Judge Napolitano - Judging Freedom

Mohammed: “İran Tehditleri Olmadan Netanyahu Lübnan’dan Çekilmeyecek”

İngilizce kaynaklı bu podcast bölümünde sunucu, İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian’ın İran’ın füze kapasitesine ilişkin açıklamalarını, Pakistan Başbakanı’nın balistik füzeler konusundaki “çifte standart” eleştirisini ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun güney Lübnan’daki askeri varlıkla ilgili son sözlerini gündeme taşıdı. Bölümün ana tartışması, İran ile bağlantılı mutabakat anlayışının Lübnan ve Gazze’deki savaş bağlamında ne anlama geldiği, İsrail’in güney Lübnan’daki tutumunun bu anlayışla bağdaşıp bağdaşmadığı ve İran’ın askeri karşılık verip vermeyeceği üzerinde yoğunlaştı.

İran’ın Füze Kapasitesi ve Savunma Vurgusu

Programda ilk olarak İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian’ın İran füzeleriyle ilgili açıklaması yayınlandı. Pezeshkian, İran’ın füze kapasitesini ülkenin savunması için vazgeçilmez gördüğünü söyledi. Ona göre İran’ın bu kapasitesi olmasaydı, İsrail ve Amerika İran’a, Gazze’ye yaptıkları gibi saldırırdı.

“Savunmamız için sahip olduğumuz füzelerimiz olmasaydı, İsrail ve Amerika İran’ın içinden, Gazze’de yaptıkları gibi geçerdi,” diyen President Pezeshkian, “yaşlıya da gence de hiçbir merhamet göstermezlerdi” şeklinde belirtti.

Pezeshkian, Batılı aktörlerin insan hakları söylemini de sert biçimde reddetti. “Bu insanlar insan haklarından söz ediyor. Bu büyük bir yalan,” diyen President Pezeshkian, İran’ın kendisini savunamaması halinde ülkenin gücünün yok edileceğini savundu. Açıklamasının sonunda İran’ın savunma kapasitesi ve stratejik varlıkları konusunda pazarlık yapmayacağını vurguladı. “Sonuç olarak, savunma kabiliyetlerimiz ve stratejik varlıklarımız hakkında hiç kimseyle asla müzakere etmeyeceğiz,” diye ekledi.

Bu bölümde Pezeshkian’ın sözleri, İran’ın füze programını ulusal egemenlik ve caydırıcılık bağlamında sunduğunu gösterdi. Sunucu, bu açıklamanın ardından aynı konudaki bir başka değerlendirmeye geçti.

Pakistan Başbakanı’ndan “Çifte Standart” Eleştirisi

Programda daha sonra Pakistan Başbakanı’nın balistik füzeler konusundaki açıklaması aktarıldı. Pakistan Başbakanı, bazı ülkelerin balistik füzelere sahip olmasının kabul edilip İran’ın bu kapasiteden mahrum bırakılmasının savunulamayacağını söyledi.

“Balistik füzeler konusunda elbette çifte standart, iki ayrı standart olamaz,” diyen Pakistan Başbakanı, “bazı ülkeler balistik füzelere sahip olabilir ama İran sahip olmamalı denemez” şeklinde değerlendirdi.

Pakistan Başbakanı, bu yaklaşımı “hazmedilemeyecek” bir ikiyüzlülük olarak nitelendirdi. “Bu tür bir ikiyüzlülüğü sindirmeniz mümkün değil,” ifadesini kullandı. Sunucu ise Pakistan Başbakanı’nı “baş arabulucu” olarak tanımladı ve onun “yüzde 100 haklı” olduğunu söyledi. Bu noktada program, füze kapasitesi tartışmasından Lübnan’a ve İsrail’in sahadaki tutumuna geçti.

Netanyahu’nun Güney Lübnan Açıklaması

Sunucu, Lübnan konusuna dönmek istediğini belirterek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’dan yeni gelen bir açıklamayı yayınlamak zorunda olduğunu söyledi. Netanyahu’nun açıklaması programda “pek tatmin edici değil” diye tanımlandı.

Netanyahu, Savunma Bakanı ile birlikte İsrail ordusuna verdiği talimatın açık olduğunu ve değişmediğini söyledi. “Savunma Bakanı ile birlikte IDF’ye talimatım açık ve değişmedi,” diyen Benjamin Netanyahu, “güney Lübnan’daki askerlerimizin kendilerine ya da kuzey sakinlerine yönelik doğrudan veya ortaya çıkmakta olan herhangi bir tehdidi bertaraf etmek için tam hareket özgürlüğü vardır” şeklinde açıkladı.

Netanyahu ayrıca İsrail ordusunun bu konuda herhangi bir kısıtlamayla karşı karşıya olmadığını söyledi. “IDF’nin bu konuda hiçbir kısıtlaması yok. Ben onların arkasındayım. Bütün ulus onların arkasında,” diyen Benjamin Netanyahu, İsrail’in güney Lübnan’daki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalacağını belirtti.

Netanyahu’nun açıklamasında en dikkat çekici nokta, İsrail’in güney Lübnan’daki askeri varlığını süreyle sınırlamamasıydı. “Kuzey sakinlerini ve ülkenin bütün vatandaşlarını korumak için gerektiği sürece güney Lübnan’daki güvenlik bölgesinde kalacağımız konusunda kararlıyım,” diye ekledi.

Mutabakat Anlayışıyla Çelişki Tartışması

Netanyahu’nun açıklamasından sonra sunucu, Mohammed’e bu sözlerin mutabakat anlayışıyla nasıl bağdaşabileceğini sordu. Mohammed bu soruya net bir yanıt verdi: Ona göre Netanyahu’nun açıklaması mutabakatla uyumlu değildi.

“Bağdaşmıyor,” diyen Mohammed, Netanyahu’nun geri çekilmeyi amaçlamadığını savundu. Mohammed’e göre Netanyahu’yu geri çekilmeye zorlayabilecek tek unsur İran’dan gelecek tehditlerdi. “Geri çekilmeye onu zorlayacak tek şey İran tehditleridir,” diye belirtti.

Mohammed, İsrail’in Lübnan’da sivilleri hedef aldığını iddia etti ve bunu Gazze’de yaşananlarla karşılaştırdı. Aynı gün küçük bir çocuğun hedef alındığını söyleyen Mohammed, bu saldırıların kasıtlı olduğunu savundu. “Bugün küçük bir çocuğu hedef aldılar ve bunlar kasıtlı,” diyen Mohammed, “Gazze’de yaptıklarının aynısı” değerlendirmesinde bulundu.

Mohammed, Gazze’de her gün katliam ve kıyım yaşandığını söyledi. Kız çocuklarının okula giderken bombalandığını, çadırlarda ders çalışan çocukların başlarından vurulduğunu, bebeklerin emzirilirken başlarından vurulduğunu ileri sürdü. Bu anlatımda Mohammed, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini sistematik ve sivilleri hedef alan saldırılar olarak sundu.

Gazze, Soykırım Tartışması ve BM Bağlantılı Kurum

Mohammed, Gazze’de yaşananlara ilişkin uluslararası kurumların tutumunu da eleştirdi. Ona göre bir Birleşmiş Milletler kurumu veya BM bağlantılı bir kuruluş, yaklaşık üç yıl sonra nihayet yaşananları soykırım olarak niteledi.

“Nihayet, neredeyse üç yıl sonra, bir BM kurumu ya da ona bağlı bir örgüt bunun soykırım olduğunu söylüyor,” diyen Mohammed, “bizim üç yıl önce bildiğimiz şeyi söylemek için üç yıl beklemek zorunda kaldılar” şeklinde ifade etti.

Sunucu bu noktada Gazze’nin neden mutabakat anlayışının parçası olmadığını sordu. Mohammed, Gazze’nin metinde açıkça adlandırılmadığını, ancak mutabakat anlayışında tüm bölgeye atıf yapıldığını söyledi. Bununla birlikte Lübnan’a özel vurgu yapıldığını belirtti.

“Gazze’nin adı geçmiyor ama mutabakat anlayışında tüm bölge deniyor; özellikle de Lübnan,” diyen Mohammed, bunun sebebini Lübnan’da fiilen ateşkes olmamasına bağladı.

Lübnan’da Ateşkes Yokluğu ve Saha Durumu

Mohammed’e göre Lübnan’daki durum, ilgili dönemde daha kötü hale gelmişti. İsrail’in Lübnan’a girdiğini, bölgeleri yerle bir ettiğini, şehir şehir ve kasaba kasaba yıkım gerçekleştirdiğini söyledi. İsrailli yetkililerin konuşmalarında ve özellikle İbranice paylaşımlarında ülkeyi yok etmekten söz ettiklerini iddia etti.

Mohammed, Lübnan’da her gün onlarca kişinin, bazı günler ise 100’den fazla kişinin öldürüldüğünü söyledi. Bir gün önce üç kişinin öldürüldüğünü belirtti; bunlardan ikisinin bir caddeyi temizlediğini, ardından ilk yardım ekiplerinin bölgeye gittiğini ve üçüncü kişinin de bu olay sırasında öldürülmüş olabileceğini aktardı.

Bu nedenle, Mohammed’e göre İran mutabakat anlayışında Lübnan’a özel önem verdi. İran’ın hedefinin Lübnan’da ateşkes sağlanması, İsrail’in geri çekilmeye zorlanması ve savaşın tamamen sona erdirilmesi olduğunu söyledi.

Hamas’ın Siyasi Kanadıyla Temas ve Gazze’nin Müzakere Başlığı

Mohammed, İranlıların Hamas’ın siyasi kanadıyla da görüştüğünü söyledi. Bu temaslarda İran tarafının, müzakereler sırasında Gazze meselesini de gündeme getireceğini söylediğini aktardı.

“İranlılar Hamas’ın siyasi kanadıyla konuştular ve onlara müzakerelerde Gazze meselesini takip edeceklerini söylediler,” diyen Mohammed, Gazze’nin açıkça adlandırılmamış olmasına rağmen bölgesel bağlam içinde ele alınacağını belirtti.

Bu değerlendirme, programdaki tartışmanın Lübnan’dan Gazze’ye uzanan daha geniş bir savaş ve diplomasi çerçevesine oturduğunu gösterdi. Mohammed, İran’ın Lübnan konusunda özel baskı uyguladığını, ancak Gazze’yi tamamen dışarıda bırakmadığını savundu.

İran’ın Askeri Güç Kullanma İhtimali

Programın son bölümünde sunucu, mutabakat anlayışına rağmen İsrail’in Lübnan’da devam eden saldırıları nedeniyle İran’ın İsrail’e karşı askeri güç kullanıp kullanmayacağını sordu. Mohammed bu soruya kısa ama dikkat çekici bir yanıt verdi.

“Evet, savaşa geri dönüyor olabiliriz,” diyen Mohammed, İran’ın askeri güç kullanma ihtimalinin masada olduğunu ima etti.

Bu yanıtla bölüm, İsrail’in güney Lübnan’daki askeri varlığı, İran’ın caydırıcılık söylemi, Gazze’deki savaş ve bölgesel çatışmanın yeniden tırmanma riski ekseninde tamamlandı. Program boyunca aktarılan konuşmalarda Pezeshkian, İran’ın savunma kapasitesinden asla vazgeçmeyeceğini savunurken; Pakistan Başbakanı, füze kapasitesi konusunda çifte standart uygulanamayacağını söyledi. Netanyahu ise İsrail ordusunun güney Lübnan’da tam hareket özgürlüğüne sahip olduğunu ve İsrail’in güvenlik bölgesinde gerektiği kadar kalacağını belirtti. Mohammed ise bu tutumun mutabakat anlayışıyla bağdaşmadığını, Lübnan’daki durumun ağırlaştığını ve İran’ın askeri karşılık verme ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.

İran Füzeleri

Sunucu: İşte İran Cumhurbaşkanı President Pezeshkian’ın dün İran füzeleriyle ilgili açıklaması. Chris, 10 numaralı kayıt.

President Pezeshkian: Savunmamız için sahip olduğumuz füzelerimiz olmasaydı, İsrail ve Amerika İran’ın içinden, Gazze’de yaptıkları gibi geçerdi; yaşlıya da gence de hiçbir merhamet göstermezlerdi. Bu insanlar insan haklarından söz ediyor. Bu büyük bir yalan. Kendimizi savunamasaydık, ülkemize kesinlikle hiçbir merhamet göstermezlerdi ve gücümüzü yok ederlerdi. Sonuç olarak, savunma kabiliyetlerimiz ve stratejik varlıklarımız hakkında hiç kimseyle asla müzakere etmeyeceğiz.

Sunucu: Aynı konuda, Pakistan Başbakanı var. Chris, 14 numaralı kayıt.

Pakistan Başbakanı: Balistik füzeler konusunda elbette çifte standart, iki ayrı standart olamaz; bazı ülkeler balistik füzelere sahip olabilir ama İran sahip olmamalı denemez. Bu tür bir ikiyüzlülüğü sindirmeniz mümkün değil.

Sunucu: Bu, baş arabulucu ve elbette yüzde 100 haklı.

Netanyahu’nun Lübnan Açıklaması

Sunucu: Lübnan’a geri dönmek istiyorum çünkü Prime Minister Netanyahu’dan yeni bir alıntı geldi; pek tatmin edici değil ama buna yer vermem gerekiyor ki sen de yorum yapabilesin. Chris, Netanyahu’dan son açıklama.

Benjamin Netanyahu: Savunma Bakanı ile birlikte IDF’ye talimatım açık ve değişmedi. Güney Lübnan’daki askerlerimiz, kendilerine ya da kuzey sakinlerine yönelik doğrudan veya ortaya çıkmakta olan herhangi bir tehdidi bertaraf etmek için tam hareket özgürlüğüne sahiptir. IDF’nin bu konuda hiçbir kısıtlaması yok. Ben onların arkasındayım. Bütün ulus onların arkasında. Kuzey sakinlerini ve ülkenin bütün vatandaşlarını korumak için gerektiği sürece güney Lübnan’daki güvenlik bölgesinde kalacağımız konusunda kararlıyım.

Sunucu: Mohammed, bu mutabakat anlayışıyla uzaktan yakından nasıl bağdaşabilir?

Mohammed’in Yanıtı

Mohammed: Bağdaşmıyor, ama geri çekilmeyi de amaçlamıyor. Onu geri çekilmeye zorlayacak tek şey İran tehditleridir. Söylediğim gibi, bugün küçük bir çocuğu hedef aldılar ve bunlar kasıtlı. Gazze’de yaptıklarının aynısı. Gazze’de her gün katliam ve kıyım var. Okula giden kız çocukları bombalanıyor. Çadırlarda ders çalışan çocuklar başlarından vuruluyor. Emzirilen bebekler başlarından vuruluyor. Bunlar... Ve şimdi nihayet, neredeyse üç yıl sonra, bir BM kurumu ya da BM’ye bağlı bir örgüt bunun soykırım olduğunu söylüyor. Hepimizin üç yıl önce bildiği şeyi söylemek için üç yıl beklemek zorunda kaldılar.

Sunucu: Peki Gazze neden mutabakat anlayışının parçası değil?

Mohammed: Gazze’nin adı geçmiyor ama mutabakat anlayışında tüm bölge deniyor; özellikle de Lübnan. Bunun nedeni, Lübnan’da ateşkesin bile olmaması. İsrailliler işgal ediyor, yerle bir ediyorlar, şehir şehir, kasaba kasaba yok ediyorlar; konuşmalarında ve tweet’lerinde, özellikle İbranice olanlarda, ülkeyi silip süpüreceklerini açıkça söylüyorlar. Bu yüzden her gün onlarca kişi, bazen 100’den fazla kişi öldürülüyor. Dün üç kişi öldürüldü; ikisi bir caddeyi temizliyordu, öldürüldüler, sonra ilk müdahale ekipleri gitti ve sanırım öldürülen üçüncü kişi de bu olayda öldürüldü.

Mohammed: Bu dönemde Lübnan’daki durum çok daha kötüydü. Bu yüzden İran, ateşkes sağlamak, zorunlu bir geri çekilme yaratmak ve savaşı tamamen sona erdirmek için Lübnan’a özel vurgu yaptı. Ama İranlılar Hamas’ın siyasi kanadıyla konuştular ve onlara, müzakerelerde Gazze meselesini de takip edeceklerini söylediler.

Sunucu: Mutabakat anlayışına rağmen, Lübnan’da süren katliamları nedeniyle İran’ın İsraillilere karşı askeri güç kullanacağını öngörüyor musun?

Mohammed: Evet, savaşa geri dönüyor olabiliriz.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol