Thomas Massie’nin USS Liberty Çıkışı: “Bunun Kaza Olduğunu Düşünmüyorlar”
İngilizce podcast bölümünde sunucu, USS Liberty saldırısının yıl dönümünde Temsilciler Meclisi kürsüsünde konuşan Congressman Thomas Massie’nin açıklamalarını dinletti ve ardından askeri geçmişi olan Chris’ten değerlendirme istedi. Tartışma, 1967’de İsrail’in USS Liberty’ye saldırısı, olayın “yanlış kimlik tespiti” olarak açıklanması ve ABD hükümetinin saldırı sonrasındaki tutumu etrafında şekillendi.
USS Liberty saldırısının yıl dönümü ve Thomas Massie’nin konuşması
Sunucu, İsrail’e dair sorulara geçmeden önce, konunun konuğu için özel önem taşıdığını ve onun askeri geçmişi bulunduğunu belirterek Thomas Massie’nin Temsilciler Meclisi’ndeki konuşmasından bir bölüm açtı. Sunucu, konuşmanın “USS Liberty’ye yönelik İsrail saldırısının yıl dönümünde” yapıldığını söyledi.
Massie konuşmasında saldırının ayrıntılarını adım adım anlattı. “Dört torpido fırlattılar,” diyen Thomas Massie, “bunlardan biri USS Liberty’nin gövdesine isabet etti ve 25 kişiyi anında öldürdü” şeklinde açıkladı. Massie’ye göre torpido, geminin yan tarafında “40 feet’e 40 feet” büyüklüğünde bir delik açtı. Bu hasarın, saldırının ne kadar ağır olduğunu gösterdiğini belirten Massie, İsrail güçlerinin yalnızca gemiyi batırmayı değil, geride canlı tanık bırakmamayı da amaçladığını savundu.
Massie, “Amaçları onu batırmaktı, ama aynı zamanda tek bir kişinin bile sağ kalmamasını istiyorlardı,” ifadesini kullandı. Konuşmasında görgü tanıklarına dayandığını söyleyen Massie, İsrail güçlerinin denize indirilen cankurtaran filikalarına makineli tüfeklerle ateş ettiğini söyledi. Ayrıca güvertedeki yangın söndürme ekiplerinin de hedef alındığını anlattı.
Massie, gemideki yaralı ve ölülerin triyaj için yemekhane bölümüne taşındığını, yalnızca bir doktorun herkese müdahale etmeye çalıştığını aktardı. “Yaralıları ve ölüleri triyaj için yemekhaneye taşıyorlardı; hepsine yardım etmeye çalışan tek bir doktorları vardı,” diyen Thomas Massie, “birkaç dikiş atmaya çalışıyordu; bu dehşet vericiydi” şeklinde belirtti.
Yardım uçaklarının geri çağrılması
Massie’nin konuşmasındaki bir diğer önemli nokta, USS Liberty saldırı altındayken yardım için gönderilen uçakların geri çağrılmasıydı. Massie, İsraillilerin geminin sinyallerini karıştırmasına rağmen USS Liberty’nin bir imdat sinyali göndermeyi başardığını anlattı. Bu sinyal üzerine USS Saratoga ve USS America’dan uçakların gemiye yardım etmek üzere gönderildiğini söyledi.
Ancak Massie’ye göre bu noktada daha önce görülmemiş bir şey yaşandı. “Saldırı altındaki bir gemi için gönderilen uçaklar geri çağrıldı,” diyen Thomas Massie, “bu daha önce hiç olmamıştı” şeklinde vurguladı. Massie, USS Liberty mürettebatının 17 saat boyunca beklediğini belirtti. Bu anlatımda asıl vurgu, yalnızca saldırının kendisine değil, ABD tarafındaki karar mekanizmasının saldırı sürerken nasıl davrandığına yöneldi.
Resmi anlatıya itiraz
Massie, resmi raporların saldırıyı “yanlış kimlik tespiti” vakası olarak nitelediğini aktardı. Ancak bu açıklamanın, dönemin bazı üst düzey ABD yetkilileri ve askeri isimleri tarafından kabul edilmediğini söyledi. “Resmi raporlar bunun yanlış kimlik tespiti olduğunu söylüyor,” diyen Thomas Massie, “ama Dean Rusk’ı, eski Dışişleri Bakanı’nı; Richard Helms’i, CIA direktörünü; Bobby Ray Inman’ı, NSA başkanını; soruşturma mahkemesinin baş hukuk danışmanı Captain Ward Boston’ı dinlerseniz, bu kişilerin hiçbiri bunun kaza olduğunu düşünmüyor” şeklinde ifade etti.
Massie ayrıca Admiral Thomas H. Moorer’a da atıf yaptı. Moorer’ın Pearl Harbor ve Midway’de görev yaptığını, hem Atlantik hem Pasifik filolarını komuta ettiğini ve Joint Chiefs of Staff (Genelkurmay Başkanları Kurulu) başkanlığı yaptığını belirtti. Massie’ye göre bu “seçkin” isimlerin hiçbiri olayın kaza olduğuna inanmıyordu. Onların, saldırının ya “false flag” yani sahte bayrak operasyonu olarak ya da İsrail’in o gün yaptıklarının gözlemlenmesini istemediği için kasıtlı biçimde gerçekleştirildiğini düşündüğünü söyledi.
Sunucunun LBJ ve McNamara notu
Massie’nin konuşmasının ardından sunucu, konuşmanın çok daha uzun sürdüğünü belirtti ve içinde Lyndon B. Johnson’a dair bir bölüm bulunduğunu söyledi. Sunucuya göre bu bölümde, LBJ’nin bizzat telefona gelerek Robert McNamara’nın kendi askerlerini kurtarmamalarını söylediğine inanamayan bir gemi kaptanıyla konuştuğu anlatılıyordu.
Sunucu, “Congressman Massie’nin konuşması devam edip gidiyordu,” diyerek, konuşmada “LBJ’nin bizzat telefona gelip, McNamara’nın onlara silah arkadaşlarını kurtarmamalarını söylediğine inanamayan gemilerden birinin kaptanıyla konuştuğu” bir bölüm bulunduğunu aktardı. Ardından Chris’e bu konu hakkındaki düşüncelerini sordu.
Chris’in askeri geçmişinden gelen değerlendirmesi
Chris, yanıtına LBJ’ye atfedilen sözle başladı. Ona göre LBJ’nin, Akdeniz Filosu’ndan sorumlu amirale “uçaklarınızı geri çevirmek istemiyorum” dediği ve ardından “bir müttefiki utandırmak istemiyorum” ifadesini kullandığı iddia ediliyordu. Chris, bu anlatıyı ABD hükümetinin olay karşısındaki tutumunu değerlendirmek için kullandı.
Kendi askeri geçmişine de değinen Chris, Marine Corps’ta askeri hukukçu olarak 10 yıl görev yaptığını söyledi. “Marine Corps’ta askeri hâkim olarak 10 yıl geçirdim; Liberty hakkında hiçbir şey duymadım,” diyen Chris, “Liberty’de denizcilerle birlikte üç Marine vardı” şeklinde açıkladı. Chris, bu üç Marine’den ikisinin öldüğünü, Staff Sergeant Bryce Lockwood’ın ise hayatta kaldığını ve o günkü eylemleri nedeniyle Silver Star madalyası aldığını belirtti.
Chris, Lockwood’ın o gün hayat kurtardığını söyledi. Ancak madalya metninde dikkat çekici bir unsur bulunduğunu vurguladı: İsrail’den söz edilmemesi. “Bryce Lockwood’ın Silver Star takdirname metnini okursanız, içinde İsrail’den hiç söz edilmez,” diyen Chris, “gemiyi adı verilmeyen bir düşmanın saldırdığı yazılıdır” ifadelerini kullandı.
“Yanlış kimlik” açıklamasına sert itiraz
Chris, İsrailli torpido botu komutanlarının USS Liberty’yi bir Mısır gemisi sanmış olabileceği iddiasını reddetti. Ona göre bu açıklama askeri açıdan inandırıcı değildi. “Bu İsrailli torpido botu komutanlarının bu gemiyi bir Mısır gemisi sandıkları fikri gülünç,” diyen Chris, “o komutanların yapması gereken az sayıdaki şeyden biri, bölgedeki bütün farklı Mısır gemilerini bilmeleriydi” şeklinde değerlendirdi.
Chris, bu nedenle saldırının kaza olarak açıklanamayacağını savundu. “Bunun kaza olmasının imkânı yok,” diyen Chris, olayın ardından gelen süreci “örtbas” ve “aklama” olarak niteledi. Kongre dahil çeşitli soruşturmalar yapıldığı iddiasına rağmen, bunların tamamını çok sert biçimde eleştirdi. Mevcut ifadelerle yetinmek istemediğini, aslında daha ağır sözler kullanabileceğini söyledi.
Massie’ye destek ve mürettebatın yaşadıkları
Chris, Thomas Massie’nin konuyu gündeme taşımasını desteklediğini açıkça belirtti. “Thomas Massie’ye bu konuyu zorladığı, gündeme getirdiği ve Amerikalılara ne olduğunu hatırlattığı için Tanrı yardım etsin,” diyen Chris, USS Liberty’deki denizciler ve Marine’lerin feda edildiğini söyledi.
Chris, saldırıda 34 kişinin öldüğünü belirtti. Ayrıca 100’den fazla kişinin yaralandığını, bunların bazılarının ömür boyu sakat bırakacak yaralar aldığını söyledi. Saldırının fiziksel etkilerinin yanı sıra psikolojik etkilerinin de ağır olduğunu vurguladı.
Chris’e göre mürettebat yalnızca saldırı nedeniyle travma yaşamadı. Asıl derin travmalardan biri, kendi hükümetleri tarafından ihanete uğradıkları hissiydi. Chris, hükümetin bu kişilere olay hakkında konuşmamalarını emrettiğini, soruşturmayı akladığını, olayı örttüğünü ve İsrail’i koruduğunu savundu.
Konuşmasının sonunda Chris, ABD hükümetinin “o Marine’ler ve denizciler için doğru ve gerekli olanı yapmak” yerine İsrail’i korumayı tercih ettiğini ileri sürdü. Böylece bölümdeki tartışma, USS Liberty saldırısının yalnızca tarihsel bir olay olarak değil, ABD devletinin kendi askerlerine karşı sorumluluğu, müttefiklik ilişkileri ve resmi anlatıların güvenilirliği açısından da ele alınmasıyla sonlandı.
Thomas Massie’nin USS Liberty konuşması
Sunucu: Direnişin neden sona ermeyeceği konusuna geçmeden önce, size İsrail hakkında birkaç soru sormadan önce, bu mesele sizin için önemli olduğu ve siz de askerlik geçmişine sahip olduğunuz için, Congressman Thomas Massie’nin dün Temsilciler Meclisi kürsüsünde söylediklerinden kısa bir bölüm dinletmek istiyorum. Dün, USS Liberty’ye yönelik İsrail saldırısının yıl dönümüydü. Chris...
Thomas Massie: Dört torpido fırlattılar. Bunlardan biri USS Liberty’nin gövdesine isabet etti ve 25 kişiyi anında öldürdü. Geminin yan tarafında 40 feet’e 40 feet büyüklüğünde bir delik açtı. Onu batırmaya kararlıydılar, ama aynı zamanda tek bir kişinin bile sağ kalmamasına da kararlıydılar.
Thomas Massie: Görgü tanıklarının anlatımlarına göre İsrailliler, denize indirdikleri cankurtaran filikalarına makineli tüfeklerle ateş açtı. Güvertedeki itfaiyecilere makineli tüfeklerle ateş açtılar. Yaralıları ve ölüleri triyaj için yemekhaneye taşıyorlardı. Hepsine yardım etmeye çalışan tek bir doktorları vardı. Birkaç dikiş atmaya çalışıyordu. Dehşet vericiydi.
Thomas Massie: Şaşırtıcı olan şu: O mürettebat olmasaydı, o gemi o gün batardı. Ama olay hâlâ bitmemişti. Helikopterler geldi, savaş helikopterleri. USS Liberty, sinyalleri İsrailliler tarafından karıştırılıyor olmasına rağmen bir sinyal göndermeyi başardı ve karşılık vermeye çalışan gemiler vardı.
Thomas Massie: USS Saratoga ve USS America uçak gönderdi. İkisi de USS Liberty’ye yardım etmek için uçak gönderdi. Sonra daha önce hiç yaşanmamış bir şey oldu. Saldırı altındaki bir gemiye yardım için gönderilen uçaklar geri çağrıldı. Bu daha önce hiç olmamıştı. Ve orada 17 saat beklediler.
Thomas Massie: Resmi raporlar bunun yanlış kimlik tespiti olduğunu söylüyor. Ama Dean Rusk’ı, eski Dışişleri Bakanı’nı; Richard Helms’i, CIA direktörünü; Bobby Ray Inman’ı, NSA başkanını; soruşturma mahkemesinin baş hukuk danışmanı Captain Ward Boston’ı dinlerseniz...
Thomas Massie: Pearl Harbor’da, Midway’de görev yapmış, hem Atlantik hem Pasifik filolarına komuta etmiş ve Joint Chiefs of Staff başkanı olmuş Admiral Thomas H. Moorer’ı dinlerseniz, bu seçkin adamların hiçbiri bunun kaza olduğunu düşünmüyor. Onlar bunun İsrail devleti tarafından kasıtlı cinayet olduğunu düşünüyor: ya sahte bayrak operasyonu olarak ya da o gün ne yaptıklarının kimse tarafından gözlemlenmesini istemedikleri için.
Sunucu: Bu mesele elbette tüm veteranları incitmeye ve yaralamaya devam ediyor. Congressman Massie’nin konuşması da elbette devam edip gidiyordu. Hatta içinde LBJ’nin bizzat telefona gelip, McNamara’nın onlara silah arkadaşlarını kurtarmamalarını söylediğine inanamayan gemilerden birinin kaptanıyla konuştuğu bir bölüm bile var. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?
Chris’in yanıtı
Chris: Evet. Yani LBJ’nin, Akdeniz Filosu’ndan sorumlu amirale, “Uçaklarınızı geri çevirmek istemiyorum. Bir müttefiki utandırmak istemiyorum,” dediği söylenir.
Chris: Marine Corps’ta askeri hâkim olarak 10 yıl geçirdim. Liberty hakkında tek bir şey bile duymadım. Liberty’de denizcilerle birlikte üç Marine vardı. İkisi öldürüldü. Staff Sergeant Bryce Lockwood hayatta kaldı. O gün yaptıkları için Silver Star aldı. Hayat kurtardı.
Chris: Ama Bryce’ın, yani Staff Sergeant Lockwood’ın Silver Star takdirname metnini okursanız, içinde İsrail’den hiç söz edilmez. Gemiyi adı verilmeyen bir düşmanın saldırdığı yazılıdır.
Chris: Bu İsrailli torpido botu komutanlarının bir şekilde bu gemiyi bir Mısır gemisi sandıkları fikri gülünç. O torpido botu komutanlarının yapması gereken az sayıdaki şeyden biri, oradaki bütün farklı Mısır gemilerini bilmekti. Bu onların görevinin bir parçasıydı. Bunun kaza olmasının imkânı yok.
Chris: Dolayısıyla olayın örtbas edilmesi, aklanması... Sözde soruşturmalar yapıldı, Kongre’nin yaptıkları da dahil. Bunların hepsi tamamen çöptü. Yani bunları tanımlamak için daha sert bir dil kullanmam gerekir.
Chris: Thomas Massie’ye bu konuyu zorladığı, gündeme getirdiği, Amerikalılara ne olduğunu ve Amerikan denizcileriyle Marine’lerin nasıl feda edildiğini hatırlattığı için Tanrı yardım etsin. 34’ü öldürüldü. 100’den fazlası, hatta 100’ün çok üzerinde kişi yaralandı. Bazılarının yaraları onları ömür boyu sakat bıraktı. Hepsi bu olayla travma yaşadı.
Chris: Sadece saldırı nedeniyle travma yaşamış da değillerdi; daha çok, kendi hükümetleri tarafından ihanete uğramaları nedeniyle travma yaşadılar. Hükümetleri onlara bu konuda asla konuşmamalarını emretti, bunu talep etti, bunu buyurdu. Sonra soruşturmayı akladı, olayı örttü ve o Marine’ler ve denizciler için doğru ve gerekli olanı yapmak yerine İsrail’i korudu.