Glenn Diesen

Scott Ritter: Avrupa’nın Ukrayna’daki Rolü NATO’yu Sona Yaklaştırıyor

İngilizce yapılan programda sunucu, eski UN weapons inspector (Birleşmiş Milletler silah denetçisi), US Marine Corps intelligence officer (ABD Deniz Piyadeleri istihbarat subayı) ve yazar Scott Ritter ile Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa’nın Ukrayna’ya drone desteği, NATO’nun geleceği, İran krizi ve ABD-Çin gerilimi üzerine konuştu. Bölümde Ritter, Avrupa’nın Rusya’ya karşı fiilen savaşa taraf olduğunu, İran savaşının enerji ve güvenlik dengelerini sarstığını ve Donald Trump’ın dış politikadaki hamlelerini büyük ölçüde iç politika hesaplarıyla şekillendirdiğini savundu.

Avrupa’nın Drone Desteği ve Rusya’nın Olası Tepkisi

Programın başında sunucu, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya gönderdikleri drone’ları açık biçimde duyurmaya başladığını, buna karşılık Rusya’nın Baltic Sea kıyılarını hedef alan bazı saldırıların Baltic states ve/veya Finland üzerinden geldiğine dair raporlar bulunduğunu söyledi. Sunucu ayrıca Russian Defense Ministry’nin, Ukrayna tarafından Rusya’ya karşı kullanılan drone’ların üretildiği Avrupa tesislerini olası hedefler olarak listelediğini aktardı.

Ritter, Moskova’nın bu yıl çatışmayı sona erdirmeye çalıştığını ve yaz ayları için planları olduğunu söyledi. Ona göre Rusya bugüne kadar tırmanmadan kaçınmaya ve askeri hedeflerine odaklanmaya çalıştı; kırmızı çizgiler aşıldığında bile aşırı tepki vermenin Ukrayna’ya desteği artırabileceğini hesapladı. Ancak Ritter bu kez durumun değiştiğini savundu.

“Gölgelerde yapılan şey artık resmi politika haline geldi,” diyen Scott Ritter, Rammstein çerçevesinde ülkelerin Ukrayna’ya desteklerini açıkça övündüklerini ve bunun fiilen bir vekâlet savaşına dönüştüğünü belirtti. Ritter, burada cephede kullanılan taktik drone’lardan değil, Rusya’nın derinliklerine stratejik saldırılar düzenlemek için kullanılan sistemlerden söz ettiğini vurguladı.

Ritter’e göre Avrupa’nın yaptığı şey “bir savaş eylemi.” “Avrupa burada masum bir taraf değil; çatışmanın aktif katılımcıları,” diyen Ritter, drone’ların Rusya’nın derinliklerini vurmak amacıyla Ukrayna’ya verildiğini ve bu saldırıların Avrupa istihbaratıyla desteklendiğini ifade etti. Russian Security Council ve Russian Ministry of Defense’ın bu politikanın sürmesi halinde sonuçları olacağını açıkça gösterdiğini söyledi.

NATO Ülkelerine Karşı “Uyarı Saldırısı” Tartışması

Sunucu, Avrupa devletlerinin geçmişte savaş halindeki ülkelere silah vermekten kaçındığını, çünkü bunun kendilerini çatışmanın tarafı haline getireceğini, ancak bugün Ukrayna savaşına katılımın çok ileri düzeye ulaştığını söyledi. Buna rağmen Avrupa’nın savaşın tarafı olduğu yönündeki iddiaların “Rus propagandası” diye reddedildiğini belirtti.

Ritter, Rus hükümetine tavsiye verecek konumda olmadığını söylemekle birlikte, olası uyarı saldırılarının etkisiz kalacağını savundu. Ona göre Rusya NATO ülkelerine saldırmaya karar verirse bunu sınırlı bir sinyal olarak değil, belirlenen hedef listesini ortadan kaldıracak büyük bir darbe olarak yapmalı.

“Bir NATO ülkesini vuracaksanız, kralı vuruyorsanız kralı öldürmelisiniz,” diyen Scott Ritter, Rusya’nın yalnızca bir şansı olacağını ve bu darbenin Avrupa’nın Ukrayna’ya stratejik drone desteği sağlama kapasitesini bütünüyle yok edecek ölçekte olması gerektiğini savundu. Ritter, böyle bir saldırının Avrupa’ya “büyük oyuncuların arenasında” olduğunu göstereceğini söyledi.

Ritter, Avrupa’nın Rusya ile savaşa girecek durumda olmadığını, kaynaklara sahip olmadığını ve ABD’nin de Avrupa’ya sempati duymayacağını ileri sürdü. Ona göre Avrupa, küçük adımlarla tırmanan bir savaşın ABD’yi yeniden içeri çekebileceğini umuyor; ancak kararlı bir Rus saldırısı tartışmayı netleştirir ve Avrupa’yı “ya gereğini yap ya sus” noktasına getirir.

ABD’nin Muhtemel Tepkisi ve NATO’nun Geleceği

Sunucu, olası bir Rus saldırısının yalnızca Baltic states veya Finland ile sınırlı kalmayıp Germany gibi lojistik merkezleri de hedef alması halinde ABD’nin ne yapacağını sordu. Trump’ın NATO’ya yönelik sert açıklamalarına ve ABD’nin müttefikleri için savaşmayabileceği yönündeki mesajlarına değindi.

Ritter, bunun klasik anlamda NATO’ya yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilemeyebileceğini söyledi. Ona göre bazı NATO üyeleri, NATO çerçevesi dışında bireysel kararlarla hareket ediyor; NATO kurumsal olarak drone sağlama kararı almış değil. Bu nedenle Article 5’in işletileceğini savunmak hukuken zor olabilir.

“Bence bu NATO’nun sonu olur,” diyen Scott Ritter, Donald Trump’ın Avrupa’ya “Bunu kendi başınıza getirdiniz” diyeceğini ve Ukrayna savaşını teşvik ettikleri için onları suçlayacağını değerlendirdi. Ritter, Rusya’nın böyle bir saldırıyı hesaplarken NATO’nun hızlanan ölümünü de dikkate alacağını savundu.

Ritter, bunun yine de bir kumar olduğunu kabul etti. Avrupa’nın kenetlenmesi, ABD’nin geri dönmesi ve NATO’nun birleşmesi ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını söyledi. Ancak göstergelerin bunun tersini işaret ettiğini, Rusya’nın Donbas bölgesinde sonuç almayı hedefleyen “kararlı bir yaz” planladığını öne sürdü.

Donbas Cephesi ve Rusya’nın Yaz Planı

Sunucu, Avrupa’nın tırmanmaya yönelmesinin nedenlerinden birinin savaşın Ukrayna açısından kötü gitmesi ve Rusya’nın bahar taarruzunun başlaması olabileceğini söyledi. Ritter, bu konuda kesin konuşmak için erken olduğunu ancak cephede bazı işaretler gördüğünü belirtti.

Ritter’e göre Rusya uzun süredir savaş alanını hazırlıyor: kritik arazileri ele geçiriyor, iletişim hatlarını kesiyor, Ukrayna birliklerini yıpratıyor ve karşı saldırılara çekerek rezervlerini tüketiyor. Ukrayna’nın “gülünç karşı saldırılar” nedeniyle rezervlerinin kalmadığını savundu.

Ritter, Rusya’nın hedefinin Donbas’taki son büyük nüfus merkezlerini düşürmek ve böylece Donbas meselesini askeri olarak kapatmak olduğunu söyledi. “Bence bu yazın hedefi Donbas meselesini sona erdirmek,” diyen Ritter, bunun artık Ukrayna’nın toprak vermesi meselesi değil, Rusya’nın bu toprakları alması meselesi haline geldiğini ifade etti.

Hungary, Orban ve Avrupa Yardımları

Sunucu, Avrupa’nın Ukrayna’ya daha fazla para ve silah gönderme isteğinin Viktor Orban tarafından engellendiğini, ancak Orban’ın yenilmesiyle Hungary’nin tutumunun değişebileceğini söyledi. Ritter ise bunun savaş alanında belirleyici olmayacağını savundu.

Ritter, Avrupa’nın 90 milyar euro harcayabilmesinin Ukrayna’nın askeri kapasitesini gerçekten artıracağı anlamına gelmediğini belirtti. Patriot hava savunma sistemlerinin nereden geleceğini sordu ve ABD’nin Patriot sistemlerini Avrupa’ya vermediğini, bunların Amerikan kullanımı için ayrıldığını söyledi.

“Bu sadece tiyatro ve hep tiyatro oldu,” diyen Scott Ritter, Hungary seçimlerinin Avrupa’nın temel işlevsizliğini çözmediğini savundu. France, Germany ve England’ın sorunlarının devam ettiğini; ekonomik kriz, enerji güvenliği ve savunma sanayii eksikliklerinin ortadan kalkmadığını belirtti. International Energy Agency’nin Europe’un altı hafta içinde aviation gas stoklarının tükeneceğini söylediğini iddia ederek bunun yaz seyahat sezonunda Avrupa havacılığını durdurabileceğini ileri sürdü.

İran Savaşının Ukrayna ve Avrupa’ya Etkisi

Sunucu, Iran savaşının Ukrayna savaşını nasıl etkilediğini sordu; silahların başka bölgelere yönelmesi ve Ukrayna’nın haber gündeminden düşmesi dışında başka sonuçlar olup olmadığını sordu. Ritter’e göre en büyük etki ekonomikti.

Ritter, İran krizinin Europe’un zaten kötü olan enerji güvenliği durumunu “mutlak bir felakete” dönüştürdüğünü söyledi. Avrupa’nın spot market üzerinden var olmayan enerjiyi almaya çalışacağını, bunun fiyatları artıracağını ve kıtanın sanayisini daha da işlevsiz hale getireceğini belirtti.

Ritter ayrıca ABD ile Avrupa arasındaki güvenin kalıcı zarar gördüğünü savundu. “NATO bitti; bence NATO artık sona erdi,” diyen Scott Ritter, ABD’nin güvenilir bir müttefik olmadığını ve Europe’un ilk kez kendini savunma zorunluluğuyla yüzleştiğini ifade etti. Ona göre Avrupa’nın ordusu, savunma sanayii ve hava gücü ABD olmadan yeterli değil.

İran, Trump ve “İki Gerçeklik”

İran başlığında sunucu, Trump’ın savaşın sona erdiğini ima eden açıklamalarına ve Strait of Hormuz’un açık olduğu yönündeki iddialara değindi. Ritter ise ABD ve Israel’in savaşı kaybettiğini, amaçlarına ulaşamadığını ve Iran üzerinde kaldıraç sahibi olmadığını savundu.

Ritter’e göre iki ayrı gerçeklik var: Iran’daki jeopolitik gerçeklik ve Donald Trump’ın egosuna dayalı Amerikan gerçekliği. Trump’ın savaşa girmeyeceğini söylediği halde savaşa girdiğini ve kaybettiğini; bunu kabul edemediği için sonucu siyasi olarak yönetmeye çalıştığını belirtti.

“Bu, ABD için ulusal güvenlik sorunu değil; Donald Trump için iç siyasi bir sorun,” diyen Scott Ritter, Trump’ın ateşkese yönelmesinin nedeninin askeri başarı değil, iç politikadaki baskı olduğunu savundu. Ritter, Islamabad memorandum of understanding üzerinde neredeyse anlaşmaya varıldığını, ancak Trump’ın bunu ABD’nin yenilgiyi kabul etmesi gibi görüneceği için engellediğini söyledi.

Ritter, Strait of Hormuz’un Trump’ın anlattığı şekilde açık olmadığını savundu. Ona göre İran geçişleri seçici biçimde kontrol ediyor, hangi gemilerin nasıl geçeceğini ve hangi koşulların uygulanacağını belirliyor. Bu nedenle açık olma hali Iran’ın kabul ettiği şartlarla gerçekleşiyor.

ABD’nin Savaşı Sürdürme Kapasitesi

Sunucu, ABD’nin İran’a karşı yeniden kapsamlı savaşa dönmesi halinde bunu ne kadar sürdürebileceğini sordu. Ritter, ABD’nin savaşı zaten kaybettiğini ve aynı araçlarla farklı sonuç beklemenin mantıksız olduğunu söyledi.

Ritter, ABD’nin savaşın başında istediği precision-guided strike weapons ve savunma kapasitesine sahip olduğunu, buna rağmen yenildiğini savundu. Hedef listesinin artık tükendiğini, değerli hedeflerin vurulduğunu veya boşaltıldığını belirtti. Daha fazla bombalamanın rejimi zayıflatmak yerine güçlendireceğini ileri sürdü.

“Iran kelimenin tam anlamıyla bütün kartları elinde tutuyor,” diyen Scott Ritter, ABD’nin normal saldırı paketlerinin İran davranışını değiştirmediğini, enerji hedeflerinin vurulması tehdidinin ise Arab dünyasını devreye sokacağını ve bölgesel ekonomiyi çökerteceğini ifade etti. Avrupa havayollarının kapanmasının yalnızca turizmi değil, ticaret ve lojistiği de felce uğratacağını savundu.

Çin, İran Petrolü ve ABD Yaptırım Tehditleri

Sunucu, İran’a yönelik ablukada Çin boyutunu gündeme getirdi. China’nın İran petrolünün ana alıcısı olduğunu, bazı ABD’li yetkililerin Çin’in bu petrolü almaması gerektiğini söylediğini ve Chinese banks’e yaptırım tehdidinde bulunulduğunu aktardı.

Ritter, enerji güvenliğinin China için çok hassas olduğunu ve savaşın Çin ekonomisinin “yumuşak karnını” ortaya çıkardığını söyledi. İran petrolünün kesilmesinin önemli olduğunu, China’nın bu enerjiye ihtiyaç duyduğunu ve yerine tam ikame bulunmadığını belirtti.

Ritter’e göre ABD’nin Çin’e yönelik açıklamaları büyük ölçüde retorik. “ABD kaç Chinese tankerını geri çevirdi? Cevap: Hiçbirini,” diyen Scott Ritter, Washington’ın Chinese-flagged vessels’ı durdurmak için hukuki dayanağı olmadığını savundu. Chinese Foreign Ministry’nin United Arab Emirates heyetine de Çin’in dış ilişkilerinde ne yapacağını başkalarının belirleyemeyeceği mesajı verdiğini aktardı.

Diplomasi, Islamabad Görüşmeleri ve Ukraine İçin Olası Senaryo

Programın sonunda sunucu, Trump’ın İran’ın enriched uranium’dan vazgeçeceği ve karşılığında hiçbir şey alamayacağı yönündeki açıklamalarının gerçekçi görünmediğini söyledi. Arka planda Iran veya Russia ile anlamlı müzakereler olup olmadığını sordu.

Ritter, Islamabad’daki barış görüşmelerinin teknik düzeyde sürdüğünü söyledi. JD Vance, Witkoff ve Kushner’ın evlerine döndüğünü, senior Iranian delegation’ın da ayrıldığını; ancak iki tarafın teknik uzmanlarının nihai anlaşma üzerinde çalışmaya devam ettiğini belirtti. Bu nedenle bir anlaşma ihtimali gördüğünü söyledi.

Russia konusunda ise Ritter, veri az olduğunu ancak Trump’ın Ruslara fiilen “açık çek” verdiğini düşündüğünü ifade etti. Ona göre Trump, Russia’nın Ukraine savaşını ara seçimler öncesinde siyasi olarak sunulabilir bir barışa dönüştürecek sonuçlar üretmesini istiyor. Ritter, Trump’ın Ukraine konusunda “eller serbest” bir tutum aldığı ve Rusya’nın sahada sonuç almasına izin verdiği kanaatinde olduğunu söyledi.

Ritter, Trump’ın dış politika söylemini iç politika açısından okudu. Ona göre Trump, İran ve Ukrayna dosyalarında kendisini “dünya barışını getiren” lider olarak sunmak istiyor. Program, sunucunun Avrupa liderlerinin hâlâ Kremlin’i arayıp çözüm aramamasına şaşırdığını söylemesi ve Ritter’e teşekkür etmesiyle sona erdi.

Programa Giriş

Sunucu: Tekrar hoş geldiniz. Bugün bize eski bir BM silah denetçisi, ABD Deniz Piyadeleri istihbarat subayı ve yazar Scott Ritter katılıyor. Her zamanki gibi programa tekrar geldiğiniz için teşekkür ederiz.

Scott Ritter: Beni ağırladığınız için çok teşekkür ederim.

Avrupa'nın Drone Politikası ve Rusya'nın Tepkisi

Sunucu: Şimdi Avrupalıların Rusya'ya karşı savaşması için Ukraine'e gönderdikleri tüm drone'lar hakkında oldukça yüksek sesle ve gururla konuştuklarını görüyoruz. Ama aynı zamanda, hepimizin bildiği gibi, Rusya'nın Baltık Denizi kıyılarını vuran bazı drone'ların Baltic states ve/veya Finland'dan geldiğine dair haberler de var. Şimdi de Russian Defense Ministry'nin, Rusya'ya saldırmak için kullanılan drone'ları ürettikleri gerekçesiyle Rus saldırılarının potansiyel hedefi haline gelen Avrupa tesislerinin bir listesini yayımladığını görüyoruz. Hatta Russian Security Council Sekreteri Seshu'nun, bunların Avrupa topraklarından gelen saldırılar olması nedeniyle Rusya'nın meşru müdafaa hakkı olduğunu söylediğini gördüm. Bütün bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sadece laf kalabalığı mı, yoksa caydırıcılıklarını yeniden tesis etmek için gerçekten çabalarını artıracaklarını mı düşünüyorsunuz?

Scott Ritter: Bence Russia bu çatışmayı bu yıl bitirmeye çalışıyor. Yaz için planları olduğunu düşünüyorum. Rus yaklaşımı her zaman tırmanmadan kaçınmak ve görevin tamamlanmasına odaklanmak oldu. Sözde kırmızı çizgilerin aşılmasına izin verdiler, çünkü stratejik açıdan aşırı tepki veriyor gibi görünmek daha fazla kaybettirebilirdi. Aksi halde azalmakta olan Ukraine desteğini harekete geçirebilir ya da sertleştirebilirdiniz.

Ama bence bu kez farklı. Daha önce gölgelerde yapılan şeylerin artık resmi politika haline geldiğini görüyoruz. Ramstein'da ülkelerin oynadıkları rolle övündüklerini görüyoruz. Bu fiilen bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Drone'lardan söz ettiğimizde, savaş alanındaki taktik drone'lardan bahsetmiyoruz; Russia'nın derinliklerinde stratejik saldırılar düzenlemek için kullanılan drone'lardan söz ediyoruz. Bu, Russia için sürdürülemez bir model.

Bence Russia'nın artık adım atmasının ve Europe'a sorumsuz faaliyetlerin bir bedeli olduğunu göstermesinin zamanı geldi. Herkesin anlaması için söylüyorum: Europe'un yaptığı şey bir savaş eylemidir. Europe burada masum bir taraf değildir. Çatışmanın aktif katılımcılarıdır. Bu saldırıları planlıyorlar. Üretilen bu drone'lar, Ukrainians'a verilecekleri ve onların da Europe tarafından sağlanan istihbaratı kullanarak Russia'nın derinliklerini vuracakları bilinerek üretiliyor.

Dediğim gibi, bunun sürdürülemez bir model olduğuna inanıyorum. Russian Ministry of Defense ve Russian Security Council'in, bunun devam etmesi halinde sonuçları olacağını açıkça ortaya koyduğunu düşünüyorum. Şu anda bulunduğumuz nokta bu.

Avrupa'nın Çatışmaya Katılımı

Sunucu: Evet, bu çok tuhaf. Ben de bu argümanı dile getirdim; gittiğimiz yol konusunda biraz temkinli olunması gerektiğini söyledim. Ama bugünlerde bu neredeyse çok kolay biçimde göz ardı ediliyor, ki bu biraz garip. Çünkü bu Avrupa devletlerinin çoğunun savaş halindeki herhangi bir ülkeye silah sağlamamasının nedeni, bunun Avrupalıları çatışmanın bir tarafı haline getirecek olmasıydı. Oysa şimdi katılımın olabilecek en derin seviyeye ulaştığını görüyoruz; Ukrainians'ın potansiyel olarak çok minimal bir rol oynayacağı noktaya kadar. Buna rağmen Avrupalıların taraf haline geldiği ya da geldiği fikri sadece Russian propaganda diye reddediliyor. Bu da muhalefeti ortadan kaldırmak istediğinizde söylediğiniz şey. Bu yüzden gerçekten sarsıcı. Peki olası sonucu ne olarak görüyorsunuz? Önce Estonia ya da Finland'a karşı bir uyarı saldırısı mı görürüz, yoksa örneğin Germany'deki kilit lojistik merkezleri hedef alacak daha büyük bir şey mi yaparlar?

