Adı Belirtilmeyen Konuk: Iran’ın Enerji Altyapısına Saldırı Küresel Ekonomiyi Resesyona Sürükleyebilir
İngilizce podcast kesitinde adı belirtilmeyen bir konuşmacı, ABD ve Israel içindeki “şahinlerin” Iran’a karşı daha geniş bir saldırı seçeneğini savunduğunu, ancak böyle bir hamlenin petrol piyasası ve küresel ekonomi açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini anlattı. Konuşmacıya göre mevcut kriz, şimdilik üretim kapasitesinin yok edilmesinden çok Persian Gulf (Basra Körfezi) çıkışındaki bir darboğazdan kaynaklanıyor; fakat enerji altyapısına saldırı, krizi çok daha yıkıcı bir aşamaya taşıyabilir.
Washington ve Israel’deki Şahinlerin Baskısı
Konuşmacı, mevcut durumda krizi kökten değiştirebilecek çok az hamle olduğunu söyledi. Ona göre Washington ve Israel’deki sertlik yanlısı çevrelerin istediği şey, Iran’ın elektrik şebekelerine ve petrol tesislerine saldırmak ve devleti bütünüyle çökertmeye çalışmak.
“Washington ve Israel’deki şahinlerin bastırdığı şey, Iran’ın elektrik şebekelerine ve petrol tesislerine saldırmak ve devleti tamamen yok etmeye çalışmak,” diyen Konuk, bu yaklaşımın mevcut askeri çizginin ötesine geçmek anlamına geldiğini belirtti.
Konuşmacı, liderlere yönelik suikastların sayıca yüksek olduğunu, ancak bunun rejimin çökmesine yol açmadığını savundu. Verdiği rakama göre öldürülen lider sayısı 135’ti. “Liderlere yönelik suikastların, çok ciddi bir sayı olan 135’e ulaşmasına rağmen rejimin çökmesine ya da içten patlamasına yol açmadığını kabul ediyorlar,” diyen Konuk, bu sonucun gelecekte de olası görünmediğini ifade etti.
Henüz Atılmayan Askeri Adımlar
Konuşmacıya göre bugüne kadar yapılmayan başlıca hamleler, kara birlikleriyle sahaya girmek, bir ada ele geçirmek ya da enerji şebekesini hedef almaktı. Bu seçeneklerden özellikle enerji altyapısına saldırının, Iran’ın karşılık verme biçimini değiştireceğini söyledi.
“Gerçekten yapmadıkları tek şey, kara birlikleriyle girmek, bir ada almak ya da enerji şebekesinin peşine düşmek,” diyen Konuk, bu seçeneklerin krizi farklı bir düzeye taşıyacağını açıkladı.
Konuşmacı, Iran’ın elektrik şebekesinin hedef alınması halinde Tehran’ın karşı tırmanışa gideceğini ve bunun ABD açısından daha tehlikeli olacağını belirtti. Ona göre Iran’ın muhtemel yanıtı, GCC ülkelerinin (Körfez İşbirliği Konseyi üyesi devletler) enerji ve petrol altyapılarını hedef almak olurdu.
“Eğer elektrik şebekesini hedef almış olsalardı, bu Iran’ın karşı tırmanışına yol açardı ve bu ABD için daha da tehlikeli olurdu,” diyen Konuk, Iran’ın GCC ülkelerinin enerji ve petrol altyapısına yönelebileceğini vurguladı.
Krizin Merkezinde Darboğaz Sorunu Var
Konuşmacı, mevcut petrol krizinin özünde bir darboğaz meselesi olduğunu söyledi. Persian Gulf’ta çıkmayı bekleyen tankerlerde büyük miktarda petrol bulunduğunu, ancak petrol tesislerinin tahrip edilmemiş olması nedeniyle üretimin hâlâ sürebildiğini anlattı.
“Şu anda petrol krizinin merkezinde bir darboğaz sorunu var,” diyen Konuk, “Persian Gulf’ta dışarı çıkmayı bekleyen tankerlerde tonlarca petrol var ve tesislerin kendisi yok edilmediği için petrol hâlâ pompalanabiliyor,” ifadelerini kullandı.
Bu ayrımı önemli bulan konuşmacı, mevcut durumun üretim kapasitesinin ortadan kalktığı bir senaryo olmadığını belirtti. Ona göre bu nedenle kriz şimdilik sınırlı kalıyor; sorun petrolün var olmaması değil, piyasaya çıkışının zorlaşması.
Üretim Sorununa Dönüşürse Fiyatlar Uzun Süre Yüksek Kalır
Konuşmacı, ABD’nin Iran’ın elektrik şebekesini ve petrol tesislerini hedef alması, Iran’ın da buna karşılık GCC petrol tesislerine saldırması halinde durumun darboğaz krizinden üretim krizine dönüşeceğini söyledi. Böyle bir senaryoda petrol fiyatlarının 180 ya da 200 doların üzerine çıkabileceğini savundu.
“ABD Iran’ın elektrik şebekesi ve petrol tesislerinin peşine düşerse ve Iran da GCC petrol tesislerine karşılık verirse, o zaman bir üretim sorununuz olur,” diyen Konuk, bunun fiyatları uzun süre yüksek tutacağını belirtti.
Konuşmacı, “Bu, petrol fiyatlarının 180 doların, 200 doların üzerine fırlayacağı ve çok uzun süre yüksek kalacağı anlamına gelir,” diyerek, meselenin yalnızca sevkiyat sıkışıklığı olmaktan çıkacağını ifade etti.
Küresel Ekonomi İçin Resesyon ve Hatta Depresyon Uyarısı
Konuşmacıya göre üretim sorunu, küresel ekonomi üzerinde son derece ağır sonuçlar doğurur. Petrol fiyatlarının uzun süre çok yüksek kalması, dünya ekonomisini resesyona, hatta depresyona sürükleyebilir.
“Küresel ekonomi bir resesyona, belki de depresyona itilir,” diyen Konuk, böyle bir gelişmenin “basitçe yıkıcı” olacağını değerlendirdi.
Bu nedenle konuşmacı, Trump’ın bu tür hamleleri tehdit düzeyinde tuttuğunu ancak uygulamadığını söyledi. Ona göre geniş kapsamlı saldırı seçeneklerinin yaratacağı ekonomik ve askeri riskler, tehdidin eyleme dönüşmesini engelleyen unsurlardan biriydi.
“Trump’ın bunu sürekli tehdit edip hiç yapmamasının nedenlerinden biri de bu,” diyen Konuk, enerji altyapısını hedef almanın yalnızca Iran’ı değil, bölgesel petrol üretimini ve dünya ekonomisini de vuracağını ekledi.
Iran’a Saldırı Seçenekleri ve Petrol Krizi
Konuk: İnsanın, durumu gerçekten bozacak şekilde farklı yapılabilecek çok az şey hayal edebileceği bir noktadayız. Washington’daki ve Israel’deki şahinlerin bastırdığı şey, Iran’ın elektrik şebekelerine ve petrol tesislerine saldırmak ve devleti bütünüyle yok etmeye çalışmak.
Konuk: Liderlere yönelik suikastların, çok ciddi bir sayı olan 135’e ulaşmasına rağmen rejimin çökmesine ya da rejimin içten patlamasına yol açmadığını kabul ediyorlar; bunun böyle bir sonuca yol açması da pek olası değil.
Konuk: Gerçekten yapmadıkları tek şey, kara birlikleriyle girmek, bir ada almak ya da enerji şebekesinin peşine düşmek. Şimdi, eğer bunu yapmış olsalardı, elbette enerji şebekesinden başlayacak olursak, bu Iran’ın karşı tırmanışına yol açardı ve bu ABD için daha da tehlikeli olurdu; çünkü Iranlılar GCC ülkelerinin enerji ve petrol altyapısının peşine düşerdi.
Konuk: Şimdiye kadar yaptıkları şey çok sınırlı. Şu anda petrol krizi söz konusu olduğunda meselenin özünde bir darboğaz sorunu var. Persian Gulf’ta dışarı çıkmayı bekleyen tankerlerde tonlarca petrol var ve tesislerin kendisi yok edilmediği için petrol hâlâ pompalanabiliyor.
Konuk: Ancak ABD Iran’ın elektrik şebekesinin ve petrol tesislerinin peşine düşerse ve Iranlılar da GCC petrol tesislerine karşı misilleme yaparsa, o zaman bir üretim sorununuz olur. Bu, petrol fiyatlarının 180 doların, 200 doların üzerine fırlayacağı ve çok uzun süre yüksek kalacağı anlamına gelir; çünkü karşınızda bir üretim sorunu vardır. Bu yalnızca bir darboğaz sorunu değildir.
Konuk: Bu, küresel ekonominin bir resesyona, belki de bir depresyona sürüklenmesi anlamına gelir. Yani, basitçe söylemek gerekirse, yıkıcı olur. Trump’ın bunu sürekli tehdit edip hiç yapmamasının nedenlerinden biri de budur.