Gavin Baker ve Travis Kalanick: New York’ta DSA Dalgası, Çin’in Yapay Zekâ Hamlesi ve Veri Merkezi Yarışı
İngilizce yayımlanan All-In podcast’in 278. bölümünde Jason Calacanis, Chamath Palihapitiya, David Sacks, Travis Kalanick ve Gavin Baker; New York’taki Demokrat Parti ön seçimlerinden Çin’in açık kaynak yapay zekâ modellerine, bellek çipi kıtlığından veri merkezleri ve yapay zekâ halka arzlarına uzanan geniş bir gündemi ele aldı. Tartışmanın önemi, konuşmacıların hem ABD siyasetinde Demokratik Sosyalistler hareketinin yükselişini hem de yapay zekâ altyapısında Çin ve ABD arasındaki rekabeti aynı ekonomik kırılma hattının parçaları olarak görmesiydi.
New York Ön Seçimlerinde DSA Dalgası
Programın ilk gündemi, New York’taki Demokrat Parti ön seçimlerinde Democratic Socialists of America (Amerika Demokratik Sosyalistleri, DSA) çizgisindeki adayların başarısıydı. Jason Calacanis, New York City Mayor (New York Belediye Başkanı) Zohran Mamdani’nin desteklediği üç adayın da ön seçimleri kazandığını söyledi. Calacanis’e göre New York 10. bölgede Brad Lander, iki dönemlik Temsilciler Meclisi üyesi Dan Goldman’ı yendi; bu bölge West Village, Wall Street, Dumbo, Cobble Hill, Carroll Gardens ve Park Slope gibi varlıklı mahalleleri kapsıyordu. 13. bölgede ise “Jiovalier” olarak aktarılan adayın, Temsilciler Meclisi Başkanı Hakeem Jeffries tarafından desteklenen beş dönemlik bir görevliyi mağlup ettiği belirtildi. 7. bölgede Claire Valdez’in açık koltuğu kazandığı, bu bölgenin Bushwick, Williamsburg, Long Island City ve Greenpoint gibi DSA’nın güçlü olduğu mahalleleri içerdiği söylendi.
Calacanis, Polymarket verilerine atıfla Mamdani destekli üç adayın birden kazanma ihtimalinin seçim gününden önce yüzde 26 görüldüğünü aktardı. Adayların genç, üniversite eğitimli ve yüksek gelirli seçmenler arasında daha iyi performans gösterdiğini belirten Calacanis, bu grubun “sosyalist olmayı karşılayabilen” kesim olduğunu söyledi. Travis Kalanick de bu ifadeye katılarak, varlıklı olup yoksul gibi davranan kesimleri eleştirdi.
Chamath Palihapitiya ise tartışmayı yapay zekâ üzerinden genişletti. “Yapay zekâ, hayatımızda görebileceğimiz en büyük ekonomik eşitleyici olabilir,” diyen Chamath Palihapitiya, teknolojinin herkes için başlangıç çizgisini eşitleyebileceğini vurguladı. Ancak Silikon Vadisi’nin yapay zekâyı anlatmakta başarısız olduğunu, kendi iç kavgalarını kamuoyuna taşıdığını ve bu nedenle inandırıcılık kaybettiğini savundu. Ona göre bu boşlukta kapitalizmin mevcut halinden farklı görünen her fikir daha cazip sunulabiliyordu.
Demokrat Parti İçinde Sosyalist Baskı
David Sacks, DSA’nın yükselişini Demokrat Parti içinde popülist bir dönüşüm olarak yorumladı. “Geleceğin seçenekleri Demokrat Parti içinde komünizm ya da sosyalizm, Cumhuriyetçi Parti içinde ise milliyetçilik olacak,” diyen David Sacks, iki büyük partide popülist yönelimlerin güçlendiğini belirtti. Sacks, DSA’nın platformunda Senato’nun kaldırılması, cezaevi ve polis sisteminin tasfiyesi, ICE’ın kapatılması, tüm göçmenlere af verilmesi, başkan ve Supreme Court (Yüksek Mahkeme) yerine Kongre’ye bağlı bir yürütme ve yargı kurulması gibi hedefler bulunduğunu söyledi.
Sacks’a göre bu talepler anayasal sistemi kökten dönüştürmeyi hedefliyordu. DSA’nın ayrıca Electoral College (Seçiciler Kurulu) sisteminin kaldırılmasını, iki partili sistem yerine çok partili demokrasiye geçilmesini, Temsilciler Meclisi’nin genişletilmesini, nispi temsil ve ranked-choice voting (sıralı tercihli oy sistemi) uygulanmasını savunduğunu aktardı. Sacks, DSA’nın artık Demokrat Parti’nin enerji merkezi haline geldiğini ve parti yönetiminin panik içinde olduğunu ileri sürdü.
Sacks, DSA eş başkanı Josh Block’tan yaptığı alıntıyla hareketin Demokrat Parti’ye bakışını şöyle aktardı: “Demokrat Parti’yi oy pusulasına erişim aracı olarak kullanıyoruz,” diyen Josh Block’un, “amaçlarını paylaştığımız için değil” mesajı verdiğini belirtti. Sacks’a göre bu yaklaşım, DSA’nın Demokrat Parti kurumlarını bir ev değil, aşılması gereken bir engel olarak gördüğünü gösteriyordu.
Travis Kalanick tartışmaya daha genel bir çerçeve sundu. “Hakikat ve adalet, toplumun bağışıklık sistemidir,” diyen Travis Kalanick, bu sistem baskılandığında toplumsal hastalıkların güçlendiğini ifade etti. Kalanick, suçların cezasız kalmasını ve hakikatin zayıflamasını toplumsal bozulmanın erken işaretleri olarak değerlendirdi. Ayrıca komünizmin insan doğasında tembellik ve karşılıksız kazanma arzusu üzerinden yer bulduğunu, bu eğilimlerin bir yaşam tarzına dönüştüğü ekosistemlerde güç kazandığını savundu.
Gavin Baker ise DSA’nın eski Demokrat Parti tabanından farklı bir sosyolojik zemine oturduğunu söyledi. Kendisinin uzun süre Demokrat olduğunu belirten Baker, Demokrat Parti’nin tarihsel olarak işçi sınıfına, siyah Amerikalılara ve Hispanik Amerikalılara fırsat yaratmaya çalıştığını anlattı. Ancak DSA’nın seçmen tabanının görece varlıklı, beyaz ve aşağı doğru hareketlilik yaşayan liberallerden oluştuğunu savundu. “Elon, gezegeni karbonsuzlaştırmak için bütün aktivistlerin toplamından daha fazlasını yaptı,” diyen Gavin Baker, üretken sektörler yerine NGO ve nonprofit ağlarında çalışan bir sınıfın siyasette etkili hale geldiğini belirtti.
Sosyal Medya, İsrail Tartışması ve Eğitim
Chamath Palihapitiya, Kanada, Birleşik Krallık ve Avustralya’yı sosyalizme daha erken yönelmiş örnekler olarak sundu ve bu ülkelerde sosyal medya kullanımının 16 yaş altı için yasaklanmasının gençlerin radikalleşmesini azaltabileceğini ileri sürdü. Ona göre sosyal medya, genç seçmenlere ulaşan karizmatik sol siyasetçilerin ana kanalıydı.
Travis Kalanick bu noktada karşı çıktı. Sosyal medyanın çocuklar ve yetişkinler için zararlı olduğunu kabul etti, ancak yaş doğrulama sistemlerinin yetişkinlerin kimliksizliğini ortadan kaldırarak sansür rejimi kurma riski taşıdığını savundu. Kalanick’e göre mesele zararlı içerik değil, iktidardakilerin görmek istemediği içerikti. Gavin Baker da 16 yaş altı yasağın faydalı olabileceğini, ancak anonimlik ve ifade özgürlüğü korunmazsa bedelinin ağır olacağını belirtti.
İsrail-Gazze meselesi de Demokrat Parti içindeki ayrışmanın başlıklarından biri oldu. Sacks, Dan Goldman’ın Brad Lander’a yenilgisinde İsrail tutumunun belirleyici olduğunu savundu. Goldman’ın İsrail yanlısı tutumuna karşılık Lander’ın Gazze’de “soykırım” olarak nitelediği durumu kınadığını ve bunun ön seçimde etkili olduğunu söyledi. Sacks, Demokrat seçmenlerin yüzde 80’inin artık İsrail’i onaylamadığını, Cumhuriyetçi Parti içinde ise yaşa göre daha karmaşık bir tablo bulunduğunu aktardı.
Chamath Palihapitiya, Yahudiler, İsrailliler ve Benjamin Netanyahu arasında ayrım yapılması gerektiğini söyledi. “Bir kişiye bakıp bunu bütün bir ülkeye ve sonra bütün bir dine uygulamak delilik,” diyen Chamath Palihapitiya, Netanyahu’ya yönelik eleştirinin Yahudilere ya da İsrail halkına genellenmemesi gerektiğini ifade etti. Gavin Baker ise “İsrail’in dev bir PR sorunu var,” diyerek İsrail’in genç, sosyal medyayı bilen ve İngilizceyi çok iyi kullanan sözcülere ihtiyaç duyduğunu savundu.
Çin’in Açık Kaynak Yapay Zekâ Hamlesi
İkinci ana gündem, Çin merkezli Z.AI’ın GLM 5.2 adlı açık ağırlıklı yapay zekâ modeliydi. Calacanis, modelin 744 milyar parametreye, 1 milyon token bağlam penceresine sahip olduğunu, MIT lisansı altında ücretsiz indirilebildiğini söyledi. Modelin Artificial Analysis Intelligence Index’te 51 puan aldığını, bunun açık ağırlıklı modeller içinde en yüksek skor olduğunu belirtti. Ayrıca Frontier SWE kodlama ölçütünde GPT 5.5’i geçtiğini, Claude Opus 4.8’in ise 1 puandan az gerisinde kaldığını ve API kullanım maliyetinin GPT 5.5’e kıyasla yüzde 85 daha ucuz olduğunu aktardı.
Gavin Baker, GLM 5.2’nin kalitesinin kendi varsayımlarını zorladığını söyledi. Çinli modellerin “distillation” yoluyla, yani mevcut ileri modellerden çok büyük sayıda soru-cevap ve akıl yürütme izi toplayarak eğitilmiş olabileceğini anlattı. Baker’a göre bu yöntem, rakip modellerin ön cepheye çok daha düşük maliyetle yaklaşmasını sağlıyordu. Yine de geleceğin tek bir modelden değil, şirketlerin birden fazla modeli birlikte kullandığı “kompoze edilebilir modellerden” oluşacağını savundu.
David Sacks, Çin’in açık kaynakta uzun süredir güçlü olduğunu, ancak GLM 5.2’nin kodlama, yazılım mühendisliği ve uzun bağlamlı ajan işleri için en iyi açık ağırlıklı model haline gelmesinin önemli olduğunu belirtti. “Çin’le çok rekabetçi bir durumdayız,” diyen David Sacks, ABD’nin kendi şirketlerini yavaşlatacak gereksiz düzenlemelerden kaçınması gerektiğini açıkladı. Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin yapay zekâ için FAA benzeri bir federal onay kurumu istediğini hatırlatan Sacks, bunun düzenleyici hendek yaratabileceğini savundu.
Sacks, Çin’in Huawei Ascend 910B çipleriyle model eğitimi yaptığını iddia ettiğini, GLM 5 ailesinin yerli çip kümeleri üzerinde eğitildiğinin söylendiğini aktardı. Çin’in bu modelleri “AI in a box” olarak küresel pazara düşük maliyetle sunabileceğini belirtti. Calacanis ise Z.AI’ın barındırılan sürümünde Taiwan ya da Tiananmen Square gibi konularda yanıt alamadığını söyledi. Sacks, Çin modellerinde sansür ve siyasi önyargı bulunduğunu kabul etti, ancak ABD şirketlerinin açık kaynak modelleri çatallayarak bu sansürü düzeltebildiğini ekledi.
Micron, Bellek Kıtlığı ve Tüketici Enflasyonu
Üçüncü gündemde Micron’un bilançosu ve yüksek bant genişlikli bellek piyasası vardı. Calacanis, Micron’un dünyada HBM üreten üç şirketten biri olduğunu, diğerlerinin SK Hynix ve Samsung olduğunu söyledi. Micron’un 2026 arzının tamamen satıldığını, gelirinin yıllık bazda 4 kat artarak 9 milyar dolardan 42 milyar dolara çıktığını, beklentileri yüzde 16 aştığını ve dördüncü çeyrek rehberliğinin 43 milyar dolar yerine 50 milyar dolar olduğunu aktardı. Hisselerin 10 kat, Gavin Baker’ın 2025 tahmininden bu yana ise 14 kat yükseldiğini söyledi.
Gavin Baker, yapay zekâ altyapısındaki asıl darboğazın DRAM olduğunu savundu. “Önemli darboğaz DRAM’dir,” diyen Gavin Baker, bellek kapasitesi ve bant genişliğinin her yapay zekâ modelinin performansı için temel olduğunu vurguladı. Baker’a göre Elon Musk’ın terrafab projesinde belleğe odaklanmasının nedeni de buydu. HBM DRAM’in giderek özel tasarım çiplere dönüştüğünü, yalnızca üç şirketin bunu üretebildiğini ve bunun “bilimin sihre en yakın hali” olduğunu söyledi.
David Sacks, HBM’in DRAM kalıplarının üst üste istiflenmesiyle üretildiğini, HBM 3’te sekiz katmanlı yapıların kullanıldığını, yeni nesillerde bunun 12 ve 16 katmana çıktığını anlattı. Bu süreçte gelişmiş paketlemenin başlı başına karmaşık bir teknoloji olduğunu belirtti. Apple’ın yeni MacBook Neo, Mac Studio ve diğer ürünlerinde fiyat artışına gitmesini DRAM talebiyle ilişkilendiren Calacanis ve Sacks, Microsoft Xbox, Nintendo Switch ve PlayStation gibi tüketici elektroniği ürünlerinin de bu baskıdan etkilenebileceğini söyledi.
Veri Merkezleri, Uzayda Hesaplama ve MegaPod
Veri merkezleri tartışmasında Gavin Baker, 1 gigawatt’lık kara tabanlı veri merkezi kurmanın yaklaşık 35 milyar dolarlık yarı iletken ve 25 milyar dolarlık güç-soğutma ekipmanı gerektirdiğini söyledi. Baker’a göre reusable Starship sayesinde 1 gigawatt hesaplama kapasitesini yörüngeye taşıma maliyeti 5 milyar dolara düşerse, uzayda toplam maliyet 40 milyar dolar olurken kara tabanlı maliyet 60 milyar dolarda kalabilir. “Starship yeniden kullanılabilir olduğunda, uzaya 1 gigawatt compute koymak 5 milyar dolara mal olacak,” diyen Gavin Baker, orbital compute ekonomisinin bu hesaba dayandığını değerlendirdi.
Chamath Palihapitiya, 2021’den bu yana veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 40’ının itirazlarla karşılaştığını söyledi ve enerji arzının sınırlı, talebin ise neredeyse sonsuz olduğunu savundu. Ona göre bu durum uzay tabanlı hesaplama ekonomisini öne çekebilir ve SpaceX’in compute altyapısına avantaj sağlayabilir.
Programda Tesla’nın “MegaPod” ticari marka başvurusu da konuşuldu. Calacanis, 18 Haziran 2026 tarihli başvuruda yapay zekâ hesaplama için modüler veri merkezi donanımı, sunucular, güç dağıtım üniteleri ve soğutma sistemlerinden söz edildiğini aktardı. Chamath, bunun beton zemine indirilen, elektrik bağlanınca çalışabilecek modüler veri merkezi konteynerleri anlamına gelebileceğini söyledi. Travis Kalanick ise kendi şirketi Adams için mutfak tesislerinde robotik ve fiziksel yapay zekâ hesaplaması yapma ihtimalini değerlendirdiklerini belirtti.
Yapay Zekâ Halka Arzları ve Piyasa Kapasitesi
Son bölümde SpaceX, Cerebras, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin halka arzları konuşuldu. Calacanis, yapay zekâ şirketlerinin toplamda trilyonlarca dolarlık yeni arz yaratabileceğini sordu. Gavin Baker, küresel sermaye piyasalarının bu büyüklüğü özel piyasalardan kamu piyasalarına geçiş olarak absorbe edebileceğini söyledi. Baker, “Anthropic’in bugün 3 trilyon dolar değerinde olduğunu düşünüyorum,” diyerek şirketin halka açık olsa bu seviyelerde işlem görebileceğini savundu.
Baker, Anthropic’in yılı 100 milyar doların üzerinde tamamlayabileceğini öne sürdü ve büyük yapay zekâ şirketlerinin ölçeklendikçe kârlı hale gelebileceğini söyledi. SpaceX için ise çalışanların ve yatırımcıların son 10 yıldır her altı ayda bir satış fırsatı bulduğunu, bu nedenle halka arz sonrası büyük bir satış dalgası varsayımına temkinli yaklaşılması gerektiğini belirtti.
