Daniel Davis: “Trump İran’da da Russia’da da Ne Yapacağını Bilmiyor”
İngilizce yayımlanan bölümde Glenn, emekli Lieutenant Colonel Daniel Davis ile ABD’nin İran’la yaşadığı gerilimi, Strait of Hormuz (Hürmüz Boğazı) üzerindeki anlaşmazlığı ve NATO zirvesinde Rusya-Ukrayna savaşı etrafında verilen mesajları konuştu. Tartışmanın merkezinde, Davis’in ABD ve Batı liderliğinin askeri güç, diplomasi ve tırmanma riskleri konusunda tehlikeli biçimde yönsüz davrandığı yönündeki değerlendirmesi vardı.
İran Ateşkesi, Strait of Hormuz ve Trump’ın Belirsizliği
Glenn, görüşmeye ABD’nin İran’a karşı yeniden savaşa dönüyor gibi göründüğünü söyleyerek başladı. Kendi anladığı kadarıyla İran’ın, Strait of Hormuz’daki İran idaresine uymayan sivil gemilere saldırdığını aktardı. Ardından Trump’ın İranlılara yönelik sert ifadeler kullandığını, ateşkesin öldüğünü ve İran’a “çok sert” vuracağını söylediğini belirtti.
Daniel Davis ise gelişmelerin temel nedenini Trump’ın ne yaptığını bilmemesine bağladı. “Başkan Trump’ın ne yaptığına dair hiçbir fikri yok ve bunu aşağılayıcı anlamda söylemiyorum,” diyen Daniel Davis, “kendi sözlerini ve olup biteni gözlemleyerek söylüyorum” şeklinde açıkladı. Davis’e göre Trump, daha önce baskı, tehdit ve zorlama yoluyla sonuç alabildiği araçların artık işlemediği bir konuma kendisini sıkıştırmış durumda.
Davis, Air Force One’da Trump’a tam ölçekli savaşa geri dönülüp dönülmediği sorulduğunu, Trump’ın ilk cevabının “Bilmiyorum” olduğunu aktardı. Davis, bunu özellikle vurgulayarak ABD Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanının, kendisinin başlattığı savaşın bundan sonra nereye gideceğini bilmediğini savundu. Trump’ın ardından savaş olursa bunun “kolay” olacağını söylediğini belirten Davis, buna rağmen ilk refleksin belirsizlik olduğunu söyledi.
Davis’e göre sorun sadece Trump’ın tavrı değil, diplomatik sürecin aceleye getirilmesiydi. Nisan başından Haziran ortasına kadar uzanan dönemde imzalanan 14 maddelik metnin Trump’ın söylediği gibi bir “anlaşma” değil, savaşı bitirecek müzakerelere giden bir işaret noktası olduğunu belirtti. Bu ayrımın basit bir kelime meselesi olmadığını, Trump’ın bunu nihai bir anlaşma gibi gördüğü için süreci hızla sonuçlandırmaya çalıştığını söyledi.
Beşinci Madde ve Farklı Yorumlar
Davis, mevcut krizin özellikle metindeki beşinci maddeden kaynaklandığını söyledi. Ona göre bu madde, Strait of Hormuz’da güvenli geçişin nasıl düzenleneceği konusunda ciddi yorum farklarına açık bırakıldı. Davis, “Beşinci madde, Strait of Hormuz’un kimin kontrolünde olduğuyla ilgili bölüm ve orada yoruma çok açık bir alan var,” diyen Daniel Davis, “ilk sürtüşme noktası da burası” ifadelerini kullandı.
Davis’in anlatımına göre madde, İran tarafının boğazdan güvenli geçişi belirleyeceğini ve 60 gün boyunca ücret almayacağını söylüyordu. İran’ın 61. günden itibaren yeniden ücret alacağını hem imzadan önce hem sonra açıkça söylediğini belirtti. İran tarafının kendi idari kurallarını koyduğunu, gemilerin belirli onaylar, belgeler ve rotalar üzerinden geçmesini istediğini aktardı.
Davis’e göre ABD ise mutabakatta kendisine böyle bir yetki verilmemesine rağmen güney koridorunda kendi geçiş yolunu belirledi. İran tarafının bunu kabul etmediğini, gemilere kendi belirlediği kurallara uymaları gerektiğini söylediğini ve uymamaları halinde ateş açılacağı uyarısında bulunduğunu aktardı. Davis, uyarıların ardından üçüncü gün üç geminin vurulduğunu söyledi.
Central Command’ın bunu İran’ın ateşkesi ve mutabakatı ihlal etmesine yanıt olarak yorumladığını belirten Davis, aynı paragrafın iki tarafça çok farklı okunduğunu kaydetti. Ona göre asıl mesele, ABD’nin “20’ye 1” diye tarif edilen yoğun karşılıklarının neyi amaçladığının belirsiz olması. Davis, “Neyi başarmaya çalışıyorsunuz Glenn, burada değer nerede?” diyerek, vurulan hedeflerin stratejik amacının açıklanmadığını savundu.
İran’ın Nükleer Doktrin Uyarısı ve Tırmanma Riski
Davis, ABD saldırılarının İran üzerinde beklenen sonucu yaratmadığını, tersine İran’ın daha sert seçenekleri gündeme getirdiğini söyledi. FARS haber ajansı üzerinden İran Parlamentosu’nda NPT’den, yani Non-Proliferation Treaty’den (Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması) çekilmeye ve nükleer doktrini değiştirmeye yönelik bir tasarının bulunduğunun duyurulduğunu aktardı. İran’ın ayrıca karşılık vermeye devam edeceğini söylediğini belirtti.
Davis, görüşmeden hemen önce İran tarafının Ürdün’deki bir hava üssüne 10 füze attığını söylediğini, Ürdün’ün ise hepsini düşürdüğünü iddia ettiğini aktardı. Bunun doğruluğunun daha sonra anlaşılacağını belirtti ancak İran’ın geri adım atmadığını vurguladı.
Glenn, Washington’da başarının çoğu zaman öldürülen kişi veya yok edilen hedef sayısıyla ölçüldüğünü söyledi. Bunun bir yıpratma savaşında anlamlı olabileceğini, ancak İran’ın güvenlik talebinin temel mesele olduğunu savundu. İran’ın güvenliği aşırı ölçüde zayıflatılırsa nükleer silahı nihai caydırıcı olarak görmesinin ve Strait of Hormuz üzerindeki kontrolünü artırmasının beklenebileceğini söyledi.
Glenn ayrıca Trump’ın Kharg Island’ı ele geçirme ihtimalinden söz ettiğini belirtti. Bunun, daha önceki iki turda yapılmayan çok riskli bir tırmanma olacağını söyledi. Böyle bir adımın İran’ı Gulf States (Körfez ülkeleri) ve enerji altyapılarına saldırmaya itebileceğini savundu.
Davis, Trump’ın desalinasyon tesisleri ve Kharg Island hakkında konuşmasının İran tarafında bu mücadelenin varoluşsal olduğu algısını daha da güçlendirdiğini söyledi. İran’ın gemilere ateş açarken ABD’nin kinetik yanıt verebileceğini bildiğini düşündüğünü belirtti. Ona göre İran, ABD fazla ileri giderse GCC ülkeleri ve Israel’deki hedeflere saldırmak için ihtiyaç duyduğu gerekçeyi elde edeceğini hesaplıyor olabilir.
Şehirlerin Hedef Alınması ve Savaş Suçu Tartışması
Davis, ABD yönetiminden sızdırılan veya konuşulan bir seçeneğin, ilk saldırı dalgaları işe yaramazsa İran şehirlerinin hedef alınması olabileceğini söyledi. Buna sert şekilde karşı çıktı. “İran şehirlerine cezalandırıcı bir baskın düzenleyeceğiz demek düpedüz savaş suçudur,” diyen Daniel Davis, “bunun askeri kabiliyetle ya da Strait of Hormuz’un kontrolüyle ilgisi yok” şeklinde belirtti.
Davis, böyle bir saldırının sivil nüfusa zarar vererek hükümete baskı kurma amacı taşıyacağını ve bunun açıkça savaş suçu olduğunu savundu. Daha önce Tahran’daki bir köprünün vurulduğunu, bunun Persian Gulf veya Strait of Hormuz’daki çatışmayla askeri bağının olmadığını ileri sürdü. Caribbean Ocean, Venezuela, Cuba ve hatta Greenland hakkında konuşulan seçenekleri de örnek vererek ABD içindeki sınırlayıcı mekanizmaların zayıfladığını söyledi.
Davis, anayasal güçler ayrılığı, 1973 War Powers Act ve ahlaki sınırlardan söz ederek bunların fiilen ortadan kalktığını savundu. İran şehirlerine yönelik saldırıların gerçekleşmesi halinde İran’ın Israel, Saudi Arabia, Qatar, UAE ve benzeri yerlerde benzer hedeflere saldırabileceğini söyledi. Ayrıca İran’ın NPT’den çekilip nükleer silaha yönelme ihtimaline dikkat çekti.
Davis, teknik kişilerden aldığı bilgiye göre İran böyle bir karar verirse Midnight Hammer’dan kaynaklanan hasara rağmen ülke içinde başka yerlerde faaliyet yürütebileceğini, “bir ay kadar” içinde bomba sahibi olabileceğini iddia etti. Bu durumda İran’ın çölde bir nükleer deneme yapıp bir sonraki hedefin başka bir ülke olabileceği mesajını verebileceğini savundu.
Glenn, İran’ın bunu varoluşsal tehdit olarak gördüğünü ve tırmanma merdiveninde sonuna kadar gidebileceğini söyledi. İran’ın Suriye veya Irak gibi vurulurken sessiz kalmayacağını, bu savaşta bunu açıkça gösterdiğini savundu. Ona göre İran’ın mevcut sınırlılığı, ABD’yi şehir merkezlerine cezalandırıcı bombardımana yöneltmemek için olabilir.
NATO Zirvesi, Mark Rutte ve Batı’nın Ahlaki Çelişkileri
Glenn daha sonra NATO zirvesindeki açıklamalara geçti. Trump’ın Syria’yı State Sponsors of Terrorism listesinden çıkarmak istemesini garip bulduğunu, Spain hakkında “korkunç insanlar” dediğini, Denmark’a yönelik toprak tehdidinde bulunduğunu, Meloni ve Starmer ile tartıştığını söyledi. Ancak özellikle NATO Secretary General Mark Rutte’nin açıklamalarını sordu.
Glenn’e göre Rutte, ABD’nin İran’ı bombalamasını “tamamen anlaşılır” bulduğunu söyleyerek Avrupalıları bu saldırılara ortak hale getirdi. Aynı nefeste Russia’yı başka bir ülkeye saldırmakla ve 19. yüzyıl tarzı davranmakla suçladığını, Batı’nın “olgun demokrasiler” olduğunu söylediğini aktardı.
Davis, Batı elitlerinin artık gerçek bir ahlaki temele sahip olmadığını savundu. “Artık yaptıklarımız için ahlaki bir temelimiz yok,” diyen Daniel Davis, “sadece ABD değil, Europe da hukukun üstünlüğünü bir kenara attı” diye vurguladı. Geçmişte Batı’nın kendi iddialarına tam uymasa da bazı sınırlar gözettiğini, bugün ise daha önce gölgede yapılanların açıkça yapıldığını söyledi.
Rutte’nin İran’a karşı yapılanları haklı gösterip Moscow’u aynı anda suçlamasını çelişkili bulduğunu söyledi. Davis’e göre Batı liderleri kendi eylemlerini tanım gereği doğru, karşı tarafın eylemlerini ise tanım gereği yanlış gösteriyor. Bunu halkları kontrol etmek için kullanılan bir dil stratejisi olarak değerlendirdi.
Davis, Batı halklarının büyük kısmının hâlâ ahlaki sınırlarla hareket eden insanlar olduğunu, ancak liderlerin dili bir araç gibi kullandığını savundu. “Bana göre kelimeler artık nüfusu kontrol etmek için kullanılan araçlar,” diyen Daniel Davis, “halk için değil, halka rağmen hareket ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Russia-Ukrayna Savaşı ve Trump’ın Konumu
Glenn, Trump’ın daha önce Zelensky’ye “World War III ile oynuyorsunuz” dediğini hatırlattı. Ancak NATO zirvesinde Ukraine’in Patriot füzeleri için üretim lisansı alabileceğini söylediğini, no-fly zone seçeneğini gelişigüzel dile getirdiğini ve Marco Rubio’nun Russia içlerine derin saldırıların barışı kolaylaştıracağını savunduğunu aktardı. Bu saldırıların NATO silahları ve NATO istihbaratıyla yapılacağını söyledi.
Glenn’e göre NATO, Russia’nın misilleme yapabileceğini bildiği için Article 5 vurgusuna ihtiyaç duyuyor. Zelensky’nin iyimserlik satmak için siyasi nedenleri olabileceğini, ancak NATO’nun da bunu isteyerek satın aldığını söyledi. Kremlin spokesperson Dmitry Peskov’un “special military operation”ın artık savaşa dönüştüğünü söylemesini bu bağlamda sordu.
Davis, Trump’ın hem İran hem Russia konusunda ne yapacağını bilmediğini savundu. “Size en yetkili ağızdan cevap vereyim: ABD Başkanı’ndan, bilmiyorum,” diyen Daniel Davis, “İran savaşında ne yapacağını bilmiyor, Russia savaşında da ne yapacağını bilmiyor” şeklinde değerlendirdi.
Davis’e göre Trump’ın önündeki en az kötü seçenek, Ukraine konusunda ABD desteğini kademeli olarak azaltmak ve Kyiv’e Moscow ile mümkün olan en iyi anlaşmayı yapması için süre vermek. Bunun Ukraine açısından kötü ve Moscow lehine olacağını, çünkü kaldıraç gücünün Moscow’da olduğunu söyledi. Ancak savaşın ve ölümlerin böyle durabileceğini belirtti.
Davis, Trump’ın Brussels, Berlin, Paris ve London’a da bu savaşın kazanılamayacağını anlatması gerektiğini savundu. Ona göre Europe’un mevcut çizgide ilerlemesi kıta çapında, hatta nükleer bir çatışma riski taşıyor. Ancak Trump’ın yenilgiyi kabul etmeden “kazanabileceği” bir çıkış aradığı için bunu yapma kapasitesine sahip olmadığını düşündüğünü söyledi.
Peskov’un “Savaş” Sözü ve Russian Kamuoyu
Glenn, NATO’nun Trump’ı Russia konusunda daha sert bir çizgiye çekmeyi başarı olarak gördüğünü, ancak bunun nasıl biteceğinin düşünülmediğini söyledi. Aynı zamanda İran örneğinde olduğu gibi anlaşmaların ihlal edildiği algısının Russia ve China tarafından da izlendiğini savundu.
Davis, Peskov’un “special military operation” yerine “war” dilini kullanmasını önemli buldu. Russian speakers ile konuştuğunu ve farklı yanıtlar aldığını belirtti. Kendi değerlendirmesine göre Russia, bu kapıyı “açmadı” ama “açmaya başladı”. Putin’in daha önce bunun savaş olmadığını, savaş olursa daha fazla şeyin devreye gireceğini söylediğini hatırlattı.
Davis, savaş ilanı dilinin mobilizasyon, rezervlerin çağrılması ve ekonominin tam seferberliği açısından anlam taşıdığını söyledi. Bu nedenle Kremlin’in Russian kamuoyunu yavaş yavaş bazı şeylerin değişebileceği fikrine hazırlıyor olabileceğini değerlendirdi.
Glenn, Maria Zakharova’nın Estonians’ın St. Petersburg’a yönelik saldırılara karıştığını söylediğini aktardı. Bunun herkesçe bilindiğini ama Russia’nın bunu kamuoyu önünde teyit etmesinin hükümet üzerinde karşılık verme baskısı yarattığını söyledi. NATO’nun Russia altyapısını yok etmede ve Russian vatandaşlarını öldürmede yer aldığının açıkça kabul edilmesinin tırmanma merdiveninde yeni bir aşama olabileceğini savundu.
“World War III” Uyarısı
Davis son değerlendirmesinde, durumun World War I’e doğru “uyurgezer” şekilde gidilmesine benzetildiğini, ancak bugün dünyanın World War III’e doğru çok daha bilinçsiz ve tehlikeli bir biçimde ilerlediğini söyledi. “World War I’e uyurgezer gidildiyse, biz şimdi World War III’e zombi gibi gidiyoruz,” diyen Daniel Davis, “birilerinin çok hızlı şekilde uyanması gerekiyor” diye ekledi.
Davis, mevcut gidişatın World War I kadar sınırlı kalmayacağını, felaket boyutunda sonuçlar doğurabileceğini savundu. Glenn de daha iyi günler umduğunu söyleyerek görüşmeyi kapattı; Davis de “Umalım” yanıtını verdi.