Glenn Diesen

Prof. Sed Muhammad Marandi: “İran Yeni Bir Savaşta Çok Daha Sert Karşılık Verir”

Prof. Sed Muhammad Marandi, Tahran University öğretim üyesi ve İran’ın nükleer müzakere ekibinin eski danışmanı, Glenn ile yaptığı söyleşide Trump’ın Xi Jinping ile Beijing’deki görüşmesini, ABD-İran gerilimini ve olası yeni savaş senaryolarını değerlendirdi. Marandi, ABD’nin Çin üzerinden İran’a baskı kurma girişiminin sonuçsuz kaldığını savunurken, yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve İsrail’i değil, Basra Körfezi ülkelerini ve küresel ekonomiyi de sarsacağını söyledi.

Trump-Xi Görüşmesi ve İran Dosyası

Glenn, Trump’ın Beijing’de Xi Jinping ile görüşmesini tamamladığını, toplantının ana gündemlerinden birinin Taiwan olduğunu, ancak İran’ın da önemli başlıklardan biri olarak ele alındığını belirtti. Ona göre Washington, Çin’i İran üzerinde baskı kurmaya ikna etmeye çalıştı. Marandi ise bu girişimin baştan başarısız olmaya mahkûm olduğunu savundu.

"Trump ve ekibinin gerçeklikten kopuk olduğunu düşünüyorum," diyen Prof. Sed Muhammad Marandi, "bu gezinin nasıl sonuçlanacağı daha yola çıkmadan belliydi" şeklinde değerlendirdi. Marandi’ye göre Trump yönetimi, ABD ulusal güvenlik aygıtından çok sayıda İran, Çin ve Rusya uzmanını tasfiye ettiği için Beijing’e “kör şekilde” gitti ve müzakerelerden de aynı şekilde çıktı.

Marandi, İran Dışişleri Bakanı’nın zirveden birkaç gün önce Çin’e yaptığı ziyarete dikkat çekti. Çinli ve İranlı yetkililerin açıklamaları, beden dili, Çin medyası ve sosyal medya tepkileri incelenseydi, Washington’ın taleplerinin sonuç vermeyeceğinin anlaşılabileceğini söyledi. Trump’ın Çin ziyaretinden somut kazanım elde etmediğini savunan Marandi, "Trump için tek olumlu nokta, Çin’de birkaç gün geçirip ev sahibine hakaret etmemesiydi" ifadesini kullandı.

Diplomasi Çıkmazı ve Yeni Savaş İhtimali

Marandi’ye göre Trump’ın ABD’ye dönüşünden sonra İran’a karşı yeniden şiddete yönelme ihtimali artıyor. ABD’nin İran limanlarına yönelik kuşatmayı bitirme, Lebanon ve Gaza’da ateşkes sağlama ve Hürmüz Boğazı’ndan geçiş krizini çözme konusunda siyasi iradesi olmadığını ileri sürdü.

Bu noktada Marandi, karar alma sürecinde “Zionist lobby” ve İsrail hükümetinin belirleyici olduğunu savundu. Netanyahu’nun kişisel gündemi, yaklaşan seçimler, yargı süreci ve koalisyon ortaklarının baskısı nedeniyle ateşkesi kabul etmeyeceğini ileri sürdü. Marandi, savaşın yakında başlayabileceğini ve bunun Netanyahu ile Trump yönetimleri tarafından İran’a karşı ağır bir saldırı şeklinde gelişebileceğini söyledi.

Marandi ayrıca 8-9 Ocak’ta silahlı kalkışma gerçekleştirdiğini söylediği grupların kalıntılarının, northern Iraq’taki yaklaşık 5 bin Kurdish militanın ve Pakistan sınırındaki Wahhabi-Salafi unsurların harekete geçirilebileceğini öne sürdü. "İran’ın kendisini hazırladığı senaryo bu," diyen Marandi, "bu tam olarak böyle olacak anlamına gelmez, ama İran hazırlanması gereken senaryoyu böyle görüyor" diye ekledi. İran silahlı kuvvetlerinin tam alarm durumunda olduğunu belirtti.

İran’ın Muhtemel Yanıtı

Glenn, medyada da diplomasi sürecinin başarısız olduğuna, İran’ın füze üslerinin büyük bölümünü yeniden kurduğuna ve ABD ile İsrail’in yeniden kapsamlı savaşa dönmeyi değerlendirdiğine dair haberler bulunduğunu söyledi. Ayrıca bazı adaların ele geçirilmesi ve nükleer materyalin İran’dan çıkarılması gibi iddiaların dolaşımda olduğunu belirtti.

Marandi, İran’ın yanıtının çok sert olacağını savundu. Önceki çatışmayı “39 günlük sıcak savaş” diye tanımlayarak bunun mevcut savaşın ilk aşaması olduğunu söyledi. Ona göre savaş zaten devam ediyor; ABD’nin uyguladığı kuşatma da bunun parçası.

"İran’ın yanıtı çok sert olacak, hatta 39 günlük savaştan daha kararlı olacak," diyen Marandi, İran’ın kritik altyapısına saldırılması halinde İsrail’in ve savaşa dahil olduğunu söylediği bölge ülkelerinin kritik altyapılarının hedef alınacağını belirtti. Jordan, Saudi Arabia, United Arab Emirates, Kuwait, Bahrain ve Qatar’ın risk altında olduğunu savundu.

Marandi, özellikle United Arab Emirates, Kuwait, Bahrain ve Saudi Arabia’nın sıcak ve nemli iklim nedeniyle elektrik ve su altyapısına yönelik saldırılar karşısında savunmasız olduğunu söyledi. Elektrik veya su kesintisi halinde bu ülkelerde yaşamın sürdürülemeyeceğini, tahliyelerin gündeme gelebileceğini ileri sürdü. Bunun küresel ekonomik krizi derin ve uzun süreli bir depresyona dönüştürebileceğini belirtti.

Ateşkes Şartları ve Washington’daki Güç Dengesi

Glenn, ABD ve İran’ın karşılıklı tekliflerinin reddedildiğini hatırlatarak diplomasi için yolun sonuna gelinip gelinmediğini sordu. Marandi’ye göre bu tamamen Washington’a bağlı. Trump’ın başlangıçta “koşulsuz teslimiyet” istediğini, ancak 39 gün sonra İran’ın taleplerini kabul etmek zorunda kaldığını savundu.

"Amerikalılar savaşı kaybetti," diyen Marandi, "kuşatma savaşını da kazanmıyorlar; dünya Trump, Netanyahu ve Zionism yüzünden acı çekiyor" ifadelerini kullandı. İran’ın da zarar gördüğünü kabul etti ancak İran’ın ABD’den daha uzun süre dayanacağını söyledi.

Marandi’ye göre çözüm hâlâ mevcut: ABD’nin 39 gün sonra kabul ettiği ateşkes koşullarını uygulaması. Bu koşullar yerine getirilseydi Lebanon ve Gaza’daki katliamların yaşanmayacağını ve Hürmüz Boğazı krizinin daha yönetilebilir olacağını savundu. Ancak kararın Trump’ta değil Netanyahu ve Zionist lobby’de olduğunu ileri sürdü.

Savaşın Nasıl Genişleyebileceği

Glenn, olası yeni savaşta tarafların hangi kozlara sahip olduğunu sordu. Marandi, Pakistan sınırındaki Wahhabi-Salafi unsurların kolayca bastırılacağını, Kurdish militanlar ve diğer grupların ise daha karmaşık bir tehdit oluşturacağını söyledi. Eğer Iraqi Kurdistan bu sürece dahil olursa, İran’ın savaş sonrasında bu bölgesel yönetime artık tahammül etmeyeceğini iddia etti.

Marandi’ye göre bu kez İran çok hızlı tırmanacak. Iraqi resistance’ın önceki çatışmada ABD’yi yalnızca zorladığını, ancak bu kez “tam güçle” devreye gireceğini savundu. Yemen’in de savaşa hazır olduğunu belirterek Red Sea’nin kapanacağını, Saudi petrol ihracatı ve Red Sea üzerinden yapılan diğer ihracatın duracağını söyledi.

