Glenn Diesen

Stanislav Kraivnik: Ukrayna Savaşında Drone, Yakıt ve NATO Gerilimi Yeni Bir Eşiğe Taşınıyor

Glenn Diesen’in sunduğu programda Rusya doğumlu eski ABD Army subayı Stanislav Kraivnik, Ukrayna savaşında son dönemde görülen saldırı biçimlerini, enerji ve yakıt altyapısına yönelik hamleleri, drone savaşının cephe ve siviller üzerindeki etkisini ve Rusya-NATO geriliminin nereye evrilebileceğini değerlendirdi. Bölümde özellikle Kiev’e yönelik büyük saldırılar, Rusya’daki yakıt sıkıntıları, Ukrayna’nın drone taktikleri ve Avrupa ülkelerinin savaşa doğrudan dahil olma riski tartışıldı.

Yakıt hedefleri ve Rusya’daki durum

Diesen, savaşta “bir şeylerin değiştiği” izlenimi oluştuğunu söyleyerek, tarafların köprüler, enerji altyapısı ve artık benzin istasyonları gibi daha spesifik lojistik hedeflere yöneldiğini belirtti. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko’nun Kiev’e yönelik son saldırının savaş boyunca kente düzenlenen “en güçlü saldırı” olduğunu söylediğini hatırlatan Diesen, Kraivnik’ten bu askeri kararları değerlendirmesini istedi.

Kraivnik, kısa süre önce Donbas’tan döndüğünü ve yaklaşık 2 bin 500 kilometrelik bir yol yaptığını anlattı. Rusya’da yakıta erişimin bazı bölgelerde zorlaştığını kabul etti, ancak bunun ülke çapında yakıt kalmadığı anlamına gelmediğini söyledi. “Söyleyeceğim tek şey var: Biramı tutun. Daha kötü olacak,” diyen Stanislav Kraivnik, savaşın mevcut seyrinin sertleşeceğini savundu.

Kraivnik’e göre şehirlerde lojistik daha güçlü olduğu için yakıt bulmak kırsala göre daha kolay. Voronezh ve Lugansk’ta ciddi kuyruk görmediğini, ancak Donetsk çevresinde durumun daha zor olduğunu söyledi. Bazı küçük istasyonların büyük şirketlerden kalan yakıtla çalıştığını, bazı yerlerde fiyat şişirme ve stokçuluk yaşandığını ileri sürdü. İki gencin yaklaşık 900 litre E95 yakıtla yakalandığını ve bunu kayıt dışı satmayı planladıklarını anlattı.

Kraivnik, bu tabloya rağmen Rusya’nın çöktüğü iddialarını reddetti. “Rusya çöküyor, insanlar sokaklarda yürüyor gibi Batı medyasından alışık olduğumuz saçmalıklar yine aynı çizgide,” diyen Kraivnik, bunun Vladimir Putin’in aynı anda hem “150 hastalıktan ölmek üzere” hem de “sonsuza kadar yaşamak için 28 milyar dolar yatırmış” gibi sunulmasına benzediğini ifade etti.

Drone savaşının siviller üzerindeki etkisi

Kraivnik, sahadaki en önemli değişimin drone kullanımı olduğunu söyledi. Özellikle “Palunteer” olarak adlandırdığı drone’ların kısa menzilli, uçak tipi sistemler olduğunu ve araçları, askeri kamyonları, otobüsleri ve sivil otomobilleri hedef aldığını belirtti. Bu drone’ların yapay zekâ programlamasında ilk aşamada askeri hedef arandığını, ancak son bölümde “hareket eden her şeyi” hedef aldığını iddia etti.

Gece seyahat ettiklerini, çünkü drone yoğunluğunun daha düşük olduğunu söyleyen Kraivnik, drone dedektörlerinin bölgede sürekli üç-dört drone gösterdiğini, bunların kime ait olduğunun anlaşılamadığını anlattı. Rus ordusunun bu tehdide hızla uyum sağladığını savundu. Eski araçların arka kısımlarının kesilerek makineli tüfek noktaları oluşturulduğunu, kamyon konvoylarına bu “Mad Max” benzeri araçların eşlik ettiğini söyledi.

Ancak sivillerin bu tür korumaya sahip olmadığını vurguladı. Gorlovka ve Yasinovataya çevresindeki yolların kapatıldığını, bazı güzergâhlarda bir haftadan kısa sürede altı sivil araçtaki insanların drone saldırılarında öldüğünü ileri sürdü. Ayrıca Zaporijya bölgesindeki Tokmak’ta açık hava pazarının vurulduğunu, beş kişinin öldüğünü ve 18 kişinin yaralandığını söyledi.

Kraivnik, Ukrayna’nın Belarus otobüslerini de hedef aldığını iddia etti. Alexander Lukashenko’nun daha önce protesto mektubu gönderdiğini, ancak bunun etkili olmadığını savundu. Ona göre Kiev yönetimi savaşı genişletmeye çalışıyor ve ABD’nin Ukrayna’yı Belarus’la doğrudan savaşa girmekten alıkoymuş olması muhtemel.

Benzin istasyonları neden hedefte?

Diesen’in benzin istasyonlarının neden hedef alındığı sorusuna Kraivnik iki farklı açıklama getirdi. Ukrayna tarafının Rus benzin istasyonlarını çoğunlukla altyapı hedefi olarak değil, fırsat bulduğunda sivilleri vurmak için kullandığını iddia etti. Rusya’nın ise Ukrayna’daki istasyonları drone fırlatma araçlarının yakıt ikmal noktaları oldukları için hedef aldığını söyledi.

Kraivnik’e göre Ukrayna, kamyonet ve kutu kasalı araçların içine iki drone fırlatıcı yerleştirerek taşınabilir fırlatma noktaları oluşturdu. Bu araçlar sınıra veya temas hattına yaklaşarak Moskova’ya, Voronezh’e ya da daha derin bölgelere ulaşabilen büyük drone’ları fırlatıyor. Rusya’nın da son bir buçuk haftadır cephe bölgelerindeki benzin istasyonlarını sistematik biçimde hedef aldığını ileri sürdü.

“Rusya bu istasyonları çoğu zaman gecenin ortasında vuruyor; hedef siviller değil, benzin istasyonunun kendisi,” diyen Kraivnik, İskender füzelerinin gece kapalı istasyonları vurduğunu anlattı. Sumy’nin batısında tek bir yol üzerindeki üç istasyonun vurulduğunu örnek gösterdi.

Kiev’e saldırılar ve Rusya içindeki sertlik yanlıları

Kraivnik, Kiev’e yönelik son saldırıların hedefleri arasında askeri ve sanayi tesislerinin bulunduğunu söyledi. LCC Radio ICs adlı şirketin Flamingo seyir füzesi için kontrol bileşenleri ürettiğini, Athlon Avia LLC’nin drone üreticisi olduğunu, Antonov tesislerinin uçakların yanı sıra drone üretimiyle bağlantılı olduğunu, D Radio Plant LLC’nin zırhlı araçlar ve drone kameraları için optik sistemler ürettiğini iddia etti. Ayrıca elektronik harp birimleriyle ilgili yazılım ve depolama donanımı üreten tesislerden ve büyük bir lojistik merkezin vurulmasından bahsetti.

Kraivnik’e göre Rusya’da “savaşı uzatmaktan” öte daha sert bir çizgi isteyen grup güç kazandı. Eskiden Batı’yla ticaret ilişkilerine geri dönmek isteyen finans ve ekonomi çevrelerinin geri plana düştüğünü savundu. “Savaş partisi kazanıyor; sadece savaşı uzatmak değil, kadife eldivenleri çıkarıp dikenli zırh eldivenleri takmak isteyenler öne çıkıyor,” diyen Kraivnik, Moskova’daki güç dengesinin sertlik yanlıları lehine değiştiğini değerlendirdi.

Kiev’in nüfusunun normalde yaklaşık 2,5 milyon olduğunu, ancak erkeklerin zorla askere alınmaktan kaçmak için büyük şehirlere sığındığını söyledi. Ona göre Kiev, Odessa ve Nikolaev gibi şehirlerin etrafına kurulan tel örgüler, ejderha dişleri, tanksavar hendekleri ve mayın hatları sadece Rus ilerleyişine karşı savunma değil, aynı zamanda erkeklerin şehirlerden kaçmasını önleme amacı taşıyor.

Avrupa’ya saldırı ihtimali ve caydırıcılık tartışması

Diesen, NATO tarafındaki tırmanmanın ardından Rusya’nın Avrupa’da bir hedefi vurup vurmayacağını sordu. Rusya’da bazı çevrelerin caydırıcılığı yeniden tesis etmek için bir NATO ülkesine saldırılmasını savunduğunu belirtti. Kraivnik ise önce drone savaşındaki teknolojik dengeye değindi.

Çin’in son askeri geçit töreninde mikrodalga temelli elektromanyetik darbe sistemleri gösterdiğini ve bunların 5 kilometreye kadar drone bastırma kabiliyeti sunduğunu söyledi. Lazer sistemlerinin tek tek drone düşürmekte etkili olabileceğini, ancak 30-40 drone’un geniş cepheden saldırması halinde tek hedefe yönelen sistemlerin yetersiz kalacağını savundu. Ona göre alan bastırma sistemleri yaygınlaşırsa manevra savaşı kısmen geri dönebilir.

Avrupa’ya yönelik olası saldırılar konusunda Kraivnik, İtalya’da üretildiğini iddia ettiği drone’ların Rus sivilleri öldürdüğünü söyledi ve bu üretim tesislerinin hedef alınmasının “mantıklı” bir misilleme olabileceğini savundu. İngiltere açısından ise Kıbrıs’taki İngiliz varlığının veya açık denizde Rus tankerlerine yönelik müdahalelerin riskli bir tırmanma alanı yaratabileceğini belirtti.

“Ben olsam, Rus bayraklı bir tankeri İngiltere’nin kuzeybatısında arızalanmış gibi konumlandırır, gemide deniz piyadeleri ve hava savunma sistemleri bulundururdum,” diyen Kraivnik, İngilizlerin gemiye çıkmaya çalışması halinde bunun korsanlık olarak sunulabileceğini savundu. Bu tür bir senaryonun Londra’yı zor bir siyasi ve hukuki pozisyona sokacağını ileri sürdü.

Finlandiya, Estonya ve NATO gerilimi

Diesen, Vladimir Putin’in Donbas’ın yanı sıra Novorossiya’dan söz etmesini, Dmitry Medvedev’in Finlandiya’nın nükleer hedef listesine girebileceğini söylemesini ve Maria Zakharova’nın Estonya’nın St. Petersburg’a yönelik saldırılarla bağlantılı olduğunu öne süren açıklamalarını hatırlattı. Bu tür açıklamaların Rus hükümeti üzerinde karşılık verme baskısı yaratıp yaratmayacağını sordu.

Kraivnik, Avrupa ile savaş ihtimalinin giderek arttığını savundu. “Ya konvansiyonel savaşa ya da nükleer savaşa gidiyoruz; bunun arasında bir seçenek yok,” diyen Kraivnik, Avrupa’nın ne kadarının “yavaş” ya da “çok hızlı” öleceği sorusunun ortaya çıktığını söyledi. Finlandiya’nın henüz nükleer hedef listesinde olmadığını, çünkü Amerikan nükleer bombalarının henüz oraya konuşlandırılmadığını savundu; ancak böyle bir adım atılırsa Finlandiya’nın ilk saldırı veya misilleme hedefi haline geleceğini belirtti.

Kraivnik, Finlandiya’nın tarafsızlık sayesinde Soğuk Savaş boyunca zenginleştiğini, ekonomisini Rus ekonomisine bağladığını ve NATO’ya yönelerek “ekonomik intihar” ettiğini ileri sürdü. Estonya konusunda ise Narva çevresinin tarihsel olarak Rus toprağı olduğunu, Bolşeviklerin çizdiği sınırlarla Estonya’ya dahil edildiğini savundu. Baltık ülkelerinde Waffen-SS anma törenlerinin devlet desteğiyle yapıldığını iddia etti ve Estonya’nın Rusya açısından “iyi bir örnek” olabileceğini söyledi.

Önleyici saldırı ve Barbarossa benzetmesi

Diesen son sorusunda, Avrupa liderlerinin savaşa hazırlandıklarını söylediğini ve Rusya’nın da savaşın kaçınılmaz olduğu sonucuna varması halinde neden ilk darbeyi bekleyeceğini sordu. Putin’in Operation Barbarossa’ya gönderme yapmasını hatırlattı.

Kraivnik, Stalin’in Barbarossa öncesinde savaşın önlenebileceğine inandığını, İngilizlerin Almanya ile savaşı kışkırttığını düşündüğünü ve generallerinin kısmi seferberlik talebini reddettiğini anlattı. Ona göre bazı durumlarda ilk saldırıyı beklemek rasyonel olabilir: Eğer ülke darbeyi absorbe edebileceğine inanıyorsa, karşı tarafın en güçlü hamlesinin sınırlı etkisi siyasi ve askeri avantaj yaratabilir.

Bu noktada İran örneğini verdi. ABD’nin İran’a “elindeki her şeyle” saldırdığını, ancak İran’ın karşılık vermeye devam ettiğini ve bunun Washington’ın kapasitesinin sınırlarını gösterdiğini savundu. Rusya’nın ise 2022’de Donetsk ve Lugansk’ta büyük bir katliamı önlemek için harekete geçtiğini iddia etti ve Article 51’e dayandığını söyledi.

Kraivnik, Rusya’nın Polonya’ya saldıracağı iddialarını gerçekçi bulmadı. Polonya ile Ukrayna arasında milliyetçi gerilimlerin arttığını, Andriy Melnyk etrafındaki tartışmaların ve Ukraynalı bazı komutanların Polonya’yı tehdit eden açıklamalarının ilişkileri bozduğunu söyledi. Polonya’nın Ukrayna’ya vermeyi planladığı MiG-29 savaş uçaklarını göndermeyeceğini iddia etti. “Rusya’nın Polonya’ya saldırması, iki gün içinde Ay’a gitmesi kadar olası,” diyen Kraivnik, Moskova’nın bu gerilimi bozmak için bir nedeninin olmadığını değerlendirdi.

Avrasya, akademi ve teknoloji rekabeti

Programın sonunda Diesen, kendi akademik çalışmalarının Büyük Avrasya, Rusya’nın ekonomisini Doğu’ya yönlendirmesi, Çin, Hindistan ve Rusya’nın yeni teknoloji merkezleri, tedarik zincirleri, ulaşım koridorları, kalkınma bankaları ve dolarsızlaşma süreçlerine odaklandığını anlattı. Medya ve akademinin bu gelişmeleri “yan gösteri” gibi gördüğünü söyledi.

Kraivnik de Batı akademisinin bu alanları büyük ölçüde görmezden geldiğini, Rusya’yı sadece “kötü” olarak kodlayan dar bir çerçevede kaldığını savundu. Son olarak Rusya ve Çin’in fotonik çip üretimine yöneldiğini söyledi. Çin’in yıl sonuna kadar 12 bin fotonik çip üretmeyi planladığını, Rusya’nın kapasitesinin daha belirsiz olduğunu belirtti. Fotonik çiplerin silikon tabanlı elektronik çiplere göre çok daha az ısındığını ve teorik olarak çok daha yüksek kapasite sunabileceğini anlattı. Kraivnik, iddia edilen “Nvidia’nın en iyi çipinden bin kat hızlı” söyleminin abartılı olabileceğini, ancak bunun 10 kat olması halinde bile büyük bir teknolojik kırılma anlamına geleceğini söyledi.

Savaşta Değişen Dinamikler

Sunucu: Tekrar hoş geldiniz. Yeniden Stanislav Kraivnik bizimle; Russia doğumlu, eski US Army subayı. Programa tekrar geldiğiniz için teşekkürler.

Size bu savaşta neyin değiştiğini sormak istiyordum. İnsanda kesinlikle bir şeylerin değiştiği izlenimi oluşuyor; yani sanırım daha spesifik lojistik hedeflerin vurulması söz konusu. İki tarafın da köprüleri daha fazla hedef aldığını görüyoruz; enerji altyapısı elbette hâlâ hedefte, ama artık benzin istasyonları bile. Bunun ne kadar etkili olduğunu merak ediyorum. Ayrıca soruyu biraz genişletmek için, Kiev’in çok büyük bir saldırıya uğradığını görüyoruz. Kiev Belediye Başkanı Klitschko’ya göre bu, tüm savaş boyunca Kiev’e yapılan en güçlü saldırıydı. Şu anda alınan bu askerî kararları kendi bakış açınızdan anlatabilir misiniz?

Stanislav Kraivnik: Evet. Söyleyeceğim tek bir şey var: Biramı tut. Daha da kötüleşmek üzere. Sadece daha kötü olacak.

Bakın, ben de Salı günü Dumbbaso’dan döndüm. Gidiş dönüş yaklaşık 2.500 kilometre yol yaptım. Yakıt bulma konusunda daha zor bir durum var mı? Evet, var. Russia’da hiç yakıt yok mu? Hayır, var. Bu doğru değil. Yakıt var. Muhtemelen almak için sırada beklemeniz gerekecek. Ama bu da değişiyor. Ortalama olarak 10 dakikadan belki bir saate kadar diyebilirsiniz. Bazı yerlerde hemen girip alıyorsunuz. Söylemesi zor. Biraz şansa bağlı.

Bunun bir kısmı insanların stokçuluk yapması. Bir kısmı şirketlerin stokçuluk yapıp sonra yeniden satmaya çalışması. İki adam yakalandı, 20 ve 21 yaşlarında, bir minibüsle dolaşıyorlardı. Yaklaşık 900 litre E95 yakıtları vardı; anlaşılan el altından almışlar ve bir yerde satmayı planlıyorlardı. Bu yüzden yakalandılar.

Yakıt Durumu ve Lojistik

Döndüğümüzde gördük ki şehirlerin dışında olmak şehirlerin içinde olmaktan elbette daha zor. Çünkü şehirlerde lojistik çok daha fazla; şehirlerin dışında lojistik çok daha az. Özellikle de küçük aile işletmesi dükkânlarda yakıt olmuyor, çünkü onlar Gazprom, Rosf ya da Luke Oil gibi büyüklerden alıyorlar, ama büyükler önce kendi istasyonlarına teslimat yaptıktan sonra kalan neyse onu alıyorlar.

Kırsalda, otoyollarda yakıt almak daha zor, çünkü büyük şehirlerden daha uzaktasınız. Kusura bakmayın, Salı gününden beri tam toparlanamadım. İndiğimden beri durmadan koşturuyorum. Belli ki uzun bir yolculuktu.

Veronish’e indiğinizde, Veronish’te kuyruk yok. Her yerde yeterince yakıt var. Yani bölgeden bölgeye çok farklı. Lugansk’ta da kuyruk yoktu. Önümde bir araba vardı. Ben buna kuyruk demem. Betsk ise zor durumda. Yakıt orada, hemen yakında, ama oradaki yakıt düşük kaliteli; dibinden, bütün tortusuyla çekiliyor.

Yerine göre çok ama çok değişiyor. Dediğim gibi yakıt var. Biraz fiyat şişirme de var. Özellikle bazı küçük aile işletmeleri fiyatlarını çok artırıyor. Hükûmetin bununla ilgili ne yapacağından pek emin değilim, çünkü normalde acil durumlarda böyle şeylere karşı yasalar vardır, ama göreceğiz.

Beer bunk, az önce çocuklarımdan birinden öğrendiğime göre, artık bölgenizde yakıt bulmak için bir programa sahipmiş. Böylece bir istasyondan diğerine dolaşmanız gerekmiyor. Olan şu: Bazı benzin istasyonlarına ikmal yapılıyor, sonra herkes oraya hücum ediyor. Alıp bitiriyorlar. Evet, panik alımı da var.

Şu anda birçok yerde buna sınırlama getirildiğini düşünüyorum. Bidon dolduramıyorsunuz. Bu da bir sorun, çünkü çim biçme makinesi için bir bidona birkaç litre doldurmam gerekiyor. Ama başka yerlerde gerçekten tek seferde 20 ya da 30 litre gibi miktarlar veriliyor. Bazı yerlerde kota sistemi var; sıraya giriyorsunuz, numara alıyorsunuz, sıra size gelince geri dönüyorsunuz. Yani farklı bölgelerde farklı uygulamalar var. Tek ve birleşik bir plan yok.

Ama “Russia çöküyor, insanlar sokaklara dökülüyor” ve Western media’dan alışık olduğumuz diğer saçmalıkları söylemek... Bu yine aynı şey. 150 hastalıktan ölmek üzere olan Vladimir Putin’in, aynı cümlede, sonsuza kadar yaşamak için 28 milyar dolar yatırdığı ve artık ölümsüz olduğu söyleniyor. Gerçek bu.

Dronlar ve Sivil Hedefler

Bunun diğer gerçeği dronlar. Özellikle ortaya çıkan Palunteer dronları ve bu dronlardaki programlama. Bunlar uçak tipi dronlar için nispeten kısa menzilli dronlar. Çok büyük değiller ve arabaları, askerî kamyonları, otobüsleri, pazara gitmek için küçük arabasına binen büyükanneyi vurmak için yapılmışlar. Evet, birilerini öldürdükleri sürece gerçekten fark etmiyor.

Bu Palunteer dronları... Theo bir savaş suçlusudur. Buradan başlayalım. O bir terörist ve savaş suçlusu. Kullandıkları mantık şu: Şarjın ilk yüzde 80’inde yapay zekâ askerî tip hedefler arıyor. Ondan sonra, son yüzde 20’de hareket eden herhangi bir şeyi arıyor.

Gece sürüyorduk, çünkü çok daha az dron vardı. Ama dron dedektöründen hâlâ havada dört dron olduğunu anlayabiliyordunuz. Sürekli üç-dört dron. Bizim mi onların mı, anlayamazsınız. Dron dedektörü söylemiyor. Sadece mesafeyi ve bölgede kaç dron olduğunu söylüyor. Gerçek bu.

Russian military buna çok hızlı uyum sağladı. Şimdi Mad Max’e döndüler. Eski Bkhanka’ların arka kısmını kesiyorlar. Sonra başka birçok araba alıyorlar, özellikle hatchback’leri; hatchback kısmını çıkarıp oraya bir silah noktası monte ediyorlar ve makineli tüfek koyuyorlar. Bu Mad Max makineli tüfekli arabalar artık bütün kamyonlara eskortluk ediyor. Genellikle bir Mad Max arabası başına bir kamyon, bazen iki kamyon, ama çoğunlukla bir kamyon. Dolayısıyla bu dronları, o Palunteer dronlarını düşürmekte iyiler.

Aynı şeyi siviller için söyleyin. Sivillere eskortluk edecek kadar kamyon yok. Siviller kendi başlarına gidiyor. Bu da bambaşka bir meseleye dönüşüyor. Eskiden sürdüğüm bölgelerde topçu ateşine yakalanma ihtimaliniz vardı, ama çoğunlukla yollar oldukça iyiydi. Şimdi kapalılar.

Gorovfka’da bazı akrabalarımız, Isa’da da bazı akrabalarımız var. Dubai yolundan gidemedik; kapalı. Sadece Gorat civarında, bir haftadan kısa sürede American dronları yüzünden altı sivil araç ve içindekiler öldürüldü. Gerçek bu.

Ukrainians kaybediyor, bu yüzden tam teröre geçtiler. Hatta eşim bana gönderdi, bakayım nerede olmuş... Zaparosia, Takmach tarafından bir katliam var. Ukrainian, American ve British dronları bir pazarı, açık hava pazarını vurdu ve insanları paramparça etti. Şu ana kadar beş ölü, 18 yaralı var.

Sunucu: Bu...

Stanislav Kraivnik: Bu bugün oldu. Daha yeni oldu. Ondan önce birkaç otobüs vuruldu. Özellikle Belarus otobüslerini hedef almaya çok hevesliler. Lukashanka onlara geçen sefer yaptığı gibi bir sert dilli mektup daha mı gönderecek bilmiyorum. Görünüşe göre sert dilli protesto mektubu, Narco Goblin ve ekibi üzerinde sert dilli bir etki yaratmadı.

İki otobüs daha vurdular. O otobüslerden birinde iki şoförü yaraladılar. Yani işi büyütüyorlar. Bu savaşı gerçekten genişletmeye çalışıyorlar. Büyük olasılıkla Americans onlarla konuşup Belarus ile tam kapsamlı bir savaş başlatmamalarını söyledi; çünkü bu Russia ile yeni bir tam kapsamlı savaş anlamına gelir. Bu da muhtemelen Russia’nın sonunda savaş ilan etmek zorunda kalması anlamına gelebilir.

Eğer bu olursa, ordu üzerindeki bütün kısıtlamalar kaldırılır ve o zaman Kiev’e savaşta olmanın ne demek olduğunu gerçekten gösterebilir. Çünkü Kiev hükûmetindeki ve onları destekleyen bu yozlaşmış tipler bunu anlamıyor gibi görünüyor.

Benzin İstasyonlarının Hedef Alınması

Russia’daki benzin istasyonlarını Ukraine neden hedef alıyor? Çoğunlukla almıyorlar. Bunlar sivilleri öldürmek için fırsat hedefleri. Dron operatörleri benzin istasyonlarına saldırıyor. Benzin istasyonunun kendisinden çok, yakıt alan bir aracı vurup sivilleri öldürmeye çalışıyorlar. Bunu neredeyse günlük olarak yapıyorlar. Yine, benzin istasyonuna gerçekten zarar vermiyorlar, ama sivilleri öldürüyorlar; çünkü amaçları bu.

Russia neden Ukrainian benzin istasyonlarını hedef alıyor? Ukrainians taşınabilir dron fırlatma sahalarına geçti. Temelde bütün bu hafif kamyonları, dizel ve benzinli kamyonları, gazelleri, kasa kamyonları aldılar ve kasanın içine iki dron için iki fırlatıcı koydular. Sınıra ya da temas hattına doğru gidiyorlar, iki dronu çıkarıyorlar ve dronlar havalanıyor.

Bunlar derine gidebilen büyük dronlar; Moscow’a kadar ulaşabilen ve kesinlikle Veronish gibi yerlere gidebilen dronlar. Bu dronları fırlatan düzinelerce kamyon kullanıyorlar. Russia da bu kamyonlar için olası tüm park alanlarını vurmaya başladı. Ama şehirlerdeyse, birinin yeraltı otoparkında ya da bir garajda saklanıyorlar; onları bulmak oldukça zor.

Bulması zor olmayan şey ise yakıt ikmal noktaları. Çünkü normal benzin istasyonlarını kullanıyorlar. Russia son bir buçuk haftadır bu cepheye yakın bölgelerde, makul bir derinliğe kadar, bütün benzin istasyonlarını sistematik olarak söküyor. Dün batı Sunumi’de bazı vuruşlar oldu; tek bir yol üzerinde üç benzin istasyonu imha edildi. Sivilleri hedef almıyorlar, benzin istasyonunu hedef alıyorlar. Bunu çoğu zaman gece yarısı yapıyorlar. Benzin istasyonları gece kapalı oluyor ve Mr. Iscandar ziyarete geliyor. Mr. Iscandar ziyaretinden sonra genellikle ortam çok sıcak bir partiye dönüşüyor.

Bir videoda, sanırım bir adam gece yarısı yakıt almaya gitmeye karar vermiş. Araba sürerken sağındaki bir benzin istasyonu patlıyor; adam küfrediyor, bağırıyor ve yaklaşık bir buçuk kilometre daha gidiyor. Sonra soldaki bir sonraki istasyon patlıyor. En azından şanslıydı; hiçbirine girmedi. Ama zaten oldukça kapalı görünüyorlardı. İki taraf arasındaki durum bu.

Kiev’e Saldırılar ve İç Güç Mücadelesi

Kiev’de değişiklikler oldu. Bence savaş partisi, yani sertlik yanlıları üstün geliyor. Savaş derken sadece savaşı uzatmayı değil, gerçekten sertleşmeyi; kadife eldivenleri çıkarıp dikenli eldivenleri takmayı kastediyorum.

2012’ye geri dönmek isteyen, “Hadi pazarlığa dönelim, herhangi bir anlaşma yapalım; yeter ki ben Paris’te alışverişe dönebileyim, eşim de Monaco’ya dönebilsin” diyen fraksiyon... Bence bu daha çok finans ve ekonomi ekibiydi; farklı temsilciler, merkez bankası ve benzeri insanlar. Şu anda, benim pek avantajlı olmayan gözlem noktamdan görebildiğim kadarıyla, en azından şimdilik yerel güç mücadelesini kaybetmiş görünüyorlar. Arka koltuğa atıldılar ve işler genişliyor. Genişlemeye de devam edecek.

Size bu son saldırıda Kiev’de vurulan şeylere bir örnek vereyim. LCC Radio ICs: Flamingo için seyir füzesi kontrol bileşenleri üreten bir şirket. Athlon Avia LLC: bilimsel ürünler şirketi, dron üreticisi. Antonof serial production: uçak üretiyorlar, tabii artık pek uçak ürettikleri söylenemez. Bir de dronlar.

D Radio Plant LLC try Ukraine: zırhlı araçlar için nişangâh sistemleri üretiyorlar. Yani mercekler, periskoplar, bu tür şeyler. Dolayısıyla dronlar için kamera ekipmanı ve kamera lensleri de üretiyorlar. EF25: hem bir yazılım şirketi hem de Lima elektronik harp birimleri için depolama donanımı üretiyor. MLP Chaikica ise bir lojistik merkezi; imha edildi. En büyük lojistik merkezlerinden biriydi.

Bu vurulan hedeflerin sadece kısa bir listesi. Kiev büyük bir şehir. Normal nüfusu 2,5 milyon. Nüfus şişti, çünkü erkekler Kiev’e kaçtı; Kiev, Ukraine’de erkek türü için bir doğa rezerviydi. Şimdi o da hasat ediliyor.

Savunma Hatları ve Zorla Seferberlik

Yaklaşık bir ay, biraz daha fazla önce ortaya çıkan şeylerden biri de şuydu: Kiev, Adessa, Nikolia ve diğer şehirler aniden savunma hatları kuşaklarıyla çevrildi. Bunu daha önce konuşup konuşmadığımızdan emin değilim, hatırlamıyorum. Dikenli tel, ejderha dişleri, tanksavar hendekleri, mayın tarlaları; bütün yollar kontrol noktalarının denetimi altında.

Soliv ile akşam programındaydım ve herkes “Evet, bakın, Russian Army’nin yarıp geçeceğini biliyorlar” diyordu. Russian Army yarıyor, ama mesele şu: Dronlar yüzünden ilerleme hızı yavaş. Yarsanız bile, hareket açısından en iyi ihtimalle günde 10 kilometreden azdan bahsediyorsunuz. Bu da bu şehirlerin herhangi birine savunma kurmak için fazlasıyla zaman verir.

İkincisi, bu savunmalar gözetim olmadan anlamsızdır. Belki tamamen anlamsız değil, ama yaklaşan herhangi bir düşman için sadece baş belasıdır. Çünkü bu tür engelleri koyma nedeniniz, onların dolaylı ve doğrudan ateşle gözetim altında olmasıdır. Onlar mayın tarlasını temizlemeye, çukuru doldurmaya ve ejderha dişlerini yoldan çekmeye çalışırken ateş altında olurlar.

Şimdi, Ukraine’in böyle bir insan gücü yok. Bu da şu anlama geliyor: Russian military için böyle bir engeller dizisi belki bir buçuk, iki saatlik bir gecikme yaratır; bir kez. Sonra arkadan herkesin geçeceği bir koridorunuz olur ya da bu tür birkaç koridor açarsınız.

Peki bunu neden yapıyorlar? Dediğim gibi, Kiev ve bu şehirler erkek türü için doğa rezervleri ve şimdi hasat ediliyorlar. Yani Ukraine büyük bir açık hava toplama kampı. Ama saklanacak bolca yeri olan büyük bir açık hava toplama kampı. Ukrainian et makinesinin küçük kasabalarda, orta ölçekli kasabalarda ve köylerde erkekleri tükendi; erkek nüfusu neredeyse boşalttılar. Çoğu mezarda.

Şimdi ne yaparsınız? Etrafa bakmaya başlarsınız. Büyük rezervler nerede? Kiev var. Adessa var. Bunun gibi şehirler var. Sorun şu: Ukraine bir toplama kampı, açık hava toplama kampı, ama büyük ve erkekler şehirden kaçmaya başladı.

Dolayısıyla bunlar savunma hatları değil. Bunlar büyük toplama kampının içindeki toplama kampları, gettolar. Dışarıda bir yerde mayınlar varken, üstüne Constantino teli ve ejderha dişleri varken bir tarladan arabayla geçmeye çalışın. Yaya olarak geçmeye çalışın; yine Constantina teli var, sonra mayın tarlasını aşmanız gerekiyor. Bu hareket kabiliyetinizi sınırlar. Yollardan çıkamazsınız, çünkü her şey “evraklar lütfen” diyecek kontrol noktalarının denetimi altında. Ya da daha iyisi, çıkmak istiyorsanız tomar tomar nakit isteyecekler.

Biliyorsunuz, işin gerçeği bu. Yani Ukraine’ın yaptığı, Ukrainian government’ın yaptığı şey, temelde erkek türü doğa rezervlerinin etrafındaki çiti kapatmak ve şimdi hasat ediyorlar. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bu. Biliyorum, konudan epey uzaklaştım ve >>

Hayır, peki, eğer yine, gördüğünüz gibi Ukraine çok daha sert vuruluyor ve bu savaşta da, NATO tarafı dahil ne zaman bir tırmanma olsa misilleme genellikle Ukraine’a karşı geliyor; ama şimdi Europe’da bir şeyi vurma baskısı da artıyor. Sizce Russia ne düşünebilir, neyi değerlendirebilir? Çünkü şimdi bu makaleyi gördük, nerede olduğunu unuttum. Washington Post olabilir. Ya da British media olabilir. Şöyle bir makale yazmışlardı: Russians’ın Poland’a bir saldırı planladığını, ama görünüşe göre Khalinrad civarındaymış, ki bu pek mantıklı olmazdı. Ama bununla birlikte, Russia içinde artık European NATO ülkesini vurarak caydırıcılığını yeniden tesis etmeyi savunanlar olduğu açık. Peki burada mantık esasen ne olurdu: rakibi Ukraine savaşından geri adım atacak kadar sert vurmak ama nükleer savaşı tetikleyecek kadar değil. Ve hatta bu kontrol edilemezse ve topyekun doğrudan savaşa dönüşürse, böyle bir savaşın nasıl görüneceğini düşünüyorsunuz? Kusura bakmayın, bu çift soru oldu ama >>

Hayır, hayır. Öncelikle, Chinese ve bu ekipmana dair çok umudum var. Chinese, son büyük military parade’lerinde üç drone bastırma birimi sergiledi. Bunlar microwave tabanlı EMP cihazlarıydı; büyük antenler, büyük radarlar, takip etmek için. Anten de eski World War II radar sistemlerindeki gibi tek büyük bir blok, sadece tek bir kamyona sığacak kadar küçültülmüş, ama yine de düzgün boyutta bir kamyon, yaklaşık iki buçuk tonluk bir kamyon. 15 kilowatt ile 5 kilometreye kadar mesafede çalışıyor ve bu bir alan bastırma silahı, değil mi? Drone öldüren çok şey var. En iyilerinden bazıları lazerler. Elbette, yarım saniyede 5 km ötede uçan o plastik çöp parçasını eritip geçebilirsiniz. Harika. Sorun şu: o lazerin nereden geldiğini anladıkları anda, çünkü uzayın aksine havada yeterince yüksek yoğunluklu bir lazerse o lanet şeyi gerçekten görebilirsiniz, özellikle de nereden geldiğini anladıklarında, ona doğru uçan 30, 40 drone olacak ve çok geniş bir cepheye yayılmış olacaklar, hem yükseklik hem genişlik olarak.

Sorun şu. Drone lazer sistemleri aynı anda yalnızca bir hedefe hizmet eder. O hedefi öldürmek yarım saniye ya da bir saniye sürse bile, sonraki hedefe dönmek için bir iki saniye daha, sonra jeneratörden yeterli enerjiyi tekrar toplayıp başka bir impuls yapmak için bir, iki, üç saniye daha gerekir. Yani diyelim ki her 10 saniyede bir drone vurabilecek olası bir hıza erişseniz bile, birkaç kilometre öteden saatte 140 km ya da 220 km hızla yaklaşan 30, 40 drone varsa işiniz bitti. Bu kadar basit. Ve yine, 5.000 dolarlık drone, 10 milyon dolarlık ya da 3 milyon dolarlık ekipmanı öldürmüş oluyor. Yani yine, şu anda elimizdeki her sistem her şeyden önce tek hedefe hizmet eden bir sistem. Size alan bastırma ekipmanı gerekiyor ve Chinese’ın sergilediği ve saha testinden geçirdiği şey bu. Muharebe testinden geçirdiler mi? Elbette hayır. Bunu Russian battlefield’da henüz görmedik; başka nerede muharebe testinden geçirecekler?

Bu çok umut verici, çünkü bu birimlerden yeterince bir araya koyarsanız, özellikle de Russia’nın tüm EU’ya ve özellikle Ukraine’a karşı sahip olduğu gibi artillery üstünlüğünüz varsa, en azından sınırlı ölçüde manevra savaşını geri getirebilirsiniz. Böyle olasılıklar var. Bu savaş nasıl görünürdü? Bu ekipman yaz sonuna doğru gelirse, bu savaş dramatik biçimde farklı görünebilir; çünkü şimdi en azından bazı cephe genişliklerinde hızlı hareket eden manevra savaşını açmış olursunuz. Bu da bu arada drone operators için çok, çok sorunludur, çünkü onlar en iyi cephe az çok sabitken çalışır. Küçük bir Russian breakthrough ya da Ukrainian breakthrough olsa bile drone operators bununla başa çıkabilir, çünkü bu piyadedir ve o kadar hızlı hareket etmiyordur.

Şimdi, vuruş meselesi. Yine, Ladim adına konuşamam, çünkü onun hiçbir toplantısına davet edilmedim; davet edilsem de, military censorship nedeniyle yine söyleyemezdim. Ama kendi fikrime göre, ben ne yapardım? Sabisk için videomu gördünüz; tüm bloğu ortadan kaldıran 16 drone. Sadece o iki bina değil. Etraflarındaki her şeyi ortadan kaldırdılar. Caddenin karşısındaki bir arts high school ya da junior school arts center’ı vurdular. Caddenin karşısındaki özel bir evi vurdular. Hemen yanındaki bir restoranı vurdular. Birkaçını ıskaladılar. Bu drone’lardan birinin açtığı çukurlardan biri 4 metre genişliğinde, 2 metre derinliğindeydi. Bizim adamlardan biri oraya indi, ölçtü. Yani bu drone’ların hepsi Italy’de yapılmıştı. Evet, made in Italy etiketleri. Italians’ın en azından biraz daha akıllı olacağını düşünürdünüz; en azından isimlerini üzerinden çıkarırlardı. Plausible deniability.

Bu, bunu UN’e götürdüğünüz anlardan biridir. Bunu gösterirsiniz ve dersiniz ki: “Beyler, ekranda gördüğünüz Ara Rushnik, şimdi bu terör silahlarını üreten üretim tesisine varıyor. Lütfen izleyin.” Bunu yapmanın bir yolu bu. Ben olsam bunu yapardım. Tabii şu anda o an geçti, çünkü bu nispeten hızlı kullanmanız gereken bir şeydi.

Başka yer. Evet, pardon.

Mantıklı olacak diğer yerler iki başka yer. Mesela British’i Cyprus’ta vurabilirsiniz, çünkü NATO territory’yi per se vurmuyorsunuz ve Britain’da, ana adalarda da değil. Aksi halde ben şahsen bir tanker, Russian flag taşıyan bir tanker seçerdim. UK’nin kuzeybatısında bir yerde bozulmasını sağlardım; içinde tam bir Marines birliği, manpad anti-aircraft systems, en az bir ağır makineli tüfek olurdu. Ve biraz geriden onu takip eden bir attack submarine olurdu. British gelip petrol gemisine inmeye ve korsanlık yapmaya çalıştığında onlara bir uyarı verirdim, sonra ateş açardım. Helikopteri indirirdim, mürettebatı indirirdim. Eğer o tekneler, cutter’lar tankere ateş etmeye başlarsa, submarine ikisini de batırırdı. British için tarafsız sularda büyük kayıplı bir olay yaratmış olursunuz. Esirleri korsan olarak almış olursunuz. Şimdi onları mahkemeye çıkarıp infaz mı edelim, yoksa bunu konuşacak mısınız? Çünkü bu arada onlar korsan. Tarafsız sularda, yabancı bayrak altındaki yabancı bir gemiyi ele geçiriyorlar. Bu korsanlıktır. Yoksa şimdi savaş ilanını mı tercih edersiniz ve biz de London’ı Gaza’ya çevirmeye başlayabiliriz? British’i içine soktuğunuz pozisyon bu olur. Ve böyle bir şey olana kadar, bu savaşı ciddiye alacak kadar akıllı değiller. Bu onlar için bir oyun.

Öyle görünüyor ki o yönde bir yere gidiyor olabiliriz, çünkü söylem şimdi değişmiş gibi. Putin’le bu röportajı gördüm; yalnızca Donbas’ı bitirmeye çok yaklaştıklarından söz etmekle kalmadı, aynı zamanda Novarasia’yı da dahil etti, ki bu Nikolai Evan Odessa’yı da kapsardı. Bunu ilginç buldum.

Evet.

Onu da.

Gayet tabii.

Ama sonra Medve’nin de şu noktayı dile getirdiğini görüyoruz: Finland, yasayı değiştirip nuclear weapons barındırabildiği için artık nuclear targeting list’te. Bu, evet, hepsi bir şekilde öngörülebilir görünüyor. Ama Maria Sakarova da şu yorumu yaptı: Bu Russian pranksters esasen Estonia’nın artık St. Petersburg saldırılarına dahil olduğunu, saldırılarda yer aldığını ifşa etti.

Şimdi bunun ilginç olmasının nedeni şu: Bunu ortaya koyduğunuz anda, bir yandan örneğin Estonia’yı vurmanın neden meşru olacağına dair gerekçeyi yaratırsınız; ama bir kez bunu ortaya koyduğunuzda hükümet üzerinde de çok baskı yaratır. Yani Estonians’ın Russia’ya saldırdığını kabul ederseniz, escalation ladder’da yukarı çıkmamak çok zor olur. “Bize saldırdılar, bunu kabul ediyorsunuz” ve sonra hiçbir şey yapmamak. Yani o zaman saldırıya uğramamış gibi, kanıt yokmuş gibi davranmak daha iyi olurdu. Bütün bunlar, elbette, fazla anlam yüklemek istemiyorum, ama insanda bir şeylerin değiştiği izlenimini yaratıyor; en azından Europeans’a karşı artık daha sert bir çizgi izlemeye hazır oldukları izlenimini. Siz de aynı şeyi görüyor musunuz diye merak ediyordum.

Evet, kesinlikle. Çünkü bu böyle devam edemez. Bakın, sizin programınızda da, farklı programlarda da söyledim: ya conventional war’a ya da nuclear war’a doğru gidiyoruz. Arası yok. Conventional war konusunda soru, Europe’un ne kadarının yavaş bir hızda ölmeyi planladığıdır. Nuclear war’a gidersek, o zaman tüm Europe çok hızlı bir hızda ölecek. Soru buna dönüşüyor.

Norway, pardon Norway değil, Finland henüz nuclear list’te değil, çünkü American nuclear bombs, ve bunlar kelimenin tam anlamıyla bombalar, gravity bombs, henüz oraya gönderilmedi. Gönderilecekler. Ve Europe’un koltuk altı olan bu ikinci dünya ekonomisi, Finland, first strike ya da başka herhangi bir strike ya da retaliatory strike için nuclear target olma yolunda gayet ilerliyor. Sanırım Finns sadece yeniden Europe’un koltuk altı olmak istemiyorlar; ki çok hızlı biçimde buna dönüşüyorlar, Russian Empire onları devralmadan önce oldukları şey buydu. Russian Empire altında Finns’e eğitim verildi. Helsinki kokmuş bir balıkçı köyünden inşa edildi ve Finns belki bin yıl sonra ilk kez Finland’ı gerçekten yönetiyordu ve Russian üst sınıflarının parçasıydı.

Burası Europe’un koltuk altıydı. Muhtemelen yalnızca ne bileyim, Albania gibi yerlerle yarışırdı. Finland kesinlikle Europe’un koltuk altıydı. Finland büyüdü, zenginleşti; özellikle Cold War sırasında tarafsız kalarak zenginleşti. Ekonomisini Russian economy’ye bağladı, özellikle war’dan sonra, yani Cold War’dan sonra. Sonra ekonomik intihar etmeye karar verdiler ve bunu başarıyla yaptılar. Yavaş yavaş, bir ipte asılı duruyorlar ve yavaşça boğularak ölüyorlar. Bunu yavaş yapmayı tercih ediyorlar, bilirsiniz, daha acılı. Sanırım bu anlamda mazoşistler. Ama şimdi de “hey, bu yetmez, nuclear targets olalım” demeye karar verdiler. Tamam, bilirsiniz, aptallığı düzeltemezsiniz. Eh, aptallık bazen kendi kendini düzeltir; kendini öldürtür. Ama görünüşe göre aptallığı düzeltemiyorsunuz.

İnsanlar Finns’le rasyonel biçimde konuşmayı denedi ama kafaya koymuşlar. Ölmek istiyorlar ve gösterişli biçimde ölmek istiyorlar. Peki, tamam. Yani bunlar, American bases’i Russian border’ın hemen karşısına, Russian border’a yerleştirmeye çalışan aynı insanlar. Bunlar, Finnish, pardon Ukrainian drones’un geçmesine izin veren aynı insanlar. Ve garanti ederim, eğer VA ve Lexus Stubby’yi arayıp onunla konuşabilseydi, muhtemelen aynı şekilde baklayı ağzından çıkarırdı: “Ah evet, evet, Ukrainian’lar için o drone’ları silahlandırıyor ve fırlatıyoruz.” Bunu bu adamlardan duysam şaşırmam. O kadar aptallar. Kelimenin tam anlamıyla boğumlarını yerde sürüyen, akraba evliliği ürünü, yani Stubs akraba evliliği ürünü gibi görünüyor, boğumlarını yerde sürüyen, ağızdan nefes alan European aristocracy mensupları; fazla saf kan ve sonunda Europe’u yöneten insanlar bunlar oluyor. Ama tamam, eğer halk onları devirmiyorsa, bundan hoşlanıyor olmalılar; aksi halde onu devirirlerdi.

Peki, burada son bir soru sorayım, çünkü şimdi bunu çerçeveleme şekliniz, savaşı neredeyse kaçınılmaz gördüğünüz gibi duyuluyor; ya nuclear ya conventional. Ama Russia’nın da artık Europeans’ın savaşa hazırlandığına inandığı görülüyor, büyük ölçüde çünkü European leaders’ın söylediği ve silahlanma bakımından yaptığı şey tam olarak bu. Peki, savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünürseniz, Russia’nın gerçekten first strike yapma olasılığını nasıl görüyorsunuz? İlk yumruğu yiyene kadar neden beklesin? Putin’le bu röportajda gördüm, sanırım Operation Barbarosa’ya atıf yaptı ve bu mevcut durumla ilginç bir karşılaştırma. Merak ediyorum, Russia’nın savaşın geldiğine ikna olup esasen sahipliği üzerine alması ve evet, ne zaman başlayacağına ve nasıl savaşılacağına karar vermesi ihtimalini görüyor musunuz?

Biliyorsunuz, Barbar Roa ve Barbar Roa. Stalin’in çok büyük bir yanlış kavrayışı vardı. Savaşın önlenebileceğine inanıyordu. British’in savaşı kışkırtmaya çalıştığına inanıyordu ve bir ölçüde öyleydi de, ama savaş hiçbir zaman önlenebilir değildi. Hitler buna kesin kararlıydı. Bu noktada Stalin, örneğin generallerini reddetti; altı gün önce ona gelip “en azından kısmi mobilize olmamıza izin ver” dediler, o da “hareket yok” dedi, çünkü bunun British tarafından Germans’la çatışmayı kışkırtmak için kullanılacağını düşündü. Evet, açıkçası en akıllıca hamle değildi.

22 June saat 4:00’te, Barbar Roa başlamadan önceki gece, yaklaşık 12 saat önce, Polish communist’in biri Vula’yı yüzerek geçti ve gelip “Germans saldırmak üzere” dedi. Bazı military intelligence tipleri tarafından içeri alındı ve sabah 4’te hâlâ onu sorguluyorlardı. Yani size saldırmak üzere olduklarını söylüyor; peki, saldırmışlar.

Bu biraz farklı bir durum. İkincisi, neden bir saldırıyı absorbe edersiniz? Ya da düşmanın ilk vurmasına izin verirsiniz? Bunu yapmak için nedenler vardır. Birincisi, o saldırıyı absorbe edip geri dönebileceğinize çok ikna olduysanız, iki şey olabilir. Birincisi, düşman en iyi darbesini indirip siz “evet, tamam” dediğinizde şoka girer. Iran’da gördüğümüz buydu. Americans ellerindeki her şeyle vurdular. Toz duman dağıldığında Iranians sadece geri ateş ediyor ve “Elinizdeki bu kadar mı?” diyorlardı. Cidden. Ve Americans o noktada depolarına bakıp “Kahretsin, elimizdeki gerçekten bu kadar. Neredeyse hiçbir şeyimiz kalmadı” diyorlardı. Ah, bir de hiçbir şey üretemiyoruz, çünkü ekonomimiz, yani manufacturers’larımız en iyi ihtimalle ikinci dünya gücü, bileşenler de başka ülkelerden geliyor.

Yani evet, düşmanın vurmasına izin verip beklemek için bir neden bu olurdu; darbeyi kaldırabileceğinizi ve tersine çevirebileceğinizi bilirsiniz. Çünkü bu aynı zamanda sempati de üretir. Özellikle de sempatik olan o ülkeler daha sonra size yardıma gelmeye daha kolay ikna edilebilir ya da ahlaki üstünlük zeminiyle bunu yapmak onlar için daha kolay olur. Iranians bunu epey yaptı.

Russia vurduğunda vurmak zorundaydı, çünkü Ukrainians Detsk ve Lugansk’ta soykırıma başlamaya hazırlanıyordu ve Detsk’in biraz dışında, yani pardon Lugansk’ın biraz dışında duruyorlardı, ama Detsk’in batı kenarlarının içinde oturuyorlardı. Büyük bir soykırım olurdu.

Russia’nın article 51’i, yani koruma hakkını, bu yüzden devreye soktu. Bu arada Germans için, anlamıyorsanız diye, Italians, Hungarians ve Finns için de söylüyorum; UN charter’da ayrı bir madde var, ülkelerinizde herhangi bir Nazism, Nazism’in yeniden doğuşu varsa UN permanent members’ın gelip uluslarınızı silip süpürmesine izin veriyor. Charter’ı okuyun. İçine neler girdiğine şaşırırsınız. Yani evet, o an da var. Meritz gerçekten devam edip gri üniformasını giymek istiyorsa, o zaman Germany’yi yıkmaya başlayabiliriz. Hem de oldukça legal biçimde, oldukça legal. Üstelik tam da o charter’a göre; bu arada Germany de artık UN üyesi olarak imzalamış durumda.

Yani darbeyi neden absorbe edersiniz meselesinde, Europe örneğinde, mesela Italy’ye bir saldırı ya da açık denizlerde British pirates’a bir pusu, hâlâ belli ölçüde kontrol imkânı olan çok iyi bir escalation olurdu derim. Russia’nın Poland’a saldırmasına gelince, evet, bu Russia’nın önümüzdeki iki gün içinde aya gitmesi kadar olası. Neden isteyelim ki? Şu anda karada ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. Daha iyisi, Russia’nın Western Europe’u ilhak etmesi kadar olası. Neden? Bunu neden isteyelim? Poland’ın narco goblin’in destekçileriyle ve komşularıyla ilişkilerini yok etmesinin önüne geçmesi fazla güzel. Neden bunun önüne geçmek isteyelim?

Bunu kim öneriyor? Poland’ın artık rotadan çıktığından korkan insanların ta kendisi. Nota kâğıdından çıktı. Yeni bir nota kâğıdında ve bu nationalist bir nota kâğıdı; biz de o yeni nota kâğıdını sevmiyoruz, çünkü Poland birdenbire Melnik’in bir Nazi fazla olduğunu söyledi. Neden bilmiyorum, ama Darabich bir Nazi fazla değildi, fakat görünüşe göre Melnik sonunda o bir Nazi fazla oldu. Luxembourg’da yaşlılıktan ölen o yaşlı piç, toplu katliamcı psikopat. Ama hayatının geri kalanını konfor içinde yaşamasına izin verildi. Böylece tekrar öne çıkarılıyor ve Ukrainians birliklerine Nazi formations ve Nazis’in adlarını vermeye başlıyor. Ah, tabii zaten bunu yapıyorlardı.

Yani Poles belki de, yani belki Novarisk sadece bir bahane bekliyordu. Bu da mümkün. Ve Ukrainians ona bahaneyi verdi. Mesele sadece Zilinski’nin ona defolup gitmesini söylemesi değil. “Kahramanlarımızın adını istediğimiz yerde ya da birliklerimizde kullanırız” dedi. Ama artık kontrolden çıkan commanders’ları Poles’u öldürmeye başlamakla tehdit ediyor. Şimdi doğrudan Poland’ı işgal etmekle ve Poland’ı drones ile vurmaya başlamakla tehdit ediyorlar. Azov’a bakarsanız, artık çekirdek yapı; artık battalion ya da brigade değil. Bir corps. Azaf siyah bayrağını yayımladı ve üzerinde kırmızıyla super Ukraine’in sınır çizgisi var; bu da tesadüfen Poland’ın üçte birini içeriyor. Poles’un bunu fark etmediğini düşünüyorsanız, kendinizi kandırıyorsunuz.

Dolayısıyla tabii ki Poles ilişkilerin berbat hâle geldiğini fark etti. Ve bu şimdiden meyve vermeye başladı. Norris, o MiG’ler gelmiyor dedi. Nefesinizi tutmayın. Yani Poland’ın Ukraine’e devretmeye hazırlandığı bir MiG 29 filosu artık oraya gitmeyecek. Yani yine söylüyorum, Zilinski gibi birinden neden kurtulalım? Poland’a neden saldıralım? Bu mükemmel bir durum. Russian tarafının böyle herhangi bir hamlesi düpedüz saçmalık olurdu.

Italy gibi yerlere gelince, bu ülkelerden birini örnek yapmak istiyorsanız, Russian çocuklarını öldüren drones’u üreten manufacturing facility’yi ortadan kaldırmak, bunu neden yaptığınıza dair çok iyi bir temel sağlar. Ve Italy böyle bir zeminde savaşa gitmeye çalışmayı çok zor bulabilir. Maloney çoğu insanın sandığı kadar popüler değil. Ayrıca conservative movement’a tamamen ihanet etti. Ve bu arada son iki yılda Italy’yi migrants ile, migrants’ın kitlesel akınıyla doldurdu. Yani günleri nihayet sayılı olabilir. Dolayısıyla o drones’u üreten manufacturing facility’ye örnek niteliğinde bir saldırı yaparsanız, bu muhtemelen savaşa gitmekten kaçınabilir ve size istediğiniz political results’u sağlayabilir.

Estonia’ya gelince, Estonia’nın da şu sorunu var: nüfusunun neredeyse yarısı Russians ve Russian historical land üzerinde yaşıyor. Narva, o bölge 9th century’den beri Russian’dır. Communists, Bolsheviks güzel küçük yeni çizgiler çizmeye başladılar ve Russian lands’i Estonia’ya dahil ettiler. Onları biraz büyütelim, onlara bir büyük şehir daha verelim. Kimin umurunda? Yine Moscow’dan yönetiyoruz. Crimea ile sorunu yaratan zihniyet de aynıydı. Yani Estonia’da Russians, kendi homeland’larında ikinci sınıf citizens bile değiller. Son 1,100 yıldır işgal ettikleri kendi homeland’larında citizen bile değiller. Citizen değiller. Temelde gri pasaportlu yarı yasal residents gibiler.

Estonia sadece bir... bu arada üç Baltic country konusunda çoğu insan bunu anlamıyor, özellikle de EU içindelerse. Hepsinde yılda bir kez, yaz aylarında, government sponsored SS parades oluyor; government officials gelip ESS veterans ile konuşuyor, devlet tarafından parası ödeniyor. Estonia’nın defenders’ı denilen, her şeyden önce Adolf’a yemin etmiş insanların ta kendileri.

Estonia son derece, son derece iyi bir örnek olabilir. Birincisi, orada eve döndürülmesi gereken çok sayıda Russians ve Bolsheviks tarafından yapay olarak ayrılmış olup eve döndürülmesi gereken territories var. İkincisi, evet, savaşmak istiyorlar. Görünüşe göre savaşmak istiyorlar. Bırakın savaşmanın ne demek olduğunu tatsınlar.

Evet. Bu noktada, geldiğiniz için çok teşekkür ederim ve evet, dediğim gibi, kesinlikle artık bir şeyler değişiyor. Aynı şeyi şimdi Russians’ın kendi vessels’larını askeri warships ile yönlendirmesinde ya da assist, yani escort etmesinde görüyorum. Bu piracy’yi önlemek için civilian ships üzerine guns monte edildiğini görüyoruz. Yani retorik değişiyor, heavy attacks var. Dolayısıyla genel olarak bir şey değişmiş gibi görünüyor. Bakalım bu nasıl gelişecek. Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Teşekkürler, Glenn. Her zaman memnuniyetle. Belki bir gün iyi haberler, yani positive things, rainbows, butterflies, apples ve berries gibi şeyler tartışırız. Biliyor musun, ben bu podcast’e başladım çünkü ana araştırma odağım greater Eurasia ve Russians’ın ekonomilerini doğuya nasıl yeniden yönlendirdikleri üzerineydi. Kitaplarımın en az 10’u bu meseleye odaklandı ve bütün bunları öğretiyordum ama aman Tanrım, geçen yıl çok iç karartıcıydı, neredeyse sadece war. Evet, academia’nın da biraz daha sıkıcı hâle gelmesini dört gözle bekliyorum, bu çok hoş olurdu.

Bence sorun şu ki academia’nın büyük kısmı zaten çok sıkıcı. Sadece senin konuştuğun, başka insanların konuştuğu, benim konuştuğum her şeyi görmezden geliyorlar. Çok dar bir bandwidth’e tepki veriyorlar. Ve maalesef bu bir group formation. Yani bütün detaylar onlara sıkıcı geliyor. Sadece Russians evil ve işte bu kadar.

Evet. İlk çalışmaya başladığım zamanı hatırlıyorum, çünkü bunun büyüleyici olduğunu düşünmüştüm. Chinese, Russians, Indians, hepsi bu yeni tech centers’ları yaratıyor, kendi supply chains’lerini oluşturuyorlar. Kendi physical transportation corridors’larını, kendi development banks’lerini geliştiriyorlar. Dollararizing’den çıkıyorlar, tamamen yeni payment system kuruyorlar. Sonra media ve academia’ya döndüğünüzde şöyle: ah, bu sadece bir sideshow. O kadar önemli değil. Ama evet, işte buradayız. Mesela Russia daha yeni ilk photonic chip factory’sini açtı. Chinese birkaç ay önce bir tane açtı.

Photonic chips, yani AI bubble’ı, özellikle de Americans’ın bugünlerde inşa ettiği AI construction bubble’ını çökertmekten bahsetmek istiyorsanız... Photonic chips, çünkü silicon içinde etchings değiller. Electronics değiller. Photons, yani light kullanıyorlar; neredeyse o kadar heat biriktirmiyorlar. Capabilities çok daha büyük. Chinese olanlar için yıl sonuna kadar bu chips’lerden 12,000 adet üretmeyi planlıyorlar. Russian chip manufacturing’in Photonic tarafında ne kadar büyük olacağından emin değilim, ama en iyi Nvidia chip’inden bin kat daha hızlı olduğundan bahsediyorlar. Bu biraz büyük bir abartı olabilir, ama 10 kat daha hızlı olsa bile, bu devasa bir breakthrough. Yani Russia ve China şimdi photonic chips’e girecekse ve US buna hiç yakın değilse, current technology’ye ağır, çok ağır yatırım yapıp daha advanced technologies’e yatırım yapmadıysa, bu çok büyük bir bubble burst olur.

Kesinlikle. Peki, teşekkürler G.

Bunu bir dahaki sefere ele almamız gerekecek.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol