Aaron Cowen, Daniel Dreyfus, Oleg Nodelman ve Kyle Samani: AI, Enerji ve Casino Bahisleri “En İyi Fikir” Sahnesinde Yarıştı
İngilizce yapılan bölümde All-In ekibi, yatırım konferansı formatında düzenlenen “best ideas pitch” oturumunda dört farklı yatırım fikrini tartıştı: Aaron Cowen’ın MGM Resorts tezi, Daniel Dreyfus’un Talon Energy sunumu, Oleg Nodelman’ın Actis Oncology değerlendirmesi ve Kyle Samani’nin Geonet token anlatısı. Program, AI altyapısından enerji arzına, kanser tedavilerinden kripto tabanlı fiziksel ağlara kadar piyasalarda büyük sermaye akımlarını etkileyebilecek başlıkları ele aldığı için önem taşıdı.
Sohn Geleneğinden “En İyi Fikir” Formatına
Açılışta Jason Calacanis, etkinliğin esin kaynaklarından birinin Ira Sohn adına kurulan Sohn Foundation olduğunu anlattı. Calacanis, genç yaşta kanserden ölen Ira Sohn’un ailesinin yatırım yöneticilerini bir araya getiren bu geleneği başlattığını, kendisinin de 2015’te Lincoln Center’daki bir etkinlikte Amazon için yaptığı öngörüyü hatırlattı. "Amazon trilyon dolarlık bir şirket olacak," diyen Jason Calacanis, salonda bu sözün alayla karşılandığını belirtti. David Einhorn’un o dönem Amazon için “trilyon dolarlık şirket değil” dediğini aktaran Calacanis, bu tahminin daha sonra büyük bir yatırıma dönüştüğünü söyledi.
Calacanis, 2016’da Tesla dönüştürülebilir tahvillerini, 2017’de ise AI temasını anlattığını; ancak o yıl Nvidia yerine Box seçtiği için “efsane” olma fırsatını kaçırdığını esprili bir dille ifade etti. Bu geçmişten hareketle amaçlarının, geniş kitlelerce çok sık görülmeyen yatırım yöneticilerine fikirlerini anlatabilecekleri bir sahne açmak olduğunu söyledi.
Aaron Cowen: MGM Resorts’ta Asya Opsiyonu
İlk sunumu yapan Aaron Cowen, New York merkezli 4 milyar dolarlık Suvretta Capital’i yönettiğini, geçmişte George Soros’un hisse senedi işini yürüttüğünü ve Steve Cohen’ın CIO’su olduğunu anlattı. Cowen, teknoloji ağırlıklı bir dinleyici kitlesine teknoloji hissesi önermenin “tamamen aptalca” olacağını söyleyerek, konferansın poker temasına uygun biçimde MGM Resorts’u seçtiğini belirtti.
Cowen’a göre MGM genellikle Las Vegas şirketi olarak görülüyor. Şirketin Las Vegas’ta 13 mülkü bulunduğunu, Caesars ile birlikte kentin en büyük casino varlığı sahiplerinden biri olduğunu söyledi. Ancak sunumunun esas noktasının Las Vegas olmadığını vurguladı. Cowen, Barry Diller’ın son dönemde MGM hisselerini agresif biçimde topladığını, artık şirketin yüzde 26’sına sahip olduğunu ve sunumdan hemen önce şirket için 48 dolarlık teklif verdiğini aktardı. Sunumu hazırladığı sırada hissenin yaklaşık 37 dolar olduğunu, teklif sonrası ise yüksek 40 dolar seviyelerine çıktığını belirtti. "Hisselerimi ona bir saniye bile satmam," diyen Aaron Cowen, 48 dolarlık teklifin MGM’nin gizli değerini yansıtmadığını savundu.
Cowen’ın tezine göre MGM’nin iki büyük gizli varlığı var. İlk olarak şirketin Osaka, Japan’da 2030’da açılması planlanan casino lisansı bulunuyor. Japonya’da pachinko salonları ve at yarışlarından oluşan yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kumar pazarı olduğunu; Macau’nun 30 milyar, Las Vegas’ın ise 10 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne sahip olduğunu söyledi. MGM’nin Osaka varlığında yüzde 40 payı ve ayrıca yönetim ücreti geliri olacağını, tesisin yaklaşık 2 milyar dolar EBITDA üretebileceğini öngördü. Shanghai’dan Osaka’ya ulaşımın Macau ve Singapore’a göre daha kısa olduğunu, Beijing’den ise Macau ile benzer mesafede bulunduğunu vurguladı. "Bu aslında bir Vegas oyunu değil; Asya casino oyunu," diyen Aaron Cowen, Japonya fırsatının piyasa tarafından yeterince fiyatlanmadığını değerlendirdi.
İkinci opsiyon Dubai oldu. Cowen, MGM markalı, içinde Aria, MGM ve Bellagio bileşenleri bulunan büyük bir Dubai kompleksi inşa edildiğini, Dubai’de kumarın hâlen yasa dışı olduğunu ancak projede 300 bin metrekare boş alan bırakıldığını söyledi. Wynn’in iki yıl içinde Dubai’ye 45 dakika mesafedeki Ras Al Khaimah’ta casino açacağını hatırlatan Cowen, Dubai’nin ileride kumarı yasallaştırması hâlinde MGM’nin bu alandan ciddi değer yaratabileceğini savundu. Cowen, Las Vegas ve China varlıklarıyla hisse başına yaklaşık 60 dolar, Japan ile 50 dolar, Dubai gerçekleşirse ek 40-50 dolar değer gördüğünü söyledi. Bu nedenle hissenin 100 doların üzerine, hatta 150 dolara kadar çıkabileceğini savundu.
Sorularda MGM’nin eğlence varlıklarını yeterince paraya çevirip çevirmediği, uluslararası genişlemede müşteri kredisi ve sadakat programlarının nasıl ölçekleneceği gündeme geldi. Cowen, eğlence tarafındaki ayrıntıyı bilmediğini, fakat iyileştirme yapılırsa bunun ek katkı sağlayacağını söyledi. Müşteri tarafında ise MGM’nin büyük veri tabanı ve sadakat programının Japan ve China kaynaklı müşterilere ulaşmada avantaj yaratacağını belirtti.
Daniel Dreyfus: Talon Energy ve AI’ın Elektrik Açlığı
İkinci sunumda Daniel Dreyfus, Talon Energy’yi AI çağının enerji darboğazı üzerinden anlattı. Dreyfus’a göre normal dönemlerde elektrik talebi GDP ile paralel büyüyor; ancak klima ve ev aletleri gibi teknoloji dalgaları talebi bir anda yukarı çekiyor. 2000’lerde LED aydınlatma, akıllı HVAC sistemleri ve enerji verimliliği sayesinde talebin yaklaşık iki on yıl yatay kaldığını, şimdi ise yeni bir teknolojik döngünün başladığını söyledi. "AI talebine, güç piyasalarını önümüzdeki 20 yıl boyunca sıkı tutmak için ihtiyacımız yok; AI talebi sadece bunu turboşarj eder," diyen Daniel Dreyfus, elektrik arzındaki sıkışıklığın AI olmasa da devam edeceğini vurguladı.
Dreyfus, Sam Zell’den öğrendiği yatırım dersini merkeze koydu: Gelecekte ihtiyaç duyulacak sert varlıkları yerine koyma maliyetinin altında almak. Talon Energy’nin 2 gigawatt nükleer ve 6 gigawatt doğal gaz baz yük kapasitesine sahip olduğunu, şirketin piyasada 25 milyar dolar enterprise value ile işlem gördüğünü, yerine koyma maliyetinin ise 45 milyar dolar olduğunu söyledi. Ona göre yalnızca yerine koyma maliyetine ulaşmak bile hisse değerinde iki kattan fazla artış anlamına geliyor.
Dreyfus, America’nın enerji tarafında China’yı kopyalaması gerektiğini savundu. ABD’nin döngü başında China’nın iki katı elektrik üretim kapasitesine sahip olduğunu, bugün ise China’nın ABD’nin üç katı kapasiteye ulaştığını belirtti. AI’ın bilimsel buluşlar, robotik üretkenlik ve ulusal güvenlik için belirleyici olabileceğini söyleyen Dreyfus, veri merkezlerini emtia dünyasındaki rafinerilere benzetti. "Benim dünyamda veri merkezi, geleneksel bir hidrokarbon rafinerisinin aynısıdır," diyen Daniel Dreyfus, elektriğin bu yeni rafinerinin girdisi, çıktının ise token, foton ya da zekâ olarak adlandırılabileceğini ifade etti.
PJM bölgesi için 10 yılda 106 gigawatt yeni güce ihtiyaç duyulacağını aktaran Dreyfus, altyapı inşasının “internet zamanı” değil “jeolojik zaman” ile ilerlediğini söyledi. Bu nedenle kömür santrallerinin emekliye ayrılmasının gerçekçi olmadığını savundu. Microsoft’un Three Mile Island nükleer santralinin yeniden devreye alınmasını teşvik ettiğini, piyasa fiyatı 50 dolar/MWh iken 20 yıl boyunca 100 dolar/MWh ödeme taahhüt ettiğini anlattı.
Talon’un hissesinin yüksek 300 dolar seviyelerinde olduğunu söyleyen Dreyfus, şirket hiçbir şey yapmasa bile Amazon veri merkezi kontratının yükselmesiyle hisse başına yıllık 50 dolar serbest nakit akışı üretebileceğini öngördü. Bu yaklaşık 7 kat serbest nakit akışı çarpanı demekti; iyi altyapı varlıklarının ise ABD’de 15 kat civarında işlem gördüğünü söyledi. Daha fazla veri merkezi kontratı ve daha yüksek elektrik fiyatlarıyla 70 dolar, yeni kapasite inşasıyla 100 doların üzerinde serbest nakit akışı potansiyeli gördüğünü belirtti.
Regülasyon riski sorulduğunda Dreyfus, veri merkezlerinin uzun vadeli PPA anlaşmalarının yanında batarya ve pik saatler için peaker santralleri kullanabileceğini söyledi. Tüketici faturalarının artacağını ama kontrol altında kalabileceğini savundu.
Oleg Nodelman: Actis Oncology ve Kanser Savaşında Radyofarmasötikler
Üçüncü sunumda EcoR1 Capital kurucusu Oleg Nodelman, biotech yatırımlarına temkinli bir çerçeve çizdi. Sektörü film, şarap imalathaneleri ve SPAC’ler arasında “kötü bir fikir” olarak niteledi; birçok yatırımcının casino mantığıyla hareket ettiğini söyledi. EcoR1’in ise bilimsel heyecandan çok güvenlik marjına odaklandığını anlattı. "Bilime aşık olmak istemiyoruz; risk-getiriye aşık oluyoruz," diyen Oleg Nodelman, fonun PhD ya da MD ağırlıklı bir ekip olmamasının bilinçli bir tercih olduğunu belirtti.
Nodelman, Actis Oncology’nin modern radyofarmasötikler alanında çalıştığını söyledi. Kanser tedavilerinin tarihini askeri benzetmelerle anlattı: cerrahi ve radyasyonu Orta Çağ kuşatmasına, kemoterapiyi hardal gazından gelen rastlantısal gözleme, hedefli tedavileri GPS güdümlü mühimmata, immünoterapiyi ise yerel müttefikler olan T hücrelerini savaşa sokmaya benzetti. Modern radyofarmasötikleri ise kana karışıp moleküler tanımayla hedef bulan ve 100 mikron çapında etkili yük bırakan mikro drone sürüsü olarak tarif etti.
Actis Oncology’nin AKTS koduyla işlem gördüğünü, 1 milyar dolar piyasa değerine ve 500 milyon dolar enterprise value’ya sahip olduğunu söyledi. Şirketin kasasının üç yıldan uzun süre yeteceğini, 300 milyon dolarlık IPO’nun 18 kat talep gördüğünü ve Eli Lilly tarafından 100 milyon dolarlık emirle desteklendiğini belirtti. Platformun farklı radyoaktif yükleri taşıyabildiğini, Nectin-4 ve B7H3 gibi bilinen hedeflere odaklandığını aktardı. İlk klinik verilerin 2027’de, Nectin-4 verilerinin ise 2027’nin ilk çeyreği kadar erken gelebileceğini söyledi.
Nodelman’a göre radiotherapy alanına Bristol, Novartis, Bayer ve Eli Lilly gibi büyük ilaç şirketlerinin ilgisi yüksek. Son yıllarda bu alanda 15 milyar dolarlık M&A ve anlaşma yapıldığını söyledi. Ayrıca radyoizotoplar nedeniyle bu sınıfın kopyalanmasının zor olduğunu, Actis’in kullandığı actinium’un ABD’nin geçmiş nükleer programlarından kalan radium-233 kaynaklı üretildiğini belirtti. China rekabeti sorulduğunda, Çin pazarında benzer şeylerin yapılabileceğini ama ABD’ye taşınan bir rekabet işareti görmediklerini söyledi. Actis’in programlarından biri pazara ulaşırsa şirketin 10 milyar dolar ya da hisse başına 200 dolar değer görebileceğini savundu.
Kyle Samani: Geonet, RTK ve Kripto Tabanlı Fiziksel Ağ
Dördüncü sunumu yapan Kyle Samani, Multicoin Capital’de Solana yatırımlarıyla tanındığını anlattı ve Geonet’i crypto ile AI kesişiminde bir altyapı varlığı olarak sundu. Geonet’in GPS’e göre çok daha hassas konumlama sağlayan RTK, yani real-time kinematics teknolojisini kullandığını söyledi. GPS’in yaklaşık 2 metre hassasiyet sunduğunu, RTK’nin ise 2 santimetreye kadar inebildiğini belirtti. "Geonet bugün dünyanın en büyük RTK ağı ve aynı zamanda en hızlı büyüyeni," diyen Kyle Samani, ağın 150 ülkede, 11 binden fazla şehirde ve yaptırım altındaki ülkeler hariç küresel nüfusun yaklaşık yüzde 80’ini kapsadığını açıkladı.
Samani, Trimble, Hexagon ve Topcon gibi şirketlerin 20-30 yıldır RTK ağları kurduğunu, toplamda yaklaşık 12 bin baz istasyonuna sahip olduklarını; Geonet’in ise 2021’de kurulmasına rağmen bu ölçeği geçtiğini söyledi. Bunun nedeni olarak merkeziyetsiz crypto modelini gösterdi: bireyler ya da küçük işletmeler birkaç yüz dolarlık baz istasyonlarını çatılarına kuruyor, sinyal yayınlıyor ve geode token ile ödeme alıyor.
Kullanım alanları arasında tarım, robotik, drone’lar, otonom araç haritalama ve robot çim biçme makineleri sayıldı. Samani, USDA’nın hassas tarım teknolojilerini teşvik ettiğini, Burro’nun robotik taşıma araçlarının, John Deere’in GUS sisteminin, TomTom’un otonom araç haritalarının ve DJI drone modellerinin Geonet benzeri hassas konumlama verilerinden yararlandığını söyledi.
İş tarafında Samani, Geonet’in yıllıklandırılmış gelirinin yaklaşık 11 milyon dolara ulaştığını ve yıldan yıla 3 kattan fazla büyüdüğünü aktardı. Gelirin yaklaşık yüzde 80’inin açık piyasadan geode token alımında kullanıldığını, bunun Solana blockchain üzerinde izlenebilir olduğunu söyledi. Kalan yüzde 20’nin ise R&D ve iş geliştirme için kullanıldığını belirtti. Tokenın tam seyreltilmiş değerinin yaklaşık 150 milyon dolar olduğunu, fiyat sitelerinde dolaşımdaki token nedeniyle 60-70 milyon dolar görünebileceğini anlattı.
Sorularda Helium benzeri DePIN projeleri, token ödüllerinin sürdürülebilirliği, securities laws ve Clarity Act, John Deere’in neden kendi RTK sistemi yerine Geonet kullanacağı ve uydu tabanlı alternatifler gündeme geldi. Samani, John Deere açısından bunun capex yerine opex avantajı sunduğunu ve Geonet’in maliyetinin rakip çözümlerin üçte biri ya da dörtte biri olabileceğini söyledi. Uydu alternatifi konusunda ise yere kurulu baz istasyonlarının maliyet ve enerji tüketimi bakımından avantajlı olduğunu savundu.
Değerlendirme: Likidite, Regülasyon ve Zaman Ufku
Jüri değerlendirmesinde yatırım fikirleri risk-getiri, likidite ve pozisyon büyüklüğü açısından ayrıştırıldı. Timoth, Stan Druckenmiller yaklaşımına atıfla “oyunda pay sahibi olmanın” önemini vurguladı; dört fikri de beğendiğini ama pozisyon büyüklüğünün çok farklı olacağını söyledi. Ona göre Talon Energy ve MGM Resorts büyük ölçekli pozisyonlara daha uygunken, Actis ve Geonet daha çok küçük pozisyon ya da “lottery ticket” niteliği taşıyordu.
Gavin Baker, formatı başarılı bulduğunu ve gelecek yıl genişletilebileceğini söyledi. "Saf risk-getiri açısından MGM’nin en iyi olduğunu düşündüm," diyen Gavin Baker, Barry Diller teklifinin aşağı yönlü riski sınırladığını, Japan ve Dubai’nin ise önemli opsiyon değerleri sunduğunu değerlendirdi. Talon Energy’yi de ikna edici bulduğunu, fakat AI ve elektrik fiyatlarının regülasyon riskiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Actis için platform şirketi olabilirse çok büyük sonuçlar yaratabileceğini, Geonet için ise kripto yatırımcısı olmadığını söyledi.
David Friedberg ise MGM’nin Las Vegas mülklerinde eğlence gelirlerini daha iyi paraya çevirme potansiyeline dikkat çekti. Sphere’de gösteri olan günlerde Venetian’da günlük 1 milyon dolar ek EBITDA yaratıldığını duyduğunu belirterek, eğlence çekiminin kumar gelirini artırabileceğini söyledi. Talon’da faiz oranı hassasiyetine, Actis’te China kopyalama riskine ve yeni solid tumor tedavi modalitelerine, Geonet’te ise uzay tabanlı konumlama altyapısının RTK ve GPS’i uzun vadede değiştirme ihtimaline işaret etti.
Sonuç: Seyirci Talon’u, Bestie’ler MGM’yi Seçti
Seyirci oylamasında Daniel Dreyfus’un Talon Energy sunumu yüzde 50 oyla birinci oldu. Aaron Cowen’ın MGM Resorts tezi yüzde 24 ile ikinci, Oleg Nodelman’ın Actis Oncology sunumu yüzde 21 ile üçüncü, Kyle Samani’nin Geonet fikri ise yüzde 5 ile dördüncü sırada yer aldı.
All-In ekibinin kendi puanlamasında sonuç farklı çıktı. Dördüncü sırada Kyle Samani, üçüncü sırada Oleg Nodelman, ikinci sırada Daniel Dreyfus yer aldı. Birincilik ise Aaron Cowen’ın MGM Resorts tezine verildi. Böylece seyirci enerji darboğazı ve AI altyapısı temasını seçerken, jüri daha sınırlı aşağı yönlü risk ve daha somut opsiyon değerleri nedeniyle MGM Resorts’u öne çıkardı.
Etkinliğin Vizyonu
Sunucu: Belki bize sunucularımızı nasıl seçtiğini ve bunun için vizyonunu biraz anlatabilirsin. Ira ile bir şekilde ilgisi olmuş olanlarınız bilir; kendisi kansere çok erken yaşta yenik düşmüş bir beyefendiydi ve ailesi Sohn Foundation adlı bu yapıyı kurdu. Bu etkinliği düzenlerlerdi; Lincoln Center’da başladı ve bu yöneticileri davet ederlerdi. O sırada ben genç bir girişim sermayesi yatırımcısıydım, bir davet aldım ve 2015’te New York’ta Lincoln Center’a gittim. “Amazon trilyon dolarlık bir şirket olacak” dedim ve odadan neredeyse gülünerek çıkarıldım.
David Einhorn, arkadaşım ama tamamen yanılmıştı, “Ben trilyon dolarlık şirketleri bilirim. Bu trilyon dolarlık bir şirket değil” dedi. Yanlış. Harika bir yatırım olduğu ortaya çıktı. Geri döndüm. 2016’da Tesla’yı anlattım. Convertible tahvilleri seçtik. Sonra 2017’de, “Tamam, işte bu. Bu benim magnum opus’um” dedim. “AI gelecek” dedim. Sonra Box’ı seçtim. Sadece Nvidia’yı seçmiş olsaydım Ira efsanesi olurdum ve emekli olabilirdim.
Neyse, Ira’yı yeniden yaratmak ve LP’leri için çok para kazandıran, harika seçimler yapan bu büyük yöneticileri sahneye çıkarmak istedik. Yeterince dağıtım alamıyorlar; bu da bu isimleri tanımak için bir fırsat. Onları CNBC’de görmek zorunda değilsiniz. Burada onları giderek daha sık göreceksiniz. Ve fikirlerimizi söyleyebileceğiz.
Sunucu: Videoyu oynatın.
En İyi Fikirler Sunumu
Video Anlatımı: Bayanlar ve baylar, en iyi fikirler sunumuna hoş geldiniz. Yarışmacılarımızla tanışalım.
Konuşmacı: Herkes, dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir varlığı, istediği zaman, 7/24, sadece internet bağlantısı ve cebindeki telefonla alıp satabilmeli.
Konuşmacı: Burada sıfırdan yeni bir finansal sistem inşa ediyoruz.
Konuşmacı: İnsanlar hisse senedi sahibi olmak isteyecek ve bu eğlenceli olacak. Önümüzdeki birkaç yılda şirketler inovasyon yapacak, ürünler ve uygulamalar yaratacak. Umarım bizim gibi long-short yöneticilerinin çok büyük para kazanabileceği yer de burası olacak.
Konuşmacı: San Francisco merkezli fonum EcoR1 Capital, biyoteknolojiye yatırım yapmayı biraz farklı şekilde düşünüyor. Takip edilmeyen, sevilmeyen, yanlış anlaşılan biyoteknoloji şirketlerini arıyoruz.
Konuşmacı: Bu tür şirketler için inanılmaz bir dönem. Yapısal ve kalıcı bir algı değişimi oldu; her iki siyasi parti de nükleere büyük ölçüde yönelecek.
Konuşmacı: Muazzam derecede iyimserim. Biliyorsunuz, bunların hepsi beni maksimum risk alma moduna getiriyor.
Aaron: MGM Sunumu
Aaron: Beni ağırladıkları için Besties’e teşekkürler. Bu açıkça sizin düzenlediğiniz harika bir etkinlik. Burada olmaktan mutluyum. Beni tanımayanlar için, New York’ta Serreta Capital adında 4 milyar dolarlık bir şirket yönetiyorum. Şirketimi kurmadan önce George Soros’un hisse senetleri işini yönetiyordum. Sonra Steve Cohen’ın CIO’su oldum. 29 yıldır hedge fund işi yapıyorum. Yani kendi akran grubumun kesinlikle daha yaşlı tarafındayım.
Bir generalist fon yönetiyorum. Bir sürü teknoloji hissesi sahibiyiz ama bu kitleye bir teknoloji hissesi sunmam mutlak ve tamamen aptalca olurdu diye düşündüm. O yüzden başka ne olabilir diye düşündüm. Bu konferansın teknoloji dışında diğer teması da açıkça poker. Bu yüzden size MGM’i sunacağım.
Çoğunuz MGM’i Vegas şirketi olarak bilirsiniz. Vegas’ta 13 mülkleri var. Caesars ile birlikte Vegas’taki casino varlıklarının en büyük iki sahibinden biri. Geçen gün fark ettiyseniz Caesars satın alındı. Bu yüzden Vegas’ın aslında iyileşmeye başladığını düşünüyoruz. Ama ben MGM’i Vegas yüzünden anlatmaya gelmedim.
Size söyleyeceğim birkaç gözlemimiz var. Birincisi, bu şirketin hisseleri son dönemde Barry Diller tarafından çok agresif biçimde alındı. Barry artık şirketin yüzde 26’sına sahip. Bu sunumu iki hafta önce hazırladım. Dün ise şirket için gerçekten teklif verdi. Tamam mı? Sunumu hazırladığımda hisse yaklaşık 37 dolardı. Şimdi 40’ların üstünde. 48 dolardan teklif verdi. Ben hisselerimi ona satmazdım.
Sunucu: Bu sunumu ne zaman aldık? İşleme koymak için yeterince erken aldık mı?
Aaron: Hisselerimi ona bir saniyeliğine bile satmazdım. Sebebi şu: Onun hisse almasının yanında şirketin kendisi de hisse alıyor. 6 yılda dolaşımdaki hisselerinin yarısını geri alan bir şirketi çok nadir gördüm. Yani efsane Barry Diller agresif şekilde hisse alıyor ve bu artık onun NAV’ının yüzde 80’i. Çoğu kişi Barry Diller’ı ABC yapımcısı olarak düşünür. Expedia gibi varlıklara sahip IAC’yi yaptı ve şimdi casino adamı oldu. Burada ne oluyor?
Bunu anlamak için çok zaman harcadık. MGM’in iki gizli varlığı var. Birincisi şu; bu, hissenin değerine dair düşündüğümüz ana sonuç. Vegas varlıklarını ve China’yı topladığınızda yaklaşık 60 doların biraz altına ulaşıyorsunuz. Yani 48 dolardan, ben başladığımda 37 dolardan, harika getiri. Şimdi sahip oldukları şey Osaka, Japan’da bir casino açma lisansı.
Japan birkaç yıl önce ülke çapında bir referandum sürecinden geçti. Prefectures oy verdi. Casino açmaya karar veren tek yer Osaka oldu. Osaka’da varlığın nasıl görüneceği de bu. 2030’da açılacak. Şirketin sunum slaytlarına bakarsanız bunu bir şekilde belirtiyorlar ama gerçekten bundan bahsetmiyorlar.
Japan’ın aslında makul büyüklükte bir kumar pazarı var. Pachinko salonları ve at yarışları var. Bu yaklaşık 40 milyar dolarlık bir pazar. Macau’daki pazara bakarsanız 30 milyar dolar. Vegas’a bakarsanız sadece 10 milyar dolar. Yani bu devasa bir fırsat olabilir.
Yaklaşık 2 milyar dolar EBITDA yapacaklarını tahmin ediyoruz. Mülkün yüzde 40’ına sahipler. Ayrıca bunun için bir yönetim ücreti de alıyorlar. Osaka’nın konumuna bakarsanız da harika. Japonlar kumar oynamayı seviyor ama Çinliler gerçekten kumar oynuyor. Shanghai’dan mesafesine bakarsanız, Asia’daki iki büyük oyun seçeneği olan Macau ve Singapore’dan daha kısa. Beijing’den de Macau ile yaklaşık aynı mesafede ve Singapore’a gitmekten açıkça çok daha kısa.
Yani bir hafta sonu kumar oynamaya gitmek istiyorsanız ve Shanghai’da ya da Beijing’de yaşıyorsanız, Osaka harika. Aynı zamanda bir birinci dünya ülkesi. Yatırımcı olarak paranızın nerede olmasını istersiniz diye düşünürseniz: Macau’nun sorunları var. Düşük çarpanlı bir iş. Bu Japan. Birinci dünya ülkesi.
Barry Diller’ın kumarı anladığını düşünüyoruz. Casinoları anlıyor. Ama gerçekten yapmaya çalıştığı şey, Japan fırsatını almak için şirketi düşükten kapmak. Bunun hissenin değerini iki kattan fazla artıracağını düşünüyoruz.
Son opsiyon; basit tutuyorum. Bu sunumda sevdiğim şey gerçekten basit olması. Matematiği yapmak çok zor değil. MGM için birileri Dubai’de bir mülk inşa ediyor. Bu büyük bir kompleks olacak. İçinde Aria, MGM ve Bellagio olacak. Dubai’de şu anda kumar yasa dışı. Ama bu binanın içine 300.000 fit karelik boş alanı gizlice koymuşlar. Bir gün Dubai kumarı yasallaştırmaya karar verirse, sizce nereye gidecek? Tam oraya.
İki yıl sonra Wynn, Dubai’den 45 dakika uzakta olan Ras Al Khaimah’ta bir casino açacak. Dubai’de kumar oynamak isteyen herhangi birimiz için Ras Al Khaimah’a gitmek biraz zahmetli. Buraya gitmek isteyeceğiz. Özellikle Wynn açıldığında Dubai’de bir casino açma ihtimali olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca savaş ihtimali var; Dubai kendini yeniden konumlandırmak isteyebilir. Dubai’de bir casino açılırsa bunun değerinin ne olacağını biliyorsunuz.
Vegas varlıklarını aldığınızda, bizce yaklaşık 60 dolar ediyor. Japan’ı aldığınızda, bizce yaklaşık 50 dolar ediyor. Dubai gerçekleşirse, bu da 40 ya da 50 dolar daha eder. Yani hissenin üçe katlanabileceğini düşünüyoruz. Unutmayın, Barry şirket için teklif veriyor. Stratejik alıcı değil. Finansal alıcı ve bunu zengin olmak için yapıyor. Dolayısıyla bu şirketin artık oyunda olduğunu düşünüyorum. Nasıl sonuçlanacağını bilmiyorum ama hisseleriniz varsa, ona vermeyin. Risk-getiri şu anda inanılmaz çünkü size söylüyorum, hissenin kolayca 100 doların üzerinde, hatta 150 dolar değerinde olabileceğini düşünüyorum. Ve artık şirketin yüzde 26’sına sahip, aynı fiyata fiili teklifi olan Barry Diller var. Bence bu ilginç bir fikir.
Sunucu: Güzel. Tamam. İki soru alalım. Evet, verimlilik için iki soruyu aynı anda verelim.
Soru: Kumar dışındaki varlıkların monetizasyonuna ne kadar baktınız? Birinden duymuştum; Barry Diller mülklerin eğlence tarafını yeniden icat etmeye çok zaman harcıyormuş. Yönetim kurulunda aktifmiş ve eğlence varlığının, eğlence değerinin çok düşük monetizasyon gördüğünü ve çok daha fazla gelir yaratabileceklerini tespit etmeye çalışıyorlarmış.
Sunucu: Tamam, henüz cevap verme. Bu birinci soru.
Soru: İkinci soru da şu: Uluslararası genişlediğinizde müşteri kredisini nasıl ölçeklersiniz? Çünkü bu, insanların geri gelmesini sağlayan şey olma eğilimindedir.
Aaron: Önce senin sorundan başlayayım. MGM’in devasa bir müşteri veritabanı var, değil mi? Vegas mülklerine China’dan, Japan’dan gelen insanlar olduğunu varsayıyorum. Bunu yapmak için o veritabanını kullanacaklar. Ayrıca bir sadakat programları var.
Ne yazık ki Vegas’taki Rio adlı bir şirkete kötü bir yatırım yaptım. Caesars, Eldorado ile birleştiğinde onu satın almıştık. Bir varlık elden çıkarmaları gerekiyordu. O varlık Rio’ydu. Birkaç arkadaşımla yatırım yaptık ve onu fit kare başına 200 dolardan alıyorduk. Unuttuğumuz şey, Caesars’tan ayrıldığınızda sadakat programını kaybettiğinizdi ve bu da...
Sunucu: Dinleyicilerden iki hızlı soru.
Sunucu: Bekle, Kyle’ın sorusunu sormam lazım.
Sunucu: Dur. Soru ve sonra dinleyiciden.
Sunucu: Önce onun sorusunu alayım.
Sunucu: Eğlence sorusu.
Aaron: Cevabı bilmiyorum. Bunun cevabını bilmiyorum. Eğer onları daha iyi hale getirebilirse yardımcı olur. Ama söylediğim gibi, bu aslında bir Vegas oyunu değil. Bu bir Asian casino yatırımı. Sunumlarına bakarsanız, ki gerçekten ilginç, bundan neredeyse hiç bahsetmiyorlar. Bizim dikkat ettiğimiz şeylerden biri şuydu: SAC’te çalıştım ve odaklandığımız konulardan biri katalizör yolu idi. Katalizör yolu neydi? Bir yatırımcı günü yapacaklardı, vesaire. Barry kartlarını gösterdi. Yani...
Sunucu: Aaron, iki soru. Caesars Dubai’den lisans beklerken ayrıldı. MGM için bu neden farklı olsun? Bu birinci soru. İkinci soru: Osaka Casino 2023’te onaylandı. Piyasa bu gizli varlığı teklife kadar neden görmezden geldi?
Aaron: Tabii. Şöyle cevap vereyim. Bu fikirle ilgili güzel olan şey de şu: Bunu 29 yıldır yapıyorum. Wynn Macau’yu açtı. Wynn bir Vegas mülkü olarak başladı, sonra Macau’yu açtı. Piyasa bununla ilgilenmeye açılıştan yaklaşık üç yıl önce başladı. Cevap şu: İlgilenmeleri gerekir. Gerçek şu ki genelde açılıştan yaklaşık üç yıl önce ilgilenmeye başlarlar. Biz de neredeyse o zaman aralığındayız. Bu yüzden zamanlama açısından bunun doğru dönem olduğunu düşünüyoruz.
Caesars sorusuna gelince, bakın, bu bir opsiyon. Size söylediğim gibi, biri bu projeyi onlar için inşa etti. Onlar da bunu işletecek ve eğer casino alırlarsa diye 300.000 fit kare boş alan bırakacak kadar akıllı davrandılar. Bu gerçekleşirse harika. Gerçekleşmezse bile paranızı iki kattan fazla artıracaksınız. Gerçekleşirse paranız üçe katlanır.
Sunucu: Bedava opsiyon diyorsun.
Aaron: Bedava opsiyon.
Sunucu: Güzel. Büyük alkış.
Aaron: Teşekkürler arkadaşlar. Minnettarım.
Sunucu: Güzel iş, Aaron. Sırada Daniel var.
Daniel: Talon Energy Sunumu
Daniel: Uzun zamandır görüşmemiştik. Bugün Talon Energy’yi konuşuyoruz. Ama önce bir enerji döngüsünün anatomisi.
Bir enerji döngüsü tipik olarak şöyle işler: Normal zamanlarda elektrik talebi GSYİH kadar büyür. GSYİH yüzde 2 büyürse elektrik talebi yüzde 2 büyür. GSYİH yüzde 3 büyürse elektrik talebi yüzde 3 büyür. Zaman zaman teknolojik sıçramalar olur ve bu teknolojik sıçramaların çoğu çok elektrik yoğundur. Elektrik talebi sıçrar ve herkes o teknolojiyi benimsedikten sonra tekrar nominal algoritmik GSYİH büyümesine doğru düşer. Sonra verimlilik aşamasına geçersiniz; “Tasarruf etmeye çalışalım, daha az elektrik tüketmenin yollarını bulalım” deriz. Sonra döngü yeniden başlar.
Tarihte elektrik talebini uçuran büyük teknolojik patlama beyaz eşyalar ve klimaydı. Herkes su ısıtıcısını ve klimasını almak zorundaydı. Sonra 70’lerde, 80’lerde ve 90’larda talep tekrar normale döndü. Ama 2000’ler tamamen verimlilikle ilgiliydi. LED aydınlatma, akıllı HVAC, renkli camlar, akıllı elektronikler gibi şeylerimiz vardı. Aynı zamanda daha önce dediğim gibi, alüminyum izabe tesisleri gibi elektrik açlığı çeken altyapımızı söküp China’ya taşıyorduk. Dolayısıyla fiilen iki on yıl boyunca elektrik talebi yok denecek kadar azdı.
Şimdi bundan çıkıyoruz ve elektrik talebinin, ekranda gördüğünüz yüksek yüzde 2 seviyelerinden gerçekten patlamaya başlayacağı yeni bir teknolojik döngüye giriyoruz.
Şu anda inanılmaz önemli bir şey söylemek istiyorum. Elektrik piyasalarının önümüzdeki 20 yıl boyunca inanılmaz sıkı kalması için AI talebine ihtiyacımız yok. AI talebi sadece turboşarj etkisi yapar. Tek yaptığı bu. Ve kıtlık yaratır. Bunu aklınızda tutun.
Kariyerimin başlarında Sam Zell ile bir paneldeydim. İlginç şekilde Mongolia’daki fırsatlar üzerine bir paneldi. Ben bir bakır madenine bakıyordum, o gayrimenkule bakıyordu. Söylediği bir şey kariyerimin geri kalanında aklımda kaldı. Dedi ki: “Eğer gelecekte ihtiyaç duyulacak, yeni kapasitesini inşa etmemiz gerekecek bir hard asset’i ikame maliyetinin altında alabiliyorsanız, o varlığı ikame maliyetine göre iskontolu alırsınız. Tutarsınız ve piyasa uyandığında ikame maliyetinin üzerinde büyük bir primle satarsınız.” Equity Office Properties ile yaptığımız şey tam olarak buydu. Piyasanın zirvesinde sattık ama ikame değerinin altında aldık.
Talon Energy bir elektrik üreticisi. 2 gigawatt nükleer enerjisi ve 6 gigawatt doğal gaz baz yük enerjisi var. Bugün borsada iyi bir spekülasyon olarak bu şirketi 25 milyar dolarlık şirket değeriyle satın alabilirsiniz. İkame maliyeti 45 milyar dolar. Borcu olduğu için, sadece ikame maliyetine ulaşmak için özsermaye değerinin bugünkü işlem gördüğü yerden iki kattan fazla artması gerekiyor. Sam’in oyun kitabını takip ederseniz, bu döngüyü nihayetinde ikame değerine göre büyük bir primle bitiririz.
Bunu gördüğümde, Amerika’nın enerji tarafındaki planının şu olması gerektiğini söylüyorum: Make America Great Again. China’yı kopyala. China’nın son 20 yılda ne yaptığına bakarsanız, bu döngüye China’nın iki katı elektrik üretim kapasitesiyle başladık. Bugüne hızla ilerleyin: China artık bizim üç katımız elektrik üretim kapasitesine sahip.
Artificial intelligence’ın bilimsel atılımlardan sorumlu olacağına inanıyorsanız, ya ona sahip olursunuz ya da o bilimsel atılımlara sahip olmazsınız. Artificial intelligence’ın robotikleri yönlendireceğine inanıyorsanız, ya ona sahip olursunuz ya da robotlardan gelecek verimliliğe sahip olmazsınız. Artificial intelligence’ın ulusal güvenlik ve askeri konularda faydalı olacağına inanıyorsanız, ya ona sahip olursunuz ya da ölürsünüz. Bu nedenle bu yapmamız gereken mutlak zorunlu bir altyapı inşası; aksi halde geride kalacağız.
Günün sonunda data center nedir? Benim dünyamda, emtia dünyasında, data center’a rafineriyle aynı şey olarak bakarım. Geleneksel bir hidrokarbon rafinerisinde petrol, ham petrol koyarsınız; onu jet yakıtına ya da arabanız için benzine dönüştürürsünüz. Data center’da elektrik koyarsınız ve diğer uçtan benzin ya da jet yakıtı yerine fotonlar, token’lar ya da zeka çıkar; ne demek isterseniz. Ama aynı şeydir. Büyük, sermaye yoğun bir varlık; gigawatt başına 50 milyar dolar. Elektrik de tıpkı petrol gibi o rafinerinin girdisidir.
İşte Jensen. Yakın zamanda şu şekilde alıntılandı: Şu anda sahip olduğumuzdan bin kat daha fazla elektriğe ihtiyacımız var. Eğer bu uzaktan bile doğruysa, hayal edebileceğiniz her tekil elektrik kaynağına ihtiyacımız var. Yüzlerce gigawatt nükleere ihtiyacımız var, güneşe ihtiyacımız var, yörüngeye ihtiyacımız var, hepsine ihtiyacımız var.
Ama daha önce konuştuğumuz gibi zorluk tedarik zinciri. Data center’lar, uzay fırlatmaları ve yörüngesel data center’larla aynı kritik minerallerin tedarik zinciri için rekabet ediyor. Elektrik santralleri, roket fırlatmak için gereken aynı nikel süper alaşımlarına ve fotovoltaik hücrelere giren gümüşe ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden her şeyde kıtlık ve her yerde gecikme olacak. Buradaki noktam şu: Öngörülebilir gelecekte buna atabileceğimiz her çözüme ihtiyaç duyacağız.
ABD’de PJM, Pennsylvania, Jersey, Maryland adlı küçük bir bölge var. Bu, şebeke operatörünün tahmini. Önümüzdeki 10 yılda PJM’de, ABD’nin sadece küçük bir bölgesinde 106 gigawatt yeni elektriğe ihtiyaç duyacağımızı söylüyorlar. Jeolojik zamanda 10 yıl yarın sabah gibidir. Hepimiz internet zamanına çok alıştık; bir düğmeye basıyorsunuz, yemeğiniz geliyor ya da arabanız iki saniyede sizi alıyor. Altyapı inşa etmek jeolojik zamanda gerçekleşir. 10 yılda 106 gigawatt inşa etmek, şu andan itibaren kelimenin tam anlamıyla bir nanosaniye gibidir.
Termik kömür emekliliklerini görüyorsunuz. O kömür santrallerini emekliye ayırmayacağız çünkü 10 yılda 100 gigawatt inşa edeceğimiz bir dünya yok. Bu, Japan’ın bugün tükettiği elektriğin büyüklüğünde ve ABD’nin sadece küçük bir bölgesi için. Tedarik zincirini ve tüm bunları inşa etmeye ne girdiğini anlayan herkes panik modunda çünkü bize doğru gelen bu talep seviyesini karşılayacak hammaddelere sahip olmadığımızı biliyoruz. Bu da mevcut kapasiteyi ve elektrik fiyatlarını çok sıkı tutacak.
Data center’lar ve hyperscaler’lar panik içinde. Sabit fiyatlarla 20 yıllık uzun vadeli PPA’lar, yani power purchase agreement’lar kapsamında mümkün olduğunca fazla elektrik tedarik etmek için ellerinden gelen her şeyi deniyorlar.
Ünlü bir örnek var. Microsoft’un yeşil bir şirket olduğunu sanıyordum ama gidip Three Mile Island nükleer reaktörünün sahibi Constellation Energy’yi ikna ettiler. Hani eriyen ve nükleere 30 yıl kötü ün veren nükleer erimeyi yaratan o reaktör. Onlara bunu yeniden başlatmaları gerektiğini söyleyen Microsoft’tu. Bunu başlatmaları için ellerini cüzdanlarına götürme refleksini teşvik etmek amacıyla dediler ki: “Elektrik fiyatları megawatt-saat başına 50 dolar seviyesinde kalıyor. Bunu başlatmanız için size 20 yıl boyunca yılda en az 100 dolar ödeyeceğiz.” İşte karşınızda: Microsoft Azure tarafından sunulan Three Mile Island.
Bu anlaşmaları yapmak zorlaşıyor çünkü düzenleyiciler diyor ki: “Bir dakika. Bu elektriğin tamamını data center’ınız için şebekeden alıyorsanız, müşterilerimizin evlerini nasıl ısıtacağız?” Bu yüzden kendimizi benim “sıkışma zamanı” dediğim ana getiriyoruz.
Son olarak Talon’daki rakamlar. Hisse bugün 300’lerin yükseklerinde. Eğer hiçbir şey yapmazlarsa, kesinlikle hiçbir şey yapmazlarsa, sadece oturup işi işletirlerse, Amazon data center sözleşmelerinin yükselmesine izin verirlerse, bu şirketler yılda hisse başına 50 dolar serbest nakit akışı üretecek. Tekrar ediyorum, hisse 300’lerin yükseklerinde. Yani yaklaşık yedi kat serbest nakit akışı. ABD’de iyi altyapı varlıkları yaklaşık 15 kat işlem görür. Bu oldukça iyi. Yönetimin sadece oturup hiçbir şey yapmamasıyla paranızı ikiye katlıyorsunuz.
Ama data center’larla primli fiyatlardan sözleşme imzalamanın yollarını bulmaya devam ederlerse ya da elektrik fiyatları yükselirse... Şu anda inanılmaz olan şey, bu şirketlerin faaliyet gösterdiği PJM’de elektrik fiyatının hâlâ yeni kapasiteyi teşvik etmek için çok düşük olması. Matematik hâlâ çalışmıyor, ki bu gerçekten akıl almaz. Elektrik fiyatları biraz yükselirse, daha fazla anlaşma yaparlarsa, hisse başına 70 dolar tekrarlayan yıllık serbest nakit akışına ulaşırsınız. Buna 15 çarpan koyun; 1.050 dolar eder.
Sonra eğer elektrik santralleri inşa etmeye girerlerse... Şu anda düzenleyici bu şirketlere diyor ki: “Bir odaya oturun. Elektrik üreticisi, data center; bir odaya girin, anlaşma yapın. Böylece elektrik inşa edin ve ondan iyi getiri alın. Data center da elektriğini alsın ve ondan iyi getiri elde etsin.” Talon bunu yapabilecek pole position’da. İhtiyacımız olan 100 gigawatt’ın sadece 4 gigawatt’ını inşa etseler, hisse başına 100 doların üzerinde serbest nakit akışına çıkabilirsiniz. Hisse bugün 300’lerin yükseklerinde. Yani gidin hisseleri alın. İyi bir spekülasyon. Konuşabiliriz.
Sunucu: Tamam. Yatırım tavsiyesi değildir. Gavin, başla.
Gavin: Çok merak ediyorum; burada regülasyon risklerini nasıl düşünüyorsun? Kimse elektrik fiyatlarının artmasını sevmez. AI giderek daha politik bir konu haline geliyor. Bu riski nasıl düşünüyorsun?
Daniel: AI’a ihtiyacımız var ve bunu çözmenin bir yolunu bulmamız gerekiyor. Burada birden fazla yöntem var. Benim kişisel görüşüm şu: Pik saatlerde, sabah 4’te bir otoyolda araba kullanırsanız, “Neden bu kadar otoyol kapasitemiz var? Bu delilik” dersiniz. Ama aynı otoyola yoğun saatte çıkarsınız, “Ah, yeterli otoyol kapasitemiz yok. Yeterince şerit yok” dersiniz. Elektrik de aynı şey. Sistemi gerçekten zorladığınız gün içinde sadece birkaç saat var.
Bu regülasyon meselesini aşmak için çalışan çözümün şu olduğunu düşünüyorum: Data center’larla PPA’lar yaparsınız. Data center’ları bunun arkasına tonla batarya ve bazı peaker santralleri koymaya zorlarsınız ki o gerçekten yoğun dönemden geçilebilsin. Sonra daha fazla elektrik inşa edene kadar bu iyi bir geçici çözüm olur. Bunu yapmanın yolları var. İnsan yaratıcılığı burada kazanacak. Data center’larımızı alacağız ve tüketici elektrik faturaları bence görece kontrol altında olacak. Artacaklar ama kontrol altında olacaklar.
Sunucu: Tamam Dan, dinleyicilerden üç sorum var. Gerçekten iyi sorular. Birincisi: Tezin gerçekten behind-the-meter collocation’ın gerçekleşmesine mi ihtiyaç duyuyor, yoksa clean firm base load’un yeterince kıt olduğu ve elektriğin sayacın önünden mi arkasından mı aktığının önemli olmadığı yönünde bir bahis mi?
Daniel: İkincisi. Bu yüzden üç senaryo verdim. Hisse başına 50 dolar kazanç. Tekrar, 300 dolarların yükseklerinde bir hisse. Hisse başına 50 dolar kazanç için hiçbir şey olması gerekmiyor. Sadece oturuyorsunuz. Paranızı ikiye katlıyorsunuz. Daha fazla behind-the-meter ya da hatta front-of-the-meter alırsanız, 50’den hisse başına 70 dolar kazanca böyle çıkıyorsunuz. Sonra 70’e çıkıp yeni kapasite inşa etmeye başlarsanız, 100 dolar artı seviyesine ulaşıyorsunuz.
Sunucu: İkinci soru Brad’den. Fuel cell’ler, gas turbine’ler, aeroderivative turbine’ler, orbital compute ve diğer IPP’ler, yani bağımsız elektrik üreticileri gibi şeylerden gelen elektrik rekabetini nasıl düşünüyorsun?
Daniel: Hepsine ihtiyacımız var. Hepsine ihtiyacımız var. Fuel cell’ler ve Caterpillar Solar Turbines gibi çözümler harika köprü çözümleri. Ama bunları çalıştırmanın maliyeti, LCOE, inanılmaz yüksek. Ama 50 milyar dolarlık bir data center inşa etmek için, baz yük CCGT’nizi beklerken üç yıl boşta kalmasını istemezsiniz. Bu yüzden ne gerekiyorsa yaparsınız. O köprü çözüm için ne ödediğinizi umursamazsınız. Fuel cell’ler, Caterpillar Solar Turbines ve umarım orbital data center’lar yoluyla bunu hafifletmenin yollarını buluyoruz. Çünkü AI’ın gerçekten büyük şekilde gerçekleşmesini istiyorum ve her şeyin hepsine ihtiyacımız olacak.
Sunucu: Tamam, üçüncü soru. Bu arada harika sorular arkadaşlar. Bunlar için teşekkürler. Eğer iş karması merchant IP’den contracted infrastructure’a kayarsa Talon için doğru terminal çarpan nedir?
Daniel: Harika soru.
Sunucu: Ek olarak, piyasanın yeniden fiyatlama yapması için EBITDA’nın yüzde kaçının sözleşmeli olması gerekir?
Daniel: Bu harika bir soru. Bunu yapmak için sadece altı dakikam vardı ve sanırım süreyi aştım, bu yüzden bu ayrıntı seviyesine giremedim. Ama gerçekten girmek isteyeceğim bir konuydu. Kim sorduysa teşekkürler.
15 çarpanı kullandım çünkü bu, sözleşmeli taraf ile sözleşmesiz taraf arasında harmanlanmış bir çarpan gibi. Sözleşmeli taraf büyük bir primli çarpan alacak çünkü tahvil benzeri bir nakit akışı. Tahvil benzeri nakit akışları Hazine tahvillerine küçük bir spread ile işlem görür. Hazine tahvilleri yüzde 5’teyse, bu 20 kat artı biraz büyüme, artı eksi bir şey demektir. Sözleşmesiz taraf, yani spot piyasa maruziyeti olan merchant taraf, daha oynak ve daha az görünür. Bu daha düşük çarpandan işlem görmeli. Ayrıntılara girebiliriz ama şunu söylemek yeterli: Daha fazla sözleşme, daha yüksek çarpan. Daha az sözleşme, daha düşük çarpan. 15 katı iyi bir pratik kural olarak kullanın ve muhtemelen doğru cevaba ulaşırsınız. Benim kullandığım da buydu.
Sunucu: Son soru Daniel Sherer’dendi. Bunun için teşekkürler.
Daniel: Teşekkürler. Harikaydı.
Oleg Nelman: Actis Oncology Sunumu
Oleg Nelman: Harika. Teşekkürler. Benim adım Oleg Nelman. San Francisco merkezli, değer odaklı biyoteknoloji fonu EcoR1 Capital’in kurucusu ve yönetici ortağıyım. Yaklaşık 13 yıl önce kurdum.
Beni burada ağırladıkları için Besties’e çok teşekkür ederim. Hepimiz gibi ben de podcast’in büyük hayranıyım ve Science Corner’ın ne kadar zorlanabildiğini biliyorum. Bu yüzden bunu David Sacks burada olsaydı bile takdir edip dikkatini vereceği şekilde yazdım.
Sunucu: Paradoksal olarak, kendisi şu anda kestiriyor; Science Corner’larda normalde yaptığı şey de bu.
Oleg Nelman: Aynen.
Genel olarak biyoteknoloji şirketlerine yatırım yapmak, filmler, şarap imalathaneleri ve SPAC’ler arasında bir yerde sıkışmış korkunç bir fikirdir. Aslında sektörümüz çoğu zaman gerçek bir finansal piyasadan çok casino gibi hissettirir. Yatırım yapan turistlerin çoğu slot makinelerinde oynar.
Elbette EcoR1’de biz kendimizi, neredeyse herkesin bilime bahis yapan momentum yatırımcısı olduğu bir sektörde poker oyuncuları olarak görüyoruz. Güvenlik marjına odaklanıyoruz. PhD ya da MD’ler tarafından yönetilmeyen az sayıdaki fondan biriyiz ve bu bilinçli bir tercih. Çünkü bilime aşık olmak istemiyoruz. Risk-getiriye aşık oluyoruz. Slaytta yazdığı gibi, diğer çocukların bilim projelerinden para kazanmak istiyoruz.
Bu, biyoteknolojiye yatırım yaptığım 25. yılım. Kariyerime başka bir fonda 11 yıl geçirerek başladım ve 2013’te EcoR1’i kurdum. Mütevazı başlangıçlar: 13 milyon dolar. Kuruluşumuzdan bu yana yatırımcılarımızın parasını 10 katına çıkardık ve yıllık yüzde 20 getiri sağladık. Bugün yönetimimiz altında yaklaşık 2,5 milyar dolar var. Uzun vadeli ortaklara sahip olduğumuz için şanslıyız; birçoğu kendileri de biyoteknoloji girişimcisi ve ilk günden beri bizimleler. Kısa süre önce dört yıl sonra ilk kez yeniden fon açtık.
Bugün size kanserle savaşın ön saflarında yer alan bir şirketten bahsedeceğim. Hastalık tedavilerini tanımlarken askeri terminoloji, Başkan Nixon’ın National Cancer Act’i imzaladığı 70’lerin başından beri kullanılıyor. Savaş analojisi kanser için aslında mükemmel. Çünkü iki alan da tam olarak aynı şeyi başarmaya çalışıyor: Düşmanı bulmak, onu öldürmek için en iyi silahı belirlemek ve bu süreçte istenmeyen kayıpları minimumda tutmak.
Önce bu savaşın nasıl evrildiğine dair kısa bir tarihçe. Erken dönem cerrahi kanser tedavisi ve radyasyon, Orta Çağ kuşatmasına benziyordu. Tüm kaleyi yerle bir et, çevredeki köyü yak ve düşmanın enkazın bir yerinde kalmış olmasını umut et.
Kemoterapi aslında I. Dünya Savaşı sırasında hardal gazının hızla bölünen dokuyu öldürdüğüne dair tesadüfi bir gözlemden evrildi. Tümör hücreleri hızlı bölünür; bu yüzden doktorlar hastanın vücudunu kemoterapiyle doldurur ve düşmanı müttefikleri öldürdüğünden daha hızlı öldürmesini umardı. Ne yazık ki saç, deri, bağırsak ve kemik iliği hücreleri de hızlı bölünür ve zehir ayrım yapmaz.
Sonra birinci nesil hedefe yönelik tedaviler geldi; GPS güdümlü mühimmat gibi. Her bölünen hücreyi halı bombardımanına tutmak yerine, düşmanın komuta-kontrol merkezini tespit eder ve yok edersiniz. Sorun, her silahta olduğu gibi, düşmanın uyum sağlaması ve saklanmasıdır. Kanserde bunlara direnç mutasyonları denir.
İmmünoterapi hastalara ilk kez on yıl önce sunuldu. IO ile kendi birliklerinizi göndermezsiniz. Yerel müttefikleri, yani T hücrelerini toplar ve savaşı onların vermesine izin verirsiniz. İşe yaradığında muhteşemdir ama araziye, yani tümör mikroçevresine son derece bağımlıdır.
Bu da beni bugün burada olma nedenimize getiriyor: modern radyofarmasötikler. Kan dolaşımında ilerleyip hedefini moleküler tanıma yoluyla bulacak kadar küçük mikro drone sürüsü gibi. Sonra 100 mikronluk, yani tek bir hücrenin çapı kadar patlama yarıçapına sahip, hassas boyutlandırılmış bir savaş başlığını patlatır. Bunker buster gücünde ve minimum ikincil hasarla otonom suikast.
Bugün size anlatacağım şirket Actis Oncology. Ticker AKTS. Şirketin piyasa değeri 1 milyar dolar, şirket değeri 500 milyon dolar ve 3 yıldan fazla yetecek bir nakit stoku var. Bu da gelecek yıl gelecek kritik kilometre taşlarının çok ötesine geçmelerini sağlar.
Actis beş yıl önce kuruldu ama yakın zamanda 300 milyon dolarlık bir IPO ile halka açıldı. IPO 18 kat talep gördü ve size tüm kilo verme ilaçlarını getiren Eli Lilly tarafından 100 milyon dolarlık emirle desteklendi.
Şirket, herhangi bir radyoaktif yükü taşıyabilen, çeşitli hedeflere yönelecek kadar kompleks ve minimum yan etkiyle vücuttan temizlenecek kadar küçük bir platform tasarladı. Bu yaklaşımın güzel tarafı, hekimlerin erken klinik denemelerde görüntüleme ile hedef angajmanını doğrulayabilmesi. Bu, klinik geliştirme riskini anlamlı şekilde azaltıyor çünkü ilacın tümöre ulaştığını biliyorsunuz.
İlk birkaç program için başka bir risk azaltma stratejisi olarak Actis, nectin 4 ve B7H3 gibi bilinen geçerli hedefleri seçti. Nectin 4 mesane kanserinde kritik. Şirketin B7H3’ü hedefleyen ikinci programı ise daha da iddialı; prostat, kolorektal ve akciğer dahil tüm büyük solid tümörlerde ifade ediliyor.
Actis geçen yıl klinik denemelere başladı ve iki öncü programında ilk klinik verileri 2027’de açıklayacağını kamuya duyurdu; Nectin 4 verisi birinci çeyrek kadar erken gelebilir. Yani uzun süre beklemeniz gerekmeyecek.
Programlardan herhangi biri sinyal gösterirse, şirketin sadece o programlar için değil, tüm mini protein platformu için değer kazanması muhtemel. Biyoteknolojide kutsal kase budur: sadece gelecekte gelebilecek şeylerin vaadi üzerinden değer elde etmek.
Daha da etkileyici olan şey, pharma’nın radyoterapilere olağanüstü ilgisi. Bristol, Novartis, Bayer ve Actis IPO’sunu destekleyen Lilly dahil büyük oyuncular radyoterapi kabiliyetleri inşa ediyor ve pipeline’larına ekleyecek varlıklara açlar. Son birkaç yılda radyoterapide 15 milyar dolarlık M&A ve anlaşma yapıldı ve biz hâlâ çok erken innings’teyiz.
Bu modalitenin en güzel yanı, kopyalanmasının çok zor olması. Jenerikler genellikle radyofarmasötiklerle uğraşmaz ve sınıf radyoizotopları içerdiği için China’ya kapalıdır. Yani biyoteknolojinin çoğundan farklı olarak burada gerçek bir moat var.
Şimdi zorunlu güvenlik uyarısı. Actis herkes için değildir. Actis satın almadan önce biyoteknoloji analistinize danışmalısınız. Pozisyon açmak kaygı artışına, gece uykusunda azalmaya neden olabilir. Biyoteknolojide ciddi, bazen ani hisse düşüşleri meydana gelir. Yatırım yaptıktan hemen sonra rakiplerden gelen haberler nedeniyle ani volatilite yaşayabilirsiniz. Hisse düşüşleri görünür bir sebep olmadan yaşanırsa, pozisyonunuzu artırmak için derhal broker’ınızı arayın.
Unutmayın, diğer şirketlerin yerel geliştirme programlarında ciddi güvenlik endişeleri ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar hiçbir Actis programında güvenlik endişesi oluşmamış olsa da gelecekte oluşabilir. Satış için teslim edilen mini proteinlerin kullanımı kanıtlanmamıştır. Actis’in pazarda ürünü yoktur ve dolayısıyla tekrarlayan geliri yoktur. Hisse arzları yoluyla sulanma meydana gelebilir. İkincil arz halinde, emir vermeyi görüşmek için derhal Actis yönetim ekibiyle bir görüşme planlayın.
Biyoteknoloji şirketlerine değer biçmek herkesin bildiği gibi zordur, çünkü riske göre düzelttiğiniz ve bugüne iskonto ettiğinizde çok hızlı şekilde sıfıra ulaşırsınız. Bunun gibi daha erken aşama fırsatlarda, birkaç farklı açıdan triangulate etmeyi seviyoruz. Actis’in programlarından sadece biri bile pazara ulaşırsa Actis’in 10 milyar dolar, yani hisse başına 200 dolar değerinde olabileceğini düşünüyoruz. Ve bu durumda çok sayıda out’unuz var. >> Radyoizotopların neden China’ya kapalı olduğuna aşina değilim. >> Bu özel durumda Actis’in radyoizotop payload’u actinium ve actinium, ABD’de 50’ler ve 60’larda kendi nükleer programlarımızda kullanılan radium 233’ten üretiliyor. Yani oradan kalan bir atık ürün. Dolayısıyla actinium, China gibi başka ülkelerde bile mevcut değil, çünkü onların tamamen farklı bir programı vardı, zenginleştirilmiş uranyum ve plütonyumla tamamen farklıydı. Ama biyoteknolojide ve China replikasyonunda riskin çoğu Amgen-Sanofi Supreme Court davasıyla ortaya çıkmadı mı? Orada küçük bir değişiklik yapabiliyordunuz, çünkü temelde tüm patentlerin madde bileşimi patenti olduğunu söyledi. Yani bir amino asidi değiştirip patentin etrafından dolaşabiliyorsunuz ve China da ABD ve Avrupa’da patentli birçok biyolojik üründe temelde bunu yaptı. Sadece kopyalıyorlar ve sonra radyoemisyon yapan >> radyoizotopu moleküle bağlıyorsunuz ve onu bir şekilde takip edebiliyorsunuz. Biyoteknolojinin çoğunun baskılanmasının nedeni biraz bu. Bu doğru değil mi? >> Evet. Yani radyoizotoplarda yine, yerel olarak ABD’de kaynaklamanız gereken bir üretim arzına sahip olmanız gerekiyor. China’dan hiç rekabet geldiğini görmedik. >> Peki başarılı bir readout alırlarsa, China’da birinin “Hey, gidip gerekli radyoizotoplardan biraz alalım” demesi söz konusu olmaz mı? >> Eminim bunu China pazarı için yapabilirler, ama sonra bunu buraya transfer etme açısından, biz bunu ya da buna dair herhangi bir işaret görmedik. >> Son sorum, monopolize ettiğim için kusura bakmayın. Sizce piyasalar IPO’dan beri değeri neden bu kadar iskonto etti? >> Aman Tanrım. Biyoteknoloji değerlemelerindeki getiriye bakınca, oldukça klasik biyoteknoloji. IPO’dan beri yatay işlem görüyor. Biyoteknoloji yatırımcıları delicesine kısa vadeli odaklı, öyle ki artık veriye sekiz ya da dokuz ay kaldı diyelim, bu bile hâlâ çok uzun. Dolayısıyla beklentimiz, insanlar ilk çeyrekte gelecek veri öncesinde ikinci yarıda bunu toplamaya başlayacak. >> Gavin, bir sorunuz vardı. >> Evet, tabii. Ben çok eskiden bir biyofarmasötik fonu yönetmiştim ve biliyorsunuz çok zor bir iş, bu rakamlar için tebrikler. Ama o fonu insan genomu dizilendikten hemen sonra yönetmiştim ve genom dizilemenin terapilerde, kişiselleştirilmiş ilaçlarda vesaire patlamaya yol açacağına dair bir beklenti vardı. Bence genel olarak son 25 yılda, 2000’lerin başında insanların düşündüğü kadar ilerleme kaydetmedik. Benim hipotezim şu: genom, insan zihni ya da insanlar tarafından yazılan yazılım için fazla büyük bir problem alanı ve AI çok sayıda devrimsel terapiyi unlock edecek. Bu yüzden size sorum, bencil bir soru olduğunu kabul ediyorum. Sizin stock pitch’inizle ilgili değil, ki harika. Bu odadaki herkesin ömrü içinde gelişmiş bir ülkede ortalama insan ömrünün 100’ün, 125’in, 150’nin çok ötesine uzama olasılığı sizce nedir? >> Ben bunun over’ını alırdım, hiç de küçük olmayan bir nedeni de zaten piyasadaki en iyi longevity ilaçlarından birine sahip olmamız ve insanların bunun farkında bile olmaması: GLP-1’ler ve obezite ilaçları. Ömrü uzattığı gerçek verilerle gösterilmiş çok az şeyden biri kalori kısıtlamasıdır ve obezite ilaçlarının yaptığı şey de kelimenin tam anlamıyla budur. Eminim bu odadaki insanların yarısı bunlardan birini kullanıyordur. Ve bu sadece başlangıç, çünkü insanları kendinize bir şey enjekte edip farmasötikler yoluyla sağlıklı yaşam sürebileceğiniz fikrine alıştırdı. Bence bu sadece devam edecek. >> Dinleyicilerden iki soru aldım. İlki şu: kilogram başına launch maliyetleri düşmeye devam ederken, kanser hücrelerinin düşük yerçekimi ortamlarında farklı davrandığı göründüğü için uzayı ve mikrograviteyi terapötik bir değişken olarak kullanmanın güvenilir bir yolu var mı? >> Bu harika bir soru, ama muhtemelen buna uygulanabilir değil. >> Tamam. İkinci soru: AI’ın ölçekli ilaç geliştirme ve prekanseröz taramada kullanılması sonucunda hassas radyoterapiyi disrupt edebilecek teknolojik breakthrough ne olurdu? >> Evet, yine harika bir soru. Actis içinde küçük bir skunkworks AI projesi var. Tüm bu biyoteknoloji şirketlerinde, çeşitli içgörülerle leverage etmeyi umdukları küçük proprietary data setleri olur. Yani böyle bir şirket, mini proteinleri ve başarmaya çalıştıkları diğer her şeyle, bunu oldukça iyi bir şekilde leverage edip edemeyeceklerini gören kendi küçük PhD data scientist nerd grubuna sahip. >> Solid tümörlerde CAR-T’yi çalıştırmak çok zor oldu. Bu tür kişiselleştirilmiş peptit bazlı immünoterapilerin bazı solid tümörlerde etkinlik gösterdiği ve bunun genişleyip burada kesişecek bir alan olduğu doğru mu? >> En umut verici olan ve bence birçok kişinin muhtemelen duyduğu şey, Revmed adlı bir şirketten pankreas kanseri için yeni bir ilaç; o da sadece başka bir hedefli terapiydi. Şimdilik peptitlerden gelen çok büyük bir ilerleme yok. >> Daha önce D-proteinlere baktınız mı? Solid tümörlere nüfuz edebiliyor gibi görünen bu sağ elli proteinlere? >> Bu mini proteinlerin güzel yanlarından biri, payload’larını tümörlerin içine iletebilecek doğru boyutta olmalarını ummamız. >> İnanılmaz. Oleg, teşekkürler. >> Teşekkürler. >> Bu arada, Oleg sahnedeyken biri az önce hisselere YOLO yaptı. Yüzde 6 yukarıda. L gibi. Biz de almaya çalışırken bunu yapmayın. Lütfen, hadi ama. >> Günaydın herkes. Benim adım Kyle Samani. Bugün All Liquidity’de bizimle olduğunuz için teşekkür ederim. Organizasyon için besties’e teşekkürler. Bugün az bilinen bir varlıktan, Geonet adlı küçük bir crypto asset’ten bahsedeceğiz; AI için rails inşa ediyor. Hadi başlayalım. Benim hakkımda hızlıca. Yaklaşık sekiz buçuk yıl önce Multicoin Capital adlı bir firma kurdum. Birkaç ay önce görevden ayrıldım. Oradaki dönemimde muhtemelen en çok, 2020’de Solana network launch’undan önce Solana’daki üç yatırım turunun tamamına liderlik etmemle tanınıyordum. Çok uzun süredir crypto alanının derinindeyim. Crypto ve AI kesişimindeki çok ilginç bir yatırımdan bahsetmek için bunun çok doğal bir forum olduğunu düşündüm. Ayrıca David Sacks’e büyük shout out. Maalesef burada değil, ama David o zamanlar Multicoin’in seed yatırımını yapmıştı. Bana çok erken inandığın için teşekkürler David. Tamam, Geonet’e girelim. Geonet’i anlamanın ilk yolu GPS’e bakmak. Bu odadaki herkes muhtemelen soldaki durumu yaşamıştır: telefonunuzu kullanıyorsunuz ve telefonunuz yanlış yerde, yanlış yöne bakıyor. Burada bu adam telefonuna göre bir duvara bakıyor gibi görünüyor. Geonet temelde yeni bir şey; RTK ya da real-time kinematics denilen bir teknolojiyi kullanıyor ve konumunuzu yaklaşık 2 santimetreye kadar lokalize edebiliyorsunuz. Bağlam için, GPS’in hassasiyeti kabaca 2 metredir. Yani çok hassas geolocation için yaklaşık 100x doğruluk elde ediyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi her tür robotik RTK’dan faydalanabilir; dronlar çok bariz örnek. Birkaç dakika içinde birkaçına daha değineceğim. Bugün Geonet dünyanın en büyük RTK network’ü ve aynı zamanda en hızlı büyüyeni. Solda gördüğünüz üç şirket, Trimble, Hexagon ve Topcon, yaklaşık 20-30 yıldır bir şekilde RTK network’leri inşa ediyor. Üçünün toplamında dünya çapında yaklaşık 12.000 base station deploy edilmiş durumda. Geonet 2021’de kuruldu. Network’ü 2022’de inşa etmeye başladı. Bugün, sonraki üç oyuncunun toplamının yaklaşık iki katı büyüklüğünde. Bugün Geonet dünya çapında 150 ülkede, 11.000’den fazla şehirde canlı ve bazı yaptırım altındaki ülkeler hariç küresel nüfusun yaklaşık yüzde 80’ini kapsıyor. Yani bu şey gerçekten hızlı büyüyor. Bu adamlar bu network’ü nasıl bu kadar hızlı kurdu diyebilirsiniz. Anahtar gerçekten bu merkeziyetsiz crypto modeli. Burada kelimenin tam anlamıyla birinin evinin çatısındaki bir Geonet base station fotoğrafına bakıyoruz. Küresel Geonet network’ündeki o 22.000 node, AT&T ya da Verizon’a benzeyen biri tarafından inşa edilip deploy edilmiyor. Bu base station’lar biraz ekstra para kazanmak isteyen herhangi rastgele bir kişi, hobi meraklısı, profesyonel ya da küçük işletme sahibi tarafından deploy ediliyor. Bugün Geonodes web sitesine gidebilirsiniz. Bu base station’lardan birini satın alabilirsiniz. Birkaç yüz dolar. Evinizin ya da küçük işletmenizin çatısına koyuyorsunuz. Radyo dalgaları yayınlıyor. Para kazanıyorsunuz. Aslında geode token’larıyla ödeme alıyorsunuz; bu şeyi ayağa kaldırmak için bu incentive system’in gerçekten havalı kısmı bu. Geonet network’ü yaklaşık 4 yıl önce bunu yapmaya başladı. Bugün geniş bir farkla dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyeni. Ölçek hissi isterseniz, burada ABD’deki coverage’larına bakıyoruz. Elbette her büyük metro kapsanmış durumda, ama ülkenin çoğu kırsal bölgesine baksanız bile, kırsal alanların çok büyük çoğunluğunu da gerçekten kapsıyorsunuz. Bunun müşterilerinden ve use case’lerinden bahsedelim. Önce tarımla başlayalım. USDA birkaç yıl önce çiftçileri ve rancher’ları RTK network’leri dahil hassas teknolojileri kullanmaya teşvik eden bir program başlattı. Bugün USDA artık ülkenin her yerindeki birçok çiftçi ve rancher’a yüksek hassasiyetli a’yı benimsemeleri için sübvansiyon sağlıyor; bunun çoğu Geonet tarafından powered. Buna dair bazı spesifik örneklere girersek, burada robotic mule denen şeye bakıyoruz. Bu, Burrow adlı bir şirket tarafından yapılmış. Açıkça üzüm taşıyor. Bunun üzerine herhangi bir şey koyabilirsiniz. Hayal edebileceğiniz neredeyse her farm ya da ranch için çok bariz uygulaması var. Computer vision, CPU’lar, bataryalar ve diğer tüm AI şeylerindeki gelişmelerle, bunlar mantar gibi büyüyor, hepsi Geonet ya da benzeri bir şeyle powered olacak. Burada John Deere’e bakıyoruz. Yakın zamanda Global Unmanned Spraying Systems ya da Gus adlı yeni bir servis çıkardılar. Bunlar etrafta geziyor. Kelimenin tam anlamıyla bitkilere pestisit ve benzeri şeyler püskürtüyorlar. Bu sabah doğruladım, burada Napa’da John Deere Gus araçlarını kullanan şarap üreticileri var. Bu oldukça havalıydı. Yani bu gece biraz şarap içerseniz, belki Gus tarafından, Geonet tarafından powered olmuştur. Otonom araçlar bunun için çok bariz bir uygulamaya sahip. TomTom, Geonet’in müşterilerinden biri. TomTom, belki birkaç istisna dışında, dünyadaki temelde her AV programına tedarikçi. Bugün TomTom, gezegenin etrafındaki neredeyse her santimetrekareyi kapsaması gerektiği için haritalarını daha doğru ve hassas hale getirmek üzere güncellemekte Geonet’in verilerini kullanıyor. En sevdiğim use case’lerden biri, bugünlerde çok hype alan tüketici robotiğinin sonraki dalgası. Bence en bariz olanı robotik çim biçme makineleri. Kimsenin çim biçmeyi sevdiğini sanmıyorum. Robotik çim biçme makineleri artık oldukça iyi bir ölçekte rollout ediliyor. Bu yıl 1 milyon robotik çim biçme makinesi satacakları tahmin ediliyor; Yarbo, Sunseeker ve diğerleri gibi şirketler tarafından üretiliyor. Bu adamların hepsi Geonet tarafından powered. Sırada dronlara gelelim. Dünyanın en büyük drone üreticisi DJI, Geonet müşterisi. Modellerinin tamamında yok, ama çoğunda var. Dolayısıyla DJI artık Geonet üzerinden çok fazla traffic gönderiyor. Önümüzdeki aylarda ve yıllarda, DJI ABD’de gerilerken ve yeni bir Amerikan drone üreticileri dalgası ortaya çıkarken, çoğunun, hatta hepsinin GeoNet network’üne gireceğini tahmin ediyorum. Geonet ekibi ABD merkezli ve burada derin köklere sahip. Geonet’te sevdiğim şey, bunun çok bariz network effect işi olması. Bu şey doğal bir telekom gibi görünüyor, değil mi? Dünyanın her yerinde base station’larınız var. Tüm gezegeni kapsamanız gerekiyor. Telekomlar tarihsel olarak doğal şekilde monopoly oluşturur. Burada da aynısının muhtemel olduğunu düşünüyorum. Bugün Geonet dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen network’ü, ayrıca insanlar bu şeyleri sadece evlerinin üzerine koyduğu için merkeziyetsiz yapısı sayesinde çok geniş bir farkla en düşük maliyet yapısına sahip. İşin nerede olduğuna gelirsek, business birkaç gün önce annualized run rate olarak yaklaşık 1 milyon doları geçti. Yıldan yıla 3x’ten fazla büyüyor. Önümüzdeki 12 ayda muhtemelen üç kattan fazla büyüyeceğini düşünüyorum. GeoNet’in gerçekten harika yanı ne kadar capital efficient olduğu ve token holder’lara fiilen nasıl sermaye döndürdüğü. Bugün Geonet network’ü, bu yaklaşık 11 milyon dolarlık gelirin, pardon, yaklaşık yüzde 80’ini Geo token’larının açık piyasa alımlarında kullanıyor. Bu, Solana blockchain’inde tamamen görünür. Tüm adresler yayınlanmış durumda vesaire. Yani tamamı real time doğrulanabilir. Bu, şu anda yılda 8,8 milyon doların açık piyasada Geonet token’ları almaya gittiği anlamına geliyor. Şaşırtıcı olan, kalan yüzde 20 ile tüm R&D maliyetlerini karşılıyor ve şimdi business development ekiplerini ölçekliyor olmaları. Böyle bir business’ta, tabii ki, müşteri ağı oldukça küçük. John Deere’de çalışan adamlar DJI’da çalışan adamları tanıyor, onlar da TomTom’daki adamları tanıyor. Böylece bu şey şimdi bu çekirdek müşteri topluluğu içinde viral şekilde büyüyor. Tahmin edebileceğiniz gibi böyle bir servise kaydolan müşteriler zaman içinde o servisin kullanımını artırma eğiliminde. Yani biri ilk yıl GeoNet’i rollout etmeye başladığında genelde yılda yaklaşık 60.000 dolar harcıyor. İki yıl sonra ise genelde yılda yaklaşık 170.000 dolar harcıyorlar. Yani ortalama Geonet müşterisi ikinci yılında GeoNet ile revenue’sunu yaklaşık 3x büyütüyor. Sonra elbette sadece müşterilerine bakıyoruz. Son iki yılda imzaladıkları müşteriler. Geçen yıl müşteri tabanlarını 5x büyüttüklerini görebilirsiniz. Bunlar net yeni müşteriler. Burada oldukça basit matematik uygulayınca, bu şey ramp ederken bu yıl 3x’ten fazla büyümeye çok net bir path’leri olduğunu görebilirsiniz. Toparlamak gerekirse, Geonet dünyanın en büyük RTK network’ü, en hızlı büyüyeni. Çok bariz network effect’leri var ve çok doğal bir monopoly olma ihtimali yüksek; yıldan yıla 3x büyüyor, hepinizin bildiği bir sürü flagship müşteri ve marka var. Elbette arkamızda robotics ve gerçekleşen diğer tüm harika şeylerle dev bir physical AI tailwind var. Ve shareholder’lara sermaye döndürüyorlar. Token Solana blockchain’inde işlem görüyor. Satın almak isterseniz 24/7 işlem görüyor. Ticker geode, geo d. Yani gerçekten geo token almak isterseniz bir crypto wallet’a, bir Solana wallet’a kaydolmanızı ve oradan geode token almanızı öneririm. Bununla birlikte Q&A’ye hazır olduğumuzu düşünüyorum. >> Harika. Market cap nedir? >> Ah, pardon. Fully diluted bazda yaklaşık 150 milyon dolardan işlem görüyor. Coin.go gibi herhangi bir crypto fiyat sitesine gidip market cap’e bakarsanız, size 60 ya da 70 milyon gibi bir şey gösterecekler. Çünkü token’ların tamamı henüz float’ta değil, ama fully diluted rakam yaklaşık 1 milyon. >> Arkasında bir corporation var mı, yoksa Cayman Islands ya da Panama’da kurulmuş, board’unda kimin olduğu bilinmeyen bir proje mi? Bize governance’tan bahsedin. >> Geonet ekibi ABD merkezli bir corporation. San Francisco’da dört ekip var. CEO’nun adı Mike Horton. Gerçekten çok iyi biri. Bir süredir bu IoT smart device alanında inşa ediyor. >> Corporate entity ile token arasındaki ilişki ne ve hangisine sahip olmalıyız? >> Token’a sahip olmalısınız, çünkü tahmin edebileceğiniz gibi ben çok fazla token’a sahibim. Equity’ye hiç sahip değilim. İlişki şu: Geonet şirketi John Deere, DJI ve tüm bu şirketlerle muhatap oluyor ve gelirlerinin yüzde 80’ini açık piyasadan token almak için kullanmak üzere Geonet Foundation ile contractual relationship’e sahip. >> Peki o corporation venture capital falan aldı mı? >> Evet, önceki şirketim Multicoin daha önce Geonet’te bir tura liderlik etti. >> Tamam Kyle, dinleyicilerden çok sorum var, sabırlı ol. Birinci soru: 5G signal için Geonet olan Helium’u da bu kadar seviyor musun? >> Evet, aslında altı ya da yedi yıl önce Multicoin’in Helium yatırımına liderlik ettim ve uzun vadede hâlâ çok büyük bir believer’ım. Bu sabah da büyük haberleri çıktı. Evet, büyük bir Helium fan’ıyım. >> İkinci soru. İnsanların token reward’larına değer vermemesi nedeniyle başarısız olmuş uzun bir DePIN proje listesi var. Bu neden farklı? >> Yani shareholder’lara sermaye döndürüyorlar. Bu şey shareholder’lara 8,8 milyon dolar döndürüyor. 150 milyon dolar valuation’da işlem görüyor ve bu yıl 3x büyüyecek. İnanılmaz ucuz bir asset. İnsanlar sadece dikkat etmiyor çünkü şu anda crypto bear market var. >> Tamam. Sam’den... >> Pardon, bu customer cash flow’larında securitized interest gibi mi? >> Fiilen evet. Bu bir revenue. >> Revenue share token. >> Doğru. Yüzde 80. >> Tamam. Yani John Deere Geonet şirketine ne kadar çok ödeme yaparsa, temelde token’ları o kadar deprecate ediyorsunuz, bu da token’ın... >> Açık piyasadan token alıyorlar. Doğru. >> Evet. >> Tamam. Sam’den: value equity’ye mi yoksa token’a mı accrues? Benzer soru, value accrual mechanisms mevcut menkul kıymet yasalarıyla ya da Clarity Act’te öngörülenlerle nasıl örtüşüyor ya da örtüşmüyor? >> Evet. Sorunuzun bir cevabı şu: value accruing olan token’lar, çünkü yüzde 80’i alıp satın alıyorlar. Diğer yüzde 20 elbette operasyonları fonluyor. Mühendisleri, satış insanları, tüm bunlar var. Yani hepsi orada ve fonlanıyor. Menkul kıymet yasaları açısından, Clarity Act’in geçmesi Geonet için kesinlikle çok iyi. Ben avukat değilim, bu yüzden size bunun Clarity Act’te belirlenen bar’ları geçtiğini söylemeyeceğim, ama iyimser olduğumu ve Clarity Act’te çok involved olduğumu söyleyebilirim; çok endişeli değilim. >> Business hakkında çok hızlı sorabilir miyim? John Deere, bu alanı biraz iyi biliyorum. Agriculture’da Precision Planting adlı bir şirketi yönetmiştim ve John Deere kendi RTK sistemlerini yapıyor. Yani RTK’ya dayanan bir ekipman çalıştırdığınızda, construction industry’de Topcon ya da Leica ya da Trimble ya da John Deere alıyorsunuz ve RTK base station’ları kuruyorsunuz, ekipmanınızı çalıştırıyorsunuz. John Deere ve diğerleri neden farklı bir sistem olarak buna rely etmek istesin? Zaten kullandıkları sistemlerden neden daha iyi olduğu bana pek net gelmedi. >> Yani capex versus opex, değil mi? Bu network’ler artık dünyanın her yerinde. Çok düşük maliyetle çalışıyorlar. GeoNet muhtemelen kendi capex’inizi yapıp satın almaya göre fiyatın üçte biri ile dörtte biri arasında. Ve her yerde mevcut. Dolayısıyla John Deere için sales cycle time’ı azaltıyor; sadece traktörü alın, hazır diyebiliyorlar. >> Şu anda microats’in GPS’e alternatif olması için de büyük bir push var; SpaceX launched ya da aslında SpaceX tarafından fırlatılan bir mesh network kullanarak sub-cm resolution sağlayıp hem GPS’i hem RTK’yı etkin şekilde replace edebiliyorlar. SpaceX’in bunu yapmayı araştırıp araştırmadığını bilmiyorum, ama GPS ve RTK’yı temelde replace etmek için microats fırlatmaya çalışan çok iyi fonlanmış bir şirket olduğunu biliyorum. Bu nihayetinde tüm bu yeryüzü base station’larına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmaz mı? >> Maliyet konusunda rekabet edebilmelerine hiç ihtimal vermiyorum, çünkü uyduyla uzaya bir şey göndermek... Yani bu Geonet base station’ları birkaç yüz dolar. GeoNet ile maliyette rekabet edemezsiniz. >> Bunun ölçek ve doygunlukta GPS’in kendisi için viable replacement olduğunu düşünüyor musunuz? >> Hayır. GPS kesinlikle çok farklı. SLA da farklı. >> GPS için ubiquity’ye sahip olmanız gerekiyor. >> Evet. GPS alternatifi için, bu yüzden her yerde uyduya sahip olmanız gerekiyor. Yeterince olması gerekiyor, ama yeterince uyduya ulaşırsanız aslında RTK precision’a ulaşabilirsiniz ve büyük pahalı GPS’e ihtiyacınız olmaz. >> Bir hybrid situation olur; bir sürü GEO ve LEO artı her yerde bir sürü base station. Bu hybrid situation muhtemelen... >> Aslında LEO tek başına tüm geo stuff’ı replace edebilir. Hedef bu. Ve yeterince olursa, SpaceX’in unlock ettiği şey bu. Evet. >> Kyle, diğer compute tasks, örneğin yapılacak work gibi diğer token’ları düşündüğünde ne diyorsun? Distributed training’de ortaya çıkan bir sürü token var. Buna nasıl odaklandın ve diğerlerini nasıl dışarıda bıraktın? >> Yani bunu ona tercih etmek anlamında değil. GeoNet founder’ıyla yıllar önce tanıştım. Bize pitch etti, onu tanıdım ve takip ettim. Distributed training tarafında bunu deneyen bir sürü insan var. Ben oldukça skeptical’ım. Hiçbirinin çalışacağını sanmıyorum. Distributed inference tarafı mümkün, ama umduğumuz kadar iyi çalışmadı. Birkaç yıl önce onun arkasına biraz para koydum. Çalışıyor ama A+ değil. David, önceki soruna dair son bir şey daha vurgulamak istiyorum: energy use. Uzaya gitmek, yerdeki bir base station’a gitmekten çok daha fazla enerji tüketiyor. Yani evet, bir tractor için bunun önemi olmayabilir, ama bir drone ya da bataryaya duyarlı herhangi başka bir application için ground her zaman tercih edilen çözüm olacak. >> Süper ilginç. İyi iş. Teşekkürler. Çok teşekkürler. >> Tamam arkadaşlar. >> Oy vermeden önce, Timoth, feedback’ini ver. >> Şunu seviyorum. Ben Stan Druckenmiller’ın investigate okulunu uygularım. Buna gerçekten inanırım. >> Evet. >> Skin in the game’in yoksa umursamazsın. Ve bu sevdiğim türden şey. Böyle fikirleri duymayı seviyorum. >> Dördünü de sevdim. Benim farkım sizing’de. Yani bunların her birinin sergilediği belirli asymmetric alpha var ve her biri için çok farklı downside risk var. Bir de liquidity issues var. Örneğin Kyle’ın fikrini seviyorum. Sorun şu ki, benim için yeterince working pozisyon alamazdım. Bugün bir milyon dolar bile koyabileceğimi sanmıyorum. Ölçekli girmek market’ı hareket ettirirdi. O yüzden muhtemelen 10, 20, 30 bin gibi başlar, sonra içine doğru almaya başlardım. Talon’da ise bence on milyonlarca doları absorbe edebilirler ve insanlar gözünü bile kırpmaz. Biyoteknoloji şirketinde sorun şu: Freberg, senin dediğin gibi bu discontinuous illiquidity zero risk var, ama bir de 10x upside var. Yani çok büyük... >> Lilly buna bid verir. >> MGM ise bence sadece... Bence MGM ve Talon çok büyük sizing yapabileceğiniz şeyler. >> Diğerlerinde ise bir parça alırsınız, çünkü lottery ticket gibiler. MGM hakkındaki noktanı düşünüyorum. >> Tamam. Bekle, bir gözden geçireyim. Şirket bir numara MGM’di. >> Resorts. Tamam. >> Şirket iki? >> Talon. >> Talon Energy. >> Şirket üç? >> Actis. >> Therapeutics. Evet. >> Ve sonra? >> Geodet. >> Geodet. Şirket değil, sanırım token. >> Evet. >> Şirket dört, Geodet. >> Ve şirketi değil token’ı alıyorsunuz. Sence... Belki Gavin, senin için de... >> Gavin, sen sırala. >> Hayır, sıralamadan önce bize format hakkında ne düşündüğünü söyle, sonra şirketleri değerlendir. Sıralamayı en sonda yapacağız. Sahnede 4 3 2 1 yapacağız, ama pitch’lerle ilgili genel fikirlerini, neyi sevdiğini, neyi sevmediğini söyle. >> Bence pitch’ler harikaydı. Formatın müthiş olduğunu düşündüm. Gelecek yıl kesinlikle genişletirdim. İnsanların trade edebileceği all-in basket ya da ETF oluşturabileceğiniz platformlar var. Belki böyle bir şey. >> Gelecek yıl yapar mısın? >> Gelecek yıl pitch mi yapayım? >> Evet. >> Jake için her şeyi yaparım. >> Kilitlendi. Kilitlendi. >> Aslında, Gavin’den seni biraz spot’a koyarak şunu isteyeceğim. Gelecek yıl bence hepimiz öğrenir ve faydalanırız, eğer sen... >> silicon and memory super cycle. >> Tabii. Bunu bizim için yapmaya razı olur musun? >> Yaparım. >> Beni yazın. >> Mükemmel. Harika. Beni yazın. Teşekkürler. Devam et. >> Pitch’lere gelince, bence gerçekten harika, eğlenceli bir pitch ile çok iyi risk-reward olduğunu düşündüğüm şeyi ayrıştırmak önemli. Oleg ve Kyle’ın pitch’lerde harika iş çıkardığını düşündüm, ama ben healthcare investor değilim, crypto investor da değilim. Sunumlardan çok keyif aldım. Aslında GET’in çok ilginç olduğunu düşündüm. Oleg’den 100’lerime kadar yaşayabileceğimi öğrenmekten mutluyum. Bu benim ve odadaki herkes için iyi haberdi. Tüm askeri terminoloji ve analojilerden keyif aldım. >> Evet, gerçekten harikaydı, ha? >> Harikaydı. >> Gerçekten harika. >> Pure risk-reward perspektifinden, bence MGM en iyisiydi. Downside’ınız Barry Diller bid’i nedeniyle gerçekten capped ve Japan ile Dubai’yi bence çok değerli future value sources olarak alıyorsunuz. Ve Talon’un da çok compelling bir risk olduğunu düşünüyorum. Sadece AI’daki her şeyin artan regulatory risk ile boğuşması gerekecek diye düşünüyorum; bunu sizinle pod’da en son olduğumda konuşmuştuk. Bunu nasıl dimensionalize edeceğimi bilmiyorum. >> Talon için büyük negatif externality’nin Talon’la hiç ilgisi yok gibi. >> Talon’la hiç ilgisi yok. >> ABD hükümetinden over the top bir şey gelip fiyatlara cap koyması gibi bir şey. >> Evet. Lab’i nationalize etmesi. >> Administration değişir. Congress değişir. Yasalar geçer, bence terrestrial compute, utility supply demand’i değiştirir. Ama bunun dışında Talon’un süper compelling olduğunu düşünüyorum. >> Yani MGM var, Talon var. Şimdi diğer ikisi. >> İkisinin de harika pitch olduğunu düşündüm. Üçüncülük için berabere diyebilir miyim? >> Hayır, skor verme. Sadece bu iki fikir hakkında herhangi bir feedback ya da senin için biraz lottery ticket mı? >> Hayır, Actis’in çok compelling olduğunu düşündüm. Farklı bir şey yapmaya çalışıyorlar. Oleg’in dediği gibi, biyoteknolojide platform olabilecek bir şirket yakalarsanız ve drugging mekanizması olsun, targeting olsun ya da broadly applicable bir şeyiniz olsun, biyoteknolojide nadir olan gerçekten çok büyük, 100 milyar doların üzerinde outcome’lara o zaman ulaşabilirsiniz. Activis’in o kısmının süper compelling olduğunu düşündüm. >> Ve crypto oynamıyorsun. >> Crypto oynamıyorum, ama tüm Geonet tartışmasını büyüleyici buldum ve mutluyum. >> Seni bench’ten kaldırıp crypto game’e atlatacak bir şey var mı, yoksa sadece... Neden crypto game oynamıyorsun? >> Crypto hakkında snowboard hakkında hissettiğimle tamamen aynı şeyi hissediyorum. Tamam. Çok iyi bir atlet değilim. Kayak öğrenmek için bir ömür harcadım ve idare ederim. Ve binlerce saat kayak instruction’ım varken snowboard’a binme fikri... >> Game için pain istemiyorsun. >> Evet. Public equities ve public securities’e yatırım yapmaktan 25 yıllık derslerim, öğrenimlerim, acılarım, izlerim var. Crypto benim için biraz snowboard gibi. Ama snowboard yapmak isteyen herkes, harika. Crypto yapmak isteyen herkes, harika. Sadece lütfen dağdan yana doğru inmeyin ve powder’ı mahvetmeyin. David. >> MGM Talon değerlendirmeni düşünüyorum. >> Bence MGM’ye bakınca return upside, downside ve timeline var. MGM muhtemelen 3x gibi. Ayrıca şu noktayı kaçırıyor bence: bu Vegas properties’lerinde monetization’ı upgrade edebilirsiniz. Vegas’taki bir arkadaşımızla konuşuyorduk. Sphere’de show olan her gün Venetian hotel’de incremental EBITDA olarak günde bir milyon dolar kazanıyorlar. Bu inanılmaz bir istatistik ve entertainment draw olduğunda gambling revenue’nun uçtuğunu söylüyor. >> Uçuyor. >> Ayrı olarak duydum ki Barry Diller bu properties’lerde entertainment’ı yeniden icat etmeye çok zaman harcıyor ve bunu nasıl yapacağına dair bir fikri olduğunu düşünüyor; bu da gambling revenue’yu uçuracak. Yani bu yeni locations’daki upside’ı iskonto etseniz bile, muhtemelen yapılacak çok iş var. Bid üzerindeki floor’u seviyorum ve sonra diyelim ki 2 yılda 3x var, bu bid hiçbir yere varmasa ve şeyi çalıştırmaya devam edip “bid’i reddedip bağımsız çalışmaya devam edeceğiz” deseler bile. Talon belki 3x upside, 5x upside, ama sekiz yıl ileride. Talon’daki diğer zorluklardan biri de, bunu bir valuation metric olarak kullanırdım, MGM’ye göre daha interest rate sensitive olduğunu düşünüyorum, çünkü power purchase agreement’lar revenue’nun büyük kısmının geldiği yer. Dolayısıyla interest rate’lerin nerede durduğunun bir function’ı olan bir discount rate alacaksınız. Yani interest rate’ler fırlarsa, ki bazıları orada risk olduğunu savunabilir, Talon için öngördüğü 15x outlook’ta margin compression görürsünüz. Bu Talon için benim downside scenario’m olurdu. Actis’te ise endişeleniyorum, çünkü solid tümörlere ulaşmada gerçekten güçlü etkinlik gösteren bir D-protein conjugate’e sahip bir şirkette yatırımcıyım. Solid tümörler için tartışılan yeni therapeutic modalities var ve bunların bunu riske atabileceğini düşünüyorum. China risk’in legit olduğunu düşünüyorum, çünkü biyoteknolojide board genelinde gördüm. Her şey kopyalanıyor ve insanlar China’ya gidiyor. Ama bir hit yakalayabilirler ve gerçekten iyi bir readout alırlarsa Lilly 6 ay içinde bid verebilir. Yani kesinlikle upside var, ama kötü readout alırlarsa ya da China ya da yeni bir modality çıkarsa downside muhtemelen yüzde 50-75. Bu yüzden sıralama muhtemelen MGM, Talon, Actis ve sonra benim için Geodet tarafı... Bence space thing muhtemel path. Önümüzdeki on yılda tüm RTK’yı ve tüm GPS’i replace edecek. Zaten yukarı çıkan sistemlerin üzerine kaçınılmaz bir piggyback olacak. >> Harika. Sanırım herkesi aldım. Benim için iki bucket’a koyuyorum. AKTS ve GOD, bunlar lottery ticket gibi; crazy returns olabilir, ama çalışmazlarsa sıfır olma ihtimali büyük. MGM ve Talon ise bariz downside protection’a sahip ve bunlar insanlar her zaman gamble edecek ve lights on kalacak gibi hissettiriyor. Bu yüzden ikisini de seviyorum. Real time’da her birine 200k koydum. >> Gamble and leave the lights. Yani bu sadece benim... Public vehicle’ım yok. >> Gerçekten aldın mı? >> Sadece day trading yapıyorum. >> Ben onun action’ının yarısını aldım ve Robinhood account’um yok. Ofisimi aramam gerekiyor. O yüzden “ben yarısını alayım” dedim. >> Kaybedersin dostum. >> Yarısını alırım. Seni parmaklarınla görmedim. >> Portfolio’da yüzde 7 yukarıdayım. O yüzden seni buraya dahil edemem sanırım. >> Satın alma adımları. >> Yaptım. Söylediğim sırayla üç emri beklettim. Neyse, benimkini çok hızlı vereceğim. MGM, Talon, G, AKTS diyeceğim. >> Gavin sadece trilyon yapacak. >> Dört pitch yapanı sahneye getirelim. >> 1.000 dolarımız var. Lütfen iki adamın sarıldığı heykeli getirin. Bekleyin, bekleyin, açıklamadan önce son derece alpha male heterosexual trophy’ye ihtiyacım var. All-in heterosexual alpha male trophy, lütfen. Ve dört pitcher’ımızın sahneye gelmesi gerekiyor. Daha heyecanlı yapıyor. En iyi aktör için beş kişiyi gösterdiklerinde rahatsız edici olması gibi. >> Evet. >> Evet. >> Onları masaya koyun. >> Ama bekle, ödülüm nerede? Ödül. Ödül sizde. >> Lütfen bana son derece heterosexual alpha male award’ı getirin. >> Ödülü gösterince nedenini anlayacaksınız. Bunu bana verin. >> Biraz daha öteye. >> Tamam. >> Bana o ödülü getirin. Bunu nasıl 3D modeled ettiğimizi göstereyim. >> Bunu kimse görmek istemiyor. >> Buna bakın. Bu iki adamın rahatsız şekilde sarılması. Ve bunu böyle yaptık, en iyisi. Buraya gel Freeberg. Sana göstereceğim. Bunu seninle yapmıyorum. >> Hadi Freeberg. >> Yarın yaparsın. >> Free. Tamam, iyi. O son derece rahat. >> Bu David ve ben. >> David ve sensin. Ama nasıl modellediğimizi gösterelim. Sadece uzun bir... >> Bu rahatsız edici. Ve beş ekstra saniye tutuyoruz. >> 2 dakikada oksitosin salınımı geliyor. İşte bu. >> Tamam. Beyler, olay bu. Sonuçlar sizde mi? Devam edin. Audience award. >> Audience award. >> Dinleyicilerden gelen 150 vote’a göre, dörtte bire mi gideyim? >> Dörtten bire. >> Dörtten bire daha heyecanlı. >> Tamam. Dördüncü sıra, oyların yüzde 5’iyle Kyle Samani. >> Tamam. Board’da iyi iş. >> Çok yakın ikinci sıra. >> Hayır, üçüncü. Üçüncü. >> Üçüncü sıra, oyların yüzde 21’iyle Oleg Rock. >> Oleg. Aman, yaklaşıyoruz arkadaşlar. Çok dramatik. >> Ve yüzde 50, yüzde 50 ile ikinci kim? >> Sana gideceğim. Hayır, şimdi bir numarayı söyle. >> Tamam. Tamam. >> Hayır. Tamam. Pardon. Evet, oyların yüzde 24’üyle ikinci sırada Aaron Cowan, MGM. YÜZDE 50 oyla bir numara Dan Drafus. >> Vay. İnanılmaz. Alkışlayın. Güzel iş. Şimdi bestie ise... >> Bekle, bestie’ye geçmeden önce. Bunu kazanmış olarak şu an nasıl hissediyorsun? Ödülü ona verin. Çok rahatsız görünüyorsunuz. >> Gerçekten çok... >> Ama bir saniyeliğine ödülünü verin, elinde tutsun. >> Academy award ver. >> Bu noktaya nasıl geldiğini herkese anlat. >> Birkaç söz söyle. Ödülümü aldım. Tekilamı aldım. >> Teşekkürler. >> İşte bu. Tamam. İyi iş. >> Tamam. Şimdi tamam. >> Ödül bu. 4 3 2 1. Burada nispeten benzer. Dördüncü sıra Kyle Samani’ydi. Tamam. >> Üçüncü sıra Oleg. >> İkinci sıra Dan Drafus. Birinci sıra Aaron Cowen. Büyük upset. Audience vote’u tersine çevirdi. >> İşte bu. >> Tamam. Yani MGM kazandı. >> Tamam. >> Teşekkürler arkadaşlar. >> Bu harikaydı. >> Tamam. Katıldığınız için hepinize teşekkürler. >> Çok teşekkür ederiz. >> Geldiğiniz için çok teşekkürler, bir sonraki görüşmemizde...
Her şeyi ortaya koyuyorum.