Judge Napolitano - Judging Freedom

Professor Mearsheimer: “Hannibal Doctrine’in Kullanıldığı Açığa Çıkacak”

İngilizce podcast transkriptinde, kimliği belirtilmeyen sunucu ile Professor Mearsheimer, Israel, Gaza ve West Bank eksenindeki son tartışmaları ele aldı. Bölümde özellikle The Lancet’te yayımlanan ölüm tahmini ve Haaretz’in 7 Ekim’e ilişkin Hannibal doctrine haberinin siyasi ve askeri sonuçları konuşuldu.

Gaza’daki Can Kaybı ve The Lancet Değerlendirmesi

Sunucu, konuşmayı “diğer sıcak nokta” olarak nitelediği Israel, Gaza ve West Bank gündemine taşıdı. Kendisinin aktardığına göre, son görüşmeden bu yana iki önemli rapor yayımlandı. Bunlardan ilki, dünyanın en saygın ve en eski tıp dergilerinden biri olarak tanımladığı British journal The Lancet tarafından yayımlanan bir değerlendirmeydi.

Sunucu, The Lancet’in “IDF’nin Gaza’daki girişi ve katliamı sonucunda 186 bin kişinin öldüğünü ya da yakında öleceğini” öngördüğünü söyledi. Bu ifade, bölümde ayrıntılı metodolojik tartışmaya açılmadı; ancak sunucu bu rakamı Gaza’daki savaşın insani bilançosuna ilişkin önemli bir iddia olarak sundu.

“Dünyanın en yaygın saygı gören ve en eski tıp dergilerinden biri olan British journal The Lancet, IDF’nin Gaza’daki girişi ve katliamı sonucunda 186 bin kişinin öldüğünü ya da yakında öleceğini öngörüyor,” diyen sunucu, bu raporu konuşmanın başlangıç noktalarından biri yaptı.

Haaretz Haberi ve Hannibal Doctrine Tartışması

Sunucunun gündeme getirdiği ikinci rapor ise Israeli newspaper Haaretz tarafından yayımlanan bir soruşturma haberiydi. Sunucuya göre bu haber, bazı gazeteciler ve yorumcuların aylardır dile getirdiği bir iddiayı destekliyordu: 7 Ekim’de bazı Israeli asker ve sivillerin Hamas tarafından rehin alınmasını önlemek için IDF’nin Hannibal doctrine olarak anılan uygulamayı devreye soktuğu ve bunun sonucunda daha fazla Israeli’nin öldüğü iddiası.

Sunucu, Aaron Maté ve Max Blumenthal’ın bu iddiayı “8 buçuk aydır” dile getirdiğini söyledi. Ayrıca Electronic Intifada’nın da bu argümanı savunan mecralar arasında olduğunu belirten Professor Mearsheimer, Haaretz haberinin bu iddiaları güçlendirdiğini savundu.

“7 Ekim’de daha fazla Israeli’nin, askeri ve sivil, IDF tarafından sözde Hannibal doctrine uygulanarak öldürüldüğünü bildiriyor,” diyen sunucu, bu doktrini “kendi insanlarını rehine olarak yakalanmalarına izin vermektense öldürme” yaklaşımı olarak tanımladı.

Professor Mearsheimer ise buna karşılık, “Başka bir örnek bilmiyorum. Bildiğim tek örnek bu,” diyerek böyle bir uygulamanın başka ülkelerde kamuya açık biçimde savunulduğuna dair bilgisi olmadığını ifade etti.

Aaron Maté, Max Blumenthal ve Electronic Intifada’ya Atıf

Professor Mearsheimer, Haaretz haberinin ardından daha önce bu yönde iddialar dile getiren isimlerin haklı çıktığını savundu. Ona göre Aaron Maté, Max Blumenthal ve Electronic Intifada uzun süredir Hannibal doctrine’in 7 Ekim’de uygulandığını ileri sürüyordu ve bu yüzden ağır eleştirilere maruz kalmıştı.

“Max ve Aaron’ı ve Electronic Intifada’yı da alkışlamamız gerektiğini düşünüyorum,” diyen Professor Mearsheimer, “İsraillilerin Hannibal doctrine’i kullandığı argümanını uzun süredir savundular ve bu süreçte karalandılar,” şeklinde değerlendirdi.

Mearsheimer, bu isimlerin “tamamen karalandığını” söyledi. Ancak Haaretz’in yayımladığı haberin, onların iddialarının isabetli olduğunu gösterdiğini savundu.

“Haaretz şimdi bu hikâyeyi yayımladı ve onların tamamen isabetli olduğunu açıkça ortaya koydu,” diyen Professor Mearsheimer, sözlerini “Tebrikler” ifadesiyle tamamladı.

Netanyahu Yönetiminin Tepkisi

Sunucu, Haaretz haberinin yayımlanmasının üzerinden beş gün geçtiğini ve Netanyahu administration’ın bu haberi yalanlamadığını belirtti. Ona göre, eğer Netanyahu yönetiminin elinde haberi kesin biçimde çürütecek kanıtlar olsaydı, buna güçlü biçimde tepki vermesi beklenirdi.

“Netanyahu administration, artık beş günlük olan Haaretz haberini yalanlamadı,” diyen sunucu, “Ellerinde bunu çürütecek kanıt olsaydı, bunun üzerine giderlerdi diye düşünürsünüz,” değerlendirmesinde bulundu.

Sunucu ayrıca Haaretz haberinde Netanyahu yönetimine ait belgelerin gösterildiğini söyledi. Bu ifade, haberde yer aldığı belirtilen belgelerin tartışmanın merkezinde olduğunu ortaya koydu; ancak transkriptte belgelerin içeriğine dair ayrıntı verilmedi.

IDF İçindeki Soruşturma ve Beklenen Sonuçlar

Professor Mearsheimer, 7 Ekim’de ne olduğuna ilişkin IDF içinde büyük bir soruşturma yürütüldüğünü söyledi. Ona göre Israelis, 7 Ekim’de neyin yanlış gittiğini anlamak konusunda derin bir çıkara sahip. Bu nedenle yürütülen incelemenin kapsamlı bir çalışma ortaya koyacağını savundu.

“Gerçek şu ki bu belgeleniyor,” diyen Professor Mearsheimer, “IDF içinde 7 Ekim’de ne olduğunu değerlendirmek için büyük bir soruşturma yürütülüyor,” şeklinde konuştu.

Mearsheimer, bu soruşturmanın sonunda Hannibal doctrine’in devreye sokulduğunun ve bunun birçok Israeli’nin Israeli military tarafından öldürülmesiyle sonuçlandığının açık biçimde görüleceğini ileri sürdü.

“Bu kapsamlı çalışmayı üretirken, Hannibal doctrine’in devreye sokulduğunu oldukça açık biçimde gösterecekler,” diyen Professor Mearsheimer, “ve bunun birçok Israeli’nin Israeli military tarafından öldürülmesiyle sonuçlandığını ortaya koyacaklar,” diye ekledi.

Netanyahu İçin Siyasi Sonuç İddiası

Mearsheimer, bu sürecin Netanyahu açısından saklanabilir olmadığını savundu. Ona göre yürütülen soruşturma ve belgeler nedeniyle olayların ayrıntıları kısa süre içinde kamuoyunun önüne çıkacak.

“Netanyahu’nun bundan sıyrılmasının hiçbir yolu yok,” diyen Professor Mearsheimer, “çünkü bunların hepsi çok yakında açıkça ortaya çıkacak,” değerlendirmesinde bulundu.

Bölümde bu iddianın siyasi sonuçları ayrıntılı biçimde tartışılmadı. Ancak konuşmanın genel çerçevesi, Haaretz haberinin ve IDF içindeki soruşturmanın Netanyahu administration üzerindeki baskıyı artırabileceği yönündeydi. Sunucu ve Professor Mearsheimer, özellikle 7 Ekim’de Israeli sivillerin ve askerlerin nasıl öldüğüne ilişkin anlatının yeniden tartışmaya açıldığını belirtti.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol