konuşması ve Rusya’ya Yönelik Altyapı Saldırıları
Sunucu: Başkan’ın yaptığı bu konuşmada şikayet ettiği şeylerden biri de şuydu; bu konuşmanın büyük bölümü, bu arada, doğaçlamaydı. Kürsüden indi ve yeni görevlendirilmiş bütün bu genç erkeklerin tam ortasında durdu. Rusçadaki unvanın ne olduğunu bilmiyorum ama Amerikan ve Avrupa ordularındaki karşılığı second lieutenant, yani teğmen düzeyinde bir rütbe. Onlarla doğrudan konuştu. Ukrayna’nın altyapı saldırılarının Rusya’yı istikrarsızlaştırmaya yönelik bilinçli bir girişim olduğunu söyledi. Birincisi, bunun bir dayanağı var mı? İkincisi, eğer buna inanıyorsa neden muazzam bir güçle karşılık vermiyor?
Konuk: Evet, ana soru bu. Ya sertlik yanlılarına karşı direniyor; çünkü bazı insanlar bunun artık çok uzadığını, yeterince sürdüğünü, caydırıcılığı yeniden tesis etmeye başlamamız gerektiğini, bunun da güçlü bir kuvvetle yapılması gerektiğini savunuyor. Kremlin üzerinde bir şey yapması için giderek daha fazla baskı oluşuyor.
Konuk: Peki bu neden yapılmadı? Yani iki olası açıklamanız olabilir. Birincisi, sahada işlerin çok iyi gittiği ve savaşı genişletip bazı Avrupa devletlerini de içine almanın iyi bir zaman olmadığı varsayımıdır.
Konuk: Alternatif ise Rusların buna hazırlanıyor olmasıdır. Yani Avrupa ile bir savaşın yaklaştığını biliyorlar. Avrupalılar hazırlanıyor. Silahları inşa ediyorlar. Bundan söz ediyorlar. Ve esasen, bilmiyorum, rationics ve diğer silahların stokları da misilleme yapmak için artık kitlesel biçimde hazırlanıyor.
Konuk: Yine söylüyorum, bu bir olasılık. Ama kesin olarak bildiğim şey şu: Bu böyle devam edemez. Avrupalıların, Rusya içinde buldukları her şeyi yok etmek için binlerce çok güçlü uzun menzilli füze üretmesi gerektiği fikri... Yani bu yalnızca Avrupalıların değil, NATO’nun hedefi. ABD’nin de giderek bu çizgiye çok fazla yaklaşmaya başladığını savunurum.
Konuk: Yani bu savaşın hedefi Rusya’yı zayıflatmak. Bunu zaten 2022’den beri biliyorduk. İlk birkaç haftada bu konuda çok, çok açıktılar: hedef Rusya’yı zayıflatmaktı. Ve evet, esasen onu büyük güçler sıralamasının dışına itmekti.
Savaşın Nasıl Sona Erebileceği
Sunucu: Özel askeri operasyonun bir sonuca ulaşma ihtimali nedir? Bilerek “sonuç” kelimesinin önüne bir sıfat koymuyorum. Diplomatik demiyorum, askeri demiyorum; çünkü sizi belli bir çerçeveye hapsetmek istemiyorum. Ama bu işin bir şekilde, şu ya da bu yolla sona erme ihtimali nedir?
Konuk: Açık bir diplomatik yol görmüyorum. Avrupalılar, Rusya ile görüşmeler yapılması için esasen bu beş koşulu belirledi ki bu, Rus tarafı açısından aslında teslimiyet anlamına geliyor. Bu da olmayacak.
Konuk: Amerika Birleşik Devletleri ise artık pek angaje görünmüyor. Hatta bence, Avrupalıların bu savaşın büyük bölümünü üstlenmiş olmasından, yani savaşın büyük kısmını Avrupalılara başarıyla devretmiş olmaktan giderek daha memnun görünüyorlar.
Konuk: Bence Ukrayna’da bir çatlak oluştuğunda bir şeyler yaşanabilir. Cephe hatları tamamen çöktüğünde ve Sumy, Kharkiv ya da Zaporizhzhia gibi daha büyük şehirler düşmeye başladığında ya da Donbas’ın tamamı Rus kontrolüne geçtiğinde.
Konuk: Yani Ukrayna’da ordunun çöktüğü, ekonominin çöktüğü ya da siyasi sistemin içten içe dağılmaya başladığı bir durum ortaya çıktığında, o zaman Avrupalıların savaşa belki daha az hevesli olacağını düşünüyorum. Çünkü şu anda Ukraynalıların ölmeye devam edeceğini, kendilerinin de esasen geriden destek verebileceğini umuyorlar.
Konuk: Ve bence Ukrayna çöktüğünde ve dağıldığında bu artık daha az makul bir ihtimal haline gelir. Ama bu gerçekleşene kadar Avrupalılar Ukrayna’daki herhangi bir gerilemeyi daha fazla tırmanma için bir gerekçe olarak görecekler.