Judge Napolitano - Judging Freedom

Adı Belirtilmeyen Colonel: NATO’nun Ukrayna Stratejisi Daha Geniş Savaş Riski Taşıyor

İngilizce kayıtta adı belirtilmeyen bir sunucu ile “Colonel” diye hitap edilen konuk, Washington, D.C.’de NATO’nun 75. yıl dönümü vesilesiyle yapılan toplantılar sırasında Ukrayna savaşı, NATO-Rusya gerilimi ve 2026 için konuşulan füze planlarını ele aldı. Konuk, Batı’nın aynı anda hem Ukrayna’nın yenilgisini önlemeye hem de NATO ile Rusya arasında doğrudan savaştan kaçınmaya çalıştığını, bu iki hedefin giderek bağdaşmaz hale geldiğini savundu.

NATO Zirvesi ve Washington’daki Gerilim

Sunucu, konuğa NATO’nun Washington’daki 75. yıl dönümü etkinlikleri sırasında yaşanan “kılıç şakırdatma” havasına dair görüşünü sordu. Konuk, aynı sorunun Moskova’daki TASS’tan yazıştığı bir kişi tarafından da kendisine yöneltildiğini belirtti.

“NATO çılgınlığı, Washington çılgınlığı devam ediyor,” diyen Colonel, Batı’nın Ukrayna konusunda izlediği çizgiyi sert ifadelerle eleştirdi. Ona göre mevcut strateji iki ayrı hedefe dayanıyor: “Biri Ukrayna’nın yenilgisini önlemek, diğeri de NATO’nun, yani Washington’un, Rusya ile savaşa girmesini önlemek.”

Colonel, bu iki hedefin aynı anda yürütülmesinin giderek imkânsızlaştığını söyledi. “Bu iki hedef artık tartılamayacak kadar ağır hale geliyor,” diyen konuk, bunların başarı getirecek şekilde uygulanmasının zorlaştığını ifade etti. Ona göre bu gidişat “daha geniş bir savaşa ve hatta muhtemelen nükleer savaşa” yol açabilir.

Biden, Seçim Baskısı ve Avrupa’daki Ayrışmalar

Konuk, Washington’daki politikanın neden sürdüğünü değerlendirirken ABD iç siyasetine de değindi. “Biden kaybedecek,” diyen Colonel, Başkan Joe Biden’ın bunu bildiğini ya da “bilmiyorsa düşündüğümden daha aptal” olduğunu söyledi. Bu ifade, konuğun Biden’ın seçim baskısı altında hareket ettiğine dair görüşünü yansıtıyordu.

Colonel’a göre Biden, yeniden seçilme çabası içinde işleri daha da kötüleştirecek bir adım atmaktan kaçınmaya çalışıyor; aynı zamanda durumu “en azından seçilmeye yetecek kadar” iyileştirmeye çalışıyor. Konuk, bu değerlendirmeyi bir olgu olarak değil, kendi siyasi yorumu olarak sundu.

Brüksel’deki durum için de benzer biçimde sert konuşan Colonel, Macaristan ve Slovakya’nın farklı tutumlarına dikkat çekti. Ayrıca Fransa’da sağ ve sol kanattaki aktörlerin Ukrayna savaşı konusunda birbirleriyle konuştuğunu, parlamentoda daha fazla sandalyeye sahip olduklarını ve savaşın “akılsızlık” olduğu görüşünü dile getirdiklerini savundu.

Konuk, Fransa’da NATO’dan, en azından askeri ittifaktan çıkma fikrinin de konuşulduğunu söyledi. Bunu Fransa’nın geçmişte NATO’nun askeri yapısından uzak durmasına atıfla değerlendirdi.

2026 Füze Planları ve Nükleer Risk Uyarısı

Tartışmanın önemli bölümünü 2026’da Ukrayna’ya gönderilmesi konuşulan füzeler oluşturdu. Colonel, bu planı “başka bir çılgınlık” olarak nitelendirdi. Ona göre söz konusu füzeler henüz elde olmayan, savunma sanayi yüklenicilerinin 2026’da teslim edeceği sistemler.

“Ukrayna’ya henüz elimizde bile olmayan füzeleri göndermekten söz ediyorlar,” diyen Colonel, bu silahların nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip olması halinde son derece tehlikeli olacağını savundu. Konuk, “Eğer nükleer savaş başlığı kapasitesine sahiplerse, dünyanın en tehlikeli füzeleri bunlar olur,” değerlendirmesinde bulundu.

Sunucu, bu noktada Tomahawk füzelerinin mi kastedildiğini sordu. Colonel ise tam olarak Tomahawk adını kullanmaktan kaçınarak, 2026’da Ukrayna’ya gönderilmesi konuşulan kara konuşlu seyir füzelerinden söz ettiğini belirtti. “Bunlar kara konuşlu seyir füzeleri; Tomahawk ya da adına ne derseniz deyin,” diyen konuk, asıl meselenin bu sistemlerin nükleer başlık taşıyabilme kapasitesi olduğunu vurguladı.

Konuk ayrıca INF Treaty’ye (Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması) atıfta bulundu. “Sanki INF Treaty hiçbir şeyi yasaklamamış gibi; geri geliyorlar,” diyen Colonel, bu silah kategorisinin yeniden gündeme gelmesini tehlikeli bulduğunu ifade etti.

Pasifik’te Tomahawk D Hatırası

Colonel, değerlendirmesini geçmişten bir askeri anekdotla destekledi. Pasifik’te Tomahawk D füzelerinin bulunduğunu hatırladığını söyledi. Bu bağlamda dönemin Pacific Command (Pasifik Komutanlığı) komutanı Admiral Crowe’dan söz etti.

Konuk, Admiral Crowe’un Ronald Reagan’a ve Joint Chiefs of Staff (Genelkurmay Başkanları Kurulu) başkanı General Vessey’ye söylediğini aktardığı bir ifadeyi paylaştı. Colonel’ın aktarımına göre Crowe, konvansiyonel başlıklı füzeleri istemediğini belirterek şunu söylemişti: “Buralarda konvansiyonel başlıklı küçük oyuncak silahlar istemiyorum; Tomahawk D istiyorum.”

Colonel, Crowe’un gerekçesini de şöyle aktardı: “Sovyetler Avrupa’nın batı cephesinde bir savaş başlatırsa onların dikkatini çekmenin tek yolu, Sovyetler Birliği’nin doğu kısmındaki Kamchatka Peninsula’yı nükleer başlıklarla vurmaktır.”

Bu aktarım, konuğun kara konuşlu veya nükleer kapasiteli seyir füzeleriyle ilgili güncel tartışmayı geçmiş Soğuk Savaş dönemi askeri mantığıyla ilişkilendirdiğini gösterdi. Ancak transkriptte bu tarihsel anlatının doğruluğunu teyit eden başka bir konuşmacı ya da belge yer almadı; aktarım Colonel’ın kendi hatırladığı biçimiyle sunuldu.

Daha Geniş Savaş Endişesi

Genel olarak Colonel’ın değerlendirmesi, NATO’nun Ukrayna savaşındaki mevcut çizgisinin tırmanma riskini artırdığı yönündeydi. Konuk, Washington ve Brüksel’deki karar alıcıların aynı anda iki hedefi yürütmeye çalıştığını, fakat bu hedeflerin sahada birbirine karşı çalışmaya başladığını savundu.

“Bildiğim kadarıyla bu, zirvenin kararıydı,” diyen Colonel, 2026 için konuşulan füze planlarının NATO zirvesiyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bu noktada da kesinlikten çok kendi değerlendirmesine dayandığını gösteren ifadeler kullandı: “Anladığım kadarıyla nükleer başlık kapasitesine sahip olacaklar.”

Konuk, bu nedenle mevcut yönelimi “her bakımdan daha geniş bir savaşı doğuracak” bir süreç olarak gördüğünü söyledi. Sunucunun soruları ise özellikle NATO’nun Washington’daki yıl dönümü etkinlikleri, Tomahawk olasılığı ve füze planlarının niteliği üzerine yoğunlaştı.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol