Adı Belirtilmeyen Colonel: Prigozhin’in Hedefi Putin’i Devirmek Değil, Gerasimov ve Shoigu’yu Zorlamaktı
İngilizce kayıtta, adı belirtilmeyen sunucu ile “Colonel” olarak hitap edilen konuk, Yevgeny Prigozhin’in Moskova’ya yürüyüşünün anlamını, Vladimir Putin’in askeri komuta kademesiyle ilişkisini ve NATO’nun Vilnius toplantısı öncesinde Ukrayna savaşında olası tırmanma risklerini değerlendirdi. Bölümde, Prigozhin’in hedefinin Putin’i devirmekten çok Valery Gerasimov ve Sergei Shoigu üzerinde baskı kurmak olduğu savunuldu; ayrıca Polonya ve Litvanya’nın Ukrayna’ya müdahale ihtimali tartışıldı.
Prigozhin’in Moskova Yürüyüşü: Darbe mi, Gösteri mi?
Sunucu, tartışmayı Yevgeny Prigozhin’in ne yaptığı sorusuyla açtı. Alexander Lukashenko’nun Prigozhin’in artık Belarus’ta olmadığını açıkladığını hatırlatan sunucu, FSB’nin Prigozhin’in evine düzenlenen baskında bulunduğunu söylediği sızdırılmış materyallerden ve “çok büyük bir silah deposu”ndan söz etti. Sunucu, olayın “Moskova’ya doğru gerçek bir darbe yürüyüşü mü, yoksa bir tür PR gösterisi mi” olduğunu sordu.
Colonel, bu soruya kesin bir yanıt vermekten kaçınarak iki ihtimalin de unsurlarını gördüğünü söyledi. "Bence muhtemelen ikisinden de biraz vardı, ama Putin’i gerçekten devirmeyi beklediğini sanmıyorum," diyen Colonel, Prigozhin’in asıl hedefinin Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov ve Savunma Bakanı Sergei Shoigu olduğunu belirtti.
Konuk, Prigozhin’in hedefinin fiziksel zarar vermek değil, görevdeki ağırlıklarını ve konumlarını zorlamak olduğunu savundu. Ona göre Prigozhin, yeterince gürültü çıkarır ve tehditkâr jestler yaparsa Putin’i bu iki ismi değiştirmeye zorlayabileceğini umuyordu. "Onun en büyük umudu buydu; en azından operasyonların yürütülme biçiminde bir değişikliği zorlamaktı," diyen Colonel, Prigozhin’in Ukrayna savaşında daha sert ve hızlı bir çizgi istediğini söyledi.
Colonel’e göre Prigozhin bu konuda yalnız değildi. Konuk, Prigozhin’in “bu savaşı iki katına çıkararak ve mümkün olan en kısa sürede bitirme” yaklaşımının güçlü bir savunucusu olduğunu ifade etti. Bu değerlendirme, Prigozhin’in eylemini savaşa karşı bir başkaldırıdan çok savaşın daha sert yürütülmesi yönünde bir baskı hamlesi olarak çerçeveledi.
Putin ve Generaller: Komuta Kademesinde Değişim Beklentisi
Sunucu daha sonra Putin ve generallerinin savaşı daha sert yürütmeye başlayıp başlamadığını sordu. Ukrayna’nın bahar taarruzu hakkında artık kimsenin konuşmadığını da ekledi.
Colonel, Putin’in özel olarak bazı generalleri değiştirmenin gerekliliğini dikkatle düşündüğünü ileri sürdü. "Bence yüksek komuta kademesinde sarsıntıların devam ettiğini göreceğiz," diyen Colonel, buna rağmen asıl meselenin Putin’in şu anda stratejik bir karar noktasında bulunması olduğunu söyledi.
Konuk, Rusya’nın “sürücü koltuğunda” olduğunu ve “stratejik inisiyatifi” elinde tuttuğunu savundu. Bu nedenle Putin’in iki temel seçenekle karşı karşıya olduğunu belirtti: Ya 10 Temmuz’daki Vilnius toplantısından sonra savaşın askeri olmayan yollarla bitirilmesine dair bir ihtimal olup olmadığına bakacak ya da “artık yeter” diyerek doğu Ukrayna’nın geri kalanına ve sonunda Odessa’ya doğru birden fazla eksenden ilerleyecek.
Colonel, Rusya’nın bunu yapabileceğini savundu. "Bunu yapabilir; tükenmez bir kuvvet kaynağı var," diyen Colonel, Putin’in şimdiye kadar büyük ölçüde NATO’nun ne yapacağını bilmediği için kendini tuttuğunu öne sürdü. Ona göre Putin NATO müdahalesini provoke etmek istemiyor; ancak 10 Temmuz’dan sonra bunun zaten gerçekleşebileceği sonucuna varabilir.
Vilnius Toplantısı ve NATO Müdahalesi Tartışması
Sunucu, 10 Temmuz’da Vilnius’ta tüm NATO’nun, henüz üye olmayan İsveç’in ve Ukrayna’nın bulunacağını hatırlattı. Colonel bu noktada Polonya ve Litvanya’nın daha önce müdahaleden söz ettiğini belirtti.
Konuk, Polonyalıların ve Litvanyalıların Batı Ukrayna’nın bir bölümüne ortak bir biçimde girme ihtimalinden bahsettiklerini söyledi. Bunun ortak bir tugay mı yoksa daha büyük bir kuvvet mi olacağının belli olmadığını ifade etti. Ancak asıl dikkat çektiği nokta, bu müdahalenin NATO şemsiyesi altında olmak zorunda olmadığı iddiasıydı.
"Onlar NATO’dan ayrı olarak gireceklerini söylüyorlar," diyen Colonel, bunun NATO ittifakı tarafından desteklenen resmi bir operasyon anlamına gelmeyebileceğini belirtti. Buna rağmen bu ihtimalin Moskova açısından çok tehlikeli görüneceğini söyledi.
Colonel, bu planlara sert bir dille karşı çıktı. "Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum; bence onlar delilik yapıyor, bence bu aptalca ve çılgınca," diyen Colonel, Rusların da muhtemelen aynı şekilde düşündüğünü ekledi. Ona göre Moskova’da oturan bir karar verici, böyle bir gelişmenin yaşanmasını bekleyip ardından büyük bir saldırı başlatmayı tercih edebilir.
Polonya ve Litvanya Ordularının Kapasitesi
Sunucu, Polonya ordusunun büyüklük, beceri ve öldürücülük açısından ciddiye alınması gerekip gerekmediğini sordu. Colonel, Polonyalı askerlerin yeteneklerini küçümsemedi. Aksine, Polonyalıların ve Litvanyalıların “çok iyi” askerler olduğunu söyledi.
"Polonyalılar mükemmel askerlerdir, çok iyidirler; Litvanyalılar da öyle," diyen Colonel, asker başına bakıldığında bu birliklerin dünyanın en iyi askerleri arasında olduğunu savundu. Ancak konuk, bu kalitenin tek başına Rusya’ya karşı yeterli olmayacağını belirtti.
Colonel’e göre sorun, Polonya ve Litvanya’nın sahip olmak istedikleri düzeyde öldürücülüğe sahip olmaması. Bunun nedeni olarak da Ruslarla karşı karşıya gelebilmek için ihtiyaç duyacakları geniş ekipman ve teknoloji stoklarının eksikliğini gösterdi. Konuk, bu ülkelerin söz konusu kapasite için büyük ölçüde ABD’ye bağımlı olduğunu söyledi.
Ayrıca bu ülkelerin sahip olduğu silah sistemleri için ne kadar mühimmatlarının bulunduğunu bilmediğini ifade etti. Bu nedenle hazırlıksız bir hareketin çok tehlikeli olacağını savundu. "Yeterli hazırlık olmadan hareket etmek çok tehlikelidir ve bence onların yapacağı şey bu olur," diyen Colonel, olası bir müdahalenin ciddi risk taşıdığını vurguladı.
Prigozhin’in Geleceği ve Putin’in Konumu
Program yeniden Prigozhin’e döndüğünde sunucu, onun uzun süre hayatta kalıp kalmayacağını, yargılanmasının muhtemel olup olmadığını ve Belarus’ta sürgünde kalacağına dair bir anlaşma bulunup bulunmadığını sordu. Sunucu ayrıca Prigozhin’in artık St. Petersburg’a dönmüş göründüğünü belirtti.
Colonel bu konuda kesin bilgi vermedi. "Sizin tahmininiz benimki kadar iyi," diyen Colonel, Prigozhin’in kişisel geleceğinden çok Putin’in bu süreçten nasıl çıktığına odaklandı. Ona göre bu olayın en önemli sonucu, Putin’in bütün bu süreçten üstün çıkmış olmasıydı.
Konuk, Prigozhin’in motivasyonu ne olursa olsun, yaptığı hamlenin belirleyici güçlerden destek bulmadığını söyledi. "Prigozhin ne yaptıysa, niyeti ne olursa olsun, sonuçta önemli olan hiç kimseden destek almadığı ortaya çıktı," diyen Colonel, bu nedenle Putin’in konumunun güçlendiğini savundu.
Colonel, Putin’in şu anda halk anketlerinde her zamankinden daha yüksek bir noktada olduğunu ileri sürdü. Ona göre bu, olayın Moskova’daki güç dengesi açısından en önemli sonucuydu. Konuk, Prigozhin’in hareketinin Putin’i zayıflatmak yerine, en azından kendi değerlendirmesine göre, Putin’in içerideki konumunu sağlamlaştırdığı görüşünü dile getirdi.