Glenn Diesen

Gilbert Doctor: Rusya Sahada İlerliyor Ama Bu Bir “Pirus Zaferi” Olabilir

İngilizce yapılan bu podcast bölümünde sunucu, tarihçi ve siyasi analist Gilbert Doctor ile Rusya’nın Ukrayna savaşında “kazanıp kazanmadığı” sorusunu tartıştı. Bölümde cephedeki Rus ilerleyişi, NATO’nun savaşa müdahil olma düzeyi, Rus caydırıcılığının zayıfladığı iddiası ve Moskova’nın bundan sonra nasıl tepki verebileceği ele alındı.

Rusya kazanıyor mu, kaybediyor mu?

Sunucu, tartışmanın başında Rusya’nın savaştaki durumuna dair iki farklı ölçüt bulunduğunu söyledi. Bir tarafta, Rusya’nın sahada ilerlediği, yıpratma savaşında kayıp oranlarının Moskova lehine olduğu ve Ukrayna ordusunun tükenmesinin Rusya’yı zafere götürdüğü savunuluyor. Diğer tarafta ise NATO’nun Rusya içindeki askeri ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılarda giderek daha açık biçimde rol aldığı, buna rağmen Rusya’nın etkili bir misilleme yapamadığı ileri sürülüyor.

Gilbert Doctor, önce tartışmaların neden bu kadar sertleştiği üzerinde durdu. Ona göre Rusya meselesi birçok kişi için yalnızca Rusya’nın kendisiyle ilgili değil; ABD’nin küresel hegemonyasına karşı muhalefetin sembolü haline gelmiş durumda. Doctor, Rusya’nın kendisini “küresel Güney’in savunucularından biri” olarak sunduğunu, bu nedenle de konunun geniş kitlelerde duygusal bir anlam kazandığını belirtti.

“Rusya, Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel hegemonyasına muhalefeti temsil ediyor,” diyen Gilbert Doctor, “bu da tartışmaya entelektüel söyleme yardımcı olmayan gerçek bir hararet katıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Doctor, sahadaki Rus ilerleyişini reddetmediğini söyledi. Ona göre Rusya, özellikle Donbas ve 2022’de Rusya’ya katıldığı ilan edilen dört bölgede ilerleme kaydediyor. Doctor, Rusya’nın Donetsk’in yaklaşık yüzde 75’ini, Lugansk’ın ise yüzde 100’ünü kontrol ettiğini ileri sürdü. Ayrıca Rus güçlerinin bazı önemli Ukrayna savunma noktalarına topçu ve drone menziline girecek kadar yaklaştığını söyledi.

Ancak Doctor’a göre bu tablo tek başına “zafer” anlamına gelmiyor. Rusya’nın askeri olarak bölgesel kazanımlar elde etse bile, 2022’de ilan edilen hedeflerinin büyük kısmına ulaşmadığını savundu.

“Ruslar bu Eylül ya da gelecek Eylül bütün Donbas’a sahip olacaklar,” diyen Gilbert Doctor, “ama bunun zafer anlamına gelip gelmediğini sorguluyorum” ifadelerini kullandı.

“Pirus zaferi” iddiası

Doctor, Rusya’nın mevcut kazanımlarını “Pirus zaferi” olarak nitelendirdi. Bunun gerekçesi olarak da Moskova’nın savaşın başındaki hedefleriyle bugünkü sonuçlar arasındaki farkı gösterdi. Ona göre 2022’de öne çıkan hedefler toprak kazanımı değil, Ukrayna’nın 1992’deki tarafsızlık deklarasyonuna döndürülmesi, NATO’nun Ukrayna’yı Rusya’ya saldırı platformu olarak kullanmasının engellenmesi ve Ukrayna’daki yönetim yapısının değiştirilmesiydi.

Doctor, savaşın bedeline dair de ağır bir iddiada bulundu. “Muhtemelen 400 bin Rus askeri öldü,” diyen Gilbert Doctor, “ömür boyu sakat kalan Rus askerlerinin sayısını bulmak için bu sayıyı iki ya da üçle çarpın” diye ekledi. Bu rakamı kendi değerlendirmesi olarak sundu ve bunun yalnızca toprak kazanımıyla açıklanamayacak kadar ağır bir bedel olduğunu savundu.

Doctor ayrıca Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarının büyük etki yarattığını ileri sürdü. Rusya’nın rafine petrol ürünleri ve dizel ihracatındaki rolüne dikkat çekerek, Rusya’nın küresel dizel ticaretinin yüzde 12’sini karşıladığını, fakat rafineri kapasitesine yönelik saldırılar nedeniyle bu durumun değiştiğini söyledi. Hatta Rusya’nın rafine petrol ürünleri ithal etmek zorunda kalma riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Kherson, Crimea ve Rus sivillerin durumu

Doctor, değerlendirmesinde yalnızca Batı veya Kiev kaynaklarına bakmadığını, özellikle Rus kaynaklarına dayandığını söyledi. Yaklaşık bir ay önce Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliği yaptığı, Viyana’daki silah görüşmeleri delegasyonunca organize edilen bir telekonferansa katıldığını anlattı. Bu toplantıda Ukrayna’nın sivillere yönelik saldırıları ve savaş suçları iddialarının uluslararası topluma aktarılmasının amaçlandığını söyledi.

Doctor’a göre toplantının organizatörleri bu sunumun Rusya lehine bir argüman oluşturacağını düşünüyordu. Ancak kendisi tam tersini çıkardı. Kherson bölgesinin valisinin anlattıklarını, Rusya’nın savaşı kaybettiğine dair güçlü bir işaret olarak yorumladı.

“Kherson valisinin bölgesinin günlük Ukrayna drone saldırıları yüzünden yaşanamaz hale geldiğini söylediğini duyduğunuzda,” diyen Gilbert Doctor, “bu bana Rusya’nın savaşı kaybettiğinin kesin kanıtı gibi göründü” şeklinde konuştu.

Doctor, bölgede yollar ve kaldırımlar boyunca kara mayınları bırakıldığını, insanların markete gitmekten bile korktuğunu, konuşmanın yapıldığı sırada bütün bölgede elektrik olmadığını aktardı. Ona göre Rusya’nın zafer sonucu elde ettiğini söylediği dört bölgeden biri kendi valisi tarafından “yaşanamaz” diye tarif ediliyorsa, bu ciddi bir sorun.

Doctor, Crimea (Kırım) konusunda da benzer bir tablo çizdi. Petersburg’dan uzun yıllardır tanıdığı arkadaşlarının her yıl Crimea’nın doğu kıyısındaki Feodosia yakınlarında küçük bir eve gittiklerini, ancak bu yıl şartlar nedeniyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldıklarını anlattı. Yakıt bulunmadığını, elektrik olmadığını ve her gün drone görüldüğünü söyledi. Ayrıca Crimea ile Rusya ana karası arasındaki ulaşımın Ukrayna saldırıları nedeniyle zorlaştığını, köprülerde uzun süreli beklemeler yaşandığını ve kamyonların güvenlik endişesiyle köprüleri kullanmasının yasaklandığını aktardı.

“Eğer bu zaferse, yenilgi neye benzer?” diyen Gilbert Doctor, Crimea’nın Rusya için 2014’te büyük bir ulusal olay ve vatanseverlik dalgası yaratan bir kazanım olduğunu, ancak şimdi ziyaretçiler için yaşanamaz hale geldiğini savundu.

NATO’nun rolü ve Rusya’nın caydırıcılığı

Sunucu, Batı’daki kamuoyunun Ukrayna’nın NATO’ya yaklaşma sürecine dair tarihsel arka planı genellikle bilmediğini savundu. Ona göre 1991’den 2014’e kadar Ukrayna’da NATO üyeliğine güçlü bir halk desteği yoktu ve 2008’de Ukrayna’ya NATO üyeliği vaadi verildiğinde birçok Ukraynalı NATO’yu koruyucu değil saldırgan olarak görüyordu. Sunucu, bu bilgi eksikliğinin savaş propagandasının etkili olmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Sunucu ayrıca Rusya’nın bu savaşı varoluşsal tehdit olarak gördüğünü söyledi. Ona göre Batı’da Rusya’ya verilen zararın “zafer” gibi sunulması tehlikeli, çünkü Moskova sonunda daha sert bir tırmanmaya yönelebilir. Rusya’nın NATO’yu doğrudan hedef alıp almama ikilemiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Doctor, kendi düşüncesinin son haftalarda değiştiğini söyledi. Daha önce Rusya’nın önce Ukrayna’daki vekil gücü etkisiz hale getirmesi gerektiğini düşündüğünü, çünkü Avrupa’nın Rusya’yla kendi askerleriyle değil Ukraynalılar üzerinden savaşmak istediğini savundu. Ancak artık NATO içinde bazı hedeflere saldırılması gerektiğini düşündüğünü belirtti. Yine de bunun genel bir savaşa dönüşmeyecek biçimde, uluslararası hukuk çerçevesinde yapılması gerektiğini söyledi.

“Bence NATO içinde saldırılar olmalı,” diyen Gilbert Doctor, “ama bunun genel bir savaşa tırmanma ihtimalini ortadan kaldıracak şekilde yapılması gerekir” açıklamasında bulundu.

Doctor’a göre Rusya, Rus altyapısına yönelik saldırılarda kullanılan gelişmiş drone’ları üreten Alman veya İngiliz fabrikalarını hedef alabilir. Bu tür tesislerin, kullanılan silahların üretimindeki rolleri nedeniyle meşru hedef sayılabileceğini savundu.

Kremlin’e öneri: Genelkurmay değişmeli

Sunucu, Rusya’nın seçeneklerini sorarken, NATO’nun Ukrayna kayıplarını önemsemediğini ve savaşı Ukraynalılar üzerinden yürüttüğünü söyledi. Doctor ise Kremlin’e tavsiyesinin ilk adımda genelkurmayı görevden almak olacağını belirtti.

Doctor, Wagner grubunun kurucusu Yevgeny Prigozhin’in 2023’teki isyanını yeniden değerlendirmek gerektiğini söyledi. Prigozhin’in dönemin savunma yönetimini ve genelkurmayı “yetersiz ve yolsuz” diye eleştirdiğini hatırlattı. Prigozhin’in Moskova’ya yürüyüşünü kabul edilemez bir kalkışma olarak tanımlasa da, bugün yaşananlar ışığında onun bazı eleştirilerinin yeniden incelenmesi gerektiğini savundu.

Doctor, Sergei Shoigu’nun daha sonra görevden alındığını ancak Valery Gerasimov’un görevde kaldığını söyledi. Özellikle Ukrayna’nın Kursk bölgesine girmesinden sonra Gerasimov ve genelkurmayın askeri mahkemeye çıkarılması gerektiğini savundu. Rus makamlarının böyle bir olasılık konusunda uyarıldığı halde bunu askeri açıdan anlamsız bulduğunu, ama Ukrayna’nın hamlesinin siyasi ve askeri anlam taşıdığını söyledi.

Ayrıca Rusya’nın sınır bölgelerini savunmak için ayrılan paraların yerel bürokrasi tarafından çalındığını ve beton tahkimatlar yerine kumla yetinildiğini ileri sürdü. Doctor’a göre bunun soruşturulmaması ve komuta kademesinin hesap vermemesi Rusya’ya pahalıya mal oldu.

Drone savaşı ve Avrupa’nın sorumluluğu

Doctor, Ukrayna’nın küçük drone kullanımında önemli bir kapasite geliştirdiğini kabul etti. Ancak gelişmiş drone’ların tamamının Ukrayna tasarımı olduğuna inanmadığını söyledi. Ona göre Sovyetler Birliği 1991’de sona erdi ve Ukrayna’nın nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı 1992’den bu yana ülkeyi terk etmiş olabilir. Bu nedenle Ukrayna’nın tek başına dünya lideri bir drone teknolojisi geliştirdiği iddiasına şüpheyle yaklaştığını ifade etti.

Doctor, gelişmiş drone’ların Avrupa’dan geldiğini ya da Avrupa desteğiyle üretildiğini düşündüğünü söyledi. Bu nedenle Avrupa’nın Rus altyapısına yönelik saldırılarda “boğazına kadar” yer aldığını savundu.

“Avrupa, Rus altyapısına yönelik saldırıya boğazına kadar dahil,” diyen Gilbert Doctor, “Rusya buna cevap verebilir ve vermelidir” ifadelerini kullandı.

Doctor ayrıca Polonya’daki Rzeszow bölgesinin Ukrayna’ya askeri ekipman sevkiyatında çok önemli bir merkez olduğunu söyledi ve bunun da askeri hedef olarak görülebileceğini savundu. Rusya’nın son saldırılarında 40 füze ve 160 drone kullanılıp yalnızca bir ölüm veya yaralanma yaşanmasını, Moskova’nın gece saatlerinde boş askeri üretim tesislerini hedef aldığının göstergesi olarak yorumladı.

Caydırıcılığın üç unsuru

Tartışmanın son bölümünde sunucu, caydırıcılığın “kapasite, iletişim ve güvenilirlik” olmak üzere üç unsura dayandığını söyledi. Ona göre Rusya’nın kapasitesi var; Vladimir Putin sık sık yeni ve gelişmiş silah sistemlerini tanıtıyor. Ancak hangi eylemin hangi karşılığı tetikleyeceğinin yeterince açık biçimde iletilmediğini ve Rusya’nın gerçekten misilleme yapıp yapmayacağı konusunda güvenilirlik sorunu yaşadığını savundu.

Doctor da bu değerlendirmeye katıldı. Putin’in yeni ve rakipsiz stratejik silah sistemlerini kamuoyuna sunarak bunu caydırıcılık saydığını, ancak bunun yeterli olmadığını söyledi. Ona göre asıl mesele, karşı tarafın Rusya’nın bu silahları kullanacağına ikna edilmesi.

“Karşı tarafın bu harika silahları kullanacağınıza ikna olması gerekir,” diyen Gilbert Doctor, “Ruslar bu konuda feci biçimde başarısız oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Doctor, Rusya’nın nükleer silahlara başvurması için bir neden görmediğini söyledi. Konvansiyonel silahlarla caydırıcılığı yeniden kurabileceğini, ancak Kremlin’de henüz bunu yapma iradesi görmediğini belirtti. Ona göre Rusya bir dönüm noktasında ve halkın lider üzerinde baskı kurup kurmayacağı önem kazanabilir.

Doctor, Putin’in 2022’de özel askeri operasyonu başlatırken bir “fırsat penceresi” gördüğünü, şimdi de Avrupa’nın Rusya’ya karşı tam ölçekli savaşa hazır olmadığı bir dönemde benzer bir pencerenin bulunduğunu savundu. Eğer Putin bu fırsatı kullanırsa savaşın kısalabileceğini, kullanmazsa Rusya’nın savaşı kaybedebileceğini söyledi.

Son sözlerinde Doctor, savaşın sonucuna dair kesin konuşmanın doğru olmayacağını belirtti. Savaşın bugüne kadar birçok beklenmedik dönüş yaşadığını, farklı bilgi kaynaklarını kullanan yorumcuların farklı sonuçlara vardığını söyledi. Yine de Kremlin’in savaşı kısaltacak, iki tarafta da hayat kurtaracak ve nükleer savaşa ilerlemeyi engelleyecek biçimde yön değiştirme imkanı bulunduğunu savundu. 2018’de tanıtılan yeni Rus silah sistemlerinin öneminin de burada olduğunu söyledi: Bu silahlar konvansiyonel kullanılabilir ve nükleer silahların aksine daha inandırıcı bir caydırıcılık sağlayabilir.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol