Peter Schiff: “Dolar Önce Yavaş Düşecek, Sonra Hızla Çökecek”
Peter Schiff, Europacific Asset Management CEO’su ve The Peter Schiff Show’un sunucusu, bu bölümde ABD ekonomisi, doların geleceği, İran savaşı, enerji fiyatları, kamu borcu, Çin’in dolar pozisyonu ve Trump yönetiminin ekonomi politikaları üzerine değerlendirmelerde bulundu. İngilizce yapılan söyleşide Schiff, savaşın piyasalarda geçici güvenli liman refleksi yarattığını, ancak ABD’nin mali görünümündeki bozulmanın dolar ve tahvil piyasaları üzerinde daha kalıcı baskı oluşturacağını savundu.
İran Savaşı, Petrol ve Piyasalar
Söyleşinin başında sunucu, Donald Trump’ın İran’daki savaşın sona erebileceğine dair açıklamalarının çoğu zaman piyasaları sakinleştirmeye dönük göründüğünü belirterek, savaşın hızlı bitmemesi halinde ABD ve küresel piyasalar üzerindeki sonuçları sordu. Schiff, savaşın hem doğrudan yıkım hem de tedarik zincirleri üzerindeki etkisi nedeniyle ciddi bir sorun olduğunu söyledi.
"Savaş büyük bir sorun; özellikle enerji ve tarım gibi tedarik zincirleri için çok yıkıcı," diyen Peter Schiff, savaşın binalar ve insan hayatı üzerindeki doğrudan zararlarının yanı sıra ekonomik etkilerinin de hafife alındığını belirtti. Schiff’e göre piyasalar savaşın ne kadar hızlı çözüleceği ve petrol fiyatlarının ne kadar hızlı düşeceği konusunda fazla iyimser.
Schiff, savaş sona erse bile riskin ortadan kalkmayacağını savundu. Ona göre bir barış anlaşması yapılsa bile anlaşmanın bozulması ve savaşın yeniden başlaması ihtimali sürekli fiyatlanacak. Bu nedenle petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere tamamen dönmesini beklemediğini söyledi. Petrol fiyatlarının zirvelerden gerileyebileceğini, ancak "muhtemelen eski seviyelerine yaklaşmayacağını" ifade etti.
Zayıf Dolar ve Tahvil Faizleri
Schiff, petrol fiyatlarını yukarı itecek unsurların sadece savaşla sınırlı olmadığını söyledi. Ona göre en önemli faktörlerden biri zayıflayan ABD doları. Savaşın doların zayıflamasını geçici olarak kesintiye uğrattığını belirten Schiff, savaş sona erdikçe doların düşüş eğiliminin yeniden başlayacağını söyledi.
"Bu yalnızca petrol üzerinde değil, tahvil getirileri üzerinde de yukarı yönlü baskı yaratacak," diyen Schiff, savaşın başlamasından bu yana tahvil faizlerinin kayda değer ölçüde yükseldiğini, savaşın bitebileceği beklentisi oluştuğunda ise bir miktar geri çekildiğini anlattı. Ancak Schiff’e göre savaş bitse bile tahvil faizleri anlamlı biçimde düşmeyecek. Artan bütçe açıkları, daha fazla para basımı, daha yüksek enflasyon ve zayıf dolar, hem petrol fiyatlarını hem tahvil faizlerini yukarı itmeye devam edecek.
Sunucu, ABD borcunun temel sorunlardan biri olduğunu belirterek yatırımcıların geri ödemenin “iyi para” ile yapılacağına olan güveninin azalabileceğini söyledi. Para basmanın borç ödemelerini mümkün kılabileceğini, ancak bunun paranın değerini düşüreceğini belirten sunucu, yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesinin ABD için büyük sorun yaratacağını ifade etti.
Schiff’e göre savaş dönemlerinde dolara yönelmek neredeyse refleks haline gelmiş bir güvenli liman işlemi. Ancak bu kez dikkat çekici olan doların yükselmesi değil, yükselişin zayıf kalmasıydı. "Benim için önemli olan doların yükselmesi değil, bu yükselişin ne kadar sınırlı kaldığıydı," diyen Schiff, 10 veya 20 yıl önce benzer bir olay yaşansaydı doların çok daha güçlü tepki verebileceğini belirtti.
Schiff, doların savaş nedeniyle elde ettiği kazanımları zaten geri verdiğini söyledi. Ona göre dolar aslında yükselmedi, sadece düşüşünü geçici olarak durdurdu. Dolar üzerinde baskı yaratacak temel unsurun ise savaşla daha da büyüyen bütçe açıkları olduğunu savundu. ABD’nin savaşta kullanılan füze ve bombaları yeniden stoklamak için daha fazla harcama yapacağını, askeri harcamaların artacağını, diğer harcamaların da zaten yükseldiğini söyledi. Yüksek faizlerle birlikte faiz giderlerinin “otomatik pilota bağlandığını” belirtti.
Trump, DOGE ve Mali Disiplin
Schiff, Donald Trump’ın ya da DOGE’nin bütçe açığını kontrol altına alabileceğine dair umutların boşa çıktığını savundu. "Trump dönemindeki açık harcamaları Biden dönemindekinden daha kötü," diyen Schiff, piyasaların bunu gördüğünü ve dolar ile Hazine tahvili taşımak istemediğini söyledi. Ona göre yatırımcılar dolardan ve tahvillerden çıkıp altına yöneliyor; bu eğilim devam edecek.
Sunucu, doların uzun vadeli sonucunu sordu: Schiff yavaş bir düşüş mü yoksa hızlı bir çöküş mü bekliyordu? Schiff, iki aşamalı bir süreç öngördüğünü söyledi. "Önce yavaş bir düşüş, sonra hızlı bir çöküş bekliyorum," diyen Schiff, bunun ne zaman hızlı çöküşe dönüşeceğini bilmediğini, ancak gerçekleştiğinde sürecin çok hızlı olacağını vurguladı. Bunu iflas benzetmesiyle açıkladı: Önce yavaş, sonra birdenbire.
Sunucu, hükümetin dolar krizine ve ekonomik gerilemeye nasıl yanıt verebileceğini sordu; Trump’ın bazı şirketleri kurtarma ya da kilit varlıkları devralma ihtimalinden söz ettiğini hatırlattı. Schiff, Trump’ın Spirit Airlines’ı satın almayı düşündüklerini söylediğini, ancak şirketin iflas başvurusu yapmasına rağmen hükümetin satın alma gerçekleştirmediğini anlattı. Böyle bir kararın yanlış olacağını belirtti.
Spirit Airlines, JetBlue ve Antitröst Tartışması
Schiff, Spirit Airlines örneğini hükümet müdahalesinin yol açtığı sorunların göstergesi olarak sundu. JetBlue’nun birkaç yıl önce Spirit’i satın almak istediğini, ancak Biden yönetiminin ve Elizabeth Warren’ın öncülüğündeki yaklaşımın bunu engellediğini söyledi. Mahkemelerin de rekabet açısından kötü olacağı gerekçesiyle birleşmeye izin vermediğini hatırlattı.
Schiff’e göre bu birleşme rekabeti azaltmak yerine artırabilirdi. JetBlue ve Spirit’in birleşmesi, United, American, Southwest ve Delta gibi büyük havayollarına karşı daha güçlü bir rakip yaratabilirdi. Hükümetin birleşmeyi engellemesi sonucunda ise Spirit’in tamamen ortadan kalktığını, hissedarların sıfırlandığını, çalışanların işlerini kaybettiğini ve JetBlue’nun da daha küçük kaldığını söyledi.
"Hükümet bu anlaşmayı engellediği için rekabet ortamı küçüldü," diyen Schiff, antitröst politikalarının ABD’ye büyük zarar verdiğini savundu. Ona göre hükümetler, herkes için iyi olabilecek birleşme ve satın almaları rekabete zarar vereceği iddiasıyla engelleyerek ekonomik verimliliği azaltıyor.
Enerji, Tarım ve Zorunlu Harcamalar
Sunucu, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimalinin petrol fiyatlarını artırdığını, gübreye erişimde sorunlar yarattığını ve bunun tarım dahil ekonominin birçok alanını etkilediğini söyledi. Schiff, enerji ve gıdanın insanların almak zorunda olduğu temel ihtiyaçlar olduğunu belirtti. İnsanların daha ucuz gıdaya yönelebileceğini, daha az araç kullanabileceğini, tatillerden vazgeçebileceğini ya da ısıtma-soğutma tüketimini azaltabileceğini söyledi. Ancak gıda ve enerji tüketiminin tamamen durdurulamayacağını vurguladı.
"Gerekli şeylere daha fazla para harcıyorsam, istediğim şeylere daha az para kalır," diyen Schiff, asıl darbenin isteğe bağlı harcamalarda görüleceğini belirtti. Gıda ve enerji pahalılaştıkça tüketicilerin diğer alanlarda harcama yapamayacağını, bu alanlardaki işletmelerin zorlanacağını ve çalışanların işlerini kaybedebileceğini söyledi. Temel ihtiyaçların maliyetindeki büyük artışın genel ekonomi için olumsuz olduğunu vurguladı.
Sunucu, ABD’nin enerji ihracatçısı olmasının bu krizden bir fayda sağlayıp sağlamayacağını sordu. Schiff, petrol ve gaz sektöründe olanlar için bunun olumlu olabileceğini, ancak genel ekonominin bundan net fayda sağlamayacağını belirtti. ABD geçmişe göre daha fazla petrol ürettiği için yüksek fiyatların etkisinin marjinal olarak hafifleyeceğini, fakat ülkenin hâlâ önemli miktarda petrol ithal ettiğini söyledi.
Schiff ayrıca Jones Act’e değindi. Bu yasa nedeniyle ABD’nin bir bölgesinde üretilen petrolü başka bir bölgeye ABD bayraklı ve kurallara uygun gemilerle taşımak, zaman zaman dışarıdan petrol ithal etmekten daha pahalı hale gelebiliyor. Schiff, petrol ve gübre konusunda bu kuralın geçici olarak askıya alınmasının, ülke içindeki petrolün deniz yoluyla taşınmasını kolaylaştırdığını söyledi.
Doları Kurtarmak İçin Ne Yapılabilir?
Sunucu, doların düşüşünü tersine çevirmek ve uluslararası rezerv para statüsünü korumak için bugün ne yapılabileceğini sordu. Schiff, Trump’ın yaptıklarının tam tersinin yapılması gerektiğini söyledi. Ona göre dolar açısından en kötü adım “big beautiful bill” olarak anılan büyük yasa paketi oldu. Schiff, bunun mali düzeni sağlamak için bir fırsat olduğunu, ancak tam tersine mali durumu daha da kötüleştirdiğini savundu.
"Devlet harcamalarında çok büyük kesintilere ihtiyacımız var," diyen Schiff, Trump’ın bunu desteklemeyi reddettiğini belirtti. Ona göre Trump bazı küçük kesintileri destekleyebilir, ancak genel olarak devletin daha az değil, daha fazla para harcamasını istiyor. Aynı zamanda vergi indirimlerini savunuyor; yani devletin gelirini azaltırken harcamaları artırıyor.
Schiff, Trump’ın artırmaya istekli olduğu tek vergilerin tarifeler olduğunu söyledi. Trump’ın bunların Amerikalılar tarafından değil, yabancılar tarafından ödendiğini iddia ettiğini, ancak bunun doğru olmadığını savundu. Schiff’e göre tarifeler Amerikalılar tarafından ödeniyor ve artan harcamaları ya da borcun maliyetini karşılamaya yetmiyor. Bu durum yabancı yatırımcıların dolar ve Hazine tahvili satmasına, bunun da dolar kurunu aşağı ve faizleri yukarı itmesine yol açıyor.
Çin’in Dolar Stratejisi ve Altın
Sunucu, Çin’in ABD’ye karşı pozisyonunun sertleştiğini, Venezuela ve İran’a yönelik askeri adımların Çin tarafından kendisine dönük bir hedefleme olarak görüldüğünü, Çin’in de şirketlerinin ABD yaptırımlarına uymasını yasakladığını söyledi. Schiff, Çin’in dolardan uzaklaştığını ve bu sürecin hızlanacağını belirtti.
"Çin dolarlarını azaltıyor ve aynı anda altın pozisyonunu artırıyor," diyen Schiff, Çin’in hâlâ çok miktarda dolar tuttuğunu, ancak 10 yıl öncesine göre daha az tuttuğunu söyledi. Doların Çin’in toplam rezervleri içindeki payının çok küçüldüğünü, ABD borcunun Çin tarafından tutulan oranının da geçmişe göre çok daha düşük olduğunu ifade etti.
Schiff’e göre Çin’in yöneldiği ana varlık altın. Resmi açıklanan altın rezervlerinin gerçek seviyenin altında olabileceğini düşünen Schiff, Çin’in dolarları altınla değiştirdiğini savundu. Çin’in euro ve başka para birimleri de tutabileceğini, ancak temel motivasyonun dolardan çıkmak olduğunu söyledi.
Yeniden Sanayileşme ve Tarifeler
Trump’ın önemli hedeflerinden birinin ABD’nin yeniden sanayileşmesi olduğunu söyleyen sunucu, tarifelerin bu stratejide merkezi rol oynadığını belirtti. Schiff, tarifeler yoluyla yeniden sanayileşmenin mümkün olmadığını söyledi. Hatta birçok durumda tarifelerin ters etki yarattığını savundu.
Schiff’e göre ABD’de hâlâ üretim yapan şirketler, ithal girdilere bağımlı olabilir. Tarifeler bu girdileri pahalılaştırdığında ABD’li üreticilerin rekabet gücü azalır. Ayrıca tarifeler bazı sektörleri dış rekabetten koruduğunda bu sektörler daha verimsiz hale gelir; içeride pay kazanabilirler ama küresel pazarda pay kaybederler. "Korumacılık bir strateji olarak hiçbir zaman gerçekten işe yaramaz," diyen Schiff, sorunun kök nedenlerine inilmesi gerektiğini söyledi.
Schiff, ABD’nin neden sanayisizleştiği ve neden geçmişte ticaret fazlası verirken bugün büyük açıklar verdiği sorularının sorulması gerektiğini belirtti. Ona göre bunun nedeni tarife eksikliği değil. Asıl neden yapay olarak düşük faiz oranları, yetersiz tasarruf ve sermaye ekipmanına yetersiz yatırım. ABD, aşırı değerli dolar sayesinde üretmediği malları ithal edebildi; dünya da ürettiği malları ABD’nin bastığı dolarlarla değiştirmeye razı oldu çünkü dolar rezerv para idi.
Schiff, bu durumun ABD’yi kendi başarısının kurbanı haline getirdiğini savundu. Dünya doları kabul ettikçe ABD üretme yükünden kurtuldu; başkalarının ürettikleriyle yaşayabildi. Ancak bu bağımlılık sona erdiğinde ABD büyük sorunlarla karşı karşıya kalacak. Yeniden sanayileşme için daha yüksek faizlere, daha fazla tasarrufa ve daha fazla yatırıma ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Akıllı Para” Nereye Gidiyor?
Sunucu, zayıf ekonomi, doların kırılma noktası ve siyasi sınıfın zor kararları almak istememesi karşısında “akıllı paranın” dünyada nereye gittiğini sordu. Schiff, şu anda değerli metallere, emtialara, altına ve yabancı piyasalara, özellikle gelişen piyasalara yöneldiğini söyledi.
Avrupa konusunda ise Schiff, genel olarak sorunlar bulunduğunu, ancak bazı ülkelerin diğerlerinden daha az problemli olduğunu belirtti. Şirket bazında fırsatlar gördüğünü söyleyen Schiff, Avrupa’da yalnızca Avrupa’ya değil, gelişen pazarlardaki talebe de hitap edebilecek şirketlerin iyi yatırım değeri taşıdığını savundu.
Schiff’e göre dolar çökerse diğer para birimleri yükselecek ve Amerika’nın satın alma gücü yurtdışına aktarılacak. Bu da yeni pazarlar ve yeni tüketiciler yaratacak. "Dünya değişecek; bazı insanlar için daha iyiye, Amerikalılar için daha kötüye değişecek," diyen Schiff, Amerikalıların artık imkânlarının ötesinde yaşayamayacağını, tüketmek için üretmek ve borçlanmak için tasarruf etmek zorunda kalacağını söyledi. Buna karşılık, ABD tüketicisini finanse etmek için kendi imkânlarının altında yaşayan ülkelerin daha yüksek yaşam standardına kavuşacağını savundu.
Giriş ve İran Savaşı
Sunucu: Yeniden hoş geldiniz. Bugün Europacific Asset Management CEO’su ve aynı zamanda çok popüler The Peter Schiff Show podcast’inin sunucusu Peter Schiff’i ağırlama ayrıcalığına sahibiz. Trump’ın İran’daki savaşın sona ermesine ilişkin konuştuğunu duyduğumuzda, bu çoğu zaman piyasaları sakinleştirme çabası gibi görünüyor. Ancak bu savaşın hızlı bir sona ermeyeceği anlaşıldığına göre, umarım yanılıyorumdur, sizce yalnızca ABD piyasası için değil, küresel piyasalar için daha geniş sonuçlar ne olacak?
Peter Schiff: Savaş büyük bir sorun. Özellikle enerji ve tarım gibi tedarik zincirleri için çok yıkıcı. Ayrıca savaşın kendisinin verdiği zarar var: binalar, insan hayatı. Dolayısıyla bu açıkça bir sorun. Bence piyasalar savaşın ne kadar kısa sürede çözüleceği ve petrol fiyatlarının ne kadar hızlı düşeceği konusunda fazla iyimser.
Peter Schiff: Ben savaşın insanların düşündüğü kadar kısa sürede biteceğini sanmıyorum. Bitse bile aslında tamamen bitmiş olmayabilir, çünkü her an yeniden başlayabilir. Bir barış anlaşması olsa bile anlaşmanın bir şekilde bozulması ve savaşın yeniden başlaması riski her zaman olacak.
Peter Schiff: Bu yüzden petrol fiyatlarının tamamen eski seviyelerine döneceğini sanmıyorum. Muhtemelen eski seviyelerine yaklaşmayacak bile. Zirvelerden geri gelebilirler ve gelecektir de, ama petrol fiyatlarını yukarı itecek, savaşla ilgisi olmayan başka faktörler olduğunu düşünüyorum. Özellikle de zayıflayan ABD doları.
Peter Schiff: Bence savaş doların zayıflamasını kesintiye uğrattı. Savaş sona erdiği ölçüde doların zayıflığı yeniden başlayacak. Bu da yalnızca petrol üzerinde değil, tahvil getirileri üzerinde de yukarı yönlü baskı yaratacak. Çünkü savaş başladığından bu yana tahvil getirileri epey yükseldi. Savaşın sona erebileceği görüntüsü oluştuğunda geri çekiliyor gibi görünüyorlar.
Peter Schiff: Ama yine söylüyorum, savaş bittiğinde tahvil getirilerinin ciddi biçimde düşeceğini düşünmüyorum. Artan açıklar, daha fazla para basılması, daha fazla enflasyon ve zayıf dolar gibi başka faktörler, petrol fiyatlarıyla birlikte tahvil getirilerini de yukarı çekecek.
Borç, Dolar ve Güvenli Liman Refleksi
Sunucu: Borç elbette temel bir sorun. Geri ödemenin, en azından iyi parayla geri ödemenin yapılacağına dair güven eksikliğini gördüğümüzde, para her zaman basılabilir ama sonra değeri düşer, yatırımcıların daha yüksek getiri bekleyeceğini varsayarsınız. Fakat bu da ABD’ye çok büyük sorunlar çıkarır; çünkü böylesine büyük borçlara daha yüksek faiz ödemek çok sorunlu hale gelir. Sizce ülkeler Amerikan Hazine tahvillerinden uzaklaşıyor mu? Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Örneğin Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD’nin kur takası hatlarını değerlendirdiğine dair haberler okudum. Bunu dolara güven eksikliği ya da Amerikan varlıklarının bir kısmını elden çıkarmak zorunda kalabilecekleri korkusu bağlamında mı görüyorsunuz?
Peter Schiff: Bence savaş olduğunda insanların güvenli liman işlemi olarak dolar satın alması neredeyse refleksif bir hareket. Bu oldu. Ama bana göre önemli olan doların yükselmesi değil, bu yükselişin ne kadar sınırlı kaldığıydı. Böyle bir şey 10 ya da 20 yıl önce olsaydı görebileceğiniz büyük yükseliş yaşanmadı.
Peter Schiff: Dolar savaşla elde ettiği tüm kazançları zaten geri verdi. Yani aslında bir yere gitmedi. Sadece düşmeyi bıraktı. Ama bence doların üzerinde baskı yaratacak şey, savaş nedeniyle daha da büyüyen açıklar olacak. Savaş bitse bile daha fazla para harcamaya devam edeceğiz; kullandığımız füzeleri ve bombaları yeniden stoklamamız gerekecek.
Peter Schiff: Askeri harcamalar artacak. Ama diğer harcamalar da zaten artıyor ve yüksek faizlerle birlikte faiz harcamaları artık otomatik pilota bağlanmış durumda. Mali pozisyonumuz kötüleşiyor ve bu konuda bir şey yapacağımıza dair hiçbir işaret yok.
Peter Schiff: Donald Trump’ın bir şey yapacağına, DOGE’nin açık harcamalarını kontrol altına almak için bir şey yapacağına dair bir umut vardı. Ama bu umutlar boşa çıktı. DOGE gitti. Hatta Trump dönemindeki açık harcamaları Biden dönemindekinden daha kötü.
Peter Schiff: Piyasalar bunu görüyor ve zararı üstlenmek istemiyor. Bu yüzden fırsat varken çıkıyorlar. Paralarını dolardan, Hazine tahvillerinden çıkarıyorlar ve altın alıyorlar. Bence bu devam edecek.
Doların Düşüşü ve Olası Çöküş
Sunucu: Dolar üzerinde oluşan tüm baskı göz önüne alındığında, burada uzun vadeli sonucu ne görüyorsunuz? Sizce dolar, uluslararası sistemin geri kalanının onu reddetmeye başlayacağı bir kırılma noktasına ulaşabilir mi? Sanırım sorum şu: Yavaş bir düşüş mü, yoksa hızlı bir çöküş mü bekliyorsunuz?
Peter Schiff: Yavaş bir düşüş ve sonra hızlı bir çöküş bekliyorum. Soru, bunun ne zaman yavaş düşüşten hızlı çöküşe dönüşeceği. Bilmiyorum. Ama olduğunda hızlı olacak. Eski bir söz vardır: Nasıl iflas ettin? Önce yavaş yavaş, sonra birdenbire. Dolara da olacak olan bu.
Sunucu: Hükümetin yalnızca ekonomik gerilemeye değil, dolardaki krize de nasıl yanıt verebileceğine dair herhangi bir öngörünüz var mı? Örneğin Trump’ın kilit varlıkları devralmayı, şirketleri kurtarmayı düşündüğünü görüyorum. Sanırım ABD hükümeti adına bir havayolu şirketi satın almayı değerlendirmişti. Sizce hükümetin devreye girip piyasayı kurtarmaya çalışması olası bir yol mu? Bunun işleri daha kötü hale getireceğini varsayıyorum.
Peter Schiff: Evet. Trump, Spirit Airlines’ı satın almayı değerlendirdiklerini söyledi. Spirit iflas başvurusunda bulundu ve hükümet satın almadı. Gerçekten değerlendiriyorlar mıydı, yoksa Trump bunu sadece Truth Social’da mı paylaştı bilmiyorum. Bence kötü bir karar olurdu ve bunu düşünmemeleri bile gerekir. Düşünmeden bunun yanlış olduğunu bilmeleri gerekir.
Spirit Airlines, JetBlue ve Hükümet Müdahalesi
Peter Schiff: Bu aynı zamanda hükümetin yarattığı sorunları gösteriyor. Spirit Airlines için sadece birkaç yıl önce JetBlue tarafından, miktarı tam hatırlamıyorum, iki ya da üç milyar dolarlık bir satın alma teklifi vardı. JetBlue havayolunu satın almak istedi ve Biden yönetimi, büyük ölçüde Elizabeth Warren’ın öncülüğünde, bunu durdurdu.
Peter Schiff: Sonunda mahkemeler devreye girdi ve bu iki havayolunun birleşmesinin rekabet açısından kötü olacağını söyledi. Aslında rekabet için iyi olurdu; çünkü JetBlue’yu, piyasaya gerçekten hâkim olan diğer havayollarına karşı daha iyi bir rakip haline getirirdi. United, American, Southwest, Delta gibi büyük taşıyıcılar daha fazla rekabet kullanabilirdi.
Peter Schiff: Birleşmiş JetBlue ve Spirit daha iyi bir rakip olurdu. Ama “Hayır, hayır, bütün bu havayollarına ihtiyacımız var. İkisinin birleşmesine izin veremeyiz” dediler. Şimdi ise onlardan biri tamamen gitti. Ne başardılar? Satın almaya izin verselerdi yine aynı sayıda havayolu olacaktı.
Peter Schiff: Ama bunu yapsalardı hissedarlar sıfırlanmak yerine ciddi miktarda para alacaktı. Çalışanların çoğu işlerini koruyacaktı. Hepsi değil; elbette bir miktar konsolidasyon olurdu ve bazı işten çıkarmalar yaşanırdı. Ama şimdi herkes işten çıkarılıyor. JetBlue da Spirit’i satın alsaydı olacağından daha küçük bir havayolu olarak kaldı.
Peter Schiff: Dolayısıyla hükümet bu anlaşmayı engellediği için rekabet ortamı küçüldü. Hükümet her zaman işleri berbat eder. Antitröst uygulamaları, aslında herkes için iyi olabilecek satın alma ve birleşmeleri engellemeye çalışarak bu ülkeye çok zarar verdi. Hükümet, rekabete bir şekilde zarar vereceğini iddia ettiği için bunların gerçekleşmesini engelliyor.
Hürmüz Boğazı, Enerji ve Tarım
Sunucu: Hürmüz Boğazı’nın kapanması üzerinden piyasaların nereye gidebileceğine dair bazı öngörüler yapmaya, daha doğrusu tahminde bulunmaya çalışıyorum. Petrol fiyatları açıkça yükseliyor. Gübreye erişimde eksiklik var, bu da sizin daha önce söylediğiniz gibi tarımda sorun yaratıyor. Ama bunun ekonominin ilerleyen kısımlarında kendini nasıl göstereceğini ya da nasıl sorunlar yaratacağını düşünüyorsunuz? Çünkü ekonominin tüm alanlarını etkiliyor gibi görünüyor. Buna sosyal ve siyasi zorluklar da eklenirse çok öngörülemez hale geliyor. Enerji ve tarımdaki bu krizin daha geniş ekonomiyi nasıl etkileyeceğini görüyorsunuz?
Peter Schiff: İnsanların satın almak zorunda olduğu şeyler vardır ve satın almak istediği şeyler vardır. Büyük ölçüde gıda ve enerji ihtiyaç duyduğunuz şeylerdir. Bir dereceye kadar kısabilirsiniz. Daha ucuz gıda alabilirsiniz. Biftek yerine hamburger yiyebilirsiniz. Yani kısabilirsiniz.
Peter Schiff: Daha az araç kullanabilirsiniz. İhtiyacınız olmayan bir tatilden ya da bazı seyahatlerden kaçınabilirsiniz. Klimayı çok düşük ayarlamak ya da ısıtmayı çok yükseltmek zorunda değilsiniz. Ayarlamalar yapabilirsiniz. Ama gıda tüketimini durduramazsınız. Enerji tüketimini durduramazsınız. Daha az ve daha düşük kaliteli tüketebilirsiniz, ama yine de buna ihtiyacınız var.
Peter Schiff: Olan şu: İhtiyacım olan şeyleri almak için daha fazla para harcıyorsam, istediğim şeyler için elimde daha az para kalır. Büyük darbeyi gerçekten isteğe bağlı harcamalarda görürsünüz. Gıda çok daha pahalı olduğu ya da enerji çok daha pahalı olduğu için alamadığım şeylerde.
Peter Schiff: Peki o alanlarda ne olur? O alanlarda insanlar işlerini kaybeder, çünkü müşterileri artık orada değildir. O alanlardaki işletmeler zora girer. Dolayısıyla yaşamın temel ihtiyaçlarının maliyetinde büyük bir artış olduğunda bu genel ekonomi için olumsuzdur.
ABD Enerji İhracatçısı mı, Yoksa Kırılgan mı?
Sunucu: Yüksek enerji fiyatlarının ekonomi genelinde büyük krizlere yol açtığını açıkça görüyorum. Fakat ABD için herhangi bir faydası var mı? Çünkü ABD bir enerji ihracatçısı. Yoksa bu fayda sorunların yanında tamamen gölgede mi kalıyor?
Peter Schiff: Petrol işindeyseniz, evet, sizin için olumlu. Geliriniz petrol ve gazdan geliyorsa olumlu. Ama genel ekonomi bundan fayda sağlamayacak. Evet, ekonomi içinde bireyler açısından her zaman kazananlar ve kaybedenler olur. Ama genel olarak net pozitif değil.
Peter Schiff: Eğer ithal petrole daha bağımlı olsaydık, bu olduğundan daha büyük bir net negatif olurdu. Yıllar içinde petrol üretimimizin artmış olması marjinal olarak yardımcı olacak; çünkü bu yüksek fiyatlardan yararlanan Amerikalıların sayısı, aksi durumda olacağından biraz daha fazla olacak. Tüm pahalı petrolü ithal etmiyorsak bunun ticaret açıklarımız üzerindeki etkisi de o kadar büyük olmayacak.
Peter Schiff: Hatta pahalı petrol ihraç ediyorsak bu genel ticaret açığımızı azaltmaya yardımcı olmalı. Ama Amerika petrol hem ithal hem ihraç ediyor. Net ihracatçı olsak bile hâlâ çok petrol ithal ediyoruz. Tamamen kendi kendimize yeterli değiliz. Hâlâ dışarıdan petrol getirmemiz gerekiyor.
Peter Schiff: Bunu yapmamızın nedenlerinden biri de Jones Act. En azından petrol ve gübre açısından bunu geçici olarak askıya aldılar; böylece ülkenin bir bölümünde ürettiğimiz petrolün başka bir bölümüne gemiyle taşınmasına izin verildi. Jones Act nedeniyle çoğu zaman kendi petrolümüzü kullanmak yerine başka bir ülkeden petrol ithal etmek daha mantıklı olabiliyor; çünkü petrolü taşımak için Jones Act’e uygun gemiler kullanmanın maliyeti daha yüksek.
Doları Korumak İçin Ne Yapılmalı?
Sunucu: Dolar konusuna biraz dönmek istiyorum. Düşüşü tersine çevirmek için şu anda ne yapılabilir merak ediyorum. Sizin Trump’la X ya da Twitter’da bazı tartışmalarınız olduğunu biliyorum. Ama sizi arayıp mali disiplini nasıl yeniden tesis edeceğini ya da doların mevcut biçimiyle uluslararası rezerv para olarak nasıl korunacağını sorsa, sizce şu anda ne yapılabilir?
Peter Schiff: Yaptığının tam tersi. Dolar için yaptığı en kötü şey “big beautiful bill”di. Bu, mali düzenimizi toparlamaya çalışmak için tek fırsattı. Peki ne yaptı? Mali düzenimizi aldı ve geldiğinde olduğundan daha da düzensiz hale getirdi.
Peter Schiff: Devlet harcamalarında çok büyük kesintilere ihtiyacımız var. Donald Trump’ın desteklemeyi reddettiği şeyler bunlar. Şurada burada bazı kesintileri destekler ama genel olarak hükümetin daha az değil, daha fazla para harcamasını istiyor. Aynı zamanda vergi indirimlerine inanıyor. Yani hükümete gelen geliri azaltmak istiyor ama çıkan parayı artırmak istiyor.
Peter Schiff: Artırmaya istekli olduğu tek vergiler tarifeler. Çünkü bunları bizim ödemediğimizi, yabancılar tarafından ödendiğini iddia ediyor. Bu doğru değil. Tarifeleri Amerikalılar ödüyor. Ama sorun şu ki bu ekstra harcamaların tamamıyla başa çıkmaya yetmiyor. Borcun maliyetini karşılamaya yetmiyor.
Peter Schiff: Bu yüzden yabancılar dolar satmaya ve Hazine tahvili satmaya devam edecek. Bu da döviz kuru üzerinde aşağı yönlü, faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratır.
Çin’in Dolardan Uzaklaşması
Sunucu: Yabancıların dolarla nasıl başa çıkacağını anlattınız. Çin’in pozisyonunun nasıl değiştiğini görüyorsunuz? Çünkü ABD’ye karşı pozisyonu biraz sertleşti. Venezuela ve İran’a yönelik askeri eylemler nedeniyle Çinliler kendilerini hedef olarak görüyor ve artık kendi şirketlerinin ABD yaptırımlarına uymasını yasakladılar. Çinlilerin yeniden konumlanacağını ya da dolarla birlikte aşağı çekilmekten kaçınacağını nasıl düşünüyorsunuz?
Peter Schiff: Bence Çin kendisini dolardan uzaklaştırıyor. Hâlâ çok fazla dolarları var, ama 10 yıl önce sahip olduklarından daha az. Doların Çin’in toplam rezervleri içindeki payı eskisine göre çok çok daha küçük. Çinlilerin elindeki toplam ABD borcunun payı da eskisinden çok daha düşük.
Peter Schiff: Çin dolardan uzaklaşıyor ve bence bunu yapma hızını artıracak. Çin’in yöneldiği yer altın. Çin’in altın rezervleri hızla büyüyor ve eminim açıkladıklarından çok daha yüksek. Dolar risklerini azaltıyorlar ve aynı zamanda altın risklerini artırıyorlar. Yani dolarları altınla değiştiriyorlar.
Peter Schiff: Belki başka para birimleri de tutuyor olabilirler; belki euro ve farklı para birimleri vardır. Ama bence asıl ilgilendikleri şey, dolardan çıkmanın en iyi yolu olarak altın. Motivasyon dolardan çıkmak.
Yeniden Sanayileşme ve Tarifeler
Sunucu: Trump’ın bir diğer önemli hedefi de ABD’nin yeniden sanayileşmesiydi. Bence bu iyi bir fikir olurdu. Tarifelerin bunda merkezi rol oynamasını öngörmüştü. Muhtemelen çok iyi bir şekilde kullanılmadılar. Ama ABD’nin yeniden sanayileşebilmesi ve son birkaç on yılda dışarıya taşınan üretim tabanının bir kısmını geri alabilmesi ihtimalini nasıl görüyorsunuz?
Peter Schiff: Tarifeler temelinde yeniden sanayileşeceğimizi sanmıyorum. Bunun işe yarayacağını düşünmüyorum. Hatta birçok durumda tarifeler ters etki yaratıyor; çünkü hâlâ sahip olduğumuz ABD’li üreticileri daha az rekabetçi hale getiriyorlar. Bu üreticiler çok sayıda ithal bileşene bağlı olabilir ve bu bileşenler tarifeler nedeniyle artık daha pahalı hale gelir.
Peter Schiff: Tarifelerin bazı sektörleri rekabetten koruduğu ölçüde, bu sektörlerin daha az verimli olmasına izin verilir. Bu yüzden küresel olarak pazar payı kaybederler. Belki içeride biraz pazar payı kazanırlar ama uluslararası alanda pay kaybederler. Bu yüzden korumacılık bir strateji olarak gerçekten hiç işe yaramaz.
Peter Schiff: Yapmamız gereken şey sorunun kök nedenine inmektir. Neden sanayisizleştik? Geçmişte ürettiğimize kıyasla neden bu kadar az üretim yapıyoruz? Eskiden ticaret fazlamız varken neden şimdi bu kadar büyük ticaret açıklarımız var? Bunun nedeni tarife eksikliği ya da diğer ülkelerin yüksek tarifeleri olup mallarımızı dışarıda tutmaları değil. Bununla ilgisi yok.
Peter Schiff: Ticaret görece serbest oldu. Tamamen serbest değil. Burada da serbest değil. Biz de çok sayıda yabancı ithalatı dışarıda tutuyoruz. Kotalarımız var, tarifelerimiz var. Yani rekabetten korunan bazı siyasi bağlantılı sektörler söz konusu olduğunda biz de herkes kadar suçluyuz. Politikacılar bunu yaptığı için her ülke daha kötü durumda.
Peter Schiff: Ama genel olarak ticaret oldukça serbestti. ABD’deki sorunlar yapay olarak düşük faiz oranları. Yeterince tasarruf etmiyoruz. Sermaye ekipmanına yeterince yatırım yapmıyoruz. Aşırı değerli dolara güvenerek üretmediğimiz şeyleri ithal edebildik. Dünya, ürettikleri malları bizim bastığımız dolarlarla değiştirmeye razı oldu; çünkü dolar rezerv para birimiydi.
Peter Schiff: Bir bakıma, dünyanın doları kabul etmesini sağlamaktaki kendi başarımızın kurbanıyız. Çünkü doları kabul ederek bizi bir şeyler üretme yükünden kurtardılar. Onların ürettikleriyle yaşayabildik. Ama bu bir bağımlılık durumu yarattı ve bu sona erdiğinde açıkça çok büyük sorunla karşı karşıya kalacağız.
Peter Schiff: Kök nedenlere inmedikçe, daha yüksek faizlere, daha fazla tasarrufa, daha fazla yatırıma ihtiyacımız olduğunu kabul etmedikçe yeniden sanayileşemeyeceğiz. Hizmet sektörü ekonomisinden üretici ekonomiye geçiş, bugün mevcut ekonomide geçimini sağlayan insanlar için çok sarsıcıdır.
Peter Schiff: Ekonomiyi daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir modele geçirmek için bir geçiş acısı yaşanır. Ama tüm politikacıların içgüdüsü bu acıya direnmek olur; çünkü seçimlerde iktidarda kim varsa bunun bedeli ona çıkar. Politikacılar seçmenleri etkileyebilecek kısa vadeli acı istemez. Seçmenlerin kısa vadede iyi hissetmesini isterler. Kısa vadede iyi hissettiren politikalar uzun vadede daha kötü hissettirse bile. Politikacılar uzun vadeyi umursamaz. Zaman ufukları bir sonraki seçimdir. Görebildikleri yer oraya kadardır.
Akıllı Para, Avrupa ve Küresel Satın Alma Gücü
Sunucu: Ekonominin iyi gitmediği, doların bir kırılma noktasına ulaşabileceği ve siyasi sınıfın zor kararları almaya isteksiz olduğu bir durum tarif ediyorsunuz. Böyle bir ortamda, ekonomik çöküş ifadesi yeterli mi bilmiyorum ama akıllı para dünyada nereye gider?
Peter Schiff: Bence şu anda değerli metallere, emtialara, altına gidiyor. Yabancı piyasalara, gelişen piyasalara gidiyor. Bence akıllı para benim. Ben oraya yatırım yapıyorum. Dolayısıyla akıllı paranın da aynı şeyi yaptığını düşünüyorum.
Sunucu: Daha çok Asya’ya mı?
Peter Schiff: Evet. İnsanların şu anda olanlara ve gelecekte daha da büyük ölçüde olacaklara hazırlanmak için atabileceği önemli adımlar bunlar.
Sunucu: Son bir soru: Avrupa’da iyi yatırım görüyor musunuz, yoksa onların durumu ABD kadar kötü ya da daha mı kötü?
Peter Schiff: Genel olarak Avrupa’da sorunlar var. Bazı ülkeler diğerlerinden daha az sorunlu ve biz onlara odaklanmaya çalışıyoruz. Ama bunun büyük kısmı şirket özelinde. Avrupa’da iyi yatırım değeri sunduğunu düşündüğüm işletmeler var. Pazarları Avrupa’nın ötesine geçen ve talebin patlamasını beklediğim gelişen piyasalardaki müşteri talebini karşılayabilecek konumda olan şirketler var.
Peter Schiff: Dolar çöktüğünde bu diğer para birimlerinin yükseleceğini ve Amerika’nın satın alma gücünün yurtdışına aktarılacağını düşünüyorum. Bu da yeni pazarlar ve yeni tüketiciler açacak. Bundan yararlanabilecek konumda olan şirketler çok iyi iş çıkaracak. Ben de bu şirketlere yatırım yapmak istiyorum.
Peter Schiff: Dünya değişecek. Bazı insanlar için daha iyiye değişecek. Amerikalılar için daha kötüye değişecek; çünkü artık imkânlarımızın ötesinde yaşayamayacağız. Tüketmek için üretmek zorunda kalacağız. Borçlanmak için tasarruf etmek zorunda kalacağız.
Peter Schiff: Ama bu, bizim imkânlarımızın üzerinde yaşamamızı mümkün kılmak için kendi imkânlarının altında yaşayan dünyadaki insanların kazanç göreceği anlamına geliyor. ABD tüketicisine mal sağlama ve Amerikalı borçluya borç verme yükünden kurtulacaklar. Bu sermayeyi serbest bırakacak. Tüketim mallarını serbest bırakacak. Daha yüksek bir yaşam standardının tadını çıkarabilecekler.
Peter Schiff: Bu da şirketlerin o pazarlarda daha fazla para kazanabileceği anlamına geliyor; çünkü müşterilerinin satın alma gücü daha yüksek olacak.
Sunucu: Vakit ayırdığınız için çok teşekkürler.
Peter Schiff: Tamam. Kendinize iyi bakın.