Alexander Pavel ve Scott Ritter: Ruslar Amerikalılarla Diyalog İstiyor, Washington’ın Rusya Politikası Anlaşılmıyor
İngilizce kaydedilen Judging Freedom bölümünde Judge, Alexander Pavel ve Scott Ritter, önceki programın Rusya’da geniş izlenmesini, Rus ve Amerikan halkları arasında diyalog ihtimalini ve ABD’deki Rusya algısını tartıştı. Bölüm, Ukrayna savaşı bağlamında ABD yönetiminin Rusya’ya yaklaşımının halklar arası ilişkilerden nasıl ayrılması gerektiği iddiası etrafında şekillendi.
Rusya’daki İzlenme ve Diyalog Mesajı
Programın açılışında Judge, Alexander Pavel’i yeniden ağırlarken, önceki hafta yapılan yayının Moskova’da bir milyondan fazla kişi tarafından izlendiğini öğrenmekten şaşırdığını ve memnun olduğunu söyledi. Judge, bunun kendisi için sevindirici olduğunu belirtti ve bu ilgiyi büyük ölçüde Major Scott Ritter’ın Rus halkı arasındaki popülaritesine bağladı.
Alexander Pavel ise izlenme verilerine ilişkin daha ayrıntılı bir tablo sundu. Kendi gözlemlerine göre programın önceki bölümünün en az iki farklı kanalda çevirisinin yayımlandığını söyledi. Pavel, bir kanalda 300 bin, diğerinde 550 bin görüntülenme gördüğünü aktardı. Ancak bunun sadece iki kanal olduğunu vurgulayarak toplam izlenmenin daha yüksek olabileceğini belirtti. "Bunlar sadece iki kanal, bu yüzden toplamda bir buçuk milyondan fazla Rus’un programı görmüş olabileceğini düşünebiliriz," diyen Alexander Pavel, Rusya’daki ilginin yalnızca izlenme sayılarıyla sınırlı olmadığını da ima etti.
Pavel, programın yorumlarında dünyanın farklı yerlerinden izleyiciler gördüğünü belirtti. Yeni Zelanda, Fransa ve başka ülkelerden insanların izleyici yorumlarında yer aldığını söyleyen Pavel, bunun Judging Freedom izleyici kitlesinin uluslararası niteliğine işaret ettiğini anlattı. "Görünen o ki dünyanın dört bir yanından insanlara ulaşıyorsunuz," diyen Alexander Pavel, izleyici kitlesinin coğrafi çeşitliliğini vurguladı.
Pavel’e göre Rus izleyicilerin ilgisi, Rusların Amerikalılarla konuşmaya ve kendi görüşlerini aktarmaya istekli olduğunu da gösteriyor. "Bence bu, Rusların Amerikalılarla diyaloğa girmeye, görüşlerini aktarmaya ve iki ulus arasında bu diyaloğu kurmaya çok istekli olduklarını da gösteriyor," diyen Alexander Pavel, programın iki toplum arasında iletişim kanalı işlevi gördüğünü savundu.
Halklar Arasında Düşmanlık Olmaması Gerektiği Görüşü
Judge, Pavel’in bu değerlendirmesini Scott Ritter’a yöneltti ve Ritter’ın iki yıldır programda benzer bir noktayı dile getirdiğini söyledi. Judge’a göre Rus halkı ile Amerikan halkı arasında hiçbir düşmanlık olmamalı. Hatta bu mantıkla Rus hükümeti ile Amerikan halkı arasında da, daha geniş anlamda Rus hükümeti ile Amerikan hükümeti arasında da düşmanlık olmaması gerektiğini ifade etti.
Ancak Judge, mevcut ABD yönetiminin Rus hükümetini şeytanlaştırmaya çalıştığını savundu. Bu noktada özellikle Joe Biden yönetimine atıf yaptı. Judge, "Mevcut Amerikan hükümeti, Joe Biden yönetimi altında Rus hükümetini şeytanlaştırmaya çalıştı," diyerek tartışmayı ABD’nin resmi söylemine ve politik tercihlerine taşıdı.
Scott Ritter ise Judge’ın bu değerlendirmesini daha ileri götürdü. Ona göre sorun yalnızca Rus hükümetinin hedef alınması değil, Rus halkının da şeytanlaştırılması. Ritter, ABD’de "Russophobia" olarak adlandırdığı Rus karşıtlığının yaygın olduğunu savundu. "Sadece Rus hükümetini değil, Rus halkını da şeytanlaştırıyorlar," diyen Scott Ritter, ABD’de Ruslara yönelik kültürel küçümsemenin de bulunduğunu ileri sürdü.
Ritter, ABD’de bazı çevrelerin Rus halkını kültürel olarak daha aşağı gördüğünü iddia etti. Bu yaklaşımın yanlış ve saygısızca olduğunu savunan Ritter, Rusya’nın derin kültürel geleneklere sahip bir ülke olduğunu anlatmak için kişisel bir deneyimini paylaştı.
Ritter’ın St. Petersburg Deneyimi ve Rus Kültürü Vurgusu
Scott Ritter, Noel günü St. Petersburg’da Peter Tchaikovsky’nin Nutcracker Suite eserini bale olarak izlediğini anlattı. Eserin Tchaikovsky tarafından yazıldığını, Rus bir besteciye ait olduğunu ve ilk kez 1892’de St. Petersburg’da sahnelendiğini söyledi. Ritter, bu deneyimi yaşamının önemli anlarından biri olarak nitelendirdi.
"St. Petersburg’da Noel günü Tchaikovsky’nin Nutcracker’ını izlemek hayatımın en önemli anlarından biriydi," diyen Scott Ritter, bu deneyimin Rusya’nın kültürel zenginliğini kendisine yeniden gösterdiğini belirtti. Ona göre Rusya, yüzeysel kalıplarla anlatılamayacak kadar güçlü tarihsel ve kültürel birikime sahip.
Ritter, Rusların kaba stereotiplerle tasvir edilmesine karşı çıktı. Rusya’nın "ayılarla koşan" ya da "karda çıplak yuvarlanan" insanlardan ibaretmiş gibi gösterilmesini küçümseyici bulduğunu söyledi. Bu ifadeyi mizahi bir notla yumuşatsa da asıl vurgusu, Rus halkının küçümsenmemesi gerektiğiydi. Ritter, "Bunlar derin kültürel geleneklere sahip insanlar," diyerek Rus toplumunun tarihsel ve kültürel ağırlığına dikkat çekti.
Ritter’a göre Rusya’nın tarihi çok derin ve Amerikalılar bu toplumu basit klişelerle değerlendirdiğinde ciddi bir saygısızlık yapıyor. "Onlara bu eşsiz kültürden, bu eşsiz halktan daha azıymış gibi davrandığımızda saygısızlık ediyoruz," diyen Scott Ritter, Amerikalıların Ruslardan, Rusların da Amerikalılardan öğrenecek çok şeyi olduğunu savundu.
Amerikan Hükümeti ile Amerikan Halkı Ayrımı
Judge, Ritter’a Rus halkının ABD’deki neocon çevreler ve Kongre’deki savaş yanlısı kesimler hakkındaki tutumunu nasıl gördüğünü sordu. Judge’ın sorusu, Rusların Washington’daki politik kararları Amerikan halkının iradesiyle aynı şey olarak algılayıp algılamadığına odaklandı. Judge, neoconların ve Kongre’deki savaş partisinin Rusya’yı askeri-endüstriyel kompleksin zenginleşmesi için düşman olarak seçtiğini ileri sürdü.
Bu çerçevede Judge, "Rus halkı bunun Amerikan halkının değil, hükümetin kararı olduğunu anlıyor mu?" diye sordu. Soruda, ABD’deki dış politika tercihlerinin halklar arası ilişkilere zarar vermemesi gerektiği varsayımı öne çıktı.
Scott Ritter, tanıştığı Rusların Amerikan hükümeti ile Amerikan halkı arasında keskin bir ayrım yaptığını söyledi. Ona göre Ruslar Amerikan halkıyla bir sorunları olmadığını açıkça ifade ediyor. Ritter, "Tanıştığım her Rus, Amerikan hükümeti ile Amerikan halkı arasında keskin bir ayrım yaptığını söyledi," diyerek bu gözlemini aktardı.
Ancak Ritter’a göre Ruslar, ABD hükümetinin neden bu şekilde davrandığını anlamakta zorlanıyor. Rusların gözünde bu politika mantıksız görünüyor. Ritter, Washington’ın Rusya’ya baskı uygulamasının, yaptırımların ve Ukrayna gibi vekiller üzerinden Rusya’yı hedef almanın Amerikan çıkarlarını ilerletmediğini savundu.
Yaptırımlar, Ukrayna ve ABD İç Siyaseti
Ritter, ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarının ve Ukrayna üzerinden yürüttüğü baskı politikasının beklenen sonucu doğurmadığını iddia etti. Ona göre bu yaklaşım Rusya’yı zayıflatmak yerine güçlendirdi, ABD’yi ise daha zayıf hale getirdi. "Rusya’ya ne kadar yüklenirsek, Rusya’ya ne kadar yaptırım uygularsak, Ukrayna gibi vekiller üzerinden Rusya’yı ne kadar hedef alırsak Amerika o kadar zayıflıyor, Rusya da o kadar güçleniyor," diyen Scott Ritter, politikanın ters sonuç verdiğini savundu.
Ritter, Rusların bu nedenle ABD’nin motivasyonunu anlamadığını söyledi. Ona göre mesele klasik jeopolitik analizle açıklanamaz. Ruslara bu durumu Amerikan iç siyaseti merceğinden anlatmaya çalıştığını belirtti. Ritter, "Bunu jeopolitik merceğinden göremezsiniz; bunu Amerikan iç siyaseti merceğinden görmek gerekir," diyerek ABD’nin Rusya politikasının iç politik dinamiklerle bağlantılı olduğunu savundu.
Bu noktada Ritter, Amerikan siyasetinin mevcut durumuna ilişkin sert bir ifade kullandı. ABD’de siyasetin "clown show" olduğunu söyledi. Bunu Türkçeye aktarırken anlamı itibarıyla Amerikan siyasetinin ciddiyetten uzak ve kaotik bir görüntü verdiği şeklinde özetlemek mümkün. "Amerika şu anda siyasi olarak bir gösteriye dönmüş durumda; bunu söylemekten hoşlanmıyorum ama gerçek bu," diyen Scott Ritter, ABD iç siyasetinin dış politika kararlarını etkilediğini değerlendirdi.
Bölüm boyunca konuşmacılar, Rus ve Amerikan halkları arasında doğrudan bir düşmanlık olmadığı görüşünde birleşti. Alexander Pavel, Rusların Amerikalılarla diyaloğa açık olduğunu vurguladı. Judge, Biden yönetiminin Rus hükümetini şeytanlaştırdığını savundu. Scott Ritter ise bunun Rus halkına yönelik daha geniş bir Rus karşıtlığına dönüştüğünü ileri sürdü ve Rusya’nın kültürel derinliğine dikkat çekti. Program, halklar arası temasın ve karşılıklı anlayışın önemine yapılan vurguyla, ABD-Rusya geriliminde resmi politika ile toplumların tutumunun ayrı değerlendirilmesi gerektiği iddiasını öne çıkardı.