Scott Ritter: Russian government'a herhangi bir konuda tavsiye verecek biri değilim. Bence uyarı saldırıları sonuçsuz olurdu. Hatta, bir NATO ülkesini vuracaksanız ya da dedikleri gibi krala vuracaksanız, kralı öldürün. Bence Russia'nın tek atış hakkı var ve bu, Russian Ministry of Defense tarafından belirlenen hedef setinin tamamını ortadan kaldıran yıkıcı bir atış olmalı. Europe'un, Russia'nın stratejik derinliğine karşı vekil biçimde kullanılmak üzere Ukraine'e drone sağlama yönündeki ilan edilmiş hedef ve amaçlarını yerine getirme potansiyelini tamamen yok edecek şekilde olmalı.

Bu aynı zamanda Russia'nın hedef listesini istediği zaman değiştirebileceği ve sonucun aynı olacağı mesajını da verir. Bence Europe'a artık büyükler liginde oynadığı bildirilmeli. Süper ağır sıklet bir dövüşçüyle ringe çıkmaya karar verdiniz ve o sizi nakavt etti. Aksi halde bu, hiçbir şeyi çözmeyen kademeli bir savaş olmaya devam eder.

Diğer mesele şu: Kararlı biçimde vurduğunuzda tartışmanın çerçevesini temelden siz belirlersiniz. Artık Europe için ya gereğini yapma ya da susma zamanıdır. Europe, Russia ile savaşa gidemeyeceğini anlayacaktır. Russia ile savaşa girecek konumda değiller. Kaynakları yok. Sonra Europe ayrıca şunu tartışmak zorunda kalacak: Varoluşsal bir ekonomik kriz döneminde her şeyi bırakıp var olmayan, mevcut olmayan ve olmayacak bir European army'yi yeniden mi inşa edecekler?

United States ayrılıyor. United States'in, yaptıkları şey nedeniyle Europeans'a herhangi bir sempati duyacağını sanmıyorum. Temelde gerçekleşmekte olan şey bir savaş eylemi. Bence Europeans, United States'i yeniden içine çekebilecek bir kademelilik umuyor. Tartışma ne kadar açık uçlu kalırsa, sonuç bakımından kötü şeylerin olma ihtimali o kadar artar. Ama Europe'un önüne kanayan bir burun ve tekrar vurmak üzere kaldırılmış bir yumruk koyarsanız, United States de buna bakmak zorunda kalır; kararlı bir saldırıyla her şeyi çok net hale getirirsiniz.

Bu yüzden bence kararlı bir saldırının zamanı geldi. Russians bu listeyi yayımlıyor ve Sergey Shyu bu söylediklerini söylüyorsa, Russians'ın kararlı bir saldırıya hazır olmadığını düşünmüyorum.

United States'in Tepkisi ve NATO

Sunucu: Eğer büyük bir saldırı olursa, sadece Baltic states ve Finland değil, yine özellikle Germany de hedef alınırsa, büyük soru Americans'ın ne yapacağı olur. Son dönemde Trump'ın NATO'nun bir kağıttan kaplan olduğu, bizim için bir şey yapmadınız, biz de sizin için orada olmayacağız gibi tweet'lerini gördük. Sizce tamamen görmezden mi gelirler? Yoksa United States'in tepkisi esasen ne olur? Hiçbir şey mi olur, yoksa tamamen dahil mi olurlar? Artık tamamen dahil olmalarından şüpheliyim ama NATO hiçbir şey yapmazsa o zaman aslında NATO bitmiş olur. Trump da bundan memnun olabilir. Siz ilk olarak American tepkisinin ne olmasını beklersiniz?

Scott Ritter: Her şeyden önce bu klasik “saldırıya uğradık, kolektif savunma istiyoruz” durumu değil. Bu, NATO içindeki seçili ülkelerin NATO çerçevesi dışında hareket etmesi. NATO bir kurum olarak drone sağlama kararı almış değil. Bu bir German kararı. Bu bir British kararı. Bireysel ülkelerin aldığı kararlar. Dolayısıyla hukuken 5. Madde'nin tetiklendiğini savunmak zor olacak.

Günün sonunda United States, “kaşınan belasını bulur” meselesini herkesten iyi bilir. Burada Europeans kaşınıyor. Russia da onlara bunun sonucunu gösterirse, United States'in onların davasına koşacağını sanmıyorum. Hatta Donald Trump'ın, “Bunu kendi başınıza getirdiniz. Bu aptalca bir politikaydı. Size barış arayın dedik. Bunun yerine bu savaşı teşvik ettiniz. Bize ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda değildiniz. Biz de şimdi gelmeyeceğiz,” diyeceğini düşünüyorum.

Bence bu NATO'nun sonu. Russia'nın hesabına girecek bir diğer şey de, bir saldırı başlatarak NATO'nun ölümünü hızlandırmak olacaktır. Elbette bu bir kumar. İşlerin nasıl gelişeceğini kim bilebilir? Europe toparlanabilir, United States geri gelebilir ve NATO birleşebilir. Ama bence tüm göstergeler bunun böyle olmayacağı yönünde. Russians'ın kararlı bir yaz aradığını düşünüyorum.

Bence bu kararlı yaz, Donbas bölgesindeki taarruzlarla gelecek; Donbas'ın tamamının geri alınması ve daha derin ilerlemelerle. Ayrıca NATO'ya ya da Europe'a Russia'nın artık oyun oynamadığı bildirilecek. Russia'yı savaşla ancak belli bir yere kadar tehdit edebilirsiniz; sonunda Russia, “Tamam, yapalım,” der. Bence Russia şu anda “tamam, yapalım” noktasında.

Özellikle de şu anda ekonomileri, küresel enerji krizi sayesinde oldukça iyi durumda. Bu nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Russia artık daha önce Russian government'ın elini tutmuş olabilecek birçok ekonomik sorunu çözdü; Europe ile bir çatışmanın daha derin bir ekonomik krizi tetikleyebileceği korkusu vardı. Bence Russia şu anda bundan korkmuyor. Bu politika devam ederse, Russia'nın Europe'u vurması için tüm koşullar uygun.

Russian Taarruzu ve Donbas

Sunucu: Bütün bunlar olurken, Europeans'ın şimdi tırmandırıyor olmasının nedenlerinden biri de elbette savaşın iyi gitmemesi gibi görünüyor. Russians'ın bahar taarruzunun artık başladığı ya da başlamış olduğu anlaşılıyor. Siz de bunu görüyor musunuz, yoksa çok mu erken?

Scott Ritter: Belirtiler görüyorum. Ama şu anda Las Vegas'a gidip ipoteğimi herhangi bir şeye yatırmazdım. Russia savaş alanını hazırlıyordu; olup biteni takip ediyorsanız bunu görürsünüz. Ben çok iyi bir Russian gazeteciyi takip ediyorum; Substack sayfasında savaş alanına dair çok iyi haritalar ve Russians'ın ne yaptığını açıklayan güncellemeler yayımlıyor.

Gördüğünüz şey şu: Russians kritik araziyi, kilit araziyi alarak, iletişim hatlarını keserek ve Ukrainians'ı yıpratarak büyük bir hamle için cepheyi zahmetli biçimde hazırlıyor. Ukrainians'ı karşı saldırılara çekiyorlar; iyi düşünülmüş neden-sonuç eylemleri yapıyorlar. Ukraine'in karşı saldırıya geçeceği varsayımıyla bir şey yapıyorlar, sonra bu karşı saldırıyı karşılayıp Ukrainian kuvvetini yok ediyorlar ve böylece rezervleri ortadan kaldırıyorlar. Ukraine'in artık rezervi yok; çünkü yürüttükleri bu saçma karşı saldırılar yüzünden.

Russians, mantıken Donbas'taki son iki büyük yerleşim alanı olan Sloviansk'a doğru ilerlemeyi hedefleyen bir taarruz için savaş alanını hazırlamaya devam etti. Ne düşündüğümüz hakkında hiçbir fikrim yok ama durum bu. Eğer o kentsel kuşak düşerse, tüm Donbas düşer. Bu yüzden bence bu yazın hedefi Donbas meselesini bitirmek; yani artık Ukraine'in toprak bırakıp bırakmayacağı sorusu olmayacak. Russia onu alacak.

Hungary, Orban ve Avrupa Yardımı

Sunucu: Europe'un daha fazla para ve silah göndermeye, bu savaşa giderek daha doğrudan katılmaya yönelik hevesinin bir kısmının Hungarians tarafından, özellikle de Orban'ın Ukraine'e gönderilmesi gereken askeri yardımların çoğunu engellemesiyle tutulduğunu düşünüyorum. Şimdi Orban yenildiğine göre, bunun önemi ne olur sizce? Bazı insanların yeni başbakanın ne kadar Europile olduğunu abartmış olabileceğini düşünüyorum, ama yine de Hungary'nin yeni liderliğinin Hungary'nin ulusal çıkarlarını Orban'dan biraz farklı tanımlaması oldukça önemli.

Scott Ritter: Bakın, kimin umurunda? Çok kaba olmak istemiyorum ama kimin umurunda? Europe şimdi Ukraine için 90 milyar euro harcayabilecek mi? Bu para nereye gidecek? Bu para gerçekten Ukrainian kabiliyetlerini güçlendirecek mi? Ukraine'in ihtiyaç duyduğunu söylediği Patriot hava savunma sistemlerini sağlayacaklar mı? Patriot'lar nereden gelecek? United States Europe'a hiç Patriot sağlamıyor. Tüm Patriot'lar American kullanımına yönlendiriliyor.

Bence bu büyük ölçüde laftan ibaret. Gerçeklik savaş alanında ve Hungary'de olan hiçbir şey savaş alanında olup biteni etkilemeyecek. Hiçbir şekilde. Bunların hepsi Europe içi kulis siyaseti ve özentilik. Gerçek şu ki Hungarian elections, Europe'un temel işlevsizliğini çözmek için hiçbir şey yapmıyor.

Evet, 90 milyar dolarlık bir yardım paketini geçirebilirler. Ama bu France'ın sorunlarını, Germany'nin sorunlarını, England'ın sorunlarını çözmüyor. Bu sorunlar hâlâ var. Ekonomik krizi bitirmiyor. Enerji güvenliği meselelerini çözmüyor. International Energy Agency, Europe'un altı hafta içinde havacılık yakıtının biteceğini söylüyor. Bu, yaz seyahat sezonunun tam ortası demek. Tüm European aviation industry yere indiğinde ne olacak? Bunun ekonomiye etkisi ne olacak? Orban bunu nasıl etkiliyor? Orban hiçbir şeyi etkilemiyor. Hiçbir şeyi.

Bu sadece tiyatro ve her zaman tiyatroydu. Bu aşırı düzeyde işlevsizlik. Europe birdenbire kararlılıkla birleşip bir şeyler yapabilir hale gelmeyecek. O 90 milyarı bir şeye dönüştürmek hâlâ mesele. Hâlâ doğası gereği yolsuzluğa batmış, biz konuşurken kendi içinde dağılmakta ve kavga etmekte olan Ukrainian government ile uğraşıyorsunuz. Tek yaptığınız yolsuzluğu teşvik etmek.

Bunun çözüldüğüne sevindim; çünkü şimdi o 90 milyar euro'ya ne olduğunu, ne kadar hızlı kaybolduğunu ve herhangi bir şeye ne kadar az etki ettiğini izleyeceğiz. Sonra Europe belki de Ukraine'deki durumu tersine çevirmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark eder.

İnsan Gücü, Iran Savaşı ve Ekonomik Etkiler

Sunucu: Evet, hayır, bu mükemmel bir nokta. Ben de bunu sık sık dile getirdim. Sahip olmadıkları tüm bu parayı kullanıyorlar ama bunu artık Americans'ın satamayacağı American silahlarını almak için kullanmak zorundalar. Eğer önceden kıtlık yaşıyorlardıysa, şimdi bunları Middle East'e harcamak zorundalar. Neyse, Ukraine'deki temel sorun insan gücü meselesi gibi görünüyor. Ama Europeans bu alanda da yardım etmek istiyor gibi. Chancellor Mertz'in Zelensky'nin mültecileri sınır dışı edip siperleri doldurmaları için Ukraine'e geri gönderme taleplerini görünüşe göre kabul ettiğini görüyoruz. Bu da Ukrainian yanlısı politika etiketi ya da bayrağı altında yapılıyor. Evet, yaptıkları oldukça aşırı. Ama genel olarak Iran'daki savaşın Ukraine'deki savaşı nasıl etkilediğini sormak istedim. Silahların başka yere yönlendirilmesi ve Ukraine'in manşetlerden düşmesi dışında, savaşın başka sorunları ya da etkileri var mı?

Scott Ritter: En büyüğü ekonomik. Europe'ta zaten çok kötü olan enerji güvenliği durumunu aldınız ve tam bir felakete çevirdiniz. Bunu çözmek için spot piyasada var olmayan enerjiyi satın almak zorunda kalacaklar. Fahiş fiyatlarla karşılaşacaklar. Zaten ekonomik sorunların diz boyu olduğu bir kıtayı alıp, ekonomik sorunların çok daha derinine itiyorsunuz.

Bu, European industry'yi daha da işlevsiz hale getirecek. Zaten bölünmüş olan Europe içinde iç siyasi çatlaklar yaratacak. Bence bu savaşın Europe açısından en büyük sonucu ekonomi oldu. İkinci mesele ise elbette United States ile Europe arasında oluşan kalıcı hasar olduğunu düşünüyorum.

NATO'nun sonu. Bence NATO bitti. Europe ile United States arasında herhangi bir güven kaldığını sanmıyorum; bunun birçok nedeni var. Yani United States güvenilir bir müttefik olmadı. Ve United States, Europe için imkansız bir durum yarattı; istemedikleri Iranian krizine yanıt vermelerini talep etti. Ama Trump bunu onlara karşı kullanıyor. Kelimenin tam anlamıyla her şeyi alıp eve giden çocuk gibi davranıyor. Bence bu da sorunlu, çünkü Europe şimdi ilk kez kendini savunmak zorunda kalma gerekliliğiyle karşı karşıya. Geçmişte United States çekip giderse ne olacağına dair teorik tartışmalar vardı. Eh, United States çekip gidiyor ve Europe bunu biliyor. Şimdi bu rahatsız edici tartışmayı yapıyorlar ve Europe hiçbir şeye sahip olmadığını fark ediyor. Europe'un hiçbir şeyi yok. Ordu yok. Defense industry yok. Air force yok. United States olmadan Europe kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey. Ve buna rağmen Russia ile drones kullanarak yürütülen bir proxy war'ın içindeler. Bence diğer büyük mesele de Europe'un military açıdan ne kadar az gücü olduğunun mutlak biçimde fark edilmesi.

Evet. Hayır, stratejinin ne olduğunu her zaman anlayamıyorum. İnsanın aklına, Americans geri çekilmeye başladığında ve aslında arkanızdaki büyük American desteği ortadan kalktığında, Russia gibi başka great powers'a yaklaşımınızda biraz daha dikkatli olacağınız gelir. Ama tutumu etkilemiş gibi görünmüyor; hâlâ daha önce yaptığı şeyin aynısını yapıyor. Ama Iran konusunda, bunun artık sona yaklaşıyor olabileceğini düşünüyor musunuz? Sanırım hepimiz izledik; tabii Trump'ın söylediği her şeyi çok ciddiye almak zorunda değiliz ama savaşın sona erdiğini düşünüyor gibi görünüyor. Iranians, Strait of Hormuz'un açık olduğunu söylediler ama açık kelimesini tanımlama biçimleri, Trump'ın anlattığından çok farklı; Trump'ın anlattığı şey Iranians açısından koşulsuz teslimiyet gibi duyuluyor. Peki şu anda ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Olan şey tam olarak olacağını söylediğim şey. Dünyada iki gerçeklik var. Birincisi gerçek geopolitical reality; Iran'daki ground truth bu. United States ve Israel savaşlarını kaybetti. Hedeflerinin hiçbirini gerçekleştiremediler. Iran üzerinde hiçbir kozları yok. Tüm kartlar Iran'ın elinde. US, açık savaş suçlarına geçmeden conventionally tırmanma kapasitesinin sınırına ulaştı. Donald Trump'ın ceasefire'a yönelmesinin nedeni bu; Iran'ın istemediği ama çatışmadan ekonomik olarak zarar gören China'nın baskısıyla kabul etmek zorunda kaldığı bir ceasefire.

Yani Iranian reality var, bir de American reality var; bu da aslında Donald Trump'ın egosu etrafında dönüyor. Bu Donald Trump için political problem. United States için national security problem değil. Dev bir international foreign policy crisis'ı çözmeye çalışmıyoruz. President için domestic political crisis'ı çözmeye çalışıyoruz, çünkü asla girmeyeceğini söylediği bir savaşa girdi ve kaybetti. Kaybettiğini kabul edemez.

Şimdi olan şey şu: Yaklaşık bir hafta önce yapılan müzakerelerin neredeyse final treaty ile sonuçlanacağını söylemiştim. Ama political olarak Trump bunu kabul edemedi, çünkü o treaty'yi o zamanlama ve öne sürülen koşullar altında kabul etmek, United States'in yenilgiyi kabul etmesi anlamına gelecekti. Bu yüzden Trump bu anlaşmayı bozdu ve ardından bir hafta boyunca posture sergiledi. Bu posture, American power algısı yaratmak, yani America'nın Iran'ı bir şeyler yapmaya zorladığı izlenimini vermek için tasarlanmıştı. Ama Iran'ın yaptığı şeyler, Trump'ın öldürdüğü ama neredeyse imzalanmış olan Islamabad memorandum of understanding'de zaten üzerinde mutabık kalınmış şeyler.

Bu sadece oyun. Bu political theater. President'ın yapmaya çalıştığı şey, onun decisive intervention'ı, massive blockade'ı, tehditleri olmadan bunların hiçbirinin olmayacağı izlenimini yaratmak. Bunların hepsi onun sayesinde oluyor. Iranians ise temelde anlaşmayı sonuçlandırıyor. Bence çok fazla insan olup bitene bakıp Trump'ın açıklamalarını face value olarak kabul ediyor. Gerçek şu ki, açıklamalarının hiçbirinin reality ile, fiilen olup bitenle uyumu yok.

Strait of Hormuz açık değil. Strait of Hormuz selective olarak açık. Kontrol Iranians'ın elinde. Neyin geçeceğini, nasıl geçeceğini ve ne ücret alınacağını onlar belirliyor. Trump bunun sorumlusu olduğunu iddia edebilir, ama sonuçta Strait of Hormuz, Iran için kabul edilebilir koşullar altında açık. Masaya koyulan koşullar Iran'ın koşulları.

İnsanlara hatırlatmak istediğim diğer şey şu: Bütün bu theater sürerken, Islamabad'da bu müzakereler başladığından beri çalışan technical teams var. Nihai peace treaty'nin teknik ayrıntılarını sonuçlandırıyor, netleştiriyorlar. Ama yine söylüyorum, Donald Trump açısından political olarak çok kötü bir şey olmazsa bu savaşı sürdüremez. Bu onun için politically devastating. American economy zarar görecek. Ve biliyoruz, elections söz konusu olduğunda mesele economy'dir. Bu yüzden Trump'ın peace bulmaktan başka seçeneği yok. Bunu sadece kendi tuhaf Trumpian tarzıyla yapıyor; American public'in bir bölümünü 5D chess oynadığına, genius olduğuna, yaptığı her şeyin brilliant olduğuna ve bu sonucun onun intervention'ı olmadan gerçekleşmeyeceğine ikna etmek zorunda. Bu sırada Iranians sadece reality ile ilgileniyor.

Evet, bunun haberleştirilme biçiminde net bir ayrım görüyorum. Artık neredeyse MAGA cult diye tanımlanabilecek kesim, bunu massive victory olarak görüyor. Ama iyi bir nokta. Yani tekrar tekrar yalan söylüyor ve yine de bir şekilde her şeyi face value olarak almamız bekleniyor. Pek mantıklı değil. Ama Trump yönetimindeki United States şimdi esasen total war'a ya da en azından Iran ile full intensive war'a geri dönmeye karar verirse, US bunu ne kadar sürdürebilir? Çünkü anladığım kadarıyla ceasefire sırasında bölgeye çok sayıda uçuş yapıldı. Stokların çoğu yenilendi. Peki fighting power nedir ve US bunu ne kadar sürdürebilir konusunda restraint ne durumda?

Albert Einstein'a atfedilen bir söz vardır. Gerçekten ona mı ait bilmiyorum. Ama insanity'nin tanımı, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuç beklemektir. United States savaşı kaybetti. Unutmayın, istedikleri tüm precision guided strike weapons ile, sahip oldukları tüm defense capabilities ile başladılar ve yenildiler. Şimdi bana, az önce yenildikleri aynı capabilities'i yeniden stokladıklarını söylüyorsunuz. Peki bu kez neyi farklı yapacaklar?

Target deck tamamen azaldı. Değerli olan her şey vuruldu. Değerini koruyan her şey tahliye edildi. Target deck'leri yok. Yani sadece bina patlatmak için bina patlatacaklar; zaten bu conflict'in sonlarına doğru yaptıkları şey buydu. Bu victory değil. Bombaladıkça regime daha da güçleniyor. Orada regime change yok. Iran, bu underground missile cities'in büyük ölçüde invulnerable olduğunu ve missiles fırlatmaya devam ettiklerini gösterdi; United States'in bunu engellemek için yapabileceği hiçbir şey yok.

Ve unutmayın, United States replenishing yaparken Iranians da aynısını yaptı. Daha fazla missiles, daha fazla missiles, daha fazla missiles inşa ettiler. Repair yaptılar. Yani kaldığımız yerden başlayacağız: Iran, US bases'e, United States'i destekleyen nations'a, Israel'e büyük zarar verecek. Sonunda United States, normal strike packages'larının Iranian behavior'da hiçbir değişikliğe yol açmadığı gerçeğiyle karşılaşınca energy targets'ı vurmakla tehdit edecek. Sonra Arab world'ün geri kalanı devreye girip bunu yapamazsınız diyecek, çünkü o zaman bizi vururlar ve her şey biter. Her şeyi kaybederiz.

Saudis bundan memnun değil. Kimse değil. United Emirates, US'in yaptıklarından memnun olan tek country olabilir. Ama bunun nedeni başka seçeneklerinin olmaması. Kendi existential crisis'larıyla karşı karşıyalar. Bu yüzden Trump'ın bunu yapabileceğini hayal edemiyorum, çünkü bu onun kaybettiği gerçeğini mühürleyen savaş olur. Bundan geri dönüş olmaz. Ekonomimiz, global economy çöker.

Yine, insanlardan şunu düşünmelerini istiyorum: Tüm European airlines kapanırsa ne olur? Bu tourism meselesi değil. Eşyalar böyle taşınıyor. Commerce böyle yapılıyor. Trade böyle yapılıyor. Bunu kapatırsanız, şunu unutmayın: Aviation fuel nereye giderse diesel fuel da oraya gider. Dolayısıyla trucks'ın taşıma kapasitesinde azalma göreceksiniz. Bu European economy'nin sonu olur. European economy işlemez. Aynı şey United States'in de başına gelir.

Bu yüzden Trump bu disastrous model'i sonsuza kadar sürdüremez. Iran kelimenin tam anlamıyla tüm kartları elinde tutuyor. Bu yüzden Trump, Pete Haggsth'in ilk aşamada ona söylediği yalanların bugün de yalan olduğunu bilecek kadar akıllı olmak zorunda. Hiçbir şey birdenbire bunları truth haline getirmedi. Bence Trump'ı bu kadar aggressive görmemizin nedeni bu; çünkü burada oyunun yarısı, Trump'ın American audience'ın kayda değer bir bölümünü burada decisive player olduğuna, onsuz peaceful outcome olmayacağına ikna etme becerisi. Şu anda bu theater oynanıyor.

Evet, sanırım social media'da buna benzer bir şey yazdı. Eğer şu anda president olmasaydı world paramparça olurdu ya da buna benzer bir şey. Bu genelde fireman kılığına girmiş bir arsonist'ten duyacağınız türden bir şey. Ama savaşın daha da yayılabileceği başka bir alan Chinese aspect, çünkü Iran'a yönelik blockade'in en azından bir ölçüde China'yı hedef aldığı görülüyor; zira Iranian oil'in açık ara ana importer'ı onlar. Ayrıca bir American senator'dan ve Bessant'tan, Chinese'in oil almaması gerektiğine dair bazı yorumlar duyduk. Evet, bu da objective'in bir parçasıydı gibi. Ama Iran ile trading yapan Chinese banks'e sanctions tehdidi de var. Bu başlangıçta bir objective miydi yoksa sadece bir side effect mi haline geliyor bilmiyorum, fakat yine de US ile China arasındaki relations'ı da intensify ediyor ya da kötüleştiriyor gibi görünüyor. Russia ve Iran ile zaten karşılaştıkları sorunlar düşünüldüğünde muhtemelen en iyi hamle değil. Sizce bu contained mı kalır, yoksa blockade devam ederse Chinese'in buna nasıl yanıt vermesini beklersiniz?

Her şeyden önce, bu oil meselesinin ve China açısından energy security konusunun çok hassas olduğunu anlamamız gerekiyor. Çünkü bu savaş temel olarak Chinese economy'nin soft underbelly'sini ortaya çıkardı: sustainable energy supply. Iran'dan China'ya oil akışının kesilmesi önemli. Yerine koyulacak alternatif bulunmuş değil. China bu energy'ye ihtiyaç duyuyor. Bu da şimdi farklı bir stance'a yol açtı. Chinese oldukça net biçimde şunu söyledi: sovereignty meselelerinde dragon'a meydan okumayın.

Bessin istediğini söyleyebilir. Banks'e sanctions uygulayabilirler. Dikkatli olmak zorundalar, çünkü China loaded for bear. China'nın ekonomik olarak oynayabileceği çok sayıda kart var, artık bu existential issue haline geldi. Çünkü geçmişte China, iyi işleyen daha büyük Chinese economy'nin çevresinde ekonomik zorluklara yol açmaktan kaçınmak istiyordu. Ama energy security meselesi çözülmeden bırakılırsa Chinese economy'ye büyük zarar verebilir. Bu yüzden Chinese'in şaka yaptığını sanmıyorum.

Her şeyden önce United States kaç Chinese tanker'ı geri çevirdi? Cevap: hiç. Bu yüzden bunun yine United States açısından rhetoric olduğunu düşünüyorum. Etkisinin sıfır olduğunu düşünüyorum. Chinese flagged vessel'lardan birini bile durdurduğumuzu sanmıyorum; durduracağımızı da sanmıyorum, çünkü bunun legal justification'ı yok. China bu konuda çok katı davrandı.

United Arab Emirates, Chinese ile görüşmek üzere yüksek düzeyli bir delegation gönderdi ve Iran hakkında, support'u azaltma gereği hakkında Chinese'e ders vermeye başladılar. Sözleri kesildi ve Chinese foreign ministry şunu söyledi: Dragon'a foreign relations konusunda ne yapacağını söyleyemezsiniz. Ne istiyorsak, ne zaman istiyorsak yaparız. Dosttuk, ama bize ne yapacağımızı söyleyebilecek kadar dost değiliz. Şu anda Chinese approach bu.

Bu yüzden Scott Besson konusunda yine şunu anlamalısınız: iyi düşünülmüş bir planımız yok. Olsaydı en başta uygulardık. Bu yol boyunca uydurulan bir plan. Ve yine, reality'yi değil perception'ı şekillendirmek için tasarlanmış. Perception şu: President China'yı hizaya soktu. Reality şu: President'ın sözleri ve American action bunun üzerinde hiçbir etki yaratmadı. China, Iran'dan energy akışı almaya devam ediyor ve United States bunu durduramadı.

Eğer bu, China'yı international system'da daha forceful bir stand almaya zorluyorsa, bu oldukça korkunç bir başarı olur. Çünkü onlarca yıldır temel strategy olarak çok fazla dalga yaratmamak, international system'da seslerini çok fazla yükseltmemek, herhangi bir great power rivalry'yi provoke etmemek gibi bir çizgileri vardı. Ama böyle bir duruma sokulurlarsa, şimdi action almak zorunda kalırlarsa, benign China isteyen biri için bu tam bir felaket.

Son sorum ise bütün bu bluster'ın arkasında ne olduğu hakkında. Yani Trump'ın tüm bu açıklamaları: Iranians tüm uranium enrichment status'larını bırakacak, biz onlara karşılığında hiçbir şey vermeyeceğiz, hiçbir money alamayacaklar. Bütün bunların arkasında pek mantıklı bir şey yok. Peki tüm bunların arkasında, ister Iran ile ister bu bağlamda Russia ile olsun, size optimism için herhangi bir neden veren negotiations var mı? Yoksa diplomacy şu noktada ölmüş gibi mi görünüyor?

Şunu kesin olarak biliyoruz: Islamabad'daki peace talks hiç bitmedi. JD Vance, Witco ve Kushner eve döndü. Senior Iranian delegation eve döndü. Ama her iki taraf da Islamabad memorandum of understanding'i final deal olarak sonuçlandırmak üzere çalışmaya devam eden bir dizi technical expert bıraktı. Bu yüzden burada bir deal olduğunu düşünüyorum. Bence bir deal göreceğiz. Bence Donald Trump'ın sadece, bu deal'in onun decisive intervention'ı olmadan gerçekleşmeyeceği perception'ını yaratması gerekiyor.

Bu, çoğu zaman onun crazy comments'ları için geçerli olurdu; irrational görünüyorlar, ama bir deal yapılacağı expectation'ı varsa rational bir move olabilir. Çünkü bir deal yapılacağını düşünüyorsa, en büyük constraint'lerden biri US için bir defeat'i American public'e satmak olurdu; çünkü dediğiniz gibi önünde bir midterm var. Ama peace deal'den önce yeterince chest beating ve strongman pose yapabilirse, belki bu defeat'i victory olarak satmasına yardımcı olur. Yani belki ne yaptığını biliyordur. Ben çoğu zaman onun biraz all over the place olduğu ve giderek daha erratic hale geldiği izlenimini alıyorum. Ama umarım yanılıyorumdur. Peki Russian issue nasıl? Çünkü negotiations hakkında pek daha fazla şey duymadık. Yani hâlâ talks var ama Moscow'dan aldığım izlenim, artık buna pek weight vermedikleri, bunun significant bir yere gideceğini gerçekten düşünmedikleri yönünde.

Bence, yani yine bu analysis bir vacuum içinde yapılıyor çünkü dediğiniz gibi elde tutulacak çok fazla data yok. Benim hissim, Donald Trump'ın Russians'a bir blank check verdiği yönünde. Ve "gitmeniz gereken yere varmak için ne yapmanız gerekiyorsa yapın" dediği yönünde. Ve biliyorsunuz, window sonsuza kadar açık kalmayacak. Ama bence Trump şunu söyledi: Bu yılınız var, November election'a kadar ya da November election'dan hemen öncesine kadar vaktiniz var. Trump'ın istediği şey, bence midterm elections'dan önce American people'a sunabileceği bir Ukrainian peace deal. Böylece artık peace haline gelebilir. Şu an bütün theme'i bu: Benim decisive intervention'ım world peace'e yol açıyor. Sürekli şundan bahsediyor: tarihin en büyük world reset'ini yönettik, vesaire. Bence Trump'ın Ukraine konusunda tamamen hands-off bir posture'ı var ve basically Russians'a bu işi toparlamak için ne yapmaları gerekiyorsa yapmaları adına open door verdi. Böylece, mesela August geldiğinde, Ukraine'in territory bırakması hakkında bir discussion olmayacak çünkü Russia onu almış olacak. Ve bence daha fundamentally weakened and chastened bir Ukraine ve Europe göreceksiniz. Yine, bence Europe'a karşı decisive bir Russian strike Europe için extraordinarily demoralizing olur ve Europe'u bir peace treaty'nin necessity'sini kabul etmeye itmeye yardımcı olabilir. Şu anda olanın bu olduğunu düşünüyorum. Bence Trump bu war'ın politically sona ermesine ihtiyaç duyuyor ve bu tamamen politics ile ilgili. Bu tamamen Donald Trump'ın politics'i ile ilgili. Bu yüzden bence basically Russians'a sadece şunu söylüyor: Biz interfere etmiyoruz. Ne yapmanız gerekiyorsa yapın ve sonra sonuçlar, umduğumuz gibi, Ukrainian objections'ın çoğunu moot hale getirecek sonuçlara ulaşırsa, bunu finalize edebiliriz.

Evet. Her ne kadar artık Ukraine'de sona yaklaşma ihtimali daha fazla görünse de, yani hâlâ aylarca sürebilir, ama bence bunu tersine çevirmek mümkün olmayacak gibi görünüyor. Advantage yalnızca Russia'nın lehine kayıyor gibi, özellikle Iran war'ın consequences'ından sonra bunu tersine çevirmek imkânsız olacak gibi.

Yine de Europeans'ın hiçbirinin Kremlin'i aramak ve en azından possible solutions hakkında konuşmaya başlamak için telefonu kaldırmaması beni hâlâ şaşırtıyor, ama evet, durum bu. Her neyse, zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.

Beni ağırladığınız için ben çok teşekkür ederim.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol