Glenn Diesen

Scott Ritter: Ukrayna’da Stratejik İnisiyatif Rusya’nın Elinde

Kaynak dili İngilizce olan programda Glenn, eski US Marine Corps istihbarat subayı, eski UN silah denetçisi ve yazar Scott Ritter ile Ukrayna savaşındaki son durumu, drone saldırılarını, NATO’nun rolünü ve Rusya iç siyasetindeki algı savaşını konuştu. Bölümün ana ekseni, Ritter’in Ukrayna’nın sahada stratejik üstünlük kazandığı yönündeki Batılı anlatıyı reddetmesi ve savaşın gidişatını Rusya lehine okumasıydı.

Saha Durumu ve Enformasyon Savaşı

Glenn, Ukrayna savaşında çatışma yoğunluğunun bütün taraflar açısından dramatik biçimde arttığını, sahadaki durumun da istikrardan uzak göründüğünü belirterek Ritter’e gelişmeleri nasıl yorumladığını sordu. Ritter ise bu değerlendirmeye doğrudan itiraz etti. Ona göre savaşın kendisi sert ve yıkıcı olsa da stratejik tablo Rusya lehine “son derece istikrarlı”ydı.

“Aslında durum son derece istikrarlı ve Rusya’nın lehine,” diyen Scott Ritter, “savaşın cehennem olduğunu ve düşmanın da her zaman söz hakkı bulunduğunu asla unutmamak gerekir” şeklinde değerlendirdi.

Ritter, Ukrayna’nın kararlı bir direniş gösterdiğini kabul etti; ancak bunun savaşın genel yönünü değiştirdiğini düşünmediğini söyledi. Asıl çatışmanın yalnızca cephede değil, “benzeri görülmemiş” bir enformasyon alanında yaşandığını savundu. Ona göre sosyal medya ve ana akım medya üzerinden yürütülen anlatı, Ukrayna’nın Rusya’dan stratejik inisiyatifi aldığı, Rusya’nın drone saldırılarına karşı çaresiz kaldığı ve bunun Vladimir Putin açısından siyasi kırılganlık yarattığı algısını üretmeye çalışıyordu.

Ritter bu iddiayı “aşırı derecede saçma” diye niteledi. Özellikle Gilbert Doctorow’un Rusya’ya dair yaptığı değerlendirmeleri sert biçimde eleştirdi; Doctorow’un taksi şoförleri, emlakçılar veya Feodosia’da benzin bulamayan yaşlı kişilerle yapılan konuşmalardan hareketle Rusya’nın çöktüğü sonucuna vardığını savundu. Ritter’e göre bu tür yorumlar, Rusya’daki siyasi ve askeri gerçeklikleri yansıtmıyordu.

Drone Saldırıları: “Hayatı Zorlaştırıyor, Ama Panik Yaratmıyor”

Ritter, St. Petersburg International Economic Forum’a katıldığı gün St. Petersburg’a 96 drone saldırısı düzenlendiğini, bunların büyük çoğunluğunun vurulduğunu, beşinin hedefe ulaştığını söyledi. Bazı askeri hedeflerin ve petrol altyapısının vurulduğunu, sabah ufukta siyah duman görüldüğünü anlattı. Ancak kendi gözlemine göre şehirde panik yaşanmadı, konferans sürdü ve halk günlük yaşamını değiştirmedi.

“St. Petersburg halkı buna hiç aldırmadı,” diyen Scott Ritter, “panik yoktu, kimse yaşam tarzını değiştirmedi, sokakta bağıran ya da Vladimir Putin’e karşı gösteri yapan kimse olmadı” diye belirtti.

Ritter, Lugansk’a gittiğinde hava saldırısı sirenlerinin çaldığını, gece patlamalar duyulduğunu ve Starobilsk’te Ukrayna drone’ları tarafından öldürüldüğünü söylediği 21 öğrencinin bulunduğu yere gittiğini aktardı. Aynı seyahat sırasında bulunduğu konvoyun Hornet drone’larıyla vurulduğunu söyledi. Bu drone’ların Eric Schmidt tarafından fonlanan bir şirketçe üretildiğini ve Starlink teknolojisi kullandığını iddia etti.

