Adı Belirtilmeyen Konuk Ekonomist: “Scott Besson Normal Anlamda Bir Hazine Bakanı Değil”
İngilizce podcast kaydında adı belirtilmeyen bir sunucu ile konuk ekonomist, ABD tahvil piyasasındaki oynaklığı, yükselen faiz oranlarını, ABD kamu borcunu ve Hazine Bakanı Scott Besson’ın rolünü tartıştı. Bölüm, ABD devlet tahvillerinin cazibesinin neden azaldığı ve bunun mortgage gibi borçlanma maliyetlerine nasıl yansıdığı sorusu etrafında şekillendi.
Tahvil fiyatı düşerken faiz neden yükseliyor?
Sunucu, konuyu temel bir ekonomi sorusuyla açtı: Bir kişi ABD hükümetine borç verdiği için tahvil sahibi oluyorsa, bu tahvilin değerinin neden düştüğünü ve aynı anda hükümete yeni borç vermek isteyenlere ödenecek faizin neden yükseldiğini sordu.
Konuk ekonomist, bunun aynı mekanizmanın iki yüzü olduğunu belirtti. "Tahvil fiyatının düşmesi, getirinin yükselmesi anlamına gelir," diyen konuk ekonomist, tahvil fiyatları ile faiz getirileri arasında ters ilişki bulunduğunu açıkladı. Ona göre ABD hükümet menkul kıymetlerini elde tutma isteği azalıyor; bunun nedeni de ABD’nin çok yüksek borçluluğu, hükümet politikalarının düzensizliği ve bütçe açığının büyüklüğü.
Konuk, ABD tahvillerinin cazibesindeki düşüşü yalnızca piyasa tekniğiyle açıklamadı. Bunun daha geniş bir güven ve politika sorunu olduğunu savundu. ABD’nin kamu maliyesinde istikrarlı bir yön göstermediğini söyleyen ekonomist, bu durumun yatırımcıların ABD devlet tahvillerine bakışını değiştirdiğini dile getirdi.
ABD menkul kıymetlerinin cazibesi azalıyor
Konuk ekonomist, yabancı hükümetlerin döviz rezerv portföylerinde Amerikan menkul kıymetlerinin payını giderek azalttığını söyledi. Bu eğilimi, ABD tahvillerine yönelik uluslararası talebin zayıfladığının işareti olarak sundu.
"ABD hükümet menkul kıymetlerini elde tutmanın cazibesi azalıyor," diyen konuk ekonomist, bunun arkasında ağır borçluluk, büyük bütçe açığı ve politik belirsizlik bulunduğunu ifade etti. Ona göre bu tablo, uzun vadeli faizlerin yükselmesine yol açıyor.
Ekonomist, 30 yıllık faiz oranlarının artık yüzde 5’in oldukça üzerine çıktığını söyledi. Bu artışın son yıllarda çok büyük olduğunu vurguladı. Hazine Bakanlığı’nın faizleri aşağıda tutmak için bazı manevralar yapacağını söylediğini aktaran konuk, piyasaların bu açıklamayı dikkate almadığını belirtti.
"Hazine Bakanı faizleri düşük tutmak için manevralar yapacaklarını söyledi; piyasalar bunu umursamadı ve faizler yükselmeye devam etti," diyen konuk ekonomist, tahvil fiyatlarının düşmesiyle faizlerin yükselmesinin aynı gelişme olduğunu yeniden vurguladı.
Borç, açık ve mortgage maliyetleri
Konuk ekonomist, ABD’nin resmi borcunun son günlerde 40 trilyon dolara ulaştığının açıklandığını söyledi. Bu rakamı, mevcut piyasa baskısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirdi.
Ona göre ABD hükümeti büyük bütçe açıkları veriyor ve bu açığı kontrol altına almak için bir plan ortaya koymuyor. "Borç resmi olarak 40 trilyon dolara ulaştı," diyen konuk ekonomist, bu koşullarda ABD’nin yüksek ve yükselen faiz oranları dünyasına girdiğini belirtti.
Bu durumun sıradan borçlular için de sonuçları olduğunu söyledi. Özellikle ev almak isteyenlerin mortgage için borçlanmak zorunda kaldığında, maliyetlerin giderek karşılanamaz hale geldiğini belirtti. "İnsanlar evleri için mortgage borcu almak zorunda kaldığında, bunun karşılanması imkânsız hale gelmeye başladığını görüyorlar," diyen konuk ekonomist, yüksek faizlerin reel ekonomi üzerindeki etkisine işaret etti.
Scott Besson’a sert eleştiri
Sunucu daha sonra Hazine Bakanı Scott Besson’ın bu süreci anlayıp anlamadığını ve ekonomi çevrelerinde saygın bir isim olarak görülüp görülmediğini sordu. Konuk ekonomist, yanıtında oldukça sert ifadeler kullandı.
"Meslek hayatım boyunca böyle bir Hazine Bakanı görmedim," diyen konuk ekonomist, Besson’ın modern ABD tarihinde ABD ekonomisine en az ilgi duyan Hazine Bakanı olduğunu düşündüğünü söyledi. Ona göre Besson’ın temel rolü ABD ekonomisini yönetmek değil, başka ülkelere yönelik baskı politikalarında uygulayıcı olmak.
Konuk ekonomist, Besson’ın İngiliz sterlinine yönelik saldırıyla ilişkilendirilen çevrelerden geldiğini söyledi. Bu değerlendirmeyi yaparken Besson’ın üslubunu da eleştirdi. "Bir gangster gibi, bir zorba gibi konuşuyor," diyen konuk ekonomist, Besson’ın başka ülkelere "ekonominizi yok edeceğiz" türü mesajlar verdiğini savundu.
Besson’ın bu yaklaşımı "economic statecraft" olarak adlandırdığını aktaran konuk, bunun dış ekonomik baskı politikalarına odaklanan bir rol olduğunu ifade etti. Ancak Besson’ın ABD ekonomisi, bütçe, açık, borç ve ekonomik gelişme stratejisi hakkında anlamlı bir yaklaşım ortaya koymadığını öne sürdü.
Yaptırım siyaseti ve dış baskı tartışması
Konuk ekonomist, Besson’ın esasen ABD yaptırım rejimlerinin uygulayıcısı olduğunu söyledi. Ona göre Besson, İran’ın, Küba’nın ve Trump’ın her gün tehdit ettiği başka ülkelerin ekonomilerine saldırı rolü üstleniyor.
"ABD yaptırım rejimlerinin uygulayıcısı olarak orada bulunuyor," diyen konuk ekonomist, Besson’ın başka para birimlerine ve ekonomilere saldırmakla ilgilendiğini savundu. Ancak artık bu tehditlerin eskisi kadar etkili olmadığını da belirtti.
Konuk, Trump’ın başka ülkeleri ABD çizgisini izlememeleri halinde ekonomilerini yok etmekle tehdit ettiğini söyledi. Özellikle İran konusunda ABD çizgisini takip etmeyen ülkeler için yapılan açıklamaların da büyük ölçüde geçiştirildiğini ifade etti.
"Trump, 'Bizi dinlemezseniz ekonominizi yok edeceğiz' dediğinde insanlar bunu artık geçiştiriyor," diyen konuk ekonomist, bu tür açıklamaların sorumluluk sahibi herhangi bir siyasi sistemde inanılmaz derecede keskin ve kabul edilemez olduğunu değerlendirdi.
“Normal anlamda Hazine Bakanı değil”
Konuk ekonomist, Besson’ın ABD ekonomisi hakkında anlamlı bir açıklamasını hatırlamadığını söyledi. Bu noktada kendi ifadesini bir ölçüde ihtiyatla kurdu ve bazı açıklamaları kaçırmış olabileceğini belirtti.
"Elbette bazı açıklamalarını kaçırmış olabilirim, ama ABD ekonomisi, bütçe, açık, borç ya da bunun gidişatı hakkında tek bir akıllı yorumunu hatırlamıyorum," diyen konuk ekonomist, Besson’ın normal anlamda bir Hazine Bakanı gibi davranmadığını savundu.
Konuk, Besson’ın ABD ekonomik kalkınma stratejisi hakkında da bir çerçeve sunmadığını söyledi. Ona göre Besson’ın alanı iç ekonomik yönetim değil, yaptırım ve dış baskı politikaları. Bu nedenle onu "normal anlamda Hazine Bakanı değil" sözleriyle niteledi.
Podcastte sunucu, teknik bir tahvil sorusundan hareketle ABD kamu borcunun piyasalardaki etkisini ve Hazine Bakanlığı’nın rolünü sorgularken, konuk ekonomist ABD tahvillerinin cazibesinin azaldığını, faizlerin yükseldiğini ve bunun konut finansmanını zorlaştırdığını söyledi. Tartışmanın ikinci bölümünde ise Scott Besson’ın ekonomi yönetimindeki rolü, sert dış baskı söylemi ve ABD ekonomisine ilgisiz olduğu iddiası üzerinden ele alındı.