Ray McGovern: Trump, Netanyahu’ya Fren Yaptırabilir mi?
İngilizce podcast bölümünde Judge adlı sunucu, Larry ve Ray McGovern ile Donald Trump’ın Ukraine, NATO, Russia, Iran ve Israel üzerine yaptığı değerlendirmeleri ele aldı. Tartışma, Trump’ın Biden yönetimine yönelttiği eleştirilerin Russia-Ukraine savaşı ve Netanyahu ile ilişkiler bağlamında Washington’ın dış politika çizgisinde bir değişime işaret edip etmediği sorusu etrafında şekillendi.
Trump’ın NATO ve Ukraine Yorumu
Bölüm, Donald Trump’ın Ukraine’in NATO’ya katılımı konusundaki sözlerinin dinletilmesiyle başladı. Trump, Russia’nın uzun yıllardır Ukraine’in NATO’ya dahil edilmesine karşı çıktığını söyledi. Ona göre bu tutum yalnızca Vladimir Putin dönemine özgü değildi.
"Problemin büyük bir kısmı Russia’ydı; Putin’den çok önce, uzun yıllar boyunca Ukraine konusunda NATO’nun devreye girmesine asla izin veremeyeceklerini söylüyorlardı," diyen Donald Trump, Russia’nın bu yaklaşımının “taşa yazılmış gibi” görüldüğünü belirtti.
Trump ayrıca Biden’ın Ukraine’in NATO’ya katılabilmesi gerektiğini söylemesini eleştirdi. "Bir noktada Biden, hayır, NATO’ya katılabilmeliler dedi. O zaman Russia’nın hemen kapısının dibinde biri oluyor," diyen Trump, "bununla ilgili hislerini anlayabiliyorum" ifadesini kullandı. Trump’a göre bu süreçte müzakerelerde “çok sayıda hata” yapıldı.
Larry: Trump Ekibi Bazı Noktaları Anlamaya Başlıyor
Trump’ın sözlerinin ardından Larry, eski başkanın artık “daha mantıklı konuşan” kişileri dinliyor olabileceğini söyledi. Larry, Keith Kellogg’un da artık Putin’i “çok büyük miktarda top mermisiyle” tehdit etmediğini savundu.
"Bence o, daha fazla anlam ifade eden insanları dinliyor," diyen Larry, "hatta Kellogg bile artık Putin’i devasa miktarda top mermisiyle tehdit etmiyor" şeklinde değerlendirdi.
Larry’ye göre Trump’a verilen bazı bilgilendirmelerde değişim yaşanmış olabilir. CIA brifinglerinin Trump’a “bazı gerçekleri” aktarıyor olabileceğini söyleyen Larry, buna karşın kayıplar konusunda Trump’ın yanlış yönlendirildiğini ileri sürdü. "Belki CIA brifingçileri bazı gerçekleri söylüyordur. Ama kayıplar konusunda onu açıkça yanıltıyorlar," diyen Larry, Kellogg’un da kayıp sayıları konusunda “çok uzak” bir noktada olduğunu ifade etti.
Russia’nın Aradığı Anlaşma: Sadece Ukraine Değil
Larry, Trump ekibinin anlaması gerektiğini söylediği ana noktanın, Russia’nın Ukraine’e daraltılmış bir anlaşma aramadığı olduğunu belirtti. Ona göre Moscow için mesele bir ateşkes ya da mevcut cephe hatlarında donma değil.
"Trump ekibinin anlaması gereken şey şu: Russia, yalnızca Ukraine’e izole edilmiş bir anlaşma aramıyor," diyen Larry, "ateşkesle ya da mevcut durumda dondurmayla ilgilenmiyorlar. Hayır, bu olmayacak" ifadelerini kullandı.
Larry, Russia’nın “demilitarize” derken ne kastettiğini de ayrıntılandırdı. Ona göre bu, Ukrainian army’nin sona ermesi, NATO’nun Ukrainian military’ye silah sağlamasının bitmesi ve NATO ile United States’ın Ukraine ile yıllık ya da bir yıl içinde birden fazla askeri tatbikat yapmasının durması anlamına geliyor.
"Demilitarize dediklerinde Ukrainian army’nin sona ermesini kastediyorlar," diyen Larry, "NATO’nun Ukrainian military’ye silah tedarikinin bitmesini, NATO ve United States’ın Ukraine ile yıllık ve çoklu tatbikatlarının sona ermesini kastediyorlar" diye konuştu.
Larry, bu başlıkların Russia açısından pazarlık konusu olmadığını savundu. Ona göre Russia, bu konularda taviz vermezse birkaç yıl içinde yeniden savaş alanına dönmek zorunda kalacağını düşünüyor.
Ukraine’in Askeri Kapasitesi Tartışması
Larry, Russia’nın hedefinin Ukraine’in gelecekte Russia’ya saldırabilecek bir askeri güce sahip olmamasını sağlamak olduğunu söyledi. Bunu ifade ederken sert bir dil kullanan Larry, Ukraine’in “askeri açıdan etkisizleştirilmesi” gerektiğinin Russia tarafından talep edileceğini savundu.
"Russia, Ukraine’in herhangi bir askeri yapıyla devam edemeyeceğinden emin olacak," diyen Larry, ülkenin ulusal polis ya da sınır polisi gibi yapılara sahip olabileceğini, ancak Russia’ya saldırabilecek bir askeri birime sahip olamayacağını ileri sürdü.
Larry’ye göre Trump ekibi bu noktayı kavradığında bir anlaşmaya doğru çalışabilir. Ancak bunun Batı için kabul edilmesi zor bir anlaşma olacağını da belirtti. "Bu, Batı’nın yutması zor bir anlaşma olacak; ama bence Russia’nın talep edeceği anlaşma bu ve Russia bunu talep edebilecek konumda," diyen Larry, Moscow’ın sahadaki pozisyonunun bu talepleri dayatmasına imkân verdiğini savundu.
Judge: Trump, Biden’ı Eleştirirken Programdaki Görüşlere Yaklaştı
Judge, Trump’ın Biden’a yönelik eleştirilerinin programda dile getirilen görüşlere benzediğini söyledi. Trump’ın Boris Johnson’ın adını anmadığını, ancak Mart 2022’de Istanbul’da varıldığı söylenen barış anlaşmasının bozulması bağlamında Biden eleştirisinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
"Trump neredeyse bizi dinliyormuş gibi Biden’ı eleştirdi," diyen Judge, "Mart 2022’de Istanbul’da kabul edilmiş olan barış anlaşmasını bozduğu için Boris Johnson’ın adını anmadı ama Biden’a yönelik eleştirisi yerindeydi ve mutlu edici bir sürprizdi" değerlendirmesini yaptı.
Bu noktada Ray McGovern, esprili bir şekilde Trump’ın programı takip ediyor olabileceğini ima etti. "Judge, Trump’ın sizin yeni abonelerinizden biri olduğunu bilmiyor muydunuz?" diyen Ray McGovern, konuşmanın Jeff Sachs ve Netanyahu başlığına geçmesine zemin hazırladı.
Jeff Sachs, Netanyahu ve Trump’ın Truth Social Paylaşımı
Judge, Ray McGovern’ın bu sözünü “bir sonraki konuya geçiş” olarak nitelendirdi ve Professor Jeff Sachs’ın Cambridge Union’da yaptığı konuşmayı gündeme getirdi. Judge’ın aktardığına göre bu konuşma yaklaşık 60 dakika sürdü; ancak konuşmanın yaklaşık iki buçuk dakikalık bir bölümünde Sachs, Prime Minister Netanyahu’yu sert biçimde eleştirdi.
Judge, Donald Trump’ın Truth Social üzerinden Jeff Sachs’ın Bibi Netanyahu hakkında söylediklerine dikkat çektiğini söyledi. Judge’ın anlatımına göre bu paylaşımın ardından iki gün içinde Netanyahu, Trump’ın yemin törenine katılma planlarını iptal etti.
"Donald Trump, Jeff Sachs’ın Bibi Netanyahu hakkında söylediklerini Truth Social’da herkesin dikkatine sundu," diyen Judge, "ve iki gün içinde Netanyahu, Trump’ın yemin törenine katılma planlarını iptal etti" ifadelerini kullandı. Judge, ardından Ray McGovern’a "Burada bir şey mi oluyor?" diye sordu.
Ray McGovern: Trump Realpolitik Düşünüyor Olabilir
Ray McGovern, önce şakayla karışık bunun Melania tarafından atılmış bir paylaşım olabileceğini söyledi. Ardından Trump hakkında daha ciddi bir değerlendirme yaptı. McGovern’a göre Trump, hakkında başka ne düşünülürse düşünülsün “akıllı bir adam” ve Iran’ın United States için gerçek bir tehdit oluşturmadığını biliyor olabilir.
"Trump akıllı bir adam, hakkında başka ne düşünürseniz düşünün," diyen Ray McGovern, "Iran’ın United States için gerçek bir tehdit oluşturmadığını biliyor, Ukraine de öyle" şeklinde konuştu.
McGovern, Trump’ın aynı dönemde Greenland, Panama, Mexico ve Canada hakkında konuştuğunu da hatırlattı. Bunun tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğini belirten McGovern, bu ülkelerin European ya da Middle Eastern ülkeler olmadığını vurguladı.
McGovern’ın değerlendirmesine göre Trump bir realpolitik aktörü olarak hareket ediyorsa, Israel’in kendisini Iran’a karşı bir savaşa çekmeye çalıştığını görebilir. McGovern, Iran’ın Israel’i bombalama, roketleme ya da füzelerle vurma kapasitesine sahip olduğunu belirtti ve bunun Israel açısından yeni bir düzeyde tehdit oluşturduğunu ileri sürdü.
"Bir realpolitik adamıysa ve Israelis’in onu Iran’a karşı kendilerini savunmak için bir savaşa sokmaya çalıştığını görüyorsa, Netanyahu’ya fren yaptırması düşünülebilir," diyen Ray McGovern, bunun açık ve kanıtlanmış bir durum olmadığını özellikle ekledi.
McGovern, Trump’ın Netanyahu üzerinde doğrudan ya da kamuoyu önünde değil, daha örtülü biçimde baskı kurabileceği ihtimalini dile getirdi. "Bunu kanıtlayamam," diyen McGovern, "ama bu, böyle bir ihtimal olabileceğine işaret ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
Belirsizlikler ve İhtiyat Payı
Bölüm boyunca konuşmacılar, Trump’ın dış politika çizgisinde kesin bir dönüşüm yaşandığını söylemekten kaçındı. Larry, Trump’ın bazı brifinglerde “gerçeğe” daha yakın bilgi alıyor olabileceğini söylerken “belki” ifadesini kullandı. Ray McGovern da Trump’ın Netanyahu’ya fren yaptırabileceği fikrini “umut” ve “kanıtlayamam” sözleriyle sınırladı.
Bu nedenle bölümdeki ana hat, Trump’ın Russia-Ukraine savaşında Biden’ın yaklaşımını eleştirmesi ve Netanyahu konusunda dolaylı bir mesaj vermiş olabileceği ihtimaliydi. Ancak konuşmacılar bu ihtimalleri kendi değerlendirmeleri olarak sundu; bunları doğrulanmış gelişmeler olarak aktarmadı.