Cerebras tarafında Baker, halka arz fiyatının altına düşmenin bazı büyük portföy yöneticilerini otomatik satışa yönelttiğini anlattı. Ona göre bazı fonlar, halka arz fiyatının kırılmasını “bozulmuş bir söz” gibi görüyor ve fiyat ne olursa olsun satıyor. Bu nedenle halka açılacak şirketlere bankacılarına ilk dokuz ayda halka arz fiyatının altına düşmeyecek şekilde fiyatlama yaptırmalarını tavsiye etti. Program, yapay zekâ şirketlerinin sermaye piyasalarındaki ölçeğinin geçmişteki özel şirket değerlemelerini çok geride bıraktığı değerlendirmeleriyle sona erdi.
Açılış ve New York Ön Seçimleri
Jason: Pekala millet, tekrar hoş geldiniz. Dünyanın bir numaralı podcast’i All-In podcast’e tekrar hoş geldiniz, bölüm 278. Freeberg bugün New York City’deki sosyalist süpürmenin ardından mental health day aldı. Bu yüzden iki konuk davet ettik. İkisi de evet dedi. Adams’tan Travis Kalanic burada. Nasılsın kardeşim?
Travis: İyiyim, iyiyim. Seni görmek güzel.
Jason: Seni görmek güzel. Ve Starbase’te muzaffer bir haftanın ardından, tek ve biricik, herkesin favorisi, Atreides Management’tan Gavin Baker. Nasılsın Gavin?
Gavin: Harikayım dostum. Davet için teşekkürler.
Jason: SpaceX halka arzından sonra hâlâ Cloud9’da uçuyor gibisin.
Gavin: Evet, bu çok özel bir andı ve onlarca yıllık emeğin doruk noktasıydı.
Jason: Ama dostum, Bill Bich’ten alıntıyla, Cincinnati’ye.
Gavin: Evet. Aynen öyle.
Jason: Evet. Sıfır sıfır, Knicks’in her seride bir sonraki maç hakkında konuşma şekliydi. “Durum 0-0. Seride iki maç ya da üç maç önde olsak bile buna serinin ilk maçıymış gibi geliyoruz,” derlerdi.
Sosyalistler, New York’ta Demokratik Kongre ön seçimlerini süpürdü. Salı günü New York City Mayor Mandami, desteklediği adaylarda üçte üç yaptı ve hepsi ön seçimlerini kazandı. 10. bölge lideri Brad Lander, iki dönemdir görevde olan Dan Goldman’ı yendi. 10. bölge New York’un en zengin bölgelerinden biri; West Village, tüm o townhouselar, Wall Street, Dumbo, Cobble Hill, Carol Gardens, Park Slope. Orada tuhaf bir coğrafya bir araya getirilmiş.
New York’un 13. bölgesinde Jiovalier, Temsilciler Meclisi Başkanı Hakee Jeff tarafından desteklenen beş dönemlik görevdeki üyeyi yendi. Görünüşe göre sosyalistler onun da peşine düşüyor. 13. bölge en yoksul bölgelerden biri; Harlem ve West Bronx, Boogie Down Bronx. Kendisi keskin açıklamalar geçmişi olan 32 yaşında bir Demokrat sosyalist.
New York’un 7. bölgesinde Claire Valdez, görevdeki üyenin bizzat seçtiği halefine karşı açık koltuğu kazandı. 7. bölge bir DSA kalesi: Bushwick, Williamsburg, Long Island City, Greenpoint; Kami Koridoru olarak bilinir. O mahallede askılı pantolonlu çok sayıda hipster ve barista vardır.
Ortaklarımız Polymarket’e göre bu oldukça büyük bir sürprizdi. Mandami süpürme ihtimali seçim gününden önce sadece 26’ydı. Evet, bahis oynuyorsan bu trifecta gibi olurdu. Bu adaylar, tıpkı Mandami’nin yaptığı gibi, daha genç, üniversite eğitimli ve yüksek gelirli kişilerde, yani sosyalist olmayı karşılayabilecek kişilerde çok daha iyi performans gösterdi. Bunların hepsi de güvenli Demokrat koltuklar. DSA büyük olasılıkla kazanacak. Yani DSA grubu...
Sacks: Az önce söylediğin şey bunu anlatmanın en iyi yolu: Sosyalist olmayı karşılayabilen insanlar. Her zaman zengin fakirlerdir; zengindirler ama fakirmiş gibi davranırlar. Mükemmel.
Sosyalizm, Elitler ve AI
Jason: Yani bu, ülkemizin 30’lardan, 50’lerden, Red Scare’den, Black Panthers’tan beri tarihi. Buna gireceğiz Chamath, ama temelde zekâlıysan ve iş dünyasına girersen kapitalist olursun. Süper zekâlıysan ve sonunda akademiye girersen, sosyalizmin harika olduğuna inanma lüksüne sahip olursun. Buradaki görüşün ne, Chamath? Sonra sana geleceğim Sacks, çünkü orada bir şey çiğnediğini görüyorum. Hazırsın.
Chamath: Açıkçası bence senaryoyu kaybediyoruz ve bunun bir nedeni de kendi kendimizin en kötü düşmanı olmamız. Bunu söylemeye devam edeceğim: AI bu soruna bakmak için çok iyi bir prizma. Bence AI, hayatımız boyunca bulacağımız en büyük ekonomik eşitleyici. En fazla eşitliği yaratabilecek şeyin bu olduğunu düşünüyorum. Dünyadaki her insan için başlangıç çizgisini eşitleyebilir.
Ama onu temsil etme, piyasaya sunma ve hakkında konuşma konusunda çok kötü bir iş çıkardık. Kendi kişisel sınanmalarımızın, sıkıntılarımızın, güvensizliklerimizin ve kavgalarımızın ortaya dökülmesine izin verdik. Sonuç olarak Silicon Valley, geniş halk kitleleri nezdinde daha da fazla güvenilirlik kaybetti. Bu boşlukta başka insanların çizebildiği resim şu: Bugünkü kapitalizmin görüntüsü dışındaki herhangi bir şey, gördüklerinden daha iyi bir versiyon.
Bu yüzden bu insanların birçoğunun büyük ivme kazandığını görüyorsunuz. Bence bazı kilit Kongre yarışlarına bakarsanız, bunlar AI üzerine bir referandumdu. İyi haber şu ki bu kilit yerlerin bazılarında çizgiyi koruyabildik, ama zar zor. Utah ve New York’ta birkaç çok önemli yarış vardı; esasen Anthropic tarafından fonlanan anti-AI gruplarına karşı, ki bu yine delilik, bir bakıma OpenAI tarafından fonlanan pro-AI grupları vardı ve pro-AI grupları kazandı.
Jason: Az önce bunun büyük bir eşitleyici olduğunu açıkladın. Birkaç örnek verebilir misin ve kısaca açar mısın? Nasıl büyük bir eşitleyici? Ben biliyorum ama dinleyiciler için, bunu birkaç haftadır söylüyorsun, biraz açmanı isterim.
Chamath: Bunu açıklamanın en iyi yolu şu: Bence ekonomik üretkenliğin ilk büyük kilidinin açılması, internetin ve özellikle Google’ın gidip dünyanın tüm bilgisini ve tüm enformasyonunu toplaması ve bunu arama yoluyla erişilebilir kılmasıydı. Ama 25 yıl sonra şunu anladık: Harika bir iş kurmuş olmalarına rağmen eksik olan şey, o bilgi ve enformasyonu uzmanlığa ve zekâya dönüştürebilmekti.
AI’nın yaptığı şey de etkili olarak bu. Dünyanın bilgisini alıyor ve onun üzerinde işlem yapmanı sağlıyor. Böylece her erkek, kadın ve çocuk, yanında eş kurucu olarak bir Travis Kalanick’e sahip oluyor; bir süper kurucuya, tüm sorunlarını düşünebilen, insanlardan daha iyi mühendislik yapabilen, insanlardan daha iyi düşünebilen parlak bir kişiye. Yanında oturuyor ve buna sahip oluyorsun. Buna sahip olmanı engelleyebilecek hiçbir kapı bekçiliği yok.
Artık sadece o enerjiyi değer verdiğin üretken bir şeye yönlendirebilme becerin kadar iyisin. Bu inanılmaz güçlü bir şey. Bunun yerine doomerism’e, işlerin kaybedilmesine ve su tüketilmesine takıldık. Bunların hepsi yalan. Hepsi tamamen uydurma ve dezenformasyon. Bunlar özellikle AI yarışının içindeki küçük bir aktör grubuna yardım etmek için yaratıldı. Ve bu kişiler tarafından beslendi ve fonlandı.
Yani bu boşlukta, Jason, tüm bu diğer insanların başka bir versiyon çizmesine izin verdik. Şu anda o diğer versiyon mevcut versiyondan çok daha ikna edici görünüyor, çünkü mevcut versiyonun marka elçileri çok kötü.
DSA’nın Yükselişi
Jason: Sacks, senin bu konudaki görüşün ne? Sanırım bazı insanlar buna, Trump’ın son 10 yılı aşkın sürede yaptığı popülist devralmanın sol versiyonu olarak bakıyor. Sosyalizmde, onun inanılmaz cazibesinde ve sandıkta kazanmasında gördüklerimiz hakkında görüşün ne?
Sacks: Bunda bir miktar doğruluk olduğunu düşünüyorum. Geleceğin seçenekleri Demokrat Parti içinde komünizm, ya da buna sosyalizm demek istersen sosyalizm, ve Cumhuriyetçi Parti içinde milliyetçilik olacak. Gittiğimiz yer bu. Bunlar iki popülist yön.
Ama bu DSA adaylarının neyi savunduğuna bakalım. Platformlarına bakalım. Gerçekten Senato’yu kaldırmak istediklerini söylüyorlar. Ceza devletini kaldırmak istiyorlar. Bu temelde polis güçleri ve hapishaneler demek. ICE’ı kaldırmak ve herkese af vermek istiyorlar. Hiçbir sınır dışı etmeyi desteklemiyorlar.
Başkanı ve Yüksek Mahkeme’yi, Kongre tarafından seçilen ve Kongre’ye bağlı olan bir yürütme ve yargıyla değiştirmek istiyorlar; bu da sanırım artık sadece Temsilciler Meclisi anlamına geliyor. Temsilciler Meclisi seçimleriyle ilgili olarak Seçiciler Kurulu’nu kaldırmak istiyorlar. İki partili sistemi çok partili bir demokrasiyle değiştirmek istiyorlar. Temsilciler Meclisi’ni genişletmek, nispi temsili ve tüm seçimlerde sıralı tercihli oylamayı uygulamak istiyorlar.
Bu, anayasal sistemimizin tamamen yeniden yapılması olurdu. Free Palestine istiyorlar. Büyük şirketlerin kamusal mülkiyetini istiyorlar. Savaş Bakanlığı’nın fonunu kesmek istiyorlar. Bu çok radikal bir örgüt. Bu tür tekliflerin çoğuna gülerdiniz, ama artık gerçekten gülemezsiniz çünkü bu adamlar Demokrat Parti’yi ele geçiriyor.
Demokratik establishment’ın şu anda tam panik içinde olduğunu görebilirsiniz, çünkü partinin kontrolünü Zoram Mdani ve müttefiklerine kaybettiler. Jason, dediğin gibi, şu yarışa bakalım: New York 13. Hakeem Jeff’in müttefiki, uzun süredir görevde olan Kongre üyesi Espalot var, sanırım adı bu. Kongre Hispanik Grubu’nun başkanı. Ve işsiz, 32 yaşında bir PhD adayı tarafından mağlup edildi. Hiç işi olmamış. Sanırım 10 yıldır üniversitede, bu doktora tezini yazıyor.
Bence DSA standartlarına göre bile biraz kaçık olabilir. Batı medeniyetini bitirmek istediğini ilan etti. Batı medeniyetini ortadan kaldırmak istiyor.
Jason: Bir saniye. Ne?
Sacks: İçinde yüzüyoruz.
Jason: Evet.
Sacks: Amerikan bayrağını ellerini temizlemek için peçete olarak kullandığını gerçekten söyledi.
Jason: Ah.
Sacks: 7 Ekim’den bir gün sonra İsrailli sivillerin katledilmesini kutlayan bir mitinge katıldı. Yani çok pro-Palestine, ama İsrailli sivillerin ölümlerini kutlama noktasına kadar. Beyaz kadınlara çirkin sömürgeciler diyor. Polisin tamamen fonunun kesilmesi, tüm hapishanelerin ve sınırların kaldırılması çağrısı yaptı. Tek bir sınır dışı etme bile istemiyor. Polisten nefret ediyor, onlara açıkça domuz diyor ya da daha önce sosyal medyada dedi. ABD askerlerine savaş suçluları diyor ve ABD’nin utanç verici bir ülke olduğunu söylüyor. Komünizm ve üretim araçlarına el koyma hakkında olumlu şeyler yazmış, vesaire vesaire.
Yani temelde yeni Demokrat Parti bu. Demokratlar Kasım’da Temsilciler Meclisi’ni alsa ve Hakee Jeff başkan olsa bile, tüm bu yeni DSA üyelerini yönetmek onun için büyük bir baş ağrısı olacak. Çünkü onlar Demokrat Parti’nin geleneksel establishment kanadını gerçekten müttefik olarak görmüyorlar. Onu bir engel olarak görüyorlar.
DSA eş başkanı Josh Block şöyle dedi: “Demokrat Parti’yi oy pusulasına erişim aracı olarak kullanıyoruz.”
Jason: Aman Tanrım.
Sacks: “Hedeflerini paylaştığımız için değil. Kendi örgütümüzü kuruyoruz, Demokrat etiketiyle seçiliyoruz, işimize geldiğinde Demokratlarla aynı grupta yer alıyoruz ve kendi gündemimizi içeriden zorluyoruz. Demokrat establishment’ı bir yuva değil, engel olarak görüyoruz.”
Yani DSA, Demokrat Parti’nin içinden geliyor. Artık tabanı kontrol ediyor. Tüm enerji orada. Bu devralmanın devam edeceğini düşünüyorum. DSA’nın Demokrat Parti’nin giderek daha fazlasını ele geçireceğini düşünüyorum. Ve bu establishment Demokratlarına söyleyebileceğim tek şey şu: Aptalca oyunlar oynarsan aptalca ödüller kazanırsın.
Bu kitlesel göç dalgasını getiren açık sınır politikasını desteklediniz. Bu, yeni DSA kanadının tabanının büyük bir parçası. New York’ta sadece doğuştan New Yorker’lar oy kullanmış olsaydı Ma’am Donnie belediye başkanlığı seçimini kazanamazdı. New York’taki kitlesel göçmen oyu bunu Ma Donnie’ye çevirdi.
Bu sadece DSA tabanı değil. Göçmenler artı bu aşırı eğitimli beyaz ilericiler. Aşırı eğitimli diyorum çünkü daha aşağı yönlü sosyal hareketlilik içindeler. Sonunda akademide ya da NGO’larda çalışıyorlar, bu tür şeylerde. Sert solcular. Bir tür öncü kuvvetler. Ve Demokrat Parti’yi gerçekten ele geçiren şey, bu yakın dönem üniversite mezunları, yani organizatörler, ile bu göçmen hareketinin birleşimi.
Ama yine, bunların hepsi Demokrat Parti politikalarına dönüyor. Bunun olmasını istememiş olabilirler ve kontrolü kaybetmeyi amaçlamamış olabilirler, ama bu onların açık sınır politikasıydı. Ayrıca Amerika’da uzun yıllar göçmenleri asimile etme politikamız olan eritme potasını çatlatmaları da etkili oldu, değil mi? Göçmenleri.
Jason: Evet.
Sacks: Bunların hepsi çokkültürcülük ve wokeism tarafından çatlatıldı. Artık bunu gerçekten yapmıyoruz. Şimdi Shioalier gibi adaylar var; sadece Amerikan karşıtı olmadıklarını, post-American olduklarını açıkça ilan ediyorlar. Amerikan sistemine, anayasal düzenimize, serbest girişim sistemimize hiç saygıları yok. Çok farklı bir şey getirmek istiyorlar ve bu, göçmenlerin geldiği ülkelere çok benzeyecek.
Yani yine, çok büyük sayıda göçmen ithal edersen, onları sistemimize asimile etmezsen ve sonra bu Marksist liderlere sahip olursan, sonunda Amerikan sistemi onların geldiği ülkelere benzemeye başlar.
Kurumları Kaldırma Tartışması
Jason: Şunu söylemen gerçekten ilginç: Onun tüm bu birimleri ortadan kaldırmak, silmek istediğini anlattın. Bu Trump’ınkine çok benziyor; o da IRS, USAID, Department of Education, EPA gibi farklı bir grup şeyi silmek istiyordu. Her iki taraf da aynı oyun kitabını kullanıyor: “Hey, bunların bir kısmını sileceğiz.”
Travis, senin Twitter avatarında meşhur bir şekilde The Fountainhead vardı, Ayn Rand’ın romanı.
Sacks: Trump ABD Anayasası’nı silmek istemedi.
Jason: Hayır, kesinlikle istemedi.
Jason: Travis, sen alışkınsın...
Sacks: Ufak bir fark.
Jason: Ufak bir fark. Katılıyorum. Batı kültürünü silmek istemedi.
Sacks: Batı kültürünü silmek istediğini sanmıyorum.
Jason: Hayır.
Sacks: USAID’i silmek isteyebilir çünkü iltihaplı bir şeydi. Temelde tüm bu NGO’lar için bir paravandı.
Jason: NCIA. Evet. Bu arada, Güney Amerika’da ülkelerin sağa kaydığı yedi seçim gördüğümüzü fark etmiş olabilirsiniz. Bence bunun büyük bir nedeni, orada tüm bu solcu rejim değişikliği operasyonlarını yürüten USAID’in artık olmaması olabilir.
Chamath: Pola’nın kutbu kayboldu ve teşvikler de onunla birlikte kayboldu.
Travis’in Görüşü: Hakikat, Adalet ve Komünizm
Jason: Travis, senin Twitter avatarında meşhur bir şekilde The Fountainhead, Ayn Rand’ın romanı vardı, on yıl ya da iki on yıl boyunca.
Travis: Hayır, bunu on yıl ya da iki on yıldır yazıyorlar. Bu, kitap okuduğum ve sonra avatarımı döndürdüğüm altı aylık bir şeydi.
Jason: Evet.
Travis: Bir ara Hamilton vardı. Bir ara Ender’s Game vardı. Ama evet, öyle oldu.
Jason: Yani seni bir süredir tanıyan biri olarak, bireye ve onun istisnai oluşuna inandığını, biraz sağlam duruşa sahip olmaya çalıştığını düşünüyorum. Bu açıkça bunun tam tersi. Bu ceplerde olanlar hakkında görüşün ne? Çünkü henüz ulusal değil, ama kesinlikle kayda değer.
Travis: Pekala. Bizim için iki aforizmam var. Birincisi şu: Hakikat ve adalet toplumun bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi baskılandığında, tüm toplumsal hastalıklar alevlenir. Tamam mı? Yani hakikati kaybettiğimizi görüyorsan, sosyal medya, ana akım medya, ne dersen de, bu toplumda kötü şeyler olduğuna dair erken bir göstergedir. Tamam mı? Ve bu sadece sosyal medya ya da ana akım medya değil, etrafımızdaki her şey.
Aynı şey adalet tarafında da geçerli. İnsanlar suç işler ve sonuçları olmazsa, bu güzel bir erken göstergedir. Bu şeyleri izleyebilir ve “Hakikat bugün kazanıyor mu, kaybediyor mu? Adalet bugün kazanıyor mu, kaybediyor mu?” diyebilirsin. Gidişat sana şunu söyler: Daha mı kötüye gideceğiz, daha mı iyiye gideceğiz?
Jason: Covid ve Fauci vakasında şimdi çok daha fazla bilginin ortaya çıktığını görüyoruz. Hakikate ulaşmakta gerçekten çok zorlanıyoruz ve belki sonunda adalet de gelir. Görünüşe göre beş yıl sonra biraz daha fazla hakikat elde ediyoruz, ama tartıştığın şeyin mükemmel bir örneği bu.
Travis: Evet, bunun içinde çok şey var, ama açabilirsin. Çok zamanımız olsaydı bunu açabilirdik. Ama baktığın atomik şeyler bunlar oluyor. Söyleyeceğim diğer şey de şu, bunu söylediğimde bazı insanlar biraz şaşırıyor: Komünizm hepimizin içinde var. Komünizm insan olarak kanımızda var.
İnsanlar “Ne saçmalıyorsun? Delisin. Ne demek istiyorsun?” diyor. Ben de “Hayatında hiç tembel oldun mu?” diyorum. Herkes “Evet, hayatımda daha önce tembel oldum,” diyor. “Hayatında hiç karşılıksız bir şey istedin mi?” Evet. Fark şu: Bunu bir yaşam biçimi haline getiriyor musun?
Bunların ikisini de sonuçlarına katlanmadan yapmana izin veren ekosistemlerin olduğunda, bu ekosistemler kritik kütleye ulaşıp yerleşmeye başlıyor. Bence gördüğümüz şey bu.
Jason: Güzel söyledin. Evet, bence güzel söyledin. Gavin, senin siyaset hakkında çok konuştuğunu bilmiyorum, daha çok piyasalar hakkında konuşursun, ama bence bu iki şey ilişkili.
Jason: O zaman bunun neden yaşandığına dair bize ekonomik perspektifi ver, çünkü belli ki farklı kuşakların farklı ekonomik deneyimleri oldu. Tanığı yönlendirmek istemiyorum ama seninle bunu daha önce konuşmuştuk.
Gavin: Evet. Bence yapay zeka açıkça ara seçimlerin ve kesinlikle bir sonraki başkanlık seçiminin belirleyici siyasi meselesi olacak. Ama DSA’da olup bitenin aslında iki şeyin birleşimi olduğunu düşünüyorum. Demokrat Parti, ben hayatımın büyük bölümünde Demokrattım, işçi sınıfından insanlara fırsatlar yaratmaya çalışan partiydi; eşitliği biraz dengelemek, siyah Amerikalılara yardım etmek, Hispanik Amerikalılara yardım etmek gibi. Yöntemlerine katılırsın ya da katılmazsın ama bence bunların hepsi asil hedefler. Ve büyük ölçüde bunların hiçbiri DSA’da gerçekten yok. Hiçbiri.
Hangi adaya kim oy verdiğine bakarsan, DSA’nın oy tabanı aşağı doğru hareketlilik yaşayan, nispeten varlıklı beyaz liberaller. İşçi sınıfından insanlarda oy kaybediyorlar. Yoksul insanlarda oy kaybediyorlar. Siyah Amerikalılarda oy kaybediyorlar. Hispanik Amerikalılarda oy kaybediyorlar. Demokrat Parti’nin uzun süre temsil etmeye ve ses vermeye çalıştığını düşündüğüm insanlar, başarılı mı oldular başarısız mı oldular ayrı mesele, DSA’nın ilgi alanında değiller.
Bence DSA tehlikeli. Bazı durumlarda Amerika’yı ortadan kaldırmak için şiddet çağrısında bulunmuş, derinden Amerika karşıtı adayları seçiyor olmamız trajik. Ve bence elit bir okula gitmiş, çok iyi koşullarda büyümüş, sonra sanayiye girmek yerine bu dev STK ve kâr amacı gütmeyen kuruluş makinesine girmiş koca bir insan sınıfı var. Onların sonuçları, dünya için üretken şeyler yapan insanların sonuçlarından çok farklı oldu.
Bu programda birçok kez söyledim: Elon, gezegeni karbonsuzlaştırmak için tüm aktivistlerin toplamından daha fazlasını yaptı.
Jason: Evet, bu arada on katı.
Gavin: On katı. Ve bence bu STK’lar ve hükümetin giderek daha fazla finansmanı onlara dış kaynak olarak aktarması bu sorunun çok büyük bir parçası. Politikalar izliyorlar. Sanırım geçen sefer konuşmuştuk, Curley etkisi; Boston belediye başkanı. Seçmenlerin için felaket olacağını bildiğin politikalar izliyorsun ama rakiplerini dışarı sürüyor. Sonra arkadaşlarına ve müttefiklerine hiçbir üretken iş yapmayan bir STK’yı yönetmeleri için yılda 600.000 dolarlık işler verebiliyorsun. Bu gerçekten muazzam ölçekte örgütlü yolsuzluk.
Trump yönetimi hakkında ne söylemek istersen söyle, birçok insan Katarlılardan aldığı şu yeni uçak yüzünden ayağa kalkmış durumda.
Jason: Birincisi, yeni bir uçağa ihtiyacımız varmış gibi görünüyor. İkincisi, o gözünün önünde duruyor.
Gavin: Bence bu STK’lara akan onlarca milyar, belki yüzlerce milyar dolarlık ödemeler var. Kaliforniya ve New York’a bakarsan, evsizlik için kişi başı harcama sanırım iki kattan fazla arttı ve bunların hepsi STK’lara gitti; sonuçlar ise kötüleşti. Kaliforniya’da galiba dört katına çıktı ve sonuçlar kötüleşti.
Bence bu tehlikeli. Umarım ana akım Demokratlar ikna edici bir aday bulabilir, çünkü DSA’nın giderek yükselmesinin nedeni fikirleri değil. Bence fikirleri, aşağı doğru hareketlilik yaşayan zengin beyaz insanların çok dar bir alt kümesine hitap ediyor; belki giderek bir tür soylulaştırılmış yoksulluk içinde yaşıyorlar, çünkü üretken şeyler yapmıyorlar. İyi niyetli olabilirler ama üretken şeyler yapmıyorlar.
Ve ikna edici bir aday bulabilirlerse, çünkü bence yükselmelerinin nedeni Zohran Mamdani. Hayatımda gördüğüm en yetenekli siyasetçilerden biri olduğunu düşünüyorum. Harika konuşma yapabiliyor. Röportajda iyi. Bütün bunlara dokunabiliyor. Şekil değiştirebilen bir bukalemun gibi. Ama bence tekil ölçüde yetenekli bir siyasetçi ve DSA’nın yükselmesinin nedeni o. Fikirleri ya da yapay zekadan duyulan memnuniyetsizlik değil, o. Demokrat Parti’de başka kimse yok. Eskiden AOC’nin açık ara en yetenekli Demokrat siyasetçi olduğunu düşünürdüm.
Jason: O ısınma turuydu. Evet.
Gavin: Yetenekliydi. Ama siyasi açıdan Zohran gibi değil.
Jason: Zohran açıkça yetenekli. Ve onun karizmasını ve iletişim becerisini, artık ebeveynlerinden daha kötü durumda olacaklarını hisseden iki kayıp kuşakla birleştirirsen… Konuta, üniversite borcuna, sağlığa bakarsan, sisteme katılabileceklerine inanmıyorlar. Sistemin hileli olduğunu hissediyorlar. Ve biri gelip onlarla konuşursa, sosyalizm hakkında ve Almanya’da ya da Kızıl Korku döneminde ne olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoksa, sosyalizmin ya da komünizmin ne olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoksa… Bunun etrafına inanılmaz bir ambalaj koymuşlar: demokratik sosyalistler. Yani sosyalizmin Cola Light’ı gibi. Sosyalizmin Coke Zero’su. Aslında düpedüz komünizm.
İnsanların varlıklarına kelimenin tam anlamıyla el koymak istiyorlar. Bu şirketlerin hisselerinin yarısına el koymak istiyorlar. Servetlerine el koymak istiyorlar. Geçen hafta konuştuğumuz gibi, bir şeyler üretmiş insanlardan almak istiyorlar. Biz de onların fikrini değiştirmek için hiçbir şey yapmadık. Daha fazla ev yapmadık. Üniversiteyi daha erişilebilir hale getirmedik. Sağlık sistemi felaket. Enflasyon felaket. Gereksiz savaşlar başlatıyoruz. İsrail’e destek de belli ki burada bir yerlerde bunun parçası.
Chamath: Bir şey söyleyeyim mi?
Jason: Evet.
Chamath: Dün Megyn Kelly’deydim ve bir süredir üzerinde düşündüğüm bir teorim var. Sizinle paylaşayım, tepkinizi duymak isterim. Sosyalizm belasına bakarsan, retoriği bir kenara bırakıp sonuçlara bakarsan, Amerika Birleşik Devletleri’nden çok önce sosyalizme doğru sert şekilde savrulmuş üç ülke olduğunu düşünüyorum: Kanada, Birleşik Krallık ve Avustralya. Ve ilerlemelerine dair makul herhangi bir ölçüte baktığında, bunun mutlak bir felaket olduğunu görüyorsun.
Sosyal meselelerdeki tüm erdem sinyallemeleri, göç ve açık sınırlar konusundaki tüm erdem sinyallemeleri, iklim değişikliği konusundaki tüm erdem sinyallemeleri, bu üç ülkenin her birini bir tür bozulma hâline, devasa iç çatışmalara ve muazzam siyasi istikrarsızlığa sürükledi. Hepsi birer barut fıçısı gibi. Ve bu üç ülkenin her birinde ilginç bir şey oldu; bence gidişatı tersine çevirme potansiyeli taşıyor. Bu üç ülke de artık 16 yaş ve altı için sosyal medyayı yasakladı.
Bence bu, çocuğun uyuşturucuya çok erken bağımlı olmamasını sağlamak gibi. Zohran Mamdani gibi birine baktığında bence Gavin haklı. Daha da ileri gideceğim. O, AOC, az önce kazanan kadın…
Jason: Chi Ossé?
Chamath: Shalier. Basitleştirelim. Hepsi iyi görünümlü. Hepsi karizmatik. Anın ruhunu yakalamış durumdalar. Sosyal medyayı nasıl kullanacaklarını biliyorlar ve esasen bir ordu küratörlüğü yapıyorlar. Şimdi gençlerin sosyal medyaya yaş alarak girmesi gerektiğini söyleyerek bunun bacaklarını kesersen, bilgi tüketiminin en önemli kanalının ellerinden alınmasının onlara, açıkçası hepimize de, çünkü sürekli bunları isteyen gerçekten aptal çocuklarla uğraşmak zorundayız, dengeli bir diyetin ileriki yaşamda seni nasıl çok daha sağlıklı kıldığını gösterme fırsatı verdiğini düşünüyorum.
Bilgi tüketimi açısından, bu üç ülkede oy kullanma yaşına gelen çok daha az radikalleşmiş bir gençlik göreceğimizi düşünüyorum. Ve Kanada’da, Birleşik Krallık’ta ve Avustralya’da siyasi istikrar ve öngörülebilirlik görmeye başlarsan, bunun nedeninin tam olarak bu yasak olduğunu gösterebilirsin. Florida bunu Amerika Birleşik Devletleri’nde zaten yaptı ve bence bunu ABD’nin geri kalanında da ciddi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. İyi geceler.
Jason: Sosyal medya yasağı artık 16 yaşta başlıyor ve Kanada’da var. ABD’ye de gelebilir. Devam et Travis.
Travis: Bu konuda Chamath’a tamamen karşıyım. Sanırım hepimiz sosyal medyanın çocuklar için de yetişkinler için de kötü olduğu konusunda hemfikiriz. Bu şeylerden fazlası çok kötü. Gerçekten beyin çürümesi. Sigaradan daha kötü olacak. Bütün bunlar doğru. Ama 16 yaş altını yasaklamanın asıl amacı, yetişkinleri kendilerini tanımlamaya ve anonimlikten çıkmaya zorlayabilmek; böylece Birleşik Krallık’ta düşündükleri gibi tam ölçekli bir sansür rejimi kurabilmek.
Sansürün asıl meselesi zararlı içerik değildir. İktidardaki insanların, kendileriyle aynı fikirde olmadığı için görmeni istemediği içeriktir. Onlarla aynı fikirdeyse zararlı değildir. Onlarla aynı fikirde olmayan şeydir. Yaptıkları şey, onlarla aynı fikirde olmamayı suç hâline getirmek.
Jason: Yani bu yaş temelli şeylerin bir türevi var.
Travis: Yaş kapısı.
Jason: Evet.
Travis: Aslında çocuklarla değil, yetişkinlerle ilgili.
Jason: Dezavantajı bu. Gavin, eklemek istediğin bir şey vardı?
Gavin: Hayır, tamamen katılıyorum. 16 yaş altı sosyal medya yasağının harika olacağını düşünüyorum ama Travis’in özetlediği gibi çok yüksek bir maliyeti var. Asıl olan da bu: X’te, özellikle AB’deki mevcut güçlerin hoşuna gitmeyen şeyler söyleyen anonim hesapları kısıtlamak istiyorlar. Bunu anonimliği ve ifade özgürlüğünü koruyarak yapmanın bir yolu varsa, tamamen desteklerim. Ama ifade özgürlüğü ve X olmasaydı, bence bugün çok daha kötü, çok farklı bir dünyada yaşıyor olurduk.
Hepinizin söylediği birkaç şey üzerinden devam edeyim. Komünizm konusunda, evet bu komünizm. İnsan deneyiminin büyük trajedisi, başkalarının deneyimlerinden öğrenemememiz. Komünizmin, çeşitli farklı kültürlerde ve çeşitli farklı mekanizmalarla denendiği her yerde tamamen başarısız olup ölüm ve sefaletle sonuçlanmış olması önemli olmayabilir. Her kuşağın bunu denemesi gerekebilir.
Bence kurtarıcı unsur ve ifade özgürlüğünü korumanın önemi şu: DSA’nın politikaları ve özellikle aşırı ilerici Demokrat politikalar ölçülebilir şekilde kötü. Kötü sonuçlara yol açıyorlar. Siyahların yaşamlarını önemsiyorsan, tartışmasız bir çalışma var: Bir şehirde Cumhuriyetçi bir savcı seçtiğinde, o şehirde genç siyah erkekler için tüm nedenlere bağlı ölüm oranı yüzde 7 düşüyor. Tek gereken bu.
Jason: Evet.
Gavin: Çevreyi mi önemsiyorsun? İlericiler o kadar çok regülasyon koyuyor ki güneş enerjisi kuramıyorsun; aslında önemli olan tek şey bu. Dünya güneş ışığıyla çalışacak. Eğitimi mi önemsiyorsun? Düşük gelirli insanlara gerçek bir şans veren bu elit okulları kaldırma, Kaliforniya’da matematiği kaldırma yaklaşımları insanlara derinden dezavantaj sağlıyor. Korkunç sonuçlara yol açıyor. Suç konusunda ne olduğunu da hepimiz biliyoruz. Görünüşe göre insanların belli bir yüzdesi var; sanırım şiddetin yüzde 60’tan fazlası ya da yüzde 75’i, 10 veya daha fazla mahkumiyeti olan insanlardan geliyor.
Jason: Evet. Sanırım spesifik istatistik şu: yüzde 0,1 suçların yüzde 70’ini işliyor. Sadece o yüzde 0,1’le ilgilensen, fiilen suç kalmaz.
Gavin: Beni korkutan şey şu ve tarih öğrencisi olarak ilk kez gerçekten endişeleniyorum: Amerika Birleşik Devletleri çok uzun süre boyunca çok istikrarlı bir siyasi ve ekonomik varlık oldu, coğrafi olarak da istikrarlıydı. Bu onun hanesine yazılır, çünkü II. Dünya Savaşı’ndan sonra kelimenin tam anlamıyla dünyayı ele geçirebilirdik. Ama bazı şehirlerde tam kontrolü ele geçirip üretken olan herkesi dışarı sürerlerse, bundan nasıl geri dönersin bilmiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nin geleceği açısından beni biraz endişelendiren şey bu.
Sacks: Bu arada, bunun sadece New York olduğunu düşünmüyorum. LA’deki belediye başkanlığı yarışı, neredeydi, Raman bir şekilde Spencer Pratt’i, seçim gününden sonra oy toplama sayesinde yendi; ya da seçim gününden sonra bulunan ve sayılan oylar demeliyim. Bu DSA için bir test olacak, çünkü çok örgütlüler ve bütün bu kurallardan, oy toplama kurallarından ve bu tür şeylerden nasıl yararlanacaklarını öğrendiler.
DSA’nın LA’de şehir konseyi koltuklarının yaklaşık yarısını aldığını düşünüyorum ve büyüyorlar. Özellikle katılımın düşük olduğu seçimlerde. Bak, bu New York’ta Demokrat ön seçimdi; güçlü şekilde mavi bir eyalet. Sanırım yüzde 17 gibi çok düşük bir katılım oldu. Ama DSA’nın gerçekten geliştiği ve başarılı olduğu yer burası, çünkü tutkuyla önemsiyorlar, çok örgütlüler ve avantajı nasıl kullanacaklarını biliyorlar. Bu yüzden sıralı tercihli oy verme ve bütün bu tür şeyleri istiyorlar. Bu tür sistemleri nasıl manipüle edeceklerini ve onlardan nasıl yararlanacaklarını biliyorlar.
Bu yüzden örgütlü oldukları pek çok başka bölgede bunu göreceksin. LA’nin gerçekten ilginç bir test olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bunu sadece Zohran’ın popülerliğine bağlayamayız. Bu ulusal bir hareket ve birçok yerde göreceğiz. Ama Mamdani’nin artık bir tür ruhani lider olduğuna şüphe yok. Bu insanların çoğu AOC’nin satılmış olduğunu düşünüyor, Bernie’nin satılmış olduğunu düşünüyor. Onlar bu tiplerden bile çok daha radikal.
Jason: Buna ek olarak Sacks, Trump’tan bir şey öğrendiler: büyük çadır kurmak. Bernie, Mamdani, Ro Khanna, hepsinin “Evet, farklıyız ama bu çadırda yeterince yer var” dediğini görüyorsun.
Sacks: Olan şu: Daha yerleşik ilerici liderler bu enerjiden yararlanmak istiyor ve Demokrat Parti’nin establishment kanadı bile diz çöküyor. Dolayısıyla göreceğin şey şu: Kaç DSA adayı gerçekten seçilirse seçilsin, partinin geri kalanı artık buna yanıt veriyor ve eğilecekler. Bu yöne doğru savrulacaklar, çünkü ön seçimde kendilerine meydan okunmasını istemiyorlar.
Bunu düşün. Mamdani adayının kazandığı üç büyük kongre yarışı vardı. İkisinde gerçekten güçlü mevcut vekilleri koltuktan indirdiler. Bunlar büyük sürprizlerdi. Şimdi epey mavi bir bölgede yarışan her kongre üyesinin, ön seçimde karşısına rakip çıkabileceğini hesaba katması gerekecek. Oylarını, görüşlerini ve retoriklerini bu DSA yönüne kaydırmak zorunda kalacaklar, çünkü New York 10. bölgede Dan Goldman’ın başına gelenin kendi başlarına gelmesini istemiyorlar.
Bununla ilgili son bir nokta daha. J-Cal, İsrail meselesinden bahsettin ve bence bu artık Demokrat Parti’de, Demokrat ön seçimlerinde son derece önemli ve belirgin bir mesele. DSA platformunun bir parçası olarak bunu açıkça gördün; ayaklarından biri Özgür Filistin. Dan Goldman’ın yenilgisi: iki dönemlik kongre üyesi, Trump’a karşı azil sürecine liderlik etti. Bütün doğru ilerici referanslara sahipti. Sol kanat politikalarının hepsinde kutuyu işaretliyordu. Sürekli doğru kablolu haber kanallarındaydı. Kimse kaybetmesini beklemiyordu.
Brad Lander’a gerçekten sadece İsrail meselesi yüzünden kaybetti. Dan Goldman çok İsrail yanlısı. Son birkaç yılda İsrail’in eylemlerini temelde savundu. Oysa Lander da Goldman gibi Yahudi. Yani bu yine beyaz Yahudi bir kongre üyesine karşı beyaz Yahudi, uzun süredir New York siyasetçisi olan bir adaydı. Kağıt üzerinde birbirlerine çok benziyorlar. Sadece İsrail konusunda ayrışıyorlardı ve Lander, Gazze’de soykırım dediği şeyi kınamak için bir camiye gitti. Bu ön seçimde tek bir mesele üzerine doğrudan oylamaya yaklaşabileceğin en yakın şey buydu ve Lander rahat kazandı.
Bunun nedeni şu: Anketlere bakarsan Demokratların yüzde 80’i artık İsrail’i onaylamadığını söylüyor. Yani onay/onaylamama oranı. İsrail eskiden neredeyse her kesimde yüksek onay oranlarına sahipti.
Yani bir tür mutabakattı; hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler arasında. Şimdi Demokratların yüzde 80’i onaylamadığını söylüyor. Bunun genç Demokratlar için ne kadar büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu gerçekten küçümseyemezsin. İnanıyorlar ki...
Kampüslerin her yerindeydiler.
Evet. Yani bu insanları sokağa çıkarıyor ve burada hakkını teslim etmek gerekirse Cumhuriyetçi Parti içinde de oldukça kutuplaştırıcı oldu. Tucker’ın bu mesele yüzünden partiden kopması var. Megyn Kelly’nin bunun yüzünden çıldırması var ve haberlere göre bu yönetimin içinde de epey bir iç savaş var. Yani bu...
Şey, bırak, bırak, bırak... Bak, yani ben bu konuda taraf tutmuyorum. Sadece neler olduğunu tarif etmeye çalışıyorum.
Kesinlikle, ben de öyle.
Bence Cumhuriyetçi Parti bu konuda biraz daha karışık ve mesele gerçekten yaşa dayanıyor. Eğer daha yaşlı, daha müesses nizam Cumhuriyetçilerindensen, diyelim Fox News izleyicisisin, İsrail’e hâlâ yüksek onay veriyorsun. Ama 50 yaşın altındaysan, bu muhtemelen artık Fox’u pek izlemediğin anlamına geliyor. Muhtemelen podcast’lere geçmişsindir. Sanırım İsrail’e yönelik onaylamama oranı artık yüzde 57. İlginç. Yani mesele gerçekten yaşa dayanıyor. Genel olarak gençlerin...
İsrail’in yaptıklarıyla ciddi sorunları var. Sonra daha yaşlı gruplara geldikçe Cumhuriyetçiler arasında büyük farkı orada görüyorsun.
Bence Chamath bunu Megyn Kelly’de harika açıkladı. Yahudiler var, İsrail devleti var, İsrail devletinde yaşayan ve aynı zamanda Yahudi olan İsrailliler var. Bir de Bibi Netanyahu var. Ve bence birçok din ve siyasi parti içinden pek çok insan arasında Netanyahu’nun tamamen kontrolden çıktığı yönünde büyük bir endişe var; sanırım ortak kanaat bu.
Bütün bu konuyu yeniden açmak istemem ama 7 Ekim’de olanlarla 11 Eylül’de olanlar arasında şu açılardan çok paralellik var. Bir ülkeye saldırıp insanlarını katlettiğinde, devasa bir yara açarsın; devasa bir duygusal, fiziksel, psikolojik yara. O ülkenin genelde yaptığı şey, o sıradaki lidere masayı yeniden düzene koyma yetkisini vermektir. Ve hatırlamak gerekir ki 11 Eylül sonrası başka herhangi bir koşulda asla olmayacak çok şey oldu. Listenin en tepesinde Patriot Act olurdu; başka bir dünyada asla geçmezdi, gün yüzü görmezdi, 11 Eylül olmasa. Yani liderlerin belli bir konuma konulduğu ve esasen ülkeleri ve halkları adına bir yanlışı düzeltmek için hareket ettikleri anlar vardır. Bunu anlıyorum. Bence herkes anlıyor. Ama şimdi olan şu: İnsanlar Yahudileri, İsraillileri ve Bibi’yi mantıksal olarak birbirinden ayıramıyor. Ve bence bu çok talihsiz, çünkü her şeyin birbirine karıştırıldığı bir noktadayız ve bu mesele dokunulması tehlikeli üçüncü ray meselesine dönüştü. Bunu kesinlikle şoke edici buluyorum. İnsanların Bibi hakkında bir görüş sahibi olup “Hey, biliyor musun, artık yeter” ya da “bu fazla ileri gitti” ya da her neyse demesi tamamen makul.
Ve bence İsrail içinde farklı bir liderlik, yeni bir liderlik bulma zamanının geldiği ve küresel sahnedeki konumlarını sıfırlama fırsatı verilmesi gerektiği yönünde çok makul bir iddia var. Bunu hak ediyorlar. İsrail halkı inanılmaz. Yahudiler inanılmaz. Ama hepsini tek bir şeye katlayıp, tek bir kişiye bakıp bunu bütün bir ülkeye ve sonra bütün bir dine uygulamak delilik.
Bir şey ekleyebilir miyim? Bir şey ekleyebilir miyim? Aslında iki şey var ve hızlı olacağım. Birincisi, İsrail’in devasa bir PR sorunu var. İngilizceye çok hâkim, sosyal medyaya aşina, 35 yaş altı genç bir Amerikalı İsrailliye ihtiyaçları var; Amerika’ya karşı sözcüleri gibi biri. Buna Fransa’da, Almanya’da, her ülkede ihtiyaçları var ve bu yok. Genç bir... adını unuttum ama 7 Ekim’den sonra İsrail’i temsil eden genç bir İsrailli Amerikalı vardı ve gerçekten çok iyi iş çıkarıyordu. Görünüşe göre Bibi Netanyahu’nun eşi ondan hoşlanmadı, bu yüzden adamı görevden aldılar ve gerçekten bir yerine birini bulamadılar. Bence bu İsrail için acil bir mesele, çünkü her saniye ağır darbeler alıyor gibiler ve karşılık bile vermiyorlar. Bence eğilimleri şu: Bazen İsrail’de büyük bir erkek ya da kadın, 60’larında, savaş kahramanı birini çıkarıyorlar ama o kişi sosyal medyaya o kadar hâkim olmuyor. İngilizcesi teknik olarak doğru olabilir ama aksanı oluyor. Bunlar harika insanlar, ama harika sözcüler değiller. Bu acil bir mesele. Panzehire gelince, Chamath’ın yorumuna dönersek, bence Trump’ın seçilmesinin büyük bir nedeni şu: Tanıdığım ve Trump’a oy veren birçok Demokrat için bunun büyük bir kısmı, COVID sırasında çocuklarına ne öğretildiğini duymalarıydı.
İlk kez.
Ve bu onları radikalleştirdi.
Evet.
Ve bence Amerikan eğitim sisteminin parçası olarak açıkça Amerikan karşıtı şeyler olmamasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamak gerekiyor. Dinleyin, ülke olarak hatalar yaptık. Mükemmel değiliz, ama olabileceğin en iyisine çok yakınız ve bu hikâyeyi her sınıfta tutarlı biçimde anlatmamız gerekiyor. Tartışma da yapabiliriz. Çok yanlış şeyler yaptık. Onlardan ders çıkaralım. Ama kölelik, Doğu Asya’daki bazı ülkeler dışında dünyada yaygındı. Bu benzersiz biçimde Amerikan’a ait bir sorun değil. Bu hikâyeleri anlatmamız gerekiyor, çünkü bence birçok çocuğun bu sosyal medya propagandasına bu kadar açık olmasının nedeni, Amerikalı olmaktan utanacak şekilde, kimliklerindeki çeşitli şeylerden utanacak şekilde ve Amerika’nın kötü olduğu söylenerek yetiştirilmeleri. Bunu geri sarmamız gerekiyor, çünkü Amerika harika ve yeryüzündeki belli belirsiz başarılı tek çok kültürlü toplum biziz.
Evet. Eritme potası. Ve bunu söylersen Gavin, eritme potasının güzel bir şey olduğunu söylersen iptal edilirsin, çünkü aman Tanrım, insanların kültürünü yok ediyorsun. Hayır, hayır, kültürünü koru ve sonra bu kültüre katıl; hep birlikte harika bir açık büfemiz olabilir.
Evet. Senin kültürün ne biliyor musun? Benim kültürüm ne biliyor musun?
Bilmiyorum.
Artık Loro Piana değil. Onu biliyorum. Trenden indiğini biliyorum.
Kazanmak.
Kazanmak. Kazanma kültürü. Bayıldım.
Öğrenmek.
Öğrenmek.
İlerleme. Macera. Ricky Bobby’den alıntıyla, mükemmellik mi işiyorsun?
Çoğu zaman mükemmellik işiyorum.
Sadece yakıyor ama çoğu zaman... Sadece hiçbir şey başaramayan sersem Demokratları uyarmak için söylüyorum.
Sosyalistler partinizi kullanıyor ve bu adam viral oldu. Onlar sadece bir konak. Yani kelimenin tam anlamıyla Demokrat Parti’ye bulaşmak istiyorlar...
Evet, güzel görüntü.
Demokrat Parti’ye bulaşmak ve sonra kelimenin tam anlamıyla seçmen tabanını ele geçirmek istiyorlar. Bu adam Gustavo Gordillo, bilmiyorum gördünüz mü, New York City’de DSA eş başkanı. Ve bunu dümdüz söyledi. Size alıntıyı okuyacağım. “Demokrat Parti grubunun bir parçasıyız ama Demokrat Parti’nin aygıtını yönetme biçimine katılmıyoruz. Bu yüzden gönüllülerin yönettiği harekete odaklanarak kendi bağımsızlığımızı inşa etmeye çalışıyoruz. Herkesin eğitilebilmesi ve siyasi sürece katılabilecek biri hâline gelebilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Demokrat Parti’nin bu şekilde yönetildiğini düşünmüyoruz. Gündem açısından Demokrat Parti’de bir sorun var. Milyarder bağışçılar tarafından finanse ediliyorlar ve aynı zamanda işçi sınıfını temsil etmeye çalışıyorlar. Bizim görüşümüze göre milyarder sınıf ile işçi sınıfı arasında seçim yapmak zorundasınız.” Partiyi resmen ele geçiriyorlar. Ve yine oyun kitabına dönersek, bu Trump için çok iyi işlemişti. Cumhuriyetçi Parti’yi ele geçirdi ve onlara sahip oldu. Onu dışarı atmaya çalıştılar. Onu dışarı atmaya çalıştılar ama mesajı ve iletişim tarzı tam isabetti. İnsanların ne duymak istediğini tam olarak biliyordu ve bunu nasıl vereceğini tam olarak biliyordu. O tüm zamanların komedi performansçısı; komedyen olmayanlar arasında dünyadaki bir numaralı komedyen, gerçek komedyenler arasında da ilk 20’de. Yani mükemmel iletişim kuruyor ve Mamdani’nin yaptığı da tam olarak bu. Trump oyun kitabını aldı ve burada uyguladı. Bu iletişimle ele geçiriyor. Biliyorsunuz, ben hayatım boyunca ölümüne Knicks taraftarıydım. Finalleri kazandıkları beşinci maçta ağladım ve oradaydım. Sonra Mamdani, biri onun için yazmış olan Knicks hakkında şu konuşmayı yaptı ve ben bunun bu kadar harika olmasına kesinlikle afalladım ve sinirlendim. Onda Obama-Trump karizması var ve partinizi içeriden dışarı yok edecek. Sosyalizm komünizmdir ve acı ile ıstıraba giden yoldur. Gavin’in dediği gibi bundan hiçbir iyi şey çıkmaz.
Şaşırtıcı değil mi?
Başlıyoruz.
Tamam. Biliyorsun, Mamdani bir komünist ve temsil ettiği şey temelde kötülük. Ve yine de...
Sırf Knicks hakkında bir konuşma yaptı diye şimdi onu seviyorsun.
Hayır, konuşmayı seviyorum ve ben konuşmayı...
Tek gereken bu. Mahvolduk. Tek gereken bu.
Ama doğru. Eğer...
Yani bu adam tam bir sahtekâr. Demek istiyorum, gülümsemeyi hiç bırakmıyor. Sürekli böyle timsah gülüşü var. Seni yemek falan hakkında konuşuyor.
Evet.
Ve tamamen sahte.
Kesinlikle. Yani hadi ama. Knicks göndermeleri yapıyordu ve hayatımda Knicks hakkında duyduğum en “ayağa kalk, ayakta alkışla, tezahürat et” konuşmasıydı ve ben öfkeden delirdim. Bu adam çok iyi bir hatip.
Programlandın.
Ondan nefret ediyorum.
Şimdi seni programdan çıkarmamız gerekecek.
Hayır, hayır. Hipnotize olmak gibiydi ve kendimi dışarı çektim. Bir saniyeliğine içine çekildim.
Sonraki konu.
Kesinlikle sonraki konu.
Aman Tanrım, harika, güçlü bir ilk konuydu. Açıkçası bu kadar üstüne gideceğinizi bilmiyordum. İkinci konu: Çin’in açık kaynak modelleri ABD’nin sınır modellerine yetişiyor gibi görünüyor. Çinli Z.AI tarafından yayımlanan GLM 5.2 ile başlayalım. Bu, sınır sınıfı, açık kaynak, her yerde ücretsiz indirilebilir bir model. 744 milyar parametre, 1 milyon token bağlam penceresi ve MIT lisansı altında. Bunun ne olduğunu bilmiyorsanız, açık kaynak lisanslarının çok...
Süper açık kaynak.
Evet.
Süper açık kaynak. Teşekkürler.
En açık kaynak.
Bütün açık kaynakların en açık kaynağı. Açarsan istediğin gibi kullanabilirsin. Fork’layabilirsin. Bunun üzerine kendi şirketini kurabilirsin. Bölgesel kısıtlama yok, API yok, tamamen kendi kendine barındırılabilir, Dario yok.
Sadece senin. Sadece kendi zincirini yapıyor. Senin. Sadece lisansa referans vermen gerekiyor. Hepsi bu.
Evet. Lisansa selam çakıyorsun ve tamam.
Artificial Analysis Intelligence Index’te 51 puan aldı. Bu, herhangi bir açık ağırlıklı modelin şimdiye kadarki en yüksek skoru. Sınır modellerin yanında gayet iyi duruyor. Frontier SWE kodlama kıyaslamasında GPT 5.5’i geçti. Bu bir yazılım kıyaslaması. Claude Opus 4.8’in yüzde 1 puandan az gerisinde. API kullanım maliyeti elbette çok daha ucuz; benzer performans için GPT 5.5’ten yüzde 85 daha ucuz. Z.AI kurucusu Elon Musk’a açık ağırlıklı fable yeteneklerinin 2027’nin ilk çeyreğinden önce burada olacağını söyledi. Gavin, başka bir deyişle bütün bu el ovuşturmalar, bütün bu yasal kısıtlamalar, kendi kendimize koyduğumuz kısıtlamalar, eğer ilk çeyrekte böyle bir modelleri olacaksa artık tamamen ya da neredeyse tamamen anlamsız mı? Bu 6 ayın bir önemi var mı? AI’ın büyük yayında 6 ayın önemi var mı yok mu? Ve bu sınır modeller için ne anlama geliyor?
GLM 5.2’nin ne kadar iyi olduğu bazı inançlarımı gerçekten zorladı. Bir TPU mühendisinden harika bir paylaşım vardı; kesinlikle distilasyon olmuş. Muazzam miktarda distilasyon olmuş. Hiç şüphe yok.
Lütfen dinleyicilere bunun ne anlama geldiğini açıkla.
Distilasyon şu: Hani hepimiz bu Çinli iPhone çiftliklerinin videolarını gördük. Böyle bir çiftlik hayal et; on binlerce telefon, iPad ve bilgisayar, maskelenmiş hesaplar üzerinden bulut API’ye çok özel sorular soruyor. Sonra “reasoning trace” denilen bu akıl yürütme izleri toplanıyor, çünkü API’deysen her token’ı görebiliyorsun. Ve bu akıl yürütme izleri daha sonra pekiştirmeli öğrenme sürecinde ve muhtemelen ön eğitim sürecinde modele geri besleniyor. Bu, maliyetin çok küçük bir kısmıyla sınıra gerçekten çok ama çok yaklaşmanın bir yolu. Ve bu kesinlikle oluyor ve uzun zamandır oluyor. Bence...
Kopya kâğıdı. Diğer modellerin yetişmesi için kopya kâğıdı.
Bunu çok basitleştirmek için, Google’a aklına gelebilecek her soruyu, hayal edilebilecek her aramayı sormak, bütün sonuçları almak ve sonra kendi arama motorunu kurmak gibi olurdu.
Aynen öyle. Ama şimdi bu model o kadar iyi ki kendi RL’ını yapabilecek kadar iyi ve hani artık cin şişeden çıkmış olabilir. Şimdi, Mythos’un gerçekten ne kadar iyi olduğunu bilmiyoruz. Bir sonraki OpenAI modelinin ne kadar iyi olduğunu gerçekten bilmiyoruz. Bir sonraki SpaceX modelini görmedik. Belki o fark yeniden açılır. Ama her hâlükârda geleceğin birleştirilebilir modeller olduğuna derinden inanıyorum. Her kurumda, Andrej Karpathy’nin “LLM konseyi” dediği şey olacak. Grok olacak. Anthropic olacak. OpenAI, Google olacak. Bunlardan en az ikisine sahip olacaksın. Ben Grok’un her zaman o ikisinden biri olması gerektiğini savunurum, çünkü gerçeğe bağlılığı var ve sana bir işletme sahibi olarak verin hakkında bilmen gereken politik olarak rahatsız edici gerçeği söyleyecek. Ama ayrıca kendi verin üzerinde çalışan kendi açık ağırlıklı modelin de olacak. Bu ikisini, sınır modelleri ve kendi modelini bir araya getireceksin ve gerçek Pareto baskın sonuçlar alacaksın. Sorguların yarısı açık kaynak modele gidecek, belki yüzde 85’i. Sadece en zor olanlar sınır modellere gidecek. Belki hepsi önce açık kaynağa gider ve sadece en zor olanlar sonra sınır modeller tarafından kontrol edilir. Bence gelecek bu. Geliyor. Ve birçok insanın sahip olduğu yanlış bir kanaat, açık kaynak modellerin bir şekilde AI için kötü olduğu. AI altyapı sağlayıcıları için harikalar. Ekonomik değeri sadece sınır laboratuvarlarının marjlarından altyapıya kaydırıyorlar. Bu AI için kötü değil.
Onlar için harika.
Onlar için harika. Harika.
Onlar için harika. Ama bence bu sınır modeller için hâlâ bir rol var ve bugüne kadar sınır token’larının ekonomik değerin yüzde 90’ını yakaladığı, açık kaynak token’larının da işlenen token’ların muhtemelen yüzde 80’den fazlası olduğu doğru olabilir. Bu oranlar kalıcı da olabilir ama bence birleştirilebilir modeller gelecektir.
Birleştirilebilir model ne demek? Birleştirilebilir modelde, eğer bir şirketsen, eğer... Travis, süper gizli startup’ının yeni adı var mı, adı ne?
Adı Adams. Süper gizli değil, süper harika.
Süper harika, süper harika. Süper harika startup’ın Adams için... Ki bu arada birçok insan beni arayıp seninle konuştuklarını ve...
Yatırımcı...
Köpeğin yatırımcılarla avda Travis.
Tamam. Peki. Peki.
Tamam.
Bir router’ın olacak ve biri her sorgu gönderdiğinde, şirketinde yapılması gereken her görevde, o router bunu senin RL SFT’lenmiş Dematron versiyonuna gönderecek.
Evet.
Sonra iş akışının bir noktasında, bir sınır modeli gelip gelmeyebilir; bir nevi kontrol etmek, eklemek için.
Birleştirilebilir model derken kastettiğim bu: birlikte çalışan, bir tür model senfonisi; sınır modeller de belki orkestra şefleri gibi. >> Birleştirilebilir derken kastettiğim bu. >> Evet, anladım. Teşekkürler. >> Sacks, eskiden AI çarıydı ve şimdi All-In Podcast’i yürütüyor. Çin’in açık kaynaktaki yükselişi hakkında düşüncelerin ne? Ve hâlâ burada ABD’de açık kaynak şampiyonumuzu arıyoruz tabii ama sanki... >> Bir şey söyleyebilir miyim? Nvidia, Amerikan açık kaynak şampiyonu. >> Teşekkürler. Evet, >> GLM 5.2’yi ya da daha iyisini istedikleri zaman çıkarabilirler. >> Tamam. Ama neden yapmadılar? Müşterilerini fazla zora sokmak istemiyorlar; bunu çok sık piyasaya sürmek çok fazla çıkar çatışması yaratır. >> Yukarıdakilerin hepsi. Kim bilir? Göreceğiz. Tamam. Evet. Orada hassas davranmak gerekiyor. Anladım. Tamam. O zaman ben söyleyeyim, sen değil. Jensen bunu yapıyor. Evet. Yani bu klasik bir kanal çatışması, değil mi? Müşterilerinle rekabet etmek istemezsin. Ve şimdi Elon’la otonom sürüşte rekabet ediyor. Elon da kendi çiplerini yapıyor. Yani >> bence bu sınır model şirketleri ASIC’ler ve bunun Nvidia için yarattığı teşvik hakkında çok, çok dikkatli düşünmeli. Model perspektifinden, >> OpenAI bu hafta Jalapeno çipini çıkarıp bunun sanırım Broadcom tarafından üretildiğini duyurduysa ve “Hey Jensen ve Nvidia, size eyvallah yok” diyorsa, zaten onunla tam temas hâlindeydiler. Nvidia’nın “Biliyor musunuz? Siz çip yapmaya başlayınca ve belki OpenAI o çipleri başkalarına da satacak olunca, faaliyet gösterdiğiniz alanı biz de sevmeye başladık” demesine şaşırmayın. Nvidia bir OpenAI rakibi başlatırsa şaşırmayın. Bunu ilk kez All-In’de duydunuz. Sacks, araya girmek ister miydin? >> Elbette. Bakın, bence Çin bir süredir açık kaynakta iyi. Bunda yeni bir şey yok ama GLM 5.2 hakkında önemli olan birkaç şey var. İlki, dediğin gibi şu anda kodlama, yazılım mühendisliği ve uzun bağlamlı ajan çalışmaları için en iyi açık ağırlıklı model olması. Sweet Bench skorlarından birkaçını verdin. Yani OPUS 4.8’in sadece bir tık altındaydı ve GPT 5.5 ile aynı seviyelerdeydi. Bunu yine son teknolojiyle, Anthropic ve OpenAI’ın sınır modelleriyle karşılaştırırsanız, önceki modelle aynı yerde. Ama şunu hatırlamak gerekiyor: Anthropic’in mevcut modeli Fable ve OpenAI’ın 5.6’sı, geçen hafta ele aldığımız tüm nedenlerden dolayı şu anda bir tür arafta. Bakın, geçen hafta söylediğim gibi, nihayetinde Dario’yu ve iletişim biçimini, yetkilileri bu modeller konusunda tetikte olmaya nasıl hazırladığını suçluyorum. Hükümet, Anthropic’in kendi en güvenilir ortaklarından birinden jailbreak hakkında güvenilir bir rapor alınca, “bunu geri alın” dersiniz. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durum bu: Fable geri çekildi ve GPT 5.6 bu yeni onay engellerini aşmaya çalışıyor. Yani şu anda OpenAI ve Anthropic’ten mevcut olarak erişilebilen modeller kadar iyi bir Çin açık ağırlıklı modelimiz var. Ve bakın, bu yönetime katıldığımdan beri aslında sürekli söylediğim nokta şu: Çin’le çok rekabetçi bir durumdayız. Bunu başından beri söylüyorum. En başından beri tüm AI stratejimiz bu AI yarışını kazanmak, bunu bir yarış olarak tanımlamak ve küresel ölçekte rekabetçi olmak üzerineydi. Şirketlerimizi gereksiz yere yavaşlatan şeyleri yapmayı göze alamayız. Umarım... >> David şunu sorabilir mi, >> sence Dario tam olarak istediğini mi aldı? Bana öyle geliyor ki, ABD hükümetini tam da yaptıkları şeyi yapmaya kışkırtmak için çok hesaplanmış bir strateji olma ihtimali var ve istediği şey bu. Artık düzenleyici bir hendek sahibi. Gelecekteki modellerini bunun arkasında tutabilir, biliyorsun, Glass Wing’e verebilir, kendi adına damıtmak için kullandırabilir. Sence istedikleri bu muydu? Bence belli bir düzeyde istedikleri buydu çünkü federal bir düzenleyici, temelde yeni bir kurum olması için savunuculuk yapıyorlardı. Hatta Dario birkaç hafta önce bir blog yazısı yayımladı ve AI için bir FAA istediğini söyledi. Hükümet onayı istediler, AI modelleri için bir hükümet onay süreci istediler. Dolayısıyla bir anlamda tam olarak istediklerini aldılar. Bununla birlikte, Fable’ın geri çekilmiş olmasından memnun olduklarını sanmıyorum. Yani bir anlamda Dario’nun kendi kazdığı kuyuya düştüğünü söyleyebilirsiniz ya da bu bir FAFO durumu olabilir. Ama bakın, benim görüşüm şu: Dario’yu, hep arzuladığı şeyi, yani düzenleyici yakalamayı ödüllendiren bir tür labirent gibi hükümet onay sürecini vererek ödüllendirmemeliyiz. Umarım çok yakında, Anthropic jailbreak sorununu çözdüğü sürece piyasaya dönmelerine izin verilmesi gerektiğini düşünüyorum; benzer şekilde OpenAI için de onları gereksiz yere geciktirmememiz gerektiğini düşünüyorum. Bu yarışta heba edecek aylarımız yok. Ve bir şey daha söyleyeyim; yine aylardır söylediğim bir şey: Siber gibi riskler konusunda bu kuşkusuz bir risk. Ama buna yanıt nedir? Yapabileceğiniz tek şey, gidip tüm açıkları önce sizin bulmanızdır. Beyaz şapkalılara tüm açıkları buldurursunuz ve büyük bir yükseltme döngüsü yaparsınız. Yamaları istismar edilmeden önce yayımlarsınız. Gerçek şu ki, bu modellerin kullanılmasına bile izin vermeyecek şekilde baskılarsanız, Çinliler zaten çok yakında bu kabiliyetlere sahip olacak. Biliyorsunuz, zaten Opus 4.8 seviyesindeler. Ve Z.AI’ın kurucusu, Q1’den önce Fable seviyesinde kabiliyete sahip olacaklarını söyledi. Ona inanıyorum çünkü bakın, Çinliler modellerimizin yaklaşık 9 ay gerisindeydi, kabiliyete bağlı olarak artı eksi 3 ay. Ama siber gibi bir konuda bir atılım olduğunu bildiklerinde, o belirli probleme daha fazla kaynak yöneltebilir ve daha hızlı yetişebilirler. >> Yani dediğim gibi, zaman sayacı işliyor. Aylardır süre baskısı altında olduğumuzu söylüyorum. Akıllı şeyler yapmalıyız. Her şeyi yavaşlatamayız çünkü bu Çinlileri yavaşlatmayacak. Onlar bizim yargı yetkimiz altında değil. Bu araçları siber güvenlik sektörümüzün eline vermeliyiz. Onlar kuvvet çarpanı. Onlar etkinleştirici. Temelde gidip bu büyük yükseltme döngüsünü hızlıca yapmalıyız çünkü sadece birkaç ayımız kaldı. >> Modelde altı ay gerideler ve silisyumda 24 ay gerideler ama toplamda sadece birkaç ay gerideler. O zaman biz ne oyunu oynuyoruz? Bu delilik. Bunu kendimize yapmaya devam edersek kaybedeceğiz. >> Bununla ilgili bir noktaya değineyim. Silisyum tarafında, Çin’de hükümetin AI laboratuvarlarını Huawei çipleri üzerinde geliştirme ve eğitim yapmaya itmesi yönünde devasa bir baskı var. Ve bakın, bu iddiaları temkinli karşılayabilirsiniz. Belki doğru değiller ama Deepseek V4’ün Huawei çipleri üzerinde eğitildiği iddia edildi. Şimdi Z.AI, GLM5 ailesinin tamamen Huawei Ascend 910b çip kümelerinde eğitildiğini söylüyor. Yani bakın, belki yalan söylüyorlar, belki içeriye bazı Nvidia çipleri kaçırdılar ama iddia, tüm bunların yerli çiplerde yapıldığı. Benim inandığım şey şu: Çin şu anda güçlü bir yerlileştirme hamlesi içinde. Huawei’yi ulusal şampiyon olarak desteklemek istiyorlar. Tüm şirketlerinin Huawei çipleri kullanmasını istiyorlar. Hâlâ üretimin bir kısmını ölçeklendirmeleri gerekiyor ama bunu oldukça hızlı yapacaklar. Sonra yapacakları şey şu: Bu Huawei çiplerini alacaklar. Bu Huawei için optimize edilmiş modelleri alacaklar. Unutmayın, GLM 5.2’nin çıkarımı Huawei çipleri için optimize edilmiş durumda. Tamam, bunu biliyoruz. Ve bunları temelde paketleyecekler. Buna kutuda AI diyorlar. Küresel ölçekte maliyetin çok daha düşük bir kısmına satacaklar. >> Her teknolojide yaptıkları şey bu, değil mi? Daha iyi, daha ucuz, daha hızlı. >> Ya da neredeyse o kadar iyi. Evet. Ve bu da bu yönetimin başından beri söylediğim başka bir şey: İhracat yanlısı olmalıyız çünkü Çin bir ya da iki yıl içinde orada olacak. Dediğim gibi, kendimizi tekmeleyeceğiz çünkü tüm küresel pazar bizim olabilirdi. Dostlarımıza ve ortaklarımıza yurt dışına satış yapmamak için gerekçeler icat ettik. Ve şimdi Çin çok yakında orada olacak. >> Evet. Ve daha düşük bir fiyat etiketiyle. Bu yeni GLM ile oynadığınızda bazı gerçekten ilginç yanıtlar alıyorsunuz. Tayvan ülkesi hakkında sordum, memnun olmadı ve bana cevap vermedi. Tiananmen Meydanı hakkında sordum. Yine cevap yok. Z.AI’daki barındırılan versiyonu kullanıyorum. Ama Paris’te gezilecek yerler sorduğumda olağanüstü bir iş çıkardı. Ancak “bu fikirleri bir infografiğe dönüştür ve bana 3 günlük bir program yap” dediğimde, “hey, bunu yapacak yeterli zamanımız yok” gibiydi. Ve diğer modeli kullanmamı söyledi çünkü bu model çok meşgulmüş, ama z.ai’da gidip deneyebilirsiniz. Sansür konusuna bir noktada değineyim. Bu Çin modellerinde, kutudan çıktığı hâliyle sansür diyebileceğiniz şeyler ve siyasi önyargı olduğu konusunda hiç şüphe yok. Ama Amerikan şirketleri Çin modellerini alıp sonra esasen bunun etrafından dolaştılar ve kendi fork’lanmış versiyonlarında sansürü temelde düzelttiler. Örneğin Perplexity bunu Çin modelleriyle çok erken yaptı. Tiananmen Meydanı ve benzeri konulardaki içeriği bir şekilde geri koyabileceğinizi gösterdiler. Yani bence JCal, sansür konusunda kesinlikle haklısın ama bu ölümcül bir problem değil. Amerikan şirketlerinin bir açık kaynak modeli alıp fork’ladıklarında ve özelleştirdiklerinde düzeltebilecekleri bir şey. >> Evet. >> Barındırılan versiyonda, büyük Tayvan ülkesinde turizm için hangi programı kullanmanız gerektiği ya da Tiananmen Meydanı ziyaretiniz hakkında harika bir cevap alamayacaksınız. Tamam, dokümanda ilerleyelim. Micron kazançlarını paramparça etti. Micron’u bilmiyorsanız, yüksek bant genişlikli bellek üreten dünyadaki sadece üç şirketten biri. Bunlar özel çipler. Nvidia GPU’nun üstünde yer alırlar ve 2026 arzlarının tamamı satılmış durumda ve bir süredir de böyle. SK Hynix ve Samsung da HBM üretiyor. Micron kazançları ezdi geçti. Gelir yıllık bazda 4 kat, 4 kat arttı; 9 milyardan 42 milyara çıktı, beklentileri %16 aştı. Q4 için yönlendirmede büyük sıçrama: 43 milyara karşı 50 milyar. Hisseleri 10 kat arttı. 2025 tahmin programımızda Gavin’e selam; Micron gibi HBM üreticilerini o zamandan beri en iyi performans gösteren varlık olarak işaret etmişti, 14 kat arttı. >> Çorbama ağlamıyorum. >> Çorbana ağlamıyorsun. Burada tonla bilgi var. Sanırım bunu Apple fiyat artışlarıyla bitireceğim. Herkes biliyor ki Apple, benim de parçası olduğum yerel modelleri çalıştırma hareketinin gerçekten faydalananlarından biri oldu ve insanlar 128 gig, 256 gig MacBook Pro’lar, Mac Studio’lar satın alıyor. Ama görünüşe göre oyun bitti çünkü şimdiye kadar bu maliyetleri müşterilere yansıtmamış olan Apple, bu artışları yansıtmak zorunda kalıyor. Yani yeni MacBook Neo’dan bahsediyoruz; 699 dolarlık dizüstü bilgisayarları, Chromebook’larla rekabet eden türden, şimdi 799 dolar oldu, %15, %14 artış. Mac Studio %25 arttı. Maliyetler çok ciddi olacak. Enflasyon masaüstüne geldi. Gavin, Micron ve bunun sektör üzerindeki etkisi hakkında düşüncelerin neler? Bu geçici bir darboğaz mı, yoksa herkesin hızlıca bu işe girmesi gerektiği anlamına mı geliyor? Hayır. Öncelikle DRAM en önemli darboğaz. X’te darboğazlara çok odaklanan koca bir kesim var. Ben onlara darboğaz kardeşleri diyorum. Claude’la biraz çalışırlar, ezoterik bir Japon şirketi bulurlar. Önemli olan darboğaz DRAM. Ve DRAM ile HBM DRAM en önemli darboğaz çünkü bellek kapasitesi ve bant genişliği her AI modelinin performansı için temel. Yani en önemli darboğaz bu. Elon terrafab’i belleğe odaklıyor çünkü onu en önemli darboğaz olarak görüyor. Bilirsiniz, lazerler değil, kapasitörler değil, güç kaynağı yarı iletkenleri değil, NAND flash değil, HDD’ler değil; DRAM. Ve bence bu darboğaz bir süre bizimle olacak ve bu biraz şaşırtıcı. Birkaç düşüncem var: Çeyrek hakkında önemli olan şey, fiyatlar için taban ve tavan içeren bu SDA’ları, bu tedarik zinciri anlaşmalarını, giderek büyüyen büyük müşteri grubuyla duyurmuş olmalarıydı. Bu, sanırım sadece dört müşteriyle gelirlerinin temelde %50’sini kapsıyor. Ve bu yeni sözleşmelerdeki taban fiyatlandırma, brüt marj perspektifinden önceki döngü zirvelerinin üzerinde. Yani bu bence sektör için gerçekten oldukça dönüştürücü olabilir. Yarı iletken tedarik zincirinin diğer çoğu parçası yeniden değerlendi; Lam Research, wafer fab ekipmanı tedarikçileri, önceki döngülere kıyasla DRAM’e göre çok büyük primlerle işlem görüyor ve iş modelleri gelişti. Ama DRAM’in sektör yapısı ve iş modelleri de gelişti çünkü HBM DRAM giderek daha fazla özelleştirilmiş bir çip hâline geliyor. Diğer insanların bunu yapabilmesine gelince, CXMT Çin’de halka açılıyor. Apple’ın dertlerinin çaresi olabilirler. Pazarı bir ölçüde ucuz tüketici sınıfı DRAM ile dolduracaklar ama bu AI sunucularında ihtiyacınız olan DRAM’i üretebilen üç şirket var. Bunu yapmak gerçekten zor. Bu, bilimin sihre yaklaşabileceği en yakın nokta. Ve bence TerraFab, Terapab, bunun çözümünün önemli bir parçası olacak. Ama bu hisseler AI’ın geri kalanına kıyasla kesitsel olarak hâlâ ucuz işlem görüyor. Bellek hakkında düşündüğüm bir şey şu: DRAM muhtemelen gelecek yıl tüm hyperscaler capex’inin %30 ila %40’ı olacak. Harcanan yüz milyarlarca dolar doğrudan DRAM’e gidiyor. Çılgınca. Ama bu toplum için aslında çok değerli olabilir çünkü bir gigawatt veri merkezi kurmanın maliyetlerini, hyperscaler’lar için bile ekonominin önemli olduğu noktaya kadar şişirecek. Bu mahkum ikilemine yakalanmış durumdayız. Ve bu, toplum olarak uyum sağlamak için bize zaman kazandırabilir; arkadaşımız Brad Gerstner’ın sosyal sözleşme dediği şeye uyum sağlamak için. Yani yüksek iPhone fiyatları; bir, CXMT tüketici sınıfı DRAM için geliyor, ama iki, bu AI için iyi olabilir. Toplum olarak bizim için iyi olabilir. >> Ve bunu yapmak aslında saf silisyum, değil mi? Yani bellek üretmek inanılmaz derecede rafine silisyumdan ibaret. >> Ve ön darboğaz bu olabilir. >> Evet. Evet. HBM DRAM üretmek, Nvidia’nın SOCAM dediği şeyi üretmek, LPDDR üretmek. Bunlar üretmesi gerçekten zor DRAM türleri; tüketici sınıfı DRAM değil. Ve bu AI veri merkezlerinde giderek daha fazla ihtiyaç duyduğunuz şeyler bunlar. >> Evet. Yarı iletken sınıfı. Evet. >> Evet. HBM’in yüksek bant genişlikli bellek anlamına geldiğini anlıyorum. Yine bu, AI çalıştırmak için veri merkezine giren GPU’ların bir parçası. DRAM wafer’ını ya da die’ını alıyorsunuz ve gerçekten üst üste diziyorsunuz. Sanırım HBM 3’te sekiz tane var. Sekiz die yüksekliğinde istiflenmiş oluyor ama şimdi bunu 12’ye, hatta 16’ya çıkarıyorlar. Ve bunları temelde üst üste dizip sonra hepsini birlikte paketlemek başlı başına ileri bir teknoloji. Şimdi Gavin’in söylediği gibi, bunu yapabilen sadece üç şirket olduğunu görüyorsunuz. Ama bu aynı zamanda tüm tüketici elektroniği şirketleri için ciddi fiyat baskısı yaratıyor. Apple bugün devasa haberler açıkladı; büyük fiyat artışları duyurdular. Ve yine, bunun nedeni DRAM’in artık daha az bulunabilir olması çünkü veri merkezleri tarafından adeta süpürülüyor. Ve eğer bir veri merkeziyseniz ve GPU satın almanız gerekiyorsa, yine bu çipler muazzam miktarda DRAM kullanıyor çünkü bir HBM çipi birden fazla DRAM yığını kullanıyor. Yani hepsi emilip gidiyor ve yeni kapasiteyi artırmak birkaç yıl alıyor. Bu şirketler bunu yapacak ama bu biraz zaman alabilir.
Bunu New York’ta gördük. Hatırlayın, Micron fabrikasıydı; daha yeni temel atmışlardı ve aynı gün çılgın bir çevre meselesi yüzünden kapatıldı. Yani ABD’de bu işleri ölçeklendirmek kolay değil. Gerçi Micron ABD’deki tek sağlayıcı; SKH Güney Kore’de. Samsung da Güney Kore’de. Ama neyse, buna AI enflasyonu diyorlar sanırım, bunun daha fazlasını yine göreceğiz. Yani AI’dan nefret etmem için bir neden daha; çünkü tüketici elektroniğinin bu dar alanında DRAM için rekabet var. Bu da fiyat enflasyonuna yol açıyor. Şimdi, >> Microsoft Xbox’ın fiyatını artırdı. Biliyorsunuz, bu Switch’e de gelecek. PlayStation’a da gelecek. Tüketicide fiyatlar yüzünden talep tahribatı var; oysa AI talebi fiyata nispeten duyarsız. David, bir ifadeyi biraz değiştirirdim. Micron kurmak zor. Koyu mavi bir eyalette yeni bir fab kurmak zor. Hızlı inşa edebilirsiniz. >> Neden New York’ta deniyorlardı ki? Biraz çılgınca. >> New York onlara bütün bu teşvikleri verdi ama bu teşviklerin hiçbiri önemli değil. Biraz güneş enerjisi gibi. İstediğiniz kadar çevre yanlısı olabilirsiniz. Ama düzenlemeler yüzünden güneş enerjisi kurup devreye alamıyorsanız, bunun bir önemi yok. Yani belki o Micron tesisi sonunda benim memleketim Texas’ta inşa edilir. >> Teşvik oyunu biraz tersine döndü. Eskiden eyaletler fabrikaların ve fab’lerin peşinden koşardı. Şimdi fab’ler, “Bunu hangi eyalet gerçekten inşa edebilir? Ne istiyorsanız öderiz. Zarfı nereye göndereceğimizi söyleyin yeter. Birkaç zarf bırakırız, sorun değil,” diyor gibi. >> Gavin, Terraab’daki fab’i ayağa kaldırmanın ne kadar süreceğini söyleyebilir misin? >> Yani normal bir fab olsaydı, iki, üç, üç buçuk yıllık bir süreç olurdu. Ama Elon’ın diğer inşaat süreçlerinde neler yaptığını gördük ve Intel ortaklığıyla bazı avantajlarla başlıyor. O yüzden kimsenin bildiğini sanmıyorum ama geçmiş performansa bakarsak, muhtemelen terapab’i diğer fab’lerin ayağa kaldırıldığından daha hızlı ayağa kaldıracak. Ama bu gerçekten zor. Gerçekten zor. Büyü ile bilimin kesişimi gibi. Bunun ne kadar karmaşık olduğuna inanamazsınız. Yani zor olacak. Ama Jensen’ın imkansız, insanüstü dediği şeyleri yapma konusunda bir sicili var. Göreceğiz. Ne kadar sürdüğünü göreceğiz. >> Burada bir nokta daha var; sanırım SpaceX AI için ilgili olabilir, gerçi bununla sınırlı olmak zorunda değil. Zamanla yeni veri merkezlerini ayağa kaldırmanın daha ucuz ve kolay hale geleceği varsayımı var, değil mi? Ama senin söylediğin aslında bunun daha zorlaşıyor olabileceği. Daha pahalı hale geliyor olabilir, değil mi? Çünkü bu bileşenler için rekabet var. Bellek daha pahalı hale geliyor. GPU’ların ucuzladığından da emin değilim. Sanırım bu >> transformatörlerin, şalt ekipmanlarının, >> enerjinin fiyatı düşüyor olabilir; ama sonra izin süreçleri zorlaşıyor ve siyasi durum zorlaşıyor. Yeni veri merkezi kurabileceğiniz çok az yer var. Yani aslında giderek daha pahalı hale gelecek diyebilir miyiz? >> %100. 1 gigawatt’lık bir veri merkezi ayağa kaldırmak için Nvidia yarı iletkenlerinde 35 milyar dolar gerekiyor ve güç ile soğutma ekipmanında 25 milyar dolar gerekiyor. Ve bu açıkça enflasyonist çünkü o 25 milyarın büyük kısmı bunu kurmak için gereken insan emeği. Yörüngesel compute için yapılması gereken hesap şu: Her alanda 35 milyar dolarlık silikon var; kelimenin tam anlamıyla uzayda, yörüngede ve yerde. Ama fırlatma maliyetini o 25 milyar doların epey altına indirebilirseniz, matematik gerçekten tutmaya başlıyor. Starship yeniden kullanılabilir olduğunda, uzaya 1 gigawatt compute koymak 5 milyar dolara mal olacak. Beni çıldırtan şeylerden biri de insanların bu Pentagonlaştırılmış veri merkezlerini hayal etmesi. Hayır, lazerlerle bağlı uzaydaki rack’ler. Uzayda bir tür sanal veri merkezi. >> Bekle, beş milyar. Bu beş milyar fırlatma maliyeti mi, ne? >> Beş milyar fırlatma maliyeti. Şimdi uzaya 1 gigawatt koymak 40 milyar dolara geliyor. Karada ise 60 milyar dolardasınız. Güç ve compute olan 25 milyar dolar açıkça enflasyonist. Yani üç dört yıl içinde bu 70 milyara karşı 40 milyar olabilir. Ve Starship hızla yeniden kullanılabilir hale geldikçe o beş milyar muhtemelen deflasyonist. Yörüngesel compute’un ilk prensiplerden ekonomisi bu. Ve devam eden bazda, bu çipleri çalıştırmak ve soğutmak için yılda belki 1 milyar dolar güç maliyeti ödüyorsunuz. >> Bir tahmin yapmam gerekse, bence olacak şey şu: 2021’den beri tüm veri merkezlerinin yaklaşık %40’ına itiraz ediliyor, değil mi? Bence bu sayı artacak. O yüzden, Sachs, AI’da baktığımız öngörülen enerji tüketimi ne olursa olsun bence fena halde dengesiz. Arz çok çok cılız ve talep fiilen sonsuz. Bu da muhtemelen uzaya gitme isteğinin ekonomik denklemini öne çekiyor. Ama bu da yine SpaceX’i, onların compute stack’ini ve compute kararlarını hyperscaler’lara ve herkese karşı tercihli hale getirecek. Ve bence bir output token’ın maliyeti, karada, özellikle hyperscaler’lardan geldiğinde, SpaceX’e kıyasla ekonomik olarak biraz dengesiz olacak. Ölçeğe ulaştıklarında; kilit ifade bu. Ama yerde kalan her şey inanılmaz, inanılmaz değerli olacak. Elmas olacak. Bunlar elmas. Mesele şu ki makul bir boyut bulmanız gerekiyor, değil mi? 10 kilowatt’lık bir elmasınız olamaz. O kimsenin umursamadığı küçük bir çakıl taşı gibi. Ama makul yüzlerce megawatt’tan gigawatt’lara uzanan ölçekteyseniz, dostum, bunlar Hope Elması gibi. >> Onları kilitleyip güvenceye alın, >> ki bende var. Travis, bu hafta ilginç bir marka başvurusu yapıldı. Yani herkesin yakında olacağına inandığı Tesla artı SpaceX evliliği konusunda yatırımcı, araştırmacı, yatırımcı, araştırmacı cephesinden bir şey daha. >> Bunu, bunu, bunu, bunun kredisini bana verebilirsin. >> Tabii. Evet. Chamath’in yüksek tüneğinden mimarlığını yaptığı gibi. Ama bu marka çıktı. >> Bu ne kadar havalı olurdu? Bu ikisinin bir araya gelmesi ne kadar havalı olurdu? >> Olacak. Ve inanılmaz olacak. İkisine de sahip olacak kadar şanslıysanız... >> üst, alt, herkes sahip olmaya karar verebilir... >> Jason. Jason, bu olduğunda kendimle sevişiyor olacağım. Hiç... >> Yani herhangi bir Perşembe’den farkı yok. >> Aynen. >> Üstte ve altta. >> Üstte ve altta, herhangi bir Cumartesi gecesi gibi. >> İşte çıkan Megapod markası. Bu 18 Haziran 2026 başvuru tarihli. Yani çok yakın, 18 Haziran. Yapay zeka hesaplama için modüler veri merkezi donanımı; bilgisayar sunucuları ağı, yapay zeka işleme için bilgisayar donanımı, bilgisayar ağı donanımı, elektrik güç dağıtım üniteleri ve soğutma sistemlerinden oluşan, tek bir birim olarak satılan, yapay zeka iş yükleri için bağımsız modüler bilgi işlem donanım sistemleri, vesaire vesaire. Esasen >> bunun ne olduğunu açıklamak için. Evet. Bırak bir... >> Bu arada, bu açıklama bana... Ne olduğunu hâlâ bilmiyorum. >> Esasen insanların söylediği şu: Bu, halihazırda onaylanmış supercharger istasyonlarında GPU’larla birlikte dev bir batarya paketi olacak. Arka kanal bu. Chamath, buyur. >> Karada compute’u açmak için şu anda birkaç sorununuz var. Diyelim ki araziniz var, bu nispeten basit. İmarı alabiliyorsanız, daha az basit. Güç alabiliyorsanız, çok zor. Sonra çok kritik bir tasarım kararınız var. Bu insanların hepsi basis of design denen şeyleri yayımlıyor ve BOD’leriniz temelde size şunu söylüyor: İşte Anthropic spec’i, işte OpenAI spec’i, işte CoreWeave spec’i, işte AWS spec’i, işte GCP. Ve tüm bu teknik ayrıntıları içeren 50 sayfadan 500 sayfanın üzerine çıkan belgeler alıyorsunuz. Sorun şu: Son zamanlarda OpenAI veya Anthropic kullandınız mı bilmiyorum; “daha sonra tekrar gelin” gibi bir şey çıkıyor, değil mi? O “daha sonra gel” tamamen kabul edilemez. Sadece compute’ları yok demek. Yani bunu bulmaya çalışırken >> surge pricing geliyor. >> Evet, gelsin. >> Yani bu çözümü bulmaya çalışırken olan şey şu: Bu basis of design’larda kısıtlamalar, spesifiklik gevşetiliyor. Kilit kısıtlardan biri de Google ve Nvidia’dan gelen, “Bakın, bu rack’leri sıvıyla soğutmamız gerekiyor” diyen bir mimari modele geçmiş olmamız. Bunlar çok karmaşık, büyük gövdeli süper bilgisayar rack’leri aslında. Şimdi tekrar geriye dönüp şunu da söylüyoruz: “Biliyor musunuz, belki biraz daha az yetkin ve biraz daha az kullanışlı olan ama hava ile soğutabileceğimiz eski şeylerin bazıları da işe yarar.” Ve herkes, “Evet, biliyor musun? O ikinci sınıfta mevcut olan her şeyi kullanmaya çalışmalıyız,” diyor. Çok akıllı bazı insanların yaptığı şey şu: “Vay, işte herhangi bir yerde beton bir platformun üzerine bırakabileceğin, gücü takıp çalıştırabileceğin bir nakliye konteyneri.” Jason, gördüğün şey bu seviyede gerçekleşen yatırım. Dell gibi bu rack’leri yapan şirketler var; Vertiv gibi bu modülleri yapan şirketler var. Tesla bunları erişilebilir hale getirebilirse, benim veri merkezi projem için bizim gibi insanlar bu şeylerin devasa alıcıları oluruz çünkü bunları kelimenin tam anlamıyla bir depoda prefabrik hale getirirdik, değil mi? >> Çipleri al, prefabrikleştir, sahaya kamyonla götür, vinçle yerleştir, aç, yarışlara başla. 90 günlük bir inşa döngünüz oluyor ki bu duyulmamış bir şey. Bu mega pod’lar buradan geliyor. Umarım tamamı Tesla ve SpaceX tarafından şirket içinde tüketilmez. >> Söylenti de bu; bunları supercharger ağına koyacak, çünkü orada çok arazisi var, zaten gücü var ve bazı durumlarda hafif kullanılıyorlar. Biliyorsunuz, >> başka gereksinimler de var. Bu şeylerin bazılarındaki sorun, belli erişim seviyelerine ihtiyaç duymanız. Belli infosec gereksinimleri var. Belli sıvı soğutma gereksinimleri var; bunlar birçok iş yükü uygulamasını, rastgele insanların ortalıkta dolaştığı bir supercharger merkezi gibi bir yerde uygulanamaz hale getiriyor. >> Güvenlik görevlisi koy, bize bırak. Arkadaşlar, bende bol enerjili, bol mekanik soğutma sistemli ve bol LNG erişimli, pardon LG değil doğal gaz, halihazırda boruyla gelmiş 500 mülk var. Robotik, AI, fiziksel AI tarafında yaptığım her şeyde compute’umuzun bir kısmını kelimenin tam anlamıyla >> Vay. >> mutfaklarımıza koymayı düşünüyoruz. Compute mutfakları. >> Küçük modüler, tırnak içinde veri merkezi satın alabileceksiniz. >> Evet ama önemi yok. Ben sadece GPU’ları satın alırım ve bir mutfağa kurarım, >> değil mi? Bu... Hayır, dur. Bu bir Bitcoin miner değil. >> Hayır, hayır, dur, dur, dur. O kadar kolay değil. Tamam mı? Eğer siz bir cloud kurup bunu bir havuza katkı olarak vermek istiyorsanız, >> liquidated damages imzalamanız gerekecek. Ve imzalamayacaksınız... >> SLA. Ben hyperscaler değilim. Sadece kendim için kullanıyorum. >> Evet. Rack and stack. >> Ha, tamam. Tabii. Kendin için kullanabilirsin. Ben daha ilginç fırsatın... >> Travis ne diyorsa o. İlginç şeylerden konuşalım. >> Hayır, hayır. Sadece diyorum ki >> Travis, ben senin buradan şuna gittiğini sanmıştım: Sentetik bir havuz oluşturup bunu bir neoscaler’a katkı olarak verebilirdin. Benim tek söylediğim, bunu yapmak için muhtemelen yapmak istemeyeceğin bir dizi şeyde büyük bir sıçrama gerekir çünkü bu seni yaptığın şeyden uzaklaştırır. >> Bence veri merkezi olmayan gayrimenkul türlerinde ana sorun dürüst olmak gerekirse güvenlik. Büyük olan o. Bak, sıvı soğutma yapman gerekiyor, hava soğutma için mekanik sistemler yapman gerekiyor. Enerjin var. Yapman gereken çok şey var. Ama tüm bunlara sahip olduğunu varsaysak bile, bir veri merkezinin mimarisi şöyle kurulur: mantrap’leri vardır, değil mi? Bir odaya girersin, parmak izinle girdiğin kapı arkanda kapanır. Sonra ancak o kapı kapandığında, yine parmak izinle bir sonraki bölüme girersin. >> Samimi meraktan soruyorum, o mantrap’lerden biri ne kadar tutuyor? Yani neden bunlardan birkaçını kendi... >> Evet, belki koyabilirsin. >> Bir man koymakla ilgileniyor musun? >> Sadece birkaç adamı trap etmeye yardım etmeye çalışıyorum. Chamath’in nereye gittiğini biraz yorumlamaya çalışayım: Halka açık bir şarj durumunda duran bir mega pod, fiziksel erişimi nedeniyle, eğer bunu yeniden satacaksan muhtemelen yapman gereken bazı şeyler var; ama kendin için kullanacaksan kendin için kullanabilirsin. Travis örneğindeki gerçek değer, ki bunu çok heyecan verici buluyorum, bunu daha düşük SLA’ya sahip dağıtık bir eğitim havuzuna veya dağıtık bir inference havuzuna katkı olarak verebilirsen ortaya çıkar. Bu daha çok topluluk tabanlı işlerin çalışma biçimi. Jason, sanırım BitTensor’dan bahsetmiştin. Venice bir proje sanırım. Plurales başka bir proje sanırım. Travis, bence işte orası çok heyecan verici, çünkü >> ama ama bir şey söyleyeyim arkadaşlar, dağıtık eğitim meselesinde, bu şeyler birbirinden uzaktaysa, yani yan yana değilse, çok daha az verimli oluyorlar. Verimlilik dramatik şekilde düşüyor. Bunların fiziksel olarak yan yana olmasını istersiniz. En az bir mertebe, belki artı artı, birkaç mertebe verimlilik farkı alırsınız. Bu büyük mesele. Evet. >> Yani iki tesisiniz olabilir; işleri bir GPU’dan diğerine geçirmek çok önemli ve eğer peer-to-peer bir ağdaysa >> gecikme olacak. >> Dürüst olmak gerekirse kendi fiberinizle bağlı olsa bile, 2 kilometre uzaktaysa bittiniz. Olacak iş değil. >> Bu %100 doğru. Ama eğitime ters düşen her şey inference için çalışır. >> Bu açıdan... >> Evet, latency çok önemli ve bence dağıtık inference, dağıtık inference cloud’ları geliyor. >> Evet, bunu anlıyorum. Bu... >> Ve Chamath’in tüm bunlarda söylediği şeyin üzerine riff yapmak gerekirse, yani gerçekten de insanların evlerine bir tür bataryayla birlikte dört GPU’luk üniteler koymaya çalışan, onlara elektriklerinde indirim veren bir startup var; sonra o mahalle için o dört GPU’dan inference yapabiliyorsun. Kilitli ve mühürlü, yani kimse içeri giremiyor. Ama tüm bunlarla konuşmamız gereken başka bir dinamik daha var ve megapod’larla bağlantılı olabilir. Başkaları da veri merkezleri üzerinde çalışıyor. Crusoe, modüler şekilde veri merkezi birleştirme üzerinde çalışıyor; bunu bir veri merkezi gibi düşünün, bir 18 tekerlekli kamyon gibi düşünün, onlara ne deniyordu, 18 tekerlekli, nakliye konteyneri, her neyse. Ama bu, inference’ın prefill ve decode olarak ayrıştırılması. Bir model sorunuzu yanıtlarken iki şey yapıyor. Prefill kısmı soruyu ve o ana kadarki cevabını anlamak. Bunu şöyle düşünün: Ne kadar çok hatırlayabilirseniz, yani bellek kapasiteniz ne kadar büyükse, kelimenin tam anlamıyla ne kadar çok kelime hatırlayabilirseniz, o kadar iyi. Decode ise bir sonraki token’ı üretme süreci ve bu bellek bant genişliğine bağlı bir problem. Bunu da ne kadar hızlı konuşabilirseniz o kadar iyi gibi düşünün. Bu iki inference türü giderek daha fazla ayrıştırılıyor. Chamath, Nvidia’nın satın aldığı Groq’ta yatırımcıydı ve bunu kullanacaklar; Cerebras bugün mevcut olan diğer çözüm. Groq veya Cerebras decode optimize çiplerini koyabilirsiniz. İkisi de bunlarda decode’dan fazlasını yapabileceğinizi söylüyor ve bu doğru.
H100’ler gibi eski Nvidia GPU’larının önüne. Yani H100’leri, A100’leri eski bir veri merkezinden çıkarıp bu mega mega pod’lardan birine, işte bir nakliye konteynerindeki rafa koyabilir, önüne Groq ya da Cerebras koyabilirsiniz ve çok rekabetçi bir çözüm elde edebilirsiniz. Bu yüzden inference’ın ayrıştırılmasıyla GPU’ları yedi yıl, 10 yıl, 12 yıl kullanacağımızı düşünüyorum; bu harika çünkü bunları finanse etme maliyetini düşürüyor, bu da AI devrimini daha finanse edilebilir hale getiriyor.
Chamath, Groq hakkında biraz konuşmak ister misin? Yani…
Her şeye gerçekten katılıyorum. Bu alana inanılmaz derecede hakimsin. Çok heyecan verici. Dağıtık compute alanında yatırımım falan yok ama Çin’le rekabet etmek, canlı bir Amerikan açık kaynak topluluğuna sahip olmak, Travis’in daha önce bahsettiği ifade özgürlüğü ve başka amaçlarla bir sürü dağıtık modele sahip olmak kesişiminde, dağıtık inference fikrinin Amerikan ekosisteminde gerçek bir yeri olduğunu düşünüyorum. Tam olarak nerede ve nasıl, ev sahiplerine nasıl ödeme yapılır bilmiyorum ama bunu pan-Amerikan bir fikir olarak çözen kişi bence gerçekten önemli bir şeyin peşinde.
Ve evet Travis, tabii ki daha yavaş, ama insanlar buna fazla kalan compute ya da kullanılabilir compute gibi bir şeyi katkı olarak veriyor.
Kullanılmayan compute. Kullanılmayan compute. Bir de Targon var; burada insanlar doğrudan donanım koyuyor ve H200’leri saatlik üç dolara, dört dolara kiralayabiliyorsun, permissionless. Herkes katkıda bulunabilir; yeter ki, Bittensor’ın sihri de bu, ağa koyduğunu söylediğin şeyi gerçekten koyduğunu doğrulayan validator’lar var.
Yani birinin sadece donanımı olsa ve Tesla dese ki bundan sonra her Powerwall’da, bunu yapmasını hiç şaşırtıcı bulmam, bir Powerwall alıyorsun, sana indirim veriyoruz. Her Powerwall’un içinde bizim GPU’larımız var. Teklifin bir parçası şu: içine GPU koymadan Powerwall satın alamazsın. Kullanmadığın zaman bataryan için sana ödeme yapacağız. Çatına da bir Starlink koyuyorsun. Böylece içinde kendi silikonu olan birkaç Powerwall ve bir Starlink ile dağıtık bir sistemin oluyor. Elon da sonsuz sayıda ev batarya yedekleme sistemi yaratmış oluyor. İnsanlar batarya sistemlerini bedavaya alıyor.
O da 20 yıllık münhasırlığı alıyor.
Elon’ın T-Mobile’ı satın alacağına dair bir söylenti olduğunu gördünüz mü?
Bu arada, Cerebras uçtuğu ve deal price’ın altına düştüğü için Cerebras hakkında biraz konuşmalıyız.
Cerebras’ın inanılmaz bir IPO’su oldu. Bu IPO’ların nerede gerçekleştiğine dair bize bir güncelleme ver. SpaceX’in de inanılmaz bir IPO’su oldu tabii, ama şu dünya dışı 200 dolarlık hisse fiyatından geri çekildi. Dolayısıyla konuşabildiğin ölçüde, bu ikisi ve gelecek iki IPO ile birlikte, backlog 4 trilyon dolar. Açıkçası OpenAI ve Claude, pardon Claude’u yapan Anthropic var. Bunların ikisi de bir trilyon doların üzerinde değerli olacak. Bunların hepsini bir araya koyunca, Cerebras da dahil, 4 trilyon dolarlık yeni arzdan bahsediyoruz. Piyasa, piyasaya konan bu kadar yeni envanteri nasıl yönetir? SpaceX’teki float açıkça oldukça küçük ama zamanla sizin gibi kişiler, diğer insider’lar, Founders Fund vesaire lockup’tan çıkacak ve LP’lerine dağıtma imkanına sahip olacak. Bence hisse fiyatı açısından bu hareketli bir hedef olacak. Piyasa bunu absorbe edebilir mi? Para nereden geliyor, retail’den mi geliyor yoksa insanlar Bitcoin’lerini satıp daha heyecan verici bir şeye mi taşıyor? Piyasadaki dinamik ne? Keşfedilmemiş sulardayız biliyorum Gavin.
Kesinlikle bunun hiçbir emsali yok, ama sırayla olmadan birkaç şey söyleyeyim. Bence Anthropic bugün 3 trilyon dolar değerinde ve bu çok önemli.
Pardon, Anthropic 3 trilyon dolar değerinde mi dedin?
Evet, halka açık bir şirket olsa muhtemelen kabaca o seviyede işlem görürdü diye düşünüyorum.
Vay canına.
Evet.
Yani bak, bu yılı…
Aman tanrım.
Bu yılı 100 milyarın oldukça üzerinde kapatacaklar.
Vay… 2028 sayısı ne?
2028 sayısı ne? 200 mü? 300 milyar mı? Muhtemelen o sayının 10 katından işlem görmeyecek ve o ölçekte çok karlı olacak çünkü inference ağırlıklı olacak; insanlar inference’ta yüzde 85 brüt marj rapor ediyor. Ama piyasanın bunu absorbe etmesi açısından bakarsak, piyasa bunu zaten absorbe etti. Sadece özel piyasadan halka açık piyasaya kayıyor. Küresel sermaye piyasalarının ölçeğinde bunlar çok büyük sayılar gibi görünüyor. Sadece özel piyasalardan, daha da büyük olan halka açık piyasalara geçiyorsun.
SpaceX özelinde ise bence daha önemli şeylerden biri şu: SpaceX yatırımcısı ya da çalışanı olan herkes son 10 yıldır her 6 ayda bir satış yapma şansı buldu. Dolayısıyla bazı insanların düşündüğü gibi bir likidite duvarı olmayabilir. New York’lu bir hedge fund’ın short raporunu okudum; lockup yüzünden SpaceX’i short’layabilirsiniz diyordu, çünkü çok fazla insan satacakmış. Gerçekten mi? Cap table’da olan herkesin satış fırsatı vardı ve SpaceX çalışanlarının neredeyse yarısı IPO’da alım yaptı. Cerebras konusunda ise…
Ama Gavin, bir şey söylemeliyim. Ben 2018’den beri SpaceX tutuyorum. Ne? Ne? Ama onların her yıl yaptığı küçük likidite olayı, geçen yıl mesela 350 milyardı. Yani bir yılda 8x yaptın. Çok fazla insan satabilir, değil mi? Yıllarca yüzde 20, yüzde 30 yukarı hareketler yapıyorlardı. Sonra 8x, o likiditeyi yaratabilir.
Belki, göreceğiz. Bu mümkün. Ama çalışanlar yeni fiyattan alım yapıyorlar. Ve muhtemelen bir seviyede lockup’tan çıkacak en büyük sahiplik havuzlarından biri onlar.
Ayrıca bence birçok insan SpaceX’e muhtemelen SPV’ler üzerinden sahip ve onlar muhtemelen yakın zamanda unlock olmaz ya da dağıtılmaz. Yani, Elon’ın kendi hisselerini satacağını varsayarken dikkatli olurdum.
Hayır, kesinlikle satıcı değil, tabii. Evet.
Ve birçoğumuz da satıcı değiliz, bu da harika.
Evet. Yani büyük SpaceX pozisyonları olan birçok kişi Cerebras IPO’sunda büyük alıcıydı. Cerebras halka açık şirket olarak ilk çeyreğini raporladığından beri iki zor gün geçirdi. Burada tartışmaya değer iki şey olduğunu düşünüyorum. Birincisi, IPO fiyatlarında taşın suyunu sıkmayı savunan koca bir portföy yöneticisi nesli var. Bunun diğer tarafında ise, bir hisse deal price’ın altına düşerse ne olursa olsun satan birçok portföy yöneticisi var. Bunu tutulmamış bir söz olarak görüyorlar. Son iki günde Cerebras’ta bir ölçüde olan da bu. Bu irrasyonel görünebilir ama kişisel olarak tanıdığım, dev fonları yöneten insanlar var; bir hisse deal price’ın altına düşerse ne olursa olsun satıyorlar. Dolayısıyla bir hisse deal price’ın altına düşerse bazen gitmesini beklemeyeceğiniz yerlere gidebilir. Bu da demek oluyor ki short’çular, bir hisse deal price’a yaklaşırsa short’luyorlar çünkü deal price’ın kırılmasını istiyorlar ve sonra hızlıca yüzde 10 ya da 20 kazanıyorlar. Böylece bir yığılma haline geliyor.
Çünkü tetiklenebilen, fiyata duyarsız bir satış var ve Cerebras’a olan da bu. İnsanlar hate sale, hate selling’den bahsediyor ama deal price kırıldı. Bu yüzden halka açılıyorsanız ve bunu dinliyorsanız, bankacılarınıza şunu söyleyin: bunu öyle fiyatlayın ki halka açık şirket olarak ilk dokuz ayımızda deal price’ın altına düşmeyelim. Ben herkese hep bunu tavsiye ediyorum ve bunun önemli olduğunu düşünüyorum.
Ama şirketlerin hikayelerini anlatmayı ve halka açık piyasalarla iletişim kurmayı öğrenmesinin de zaman aldığını düşünüyorum. Bu, VC’lerden çok farklı bir kitle. Cerebras hikayesini saygıyla ben şöyle anlatırdım: Cerebras’ın başına gelen şu, bir çeyrek raporladılar ve hızlı büyüyorlar ama AI’ın geri kalanına göre Mart çeyreğinde o kadar da hızlı büyümüyorlar. Ben şunu derdim: Aralık 2025’te OpenAI ile dönüştürücü nitelikte, işte 20, 25 milyar dolarlık, tam sayıyı bilmiyorum, bir kontrat imzaladık. Hemen Taiwan Semi’den daha fazla wafer sipariş ettik. Biz o siparişi verdiğimiz andan itibaren, Taiwan Semi “evet” diyor, üretime başlıyor, çipi yapmak dört ay sürüyor. Sonra bizim o çipi bir sunucuya dönüştürmemiz yaklaşık iki ay sürüyor. Sonra şanslıysak ve elektriği bulabilirsek, o çipe enerji vermek ve onunla token üretmeye başlamak bir ay sürüyor. Yani bu OpenAI anlaşmasının etkisini en erken muhtemelen Labor Day civarında göreceksiniz. Üçüncü çeyrekte biraz göreceksiniz ama asıl sonra birikmeye başlayacak.
Çok basit matematikle, kaba sayılar kullanalım. Nvidia sayılarından bazılarını alalım. Bir gigawatt devreye almak 35 milyar dolar gerektiriyor ve o gigawatt’tan 15 milyar dolar token geliri, cloud geliri üretebiliyorsunuz. Görüşmede biri ayda 50 megawatt eklemekten bahsetti. 2027’de ayda 50 megawatt ekleyebilirlerse, 2026’yı unutun, yılı yaklaşık 9 milyar dolarlık cloud computing run rate’iyle kapatırlar. Ve şu anda piyasa değerimiz 40 milyarın altında. Bunu yapmak gerçekten çok zor olacak ve daha önce böyle bir şey hiç yapmadılar. Ama bir yatırımcı olarak bence burada önemli olan şey rekabette nerede durdukları değil, ne kadar yeni talep getirebilecekleri değil; sadece elektriği ne kadar hızlı devreye alabilecekleri. Ve dinleyin, hyperscaler’ların dışında bir gigawatt’tan fazla devreye alan şirketler sanırım yalnızca CoreWeave, Crusoe ve xAI oldu; 600 megawatt devreye almak gerçekten zor. Benim yatırımcı olarak odaklandığım şey bu. Kaç megawatt devreye alabilirler? Çünkü bundan ne kadar monetize edeceklerini biliyoruz. Soru bu. Göreceğiz.
Evet. Bence iyi ifade ettin.
Son dönemde bunun başına geldiği diğer şirketler var. Sanırım Rivian ve meşhur şekilde, Chamath, Facebook ilk yılında IPO fiyatının altında işlem gördü. Bu mutlaka kötü şirket anlamına gelmiyor. Sadece çok fazla hype ya da IPO’da agresif davranıp mükemmel fiyatlama anlamına geliyor olabilir. Ve iki yoldan biri olabilir. Ya çok düşük fiyatlarsın ya da çok yüksek fiyatlarsın. Doğru tutturmak gerçekten zor. Bu yüzden auction yapmak…
Evet, auction doğru yol. Auction doğru yol. Yani olması gerektiği gibi yaparsan fiyatlamak zor değil. Zor olan, belirli bir sayı olmasını istediğinde fiyatlamak.
Evet. Ve beslenecek çok ağız var, bu da fiyatı etkiliyor.
Burada bunun olduğunu düşünmüyorum. Bence bunu düşünceli şekilde fiyatlamak için iyi niyetli bir çaba vardı, ama çok talep gören bir IPO’ydu. Bence fiyatlaması zor bir IPO’ydu.
Sadece auction yaparsın Gavin. Sadece auction yaparsın. Bence bu underwriting’den farklı. Sen underwriting yapıyorsun.
Ama bankacıların bence sadece auction yapma moduna daha fazla girmesi gerekiyor.
Evet. Son konu şu 3 trilyon dolardı, ya da aslında Anthropic için yaptığın 3 trilyon dolarlık çağrı bunu 6 trilyon dolarlık arz gibi yapar. Genel olarak ne düşünüyoruz?
Arz demeyelim çünkü bunun küçük bir dilimini arz edecekler.
Tabii.
Ve o küçük dilim, bağlam içinde absorbe edilmesi çok kolay bir şey. Bence elimizde emsal yok. Göreceğiz. Yanılıyor olabilirim ama küresel sermaye piyasalarının 50 milyar dolarlık bir arzı absorbe etmesi zor değil. Sanki birinin gidip…
Evet. Yüzde 5 float 150 milyar eder. Yeterince var.
Arkadaşlar, 15 milyar doların çok para olduğu zamanları hatırlıyor musunuz?
Evet. Olan biten ne kadar tuhaf? Ne kadar tuhaf?
Bu arada, çılgınca. Tüm bu para nereden geliyor? Evet. Bunca zaman neredeydi?
Biraz nostalji yapabilir miyiz?
Ben Fidelity’deyken, ekip arkadaşlarımla birlikte yerden yere vurulduk.
Sanırım Uber’i 14 milyardan fiyatlamıştık. Ve ne yaptığımızı bilmediğimiz gerekçesiyle basında yerden yere vurulduk. O zaman böyle görülüyordu. Sonra tabii sanırım altı ay sonra siz ne yaptınız, 42 milyar gibi bir değerden tur mu yaptınız? Ama evet, 14 milyar. O zamanlar özel bir şirket için çığır açıcıydı.
Evet, kesinlikle. 17’ydi ama, yani…
Hayır 17. Hayır, haklısın. Ben 14 istemiştim.
Ve büyük bir pazarlık yapmıştık.
Ve biz auction yürüttük. Hayır, sadece auction yürüttük.
Evet, sen 20 istiyordun ve belki 17’de buluştuk. Yaptığımız şey şuydu: dahil olmak isteyen herkes, 10, 11, 12, 13, 14’ten başlayıp 20’ye kadar hangi fiyatta ne kadar para koyacağını gösteren bir sheet doldurmak zorundaydı. Sonra Dutch auction yaptık. “Bir buçuk milyar clear etmek istiyoruz” dedik. Sadece auction yaptık ve clear ettik. İnsanlara geri dönüp “Hey, alamayacaksınız. Bir şansınız daha var” dedik. Excel sheet’lerini güncellediler, sayı biraz yukarı çıktı, sonra kapattın. Ama evet, o tur sanırım 9 ya da 10 gibi bir yerden başlamıştı. 17’de bitti.
Hizmetlerin için teşekkürler.
Evet, eskiden bu çok paraydı ve o zamanlar duyulmamış bir şeydi. Bak, bu 10 yıl önceydi; okula iki yönde de yokuş yukarı yürüdüğümüz zamanlar.
Evet. Eskiden… Evet. Tereyağı olmadan patates yemek zorundaydık, sadece sıcak patates. Bazen pişmiş oldukları için şanslıydık. Bazen çiğ olurlardı. Hayır, babam bana bu hikayeyi anlatırdı. Meşhur bir John the Beard hikayesidir. Annesinin fırına dört patates koyduğunu söylerdi. Alüminyum folyoya sararlarmış, her cebe bir tane; çünkü eldiven almaya paraları yetmezmiş. Ellerini ceplerine, sıcak patateslerin yanına koyarsın. Okula vardığında birini kahvaltıda, birini öğle yemeğinde yersin. O ve çok genç yaşta ölen, Tanrı rahmet eylesin, halam Johanna böyle patateslerini yerlerdi. Hayatları buydu. Okula yürümek.
Evet. Ve çocuklarımız iki yönde de uğraşıyor.
Evet. Yeni iPhone 16’yı ya da 17’yi almaya çalışıyorlar. Bilmiyorum.
5 milyar dolar toplamanın zor olduğu zamanları hatırlıyor musunuz?
Aman Tanrım. Bu çılgınlık.
1,5 milyon dolar toplamanın zor olduğu zamanları hatırlıyor musunuz?
Dostum, hatırlıyorum. Evet. Toplamanın zor olduğu zamanları hatırlıyorum. Neyse, bunu yapmak zorunda değiliz. Tamam. Zaten dede gibi konuşuyoruz.
Gerçekten öyle konuşuyoruz. O ilk 1,5 milyonu toplamak çok zordu.
Dostum, sadece… Oraya gitmemize gerek yok. Yine de çok komik.
Arkandaki bu sanat eseri ne Gavin? Bir sanat eseri mi yoksa sen mi yaptın?
Evet.
Hayır, Atherton’da kiralık bir evde kalıyorum.
Tamam. İşte böyle. Sadece Arap sanatı. Pekala millet. Diktatör Jamal Pitia için ve David Sacks adına, TK, GB.
Allin podcast’inde bir dahaki sefere görüşürüz. Güle güle. Harika iş çıkardınız millet. >> Kazananlarınızı yoluna devam ettireceğiz. >> Rainman David. >> Bunu hayranlara açık kaynak yaptık ve onlar bununla iyice çıldırdı. >> Sizi seviyorum. Kazananlarınızı istiyorum. >> Bestiler gitti. >> Bu, garaj yollarınızı alan köpeğim. >> Ah dostum, iştahım buluşacak. >> Hepimiz bir oda tutup kocaman bir alem yapmalıyız çünkü hepsi tamamen işe yaramaz. Sanki bir şekilde boşaltmamız gereken böyle bir cinsel gerilim var. >> Ayakların. Merch çıkarmamız lazım. All in’e gidiyorum. All in’e gidiyorum.