Buna rağmen Ritter, görüştüğü Rus drone operatörlerinin Ukraynalıların bu alanda “çok iyi” olduğunu söylediklerini, fakat bunu bir çaresizlik ifadesi olarak değil, rekabetçi bir değerlendirme olarak sunduklarını anlattı. Eski Roscosmos başkanı ve Bar Sarmat adlı drone birliğinin komutanı olarak andığı Dmitry Rogozin ile görüştüğünü, Rogozin’in Hornet drone’larının etkili olduğunu kabul ettiğini, ancak Rusların enkaz üzerinden tersine mühendislik yaptığını ve sorunu çözdüğünü söylediğini aktardı.

“Ukraynalılar yaptıkları işte çok iyi, ama biz daha iyiyiz ve kazanıyoruz,” diyen Scott Ritter, Rus drone uzmanlarının yaklaşımını bu sözlerle özetledi.

Ritter ayrıca Ukrayna’nın FP1 drone’larını Rus enerji tesislerine karşı kullandığını, bu drone’ların 60 kilogramlık yüksek patlayıcı başlık taşıdığını söyledi. Ancak Rus petrol rafinerilerinin kalıcı biçimde devre dışı bırakılmadığını savundu. Moskova ve Samara rafinerilerinin vurulduğunu, fakat birkaç gün içinde yeniden faaliyete döndüğünü belirtti.

Ritter’e göre FP1 yüksek teknoloji ürünü değil, saatte yaklaşık 60 mil hızla uçan kontrplak bir drone’du. Rusya’nın bu tehdide karşı gezici silahlı ekipler, karşı-drone birlikleri ve katmanlı hava savunması kullandığını söyledi. Ukrayna’nın 555 FP1 drone kaybettiğini, hedefe beşten azının ulaşabildiğini iddia etti.

Rusya’nın ISR ve Yapay Zekâ Avantajı İddiası

Ritter, savaşın drone boyutunda Rusya’nın yalnızca savunma önlemleriyle değil, istihbarat, gözetleme ve keşif üstünlüğüyle de ilerlediğini savundu. Rusların savaş alanının tamamı üzerinde “ISR avantajı” tuttuğunu, komuta-kontrol sistemlerinde yapay zekâyı Batı’nın henüz tam anlamadığı bir biçimde kullandığını ileri sürdü.

Ona göre Rusya farklı kaynaklardan gelen görüntüleri hızla analiz ediyor, davranış örüntülerindeki sapmaları tespit ediyor ve drone sistemlerinin konuşlanabileceği yerleri topçu, Iskander füzeleri veya FAB-500 bombalarıyla vuruyor. Ritter, Ukrayna’nın her gün 8 ila 10 drone komuta merkezi kaybettiğini iddia etti. Her merkezde yarım düzineden bir düzineye kadar asker bulunduğunu, drone operatörlerinin dört haftada temel eğitim aldığını, ancak ustalaşmalarının altı ay sürdüğünü söyledi.

“Ukraynalılar her gün en iyi drone operatörlerinden 80 ila 100’ünü kaybediyor ve bunların yerine yenileri konmuyor,” diyen Scott Ritter, bunun Batı medyasında konuşulmayan bir açık yarattığını savundu.

Bu değerlendirmeyi daha geniş bir enformasyon savaşı çerçevesine yerleştiren Ritter, Batı’nın Rusya içindeki yüzde 10-15’lik liberal eğilimli kesimi etkilemeye çalıştığını söyledi. Ksenia Sobchak’ı örnek göstererek, bu çevrelerin Rusya’nın Batı ile stratejik ve kültürel hizalanmasını savunduğunu, özel askeri operasyonu desteklemediğini ve Putin’in fazla uzun süredir iktidarda olduğunu düşündüğünü ileri sürdü.

Putin’in Konumu ve Rus Televizyonu Tartışması

Ritter, Putin’in 20 Eylül’deki Duma seçimleri bağlamında kırılgan hale gelebileceği iddialarını reddetti. Putin’in popülaritesinin yüksek yüzde 70’lerde olduğunu, Rus halkının liderliğinin arkasında toplanacağını savundu. Gorbachev, Yeltsin veya Wagner isyanı üzerinden yapılan tarihsel benzetmeleri “elma ile armudu karşılaştırmak” olarak niteledi.

Ritter, Russian TV yayınlarından Rus toplumunun nabzını tutmaya çalışmanın yanlış olduğunu söyledi. Ona göre bu programlar haber ile eğlence arasında, izleyici çekmek için tartışma ve gerilim üreten formatlardı.

“Rus televizyonunu izledim, bu yüzden Rus toplumu ve siyasetinin nabzını tutuyorum demek hayatımda duyduğum en aptalca şey,” diyen Scott Ritter, kendi analizini Rus generaller, subaylar, askerler, senatörler, Duma temsilcileri, sanayi ve akademi çevreleriyle yaptığı görüşmelere dayandırdığını ifade etti.

Ritter, Rus siyasi düzeninin her zamankinden güçlü olduğunu, savaş alanında zafer beklentisinin ise daha önce hiç bu kadar kesin görünmediğini savundu. Drone saldırılarının enerji sektöründe kriz değil, “aksama” yarattığını; benzin kuyruklarının birkaç gün içinde kaynakların yeniden dağıtılmasıyla ortadan kalktığını ileri sürdü.

Peskov’un Sözleri ve NATO’nun Rolü

Glenn, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov’un NATO’nun artan müdahalesi nedeniyle özel askeri operasyonun savaşa doğru kaydığı yönündeki sözlerini gündeme getirdi. Bunun Kremlin düşüncesinde gerçek bir değişime işaret edip etmediğini sordu.

Ritter, Kremlin’in düşüncesinin Peskov’dan değil Vladimir Putin’den ölçülmesi gerektiğini söyledi. Peskov’un kimi zaman “ileriye çıktığını”, kimi zaman da bir düşünce tohumu ektiğini belirtti. Ona göre NATO zirvesinden sonra Rusya’nın yanıt veriyor görünmesi gerekiyordu, ancak hukuki statüde bir değişiklik yoktu; operasyon hâlâ “özel askeri operasyon” olarak sürüyordu.

Ritter, buna rağmen Rusya’nın hedef listesini genişlettiğini söyledi. Özellikle sivil görünümlü ama drone üretimine dönüştürüldüğünü iddia ettiği fabrikaların vurulmasını buna örnek gösterdi. Rusya’nın daha önce sivil hedefleri vuruyor algısından kaçındığını, ancak NATO’nun davranış profilinin değişmesiyle askeri bağlantısı olan her şeyi hedef almaya başladığını savundu.

NATO’nun birlik görüntüsünü de sorgulayan Ritter, Donald Trump’ın Greenland çıkışını, Spain ile ilişkilerdeki gerilimi, Turkey-Greece sorunlarını ve France-Turkey anlaşmazlıklarını örnek verdi. Zirvede konuşulan paranın doğrudan Ukraine’a gitmediğini, Avrupa savunma sanayisine yatırıldığını; birçok teknolojinin iki, üç veya dört yıllık üretim süresine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

“NATO’nun yaptığı hiçbir şey bu yaz, bu sonbahar ya da bu kış savaş alanında etki yaratmayacak,” diyen Scott Ritter, “Ukraine savaşı şimdi kaybediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ritter ayrıca Ukraine’da Patriot üretimi lisansı verilmesi fikrini gerçekçi bulmadı. Böyle bir fabrikanın kurulmasının fiziksel olarak mümkün olmadığını, Rusya’nın ISR üstünlüğü nedeniyle inşaatı ve tedarik hatlarını takip edip vuracağını söyledi. Almanya’da üretilip sınırdan gönderilecek sistemlerin de depolarda imha edileceğini savundu. Patriot sistemlerinin Zircon, Kinzhal veya Iskander gibi Rus silahlarına karşı yeterli olmayacağını iddia etti.

Estonia, Latvia ve “Caydırıcılık” Tartışması

Glenn, Rus prankster ikilisi Vovan and Lexus’un Estonian bir yetkiliyle yaptıkları görüşmede, Estonia’nın St. Petersburg’a yönelik drone saldırılarında hedef tespitine bir ölçüde yardımcı olduğuna dair ifadeler aldığını söyledi. Maria Zakharova’nın bunun Estonia’nın Rusya’ya karşı terörizme karıştığını gösterdiğini söylediğini aktardı. Glenn’e göre Rusya bunu açıkça dile getirdiğinde, kendisini karşılık verme baskısı altına sokuyordu.

Ritter, Russia’nın bu bilgileri prankster görüşmesinden önce de bildiğini savundu. Sergey Naryshkin’in başında olduğu SVR’nin, Latvia’nın Ukraine adına drone fırlatma tesisleri kurduğunu duyurduğunu söyledi. St. Petersburg saldırısında drone’ların Gulf of Finland üzerinden gelişinin Rusya tarafından izlendiğini belirtti.

Ritter, kendisinin daha önce Europe’a saldırı yapılmasını savunduğunu, St. Petersburg International Economic Forum’da da bu yönde konuştuğunu anlattı. Ancak Putin’in forumdaki konuşmasının kendi analizini değiştirdiğini söyledi. Putin’in ana konuşmasında Ukrayna çatışmasına hiç değinmemesini önemli buldu.

“Putin’in verdiği mesaj şuydu: Bu savaş bizi tanımlamayacak; bizi ekonomik istikrar ve büyüme tanımlar,” diyen Scott Ritter, Russian liderin önceliğinin yatırım ve uzun vadeli ekonomik öngörülebilirlik olduğunu vurguladı.

Ritter’e göre forumda 84 milyar dolarlık yatırım toplandı. Putin’in soru-cevap bölümünde özel askeri operasyona değindiğini, askerlere görevlerini sürdürmeleri yönünde mesaj verdiğini söyledi. “Keep working, brothers” ifadesinin, Dağıstanlı bir polis memurunun teröristlerce öldürülmeden önce söylediği sözlerden Rusya’da yaygın bir dayanışma sloganına dönüştüğünü anlattı.

Germany, NATO ve Savaşın Süresi

Ritter, Germany’nin 2029’da savaş ihtimaline dair belgelerinden ve Boris Pistorius’un orduyu 148 binden yaklaşık 500 bine çıkarma hedefinden söz etti. Ancak Germany’nin bunu yapabilecek siyasi ve toplumsal kapasiteye sahip olmadığını savundu. Olaf Scholz döneminde istenen 100 milyar avronun Alman ordusunu dönüştürmediğini, askeri yaş grubundaki erkeklerin yüzde 60’ının savaşmak istemediğini iddia etti. Zorunlu askerliğin Friedrich Merz’i iktidardan düşüreceğini, Alternative für Deutschland’ın gelecekte koalisyonlarda belirleyici olabileceğini ileri sürdü.

Glenn son olarak savaşın ne kadar sürebileceğini sordu. Ritter, bunun bilinmeyenlere bağlı olduğunu, özellikle Batı’dan Ukraine’a akan sermaye ve destek mekanizmalarının dışarıdan tam görülemediğini söyledi. Mantığın Ukraine’ın çok uzun süre dayanamayacağını gösterdiğini, ancak kendisinin bunu yıllardır söylediğini ve Ukraine’ın Batı desteğiyle ayakta kaldığını kabul etti.

“Ne kadar süreceği önemli değil; Russia bunu sonsuza kadar yapar,” diyen Scott Ritter, “Russia hiçbir zaman takvime bağlı bir zafer tarihi koymadı, her şey operasyonel hedeflere bağlı” diye açıkladı.

Ritter, Putin’in Sumy, Kharkov ve Odessa gibi şehirleri Rus olarak gördüğünü savundu ve savaşın Ukraine açısından iyi bitmeyeceğini söyledi. “Denazification” hedefini çok sert ifadelerle anlattı; Zelensky yönetiminin savaş sonrası var olamayacağını, Zelensky’nin öleceğini, hapse gireceğini veya kaçacağını iddia etti. Bu iddialar programda doğrulanmadı; Ritter’in değerlendirmesi olarak kaldı.

Kapanışta Glenn, uzun süredir Russia’ya gitmediğini ve sahaya dair gözlemlerin önemli olduğunu söyledi. Ritter ise Glenn’e Russia’ya gidip durumu kendi gözleriyle görmesi gerektiğini belirtti.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol