Larry Johnson: “United States Çekildikçe Israel Güvenlik Örtüsünü Kaybediyor”
Ateşkes, Washington baskısı ve bölgesel mesajlar
Bölümde Sunucu, Larry ve Ray; Hezbollah ile Israel arasında sağlandığı belirtilen yeni ateşkesi, White House’un baskısını, Iran’ın rolünü, Israel’in Lebanon’daki saldırılarını ve olası Iran-Israel savaşında United States’in tutumunu tartıştı. Konuşmada özellikle memorandum of understanding (mutabakat zaptı), Lebanon’ın toprak bütünlüğü ve Israel Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun iç siyasi konumu öne çıktı.
Sunucu, son saatlerde Hezbollah ile Israel’in bir ateşkes üzerinde anlaştığının görüldüğünü belirterek bunun “kaçıncı anlaşma” olduğunu ve kimsenin uzun sürmesini beklemediğini söyledi. Ardından Larry’ye bunun White House baskısının sonucu olup olmadığını sordu.
Larry, ateşkesin yalnızca White House baskısıyla değil; Qatar, Iran, Pakistan ve China’dan gelen baskıların birleşimiyle ortaya çıktığını savundu. China’nın Pakistan üzerinden çok sayıda mesaj ilettiğini söyleyen Larry, bunları tehdit olarak nitelendirdi. "China’nın Pakistan üzerinden ilettiği çok sayıda mesaj vardı; bunlara tehdit bile derdim," diyen Larry, Israel’e bu yola devam etmesi hâlinde hedef olacağının açık biçimde bildirildiğini belirtti.
Larry’ye göre Iran, memorandum of understanding’i bozan taraf olarak görülmemek için dikkatli davrandı. Ray’in daha önce doğru şekilde işaret ettiği gibi, mutabakat zaptındaki en kritik cümlenin Iran ve United States’in Lebanon’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden sorumlu olduğunu belirten madde olduğunu söyledi. Larry bunu “dikkat çekici bir iddia” olarak tanımladı.
Larry, bu ifadenin pratik sonucunun Israel açısından ciddi olduğunu savundu. Lebanon’ın toprak bütünlüğünü ihlal eden tarafın Israel olduğunu, bu bütünlüğü koruma görevinin ise mutabakat uyarınca Iran’a düştüğünü söyledi. "Iran ve United States, Lebanon’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden sorumludur; United States bunu kabul etti," diyen Larry, bu çerçevenin Iran’a Israel’e karşı askeri harekât gerekçesi sunduğunu ifade etti.
Larry, Israel’in çekilmemesi ve saldırıları durdurmaması durumunda Iran’ın, bu mutabakata göre Hezbollah ile birlikte Israel’i Lebanon’dan çıkarmak için saldırma hakkına sahip olduğunu savundu. Bu değerlendirme, ateşkesin yalnızca iki taraflı değil, bölgesel güçlerin baskısı ve hukuki-siyasi yorumları üzerinden kırılgan bir zeminde durduğu iddiasına dayanıyordu.
United States’in askeri varlığı ve Israel’in güvenlik örtüsü
Sunucu, Larry’ye daha önce birkaç kez dile getirdiği bir görüşü hatırlattı: Eğer Iran ve Israel, United States askeri müdahalesi olmadan karşı karşıya gelirse Israel’in bir hafta dayanamayacağı yönündeki değerlendirme. Larry bu görüşünü büyük ölçüde yineledi ancak zaman aralığını “bir hafta, iki gün, iki hafta” gibi ifadelerle esnetti.
Larry, “12 günlük savaş” olarak andığı dönemde Israel’in United States’ten yardım istediğini söyledi. Ona göre asıl dikkat çekici gelişme, United States ordusunun artık geri çekilme pozisyonuna geçmiş olmasıydı. "Şimdi gerçekten ilginç olan şu: United States ordusu geri çekilme moduna geçti," diyen Larry, bu sürecin haftanın başında başladığını açıkladı.
Larry, daha önce 24 saat çalışan operasyon merkezlerinin artık aynı şekilde faal olmadığını belirtti. Bu merkezlerin kapatıldığını veya 7/24 işleyişten çıkarıldığını söyleyerek, United States askeri planlamasının odağının artık bölgedeki uçakları ülkeye nasıl geri getireceklerine kaydığını anlattı.
Bu bağlamda Larry, özellikle F-35 jetlerinin dönüş güzergâhındaki yakıt ikmali sorununa dikkat çekti. Combat load olmadan bir F-35’in yaklaşık 600 mil uçabileceğini, dolayısıyla her 600 milde bir yakıt ikmali gerekeceğini söyledi. Tanker uçaklarının yol boyunca nerelere konumlandırılacağının hesaplanması gerektiğini belirtti.
Larry’ye göre bu çekilme süreci Israel açısından güvenlik zafiyeti yaratıyor. United States kuvvetleri bölgeden çekildikçe Israel’in “güvenlik battaniyesini” kaybettiğini ifade etti. "Bu askeri güçler çekildikçe Israel güvenlik örtüsünü hemen kaybediyor," diyen Larry, Iran’la çatışmanın yeniden başlaması hâlinde bu kuvvetlerin anında geri dönemeyeceğini vurguladı.
Larry, United States’in askeri kapasitesinin hızla yeniden konuşlandırılmasının mümkün olmadığını anlatırken bunu bilimkurgu benzetmesiyle açıkladı. Bölgeye kuvvetleri anında taşıyacak bir “Star Trek taşıyıcısı” olmadığını söyledi. Bu nedenle, eğer Iran-Israel savaşı yeniden alevlenirse ve United States kuvvetleri bölgeden ayrılmış olursa, Israel’in askeri açıdan çok daha yalnız kalacağını savundu.
Israel iç siyaseti, Netanyahu ve Lebanon savaşı
Sunucu daha sonra Ray’e yönelerek Israel’de başbakanın kim olduğunun, kişilik ve mizacın ötesinde gerçekten fark yaratıp yaratmadığını sordu. Ayrıca Israel kamuoyunun Lebanon’daki “katliamdan” ezici biçimde yana olup olmadığını gündeme getirdi.
Ray, “ezici çoğunluk” ifadesinin yüzde 70’lik bir destek için uygun olduğunu söyledi. "Yüzde 70’in ‘ezici çoğunluk’ ifadesine uyduğunu düşünüyorum," diyen Ray, bunun çözümün önündeki temel sorunlardan biri olduğunu belirtti. Ona göre Israel iç siyasetindeki atmosfer, daha makul bir çizgiye geçilmesini kolaylaştırmıyor.
Ray, Benjamin Netanyahu’nun kişisel hukuki durumuna dikkat çekti. Netanyahu’nun başbakan olmadığı takdirde hapse gireceğini savundu. Bu nedenle Netanyahu’nun siyasi iktidarda kalma motivasyonunun yalnızca ideolojik veya güvenlik merkezli olmadığını, aynı zamanda kişisel sonuçlarla da bağlantılı olduğunu değerlendirdi.
Ray, Netanyahu’yu “genocide” ve “forced starvation”dan sorumlu olmakla suçladı. Ardından daha sert bir senaryo ortaya koyarak, Netanyahu’nun en uç durumda hapse girmektense nükleer silah kullanmayı tercih edip etmeyeceğini tartıştı. "Hapse girmektense en uç durumda birkaç nükleer silah ateşler mi? Benim tahminim muhtemelen evet," diyen Ray, bu ihtimali yüzde 50-52 gibi değerlendirdiğini ifade etti.
Ray’e göre bu nedenle insanlar büyük bir gerginlik içinde. Israel’deki iç siyasi durumun, hükümeti Lebanon’la ateşkes konusunda daha akılcı ve uzlaşmacı bir çizgiye iteceğine dair bir işaret görmediğini söyledi. Aksine, mevcut atmosferin bunu zorlaştırdığını belirtti.
Ray, Lebanon’la ateşkesin krizden çıkışın tek yolu olduğunu savundu. Ancak Israel’in Lebanon’a saldırmayı sürdürmesi hâlinde Iran’ın Israel’e saldıracağına ikna olduğunu söyledi. "Israel Lebanon’a saldırmayı sürdürürse Iran’ın Israel’e saldıracağına inanıyorum," diyen Ray, böyle bir durumda United States’in ne yapacağının Israel açısından çok ciddi bir endişe konusu olması gerektiğini vurguladı.
Kırılgan ateşkes ve belirsiz bölgesel denklem
Konuşmanın tamamında öne çıkan ana hat, ateşkesin kalıcı görülmediği ve bölgesel aktörlerin baskısıyla ayakta durduğu yönündeydi. Larry, White House’un yanı sıra Qatar, Iran, Pakistan ve China’nın da sürece müdahil olduğunu savundu. Özellikle China’nın Pakistan üzerinden ilettiği mesajların Israel’e yönelik uyarı veya tehdit niteliği taşıdığını söyledi.
Larry’nin üzerinde durduğu mutabakat zaptı yorumu, Iran’a Lebanon’ın toprak bütünlüğünü koruma gerekçesi sunduğu iddiasına dayanıyordu. Bu yorum, Israel’in Lebanon’dan çekilmemesi veya saldırıları durdurmaması hâlinde Iran’ın doğrudan müdahaleye hak kazanacağı görüşünü içeriyordu.
Ray ise konuyu Israel iç siyaseti ve Netanyahu’nun kişisel konumuyla ilişkilendirdi. Israel kamuoyunda Lebanon’daki askeri harekâta yüksek destek olduğunu, Netanyahu’nun iktidardan düşmesi hâlinde hapis riskiyle karşı karşıya kalacağını ve bunun karar alma süreçlerini daha tehlikeli hâle getirebileceğini savundu.
İki konuşmacı da United States’in tutumunun belirleyici olabileceğini söyledi. Larry, United States askeri varlığının azaltılmasının Israel’i daha kırılgan bırakacağını belirtirken, Ray de Iran’ın saldırması hâlinde Washington’ın nasıl davranacağının Israel için çok ciddi bir mesele olduğunu ifade etti.
Ateşkes ve dış baskılar
Sunucu: Larry, son birkaç saat içinde Hezbollah ve Israel’in bir ateşkeste anlaştığı görülüyor. Bu kaçıncı anlaşma oldu artık, kimse bunun süreceğini beklemiyor ama White House’dan gelen baskı mı etkili oldu?
Larry: White House’dan, Qatar’dan, Iran’dan, Pakistan’dan ve China’dan gelen baskının birleşimi. China’nın Pakistan üzerinden ilettiği çok sayıda mesaj vardı. Hatta bunlara tehdit derdim; Israel’e, bu yoldan gitmek isterse hedefte olacağının açıkça anlatıldığı mesajlardı.
Larry: Iran, MOU’yu bozan taraf olarak görülmemek için çok dikkatli davranıyordu. Ray’in doğru biçimde belirttiği gibi, memorandum of understanding’in ilk maddesindeki en kritik cümle, Iran ve United States’in Lebanon’ın toprak bütünlüğünden ve egemenliğinden sorumlu olduğunu öngören ifadeydi. Bu dikkat çekici bir iddia, değil mi?
Larry: Ama bunun anlamı şu: Lebanon’ın toprak bütünlüğünü kim ihlal ediyor? Israel. Peki o bütünlüğü korumak kimin görevi? Iran’ın. United States de bunu kabul etti. Dolayısıyla zamanı geldiğinde, eğer Israel çekilmezse ve saldırıları durdurmazsa, bu MOU’ya göre Iranians, Hezbollah ile birlikte Israel’e saldırıp onları dışarı çıkarma hakkına sahip olur.
United States ordusunun çekilmesi
Sunucu: Larry, bize birkaç kez şunu söylediniz: Size göre Iran ve Israel, United States’in askeri müdahalesi olmadan karşı karşıya gelirse Israel bir hafta dayanamaz.
Larry: Hayır, evet, bir hafta, iki gün, iki hafta. On iki günlük savaşta United States’ten yardım için yalvardıklarını gördük. Şimdi gerçekten ilginç olan şu: United States ordusu geri çekilme moduna geçti. Bu haftanın başında başladı.
Larry: Bildiğiniz gibi 7/24 çalışan o operasyon merkezlerimiz vardı. Artık kapatıldılar. Hiçbir şekilde 7/24 faal değiller. Hava muharip komutanlığı şimdi şu konu üzerinde çalışıyor: Bütün bu uçakları United States’e nasıl geri götüreceğiz?
Larry: Çünkü tankerlerin yol boyunca nerelere yerleştirilmesi gerektiğini hesaplamak zorundalar. Bir F-35 jeti uçacak, ama muharebe yükü olmadan yaklaşık 600 mil gidebilir. Yani United States’teki üslerine kadar geri dönebilmesi için her 600 milde bir yakıt ikmali yapması gerekecek.
Larry: Şu anda yürüyen süreç bu. Bunun anlamı da şu: Bu askeri güçler çekildikçe Israel hemen bir güvenlik örtüsünü kaybediyor. Çünkü Iran’la çatışma yeniden alevlenirse ve bu güçler gitmiş olursa, oraya anında geri dönemezler. Oraya bir anda taşınmalarını sağlayacak Star Trek tarzı bir ışınlayıcıları yok.
Netanyahu ve Israel iç siyaseti
Sunucu: Ray, kişilik ve mizacın ötesinde, Israel başbakanının kim olduğu önemli mi? Israelis, Lebanon’daki bu katliamı ezici biçimde desteklemiyor mu?
Ray: Yüzde 70’in “ezici biçimde” ifadesine uyduğunu düşünüyorum. Evet, sorun da burada. Netanyahu’nun kişisel bir sorunu var. Başbakan olmaktan çıkarsa sonunda hapse girecek, değil mi?
Ray: Şimdi karşımızda genocide’dan ve forced starvation’dan sorumlu bir adam var. Hapse gitmektense, en uç durumda birkaç nükleer silah ateşler mi? Benim tahminim muhtemelen evet olur. Belki yüzde 50, 52; ama muhtemelen evet.
Ray: Bu yüzden insanlar şimdi diken üstünde. Israel’de iç durumun, onların makul davranmasını ve “Tamam, Lebanon’la neden ateşkes yapmıyoruz?” demesini kolaylaştıracağına dair hiçbir ihtimal yok. Bu durumdan çıkmanın tek yolu bu.
Ray: Eğer Israelis Lebanon’a saldırmayı sürdürürse, Iran’ın Israel’e saldıracağına inanıyorum. Böyle bir durumda United States’in ne yapacağı, Israel’in gerçekten ama gerçekten kaygılanması gereken bir şey.