Glenn Diesen

Kimliği Belirtilmeyen Konuk: Donald Trump’ın Sosyal Medyası İran’la Anlaşma Güvenini Zedeliyor

Kimliği belirtilmeyen konuk, podcast bölümünde Donald Trump’ın İran’la savaş ve olası anlaşma sürecindeki söylemlerini değerlendirdi. Konuk, Trump’ın sosyal medya kullanımının diplomatik süreçlere zarar verdiğini, ancak aynı zamanda başka ABD başkanlarının söyleyemeyeceği ölçüde alışılmadık bir “kazan-kazan” dili de kurabildiğini savundu.

Trump’ın Söylemi ve Sosyal Medya Kullanımı

Konuk, değerlendirmesine Trump’ın kullandığı dilin çoğu zaman diplomatik hedefleriyle çeliştiğini söyleyerek başladı. “Trump’ın kullandığı bazı söylemler son derece ters etki yaratıyor,” diyen Konuk, bu üslubun özellikle savaşın kritik anlarında sorun yarattığını belirtti.

Konuşmacıya göre savaş boyunca arka planda bazı diplomatik ilerlemeler sağlanmaya çalışıldı. Ancak bu anlarda Trump’ın attığı mesajlar, üzerinde çalışılan süreci sekteye uğrattı. “Savaşta, arka planda üzerinde çalışılan gerçek ilerlemelerin olduğu kilit anlar yaşandı,” diyen Konuk, “sonra Trump bir tweet atıyor ve bunu tamamen mahvediyordu” şeklinde açıkladı.

Konuk, Trump’ın sosyal medya hesabının savaş süresince kendi hedefleri açısından bir zaaf haline geldiğini savundu. “Bence birçok açıdan sosyal medya hesabı bu savaş sırasında onun en büyük düşmanı oldu,” diyen Konuk, Trump’ın kendini kontrol edememesinin de bu tabloyu güçlendirdiğini ifade etti.

İran Tarafının Güven Sorunu

Konuk, Trump’ın sosyal medya disiplinine dair sorunun yalnızca ABD iç siyasetinde değil, İran tarafında da dikkatle izlendiğini söyledi. İranlı aktörlerin, Trump’ın özellikle öfkeli sabah erken saat paylaşımlarını izleyerek onun güvenilirliğini sorguladığını aktardı.

Konuşmacı, İran tarafındaki algıyı şu sözlerle özetledi: “Kendi sosyal medyasını kontrol edemiyorsa, bir anlaşmaya uyacağına nasıl güvenilebilir?” Konuk, bu sorunun İran açısından anlaşma yapma iradesi kadar, anlaşmanın uygulanabilirliğine duyulan güvenle de ilgili olduğunu belirtti.

Ona göre İran tarafı Trump’ta gerekli türden bir disiplin görmüyor. Bu yalnızca sosyal medya yönetimiyle sınırlı bir mesele değil; olası bir anlaşmanın sürdürülebilirliği bakımından da önem taşıyor. Konuk, Trump’ın kişisel davranış biçiminin, devletler arası taahhütlere ilişkin algıyı etkilediğini değerlendirdi.

Trump’ın Çelişkili Siyasi Yelpazesi

Buna karşın Konuk, Trump’ın tamamen tek boyutlu bir aktör olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Ona göre Trump, aynı anda hem son derece zarar verici bir sosyal medya dili kullanabiliyor hem de geleneksel Amerikan siyasetinde tabu sayılabilecek ifadeleri dile getirebiliyor.

“Trump yelpazenin tamamını kapsıyor,” diyen Konuk, onun bir yandan sosyal medyada “korkunç” ve “ters etki yaratan” bir tutum sergileyebildiğini, diğer yandan ise hiçbir siyasi çekince taşımadan İran hakkında olumlu sözler söyleyebildiğini belirtti.

Konuk, Trump’ın “İran’ın tamamen ve inanılmaz derecede başarılı bir ülke olmasını istiyorum” diyebilen bir başkan olduğunu hatırlattı. “Onların gelişip serpilmesini istiyorum,” ifadesinin de Trump tarafından kullanılabildiğini aktaran Konuk, bunun diğer Amerikan başkanları açısından neredeyse düşünülemez olduğunu söyledi.

Amerikan Siyasetinde İran Tabusu

Konuk, Amerikan siyasetinde İran’ın başarılı olmasını istemenin uzun süre siyasi açıdan kabul edilemez görüldüğünü anlattı. “İran’ın başarılı olmasını istiyorum demek tam bir siyasi tabuydu,” diyen Konuk, bu sözlerin anlaşma isteyen başkanlar tarafından bile dile getirilemeyeceğini savundu.

Ona göre bir Amerikan başkanı İran’la anlaşma yapmak istese, hatta iki tarafın da kazandığı bir anlaşmayı hedeflese bile, bunu açıkça “İran başarılı olsun” diliyle ifade etmekten kaçınırdı. Bunun nedeni, böyle bir söylemin ABD içinde siyasi maliyetinin çok yüksek görülmesiydi.

Konuk, Trump’ın bu açıdan farklı davrandığını belirtti. Ona göre Trump, “siyasi maliyet” kavramını tam anlamıyla önemsemiyor ya da bu kavramı geleneksel siyasetçiler gibi işlemiyor. Bu nedenle alışılmış siyasi sınırları aşan ifadeler kullanabiliyor.

Kazan-Kazan Dili ile Sıfır Toplamlı Yaklaşım Arasında

Konuşmacı, Trump’ın bu alışılmadık yönünün, teorik olarak İran’la ilişkilerde yeni bir anlatı kurma ihtimali taşıdığını söyledi. Trump’ın, isterse “kazan-kazan” niteliğinde bir söyleme yönelebileceğini ve bunun anlaşmanın önünü açabileceğini değerlendirdi.

Ancak Konuk’a göre Trump kaybettiğini hissettiğinde bunun tersi bir çizgiye yöneliyor. “Kaybettiğinde, onun mümkün olduğunca kazan-kaybetçi, mümkün olduğunca sıfır toplamcı hale geldiğini görüyorsunuz,” diyen Konuk, bu yaklaşımın nihayetinde Trump’ın kendi hedeflerine de zarar verdiğini savundu.

Konuk, Trump’ın hem diplomatik kapı açabilecek hem de aynı kapıyı aniden kapatabilecek bir siyasi aktör olarak göründüğünü belirtti. Sosyal medyadaki kontrolsüzlük, İran tarafında güven sorununu artırırken; İran’ın başarılı olmasını istediğini söyleyebilmesi, Amerikan siyasetindeki yerleşik kalıpları kıran nadir bir unsur olarak değerlendirildi.

Trump’ın Söylemi ve Sosyal Medyası

Konuk: Kesinlikle. Bu konuda bir şey söyleyebilirsem, yani Trump’ın kullandığı bazı söylemler gerçekten son derece ters etki yaratıyor.

Konuk: Savaşta, arka planda üzerinde çalışılan gerçek ilerlemelerin olduğu kilit anlar yaşandı; sonra o bir tweet atıyor ve bunu tamamen mahvediyor.

Konuk: Bu yüzden bence birçok açıdan sosyal medya hesabı bu savaş sırasında onun en büyük düşmanı oldu. Ayrıca bunu kontrol etme konusundaki disiplin eksikliği de dikkat çekti.

Konuk: Bu, İran tarafında da not edilmiş durumda. Onlar, özellikle sabaha karşı 04.00 civarında attığı bazı öfkeli tweet’lerle birlikte, onun sosyal medyada kendini kontrol edememesine bakıyorlar ve kendilerine şunu soruyorlar: Kendi sosyal medyasını kontrol edemiyorsa, bir anlaşmaya uyacağı konusunda nasıl güvenilebilir?

Konuk: Onlar gerekli türden bir disiplin görmüyorlar.

Trump’ın Çelişkili Profili

Konuk: Aynı zamanda Trump’ın yelpazesinin tamamen geniş olması da çok ilginç. Yani gerçekten 360 derecenin tamamını kapsıyor.

Konuk: Sosyal medyada kesinlikle çok kötü ve ters etki yaratan biri olabiliyor. Ama aynı zamanda hiçbir çekincesi olmayan ve çıkıp “İran’ın tamamen ve inanılmaz derecede başarılı bir ülke olmasını istiyorum. Onların gelişip serpilmesini istiyorum” diyebilen bir başkan.

Konuk: Başka hiçbir Amerikan başkanı böyle bir şey söylemezdi.

Konuk: Şunu hatırlamak çok önemli: “İran’ın başarılı olmasını istiyorum” deme fikri tam bir siyasi tabuydu.

Konuk: Bir anlaşma yapmak isteseniz bile, iki tarafın da kazandığı bir anlaşma yapmak isteseniz bile, böyle bir şeyi asla söylemezdiniz; çünkü bu, ABD’de siyasi açıdan çok maliyetli görülürdü.

Konuk: Trump’ın siyasi maliyet kavramına dair bir anlayışı yok gibi görünüyor ve bu tür şeyleri doğrudan söylüyor.

Konuk: Bu nedenle aslında kazan-kazan olabilecek ve bunun yolunu açabilecek bir anlatıya ya da söyleme yönelebilecek biri.

Konuk: Ama kaybettiğinde, işte o zaman onun mümkün olduğunca kazan-kaybetçi, mümkün olduğunca sıfır toplamcı hale geldiğini görüyorsunuz. Bu da nihayetinde benim görüşüme göre kendi hedefleri açısından ters etki yarattı.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol