Glenn Diesen

Scott Ritter: “Strait of Hormuz’da Ateşkes Bitti, ABD İran Karşısında Çaresizlikle Hareket Ediyor”

İngilizce yayımlanan bu podcast bölümünde Glenn, eski UN (Birleşmiş Milletler) silah denetçisi ve eski US Marine Corps istihbarat subayı Scott Ritter ile ABD’nin Strait of Hormuz’u (Hürmüz Boğazı) zorla açma girişimi, İran’la çatışmanın yeniden tırmanma ihtimali ve Körfez ülkeleri üzerindeki riskleri konuştu. Ritter, ateşkesin fiilen sona erdiğini savunurken, ABD karar alma sürecinin İsrail yanlısı çevreler ve Donald Trump’ın kişisel zaafları tarafından şekillendirildiğini ileri sürdü.

Strait of Hormuz’da Ateşkesin Sona Erdiği İddiası

Glenn, programın başında ABD’nin Strait of Hormuz’u “bugün güç kullanarak açacağını” duyurduğunu, ardından Amerikan savaş gemilerinin vurulduğuna dair bazı raporlar geldiğini ancak bunların hatalı göründüğünü söyledi. Yine de ABD’nin İran’a ait botlara saldırdığı, İran’ın da çok sayıda drone ve füze fırlattığı yönünde bilgilerin bulunduğunu belirtti. Glenn’in temel sorusu, bunun yeniden topyekûn savaşa dönüşüp dönüşmeyeceğiydi.

Scott Ritter, ABD’nin Strait of Hormuz’u gerçekten açmadığını savundu. Basın açıklamalarına göre Arabian Gulf’ta iki Amerikan savaş gemisinin bulunduğunu ve iki ABD bayraklı konteyner gemisinin geçiş yaptığını söyledi, ancak bu bilgilerin doğruluğundan emin olmadığını belirtti. “ABD’nin yalan söyleme ya da gerçeği çarpıtma eğilimi var,” diyen Scott Ritter, “bildiğimiz şey, geçiş yapmaya çalışan gemilerin İranlılar tarafından vurulduğu” şeklinde konuştu.

Ritter’a göre İran, aynı zamanda United Arab Emirates’teki hedefleri de vuruyor. ABD ise en az altı küçük İran botunu batırdığını iddia ediyor. Ritter bu tabloyu “savaş” olarak niteledi. “Bunu başka nasıl tanımlarım bilmiyorum; bir çatışma, açılış muharebesi olabilir ama ateşkesin bittiği açık,” diyen Scott Ritter, bunun daha fazla tırmanıp tırmanmayacağının görüleceğini belirtti.

Körfez Ülkeleri İçin “Ölümcül” Risk

Ritter, Bahrain’in olağanüstü hâl ilan ettiğini, Kuwait’in de buna çok yakın olduğunu söyledi. Ona göre Gulf Arab states, ABD’nin ani askeri hamlesinin kendileri açısından yalnızca zararlı değil, “ölümcül” sonuçlar doğurabileceğini anlıyor.

Ritter, İran’ın ABD’yi dolaylı kanallarla uyardığını, bunun Moscow üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Anlattığına göre Vladimir Putin, Donald Trump ile bir buçuk saatlik telefon görüşmesi yaptı ve Ushakov’un açıklamasına göre, ABD’nin İran’a karşı askeri eylemleri sürdürmesinin ABD, bölge ve herkes için yıkıcı sonuçları olacağını iletti.

Ritter, krizin hâlâ kontrol altına alınabilir olduğunu, ancak bunun ABD’nin geri adım atmasına bağlı bulunduğunu söyledi. United Arab Emirates’in son hafta içinde “aşırı stratejik yeniden konumlanmaya” gittiğini savunan Ritter, Israel’in United Arab Emirates’e hava savunma füzeleri ve asker gönderdiğini iddia etti. “İsrail askerlerinin Arap topraklarında faaliyet göstermesi akıl almaz,” diyen Scott Ritter, bunun UAE’nin Gulf Arab community’den uzaklaşarak Abraham Accords’a ve “Greater Israeli project”e kalıcı biçimde bağlanması anlamına geldiğini ileri sürdü.

Ritter’a göre United Arab Emirates bu kararından geri dönemeyeceği büyük bir kumar oynuyor. Ona göre Israel-UAE ortaklık hayalinin başarılı olabilmesi için İran’ın stratejik olarak yenilmesi gerekiyor. Bu nedenle United Arab Emirates artık varoluşsal bir mücadele içinde ve “yarım önlemleri” kabul edemez.

ABD’nin Hedefleri ve İsrail Etkisi Tartışması

Glenn, ABD’nin hedeflerinin ne olduğunu sordu. Ona göre Washington bu hamleyi sınırlı tutabilir ve iç kamuoyuna İran’ı saldırgan taraf gibi sunabilir. Ancak Glenn, Amerikan karar vericilerinin İran’ın bu geçişlere izin vermeyeceğini bilmesi gerektiğini söyledi.

Ritter ise Trump’ın etrafında “akıllı insanlar” bulunduğu görüşüne katılmadı. “Trump kendisini gezegendeki en aptal insanlardan bazılarıyla çevreledi,” diyen Scott Ritter, zeki kişilerin çevrede olabileceğini ama seslerinin Trump’ın kulağına fısıldanan “aptallık” tarafından bastırıldığını savundu.

Ritter, ABD’nin Persian Gulf bölgesindeki İran politikasının entelektüel temelinin Foundation for Defense of Democracies tarafından belirlendiğini iddia etti. Bu kuruluşu “İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın fiili uzantısı” olarak niteledi ve başlangıçta Hebrew bir isim kullandığını savundu. Ritter’a göre CIA ya da DIA politika yazmıyor; politikayı bu İsrail yanlısı düşünce kuruluşu hazırlıyor. Bu yüzden operasyonun Israel tarafından yürütüldüğünü söyledi.

Ritter, Scott Bessent’in İran’a karşı uyguladığı ekonomik stratejilerin FDD raporlarından türetildiğini ve tamamen yanlış olduğunu ileri sürdü. İran’ın petrol kuyularının bakım eksikliği nedeniyle çökme tehlikesinde olmadığını, depolama alanlarının bitmediğini, İran’ın para kazanmadığı iddiasının doğru olmadığını söyledi. Pakistan sınırında genişleyen kara ve gri piyasa faaliyetleriyle İran’ın Pakistan’a büyük miktarda petrol ihraç ettiğini ve döviz kazandığını savundu.

ABD’nin Başarısız Olduğu Üç Hedef

Ritter, ABD’nin savaşa girerken üç hedef ilan ettiğini söyledi: rejim değişikliği, İran’ın balistik füze kabiliyetlerinin sona erdirilmesi ve İran’ın nükleer programının ortadan kaldırılması. Ona göre bu hedeflerin hiçbiri gerçekleşmedi. “Rejim bugün her zamankinden daha güçlü,” diyen Scott Ritter, “füzeler şu anda ateşleniyor, gemileri batırıyor, gemilere zarar veriyor, altyapıyı yok ediyor; nükleer program ise masada değil” değerlendirmesini yaptı.

Ritter, ABD’nin bu süreçte yalnızca “utanç ve aşağılanma” elde ettiğini savundu. Savaşı destekleyen Amerikan gazetecilerin bile İran’ın bölgedeki Amerikan askeri altyapısının neredeyse tamamını yok ettiğini kabul etmek zorunda kaldığını iddia etti.

Pete Hegseth’i de sert biçimde eleştiren Ritter, Hegseth’in başkana ABD ordusunun savaşı kazandığını söylediğini ima etti. Bunun gerçeği yansıtmadığını savundu. CENTCOM komutanı olarak andığı Admiral Bradley Cooper’ın bir Apache helikopteriyle Strait of Hormuz’dan geçtiğini gösteren bir fotoğraf etkinliği yaptığını iddia ederek, bunun tehlikeli ve gerçeklikten kopuk olduğunu söyledi.

İran’ın Tehditleri ve Petrol Altyapısı

Ritter’a göre İran, ABD’nin askeri operasyonları yeniden başlatması hâlinde Kuwait, Bahrain, Qatar ve United Arab Emirates’in petrol üretim altyapısını tamamen yok edeceğini söyledi. Ritter, bunun bu modern ulus-devletlerin işlevsel varlıklarının fiziksel olarak ortadan kalkması anlamına geleceğini savundu.

Glenn, çatışma kontrol altına alınmazsa savaşın nasıl şekilleneceğini sordu: Taraflar kaldıkları yerden mi devam edecekti, yoksa kademeli bir tırmanma mı yaşanacaktı? Ritter, bunun Trump’ın ne kadar “uyanış” yaşayacağına bağlı olduğunu söyledi, ancak geleneksel jeopolitik analizle bu krizin anlaşılamayacağını savundu.

Ritter, Trump hakkında son derece sert ifadeler kullandı ve onu “narsistik kişilik bozukluğu” ile ilişkilendirdi. “Bu soruna geleneksel jeopolitik açısından bakmayı bırakmalıyız, çünkü o zaman asla doğru anlayamayız,” diyen Scott Ritter, meselenin “zihinsel olarak hasta bir başkan” ile ilgili olduğunu ileri sürdü. Trump’ın birkaç saat içinde 11 paylaşım yaptığını, bunun sıradan bir asker, pilot ya da büyük bir şirkette çalışan kişi tarafından yapılması hâlinde görevden alınma ya da güvenlik izinlerinin iptaliyle sonuçlanacağını söyledi.

Ritter, Washington’da bir “kişilik kültü” oluştuğunu, Trump’ın çevresindeki kişilerin başkanı düzeltmek için değil, egosunu okşamak için orada bulunduğunu savundu. Ona göre İran’ın yapması gereken, Trump’a sert ve acı verici bir mesaj göndermek. Bu bağlamda Ritter, United Arab Emirates’in ağır biçimde vurulmasının diğer Körfez ülkelerine İran’ın tehditlerini yerine getireceği sinyalini vereceğini söyledi.

Ekonomi, Petrol Fiyatları ve Siyasi Sonuçlar

Ritter, petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara çıkması hâlinde Amerikan ekonomisinin “kendini parçalayacağını”, küresel ekonominin de biteceğini savundu. Bill Clinton’ın seçim kampanyasındaki “It’s the economy, stupid” sözünü hatırlatan Ritter, Trump’ın aynı dersi görmesi gerektiğini söyledi.

Ritter’a göre Amerikan seçmeni Middle East’i ayrıntılı biçimde anlamıyor olabilir, ancak benzin fiyatlarındaki artışı, dizelin bulunamaz hâle gelmesini ve uçuşların durmasını anlayacaktır. Avrupa’da büyük uçuş iptallerinin yaşandığını, bazı havayollarının personel eğitimlerini durdurduğunu söyledi. Ritter, personel eğitiminin ancak işlerin bittiği hissedildiğinde durdurulacağını savundu.

Bu noktada Ritter, ABD için artık “yüz kurtarma” mekanizmasından değil, “hayat kurtarma” mekanizmasından söz edilmesi gerektiğini belirtti. Trump’ın siyasi geleceğinin bittiğini, bu krizden toparlanamayacağını iddia etti. Çin zirvesinin bile iptal edilebileceğini söyledi.

Abluka, İran’ın Dayanıklılığı ve ABD’nin “Çaresizliği”

Glenn, ABD’nin savaşa dönme kararına şaşırdığını söyledi. Ona göre ABD’nin başlangıçta ateşkesi istemesi bir çaresizlik işaretiydi. Glenn, zamanın İran lehine işleyip işlemediğini ve ABD’nin ablukayı sürdüremediği için mi yeniden savaşa yöneldiğini sordu.

Ritter bunun “saf çaresizlik” olduğunu söyledi. Önceki haftalarda sosyal medyada Amerikan ablukasının “dahiyane” olduğunun anlatıldığını, 16 gemilik bir ablukanın İran’ı çökerteceğinin savunulduğunu belirtti. Bu anlatıya göre Kharg Island’daki petrol depoları yüzde 98 doluydu, İran petrol koyacak yer bulamayacak, kuyuları kapatmak zorunda kalacak ve ekonomisi bitecekti.

Ritter bu iddiaların hiçbirinin doğru olmadığını savundu. “Tek bir kelimesi bile doğru değildi,” diyen Scott Ritter, bunun FDD ve Israel kaynaklı propaganda olduğunu, Scott Bessent üzerinden Trump’a satıldığını ileri sürdü. Ona göre istihbarat raporları sonunda Trump’a İran’ın iyi durumda olduğunu, çok petrol sattığını, para kazandığını ve depolama sıkıntısı yaşamadığını göstermiş olabilir.

Ritter, ABD’nin İran’dan daha önce çökeceğini söyledi. Trump’ın aynı zamanda iç kamuoyu yoklamalarında kötü durumda olduğunu ve tarihin en kötü performans gösteren başkanlarından biri olduğunu savundu. Buna göre Trump, dünya ve ABD için doğru olanı yapmak yerine “kazanma ihtiyacı” yüzünden riskli bir kumar oynadı.

Askeri Kapasiteler ve Gerçeklikten Kopuş İddiası

Ritter, Trump’ın “denizin dibindeki 159 gemiden” söz etmesinin yanlış şeye odaklandığını gösterdiğini söyledi. İran hava kuvvetlerinin yok edildiği iddiasını da reddetti. 50 yıllık bir F-5 Freedom Fighter’ın Amerikan hava savunmasını aşarak Kuwait’i bombaladığını savundu. Ayrıca SU-30’ların, MiG-29’ların, F-4’lerin ve F-14’lerin İran üzerinde uçtuğunu iddia etti.

Ritter, İran’ın füze kabiliyetlerinin de büyük ölçüde sağlam olduğunu savundu. Kendi Gulf War deneyiminden örnek vererek, Iraq’ın Desert Storm sırasında stratejik hava harekâtında beklenenden az zarar gördüğünü, ABD’nin çoğu zaman boş binaları vurduğunu söyledi. Ona göre İran da benzer bir sonuç ortaya koyabilir. “Kırk günlük bombardımanda kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey başaramadık,” diyen Scott Ritter, ABD’nin gerçekleri kabul edemediğini belirtti.

Ritter, ABD’nin “anlaşma yapamaz” hâle geldiğini çünkü dürüstlük ve onur kaybı yaşadığını söyledi. ABD’nin hem başkalarına hem kendisine yalan söylediğini savundu. Amerikan medyasının da gerçeği söyleme yeteneğini kaybettiğini ileri sürdü.

Son Değerlendirme

Glenn, İran’ın yenildiği ve ateşkes istediği iddiasının, ABD’nin İran’ın 10 maddelik planını kabul etmesiyle çeliştiğini söyledi. Aynı şekilde, abluka gerçekten medya ve Washington’un anlattığı kadar başarılıysa ABD’nin neden yüksek riskli savaşa döndüğünün anlaşılamadığını belirtti.

Program, Scott Ritter’ın kısa vedasıyla sona erdi. Ritter, Glenn’e teşekkür etti ve iyi günler diledi.

Açılış ve İlk Değerlendirme

Glenn: Tekrar hoş geldiniz. Bugün Pazartesi, 4 Mayıs 2026, ve bize eski UN silah denetçisi, eski US Marine Corps istihbarat subayı Scott Ritter katılıyor. Tekrar geldiğiniz için teşekkür ederim. Evet, oldukça çılgın bir gün oldu. ABD’nin Strait of Hormuz’u açacağını, bunun bugün güç kullanılarak yapılacağını biraz sürpriz bir açıklamayla duyurduğunu gördük. Ardından Amerikan savaş gemilerinin vurulduğuna dair bazı raporlar aldık. Görünüşe göre bunlar hatalıydı, fakat en azından şu anda ABD’nin İran’a ait hücumbotlara saldırdığı ve İran’ın da çok sayıda drone ve füze fırlattığı anlaşılıyor. Bunun ötesinde hâlâ ne olduğu belirsiz. En azından yeniden topyekûn savaşa mı gidiyoruz? Durumu nasıl okuyorsunuz?

Scott Ritter: Açıkçası ABD Strait of Hormuz’u açmıyor. Çeşitli basın açıklamalarını okudum. Arabian Gulf’ta iki Amerikan savaş gemisi faaliyet gösteriyor ve iki ABD bayraklı konteyner gemisi geçiş yaptı. Bunun doğru olup olmadığını bilmiyorum. ABD’nin yalan söyleme ya da gerçeği gölgeleme eğilimi var. Bildiğimiz şey, geçiş yapmaya çalışan gemilerin İranlılar tarafından vurulduğu. İranlıların aynı şekilde United Arab Emirates’teki hedefleri vurduğunu biliyoruz. ABD de en az altı küçük İran botunu batırdığını iddia etti. Bu savaş. Bunu başka nasıl tarif ederim bilmiyorum; bir çarpışma, bir açılış muharebesi olabilir. Ama ateşkesin bittiği açık. Bunun daha öteye tırmanıp tırmanmayacağını bekleyip göreceğiz.

Scott Ritter: Bahrain olağanüstü hâl ilan etti. Kuwait’in de olağanüstü hâl ilan etmenin eşiğinde olduğunu düşünüyorum. Bence Gulf Arab states, Amerika’nın aceleci eyleminin sonuçlarının kendileri için ölümcül olabileceğini anlıyor. Zararlı değil, ölümcül. İran, dolaylı iletişim yöntemleri kullanarak ABD’yi uyardı; aslında Moscow’a gittiler ve Vladimir Putin, Donald Trump ile bir buçuk saatlik bir telefon görüşmesi yaptı. Ushakov’un açıklamasına göre Putin, İran’a karşı Amerikan askeri eylemlerinin devam etmesinin ABD, bölge ve herkes için yıkıcı sonuçları olacağını açıkça belirtti.

Scott Ritter: Şu anda bunun kontrol altına alınabilir bir olay olduğunu düşünüyorum, ama bunun için ABD’nin geri adım atması gerekecek. ABD bu noktada geri adım atarsa, United Arab Emirates açısından durum şudur: Son bir hafta içinde aşırı bir stratejik yeniden konumlanmaya gitti. Şimdi Israel’in United Arab Emirates’e hava savunma füzeleri gönderdiği, buna Arap toprağında görev yapan İsrail askerlerinin de dahil olduğu ortaya çıktı. Bu akıl almaz. Bu, United Arab Emirates’in Gulf Arab community’den uzaklaşmak ve kendisini kalıcı olarak Abraham Accords’a, Greater Israeli project’e bağlamak yönünde stratejik bir karar aldığı anlamına geliyor.

Scott Ritter: Bu yaptıkları çok büyük bir kumar, çünkü bundan geri dönemezler. Ya kazanırlar; yani ABD, bu Israeli-UAE ortaklık hayalinin başarılı olabilmesi için İran’ı stratejik olarak yenilgiye uğratır. Dolayısıyla United Arab Emirates artık varoluşsal bir mücadele içinde. Yarım önlemleri kabul edemezler. Geri dönüşü olmayan çok sayıda karar alındı. Şimdi soru şu: ABD benzer bir karar alacak mı? Umarım yanıt hayır olur. Umarım gerilimi düşürmenin bir yolunu buluruz. Ama bunun şu anda Donald Trump’ın karakterinde olduğunu düşünmüyorum.

ABD’nin Hedefleri

Glenn: Bu, hedeflerin ne olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Yine katılıyorum, bunu hâlâ kontrol altına alabilirler; eğer geri adım atarlarsa ABD bunu halkla ilişkiler açısından kullanabilir, İran’ı saldırgan taraf gibi sunmaya çalışabilir. Ama sizce ABD’nin buradaki hedefleri ne? Çünkü bir deneme yapmak, tehdit edilirlerse İran’ın gemilerin geçmesine izin verip vermeyeceğini görmek isteyebileceklerini düşünebilirim. Ama İranlıların buna izin vermeyeceği açık olmalıydı. Siz de bir istihbarat subayı olarak bilirsiniz, ABD’deki insanlar, oradaki kişiler zeki insanlar; İranlıların buna izin vermeyeceğini bilirlerdi. Hatta bazı gemilerin geçmesine izin verselerdi bu, Avrupalıları Amerikalılara katılmaya cesaretlendirebilirdi. Sizce ABD neden bunu yaptı? Hedefler nedir?

Scott Ritter: Siz Trump’ın etrafını zeki insanlarla çevirdiğini söylüyorsunuz. Ben tam tersini söylüyorum. Trump etrafını gezegendeki en aptal insanlardan bazılarıyla çevirdi. Çevrede zeki insanlar olabilir, ama onların sesleri Trump’ın kulağına fısıldanan aptallık tarafından bastırılıyor. Bugün Persian Gulf bölgesinde İran’a yönelik Amerikan politikasının entelektüel temeline bakın; bu politika Foundation for Defense of Democracies tarafından yürütülüyor. Bu kuruluş kelimenin tam anlamıyla İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın bir uzantısıdır. Aslında ilk kurulduğunda Hebrew bir isim kullanıyordu, çünkü bir İsrail örgütüydü.

Scott Ritter: Scott Bessent’e tavsiye veren politikayı yazanlar bunlar. CIA politika yazmıyor. DIA politika yazmıyor. Bu İsrail düşünce kuruluşu politika yazıyor; bu da bunun Israel tarafından yürütülen bir operasyon olduğu anlamına geliyor. Şimdi başta konuştuğumuz United Arab Emirates, Abraham Accords ve Greater Israeli Project konusuna dönüyoruz. Bütün mesele bu.

Scott Ritter: Scott Bessent, İran’a karşı yüzde 100 FDD belgelerinden ve öngörülerinden türetilmiş ekonomik stratejiler uyguluyor. Bu arada yüzde 100 yanlış. İran hakkında söylediği her şey olgusal olarak yanlış. İranlılar üzerinde baskı yok. Petrol kuyuları kötü bakım yüzünden çökme tehlikesinde değil. Depolama alanları bitmiş değil. Para kazanmadıkları fikri de doğru değil. Bay Bessent, Pakistan sınırına gidin ve şu anda neler olduğuna bakın: genişlemiş kara piyasa ve gri piyasa faaliyetlerinde araçlar sel gibi gidip geliyor; İran bu süreçte Pakistan’a muazzam miktarda petrol ihraç ediyor ve döviz kazanıyor.

Scott Ritter: Scott Bessent’in aptallığına ancak Pete Hegseth’in aptallığı denk olabilir; bu testosteronlu alkolik ortalıkta dolaşıp ABD ordusunun İran’a karşı bu savaşı bir şekilde kazandığını söylüyor. İnsanlara hatırlatmak istiyorum: ABD bu işe girerken üç hedef açıklamıştı. Bunlardan biri rejim değişikliğiydi. İkincisi İran’ın balistik füze kabiliyetlerinin sona erdirilmesiydi. Üçüncüsü İran’ın nükleer programının ortadan kaldırılmasıydı. Bu hedeflerin hiçbiri gerçekleşmedi.

Scott Ritter: Gördüğümüz şey, rejimin bugün her zamankinden daha güçlü olduğu. Füzeler orada, şu anda ateşleniyor; gemileri batırıyor, gemilere zarar veriyor, altyapıyı yok ediyor. Nükleer program ise masada değil. İran bunu masaya koymayacak. Dolayısıyla ABD utanç ve aşağılanmadan başka hiçbir şey elde etmedi. Bu savaşa destek veren Amerikan gazeteciler bile İran’ın bölgedeki Amerikan askeri altyapısının neredeyse tamamını yok ettiğini kabul etmek zorunda.

Scott Ritter: Şimdi Hegseth’in başkana “Patron, bu işi hallettik” demesi... Elinde hiçbir şey yok. Bu bir aşağılanma. CENTCOM’a komuta eden amiral Bradley Cooper nerede? Görünüşe göre bir Apache helikopterinde, Strait of Hormuz’dan uçuyormuş gibi bir tür fotoğraf gösterisi yapıyor. Admiral, Strait of Hormuz’dan uçmanıza meydan okuyorum. Vurulursunuz. Şu anda yaşanan şey aptallık. Kelimenin tam anlamıyla kendi hayal dünyalarını icat etmiş, içini de retorikleriyle doldurmuş insanlar var ve şimdi söyledikleri hiçbir şeyin doğru olmadığı acı gerçekle çarpışıyorlar. Yaptıkları hiçbir şey başarıya ulaşmıyor.

Scott Ritter: İran, ABD İran’a karşı askeri operasyonları yeniden başlatırsa Kuwait, Bahrain, Qatar ve United Arab Emirates’in petrol üretim altyapısının tamamını yok edeceğini söyledi. Bu, bu modern ulus-devletlerin işlevsel varlıklar olarak fiziksel biçimde ortadan kalkması anlamına gelir. Burada risk altında olan şey bu. Ruslar Trump’ı uyarmaya çalıştı; daha doğrusu İran Moscow’a gitti, Putin’le konuştu, Putin de telefon görüşmesini yaptı. Ama bu başkanın yakınında zeki insanlar yok. Bu başkanın etrafında zeki insanlar yok. Olsaydı bu yaşanmazdı.

Savaşın Yeniden Başlaması

Glenn: Evet, bu makul. Ama diyelim ki bu çatışmayı kontrol altına almak için çalışmıyorlar, yani bugün yaşananları geri almıyorlar. O zaman savaşa dönüşün nasıl görüneceğini bekliyorsunuz? Esasen kaldıkları yerden mi devam edecekler, yoksa bunun tırmanma merdiveninde kademeli bir yükseliş olacağını mı düşünüyorsunuz? Yoksa çok daha yukarı çıkıp saldırıları geçen seferden çok daha fazla yoğunlaştıracaklarını mı düşünüyorsunuz?

Scott Ritter: Bu yine başkanın ne kadar uyanacağına, ne kadar farkındalığa sahip olduğuna bağlı. Bazı insanlar bunu önemsiz bulabilir. Dışarıda bunun Trump derangement syndrome olduğunu söyleyecek MAGA tipleri olduğunu biliyorum. Ama bu soruna geleneksel jeopolitik açısından bakmayı bırakmamız gerekiyor, çünkü o zaman asla doğru anlayamazsınız. Bu, zihinsel olarak hasta bir başkanla ilgili. Zihinsel olarak hasta dediğimde bu bir zihinsel hastalık. Narsistik kişilik bozukluğundan söz ettiğinizde bu kelimenin tam anlamıyla bir zihinsel hastalıktır. Ve bu adamda bunun aşırı, habis bir versiyonu var. Kelimenin tam anlamıyla psikotik.

Scott Ritter: Paylaşımları gördünüz; birkaç saat içinde 11 gönderi. Ortalama bir Amerikalı yüksek profilli bir kurumda çalışıyor olsa, herhangi bir asker bunu yapsa komutadan alınırdı. Güvenlik izinleri iptal edilirdi. Büyük bir havayolunda uçuş görevlisi olsanız ve bu nitelikte bir sosyal medya taşkınlığı yaşasanız, görevden çekilirdiniz. Pilot olsanız görevden çekilirdiniz. Bunu yapmanıza izin verilmez, çünkü bu bir hastalık. Temsil ettiğiniz kişi ya da kurum açısından aşağılayıcı bir hastalık ve zihinsel istikrarın bütünüyle yokluğunu temsil ediyor.

Scott Ritter: Şimdi sorunuza yanıt vermenin neden neredeyse imkânsız olduğunu anlıyorsunuz, çünkü etrafını deliliği sürdürmekle görevli insanlarla çevirmiş, kelimenin tam anlamıyla deli bir kişiyle uğraşıyoruz. Onlar başkanı düzeltmek ya da herhangi bir şeyi düzeltmek için orada değiller. Başkanın egosunu okşamak için oradalar ki bu bir narsiste yapılabilecek en kötü şeydir; ama olan bu. Washington DC’de bir kişilik kültümüz var.

Scott Ritter: Bunu nasıl bitirirsiniz? Bence İranlılar umarım doğru yoldadır. Bunu onun yüzüne doğrudan yumruk atarak bitirirsiniz. Doğrudan vurup burnunu kırarsınız. Acıtırsınız. Kan akıtırsınız. Burada kastettiğim şey United Arab Emirates’i sert vurmak. Ne kadar sert vuracaklarını bilmiyorum ama gördüyseniz, kademeleri atladılar. İranlılar tırmanmada kısasa kısas yapmadı. ABD bazı gemileri vurdu ve pat, United Arab Emirates. United Arab Emirates’i vurmaya devam ederlerse, neredeyse ölümcül yoğunlukta vururlarsa, bu Gulf Arab states’in geri kalanına İran’ın vaatlerini yerine getireceği mesajını gönderir.

Scott Ritter: O noktada birilerinin başkana şunu söylemesi gerekir: Petrol varil başına 200 dolara çıkarsa Amerikan ekonomisi kendini paramparça edecek. Küresel ekonomi bitecek. Başkan olarak o da bitecek. Birinin geri gidip ona Bill Clinton’ın ilk başkanlık yarışında kendisine verdiği uyarıyı söylemesi gerekiyor: “Mesele ekonomi, aptal.” Bu bugün de o zamanki kadar geçerli. Bir seçimi kaybetmek istiyorsanız, yaptığınız şeyi sürdürün Sayın Başkan. Çünkü tek bir Amerikalı bile Middle East’i anlamıyor olabilir ve bu yüzden yalanlarınız konusunda size karşı çıkacak durumda olmayabilir. Ama bildikleri şey şu: Middle East’te yaptığınız her neyse, pompada daha yüksek benzin fiyatlarına yol açtı.

Scott Ritter: Dizel bulunamaz hâle gelecek. Havayolları kapanacak. Amerikalıların uçağa bineceklerini düşündükleri yaz sezonuna giriyoruz. Uçağa binmeyecekler, çünkü hiçbir uçak kalkmayacak; çünkü havacılık yakıtı olmayacak. Avrupa bu krizi zaten yaşıyor. 20.000 iptal edilmiş uçuş var. Avrupa’daki diğer havayolları personel eğitimlerini durdurdu. Personel eğitimini durdurmazsınız. Asla durdurmazsınız, bitmiş olmadıkça. Ve şu anda bulunduğumuz yer burası.

Scott Ritter: Bu yüzden United Arab Emirates’in varlığını İranlıların şimdi sona erdirmesi için dua ediyorum; ya da en azından Trump’a bunun bittiği mesajını gönderecek yönde ilerlemeleri için. Kaybettiniz. Kazanamazsınız. Çekilin. Artık ABD için yüz kurtarıcı bir mekanizma yaratmaya çalışma noktasını geçtik. Şimdi hayat kurtarıcı bir mekanizmadayız ve birilerinin Trump’a, siyasi geleceğini öldürürken ulusu da öldürmemesini söylemesi gerekiyor. Çünkü siyasi geleceği vuruldu. Vuruldu. Bitti. Siyasi intihar işledi. Bundan toparlanamaz. Bundan toparlanma yok. Bunu yapmaya devam ederse, bunun sonuçları olduğunu anlayın. Çin zirvesinin nasıl geçeceğini sanıyorsunuz? Geçmeyecek. Bu başkanın aptallığı yüzünden iptal bile edilebilir; kararları veren bu çılgın, narsistik, psikotik delinin aptallığı yüzünden. Daha iyimser olabilmeyi isterdim ama olamıyorum. Uluslararası ilişkiler dereceniz varsa bunun size hiçbir faydası olmayacak, çünkü deli bir bireyin eylemlerini tahmin etmeye çalışıyoruz ve bunu yapamazsınız.

Abluka ve Zamanın Kimin Lehine İşlediği

Glenn: Evet, ABD’nin bu savaşa geri dönmeye karar vermesine biraz şaşırdım. Çünkü başlangıçta bu savaştan çıkmalarının, en azından bu ateşkesi zorlamalarının nedeni sanki biraz çaresizlikmiş gibi görünüyordu. Şimdi zamanın kesin biçimde İran’ın lehine işlediğini düşünüyor musunuz? Ya da zaman İran’ın lehine işliyorsa, ABD’nin geri dönmesinin nedeni bu olabilir mi? Yani abluka kaynaklar açısından çok maliyetli, yapılamıyor. Bunun çaresizlik olup olmadığını merak ediyorum; yoksa ABD’den başka bir şey mi beklemeliyiz?

Scott Ritter: Bence bu saf çaresizlik. Öncelikle bunu yeniden vurguladığınızı düşünüyorum. Hatırlarsanız, ben koşturup duruyordum. Kızımın bir bebeği oldu; son 10 gün, bu harika küçük kızın çok ciddi bir kalp ameliyatından sağ çıkmasını izlediğimiz bir çılgınlıkla geçti. Bu yüzden takvimin ne olduğunu unutuyorum. Bugün Pazartesi, sanırım, değil mi? Pazartesi. Peki, geçen hafta ne oldu? Her şey, sosyal medya, herkes Amerikan ablukasının dehasından söz ediyordu. Dâhiyaneydi. Elbette öyleydi, çünkü yalnızca Donald Trump mutlak deha üretebilir; asla işe yaramayacak 16 gemilik bir abluka da buna dahil. Bunu herkes bilir.

Scott Ritter: Ama hayır, bu Donald Trump. Bu parlak abluka İran’ın çökmesine neden oluyor, çünkü Kharg Island doluydu. Yüzde 98 doluydu ve petrol koymaya devam ediyorlar, koyacak yerleri yok. Petrolü koyacak yerleri kalmadığında kuyularını kapatmak zorunda kalacaklar. Kapatamazlar. Bakımları doğru yapılamayacak, su sızacak. İran ekonomisinin sonu bu olacak. Dolayısıyla İranlılar pes etmek zorunda. Pes etmek zorundalar. Donald Trump bir dâhi. Bunu duydunuz. Gördünüz. Okudunuz. Hiçbiri doğru değildi. Tek bir kelimesi bile doğru değildi. FDD-Israeli üretimi propaganda Scott Bessent’e satıldı, o da başkana sattı.

Scott Ritter: Ama bence istihbarat raporları geldi ve şöyle dedi: “Sayın Başkan, İranlılar iyi durumda. Aslında çok petrol satıyorlar. Çok para kazanıyorlar. Hiç depolama alanı sıkıntısı yaşamıyorlar. Bu arada küresel ekonomi kuyruk taklasına girmek üzere. İranlılardan daha uzun dayanamazsınız, çünkü onlar çökmeden önce biz çökeceğiz.” Bu birinci şeydi.

Scott Ritter: Diğer şey de başkanın içerideki anketlerine bakması. Siyasi olarak ölüyor, ölü. Tarihin en kötü performans gösteren başkanı. Bunu birleştirdiğinizde bu bir çaresizlik eylemiydi. Dünya için doğru olanı, ulus için doğru olanı yapmak ve “Evet, hayır, geri çekileceğiz; bir anlaşma yapacağız” demek yerine... Ruslar bir çıkış yolu sunuyordu. Büyük bir pazarlık yapabilir, Ukraine’de barış sağlayabilir ve bütün bunları yapabilirdi. Ama hayır, bir zafer kazanması gerekiyordu, çünkü narsist. Bu yüzden kumar buydu.

Scott Ritter: Ve yine ona İranlıların hiçbir şeyi olmadığı söylendi. Bu başkan sürekli denizin dibindeki 159 gemiden söz ettiğinde yanlış şeye odaklanmış demektir. İran hava kuvvetlerinin durumu hakkında yalan söylediğinde de öyle; çünkü 50 yıllık bir savaş uçağının, bir F-5 Freedom Fighter’ın, övülen Amerikan hava savunmasını delip Kuwait’i bombaladığını biliyoruz. Eğer yok ettiyseniz bu nasıl oldu? Bugün İran üzerinde SU-30’ların, MiG-29’ların, F-4’lerin ve F-14’lerin havada olduğunu biliyoruz. Yok edilmediler. İran’ın tüm füze kabiliyetinin sağlam olduğunu biliyoruz. Yok edilmedi. Hiçbir şey başaramadık.

Körfez Savaşı Benzetmesi ve ABD’nin Gerçeklik Sorunu

Scott Ritter: Çok eskiden Gulf War’ın sonunda General Al-Ubeid ile görüşmüştüm. Kendisi askeri sanayi komisyonunun başındaydı, sonra petrol bakanı oldu. Iraqi perspektifinden bir muharebe hasar değerlendirmesi hazırlatmıştı ve bana kitabı gösterdi. Çalışmayı gösterdi. Kanıtladığı şey, ABD’nin Desert Storm’daki stratejik hava harekâtında hiçbir şey başaramadığıydı. Hiçbir şey. Boş binaları havaya uçurduk; Irak sanayisi, büyük ölçüde ekipmanları tahliye ederek, sağlam kaldı.

Scott Ritter: Şu anda size söyleyebilirim ki İranlıların benzer bir sonuç üretebileceğine dair yüksek derecede güvenim var. Hiçbir şey başaramadık. Kırk günlük bombardımanda kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey. Gerçek bu. Hiçbir şey. Donald Trump bunu kabul edemiyor. Ona gerçeği söylemeyen insanlar var. Ona yalan söyleyen, kendilerine de yalan söyleyen insanlar var. Sorun bu.

Scott Ritter: ABD anlaşma yapamaz hâle geldi, çünkü dürüstlüğümüz yok. Onurumuz yok. Hiçbir şeyimiz yok. Gerçeği söyleme kabiliyeti yok. Başkalarına yalan söylediğimiz kadar kendimize de yalan söylüyoruz. Bu sistemin tamamına yayılmış durumda. Peki ABD ile uğraşmaya nereden başlayabilirsiniz? Çünkü gerçekliğin ne olduğunu bilmiyoruz. Olguların bir şey ifade ettiği bir dünyada yaşamıyoruz. Tamamen algı yönetimi ve yalanlar dünyasında yaşıyoruz. Bu delilik. Kelimenin tam anlamıyla bu ülke delirdi.

Scott Ritter: Medyamız herhangi bir konuda gerçeği söyleme yeteneğini kaybetti. Gerçeği söylemeye çalıştıklarında bile bu her zaman küçük bir şekilde yapılıyor. Kimse olanı olduğu gibi adlandırmak istemiyor. Bu başkan zihinsel olarak hasta. Bunu söyleyeceğim. Elbette bunu tıbbi olarak teşhis etme yetkim yok. Sanırım yasal olarak da biri karşınıza oturmadıkça teşhis koymanıza izin verilmiyor. Ama iki artı iki dört eder. Bu başkan deli. Bu, sizin ve benim gibi standart siyasi-askeri jeopolitik analistlerin standart noktaları birleştirme analizi yapmasını imkânsızlaştırıyor, çünkü ortada noktalar yok. Biz hangi noktaları gördüğümüzü sanırsak sanalım, o onları görmüyor. Dünyasını farklı noktalarla, yalanlarla, uydurmalarla doldurdu. Tamamen farklı bir boyutta çalışıyor. Bu yüzden ne yapacağını, nasıl yapacağını ve neden yapacağını nasıl tahmin edeceğiz? Bilmiyoruz. Onun haritasını görmüyoruz. Birleştirmeye çalıştığı noktaları görmüyoruz.

Kapanış

Glenn: Evet. Yalan söyleme gerçekten olağanüstü. Yani İran’ın yenildiği ve ateşkes istediği iddiası; eğer öyleyse, ABD’nin İran’ın 10 maddelik planını kabul etmesi mantıklı olurdu. Aynı şekilde, abluka medyanın Washington’un söylediklerini tekrar ettiği kadar parlak biçimde işliyorsa, ABD neden yüksek riskli bir savaşa geri dönsün? Yani hayır, hiçbir şey gerçekten anlamlı değil, ama işte buradayız. Her neyse, bugün zamanınızın kısıtlı olduğunu biliyorum. Geldiğiniz için çok teşekkür ederim, umarım yakında yeniden konuşuruz.

Scott Ritter: Tamam Glenn, çok teşekkürler. İyi günler.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol