Glenn Diesen

Stanislav Graivnik: “NATO Savaşı Kendi Topraklarında Hissetmeden Durmayacak”

İngilizce podcast bölümünde sunucu ile eski US Army subayı Stanislav Graivnik, Rusya-Ukrayna savaşında tırmanan gerilimi, cephe hatlarındaki gelişmeleri, NATO ve Avrupa ülkelerinin rolünü ve Moskova’daki siyasi atmosferi tartıştı. 2 Haziran 2026 tarihli yayında Graivnik, özellikle Kiev’e yönelik Rus saldırılarının yoğunlaşması, Ukrayna’nın drone savaşı taktikleri ve Avrupa’nın savaşa daha doğrudan çekilme ihtimali üzerine sert değerlendirmelerde bulundu.

Kiev’e Yönelik Saldırılar ve Moskova’daki Hava

Sunucu, programın başında son dönemde Kiev’e yönelik saldırıların daha yoğun hale geldiğini, daha önce Batılı liderlerin Kiev’e trenle gidip gelmelerinin nispeten serbest olduğunu, ancak Moskova’nın karar alma sürecinde bir değişiklik yaşanıyor gibi göründüğünü söyledi. Avrupa ülkelerine yönelik Rus söyleminin de sertleştiğini belirterek Graivnik’e Moskova’daki ruh halini sordu.

Graivnik, Moskova’daki genel havayla Kremlin’deki karar alma iklimi arasında ayrım yaptı. “Moskova’daki hava, Kiev’in bir kratere dönüşmesi gerektiği yönünde,” diyen Stanislav Graivnik, “Estonya’nın da, belki bazı Avrupa şehirlerinin de aynı akıbete uğramasını isteyen son derece militan bir ruh hali var” şeklinde değerlendirdi. Ona göre Rus kamuoyunda öfke, Ukrayna’nın Rus sivillere saldırdığı iddiaları nedeniyle büyüyor.

Graivnik, Ukrayna’nın her gün beş ila on Rus sivili öldürdüğünü öne sürdü. Özellikle Donbas ve Rusya’ya yakın bölgelerde sivil araçların, benzin istasyonlarının ve yolların hedef alındığını iddia etti. Programın başında, Zaporizhzhia’dan dönen eski asker arkadaşlarının bir yolda Ukrayna drone’ları tarafından bırakılan mayın nedeniyle bir sivil aracın patladığına tanık olduğunu aktardı. Bunu “terör bombardımanı” olarak niteledi.

Drone Savaşının “Oyunlaştırılması” İddiası

Graivnik’in en dikkat çekici iddialarından biri, Ukrayna tarafında drone savaşının puan sistemine bağlandığı yönündeydi. Ona göre Ukraynalı drone operatörleri, askeri araçlar, personel, mühendislik ekipmanı, telekom altyapısı, sivil kamyonlar ve hatta sivil kişiler gibi hedeflere göre farklı puanlar alıyor. Bu puanların ay sonunda birliklere ekipman, maaş, ikmal ve başka avantajlar sağlamak için kullanıldığını savundu.

“Buradaki performans göstergesi bir şeyi öldürmek,” diyen Graivnik, “askeri hedef yoksa sivil kamyona, o da yoksa sivil araca, o da yoksa bahçesindeki bir yaşlı kadına yöneliyorlar” ifadelerini kullandı. Graivnik, bu sistemin NATO tarafından oluşturulduğunu ve Ukrayna’ya aktarıldığını ileri sürdü. Drone’ların yalnızca yüzde 15-20’sinin hedef vurduğunu, geri kalanının durdurulduğunu, düşürüldüğünü ya da ağaçlara takıldığını söyledi. Bu nedenle operatörlerin “bir şey vurma” baskısı altında kaldığını savundu.

Sunucu, Luhansk’ta bir yurdun vurulması ve Batı medyasının bunu aktarma biçimi üzerinde durdu. BBC ve Avrupa medyasında olayın “Putin’in Ukrayna’yı suçlaması” çerçevesinde sunulduğunu belirtti. Bazı haberlerde binanın drone operatörleri tarafından kullanılmış olabileceği iddiasına yer verildiğini, ancak Ukrayna yanlısı bazı sitelerde öğretmen ve çalışanların ölüm listelerine konduğunu söyledi. Graivnik ise bu tür listelerin ABD istihbarat altyapısına yakın sunucularda barındırıldığını iddia etti.

Kremlin İçindeki Tartışmalar ve “Sert Yanıt” Talebi

Graivnik’e göre Rusya’nın tepkisi hâlâ sınırlı. Ancak Kremlin içinde daha sert yanıt isteyen bir kanadın güçlendiğini savundu. Andrey Kartapolov gibi isimlerin “karar alma merkezlerinin” hedef alınacağını söylediğini, fakat Rusya’nın Zelensky yönetiminin siyasi çevresini doğrudan hedef almamasını eleştirdi.

“Ukrayna bir kleptokrasi,” diyen Graivnik, “Zelensky’nin çevresindekiler orada, çünkü her şeyi sonuna kadar yağmalıyorlar” şeklinde konuştu. Ona göre Ukrayna hükümetindeki birçok kişi ideolojik bağlılıktan değil, maddi çıkar nedeniyle savaşın sürmesini istiyor. Graivnik, bu çevredeki bazı isimler hedef alınırsa hükümetin çökeceğini, çünkü bu kişilerin ölmek için değil zenginleşmek için orada olduğunu öne sürdü.

Graivnik, NATO’nun asıl olarak kendisini güvende hissettiğini, çünkü bedeli Ukraynalıların ödediğini savundu. Bu nedenle Rusya’nın yalnızca Ukrayna’yı değil, NATO içinde örnek olacak bazı hedefleri vurması gerektiğini iddia etti. “NATO’ya örnek gösterilmeli; Kiev’de değil, belki Tallinn’de, belki Riga’da,” diyen Graivnik, “savaşın ne olduğunu unuttular, bunu kendi tenlerinde hissetmeye başlamalılar” diye konuştu.

NATO’nun Rolü ve Doğrudan Savaş Tartışması

Sunucu, Batılı ülkelerin uzun menzilli silahlar üretme ve bunların Rusya içindeki hedeflere karşı kullanılmasına izin verme yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Ona göre son dört yılda Batı’nın savaşa katılımı kademeli olarak arttı: önce daha uzun menzilli, sonra daha güçlü silahlar gönderildi; başta tartışmalı olan söylemler zamanla normalleşti. Sunucu, Rusya’nın iki seçenek arasında bırakıldığını söyledi: ya NATO ile daha geniş bir savaşı göze alarak misilleme yapmak ya da tepki vermeyerek karşı tarafı cesaretlendirmek.

Graivnik, özellikle Baltık ülkeleri ve Finlandiya’nın hava sahası veya topraklarının Ukrayna drone’ları için kullanılmasına izin vermesi halinde artık tarafsız sayılamayacaklarını savundu. Letonya’nın beş üssünü Ukrayna drone’ları için fırlatma platformu olarak kullanma sürecinde olduğunu iddia etti. “Hava sahalarını, topraklarını kullandırıyorlarsa artık vekil değil, doğrudan muharip taraftırlar,” diyen Graivnik, “bu durumda doğrudan muharip taraf olarak imha edilmeleri gerekir” ifadelerini kullandı.

Sunucu ise Batı basınında Rusya’nın tepki vermekten korktuğu fikrinin yaygınlaştığını belirtti. Bu algının NATO ülkelerini daha cesur hale getirdiğini, bunun da caydırıcılık mantığını tersine çevirdiğini savundu. Ona göre “tırmanmayı kontrol etme yanılsaması” tehlikeli bir kırılma noktasına yaklaştırıyor.

Zaporizhzhia’dan Donetsk’e Cephe Değerlendirmesi

Programın ikinci bölümünde cephe hatları tartışıldı. Sunucu, Zaporizhzhia bölgesinde Ukrayna’nın Dnipro boyunca bazı alanlarda ilerleme sağladığını, buna karşılık Konstantinovka’nın düşme sürecine girmiş göründüğünü söyledi. Ayrıca Kharkiv ve Sumy çevresinde Rusya’nın daha geniş bir cephe açtığını belirtti.

Graivnik, değerlendirmesine Zaporizhzhia’dan başladı. Ukrayna’nın Şubat ayından bu yana bölgede üçüncü karşı taarruzunu yürüttüğünü, Batı Zaporizhzhia’da Rus güçlerini bir ölçüde geri ittiğini söyledi. Ancak önceki iki karşı taarruzun başarısız olduğunu savundu. Gulyaypole yakınındaki girişimin hızla durdurulduğunu, Dobro bölgesinin doğusundaki ilerlemenin ise şimdi kuşatılmakta olduğunu öne sürdü.

Graivnik’e göre Ukrayna birliklerinin bazı hatları daha hızlı yarabilmesinin nedeni kayıpları önemsememeleri. “Ukraynalıların daha hızlı gedik açabilmesinin ana nedeni kayıpları umursamamaları,” diyen Graivnik, “intihar piyadesi atıyorlar; eğitimli birlikleri ise sonradan devreye sokuyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Sokaklardan zorla toplanan erkeklerin yaş ve sağlık durumuna göre ayrıldığını; genç ve sağlıklı olanların taarruz birliklerine, diğerlerinin ise “tek hücumluk” birliklere verildiğini iddia etti.

Graivnik, Kharkiv yakınlarında bir arkadaşının anlattığı örnek üzerinden Ukrayna’nın dalgalar halinde piyade gönderdiğini, bu birliklerin çoğunun topçu ateşiyle açık arazide yok edildiğini söyledi. Ona göre 2 kilometrelik açık alanı topçu ateşi altında geçmek “intihar görevi” anlamına geliyor. Piyadenin amacının düşmana 50 metre veya daha kısa mesafede temas kurmak olduğunu, daha uzak mesafelerde hazırlanmış mevzilere karşı ilerlemenin ölümcül olduğunu anlattı.

Konstantinovka, Kramatorsk ve Slovyansk Hattı

Graivnik, Orikhiv’in Zaporizhzhia’da son önemli tahkim edilmiş yerlerden biri olduğunu, Rus güçlerinin batıdan ve doğudan yaklaşık 9 kilometre mesafeye kadar yaklaştığını söyledi. Bölgedeki Ukrayna savunmalarının çöktüğünü ve Orikhiv’in üç yönden baskı altına alınmak üzere olduğunu savundu. Orikhiv düştüğünde Zaporizhzhia içinde Dnipro’ya kadar ciddi savunma hattı kalmayacağını ileri sürdü.

Donetsk hattında ise Konstantinovka’nın yaklaşık yüzde 70’inin Rus kontrolünde olduğunu veya kuşatma cebinde kaldığını iddia etti. Köprülerin havaya uçurulduğunu, şehrin nehir boyunca bölündüğünü ve Ukrayna birliklerinin güney-merkezde sıkıştığını söyledi. “Konstantinovka’da geriye kalan kısım düşmek üzere görünüyor,” diyen Graivnik, “Rus güçleri Kramatorsk’un doğu kenarlarına yaklaşık 6-7 kilometre mesafede” bilgisini verdi.

Kramatorsk, Slovyansk ve güneydeki daha küçük bir yerleşimin Donbas’taki son büyük tahkim edilmiş hatlardan birini oluşturduğunu belirtti. Bu hattın arkasında ise büyük ölçüde açık arazi olduğunu söyledi. Kuzeyde Lyman çevresinde Rus kuvvetlerinin lojistik hatları kestiğini, ev ev çatışmaya girmek yerine Ukrayna birliklerini açlık ve mühimmat sıkıntısıyla yıpratmaya çalıştığını aktardı.

Kharkiv, Sumy ve Belarus İhtimali

Graivnik, Kupyansk çevresinde Rus güçlerinin temizlik operasyonu yürüttüğünü, Kharkiv’in doğusundaki bazı lojistik hatların kesildiğini ve geniş bir Ukrayna cebinin oluşmakta olduğunu söyledi. Sumy’nin kuzeyinde Rus güçlerinin kente yaklaşık 7-8 kilometre mesafede olduğunu, doğudan ise yaklaşık 30 kilometre uzakta baskı kurduğunu iddia etti. Ormanlık alanların drone’lardan korunmak için kullanıldığını belirtti.

Belarus meselesi de programda ayrı bir başlık oldu. Sunucu, Zelensky’nin Belarus’un savaşa her an girebileceğini söylediğini, Ukrayna’nın Belarus’ta 500 hedef belirlediğini açıkladığını ve Ukrayna drone’larının Belarus hava sahasına sık sık girdiğini hatırlattı. Bunun gerçek bir Rus-Belarus tırmanma hazırlığı mı, yoksa Ukrayna’nın savaşı yeniden medyanın gündeminde tutma çabası mı olduğunu sordu.

Graivnik, Zelensky’nin uzun vadeli hayatta kalma umudunun Avrupa Birliği’ni savaşa tamamen çekmek olduğunu savundu. Ona göre ABD Avrupa adına savaşmayacak, fakat Avrupa’nın silahlanması ve savaşa dahil olması üzerinden para kazanacak. “Zelensky’nin amacı başından beri Avrupalıları bu savaşa sürüklemekti,” diyen Graivnik, “bu onun hayatta kalma yöntemidir” değerlendirmesini yaptı.

Avrupa Siyaseti, Propaganda ve “Seçim Yanılsaması”

Graivnik, Avrupa’daki siyasi partilerin çoğunu aynı savaş çizgisinin parçası olarak niteledi. Almanya’da Alternative für Deutschland dışında tüm partilerin tırmanma politikasını desteklediğini savundu. İngiltere’de Reform UK için bazı seçmenlerin umut taşıdığını, ancak diğer partilerin genel olarak aynı çizgide olduğunu söyledi. Avrupa’da seçmene gerçek tercih değil, kontrollü tercih sunulduğunu ileri sürdü.

Sunucu, Noam Chomsky’nin liberal demokratik toplumlarda tartışmanın sınırlarını daraltma fikrine atıfta bulundu. Ona göre Batı’da tartışma, “Putin Hitler’e mi Stalin’e mi daha çok benziyor” gibi dar bir çerçeveye sıkıştırılıyor. Ukrayna’ya yardım etmenin varsayılan olarak iyi ve ahlaki olduğu kabul ediliyor; NATO’nun 2014’ten itibaren Ukrayna’daki rolü, Minsk anlaşmaları, 2019 seçimleri ve İstanbul görüşmeleri ise ana akım tartışmanın dışında bırakılıyor.

Sunucu, “Eğer NATO’nun erdemini ve fedakârlığını sorgularsanız, kabul edilebilir tartışmanın dışına düşüyorsunuz,” diye belirtti. Kendi ülkesindeki tüm milletvekillerinin Ukrayna’ya silah gönderilmesini desteklediğini, hiçbirinin Rusya ile diplomasi çağrısı yapmadığını söyledi. Ona göre gazeteler farklı görünse de aynı çizgide yayın yapıyor.

Graivnik bu noktada askeri ve kurumsal dünyada kullanılan “karar alma matrisi” örneğini verdi. Bir komutana veya yöneticiye farklı seçenekler sunulurken, aslında istenen seçeneğin öne çıkarıldığını, diğer seçeneklerin ya kötü gösterildiğini ya da masadan kaldırıldığını anlattı. “Krala da köylüye de aynı seçim yanılsaması verilir,” diyen Graivnik, “beş-altı seçenek sunulur ama alan önceden öyle ağırlıklandırılmıştır ki istenen seçenek seçilir” şeklinde açıkladı.

Graivnik’e göre Avrupa Birliği’nde tehlike, liderlerin kendi propagandalarına inanmaya başlamasıyla büyüyor. Viktor Orban’ın Avrupa’nın savaşa sürüklenmesini frenleyen son büyük aktör olduğunu, onun etkisinin zayıflatıldığını savundu. Robert Fico ve Andrej Babiš gibi isimlerin ülkelerini bir ölçüde geri çekebileceğini, ancak Avrupa Birliği’nin genel yönünü durduracak ağırlıkta olmadıklarını söyledi. Sunucu da bu görüşe katıldığını belirterek, bu liderlerin ülkelerini frenleyebileceğini ancak Avrupa Birliği’nin savaşa doğru ilerleyişini durduramayacağını ifade etti.

Programa Dönüş ve Sahadaki Durum

Evet. Evet.

Sunucu: Tekrar hoş geldiniz. Bugün 2 Haziran 2026 ve eski bir ABD Ordusu subayı olan, daha sonra memleketi Donbas’a dönen Stanislav Graivnik’i ağırlama ayrıcalığına sahibiz. Programa yeniden katıldığınız için teşekkür ederiz.

Stanislav Graivnik: Teşekkür ederim. Burada olmak her zaman bir zevk. Donbas’a birçok kez döndüm ama şu anda Moscow’da yaşıyorum. Yani... ama evet, epey seyahat ediyoruz.

Biliyorsunuz, birkaç arkadaşım vardı; eski askerler, bu yüzden bu tür durumlarda sivillere göre biraz daha dengeliler. Zaporizhia’ya doğru bir sefer yaptılar ve dönüş yolunda, Ukraynalıların “ölüm otoyoluna” çevirmeye çalıştığı otoyolda şunu söylüyorlardı: gizlenmişler. Bu, Roto Tagen Dupal otoyolu; sonra Kherson’a ayrılıyor, yani henüz tam olarak kurtarılmamış olan Kherson Oblast’a, sonra da Crimea’ya ayrılıyor.

Ukraynalılar, yakıt kamyonlarını vurmak için drone kullandıklarını söylüyorlar. Aslında yaptıkları şey şu: Evet, birkaç yakıt kamyonunu, askeri olanları vurdular; ama vurduklarının büyük çoğunluğu sivil kamyon taşımacılığı. Sivilleri öldürüyorlar. Son zamanlarda da gecenin ortasında drone’larla yollara mayın bırakıp gidiyorlar. Arkadaşlarım geri dönerken, önlerindeki sivil bir araç bu mayınlardan birinin üzerinden geçti ve patladı.

Durum bu. Temelde bu, daha fazla terör bombardımanı. Yollara mayın bırakıyorlar ve trafiğin çok, çok, çok büyük çoğunluğu sivil trafik. Amaç yine daha fazla sivil öldürmek. Yeni bir şey yok.

Moscow’daki Hava ve Escalation Ladder

Sunucu: Evet. Ben de daha sonra buna, cephe hatlarına değinmek istiyordum çünkü cephenin farklı kesimlerinde farklı gelişmeler var. Ama önce, Russia’nın bu escalation ladder’da nasıl yükseldiğini nasıl gördüğünüzü sormak istedim. Çünkü bu sabah uyandığımda Kiev’e yine büyük çaplı bir saldırı olduğunu gördük. Geçmişte Kiev’e yönelik saldırıların sınırlı olduğunu biliyorduk ve Batılı liderler esasen istedikleri gibi trenle girip çıkmakta özgürdüler.

Ama Moscow’da karar alma açısından bir şey değişmiş gibi görünüyor. Şimdi Kiev artık dokunulmaz değil gibi; çok daha sert vuruluyor. Ayrıca özellikle European ülkelerine yönelik söylem de sertleşiyor. Sizce Moscow’daki havada ne değişti?

Stanislav Graivnik: Moscow’daki hava demektense Kremlin’deki hava demek daha doğru olur sanırım. Çünkü Moscow’daki hava şu: Kiev bir kratere dönüşmeli. Estonia bir kratere dönüşmeli. Belki birkaç European şehri de, yani Russian olmayan, Ukrainian olmayan European şehirleri de kratere dönüşmeli. Moscow’daki hava son derece militan ve bu, Russia’nın büyük çoğunluğu için de geçerli.

Dediğim gibi, siviller öldürülüyor; bu yeni bir şey değil. Ukraynalılar her gün beş ila on sivil arasında insan öldürüyor.

Drone Savaşının Oyunlaştırılması

Drone savaşının oyunlaştırılmasından bahsettik mi?

Sunucu: Hayır.

Stanislav Graivnik: Tamam. Bundan bahsetmedim mi? Tamam. Drone savaşının oyunlaştırılması şu: Ukraynalılar neden son çare olarak sivilleri öldürüyor? Bu adamların bir teşvik programı var. Pahalı askeri ekipmanı havaya uçururlarsa belli miktarda puan alıyorlar. Askeri personeli etkisiz hale getirirlerse başka miktarda puan alıyorlar.

Eğer hedef alanında ya da bölgede bu tür hedefler yoksa, sivil mühendislik ekipmanına veya telekomünikasyon ekipmanına yöneliyorlar. O da yoksa sivil kamyonlara yöneliyorlar. O da yoksa sivil arabalara. O da yoksa bebek arabası iten bir büyükanneye. Bir miktar puan alabilmek için bir şey öldürmek zorundalar. Hedef kategorilerinde aşağı indikçe puan da düşüyor.

Yani bataryaları bitmeye başlıyorsa ve beklerken ya da öldürecek bir şey ararken bir çocuk oyun parkında görünürse, hedef yine hedeftir. Oyun parkındaki çocuk da olsa. “Russians öldürmek lazım.” Ona da saldırırlar.

Birim, ister tim olsun, ister takım, ister bölük, ay sonunda bu puanları topluyor ve bunlarla ekipman alıyor. Daha iyi ekipman alıyorlar, daha iyi maaş, daha iyi erzak, promosyon malzemesi, ne varsa. Savaşın oyunlaştırılması bu. Bir başka NATO icadı, Ukrainian laboratuvar köpeğine devredildi.

Buradaki KPI bir şeyi öldürmek. Bu da bu heriflerde kalan azıcık insanlığı kalıcı olarak silip atıyor. Bir şey öldürmek zorundalar. Yoksa drone’ları kaybedip hiçbir şey yapmazlarsa cezalandırılıyorlar.

Drone’ların büyük çoğunluğunun hiçbir şeyi öldürmediğini düşününce, yani drone’larla gördüğünüz tüm “öldürmeler” drone’ların sadece yaklaşık yüzde 15-20’si. Geri kalanı durduruluyor, düşürülüyor, ağaçlara takılıyor vesaire. Gerçeklik bu.

Evet, elbette bir yolu, bir otoyolu mayınlarlar. Sivillerin yakıt aldığı bir benzin istasyonunu vururlar. Tek tek arabalara saldırırlar. Gerekirse bahçesindeki bir büyükanneye saldırırlar çünkü o da bir şeydir. Karşı karşıya olduğumuz gerçeklik bu.

Ve kesinlikle bir okulu hedef alırlar. 21 kişiyi öldürdüler. Batı şimdi “sadece rotasından sapmış bir füze” diyor. Ne füzesi? 16 drone vardı. Yarım gün boyunca keşif drone’larıyla Bisk’teki o okulu gözetlediler. Hayır, bu çok, çok spesifik bir şekilde sivilleri hedef almaktır; askeri bir şey bulamayınca devreye sokulan yedek plan olarak.

Lugansk’taki Yurt Saldırısı ve Russia’nın Kısıtlamaları

Sunucu: Evet. Moscow’daki hesabı neyin değiştirdiğini merak ediyordum. Bir yandan NATO’nun kendi topraklarının Russia’yı vurmak için kullanılmasına izin vermesi hakkında çok şey duyduk. European ülkelerinin de sadece daha fazla kabiliyet, yani uzun menzilli füzeler geliştirme niyetlerini değil, bunların Russia’nın derinliklerini vurmak için kullanılması gerektiği niyetini de açıkça dile getirdiğini duyuyoruz.

Dolayısıyla escalation ladder’da yukarı çıkılıyor. Ama Lugansk’ta vurulan yurt da artık daha fazla itidal göstermeyi çok zorlaştırmış gibi görünüyor. Bunun nasıl aktarıldığı konusunda da size katılıyorum çünkü BBC ve diğer European medyasında bu bir yurt olarak haberleştirildiğinde, başlıklardaki tek yaklaşım “Putin, Ukraine’i bunu hedef almakla suçluyor” şeklindeydi.

Sonra bazı hikayeler çıktı; buranın drone operatörleri tarafından kullanılmış olabileceği söylendi. Oysa bazı Ukrainian web siteleri bu ölüm listelerini hazırlayıp öğretmenleri ve personeli bu listeye koymuştu. Yani drone operatörüymüş gibi davranmadılar bile. Her neyse, oldukça dramatik bir gelişme. Sizce yurdun daha çok duygusal bir değeri mi var, yoksa tüm bu meseleler bir araya gelip Russia’nın artık kısıtlamalarından sıyrılmasını mı açıklıyor?

Stanislav Graivnik: Bunların hepsi ve bence hâlâ sınırlı bir sıyrılma. Ne yazık ki çok sınırlı. “Nükleer silah kullanalım” kısmına pek girmiyorum ama mesajı iletmek için konvansiyonel araçlarımız olduğunu düşünüyorum; bunu da Ukraine’i vurarak yapmak zorunda değiliz.

Öncelikle, o cinayet-ölüm-öldürme listesinin nerede kayıtlı olduğunu, sunucularının nerede olduğunu biliyor musunuz?

Sunucu: Pentagon’un yanında.

Stanislav Graivnik: CIA.

Sunucu: CIA, pardon. Maryland.

Stanislav Graivnik: Langley, Virginia. Evet. Bu arada, dinleyen Americans için söylüyorum: hükümetinizin proxy sunucuları CIA karargahının hemen yanında. Ve o listede çok sayıda American vatandaşı var. Hükümetiniz, Biden olsun Trump olsun, proxy’nizin ifade özgürlüğünü kullanan Americans’ı, kendi vatandaşlarınızı, yurttaşlarınızı hedef alıp öldürmesinde hiçbir sorun görmüyor. Bunu bir düşünün.

İfade özgürlüğü ya da düşünce suçları nedeniyle yılda 15.000 kişiyi tutuklayan England gibi yerlerden söz etmeye bile başlamayacağım.

Ukrainian Hükümeti ve Karar Alma Merkezleri

Biliyorsunuz, Andrei Kartapolov, eski bir general. Parlamento üyesi. Silahlı Kuvvetler Komitesi’nin başkanı. Çıkıp dedi ki: “Evet, karar alma merkezlerini hedef alacağız ama Rada’nın, Zelensky’nin ya da siyasetçilerin peşinden gitmiyoruz. Sadece karar alma merkezleri. Biz orduyla savaşıyoruz.”

Ben buna katılmıyorum. Çünkü ordu sadece bir araç. Siz hükümetle savaşıyorsunuz ve Ukraine hükümeti psikopatça bir yapı.

Ukraine’de hükümeti hedef alma meselesine gelince: Russia ile savaşırsanız, Iran ile savaşırsanız, China ile savaşırsanız, medeniyet devletleriyle savaşırsınız. Bir kişiyi öldürürsünüz, sıradaki kişi öne çıkar. Onu öldürürsünüz, sonraki kişi öne çıkar. Ukraine’de bu yok. Bu bir kleptokrasi.

Zelensky’nin çevresindeki insanlar orada çünkü her şeyi sonuna kadar soyuyorlar. Bu savaşı sürdürecekler çünkü Ukrainian halkını, küçük oğlanları ve kızları savaşa göndermek onlara para kazandırıyor. Ama Ukraine için ölmeye gelmediler. Hiçbiri Ukraine’de yaşlanıp ölmeyi planlamıyor. Domuz sürüsü gibi yalaktan beslenmek için oradalar. Beslendikleri şey de kendi halklarının eti ve kemikleri.

Bu yüzden öldürülmeye, tasfiye edilmeye, adalet önüne çıkarılmaya başladıkları anda geri kalanlar kaçacak. Çünkü bu işte ideolojik bir bağlılıkları yok. Yenilgi için buradalar. “Tamam, artık öldürülme riskim yeterince arttı. Ne kadar para çaldım? Yeterli. Buradan defolup gidiyorum.” Zelensky hükümetinde olacak olan bu. Çökecek.

Zelensky’nin kendisinin peşinden gitmeniz gerekmiyor. Onlardan yeterince kişiyi ortadan kaldırmanız yeterli. Budanov belki kalacak olan tek kişilerden biri olabilir çünkü kendini adamış bir terörist. Geri kalanlar her yöne dağılır. Zaten bazıları dağıldı bile. Yuliya Mendel buna en iyi örnek. Hükümette ne kadar süre vardı? Yani bana tüm yolsuzluğu bilmediğini mi söylüyorsunuz, yoksa payını mı alamadı da gemiyi terk etmeye karar verdi?

Zelensky’ye bu kadar uzun süre bu kadar yakın olmuş biri, çatışmanın beşinci yılında, Zelensky ile yedinci yılında aniden ayrılıyorsa, elbette ne olup bittiğini biliyordu. Yolsuzluğu görmemek için tamamen kör, sağır ve dilsiz olmak gerekir. Son derece açık. Böyle insanlar sinirlenirlerse kaçarlar. Hayatları tehlikeye girerse kaçarlar. Çünkü kendileri ve cüzdanları için yaşıyorlar.

NATO’ya Mesaj ve Kremlin İçindeki Fraksiyonlar

Russian tarafına gelirsek, dediğim gibi, ne yazık ki Zelensky’nin yakın çevresi hedef listesinde değil. Olmalı ama NATO ile ilgili sorun şu: NATO çok rahat. EU çok rahat. Ne yaparlarsa yapsınlar, aptal Ukraynalılar tokadı yiyecek. Zaten biyomateryal olarak görülüyorlar. Kimin umurunda? Sorun bu.

NATO’dan bir örnek çıkarılmalı ya da NATO içinde bir örnek oluşturulmalı; Kiev’de değil. Belki Tallinn, belki Riga. Örnek bu olmalı. “NATO’nun geri kalanına olacak şey bu. Savaşın ne olduğunu unuttunuz. Biraz da kendi teninizde savaş hissedin.” Belki Helsinki.

Bu şehirler acı çekmeli. Onları kapatın. Hayati altyapılarını yok edin. Su arıtma sistemlerini. Bu arada Americans bunu sürekli yapıyor. European ülkeleri bunu yapıyor olsaydı Americans şimdiye kadar Europe’u yok etmiş olurdu. Mesele şu: Russia’ya bunlar yapılıyor. Neden biz aynısını yapmıyoruz?

Iranians 13 American üssünü havaya uçurdu. Nükleer savaş çıktı mı? Hayır. Israelis gidip başka bir ülkenin liderliğini öldürüyor. Nükleer savaş çıkıyor mu? Hayır. Russian hükümetine karşı kullanılan örnekler tam olarak bunlar.

Öncelikle “Russian hükümeti” demek de tam doğru değil. Kremlin tek tip bir yapı değil; hiçbir büyük hükümet tek tip bir yapı değildir. Fraksiyonları vardır. Şu anda öne çıkan büyük fraksiyonlardan biri NATO’nun canını fena yakmak istiyor. Örnek oluşturmak. NATO üslerini vurmak. Yani gerçekten vurmak. NATO’nun ihtiyaç duyduğu mesaj bu. Şu anda yükselen daha militan kanat bu.

Elbette her şeyi 2012’ye geri döndürmek isteyen liberal bir kanat da var. Gerçekçi değil, evet, ama buna inanıyorlar. Farklı görüşleri olan başka kanatlar da var. Her büyük hükümette olduğu gibi farklı fraksiyonlar mevcut. Çekişmeleri ya da manevraları mutlaka görmezsiniz. Sadece iyi gizlenmiştir. American hükümetinde bunların hepsi açıkta çünkü hepsi kendilerini öne çıkarmayı seviyor. Diğer hükümetlerde bu işler örtü altında yürür. Russia’da da örtü altında.

Ama örneğin Shoigu’yu, generalleri, daha küçük ölçüde Ministry of Foreign Affairs’i, Lavrov’u görüyorsunuz; sert bir karşılık istiyorlar. Medvedev de bu kategoride. Dmitri gibi bazıları ise anlaşma yapmak istiyor. Dmitri de yalnız değil. Hükümet içinde farklı fraksiyonlar var ve özellikle Ukrainians ile NATO’nun ürettiği bu rezaletlerle birlikte, sertlik yanlısı fraksiyon güçleniyor.

Italian yapımı drone’larla ilgili parçaları o ve diğer gazeteciler orada gösteriyordu. Ben de oraya gitmeliydim ama eski bir askeri sakatlık yüzünden ayağım sakatlandı, şişti ve koltuk değnekleriyleydim. Gidemedim.

Bu olay kamu öfkesini çok daha yukarı taşıdı. İnsanlar sert saldırıları destekliyor. Kiev’in aldığı darbeler, çoğunluğun istediği sert darbeler değil. Öfkeyi biraz yatıştırmaya yetecek düzeyde. Ama insanların çoğu şu anda Kiev’in yerde çok büyük bir çukur olmasını istiyor. Sonra yeniden inşa ederiz. Şu anki tutum bu.

Ukrainians, 1941’de yalnızca Germans’ın başarabildiği bir şeyi yaptı: Russians’a yeniden nefret etmeyi öğrettiler. Sivillere karşı işlenen tüm suçlarla birlikte bu nefret katlanarak büyüyor.

Bence NATO ülkeleri vurulana kadar, bir ya da ikisinden örnek çıkarılana kadar ve çok doğrudan bir mesaj verilene kadar bu değişmeyecek: Bugün Riga, yarın Warsaw, ertesi gün Paris ya da London. Sivilleri havaya uçurmamız gerekmiyor. Bunu nükleer silahlarla yapmak zorunda değiliz. Russian teknolojisi durdurulamaz. Yeterince büyük ve yeterince güçlü; şehri kapatabilir, iç iletişimi yok edebilir.

Bu Oreshnik’ler, örneğin Dnepropetrovsk’ta, Dnepropetrovsk’un o tarafına isabet ettiğinde, tüm borular, kanalizasyon boruları, su boruları patladı; çünkü şehrin kenarında, ground zero’ya yakın yerde 4,6’lık bir deprem etkisi yaratıyor. Richter ölçeğinde yaklaşık 5, 5,5 büyüklüğünde bir deprem. Ve o boru hatları depreme dayanıklı olacak şekilde yapılmış değil. Boşaltılan kinetik enerji bu kadar fazla. Yani evet, çok büyük zarar verebilir ve insanların hayatını çok çok rahatsız hale getirebilirsiniz; son uyarı olarak. Ondan sonra iş çok ciddileşir.

Ama NATO bunu kendi üzerinde hissetmediği sürece durmayacaklar. Öncelikle, hava sahalarının kullanılmasına izin verdiklerinde, bunun ne anlama geldiğini anlayalım. Artık bu savaşın doğrudan katılımcısıdırlar. Mesele, sadece hava sahalarının kullanılmasına izin vermeleri değil. Hava sahalarının, kara alanlarının, herhangi bir şeylerinin kullanılmasına izin vererek ve bu drone’lar topraklarından geçerken onları düşürmeye çalışmayarak artık tarafsız değiller. Artık proxy değiller ya da proxy olarak çalışmıyorlar. Doğrudan muharipler. NATO ülkeleri doğrudan muharip. Ve en azından bunlar Lithuania, Latvia, Estonia ve Finland. Russian istihbarat servislerinin yayımladığına kulak verirseniz, Latvia bir sonraki adımı atmış durumda. Beş üssünün Ukrainian drone’ları için fırlatma platformu olarak kullanılmasına izin verme sürecinde. Yani savaşın doğrudan katılımcısı. Bir taraf, doğrudan taraf. Sadece Ukraine’i destekliyor ve savunuyoruz bile diyemezler. Doğrudan muharipler; bu noktada doğrudan muharip olarak imha edilmeleri gerekir. Hepsi bu. Kararı verdiniz. Artık bu savaşta doğrudan muharipsiniz.

Şimdi soru şu: Germans hediye almaya hazır mı? British hediye almaya hazır mı? Bunu ne kadar ileri götüreceğiz? Evet, bence Batı’da kaçırılan şey bu. Russia’da olan şey bu. Russia’nın derinliklerine bir füzenin isabet ettiğini her gördüklerinde, European liderler bunu az çok, bilirsiniz, sadece kutlamakla kalmıyor, bu füzeleri nasıl ürettikleri üzerinden pay da çıkarıyorlar; herkes de bunları onların yönlendirdiğini biliyor. Bence bütün bunların içinde diğer tarafta ne olduğu kayboluyor. Senin de söylediğin gibi, Russia’da ve Moscow’da büyüyen öfke, hatta sen nefret kelimesini de kullandın, güçlü bir misilleme istiyor.

Duygusal boyutu bir kenara bıraksanız bile, Russia’nın neden artık muhtemelen çok daha sertlik yanlısı bir pozisyona kaydığının pragmatik argümanını da görebilirsiniz. Çünkü son dört yılda sık sık vurguladığım gibi, yavaş ve artan bir kademecilik vardı. Daha uzun menzilli silahlar, daha güçlü silahlar gönderiliyor. Başlangıçta bu tartışmalıydı. Baerbock’un “Russia ile savaştayız” dediğini hatırlıyorum, bu tartışmalı bir şeydi; şimdi esasen hepsi bunu söylüyor. Yani dil değişti, doğrudan müdahale daha görünür hale geldi ve her adımda Russians’ın bir ikilemi vardı. Ya misilleme yaparsınız ama o zaman NATO ile daha geniş bir savaş riskini alırsınız ya da görmezden gelirsiniz ama o zaman da aslında misilleme yapmayacakları sinyalini verirsiniz; bu da diğer tarafı cesaretlendirir.

Ben hep şu noktayı söylüyorum: bugün Batı gazetelerini okuyan hiç kimse buna karşı çıkamaz. NATO ülkeleri cesaretlenmiş durumda, çünkü her gün “İstediğimizi yapabiliriz, Russians hiçbir şey yapmayacak, savaştan korkacaklar” türü makaleler görüyorsunuz. Caydırıcılık, Russia NATO’ya saldırırsa işler; ama caydırıcılık “Russia NATO’ya karşılık veremez, biz de tırmandırırız ve tırmandırırız” anlamına gelirse, bir noktada kırılma noktasına ulaşırsınız. Benim hissiyatım da bu: artık o çizgiyi aştık ve tırmanışı kontrol edebileceğimiz yanılsaması esasen sonumuzu getirecek.

Ama dediğim gibi cephe hatlarına gelmek istiyordum. Çünkü Zaporizhia bölgesinde, senin söylediğin gibi, durum oldukça karışık. Ukrainians özellikle Dnieper boyunca toprak aldı; elbette Skarun’a giden yolları da hedef alıyorlar. Ama Konstantinovka’da, şehrin yine düşüyor gibi göründüğünü görüyoruz. Bir takvim vermek istemiyorum. Günler içinde olabilir, belki birkaç hafta dayanabilir. Russians aynı zamanda Kharkov ve Sumy boyunca çok daha geniş bir cephe hattı açıyor; birçok farklı cephe hattı birleşiyor gibi görünüyor, genişliyorlar da. Bütün bu daha geniş gelişmeleri nasıl yorumluyorsun? Çünkü birçok şey değişiyor gibi görünüyor; sadece füze ve drone saldırılarındaki tırmanış değil, cephe hatları da bazı değişimlerden geçiyor gibi.

Zaporizhia’dan başlayıp yarım daire içinde ilerleyeyim. Batı Zaporizhia’da Ukrainians ellerindeki her şeyi sahaya sürdüler ve Russian kuvvetlerini bir ölçüde geri ittirdiler. Bunu yaptılar; bu Şubat’tan beri Zaporizhia bölgesindeki üçüncü karşı taarruzları. Ukrainians açısından sorun şu: önceki iki tanesinden biri Gulyaipole yakınlarında denenmiş bir karşı taarruzdu; neredeyse anında durduruldu, ezildi ve geri püskürtüldü. Aslında geri püskürtülecek pek bir şey de yoktu çünkü hiç ilerleyememişlerdi. Diğeri Dober Zaporizhia’nın kuzeydoğusunda ya da daha çok doğusundaydı; o da şimdi temelde kuşatılıyor. Cephe hatlarını yarabildiler. İkinci hatlara kadar geldiler. Durduruldular ve şimdi doğudan ve batıdan kuşatılıyorlar; arkalarında da tüm köprüleri havaya uçurulmuş bir nehir var. Yani etrafı sarılmış çok büyük bir Ukrainian cebi var.

Ukrainians’ın Russian kuvvetlerinden daha hızlı yarma yapabilmesinin nedeni kayıpları umursamamaları. Kilit nokta bu. Kaç kayıp verdiklerini umursamıyorlar. İntihar piyadesi sürüyorlar. Bunun nasıl işlediğini anlamak için: sokaklardan toplanan adamları görüyorsunuz. İki kategoriye ayrılıyorlar: 35 yaş ve altı, sağlıklı olanlar; 35 yaş üstü ya da sağlıklı olmayanlar. Genç olanlar saldırı piyade tugayları tarafından alınıyor; burada gerçekten eğitim görüyorlar ve düzgün ekipman alıyorlar, çünkü storm infantry olarak kullanılıyorlar. Geri kalan herkes ise intihar birliğine gidiyor. Bir saldırı, bir hamle için iyiler. Ya da onları storm infantry’nin tutamayacağı bir sektörü tutmaya koyuyorlar.

Storm infantry saldırı yapmak için kullanılıyor. Ama süreçte çok fazla kayıp da veriyorlar, sonra geri çekiliyorlar çünkü tutamıyorlar. Ardından ikinci sınıf piyadeyi, hatta üçüncü sınıf piyadeyi basıyorlar. Ama bir saldırı yapmadan önce, Kharkov bunun çok iyi bir örneği. Bir arkadaşım var, bunu programda daha önce anlattım mı emin değilim. Arkadaşım bana anlatıyor: Kharkov sınırını Volchansk tarafında geçmişler, yüksek bir arazi almışlar, mevzilenmişler. “Savaş mevzilerimizin önünde 2 kilometre açık tarla vardı” dedi. Ukrainians’ın yaptığı şu: imkan bulduklarında Russian mevzilerini yumuşatmaya çalışmak için üç dört dalga intihar piyadesi gönderiyorlar, sonra gerçekten eğitimli olan saldırı piyadesiyle giriyorlar.

Piyadelerin nasıl hareket ettiğini konuşuyorduk. Dedi ki, bu adamların sıfır eğitim aldığı çok açıktı. Tüfeğin hangi ucunun işe yarayan uç olduğu gösterilmiş ve gönderilmişlerdi. “Onlara neredeyse hiç ateş etmedik” dedi. İki kilometre tarla. Topçu onları yolun yarısında biçti. Hiçbiri hayatta kalmadı. Sonraki dalgayı getiriyorlar, sonra bir sonraki dalga, sonra bir sonraki. Önlerinde iki kilometre açık tarla olan böyle bir mevzileri vardı; o yüzden storm infantry getirmeye gerek yoktu, çünkü mevziler yumuşatılamıyordu. Bu intihar mangalarını, intihar takımlarını her getirdiklerinde, yolun yarısında topçu tarafından yok ediliyorlardı.

2 kilometre, koşarak geçmek için çok çok uzun bir mesafe; hele formda değilseniz. Ama formda olsanız bile topçuya karşı 2 kilometre açık arazi intihar görevidir. Normalde herhangi bir piyadenin işi, çatışmayı 50 metre mesafe içinde başlatmaktır. II. Dünya Savaşı’ndan beri ortalama piyade çatışması 50 metre ya da daha yakında başlamıştır. Piyadenin sürünmesinin, tırmanmasının ya da doğrudan kinetik angajmanı başlatmadan önce araçlarla mümkün olduğunca yaklaşmaya çalışmasının nedeni budur. Diğer her şey, uzun menzilli topçu, orta menzilli topçu, havanlar, özellikle havacılık ve geri kalan her şey arasında öldürüleceğiniz anlamına gelir. Sizi 200, 300 ya da 500 metrede görürsem, 50 metreye asla ulaşamazsınız. Hazırlıklı bir mevzideysem ve arkamda yeterli kaynak varsa, bu imkansızdır.

Yani bu adamlar harcanıyor. İleri doğru bu hareketleri yapıyorlar. Bir şey ele geçiriyorlar. Bir sürü fotoğraf koyuyorlar. Yine PR. Ama tutamıyorlar, çünkü o şeyi almak için kaynaklarının o kadar büyük kısmını kaybediyorlar ki sonra geri püskürtülüyorlar. Bu yüzden Western Zaporizhia konusunda tam olarak endişeli değilim. En iyi ihtimalle buna, oradaki Russian taarruzunu geciktirmeye yönelik bir bozucu saldırı dersiniz. Evet, şu noktada Dnieper boyunca batı Zaporizhia bu.

Sonra Orekhov var. Orekhov iki paralel otoyol boyunca uzanır. Uzun bir yerleşimdir. Uzun, ince bir yerleşim ve güneyinde uydu yerleşimler var. Bu alandaki son kale ve aceleyle inşa edilmiş bir kale; çünkü Donbass gibi sekiz yıl boyunca inşa edilmedi. Bu noktada güneybatıdaki komşu iki yerleşime girilmiş durumda. Bir süredir yakın muharebe var. Orekhov’a batıdan bir miktar hareket var. Russian kuvvetleri yaklaşık 9 kilometre uzakta. Doğuda, Gulyaipole tarafında Russian kuvvetleri yarma yapıyor ve yaklaşık 9 kilometre uzaktalar. Yılın başında 20 kilometreden fazla uzaktaydılar. Yani kapanıyorlar ve nispeten hızlı kapanmaya başlıyorlar, çünkü o bölgelerdeki Ukrainian savunmaları çöktü ve çoğunlukla açık alanlar kaldı.

Yani üç yönden alınmak üzere. Kuzeybatıdaki iki paralel yol drone kontrolü altında. Bu yüzden içeri kaynak sokmak oldukça zor. Bu bittiğinde, Zaporizhia’da Dnieper’a giren o estuar alanlarına kadar savunma pozisyonu yok; Russia’nın az önce geri püskürtüldüğü yerler. Orası yeniden geri alınacak. Oradaki değişim bu.

Donetsk Republic’te, güney bölümde durum oldukça sakin. Donetsk yönünde bir yarma oldu, daha doğrusu düşman hatlarına girildi; tam bir yarma demeyeceğim. Bu şehir isimlerinden bazıları tekrarlanıyor. Ama o bölgede her şey öncelikle Konstantinovka’ya yoğunlaşmış durumda. Konstantinovka’nın yaklaşık %70’i Russian ellerinde. Şehrin güney orta bölümünde Ukrainians’tan oluşan büyük bir cep kuşatılmış durumda. Şehrin kendisi nehir boyunca bölünmüş. Köprüler havaya uçurulmuş. Kuzeyden gelen geçişler havaya uçurulmuş. Bu yüzden birbirlerini destekleyemiyorlar. Russian kuvvetleri de şehrin iki yanından dolaşmaya, uzun bir kuşatma yapmaya başladı. Birleştiler ve kıskaçlar kapanarak şehrin yaklaşık %70’ini ya doğrudan Russian kontrolüne aldı ya da içinde Ukrainians’ın sıkıştığı bir cebe çevirdi. Konstantinovka’da kalan kısım düşmek üzere görünüyor ve Russian kuvvetleri daha da yaklaşıyor. Kramatorsk’un doğu kenarlarına yaklaşık 6-7 kilometre mesafedeler.

Keşke haritan olsaydı. Konstantinovka burada olurdu. Sonra Kramatorsk burada. Bu bir C gibi, ya da ters L gibi, Russian Kiril alfabesindeki G gibi bir şekil yapıyor. Aslında geriye kalanlar Konstantinovka, Slavyansk ve Kramatorsk’un güneyinde bir küçük kasaba daha var, adını şu an hatırlayamıyorum. Bu bir duvar gibi. Hepsi bu. Bunlar son büyük tahkimli pozisyonlarınız. Bu taktik haritalardan ya da harekat haritalarından herhangi birine bakarsanız ve tahkimatları görürseniz, genellikle sarı çizgilerle çizilirler; o bölgeler boyunca yukarı aşağı bir tahkimat kümesi görürsünüz ve onların ötesinde neredeyse hiçbir şey yoktur. Açık tarlalar.

Kuzeyde, Slavyansk yönüne ve daha kuzeye doğru, Krasny Liman kuşatması sürüyor. Russian kuvvetleri etrafını sardı. Lojistiği kestiler. Ev ev çatışmaya girmek için çok hevesli değiller. Ukrainians’ı yıpratmak için sürekli yoklama saldırıları yapıyorlar ve Ukrainians’ın yiyeceği bitti, mühimmatı da tükeniyor. Yani moralin kırılması ya da mühimmatlarının bitmesi ve sonra temizlenmesi sadece zaman meselesi. Ama bu, kuzeyden Slavyansk ve Kramatorsk’a giden yolu açıyor.

Kupiansk Russian ellerinde. Kupiansk yeniden düzenlenmesinin kenarında ve Oskol Nehri’ne kadar olan cepte bir temizlik operasyonu var. Kharkov’un doğusunda büyük bir su rezervi var. Kuzeydeki Russian kuvvetleri lojistik hatlarını kesiyor, sınırlar boyunca bu cebe giriyorlar. Kupiansk’tan Oskol Nehri’ne doğru taarruzu başlatmaya karar verdiklerinde, bu cep tamamen kesilecek. Bu, Kharkov’un yaklaşık dörtte birinin kesilmesi demek. Zaten temelde lojistik olarak kesilmiş durumda. O cepte lojistik çok zor; birkaç bin, belki 5-10 bin kadar daha Ukrainian askeri var.

Russia, Volchansk’tan Kharkov’a doğru istikrarlı biçimde ilerliyor. Ukrainian kuvvetlerini bitirdiler. Aşağı doğru ilerlemek için ormanları kullanıyorlar, çünkü ormanlar çok fazla koruma sağlıyor; her yer yeşil olduğu için drone’lara karşı çok koruma veriyor. Bu yüzden ormanlık alanlardan ilerliyorlar. Sumy’de de aynı şey geçerli. Russian kuvvetleri kuzeyde Sumy’den yaklaşık 7-8 kilometre uzakta; bu çok hafif bir günlük yürüyüş mesafesi. Onlar da sızmak, drone’ların etrafından dolanmak ve şehrin kenarına ulaşmak için ormanı kullanıyorlar. Doğu Sumy’de de hareket var. Ama bu, kuzeydeki 8 kilometreye karşılık Sumy şehrinin hâlâ yaklaşık 30 kilometre dışında.

Yani hat boyunca yukarıdan aşağıya baskı var. Zelensky ise Kiev’den söz etmeye devam ediyor. Russian kuvvetlerinin Belarus’tan çıkıyor olabileceğini söylüyor, vesaire. Ama Belarus üzerinde Ukrainian drone’ları tarafından 160 civarında uçuş yapıldı; bu noktada bu, Belarus’un bu savaşa gerçekten girmesi için bir savaş nedeni. Ama ilginç bir nokta başladı ve ben bunu gündeme getirdim.

Geçen hafta Salving with Saliv’deydim ve insanlar konuşmaya başladı; Ukrainians, Kiev, Nikopol ya da Nikolayev, Nikopol’den Odessa’ya kadar tüm bu şehirleri dikenli tellerle, tank hendekleriyle, dragon’s teeth’lerle, mayın tarlalarıyla tahkim etmeye başlamışlar; yani hazır olmalılar, çünkü biz yarıp geçmek üzereyiz gibi. Hayır, sebep bu değil beyler, asıl noktayı kaçırıyorsunuz. Ukraine büyük bir toplama kampı. Buradan başlayalım. Sınırlar dikenli tellerle çevrili. Muhafızlar Ukraine’den çıkmaya çalışan herkese öldürmek üzere ateş ediyor. Ama Ukraine hâlâ büyük bir yer.

Şimdi Zelensky rejimi, Kiev’de erkek nüfusun kitlesel seferberliğini ya da bizim dediğimiz gibi morgizasyonunu başlattı. Sorun şu: hâlâ gecenin bir yarısı şehirden kaçabilirler. Peki ne yaparsın? Şehri tahkim edersin. Tahmin et ne oluyor? Bu sadece Russian kuvvetlerini dışarıda tutmaya yaramıyor; aslında o kadar da iyi çalışmıyor, çünkü mayın, dragon’s teeth ve dikenli tel alanının o bölümünü gözetim altında tutmuyorsan, bu engeller ağır ekipmanla, özellikle tanklarla görece hızlı biçimde kaldırılabilir. O dragon’s tooth’un etrafına bir zincir atarsın, tank geri geri gitmeye başlar ve onu yoldan çeker. Bunlar hareketi geçici olarak durduracak şeylerdir, ama çok geçicidir.

Savaş alanında bu tür engeller koymanın sebebi, onları topçuyla, doğrudan atışla, silah sistemleriyle gözetim altında tutmak zorunda olmandır. Düşman bunların içinden geçmeye çalışırken düşmana ateş edersin, çünkü manevra savaşında değildirler. Ama bunun dışında sadece geçici bir engeldir. Siviller için harika çalışır. Artık kuru olsa bile sivil araçları bir tarladan geçiremezsin, çünkü orada concertina tel vardır, dragon’s teeth vardır, mayın tarlaları vardır. Kharkov’dan ya da Odessa’dan kaçıp tarladan koşarak canını kurtarmaya çalışan siviller, tepelere kaçmaya çalışanlar ya da saklanabilecekleri küçük köylere gitmeye çalışanlar. Evet. Orada dikenli tel var. Mayın tarlaları var. Giren çıkan tüm yollarda bunker’lı ve gözetimli kontrol noktaları var. Böylece artık o şehre neyin girdiğini ve şehirden neyin çıktığını kontrol ediyorsun.

Yani başka bir deyişle Kiev, Varşova gettosu gibi büyük bir getto. Büyük bir getto. Odessa büyük bir getto. Tüm bu şehirler artık büyük gettolara dönüştü. İstersen buna ağıl da diyebilirsin. İnsanlık için bir ağıl. Ve artık onları çok daha kolay toplamaya başlayabilirsin. Hiçbir yere kaçmayacaklar. Hiçbir yere kaçamazlar ya da herhangi bir yere kaçmaları çok daha zor hâle gelir. Ukraine’in gerçekliği bu. İçinde birçok toplama kampı olan bir toplama kampı. Kharkov’da da durum bu. Artık kadınları zorla topluyorlar, çünkü erkekleri tükendi. Ve bunlar oldukça Russian bölgeler. Artık kadınları zorla toplamaya başladılar.

Ukraine’in her yerinde ilan panoları var. Ukraine’in geri kalanında kadınları zorla askere almıyorlar, ama onları savaşa gitmeye ikna etmek için psikolojik olarak ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Her yerde ilan panoları var: Ukraine’de bir kadınsın, görevin savaş alanında savaşmak. Bu, Batılı izleyicinin anlaması için söylüyorum, son Ukrainian’a kadar demek. Bütün et kıyma makinesine gitmeli. Hepsi bu. Son Ukrainian bebeğinin eline pimi çekilmiş bir el bombası bağlanıp “Russian askerlerine doğru koş” denildiğinde, Zelensky ve parazitlerin geri kalanı ölü bedenin üzerinden kalkıp Israel’e, US’ye, UK’ye gidecek. Ve çoğu Israel’e gidecek, çünkü çoğu Israeli vatandaşı, çifte vatandaş. Dürüst olacak olursak, Zelensky’nin büyükanneleri ve büyükbabaları Tel Aviv’de 7 milyon dolarlık bir malikanede yaşıyor. Pardon, Tel Aviv. Bu konuda dürüst olmak gerekirse, yani lafı dolandırmayı bırakmak lazım; herkes Israeli’lerin de tüm bunların ve tüm bu kitlesel cinayetin dibine kadar içinde olduğunu söylemekten kaçınmak istiyor. Bu arada southwestern Ukraine’de Israeli kolonileri ortaya çıkmaya başladı, son bir buçuk yıldır da çıkıyorlar. Kendi silahlı güvenlikleri var. O bölgelerde gerçekten yaşayan yerel halka kapalı. Gerçeklik bu.

Belarus’tan bahsetmene sevindim, çünkü bu da tırmanma ihtimalinin bulunduğu bir başka alan gibi görünüyor. Ukraine, ya da özellikle Zelensky, Belarus’un herhangi bir anda savaşa girebileceğini, ya Russia’nın Belarus üzerinden ya da Belarus’un savaşa katılması yoluyla, vurguladı. Belarus’ta vurmaya hazır 500 hedef belirlediklerini söylüyorlar. Belarus’a çok sayıda Ukrainian drone uçuşu ya da sızması var. Yani yine Zelensky’nin iddiaları ya gerçek ya da yanlış. Eğer gerçekse, yani Belarus savaşa girecekse, bu Russian tarafında yine büyük bir tırmanma olur; belki Ukraine’e karşı bir nakavt darbesinin parçası olabilir, emin değilim. Eğer yanlışsa, bu Ukrainian tırmanmasına işaret edebilir. Nedenini tam bilmiyorum; sanırım başka bir cephe hattı açmak felaket olabilir. Belarus’a saldırılıyor olsaydı, European ülkelerin savaşa daha doğrudan girmesi belki daha kolay olurdu, doğrudan Russia’ya saldırmaktan farklı olarak. Hesabın ne olduğunu tam bilmiyorum. Bunu nasıl görüyorsun? Yoksa bu sadece Ukraine savaşını medyada tutmaya yarayan bir şey mi? Çünkü Zelensky’nin geçmişte de endişelendiği bir şey bu; kameralar Middle East’e çevrildiğinde silahlar kuruyor, para kuruyor. Bu yüzden, Zelensky’yi savunmak gerekirse, hep şunu söylemişimdir: İnsanlar sık sık onun çok fazla PR savaşı verdiğini söylüyor, ama yabancı hükümetler tarafından destekleniyorsan ve o hükümetlerin silah akışını sürdürmek için kamuoyunun belli bir ilgisine ihtiyacı varsa, bazı PR savaşları vermek zorundasın. Yine de emin değilim. Belarus’a yayılma hakkındaki bu raporları nasıl değerlendiriyorsun? Biliyorum, tam bilmiyoruz, ama nasıl değerlendiriyorsun?

Biliyorsun, Zelensky’nin uzun vadeli hayatta kalma ve olduğu parazit gibi beslenmeye devam etme konusunda tek umudu, European Union’ı tamamen bu savaşa dahil etmek. NATO demiyorum, European Union. Ama Americans, Europeans için savaşmayacak. European’lardan para kazanacaklar. Cepheye göndermeye yardım edecekleri European eti üzerinden para kazanacaklar, ama savaşmayacaklar. Neden savaşsınlar ki? Europe, kendi nüfusunu yok etmekten fazlasıyla memnun. Russian olmayan Europe, American kârları ve kendi kârları için kendi köylü nüfusunu yok etmekten fazlasıyla memnun. European liderliğin çoğunun çifte vatandaşlığı yoksa bile, dönemleri bittiğinde ya da siviller onları linç etmeye hazır olduğunda kaçmak için US’de ya da benzeri bir yerde iniş pistleri kesinlikle var. Bunu defalarca gördük. Savaş için en yüksek sesle bağıran insanlar, Balkanlar, Baltics, hepsinin çifte vatandaşlığı var, çoğunun America ya da England ile. Yani evet, ortalıkta kalmayacaklar. Köylüler gidip ölebilir. İşler çok ısındığında biz kaçarız. Birçoğunun aileleri zaten dışarıda.

Gerçeklik bu. Bu insanlar ulusları için ölmeyecek, ulusları üzerinden zengin olacaklar. Zelensky’nin amacı her zaman Europeans’ın geri kalanını bu savaşa sürüklemek oldu. Hayatta kalma modus operandi’si bu. Yaklaşık bir yıl öncesine kadar European Union bu kurşundan az çok kaçınmakta iyiydi. Ama zihniyetlerinde bir şey değişti. Artık sadece o kurşundan kaçınmamakla kalmıyorlar, siperlerinden çıkıp dimdik ayağa kalkıyor ve “Evet, bizi vurun. Bizi bu savaşa sokun. Toplu halde ölmek istiyoruz” diyorlar. European nüfusun büyük kısmı da bunu istiyor. Nedenini söyleyeyim: Çünkü bu insanlara oy veriyorlar. Bu insanlara katkı sunmaya devam ediyorlar. Onların söylediklerini satın almaya devam ediyorlar. Bizim programlarımızı dinlemiyorlar, çoğu. Kendilerini rahat hissettiren şeyi dinliyorlar: Kazanacağız. Biz kazananlarız. Ha, oğlum mu gitmek zorunda? Ben mi gitmek zorundayım?

Çünkü tüm o Europeans’ın anlaması gereken bir şey var: Buna Europe’un Ukraynalaştırılması denir. Liderliğiniz sizi mezara nasıl koyacağını çok dikkatli izliyor. Ukrainian modelini alıyorlar. Ukraine’de deniyorlar. Bu Germany’de olacak. France’da olacak. Gerçekten ama gerçekten savaşa gitmek isteyen bu aptal ulusların her birinde olacak. Ve buna karşı çıkan partiler dışında herhangi birine oy verirseniz, savaşta ölmek istiyorsunuz demektir. Bunu anlamıyor olabilirsiniz, ama oy verdiğiniz şey tam olarak bu.

Bak, Germany bunun başlıca örneği. Bir sürü farklı parti var gibi görünüyor. Aslında sadece iki parti var. AFD, Alternative für Deutschland ve uni-party var, çünkü tüm uni-party, diğer tüm partiler, tam olarak aynı şeye oy veriyor: tırmanma, tırmanma, tırmanma. İç meselelerde bazı farklılıkları olabilir, ama o bile o kadar büyük bir fark değil. Hepsi tam olarak aynı şeye oy veriyor. Yani temelde tek parti. AFD dışında bütün German eliti tek parti. Bu ülkelerin çoğunda da aynı şey var. England’da insanların hâlâ belki alternatif olur diye umut bağladığı Reform var. Sonra herkes aynı. Greens, Labour’dan ve Tories’den daha kuduz, ama temelde hepsi aynı şey. Uni-party. Her European ülkesinde bir uni-party var. Size seçeneğiniz varmış gibi düşündürüyorlar. Seçeneğiniz yok. Kontrollü bir seçeneğiniz var. Köylüleri kontrol etmenin özü budur: onlara seçim yanılsaması vermek. Gerçekte seçeneğiniz yok. Bu partilerden herhangi birine oy verirseniz aynı sonucu alacaksınız. Belki ambalaj biraz farklı olacak. Belki papyonun tasarımı biraz farklı olacak, ama sonunda aynı hediyeyi alırsınız. Hediye de şu: Erkekler gidip ölecek, elitleriniz zengin olacak. Getirdikleri tüm o göçmenler de kadınlarınızla ilgilenecek. Size yeni bir insan ırkı üretecekler, daha uysal, daha acımasız, daha kolay kontrol edilebilir. Ama erkekleri aradan çıkarmak zorundalar. İşte bu kıyma makinesi erkekleri aradan çıkarmak için.

Ve Noam Chomsky bir keresinde, liberal demokratik toplumlarda tartışmaları kontrol etmenin yolunun çoğu zaman kabul edilebilir söylem alanını daraltmak ve sonra o alan içinde canlı tartışmayı teşvik etmek olduğunu yazmıştı. Yani bir toplumda “Putin daha çok Hitler’e mi benziyor yoksa Stalin’e mi?” diye tartışabiliyorsan, sonra bunun üzerine tartışma yapabiliriz.

Ya da belki de Cengiz Han’dır; işte East Cengiz Han’ın uç kavramı.

Evet, bunu duydum. Örneğin burada birçok ülkede şöyle bir tartışma yapılabilir: Ukraine’e yardım etmeli miyiz? Çünkü bir yandan belki nükleer savaştan kaçınmak gerekir, diğer yandan Russian’ları, nükleer şantaj tehditlerini kullanmalarına izin vererek cesaretlendirmemeliyiz. Ama tartışmayı daraltan öncül, bunun Ukraine’e yardım etmek olduğu gerçeği. Yani biz Ukrainian’ların çoğunluğunun rızası olmadan, onların iradesine ve anayasalarına karşı hükümetlerini devirdik. Sonra elbette Minsk anlaşmasını sabote ettik, 2019’u sabote ettik ya da esasen o seçimin tüm sonucunu tersine çevirdik. Sonra elbette Istanbul anlaşmasını baltaladık, dört yıl boyunca diplomasiyi boykot ettik ve sadece elitlere silah pompaladık, savaşı sürdürmelerini sağlamak için onlara rüşvet verdik. Bütün bunlar da “Ukraine’e yardım” büyük bayrağı altında yapıldı.

Hiç kimse dönüp şunu sormuyor: Bunu yapmasaydık bugün ülke nasıl görünürdü? Ülkenin Russian’lara karşı bir kale değil, bir köprü olmasına izin verseydik, Crimea dahil tüm topraklarına sahip olacaklardı. Tüm erkekler hâlâ orada olacaktı. Toprakları, yani gelecekleri sağlam olacaktı. Ama kimse bunun yardım etmekle bir ilgisi olup olmadığını sorgulamıyor. Böyle daraltıyoruz ve tartışabileceğimiz şey bu oluyor. Medeni söylemin öncülü bu. NATO’nun erdemini ve özgeciliğini bir şekilde sorgularsan, o zaman dışarıda kalıyorsun. O yüzden şu öncüle dayanmak zorunda: Liderlerimiz doğru olduğuna inandıkları şeyi yapıyor. Biz iyiyiz, Russian’lar kötü. Buna katıldığın sürece tartışabiliriz. Bu yüzden Iran ya da Palestine’da olanlar hakkında bir tartışma yapılmadan önce açılış sorusu şu olur: Hamas’ı kınıyor musun? Tamam, önce bunu tesis etmeliyiz. Putin’i de kınıyor musun? Herkesin herkesi kınadığından, herkesin iyi adamı ve kötü adamı belirlediğinden emin olduktan sonra tartışabiliriz, hem de canlı biçimde. İnsanlar da “evet, bu açık demokratik bir toplum” diye hisseder.

Ama ben kendi ülkeme bakıyorum ve parlamentodaki her bir üyenin silah göndermekten yana olduğunu görüyorum. Tek bir milletvekili bile “belki Russia ile konuşmalıyız” demiyor. Hayır, diplomasi tartışmalı. Medyanın hiçbiri bunu önermiyor. Dünyadaki bütün gazeteler varmış gibi ama hepsi birebir aynı şeyi yazıyor. Bu tesadüfen olmaz. Yine, Chomsky’nin bu konuda çok iyi işler yaptığını düşünüyorum. Neyse, son düşüncelerin var mı?

Evet, şunu söyleyeyim: Kurumsal dünyada ve askeri dünyada buna karar verme matrisi denir. Komutan der ki, tamam, hareket tarzlarım neler? Kurmay da hareket tarzlarının listesini oluşturmaya gider. Yaptığın şey şu, özellikle gündemi olan bir kurmaysan: belirli bir hareket tarzı istersin. O yüzden istediğin, komutanın ya da CEO’nun ya da başkan yardımcısının kabul etmesini istediğin hareket tarzını alırsın. Yanına çok uzak olmayan ya da çok çok kötü birkaç başka hareket tarzı eklersin. İyi olabilecek ama senin iradene aykırı olan diğer her hareket tarzını listeden çıkarırsın ve oraya eklemezsin. Böylece beş ya da altı hareket tarzı elde edersin. Her eylemin ne yapacağına ya da ne yapılması gerektiğine dair ağırlıklı ortalamaların olur ve ağırlığı kendi seçeneğinin lehine verirsin. Sonra sunarsın: “Efendim, yapabileceğimiz altı farklı seçenek var.” Ama sadece bir iyi seçenek vardır. O da bizim istediğimizdir, değil mi? Onun “tamam, iyi seçenek bu” demesini istediğimiz seçenek. Zaten seçilmesi gereken seçeneğin o olmasını sağlamak için her şeyi ağırlıklandırmışızdır.

Ve liderlik için çözüm bizde olur. Bu, köylü için nasıl işliyorsa kral için de aynı şekilde işler. Krala o seçenekleri verirsin. Seçeneği varmış gibi hisseder. Manevra alanı varmış gibi hisseder, ama aslında manevra alanı yoktur. Alanı zaten ağırlıklandırmışsındır. Daha radikal seçeneklerden kurtulmuşsundur; belki de radikal değillerdir, belki tek mantıklı seçeneklerdir, ama istemediğin seçeneklerdir.

Onları masadan kaldırmışsındır ya da o kadar kötü göstermişsindir ki intihar gibi görünür. Ve onlara bir seçim yanılsaması vermişsindir. İşte beş ya da altı seçeneğiniz, uygulayabileceğimiz hareket tarzları. Sadece bir doğru hareket tarzı vardır. Ama onu seçmese bile, ikinci en iyi seçeneği seçse bile, o da birincisine oldukça yakındır. Yani hâlâ o yönde gidiyoruzdur ve bir sonrakinde, sonra bir sonrakinde bunu değiştirerek seni bizim istediğimiz rotaya geri sokarız.

Hükümetler de böyle yönetilir; özellikle de hükümetleri yöneten cahil insanların ne olup bittiğine dair hiçbir fikri olmadığında. Hiçbir işe yarar eğitimleri yoktur. Basbayağı aptaldırlar. Batı liderliğinin çok büyük bir bölümünü de bu tarif eder. Arkalarındaki özel çıkar grupları da onlara bir seçim yanılsaması verir. Elbette, yetkili sensin. Kesinlikle. Sen başbakansın. Tabii ki yetki sende, efendim. Evet, büyük adam sensin. Bizim seçmeni istediğimiz seçeneği seçerken sana biraz daha yalakalık yapalım mı?

Ve o da oradan şöyle çıkar: Evet, korkunç bir seçimdi ama doğru seçimi yaptık, çünkü biliyorsunuz, yapmamız gereken seçimleri ben biliyordum ve bu seçimi yapmak zorundaydık. Ve artık, başından beri itilip durduğu seçeneğin doğru seçenek olduğuna ikna olmuştur; kendisini destekleyenlerin ya da büyük kardinallerin istediği yola sokulmuştur. İşte seçim yanılsaması budur. Liderlik üzerinde de aynı derecede işe yarar. Bana inanın, o liderlerin çoğu da aynı kolaylıkla manipüle ediliyor.

Ve en kötü tarafı da şu: özellikle de “demokratik” denen herhangi bir toplumda liderlik kendi saçmalığına inanmaya başladığında. Kendi propagandalarına inanmaya başlarlar. İşte o zaman gerçekten tehlikeli hâle gelir. Avrupa Birliği açısından biz o tehlikeli noktadayız. Yani, işte bu. Avrupa’nın ölüme gitmesinin önündeki son büyük fren Orban’dı ve Orban devre dışı bırakıldı. Ne Fico ne de Çekoslovakya’daki, şey, Babiş... Ah, Çekya’da, pardon, artık Çekoslovakya değil. Babiş miydi, yoksa yeni başbakan mı? İsmini berbat ediyorum ama neyse; bu ikisinden hiçbiri bu kontrolden çıkmış treni gerçekten frenleyebilecek kadar ağır sıklet değil.

Evet, Orban bunu iyi yapıyordu. Yani Rus yanlısı olduğu için değil, Macaristan yanlısı olduğu için; olması gereken de bu. Herkes kendi ülkesine ve kendi ülkesinin çıkarlarına bakmalı. İnsanlarla böyle müzakere edebilirsin, çünkü ülkelerinin çıkarlarının ne olduğunu anlarsın. Tamam mı? O kendi ülkesinin çıkarını koruyor. Müzakere edebiliriz. Ortak zemin bulabiliriz. İdeologlarla ise, onlara boyun eğmedikçe ortak zemin bulamazsın. Sorun bu. Ve Rusya bir hamstera, bir kafes dolusu hamstera boyun eğmek üzere değil. Kusura bakmayın ama Avrupa Birliği büyük ölçüde bundan ibaret. Birbirlerini ısırdıkları kadar başkalarını da ısırmaya çalışan, çok saldırgan hamsterlar.

Gerçeklik bu. Ve bu insanlar kendi saçmalıklarına inandılar. Kendi propagandalarına inanıyorlar. Manipüle edildiler. Bazıları manipüle edildi. Bazıları ise en başından itibaren hangi yöne gitmeleri gerektiğini gayet iyi biliyordu. Ama her iki durumda da liderliği böyle kontrol edersin. Köylüyü kontrol ettiğin kadar kralı da kontrol edebilirsin. Her şey arka planda kimin durduğuna bağlıdır. Asıl bakman gereken şey budur. Bu insanların arkasında kim var? BlackRock’un Merz’in arkasında olduğunu biliyoruz. Amerikalıların da olduğunu biliyoruz, ama BlackRock Ukrayna’da çok fazla yatırım kaybetti. Pek mutlu değiller. Bu diğer şirketlerin birçoğu da pek mutlu değil. Bu kuklaların herhangi birinin arkasında duran daha büyük çıkar odaklarına bakmaya başlarsın.

Sanırım STK endüstrisinin arkasındaki mantık da bu. Ama hayır, katılıyorum. Fico ve Babiş gibi insanlar ülkelerini biraz geri çekebiliyorlar, ama AB’nin savaşa doğru ilerlemesini durduramıyorlar. Yani evet.

Her neyse, salı sabahı bu kadar erken vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Minnettarım ve evet, iyi günler.

Size de. Size de. Teşekkür ederim.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol