Glenn Diesen

Kimliği Belirtilmeyen Konuk: ABD’nin “Demokrasiyi Yayma” Söylemi ve Oligarşi Eleştirisi

Paylaşılan İngilizce podcast kesitinde kimliği belirtilmeyen bir konuşmacı, ABD dış politikasında “demokrasiyi yayma” söylemini, diplomatik normların aşınmasını ve ABD’nin kendi siyasal yapısındaki temsiliyet sorunlarını tartışıyor. Konuşmacı, demokrasinin hem bir süreç hem de ülkeleri sınıflandırmak için kullanılan bir etiket olarak ele alınabileceğini, ancak bu etiketlemenin yanıltıcı olabileceğini savunuyor.

Diplomatik Normların Terk Edilmesi

Konuşmacı, tartışılan gelişmeleri anlamlandırmakta zorlandığını belirterek sözlerine başlıyor. Ona göre önceki diplomasi normları artık geçerli değil. "Bunu anlamlandıramıyorum," diyen Konuk, "yalnızca şunu söyleyebilirim: Diplomasiye ilişkin önceki normların basitçe terk edildiğini düşünüyorum" şeklinde belirtti.

Bu değerlendirme, konuşmacının uluslararası ilişkilerde daha önce kabul gören davranış kalıplarının yerini daha belirsiz ve ilkesiz bir yaklaşıma bıraktığı yönündeki kanaatini yansıtıyor. Ancak konuşmacı, bu iddiasını belirli bir ülke ya da olay üzerinden ayrıntılandırmıyor; daha genel bir diplomatik kırılmadan söz ediyor.

Demokrasi: Süreç mi, Etiket mi?

Konuşmacı daha sonra demokrasi kavramına geçiyor ve bu kelimenin birden fazla anlama gelebileceğini söylüyor. Ona göre demokrasi, bir ülkenin vatandaşlarının ya da sakinlerinin kendi yönetimlerini belirlemeleri anlamına gelen bir süreç olarak anlaşılabilir. "Demokrasi birkaç anlama gelebilir," diyen Konuk, "bunlardan biri, belirli bir ülkenin vatandaşlarının ya da sakinlerinin hükümetini belirlemesi sürecidir" diye açıkladı.

Bunun yanında, demokrasinin ülkeleri sınıflandırmak için kullanılan bir etiket haline getirilebileceğini de ifade ediyor. Bu durumda bazı ülkeler “demokratik”, bazıları ise “demokratik olmayan” şeklinde tanımlanıyor. Konuşmacı bu ayrımı sorunlu buluyor. "Ülkelere etiketler koymaya başlayabilirsiniz; bazıları demokratik, bazıları değil dersiniz," diyen Konuk, "bence bu etiketleme oldukça yanlış olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin Demokrasi İddiası

Konuşmacının en dikkat çekici iddialarından biri, ABD’nin nihai anlamda tam bir demokrasi olmadığı yönünde. ABD’nin bir cumhuriyet olduğunu vurguluyor. "Amerika Birleşik Devletleri nihai anlamda tam bir demokrasi değildir," diyen Konuk, "biz bir cumhuriyetiz" ifadesini kullandı.

Ancak konuşmacı burada durmuyor; ABD’nin bugünkü analizlerle bir oligarşi tarafından yönetildiğini savunuyor. "Bu cumhuriyet, mevcut herhangi bir analize göre bir oligarşi tarafından yönetiliyor," diyen Konuk, "bu oligarşi kendi içinde bölünmüş olsa da böyledir" şeklinde açıkladı.

Bu sözlerle konuşmacı, ABD’de halkın çoğunluğunun politika belirleme süreçlerinde belirleyici olmadığını ileri sürüyor. "Halkın çoğunluğunun politikalarımızı belirlemediği bir sistemden söz ediyoruz," diyen Konuk, bunun başka ülkelerde de belli ölçülerde yaşandığını ekledi.

“Demokrasiler” ve “Demokrasi Olmayanlar” Ayrımı

Konuşmacı, dünyayı demokrasiler ve demokrasi olmayanlar şeklinde ikiye ayırma fikrine de karşı çıkıyor. Ona göre bu ayrım hem teorik hem de pratik açıdan sorunlu. ABD’nin kendisini demokrasiyi yaymakla görevli görmesini de eleştiriyor. Kesit, konuşmacının "Bir şekilde demokrasiler ile demokrasi olmayanlar arasında bir ayrım olduğu ve ABD’nin görevinin ‘demokrasiyi yaymak’ olduğu fikri..." sözleriyle sona eriyor.

Bu noktada konuşmacının cümlesi tamamlanmadan transcript kesiliyor. Ancak mevcut bölümdeki ana argüman açık: Konuşmacı, ABD’nin demokrasi söylemini hem kendi iç siyasal gerçekliği hem de uluslararası ilişkilerdeki etiketleme pratiği üzerinden sorguluyor.

Diplomasi Normları ve Demokrasi Tartışması

Konuk: Bunu anlamlandıramıyorum. Yalnızca şunu söyleyebilirim: Diplomasiye ilişkin önceki normların basitçe terk edildiğini düşünüyorum.

Konuk: Ve demokrasiden söz ediyoruz. Biliyorsunuz, demokrasi birkaç anlama gelebilir. Bir anlamıyla, belirli bir ülkenin vatandaşlarının ya da sakinlerinin, vatandaşlarının kendi hükümetini belirlemesi ve benzeri şeyler anlamına gelen bir süreç olabilir. Bu bir süreçtir.

Konuk: Ya da ülkelere etiketler koymaya başlayabilirsiniz. Ah, bazıları demokratik, bazıları değil. Bence bu etiketleme oldukça yanlış olabilir.

Konuk: Amerika Birleşik Devletleri nihai anlamda tam bir demokrasi değildir. Biz bir cumhuriyetiz. Ve mevcut herhangi bir analize göre bir oligarşi tarafından yönetilen bir cumhuriyetiz.

Konuk: Bölünmüş bir oligarşi. Yine de bu, halkın çoğunluğunun politikalarımızı belirlemediği bir sistemdir.

Konuk: Bunun başka ülkelerde de belli ölçülerde yaşandığını düşünüyorum. Ama bir şekilde demokrasiler ile demokrasi olmayanlar arasında bir ayrım olduğu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin görevinin “demokrasiyi yaymak” olduğu fikri...

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol