Judge Napolitano - Judging Freedom

Adı Belirtilmeyen Konuk: Israel’ın Lebanon’a Saldırısı Uluslararası Hukuka Aykırı Olur

İngilizce podcast kaydında adı belirtilmeyen sunucu ile adı belirtilmeyen konuk, Israel’ın Lebanon’a, United States’ın ise Yemen’a askeri saldırısının uluslararası hukuk bakımından meşru olup olmayacağını tartıştı. Bölümde özellikle Israel’ın Hezbollah’ı southern Lebanon’dan Litani Nehri’nin kuzeyine çekmeye dönük niyeti, Amos Hochstein’ın diplomatik girişimleri ve kuzey Israel’den tahliye edilen sivillerin geri dönüşü ele alındı.

Uluslararası Hukuk Sorusu

Podcastin açılışında sunucu, Israel ile Lebanon’ın Birleşmiş Milletler üyesi olduğunu hatırlatarak temel bir hukuk sorusu yöneltti: Israel’ın Lebanon’a yasal olarak saldırıp saldıramayacağını sordu. Aynı mantıkla United States’ın Yemen’a saldırmasının hukuken mümkün olup olmadığını da gündeme getirdi.

Konuğun yanıtı kesin oldu. "Bunun basit cevabı hayır," diyen adı belirtilmeyen konuk, "çünkü bu bir işgal olur; uluslararası hukuka aykırı, yasa dışı bir işgal" şeklinde açıkladı. Konuk, sivillerin hedef alınması ve öldürülmesi halinde bunun ayrıca savaş suçu niteliği taşıyacağını da belirtti.

Bu bölümde konuşmacı, devletlerin Birleşmiş Milletler üyeliği bağlamında birbirlerine saldırmasının hukuki sınırlarına odaklandı. Ancak tartışma kısa sürede genel hukuk sorusundan, Israel’ın Lebanon sınırındaki askeri ve siyasi hedeflerine kaydı. Konuk, Israel’ın önce diplomatik yolları denediğini, fakat hafta sonunda United States elçisi Hochstein’ın diplomatik çözüm sağlamakta başarısız olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Hochstein’ın Diplomatik Girişimi

Konuk, United States elçisi Hochstein’ın görevinin Hezbollah’ın gönüllü olarak silahsızlanmasını sağlamaya dönük bir diplomatik çözüm aramak olduğunu ifade etti. Ancak bunun gerçekleşmesini kimsenin beklemediğini de ekledi. "Kimsenin onun bunu başaracağını düşündüğünü sanmıyorum, ama her hâlükârda bunu başaramadı," diyen adı belirtilmeyen konuk, Israel’ın bu noktadan sonra Washington’a niyetini bildirdiğini aktardı.

Sunucu, Amos Hochstein’ın Hezbollah’ı silahsızlanmaya ikna etmesinin gerçekten görevinin parçası olup olmadığını sordu ve bunun imkânsız göründüğünü belirtti. Konuk da bu değerlendirmeye katıldı. Hochstein’ın United States’ın baş müzakerecisi olduğunu, Israel’de doğduğunu, IDF için savaştığını ve Israeli-American vatandaşlığı bulunduğunu söyledi.

Konuk, Hochstein’ın bu görev için uygun kişi olup olmadığı konusunda kesin bir hüküm vermedi. "Bunun için uygun kişi olup olmadığını bilmiyorum," diyen adı belirtilmeyen konuk, "bu tercihi Joe Biden ya da Tony Blinken veya hiyerarşideki birileri yaptı" şeklinde değerlendirdi. Ancak aynı konuşmacı, Hochstein’ın Hezbollah’ı silah bırakmaya ikna etmesinin düşünülemez olduğunu savundu.

Israel’ın Southern Lebanon Hedefi

Konuk, Israel’ın amacının Hezbollah’ı southern Lebanon’dan, özellikle Litani’nin güneyinden uzaklaştırmak olduğunu söyledi. Buna göre Israel, sınır bölgesinde sükûnet sağlamayı ve kuzey Israel’deki yerinden edilmiş sakinlerin evlerine dönmesini hedefliyor. Konuğun aktardığına göre bu konuda Israel tarafında başkan, bakan Gantz ve savunma bakanı Gallant üzerinden Biden ve White House’a mesaj verildi.

Konuk, Israel’ın hedefini "southern Lebanon’da, Litani’nin güneyinde sükûnet sağlamak" olarak tarif etti. Bunun, kuzey Israel’den ayrılmış yaklaşık 200 binden fazla kişinin evlerine dönebilmesiyle bağlantılı olduğunu söyledi. "Şu anda Dead Sea yakınlarındaki otellerde yaşayan 200 bini aşkın sakinin kuzey Israel’deki evlerine dönebilmesi için bunu yapmak istiyorlar," diyen adı belirtilmeyen konuk, Gallant’ın bu insanlara eve dönebileceklerini vaat ettiğini belirtti.

Ancak konuk, tahliye edilen sakinlerin Hezbollah sınırın hemen öte tarafındayken dönmeye razı olmadığını aktardı. Onların kaygısını şu sözlerle özetledi: "Hezbollah çitin hemen öbür tarafındayken eve dönmeyiz," diyen adı belirtilmeyen konuk, bölge sakinlerinin bunun "7 October gibi yeniden yaşanabileceğini" düşündüğünü ifade etti. Bu kez saldırının kuzeyden ve Hamas değil Hezbollah tarafından gelebileceği endişesinin dile getirildiğini söyledi.

Hezbollah’ın Gücü ve Füze Kapasitesi

Konuk, Israel’ın Hezbollah’ı Litani’nin kuzeyine itme hedefinin askeri açıdan sınırlı sonuç doğurabileceğini de belirtti. Bunun temel nedeni olarak Hezbollah’ın yalnızca kısa menzilli değil, uzun menzilli füzelerinin de bulunmasını gösterdi.

Konuk, Hezbollah’ın şu anda kuzey Israel’de sınırlı bir bölgeyi hedef almak için kısa menzilli füzeler kullandığını söyledi. Ancak isterse daha geniş ölçekte saldırı kapasitesine geçebileceğini savundu. "United States tahminlerine göre 150 bin füzeden oluşan bir stokları var," diyen adı belirtilmeyen konuk, Hezbollah’ın uzun menzilli füzelerinin de bulunduğunu ekledi.

Aynı konuşmacı, Hezbollah’ın elindeki bazı füzelerin Israel’ın tamamını kapsayabilecek menzile sahip olduğunu ifade etti. Bu nedenle, örgütün fiziksel olarak Litani’nin kuzeyine çekilmesinin Israel’ın güvenlik sorununu tamamen çözmeyeceği görüşünü dile getirdi. Konuk, "Aslında bu çok büyük bir fark yaratmayacak," diyerek coğrafi uzaklaştırmanın füze tehdidini ortadan kaldırmayacağını savundu.

Hezbollah’ın Southern Lebanon’daki Konumu

Tartışmanın son bölümünde konu, Hezbollah’ın southern Lebanon’dan çıkarılmasının siyasi ve toplumsal olarak mümkün olup olmadığına geldi. Sunucu, Hochstein’ın Hezbollah’ı silahsızlanmaya ikna etmesinin imkânsız olduğunu ima etti. Konuk ise bunun yalnızca silahsızlanma bakımından değil, örgütün southern Lebanon’dan ayrılması bakımından da düşünülemez olduğunu söyledi.

Konuk, Hezbollah’ın bölgedeki varlığını tarihsel ve toplumsal bir bağlam içinde anlattı. "Oradaki hayat dokusunun bir parçasılar," diyen adı belirtilmeyen konuk, "500 yıldır oradalar; o bölgeden ayrılıp kuzeye gitmek üzere değiller" şeklinde konuştu. Konuk, southern Lebanon’daki ailelerin tarihsel olarak Iran’daki Safavid rejiminin oluşumunda rol oynadığını da savundu.

Bu iddiasını detaylandırırken, bu ailelerin hukuk süreçleri, üniversiteler ve devletin kuruluşu için Iran’a götürüldüğünü söyledi. Ancak bu tarihsel aktarım, podcast içinde konuğun kendi değerlendirmesi olarak sunuldu; transcript bu iddiaya ilişkin ayrı bir doğrulama ya da karşı görüş içermiyor.

Lebanon’daki Siyasi Muhatap Sorunu

Konuk, Hochstein’ın Hezbollah ile doğrudan görüşmediğini de vurguladı. Ona göre Hochstein yalnızca Lebanese Christian authorities ile temas kurdu. Ancak Lebanon’da şu anda yasal bir hükümet bulunmadığını söyleyen konuk, bu makamların da geçici nitelikte olduğunu belirtti.

"Her hâlükârda yetkileri yok," diyen adı belirtilmeyen konuk, "ve Hezbollah’ı güneyden çıkaracak durumda değiller" ifadesini kullandı. Bu değerlendirme, diplomatik çözüm arayışının neden sonuç vermediğine dair konuşmacının temel gerekçelerinden biri olarak öne çıktı.

Podcastte sunucu ve konuk arasında açık bir karşıt pozisyon gelişmedi; sunucu daha çok hukuki ve diplomatik sorular yöneltti, konuk ise Israel’ın muhtemel askeri yönelimi, Hochstein’ın başarısız diplomasisi ve Hezbollah’ın bölgedeki kalıcılığı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Konuk, uluslararası hukuk bakımından saldırının yasa dışı olacağını söylerken, aynı zamanda Israel’ın northern Israel sakinlerini geri döndürme hedefiyle Hezbollah’ı Litani’nin kuzeyine itmeye kararlı olduğunu aktardı.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol