Judge Napolitano - Judging Freedom

Ray McGovern: Putin’in NATO’ya Saldırması İçin Neden Yok, Rusya Ukrayna’da Baskıyı Artırıyor

İngilizce kayıttaki bölümde Ray McGovern ve Larry, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna savaşında artan baskıya nasıl yanıt verebileceğini, Rusya’nın NATO ülkelerindeki hedeflere saldırma ihtimalini ve son haftalarda Rus askeri stratejisinde görüldüğünü söyledikleri değişimi değerlendirdi. Tartışma, Ukrayna’daki savaşın yalnızca cephe hatlarıyla değil, limanlar, üretim tesisleri, komuta merkezleri ve NATO ile olası gerilim başlıkları üzerinden de ele alındığını gösterdiği için önem taşıyor.

Putin’in NATO’ya saldırı ihtimali

Programda ilk soru Ray McGovern’a yöneltildi. Sunucu, Putin’in üzerindeki baskıya karşılık Ukrayna’da askeri kullanımı artırmasının ya da NATO ülkelerindeki üretim tesislerine saldırmayı düşünmesinin muhtemel olup olmadığını sordu. McGovern, Putin’in böyle bir adım atmasına gerek olmadığını savundu.

"Bunu yapmak zorunda olduğunu sanmıyorum," diyen Ray McGovern, Rusya’nın zaten Ukrayna’ya yönelik saldırılarını “çok ölçülü ama çok olumlu” bir şekilde artırdığını belirtti. McGovern’a göre Moskova, doğrudan NATO topraklarına saldırmadan da Ukrayna sahasında askeri baskıyı artırabilecek araçlara sahip.

McGovern, Rusya’nın Ukrayna insansız hava araçlarına karşı elektronik önlemlerinin daha etkili hâle geldiğini de söyledi. Rusya’nın Starlink’e benzer bir sistem geliştirdiğini belirten McGovern, "Ayrıca Ukrayna dronlarına ve benzeri araçlara karşı çok daha iyi işleyen elektronik karşı tedbirler var," şeklinde açıkladı.

Bu çerçevede McGovern, Putin’in NATO ülkelerine saldırma fikrinden uzak durabileceğini ifade etti. Ona göre Rusya Devlet Başkanı, savaşta ilerleme sağladığını düşündüğü bir anda NATO Antlaşması’nın 5. maddesini tetikleyebilecek bir riski almak istemeyecektir.

Trump faktörü ve 5. madde riski

McGovern’ın değerlendirmesinde Donald Trump’ın öngörülemezliği özel bir yer tuttu. McGovern, Trump’ın olası tepkilerinin Putin açısından hesaplanması güç bir risk oluşturduğunu söyledi. NATO’nun 5. maddesi, ittifak üyelerinden birine yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması ilkesine dayanıyor; McGovern da bu ihtimalin Putin’i sınırlayan faktörlerden biri olduğunu savundu.

"Trump tamamen öngörülemez," diyen Ray McGovern, "Putin’i, Trump’ın NATO Antlaşması’nın 5. maddesinin işletilmesini gerçekten onurlandıracağına dair yüzde 10’luk bir şansı bile almaya kim ikna edebilir?" diye sordu. McGovern, örnek olarak Letonya’ya yönelik varsayımsal bir saldırıyı andı ve böyle bir durumda nükleer tehditlerin gündeme gelebileceğini söyledi.

McGovern, Putin’in kendi değerlendirmesine göre daha ihtiyatlı davrandığını vurguladı. "Putin benim görüşüme göre bundan çok daha temkinli," ifadesini kullanan McGovern, Rus liderin NATO ülkelerini doğrudan hedef almak yerine Ukrayna içindeki karar alma merkezleri ve başka hedefler üzerinde baskı kurmayı tercih edebileceğini savundu.

McGovern ayrıca Rusya’nın elinde, transkriptte “resnick” olarak geçen ve karar alma merkezlerini yok edebileceği söylenen bir kapasite bulunduğunu dile getirdi. Bu noktada iddia, McGovern’ın değerlendirmesi olarak aktarıldı; konuşmada bu kapasitenin teknik ayrıntılarına girilmedi.

“Büyük saldırı” beklentisi

Daha sonra söz Larry’ye verildi. Sunucu, Larry’nin Sonar 21’de yakın zamanda yazdığını belirttiği bir konuya atıf yaparak Putin’in “büyük bir saldırı” hazırlığında olup olmadığını sordu. Larry, böyle bir beklentinin konuşulduğunu söyledi.

"Evet, bugün ya da yarın olması beklenen bir şey var," diyen Larry, "4.000 drondan söz ediyorlar" ifadesini kullandı. Larry, kaç başka unsurdan bahsedildiğini hatırlamadığını da ekledi. Sunucunun bunun çok büyük olacağı yönündeki yorumuna Larry katıldı.

Larry’nin aktardığına göre son üç hafta içinde Rus askeri stratejisinde belirgin bir değişim yaşandı. Bu değişimi Dmitri Peskov’un açıklamalarıyla ilişkilendirdi. Larry, Peskov’un iki gün üst üste artık “özel askeri operasyon” ifadesini kullanmadığını, bunun yerine “savaş” kavramına geçtiğini söyledi.

"Son üç haftada Rus askeri stratejisinde belirgin bir değişim oldu," diyen Larry, bu değişimin Peskov’un diliyle bağlantılı olduğunu belirtti. Larry’ye göre Peskov ayrıca bunun NATO ile de bir savaş olduğu izlenimini verdi. Ancak Larry, bu değerlendirmeye rağmen Rusya’nın hemen Avrupa ülkelerindeki hedefleri vurmaya çalıştığını düşünmediğini söyledi.

Odessa ve Nikolaev limanları

Larry’nin en somut iddialarından biri, Rusya’nın Odessa ve Nikolaev limanlarını kapattığı yönündeydi. Ona göre bu adım Ukrayna hükümeti üzerinde ciddi ekonomik ve askeri baskı yarattı.

"Şimdi Odessa limanını ve Nikolaev limanını kapattılar," diyen Larry, "hiçbir şey girmiyor, hiçbir şey çıkmıyor ve Ukrayna hükümeti büyük panik içinde" şeklinde konuştu. Larry, bu limanlar üzerinden daha önce tahıl ihraç edildiğini, Ukrayna’nın bu yolla gelir elde ettiğini söyledi.

Larry ayrıca ithalatın da askeri açıdan önemli olduğunu savundu. Ona göre bu limanlardan gelen mallar arasında “her türlü askeri malzeme” bulunuyordu. Limanların kapanmasıyla Ukrayna’nın tedarik hatlarının Romanya’daki Constanta limanına kaymak zorunda kaldığını belirtti.

Bu geçişin kapasiteyi ciddi şekilde düşüreceğini savunan Larry, Ukrayna’nın artık malzemeleri Romanya’dan karayoluyla taşımak zorunda kalacağını söyledi. "Şanslılarsa daha önce aldıkları hacmin belki üçte birini alabilirler," diyen Larry, bunun Ukrayna açısından önemli bir lojistik daralma anlamına geldiğini ifade etti.

Kyiv, üretim tesisleri ve komuta merkezleri

Larry, Rus saldırılarının yalnızca limanlarla sınırlı olmadığını da söyledi. Odessa’ya yönelik büyük saldırıların yanında Kyiv’deki üretim, imalat ve komuta tesislerinin de sürekli hedef alındığını belirtti. Bu saldırıların bir ya da iki günlük bir olay olmadığını, peş peşe günler boyunca sürdüğünü ifade etti.

"Odessa’ya yönelik bu büyük saldırılara ek olarak Kyiv’deki üretim tesisleri, imalat tesisleri ve komuta tesisleri sürekli vuruluyor," diyen Larry, "bir günden, iki günden söz etmiyoruz; bunlar art arda günlerde devam ediyor" şeklinde değerlendirdi.

Larry’nin anlatımında Rusya’nın hedef seçimi, Ukrayna’nın hem askeri karar alma süreçlerini hem de üretim kapasitesini baskı altına alma stratejisinin parçası olarak sunuldu. Ancak konuşmada bu saldırılara ilişkin bağımsız doğrulama, kayıp sayıları ya da Ukrayna tarafından yapılmış açıklamalar yer almadı.

Cephe hatlarında çok eksenli operasyonlar

Larry, kara operasyonlarında da Rusya’nın çok sayıda eksende hareket ettiğini söyledi. Ona göre en az altı farklı operasyon hattı bulunuyor. Bunlar arasında kuzeyde Sumy çevresindeki hareketlilik, kuzeydoğuda Kharkiv, Donetsk bölgesinde Sloviansk ve Kramatorsk çevresindeki operasyonlar, Dnipropetrovsk yönündeki ilerleme, Zaporizhzhia ve Kherson’daki faaliyetler yer alıyor.

"En az altı farklı eksen var," diyen Larry, Sumy’nin kuzeyde çevrelenmesine yönelik operasyonlardan, Kharkiv’in kuzeydoğudaki durumundan ve Donetsk’te Sloviansk ile Kramatorsk çevresindeki hamlelerden söz etti. Dnipropetrovsk’ta Rus güçlerinin baskı yaptığını ve nehrin batı yakasına geçtiğini de iddia etti.

Larry, Rus kuvvetlerinin aynı anda birçok bölgede baskı kurduğunu savundu. "Ruslar şu anda tam kapasite çalışıyor," diyen Larry, kara operasyonları, limanların hedef alınması ve üretim-komuta tesislerine yönelik saldırıları aynı genel stratejik değişimin parçaları olarak sundu.

Ray McGovern ile Larry’nin değerlendirmeleri arasında temel bir ayrım vardı: McGovern, Putin’in NATO’ya doğrudan saldırmasının gerekli olmadığını ve riskli olacağını vurgularken; Larry, Rusya’nın NATO ülkelerine hemen saldırmayı hedeflemediğini kabul etmekle birlikte, Ukrayna sahasında çok daha yoğun ve geniş kapsamlı bir askeri baskı dönemine girildiğini savundu. İki konuşmacı da Rusya’nın mevcut aşamada doğrudan NATO ülkelerini vurmak yerine Ukrayna içindeki askeri, lojistik ve ekonomik hedeflere odaklandığı görüşünde birleşti.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol