Gilbert: Drone Savaşı Rusya-Ukrayna Cephesinde İnsan Gücünü İkinci Plana İtti
Podcastın kaynak dili İngilizcedir. Bölümde Sunucu ile Gilbert, Rusya-Ukrayna savaşının sahadaki niteliğinin değişip değişmediğini, insansız hava araçlarının (drone) askerî dengeleri nasıl etkilediğini ve Kremlin’in savaşı nasıl sonuçlandırabileceğine dair tartışmaları ele aldı. Görüşme, savaşın artık yalnızca asker sayısı ve kara birliklerinin ilerleyişiyle açıklanamayacağı, drone savaşının cephede belirleyici hâle geldiği iddiası etrafında şekillendi.
Drone Savaşı ve İnsan Gücü Dengesi
Sunucu, savaşın “askerlerle yapılan çatışmaları aşarak bir drone savaşına dönüşüp dönüşmediğini” sordu. Aynı soruda, eğer savaş bu noktaya geldiyse, yarım milyon askeri durdurmak için kaç drone operatörünün gerekli olabileceğini gündeme getirdi. “Eğer bize bu sayıları verebilirseniz, bence verebilirsiniz çünkü yazınızı okudum,” diyen Sunucu, tartışmayı doğrudan sahadaki askerî dengeye bağladı.
Gilbert, bunun savaşın anlaşılması açısından “kilit bir faktör” olduğunu belirtti. Ona göre Ukrayna, 10 bin ya da 20 bin drone operatörüyle yarım milyon Rus askerini durdurabilecek kapasiteye sahip. “10 bin ya da 20 bin drone operatörüyle Ukrayna yarım milyon Rus askerini durdurabilir,” diyen Gilbert, drone savaşının büyük birliklerin açık arazide yoğunlaşmasını engellediğini açıkladı.
Gilbert’e göre Rus birlikleri artık cephede geniş kitleler hâlinde hareket edemiyor; askerler ikili ya da üçlü küçük gruplar hâlinde ilerlemek zorunda kalıyor. Bu da açık alanda kitlesel kara gücünün etkisini azaltıyor. “Birlikler yoğunlaşamıyor; ikili ya da üçlü gruplar hâlinde hareket etmek zorundalar,” diyen Gilbert, bunun Rusya’nın büyük çaplı saldırı stratejisinin neden açık araziden çok belli şehirleri ele geçirmeye odaklandığını gösterdiğini savundu.
Kostyantynivka ve Dnieper Nehri’ne Açılan Yol
Gilbert, Rusya’nın mevcut baskısının açık araziden ziyade bazı kritik şehirler üzerinde yoğunlaştığını söyledi. Bunlar arasında en zorlu hedef olarak Kostyantynivka’yı öne çıkardı. Ona göre Kostyantynivka, Dnieper Nehri’ne giden kapı niteliğinde. Bu nedenle şehir, sadece taktik bir nokta değil, daha geniş askerî güzergâh açısından stratejik öneme sahip.
Gilbert, Ukrayna’nın savaşın başından itibaren insan gücü bakımından dezavantajlı olduğunu da vurguladı. Ona göre Ukrayna’nın sorununun temelinde, savaşın başından beri asker sayısı açısından geride kalması ve nüfus kaybı bulunuyordu. Ülkeden kaçanların önemli bir kısmının askerlik çağındaki erkekler olduğunu söyledi. Zorla askere alınanların ise ilk firar edenler arasında yer aldığını belirtti.
“Ukrayna, insan gücü açısından büyük bir dezavantaja sahipti ve hâlâ sahip,” diyen Gilbert, buna rağmen insan gücünün artık savaşın gidişatını eskisi kadar belirlemediğini ifade etti. Ona göre drone savaşının yükselişi, asker sayısını daha az belirleyici bir faktöre dönüştürdü.
Hava Gücü, Drone Tehdidi ve Rusya’nın Çıkmazı
Sunucu, İran örneğinden hareketle yalnızca hava gücüyle savaş kazanılamayacağını söyledi. Rusların da bunu bilmesi gerektiğini belirtti. Ona göre Rusya’nın drone tehdidini durdurması ve aynı zamanda kara birliklerinin “kaçınılmaz” ilerleyişini sürdürmesi gerekiyor. Bu noktada Sunucu, Rus ordusunun Kremlin için tatmin edici bir sonuca ne kadar yakın olduğunu sordu.
Gilbert’in yanıtı netti: “Hiçbir yere yakın değil.” Ona göre oyunun kuralları değişti ve birçok kez değişmeye devam etti. Tartışmanın Şubat 2022’ye takılı kalmaması gerektiğini belirten Gilbert, bugünkü savaş koşullarına bakılması gerektiğini söyledi.
“Geçmişe bakmayalım; Şubat 2022’ye bakmayalım, bugün nerede olduğumuza bakalım,” diyen Gilbert, bazı yorumcuların Rusya’nın Kyiv’i çok daha sert vurması gerektiğini savunduğunu aktardı. Bu kişilere göre Rusya, yalnızca Ukrayna içindeki hedeflere değil, Birleşik Krallık, Almanya ve bazı başka ülkelerde Ukrayna’ya drone sağlayan fabrikalara da saldırmalıydı.
Gilbert bu görüşü “makul bir argüman” olarak nitelendirdi, ancak hemen ardından “Peki sonra ne olacak?” sorusunu sordu. Ona göre bu tür saldırıların ardından savaşın nasıl sonuçlanacağı belirsiz. Rus zaferinin ve Ukrayna’nın teslimiyetinin kaçınılmaz olduğunu düşünenlere karşı, Odessa’nın ele geçirilmesinin bile Ukrayna’nın teslim olmasını garanti etmeyeceğini savundu.
Zelensky Yönetimi ve Teslimiyet Meselesi
Gilbert’e göre Ukrayna’nın teslim olup olmamasında asıl belirleyici unsur, Rusya’nın hangi şehirleri ele geçirdiğinden çok, Volodymyr Zelensky ve ekibinin iktidarda kalıp kalmaması. “Zelensky ve ekibi görevde kaldığı sürece Ukrayna’nın teslim olması için hiçbir neden yok,” diyen Gilbert, savaşın siyasi liderlik boyutuna dikkat çekti.
Bu nedenle Gilbert, Rusya açısından temel sorunun askerî ilerleyişten çok siyasi karar olduğunu söyledi. Ona göre Kremlin’in önünde iki seçenek var: Ukrayna’nın siyasi liderliğini hedef alarak savaşı kısa yoldan sonuçlandırmaya çalışmak ya da savaşı yıllarca sürdürmek. Gilbert, ikinci seçeneğin Rusya’yı NATO’ya karşı uzun bir savaşa sokabileceğini ve bunun sonunda Rusya’nın kaybetme ihtimalinin bulunduğunu savundu.
“Rusya inisiyatifi alıp düşmanlarını yok etmeye, Ukrayna’nın başını kesmeye hazır mı; yoksa bu savaşı gelecek 10 yıl boyunca sürdürüp muhtemelen NATO’ya karşı kaybetmeyi mi amaçlıyor?” diyen Gilbert, tartışmanın özünü bu soruda topladı.
Kremlin İçinde Tartışma Var mı?
Sunucu, bu değerlendirmelerin akademik bir tartışma mı yoksa Kremlin içinde yetkililerin, siyasi ve askerî karar alıcıların, istihbarat çevrelerinin ve Vladimir Putin’in ofisinin de dahil olduğu pratik bir tartışma mı olduğunu sordu. Bu soruyla tartışmayı cephe hattından Rus devletinin karar alma mekanizmasına taşıdı.
Gilbert, Kremlin içinde neler olup bittiğine dair kesin yanıt vermenin imkânsız olduğunu söyledi. Ona göre sistemin doğası gereği çizginin dışına çıkan birinin kariyeri çok kısa olur. Ancak bu kişilerin yalnızca “evet efendim” diyen figürler olarak görülmemesi gerektiğini de ekledi. Rus televizyonlarında ordunun karşılaştığı bazı sorunların tartışıldığını, örneğin gece görüş cihazları ve gözlük eksikliği gibi konuların gündeme geldiğini belirtti.
Buna rağmen Gilbert, bu tartışmaları “siyasi tiyatro” olarak niteledi. “Bana göre bunların hepsi siyasi tiyatro,” diyen Gilbert, bu tür yayınların asıl sorudan dikkati uzaklaştırdığını savundu. Ona göre gerçek soru, Rusya’nın buradan sonra nereye gideceği ve ne yapması gerektiğidir.
Kyiv’de Siyasi Liderliğin Hedef Alınması Tartışması
Gilbert, kendi görüşüne göre Rusya’nın izlemesi gereken yolun Kyiv’deki siyasi liderliği hedef almak olduğunu söyledi. Batı Avrupa’daki fabrikaların yok edilmesini ise neredeyse önemsiz bir mesele olarak değerlendirdi. Ona göre Ukrayna siyasi ve askerî bir faktör olarak ortadan kaldırılırsa, Batı Avrupa da doğrudan savaş yürütme kapasitesine sahip olmadığı için geri çekilecektir.
“Benim görüşüme göre gidilmesi gereken yön, Kyiv’deki siyasi liderliğe saldırmak ve onu yok etmektir,” diyen Gilbert, Batı Avrupa’daki fabrikaların hedef alınmasının savaşın esas dinamiğini değiştirmeyeceğini savundu. “Ukrayna siyasi ve askerî bir faktör olarak yok edilirse, Batı Avrupa geldiği kayaya geri döner,” diyen Gilbert, Avrupa’nın Rusya ile doğrudan savaşamayacağını ifade etti.
Drone Savaşı ve Cephede Değişen Denge
Sunucu: Savaş, yani, doğru fiili düşünmeye çalışıyorum, askerlerle yapılan muharebeleri aşıp bir drone savaşına mı dönüştü? Eğer öyleyse, yarım milyon askeri durdurmak için kaç drone operatörü gerekir?
Sunucu: Eğer bize bu sayıları verebilirseniz, bence verebilirsiniz çünkü yazınızı okudum.
Gilbert: Evet, bu kilit bir faktör. 10 bin ya da 20 bin drone operatörüyle Ukrayna yarım milyon Rus askerini durdurabilir. Birlikler yoğunlaşamıyor. İkili ya da üçlü gruplar hâlinde hareket etmek zorundalar. Açık arazide etkili olamıyorlar.
Gilbert: Bu da Rusya’nın büyük baskısının neden açık arazilerde değil, birkaç kilit şehri almakta olduğunu kısmen açıklıyor. Şu anda en zorlu olan yer Kostyantynivka. Bu, Dnieper Nehri’ne giden kapıdır.
Gilbert: Dolayısıyla Ukrayna’nın sorununun niteliği şu: Başından itibaren insan gücü bakımından gerideydi. Ülkeyi terk eden, kaçan insanlar nedeniyle çok büyük bir nüfus kaybı yaşadı. Askerlik çağındaki erkekler sığınak bulan ve ayrılan ilk kişilerdi; orduya zorla alınanlar da firar eden ilk kişiler oldu.
Gilbert: Bu anlamda Ukrayna insan gücü açısından büyük bir dezavantaja sahipti ve hâlâ öyle. Ancak insan gücü artık savaşın hangi yöne gideceği konusunda eskisi kadar belirleyici bir faktör değil.
Rusya’nın Hedefleri ve Zafer Tartışması
Sunucu: Ama İran’daki dersten biliyoruz ki yalnızca hava gücüyle savaş kazanamazsınız. Ruslar bunu biliyor olmalı. Drone’ları durdurmaları gerekiyor ve yine de bu kaçınılmaz askerî ilerleyişi sürdürmek zorundalar. Gilbert, Rus ordusu Kremlin’i tatmin edecek bir sonuca ulaşmaya ne kadar yakın, eğer yakınsa?
Gilbert: Hiçbir yere yakın değil. Oyun değişti. Oyun defalarca değişti. Geçmişe bakmayalım. Şubat 2022’ye bakmayalım. Bugün nerede olduğumuza bakalım.
Gilbert: Programınıza çıkan bazı kişiler tarafından, kişisel olarak ben değil ama şu fikir üzerinden eleştirildim: Ruslar Kyiv’i çok daha sert vurmalı ve belki de Ukrayna’ya drone sağlayan Birleşik Krallık, Almanya ve bazı başka ülkelerdeki fabrikaları hedef almalı.
Gilbert: Bunu söylediler ve bu makul bir argüman. Ama sonra ne olacak? Bundan sonra ne olur?
Gilbert: Ben meseleyi tersine çevirip Rus zaferi ve Ukrayna’nın teslimiyeti olacağına inananlara şunu söylüyorum: Ruslar yukarıya ulaşırsa ve hatta Odessa’yı ele geçirirse, siz “Hayır, hiç de değil” dersiniz. Zelensky ve ekibi görevde kaldığı sürece Ukrayna’nın teslim olması için hiçbir neden yok.
Gilbert: Kilit soru budur. Rusya inisiyatifi alıp düşmanlarını yok etmeye, Ukrayna’nın başını kesmeye hazır mı; yoksa Rusya bu savaşı gelecek 10 yıl boyunca sürdürmeyi ve muhtemelen NATO’ya karşı kaybetmeyi mi amaçlıyor?
Kremlin İçinde Tartışma Var mı?
Sunucu: Pekâlâ, o hâlde ilk soruma döneyim. Tartışmanın sınırları nedir? Bu, sizin gibi akademisyenlerin ve Rusya’da benzer konumdaki insanların dahil olduğu akademik bir tartışma mı, yoksa Kremlin’deki yetkilileri, siyasi, operasyonel, istihbarî ve askerî çevreleri ve bizzat Başkan Putin’in ofisini içeren pratik bir tartışma mı?
Gilbert: Kremlin içinde neler olup bittiğine ilişkin sorduğunuz soruya yanıt vermek imkânsız. Doğası gereği çizginin dışına çıkan herkesin kariyeri çok kısa olur.
Gilbert: Bu insanların “evet efendim” diyen kişiler olduğunu söylemiyorum. Hayır, televizyona çıkıyorlar. Meslektaşım Raymond McGovern’ın programınızda söylediği gibi, ordunun karşı karşıya olduğu sorunları televizyonda tartıştılar; gece görüş cihazlarının, gözlüklerin ve benzeri şeylerin eksikliği gibi.
Gilbert: Ama ben bunun tamamen siyasi tiyatro olduğunu söylüyorum. Bu, buradan sonra nereye gidileceği gibi ciddi sorulardan dikkati uzaklaştırmak için yapılan bir gösteri.
Gilbert: Benim görüşüme göre gitmeleri gereken yer, yalnızca benim görüşüme göre değil, Kyiv’deki siyasi liderliğe saldırmak ve onu yok etmektir. Batı Avrupa’daki fabrikaların yok edilmesi neredeyse önemsiz bir meseledir.
Gilbert: Ukrayna siyasi ve askerî bir faktör olarak yok edilirse, Batı Avrupa geldiği kayaya geri döner. Batı Avrupa Rusya’yla doğrudan savaşamaz.