Judge Napolitano - Judging Freedom

Benjamin Netanyahu’nun Washington Hamlesi: “ABD’yi Avucunda Tutan Tek Kişi Olduğunu Göstermek İstiyor”

İngilizce kaynaklı podcast bölümünde adı verilmeyen sunucu ile “Colonel” diye hitap edilen konuk, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile Prime Minister Benjamin Netanyahu arasındaki gerilimi ve Netanyahu’nun Temsilciler Meclisi zemininde kahraman gibi karşılanmasının beklenen siyasi anlamını ele aldı. Bölüm, Gazze savaşı, Hamas’ın sahadaki durumu, İsrail yedek askerlerinin yükü ve Netanyahu’nun Washington ile ilişkisini nasıl kullandığına dair sert değerlendirmeler içerdiği için önem taşıyor.

IDF ile Netanyahu Arasındaki Gerilim

Sunucu, konuşmaya IDF ile Prime Minister Netanyahu arasındaki ayrışmanın ne kadar derin olduğu sorusuyla başladı. Colonel, bu ayrışmanın artık “oldukça ciddi” olduğunu düşündüğünü, ancak bunun esas olarak ideolojik değil “pratik” bir ayrışma olduğunu söyledi.

“Bence artık oldukça ciddi, ama çoğunlukla pratik bir ayrışma,” diyen Colonel, bu gerilimin kaynağını IDF’nin sahada “kazanmıyor” görünmesine bağladı.

Colonel’a göre IDF içindeki rahatsızlığın temel nedeni, askerî güçlerin sürekli kazanılamayan koşullara sokulması. Konuk, İsrail ordusunun sahada hedeflerine ulaşamadığını savundu ve bunu özellikle kuzeydeki hareketlilik üzerinden anlattı. Ona göre IDF, daha önce Hamas’tan temizlediğini düşündüğü bölgelere yeniden dönmek ve birliklerini tekrar düzenlemek zorunda kalıyor.

“Bıktılar; kazanmadıkları koşulların içine sokulmaktan usandılar,” diyen Colonel, “Çok açık biçimde kazanmıyorlar,” şeklinde değerlendirdi.

Colonel, IDF’nin mevcut durumunu anlatırken birliklerin yeniden konuşlandırıldığına ve kuzeye döndüğüne işaret etti. Onun ifadesine göre İsrail ordusu, Hamas’ı temizlediğini sandığı alanlarda bu hedefe ulaşamamış durumda.

“Şu anda saflarını yeniden düzenliyorlar ve Hamas’ı temizlediklerini düşündükleri kuzeye geri dönüyorlar; böyle bir şeyi başarmış değiller,” diyen Colonel, sahadaki askerî tablonun Netanyahu ile ordu arasındaki gerilimi artırdığını belirtti.

Konuk ayrıca İsrail’de yedek askerlerin durumuna dikkat çekti. Ona göre yedek askerler ikinci ya da üçüncü kez göreve çağrılmaktan yorulmuş olabilir. Colonel, bu yorgunluğun yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda kayıplarla da bağlantılı olduğunu söyledi.

“Yedek askerler muhtemelen ikinci ya da üçüncü kez görevde olmaktan bıkıp usanıyor,” diyen Colonel, “Ayrıca insan kaybediyorlar,” ifadelerini kullandı.

“IDF İçinde Rasyonel Subaylar Var”

Colonel, IDF içinde tamamen tek tip bir bakış açısı olmadığını da savundu. İsrail ordusunda “rasyonel insanlar” ve “rasyonel subaylar” bulunduğunu belirtti. Bu değerlendirmesini de Breaking the Silence hareketine atıfla destekledi. Breaking the Silence, İsrail ordusunda görev yapmış askerlerin tanıklıklarını kamuoyuna taşıyan bir hareket olarak biliniyor; ancak podcast içinde örgüt hakkında ayrıntılı ek bilgi verilmedi.

“IDF içinde bazı rasyonel insanlar var; IDF içinde bazı rasyonel subaylar var,” diyen Colonel, “Breaking the Silence hareketi başka türlü var olamazdı,” diye ekledi.

Konuk, bu iç gerilimin giderek ısındığını tahmin ettiğini söyledi. Ona göre ordu içindeki rahatsızlık yalnızca alt kademelerde kalmıyor; liderlik de bu gerilimin farkında olmalı. Colonel, bu bilginin Netanyahu’ya da ulaştırılıyor olabileceğini, ancak Netanyahu’nun buna kapalı davrandığını savundu.

“Gerilimin şu anda oldukça yükseldiğini hayal ediyorum,” diyen Colonel, “Liderlerin bu gerilimin farkında olduğunu ve bunun muhtemelen Netanyahu’ya iletildiğini düşünüyorum,” şeklinde konuştu.

Bunun ardından Colonel, Netanyahu’ya yönelik son derece sert bir ifade kullandı. Ona göre Netanyahu bu uyarılara kulak vermiyor.

“Fakat o buna karşı sağır ve dilsiz,” diyen Colonel, Netanyahu’nun ordu içindeki gerilime duyarsız kaldığını savundu.

Netanyahu’nun Washington Ziyareti

Sunucu daha sonra görüşmenin önümüzdeki iki hafta yapılamayacağını, kendi tatili nedeniyle konukla yeniden konuşamayacaklarını söyledi. Bu süre içinde “Tanrı bilir ne olacak” diyerek belirsizliğe işaret etti. Ancak planlanmış bir gelişme olarak Netanyahu’nun Temsilciler Meclisi zemininde kahraman gibi ağırlanacağını ve bunun etrafında büyük bir gösteri yapılacağını belirtti.

Sunucu, Netanyahu’nun bu ziyaretteki amacını sordu ve İran bağlamında dikkat çekici bir soru yöneltti: Netanyahu Amerikan Kongresi’ni kendi adına İran’a savaş ilan etmeye mi ikna etmek istiyordu?

Colonel, Netanyahu’nun Amerika Birleşik Devletleri’ne geldiğinde her zaman “çok çok belirli hedefleri” olduğunu söyledi. Ona göre bu tür ziyaretler rastlantısal ya da yalnızca diplomatik nezaket amacıyla yapılan temaslar değil. Colonel, Netanyahu’nun ABD ziyaretlerini hem İsrail kamuoyuna hem de Amerikan siyasetçilere dönük bir güç gösterisi olarak gördüğünü savundu.

“Böyle bir şey yapmak için geldiğinde, Amerika Birleşik Devletleri’ne geldiğinde, her zaman çok çok belirli hedefleri olur,” diyen Colonel, Netanyahu’nun ziyaretlerini bilinçli siyasi amaçlarla gerçekleştirdiğini belirtti.

“ABD’yi Avucunda Tutan Tek Kişi Olduğunu Göstermek İstiyor”

Colonel’a göre Netanyahu’nun birinci amacı, İsrail halkına, özellikle de Yahudi İsraillilere, Amerika Birleşik Devletleri’ni “avucunda tutan” tek kişinin kendisi olduğunu göstermek. Bu değerlendirme, konuğun Netanyahu’nun iç siyasette ABD ile ilişkisini kişisel güç göstergesi olarak sunduğu iddiasına dayanıyor.

“Birincisi, İsrail halkına, özellikle Yahudi İsraillilere, Amerika Birleşik Devletleri’ni avucunda tutan tek kişinin kendisi olduğunu göstermek,” diyen Colonel, Netanyahu’nun Washington’daki kabulü iç politikada kullandığını savundu.

Konuk, Netanyahu’nun ikinci amacının ABD Kongresi’ndeki ve genel olarak Amerikan hükümetindeki bazı kilit kişilerle ilişkisini tazelemek olduğunu söyledi. Colonel, Netanyahu’nun bu ilişkiye sahip olduğuna inandığını ve birçok durumda bunda muhtemelen haklı olduğunu belirtti.

Bu noktada Colonel, özellikle Kongre üzerinde durdu. Netanyahu’nun bazı Kongre üyeleriyle ilişkisini yeniden canlandırmak, onlara kendi etkisini hissettirmek ve yakınlığını göstermek istediğini savundu.

“İkincisi, sahip olduğuna inandığı ilişkiyi yeniden canlandırmak; bence çoğu durumda muhtemelen haklı,” diyen Colonel, bunun özellikle ABD Kongresi’ndeki “bazı çok kilit üyeler” için geçerli olduğunu ifade etti.

Colonel, Netanyahu’nun Amerikan siyasetindeki temaslarını neredeyse törensel bir yakınlık üzerinden tarif etti. Bu ifadesinde, Kongre üyelerinin Netanyahu’ya dokunabildiği ve onun da onlara dokunabildiği bir sahne tasvir etti. Konuk, bu betimlemeyi Netanyahu’nun ABD’deki siyasi kabulden aldığı kişisel güç hissini anlatmak için kullandı.

Netanyahu’nun Kişisel Motivasyonu

Colonel’a göre Netanyahu’nun Amerika’ya gelmesinin üçüncü nedeni kişisel. Konuk, Netanyahu’nun bu ziyaretlerden enerji aldığını, daha önce onu izlediğini ve ABD’ye geldiğinde canlandığını söyledi. Bunun nedeni olarak da Amerika’nın Netanyahu’ya, “bizi kontrol ettiğini” hissettirmesini gösterdi.

“Üçüncü neden, bundan kendisinin çok enerji alması,” diyen Colonel, “Geçmişte onu izledim; Amerika Birleşik Devletleri’ne geldiğinde coşuyor,” şeklinde açıkladı.

Colonel, bu kişisel motivasyonu daha da ileri taşıyarak Netanyahu’nun ABD’de gördüğü kabulün onu “canlandırdığını” söyledi. Ona göre Netanyahu için bu yalnızca diplomatik başarı değil, kişisel ve siyasi varoluşunu besleyen bir unsur.

“Çünkü ona bizi kontrol ettiğini hissettiriyoruz,” diyen Colonel, “Bu onun için çok canlandırıcı. Aslında bunun için yaşıyor,” ifadelerini kullandı.

Konuk, bu duygunun Netanyahu’ya ertesi gün ve sonraki gün de görevde kalacağına, hapse girmeyeceğine dair güvence verdiğini savundu. Bu, podcastte Netanyahu’nun siyasi geleceği ve yargısal riskleri hakkında dile getirilen bir iddia olarak yer aldı; konuşmada bu konuda ayrıntılı hukuki arka plan verilmedi.

“Bu ona yarın ve ertesi gün de ortalıkta olacağına, hapse girmeyeceğine dair güvence veriyor,” diyen Colonel, Netanyahu’nun ABD desteğini kişisel siyasi güvenlik duygusuyla ilişkilendirdi.

Biden’a Baskı ve Amerikan Siyaseti

Colonel, Netanyahu’nun ABD’ye geliş nedenleri arasında “yan nedenler” de bulunduğunu söyledi. Bunlardan biri, eğer görevdeki başkan Netanyahu’nun hoşlanmadığı bir şey yapıyorsa onu utandırmak ya da üzerinde baskı kurmak. Konuk, bunun amacının başkanı “yolunu değiştirmeye” zorlamak olduğunu ifade etti.

Bu çerçevede sunucu, Netanyahu’nun Amerikan hükümetini avucunda tuttuğuyla övünüp övünmediğini sordu. Colonel, Netanyahu’nun bunu daha önce yaptığını söyledi ve bunu İngilizce olarak duyduğunu belirtti.

“Bunu daha önce yaptı,” diyen Colonel, “İngilizce olarak yaptığını duydum,” şeklinde konuştu.

Bu kısa cevap, bölümün genel tonuyla uyumluydu: Colonel, Netanyahu’nun ABD siyasetindeki etkisini yalnızca dışarıdan görünen diplomatik ilişkilerle sınırlı görmediğini, Netanyahu’nun bunu bizzat sahiplenip sergilediğini savundu.

Konuşmada sunucu, Netanyahu’nun Temsilciler Meclisi’nde kahraman gibi karşılanmasının “tüm gösterişiyle” gerçekleşeceğini söyledi. Colonel ise bu ziyaretin amacını üç ana başlıkta topladı: İsrail kamuoyuna ABD üzerindeki etkisini göstermek, Kongre ve hükümetteki kilit isimlerle bağlarını tazelemek ve bu kabulden kişisel siyasi enerji almak.

İran Sorusu Yanıtsız Kaldı, Ama Bağlam Belirlendi

Sunucunun Netanyahu’nun Amerikan Kongresi’ni İran’a savaş ilan etmeye ikna etmek isteyip istemediği sorusu doğrudan yanıtlanmadı. Colonel, İran’a savaş ilanı ihtimali üzerine ayrıntılı bir değerlendirme yapmak yerine Netanyahu’nun genel Washington stratejisini anlattı. Bu nedenle podcastte İran konusu, Netanyahu’nun ABD Kongresi üzerindeki etkisini ne için kullanabileceğine dair bir soru olarak yer aldı; konuğun ana cevabı ise Netanyahu’nun ABD ziyaretlerinin siyasi işlevleri üzerine yoğunlaştı.

Bu bölümdeki temel iddia, IDF ile Netanyahu arasındaki gerilimin sahadaki başarısızlık algısından beslendiği ve Netanyahu’nun Washington’da göreceği kabulü hem İsrail iç siyaseti hem de Amerikan siyasi sistemi üzerinde baskı aracı olarak kullanmak istediği yönündeydi. Colonel, IDF içindeki rahatsızlığı “pratik” bir ayrışma olarak tarif ederken, Netanyahu’nun ABD ziyaretini kişisel, diplomatik ve iç politik hedefleri olan hesaplı bir hamle olarak değerlendirdi.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol