Donald Trump’ın Güney Kore, Iran ve Israel Politikaları: “Northeast Asia’daki Satranç Tahtası Değişebilir”
İngilizce kaynak transkriptte, “Judge” diye hitap edilen sunucu ile adı belirtilmeyen bir konuk, Donald Trump’ın Güney Kore, Kuzey Kore, İran ve İsrail eksenli dış politika hamlelerini tartıştı. Bölümde özellikle ABD-Güney Kore ilişkilerindeki gerilim, China’nın bu gerilimden yararlanma ihtimali, Mossad kaynaklı olduğu ileri sürülen Air Force One istihbaratı ve İsrail’in Syria’daki Turkish varlıklarına saldırısının olası sonuçları ele alındı.
Trump’ın Güney Kore’ye Yönelik Baskısı ve China’nın Hamlesi
Sohbet, sunucunun Trump’ın South Korean government (Güney Kore hükümeti) üzerinde baskı kurmaya çalıştığını söylemesiyle başladı. Sunucu, Trump’ın Güney Kore’den “10 milyar dolar” talep etmeye çalıştığını belirtti ve bu talebin Trump’ın kendi zihninde hangi gerekçeye dayanabileceğini bilmediğini ifade etti.
“Trump’ın Güney Kore hükümetini sıkıştırmaya çalıştığından bahsetmiştin,” diyen Judge, “10 milyar dolar. Kendi zihninde bunu haklı çıkarmak için teorisinin ne olabileceğini bile bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
Sunucuya göre bu gelişmeye hızlı tepki veren isim Chinese Foreign Minister Wang Yi oldu. Judge, Wang Yi’yi Sergey Lavrov’dan sonra “gezegendeki en önemli ikinci diplomat” olarak niteledi ve Wang Yi’nin Güney Kore’ye “gelin bizimle iş yapın” çağrısında bulunduğunu söyledi. Bu çerçevede China’nın Güney Kore’den kendisiyle tam hizalanmasını beklemediğini, ancak Güney Kore’nin ABD’yi dışarıda bırakıp tarafsız bir pozisyon almasını isteyeceğini savundu.
“China, Güney Kore’nin kendisiyle hizalanmasını beklemiyor; ama China, Güney Kore’nin ABD’yi dışarı çıkarıp tarafsızlığını korumasını çok ister,” diyen Judge, bunun Northeast Asia’daki güç dengeleri açısından önemli olabileceğini belirtti.
Adı belirtilmeyen konuk, bu ihtimalin “oldukça mümkün” olduğunu söyledi. Kendisinin yaklaşık üç haftadan kısa bir süre içinde South Korea’ya gidebileceğini, böylece durumu yerinde gözlemleme ve South Korean officials (Güney Koreli yetkililer) ile konuşma fırsatı bulabileceğini belirtti. Konuk, böyle bir gelişmenin Northeast Asia’daki “satranç tahtasını tamamen değiştirebileceğini” ifade etti.
“Bu, Northeast Asia’daki satranç tahtasını tamamen değiştirebilir,” diyen adı belirtilmeyen konuk, Seoul’deki değerlendirmelerin devam ettiğini söyledi.
ABD-Güney Kore Tatbikatlarının İptali
Judge, bu gelişmelerin Trump’ın Kim Jong-un ile South Korean president’dan daha dostane ilişkiler içinde olduğunu kamuoyu önünde söylemesiyle aynı döneme denk geldiğini aktardı. Sunucu, Trump’ın “North Korea’daki canavar Kim Jong-un” ile Güney Kore başkanından daha yakın olduğunu söylediğini belirtti.
Judge ayrıca Trump’ın büyük US-South Korea military exercises (ABD-Güney Kore askeri tatbikatları) son dakikada sonlandırdığını söyledi. Ona göre bu tatbikatların hazırlığı için “yüz milyonlarca dolar” harcanmıştı.
“Trump, Kim Jong-un’la Güney Kore başkanından daha dostane olduğunu kamuoyu önünde söyledi,” diyen Judge, “dev US-South Korea military exercises’i, hazırlık için yüz milyonlarca dolar harcandıktan sonra son dakikada sonlandırdı” diye ekledi.
Konuk, bu tablonun Seoul’de yeniden değerlendirildiğini söyledi. Ona göre Güney Kore’de karar alıcılar, ABD ile ilişkilerdeki bu yeni durumu gözden geçiriyor olabilir.
“Bütün mesele şu anda Seoul’de açık biçimde yeniden değerlendiriliyor,” diyen adı belirtilmeyen konuk, Güney Kore ziyaretinin gerçekleşmesi hâlinde bunun “bilgi açısından bir mayın tarlası” olacağını ifade etti.
Air Force One İddiası ve Mossad Kaynaklı İstihbarat
Podcastin ikinci bölümünde Judge, “Israeli false flag” olarak nitelediği ve Air Force One ile ilgili olduğunu söylediği bir iddiayı gündeme getirdi. Judge’ın aktardığına göre Mossad, ABD’de Secret Service veya CIA içinden birilerine Iranianların Air Force One’ı düşüreceği yönünde bilgi iletti. Sunucu, bu iddianın ardından Trump’ın kişisel asistanı ve Secretary Hegseth ile birlikte bir yemek kamyonuyla götürüldüğünü, buna karşılık Secretary Rubio, üst düzey personelin geri kalanı ve 110 gazetecinin Air Force One’da bırakıldığını söyledi.
Judge, bu düzenlemeyi Air Force One’ın “sanki bir yem” gibi bırakılması şeklinde yorumladı. Ancak bunu kanıtlanmış bir olgu olarak değil, Mossad’dan geldiğini söylediği istihbarat ve sonrasındaki gelişmeler üzerinden aktardı.
“Mossad, ABD’de Secret Service ya da CIA’den birine İranlıların Air Force One’ı düşüreceğini söyledi,” diyen Judge, “Trump’ı kişisel asistanı ve Secretary Hegseth ile birlikte bir yemek kamyonuyla çıkarıyorlar; Secretary Rubio’yu, üst düzey ekibin geri kalanını ve 110 gazeteciyi Air Force One’da bırakıyorlar” şeklinde konuştu.
Judge’a göre Mossad kaynaklı istihbarat CIA’ye iletildi ve CIA bu bilgiye “low confidence” değerlendirmesi verdi. Sunucu, Phil Giraldi’ye atıfla “low confidence” ifadesinin, bu tür bir bilginin “çöp” olduğu ve inanılmaması gerektiği anlamına geldiğini söyledi.
“Phil Giraldi’ye göre ‘low confidence’, bunun çöp olduğu anlamına gelir; inanmayın,” diyen Judge, CIA’nin değerlendirmesine rağmen Trump’ın Mossad’a inanmayı seçtiğini savundu.
İran Diplomasisi ve Askeri Faaliyetler Tartışması
Judge, Mossad’ın Trump’ı korkutarak İran’la diplomasi sürecini geri çekmeye ve askeri faaliyetleri yeniden devreye almaya yönlendirmeye çalıştığını ileri sürdü. Bu iddia da sunucu tarafından bir değerlendirme olarak dile getirildi; transkriptte bunu doğrulayan bağımsız bir kanıt sunulmadı.
Adı belirtilmeyen konuk, Judge’ın sorusuna, “Kendi sorunu kendin yanıtladın” diyerek karşılık verdi. Konuk, CIA’nin dahi söz konusu istihbaratı güvenilmez gördüğünü savundu ve ABD başkanının Mossad tarafından yönlendirildiği iddiasını dile getirdi.
“CIA bile bu istihbarat çöp diyor,” diyen adı belirtilmeyen konuk, “United States president Mossad tarafından yönetiliyor; manşet bu” değerlendirmesinde bulundu.
Konuk ayrıca ABD’de “IQ’su olan herkesin” bunu zaten bildiğini ileri sürdü. Bu ifade, konuşmacının sert ve polemikçi değerlendirmesi olarak aktarıldı; transkriptte bu iddiayı destekleyen ek veri veya karşı görüş yer almadı.
Syria’da Turkish Varlıklarına Saldırı ve Yeni Savaş Uyarısı
Konuşmanın son kısmında adı belirtilmeyen konuk, “satranç tahtası” ifadesini yeniden kullanarak durumun giderek daha karmaşık ve tehlikeli hâle geldiğini söyledi. Konuk, İsrail’in Syria’daki Turkish assets’e (Türk varlıkları) yönelik saldırısının “bir sonraki savaşın başlangıcının başlangıcı” olabileceğini savundu.
“Satranç tahtasında durum dakika dakika daha karmaşık hâle geliyor,” diyen adı belirtilmeyen konuk, “Israeli attack on Turkish assets in Syria, bir sonraki savaşın başlangıcının başlangıcı olabilir” ifadelerini kullandı.
Konuk, Israelis’in bunu daha önce işaret ettiğini öne sürdü ve “Turkey is next” ifadesini kullandı. Transkriptte bu iddianın hangi Israeli officials, kurumlar veya açıklamalar üzerinden temellendirildiğine dair ayrıntı verilmedi.
“Israelis bunu zaten telgrafla bildirmişti: Sırada Turkey var,” diyen adı belirtilmeyen konuk, Syria’daki saldırının daha geniş bir bölgesel çatışmaya kapı aralayabileceğini savundu.
Genel olarak bölüm, Trump’ın Güney Kore’ye dönük para talebi iddiası, US-South Korea askeri işbirliğinin sorgulanması, China’nın Seoul’e yaklaşma fırsatı, Mossad kaynaklı olduğu ileri sürülen Air Force One istihbaratı ve Israel-Turkey geriliminin Syria üzerinden tırmanabileceği iddiası etrafında şekillendi. Konuşmacılar, özellikle ABD’nin müttefik ilişkilerinde ve Middle East ile Northeast Asia’daki güç dengelerinde aynı anda kırılmalar yaşandığını savundu.