J.D. Vance’in İsrail Çıkışı: “Trump Değil, Gerçeklik Sorun”
İngilizce podcast bölümünde sunucu, Vice President J.D. Vance’in Beyaz Saray basın brifinginde yaptığı açıklamaları gündeme getirdi; ardından adı belirtilmeyen bir profesör, Vance’in sözlerini ve Trump yönetiminin İran’la anlaşma arayışını değerlendirdi. Tartışmanın merkezinde İsrail hükümetindeki bazı isimlerin Donald J. Trump’a yönelik eleştirileri, ABD’nin İsrail’e sağladığı askeri destek ve İran’a karşı yeniden bombardıman seçeneğinin tehlikeleri vardı.
Vance’in İsrail’e Mesajı
Sunucu, iki gün önce basın brifing odasında konuşan Vice President J.D. Vance’in açıklamalarını “İsrail’in uyanması gerekiyor” şeklinde özetledi. Vance, özellikle Benjamin Netanyahu’nun kabinesindeki bazı isimlerin olası bir anlaşmaya saldırdığını ve hatta ABD Başkanı Donald J. Trump’ı kişisel biçimde hedef aldığını söyledi.
“Bibi’nin kabinesindeki insanların anlaşmaya saldırdığını ve bazı açılardan ABD Başkanı’na çok kişisel biçimde saldırdığını gördünüz,” diyen J.D. Vance, “onlara mesajım iki yönlü olurdu” şeklinde belirtti.
Vance’in ilk vurgusu, Trump’ın İsrail açısından uluslararası alandaki konumuydu. Ona göre Trump, o anda İsrail’e sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıydı ve aynı zamanda dünyanın süper gücünün lideriydi. Bu nedenle İsrail içinden Trump’a yönelen tepkilerin gerçekçi olmadığını savundu.
“Donald J. Trump, şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır,” diyen Vance, “üstelik dünyanın süper gücünün devlet başkanıdır” ifadelerini kullandı.
Vance ikinci olarak ABD’nin İsrail savunmasına yaptığı katkıya dikkat çekti. Son üç ayda İsrail’in ülkesini koruyan savunma silahlarının üçte ikisinin Amerikan elleriyle üretildiğini ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla ödendiğini söyledi.
“Son üç ayda vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle yapıldı ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla ödendi,” diyen Vance, İsrail’in asıl sorununun Trump olmadığını vurguladı.
Vance, İsrail’de en büyük problemin ABD Başkanı olduğunu düşünenlerin ülkenin içinde bulunduğu gerçekliği görmesi gerektiğini söyledi. Bu açıklama, podcastteki tartışmanın temel eksenini oluşturdu.
Profesörün Vance’e Desteği
Sunucu, Vance’in “birkaç iyi noktaya” değindiğini söyleyerek profesöre görüşünü sordu. Profesör, Vance’e tamamen katıldığını belirtti. Ona göre Vance’in sözleri İsrail karşıtlığı değil, aksine İsrail’e mevcut durumun gerçeklerini anlatma çabasıydı.
“Yüzde 100 katılıyorum. Tam olarak haklı,” diyen Profesör, Vance’in şimdi İsrail düşmanı olarak gösterileceğini savundu.
Profesör, Vance ve Trump’a yönelik karalama çabalarının başlayacağını ileri sürdü. Ancak Vance’in söylediklerinin mantıklı olduğunu ve anti-İsrail olarak nitelenemeyeceğini ifade etti.
“Vance’in söylediği şey son derece mantıklı ve İsrail karşıtı değil,” diyen Profesör, “temelde İsrail’e hayatın gerçeklerini anlatıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Profesöre göre hem İsrail hem de ABD bir çıkmaza girmişti. Bu çıkmazdan çıkmanın tek yolu, Trump’ın İran’la yapmaya çalıştığı anlaşmayı tamamlamaktı. Profesör, durumun “hem İsrail’in hem ABD’nin yarattığı karmaşa” olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
İran Anlaşması ve Alternatif Sorunu
Sunucu, tartışmanın nereye gideceğini ve İsrail lobisinin Trump’ı zayıflatmak için elinden geleni yapıp yapmayacağını sordu. Profesör, lobinin ve İsrail’in buna girişeceğini düşündüğünü söyledi. Ancak bunun ne lobinin ne de İsrail’in çıkarına olduğunu savundu.
Profesöre göre İsrail ve lobi Trump’a karşı sert biçimde bastırdıkça, Trump da bugünkünden daha sert karşılık verecekti. Profesör, ABD ve İsrail’in seçeneklerinin çok sınırlı olduğunu vurguladı.
“Bence bunu yapacaklar. İsrail’in de yapacağını düşünüyorum,” diyen Profesör, “bunun lobi için de İsrail için de çıkarlarına olmadığını” ifade etti.
Profesör, anlaşmaya karşı çıkanların uygulanabilir bir alternatif sunmadığını söyledi. İsrail lobisi, Ben Shapiro ve İsrail’den anlaşmaya karşı çıkan kişilerin konuşmalarında somut bir çıkış yolu önermediğini savundu.
“Anlaşmayı sevmiyorsunuz. Alternatif ne?” diyen Profesör, yeniden bombardımana dönmenin durumu iyileştireceğine aklı başında kimsenin inanamayacağını belirtti.
Bu noktada profesörün en sert uyarısı, İran’a karşı bombardımanın yeniden başlamasının sonuçlarına ilişkindi. Ona göre bu adım durumu daha iyiye götürmeyecek, aksine tarafları uçuruma daha hızlı yaklaştıracaktı.
Bombardıman Seçeneğine Karşı Uyarı
Profesör, bombardıman kampanyasını yeniden başlatmanın “felaket” olacağını söyledi. Bu seçeneğin ABD ve İsrail için zafer üretecek uygulanabilir bir strateji olmadığını savundu. Ona göre soruna askeri yoldan çözüm aramak, mevcut krizi derinleştirmekten başka sonuç vermeyecekti.
“Bombardıman kampanyasını yeniden başlatmak felaket olur,” diyen Profesör, “burada gerçekten başka bir alternatifimiz yok” diye ekledi.
Profesör, ABD ve İsrail’in başladıkları savaşta kaybetmelerinin garanti olduğunu ve artık fiilen kaybettiklerini ileri sürdü. Bundan sonraki hedefin zafer kazanmak değil, zararı en aza indirmek olması gerektiğini söyledi.
“Kaybetmemizin garanti olduğu bir savaş başlattığımız gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız ve kaybettik,” diyen Profesör, “şimdi yapmamız gereken sadece zararı en aza indirmek” değerlendirmesinde bulundu.
Podcastteki tartışma, Trump’ın İran’la anlaşma arayışının yalnızca diplomatik bir seçenek olarak değil, aynı zamanda daha büyük bir askeri felaketi önlemenin tek yolu olarak sunulmasıyla sona erdi. Vance’in açıklamaları, ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin sınırları ve İsrail siyasetindeki Trump karşıtı tepkilerin sonuçları üzerinden değerlendirildi.
Vance’in Basın Brifingindeki Sözleri
Sunucu: İşte iki gün önce basın brifing odasında Vice President Vance. Size bunun özünün şu olduğunu söyleyebilirim: İsrail’in uyanması gerekiyor. Dokuz numaralı kayıt. Chris.
J.D. Vance: Şunu söyleyeceğim, bu beni gerçekten rahatsız ediyor: Bibi’nin kabinesindeki bazı kişilerin ortaya çıkıp anlaşmaya saldırdığını ve bazı açılardan ABD Başkanı’na çok kişisel biçimde saldırdığını gördünüz. Sanırım onlara mesajım iki yönlü olurdu.
J.D. Vance: Birincisi, Donald J. Trump şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır ve kendisi dünyanın süper gücünün devlet başkanıdır.
J.D. Vance: Söyleyeceğim diğer şey şu: Son üç ayda vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla ödendi.
J.D. Vance: İsrail açısından sorun Donald J. Trump değildir. İsrail’de en büyük sorunlarının ABD Başkanı olduğunu düşünen herkesin uyanıp o ülkenin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmesi gerekiyor.
Profesörün Değerlendirmesi
Sunucu: Birkaç iyi noktaya değindi, profesör, öyle değil mi?
Profesör: Yüzde 100 katılıyorum. Tam olarak haklı. Elbette şimdi İsrail düşmanı olarak gösterilecek. Onu karalamak için büyük çaba gösterecekler ve Trump’ı karalamak için de büyük çaba gösterecekler.
Profesör: Oysa Vance’in söylediği şey tamamen mantıklı ve İsrail karşıtı değil. Temelde İsrail’e hayatın gerçeklerini anlatıyor. İsrail’in uyanıp gerçeği görmesinin zamanı geldi.
Profesör: Hem İsrail’in hem de ABD’nin yarattığı karmaşayı kabul etmenin ve buradan çıkmanın tek yolunun Trump’ın İran’la yapmaya çalıştığı anlaşmayı yapmak olduğunu görmenin zamanı geldi.
Lobi, İsrail ve Trump’ın Tepkisi
Sunucu: Vay canına. Sizce bu nereye gider? Lobi onu baltalamak için elinden geleni yapar mı?
Profesör: Bence yapacaklar. İsrail’in de yapacağını düşünüyorum; her ne kadar bu lobinin çıkarına da İsrail’in çıkarına da olmasa bile.
Profesör: Bence nihai sonuç şu olacak: İsrail ve lobi Trump’a karşı sert biçimde bastırdıkça, Trump şu anda kendisinin ve Vance’in verdiği karşılıktan bile daha sert karşılık verecek.
Profesör: Yine söylüyorum, burada gerçekten başka seçeneğimiz olduğunu düşünmüyorum. Temel nokta şu: Lobiyi dinlerseniz, Ben Shapiro’yu dinlerseniz ve bu anlaşmaya karşı çıkan İsrailli insanların konuşmalarını dinlerseniz, hiçbir zaman uygulanabilir bir alternatif çözüm ortaya koymuyorlar.
Profesör: Tamam, anlaşmayı sevmiyorsunuz. Alternatif ne? Bombardımanlara geri dönmek mi? Aklı başında hiç kimsenin bombardımana geri dönmenin bu durumu daha iyi hale getireceğine inandığını sanmıyorum.
Profesör: Aslında bu, uçuruma doğru ne kadar hızlı ilerlediğimizi daha da hızlandırır. Bombardıman kampanyasını yeniden başlatmak felaket olur.
Profesör: Burada başka alternatifimiz yok. Hiç kimse bu sorunla başa çıkabilecek ve ABD ile İsrail için bir zafer üretebilecek uygulanabilir bir strateji ortaya koymuyor.
Profesör: Kaybetmemizin garanti olduğu bir savaş başlattığımız gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız ve kaybettik. Şimdi yapmamız gereken şey yalnızca zararı en aza indirmek.