"İsrail çok sert vurulacak," diyen Marandi, "bu daha yoğun bir savaş olacak ve birçok şey çok hızlı gelişecek" şeklinde konuştu.

Körfez Ülkelerinin Rolü

Glenn, Israel, United Arab Emirates ve Saudi Arabia’nın askeri koordinasyon içinde olduğuna dair haberleri gündeme getirdi. ABD’nin savaşı bölgedeki müttefiklerine devretme kapasitesini sordu.

Marandi, Gulf ülkelerinin ciddi savaş gücüne sahip olmadığını savundu. Bu devletleri “yolsuz aile rejimleri” olarak nitelendirdi ve halklarının bu rejimler için savaşma motivasyonuna sahip olmadığını ileri sürdü. United Arab Emirates’in 1-1,1 milyonluk vatandaş nüfusuyla İran karşısında ne yapabileceğini sorguladı.

Marandi ayrıca bu ülkelerin “police state” olduğunu savunarak Iran ile kıyasladı. İran’da kamusal alanda pek çok şeyin söylenebileceğini, ancak bu ülkelerde özel alanda bile ciddi eleştirinin mümkün olmadığını iddia etti. 39 günlük savaş sırasında Arap sokaklarının İran’ı desteklediğini, petrol ve gaz zengini rejim medyasının İran karşıtı yayınlarına rağmen halkların bunu gördüğünü söyledi.

Russia, China ve İran’ın Askeri Kapasitesi

Glenn son olarak yeni bir ABD saldırısı durumunda China ve Russia’nın desteğinin nasıl değişebileceğini sordu. Marandi, İran’ın China ve Russia ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu, İran Dışişleri Bakanı’nın Putin ile St. Petersburg’da ve Chinese yetkililerle Beijing’de yaptığı görüşmelerin olumlu geçtiğini belirtti.

Ancak İran’ın savaşı kendi kapasitesiyle kazandığını vurguladı. Dostlarının yardım ettiğini, tıpkı İran ve China’nın Russia’ya yardım ettiği gibi, fakat sahadaki savaşın İran’ın yerli askeri kapasitesiyle yürütüldüğünü söyledi. Underground missile bases (yeraltı füze üsleri) konusunda yıllardır söylediklerinin artık kabul edilmeye başlandığını belirtti.

"İran’ın füze kabiliyetleri bugün savaştan önce olduğundan daha güçlü," diyen Marandi, "İran’ın drone kabiliyetleri de savaştan önce olduğundan daha güçlü" diye ekledi. Ekonominin daha zor durumda olduğunu kabul etti, fakat İran toplumunun dayanıklılığına, medeniyet devleti niteliğine ve özellikle Shia Muslim kültüründeki mazlumu destekleme anlayışına atıf yaptı.

Marandi, ABD’nin kara harekâtına girişmesinin büyük hata olacağını savundu. İran’ın saldırgan güçlerin adaları, ana karanın bazı parçalarını ya da İran içindeki bazı noktaları ele geçirmesine izin verip ardından pusu ve karşı saldırıyla yıpratma savaşı yürütebileceğini söyledi. Önceki savaşta İran’ın çatışmanın mümkün olduğunca uzun sürmesini istediğini, çünkü Amerikalıların İran’a saldırmayı bir daha düşünmemesi için ağır bir bedel ödemelerini amaçladığını belirtti.

ABD’deki Değerlendirmeler ve Sonuç

Glenn, Marandi’nin ABD’de bazı çevrelerce İran propagandası yapmakla suçlandığını, ancak eski CIA direktörü Leon Panetta’nın İran’ın ABD’nin başına “silah dayadığını” söylediğini, Robert Kagan’ın da The Atlantic’te “şah mat” anlamına gelen bir değerlendirme yaptığını aktardı. Marandi, savaşın ABD açısından kötü biteceğine dair yıllardır aynı uyarıyı yaptığını söyledi.

Marandi, İran’ın savaş planının ve doktrininin başarılı olduğunu savundu. Önce 12 günlük, ardından 39 günlük çatışmadan sonra İran’ın yeniden değerlendirme ve planlama yaptığını belirtti. "Savaş korkunç bir şey; savaş istemiyorum," diyen Marandi, "ama bunun Trump ve Trump rejimi ile İsrail rejimi için başarısızlıkla sonuçlanacağından şüphem yok" şeklinde konuştu.

Ona göre savaş yeniden başlarsa ve kritik altyapı hedef alınırsa dünya büyük bir ekonomik depresyona girebilir. Buna rağmen İran’ın geri adım atmayacağını belirten Marandi, savaşın sona ermesine kadar kararlı biçimde mücadele edeceğini savundu.

Giriş

Glenn: Tekrar hoş geldiniz. Bugün bize, Tahran University’de profesör olan ve İran’ın nükleer müzakere ekibinin eski danışmanlarından Professor Sed Muhammad Marandi katılıyor. Programa yeniden geldiğiniz için teşekkür ederim.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Programınızda olmak her zaman büyük bir zevk.

Trump-Xi Görüşmesi

Glenn: Şimdi Trump’ın Beijing’de Xi Jinping ile görüşmesini tamamladığını görüyoruz. Elbette muhtemelen en önemli konu olan Taiwan’a odaklandılar, ama İran’ın da önemli bir gündem maddesi olduğunu biliyoruz. Görünüşe göre United States, China’yı İran’a baskı yapmaya zorlamaya çalıştı. Trump ile Xi arasındaki bu görüşmeden sizin çıkardığınız sonuç nedir?

Prof. Sed Muhammad Marandi: Trump ve ekibinin gerçekten gerçeklikten kopuk olduğunu düşünüyorum. Gezilerinden önce bunun nasıl sonuçlanacağı oldukça açıktı. Buna rağmen bu geziyi yapmaları ve alacakları yanıtların ne olacağını önceden göremeden bu tür taleplerde bulunmaları beni gerçekten şaşırtıyor.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bence bu durumun tamamı ya da en azından büyük bölümü, Trump’ın ulusal güvenlik aygıtından çok sayıda İran uzmanını, China uzmanını, bildiğim kadarıyla tüm İran, China ve Russia uzmanlarını uzaklaştırmış olmasına dayanıyor. Bu nedenle China’ya gittiklerinde müzakerelere kör şekilde giriyorlar ve müzakerelerden de kör şekilde çıkıyorlar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Zirveden birkaç gün önce İran Dışişleri Bakanı’nın China ziyaretini izlemiş olsalardı; İranlıların ve Chinese yetkililerin beden dilini, açıklamalarını, ayrıca Chinese medyasının ve sosyal medyasının bu ziyarete tepkilerini görmüş olsalardı, yalnızca bundan bile taleplerinin hiçbir sonuç vermeyeceğini anlarlardı.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Her hâlükârda, bunun beklediğimden de kötü olduğunu düşünüyorum. İran cephesinde değil, genel olarak. Gezi hiçbir şey başarmadı. Trump için tek olumlu noktanın, China’da birkaç gün kalıp ev sahibine hakaret etmemesi olduğunu düşünüyorum. Bu onun için epey büyük bir başarıydı. Ama bunun dışında herhangi bir başarı görmüyorum.

Yeni Çatışma Olasılığı

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bu boşa harcanmış bir geziydi. Şimdi United States’e döndüğüne göre muhtemelen İran’a karşı yenilenmiş bir şiddete doğru hareket göreceğiz. United States, İran limanlarına yönelik kuşatmayı sona erdirmek, Lebanon ve Gaza’da ateşkes sağlamak ve böylece İran’a karşı kendilerine yardım eden beş ülkeyle bağlantılı gemilerin, daha fazla geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesini mümkün kılmak için gerekli siyasi iradeye sahip değil.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bunu yapacak siyasi iradeleri yok. Sanırım ya da bunun arkasındaki nedenin Zionist lobby ve İsrail rejimi olduğu oldukça açık. Onlar ateşkesi kabul etmeyecekler. Düşmanlıkların sona ermesini pek çok nedenle kabul etmeyecekler. Netanyahu’nun kendi kişisel gündemi var. Yaklaşan seçimler var. Mahkeme davası var. Koalisyon ortakları var.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Ama bölünmeler de görüyoruz. Yine de savaşa doğru ilerlediğimizi düşünüyorum. Aslında İran’la savaş çok yakında olabilir. Bu, Netanyahu ve Trump rejimlerinden çok ağır bir saldırı olabilir. Ayrıca 8 ve 9 Ocak’ta silahlı ayaklanmayı, silahlı kalkışmayı gerçekleştiren terör gruplarının kalıntıları ile northern Iraq’taki yaklaşık 5 bin kadar Kurdish terörist ve Pakistan’daki Sistan ve Belucistan sınırında, Pakistan içinde hükümetin iyi yönetemediği sahipsiz bölgede bulunan Takfiri, Wahhabi-Salafi gruplar da kullanılabilir.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bunların tümü harekete geçirilebilir. Diyelim ki tam ölçekli bir saldırı yapmak isterlerse, bunları sahaya sürecekler, İran’a saldıracaklar, altyapısına saldıracaklar, belki adaları ve İran ana karasının bazı bölümlerini işgal etmeye çalışacaklar. Hatta Trump’ın söylemeyi sevdiği gibi “tozu almak” için İran’ın derinliklerinde operasyonlar yapabilirler.

Prof. Sed Muhammad Marandi: İran’ın kendisini hazırladığı senaryo bu. Bu, tam olarak böyle yaşanacağı anlamına gelmiyor, ama İran bunu hazırlanması gereken senaryo olarak görüyor. İran silahlı kuvvetleri tam alarm durumunda.

Medya Raporları ve İran’ın Yanıtı

Glenn: Medyaya bakarsak benzer haberler görüyoruz. Diplomasi aşağı yukarı başarısız oldu. İran’ın füze üslerinin tamamını ya da ezici çoğunluğunu yeniden inşa ettiği ileri sürülüyor. Ayrıca China ile görüşme bittiğine göre United States ve Israel’in şimdi topyekûn savaşa dönmeyi düşündüğü söyleniyor. Bombalamaya yeniden başlamayı, ayrıca bazı adaları, örneğin Car Island’ı ele geçirmeyi değerlendirdikleri iddia ediliyor. Bunu nasıl yapacaklarına dair çok sorum var. Ayrıca temelde nükleer materyali İran’dan almak ya da çıkarmak için daha fazla çaba konuşuluyor.

Glenn: Yani çok fazla konuşma var. Bu hedeflerden hangilerinin, mesela nükleer materyal konusunun, bunun nükleer silahlarla ilgili olduğu anlatısını şekillendirmek için kullanılıp kullanılmadığından emin değilim. Temel hedeflerin tam olarak ne olduğundan emin değilim. Bilgi savaşı şu anda oldukça yoğun. Ama United States ve Israel yeniden savaşa dönmeye karar verirse İranlıların nasıl karşılık vermesini bekliyorsunuz?

Prof. Sed Muhammad Marandi: İranlılar yanıtlarının çok sert olacağını oldukça açık biçimde ortaya koydu. Bu, 39 günlük savaştan, yani mevcut savaşın ilk aşaması olan 39 günlük sıcak savaştan bile daha kararlı olacak. Çünkü savaş devam ediyor. Elbette Trump’ın başlattığı ve yürüttüğü kuşatma savaşı var.

Prof. Sed Muhammad Marandi: İranlılar çok sert vuracak. Glenn, şu anda Persian Gulf sıcak mevsime girdi ve Arabian Peninsula’da çok sıcak ve nemli. İran halkına saldırı düzenlemek isteyen bir Amerikan askeri olmak için iyi bir zaman değil.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Eğer bir saldırı olursa ve United States, Trump rejimi, İran’ın kritik altyapısını vurma gibi aptalca bir hata yaparsa, İran İsrail rejiminin kritik altyapısını yok etmekte tereddüt etmeyecek. Jordan, Saudi Arabia, Emirates, Kuwait, Bahrain, Qatar ve United Arab Emirates dahil İran’a karşı savaşa dahil olan tüm bu ülkelerin kritik altyapıları yok edilecek.

Prof. Sed Muhammad Marandi: En çok zarar görecek ülkeler ya da yapılar Emirates, Kuwait, Bahrain ve Saudi Arabia olacak. Bunun nedeni Arabian Peninsula ve Persian Gulf’taki hava koşulları. Elektrikleri kesilirse, su kaynakları vurulursa insanlar orada yaşayamayacak. Bu küçük ülkeleri, Saudi Arabia örneğinde küçük bir ülke olmasa da, tahliye etmek zorunda kalacaklar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Turkan’ın birkaç gün önce okuduğunuzdan emin olduğum makalesinde bile kabul ettiği gibi, İran bu saldırıları gerçekleştirirse Saudi Arabia derin biçimde savunmasızdır. Fakat bu ülkeler İran’a karşı savaşta suç ortağı olduğu için, özellikle United Arab Emirates şu anda İranlıların zihninde özel bir yere sahip. Ama hepsi suç ortağı.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Eğer savaş olursa, bunun bu ülkelerin sonu olabileceğini düşünüyorum. Bu da mevcut ekonomik krizin kesinlikle derin ve uzun süreli bir ekonomik depresyona dönüşeceği anlamına gelir. Bu, dünyanın yapısını değiştirecektir. Bundan şüphe yok. Dünyanın her yerindeki insanlar felaketten ağır şekilde etkilenecek. Ama İran’ın başka seçeneği olmayacak.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Hatırlıyorsunuzdur, İsrail rejimi İran’ın South Pars gaz sahasını vurduğunda İran savaşı başlatmaz ve saldırıyı başlatmaz; ama diğer taraf bunu yaparsa İran daha sert vuracağını söyledi ve bunu yaptı. Qatar’ın ve Emirati gaz tesislerini çok sert vurdu. O kadar sert vurdu ki Trump savaşın ortasında iki sosyal medya paylaşımı yaparak “Bununla hiçbir ilgim yoktu. Netanyahu bunu bir daha yapmayacak” dedi. Neden? Çünkü İran’ın yol açabileceği yıkımı gördü.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bu kez İran hiçbir yumruğunu saklamayacak. İran’ın misillemesi, yanıtı ağır olacak. Benim anladığım kadarıyla ezici olacak ve geçen seferkinden çok daha kötü olacak. Bu yüzden bunu dünya için felaket niteliğinde yeni bir çatışmanın başlangıcı olarak görüyorum. Ama İran savaşı kaybetmeyecek. İran’ın kritik altyapısını dövebilirler. Biz onları yeniden inşa ederiz. Ama bölgedeki ABD müttefikleri için geri dönecek hiçbir şey kalmayacak. Bu ülkeler aylarca boşaltılmak zorunda kalacak ve birkaç ay sonra ne olacağını kim bilir.

Diplomasi İçin Son Şans mı?

Glenn: Evet. İnsanlar genellikle bunun tırmanma merdiveninde ne kadar hızlı yükseleceği üzerine spekülasyon yapıyor. Ama sanırım birçok insanın düşmanlıklara geri dönülmeyeceği umuduna tutunmasının nedeni de bu; çünkü bu inanılmaz derecede yıkıcı olacak. Fakat sizin açınızdan bakıldığında hâlâ diplomasi için bir yol var mı? Amerikalılar İran’a bir teklif sundu. İran bunun başlangıç noktası bile olamayacağını söyledi. İranlılar Amerikalılara bir teklif sundu, onlar da aşağı yukarı aynı şeyi söyledi. Bu yolun sonu mu?

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bu Amerikalılara bağlı. Trump yüzünden ateşkesi kabul ettik. Elbette bu United States için bir yenilgiydi. Buna şüphe yok. Trump başlangıçta, tıpkı 12 günlük savaşın başında olduğu gibi koşulsuz teslimiyet çağrısı yaptı ve 39 gün sonra İran’ın taleplerini kabul etmek zorunda kaldı.

Prof. Sed Muhammad Marandi: İran bunu değiştirmeyecek. Görünüşe göre United States şu yanılsama içinde: İran’a baskı yaparsa, bu yalnızca zaman içinde revize edilecek ve yumuşatılacak bir başlangıç teklifiymiş gibi davranıyorlar ve bir süre sonra İranlıların Amerikalıların talep ettiğine benzer bir şeyi kabul edeceğini düşünüyorlar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Amerikalılar savaşı kaybetti. Kuşatma savaşını da kazanmıyorlar. Dünya Trump, Netanyahu ve Zionism yüzünden kaybediyor, dünya acı çekiyor. Elbette İran da acı çekiyor. Ama İran idare edecek ve United States’ten daha uzun süre dayanacak. Bunu çok iyi bildiklerini düşünüyorum. Bu yüzden 2 günlük ya da 36 saatlik operasyonu başlattılar; o da Hürmüz Boğazı’ndan tek bir gemi bile çıkaramadan başarısız oldu.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Yani bunun işe yaramayacağını ve zamanın onların yanında olmadığını biliyorlar. Geçen her gün kriz kötüleşiyor. En azından bu aşama için bir çözüm var. United States’in, ilk günden kabul ettiği ateşkes koşullarını kabul etmesi. 39 gün sonra iki tarafın üzerinde anlaştığı ateşkes koşullarını yerine getirmediler.

Prof. Sed Muhammad Marandi: United States bu koşulları yerine getirseydi Lebanon’da katliam olmazdı, Gaza’da katliam olmazdı ve gemiler, daha fazla gemi geçebilirdi. Çünkü boğaz Russia, China ya da İran’a düşman olmayan herhangi bir ülkeye hiçbir zaman kapatılmadı. Ama savaşa katılan bu beş ülkenin gemilerinin birçoğu boğazdan geçebilirdi ve küresel kriz bugün çok daha yönetilebilir olurdu.

Prof. Sed Muhammad Marandi: United States bugün akıllı ve aklı başında yolu seçerse, bu yol onlar için hâlâ mevcut. Ama kararın Trump’a ait olduğunu sanmıyorum. Karar Netanyahu’nun. Karar Zionist lobby’nin. Çok büyük ölçüde kontrol onlarda. Muhtemelen Trump bir çıkış rampası istiyor. Bunu bitirmek istiyor, ama o yetkiye sahip değil.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Tucker Carlson’ın Trump’ı ziyareti hakkında bize ya da izleyicilerine anlattıklarından da bu sonuca varabileceğimizi düşünüyorum. Trump’a ne söylediği ve Trump’ın savaş konusundaki yanıtı önemliydi. Öte yandan Joe Kent’in istifa mektubu ve ardından verdiği röportajlar da savaş kararı ve savaşın sürmesi arkasındaki gerçek gücün Zionist lobby ve İsrail rejimi olduğunu gösteriyor. Son 70-75 gün içinde onların yetkisinin eridiğini sanmıyorum.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Yine de Glenn, bunun İran’ın pozisyonuna dair benim yorumum olduğunu söylemeliyim. İranlı bir yetkiliden duyduğum bir şey değil. Ama ben şöyle görüyorum: İran’ın umduğu şey, United States üzerinde öyle bir baskı kurmak ki Washington’daki siyasi elitler bu konuda İsrail rejimiyle yollarını ayırmaları gerektiği ve barışı dayatmaları gerektiği sonucuna varsınlar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: ABD iç istikrarı ve ABD ekonomisini kurtarmak adına bir ateşkesi dayatmaları gerekecek. Esasen İsraillilere bu sefer kenarda oturmalarını söyleyecekler. Ama şu ana kadar oraya yakın olduğumuzu sanmıyorum.

Olası Savaşın Seyri

Glenn: Savaşın artık yakın olma ihtimali yüksek olduğuna ve sizin de söylediğiniz gibi İran ezici biçimde karşılık vereceğine göre, bunun önceki 39 günlük savaştan nasıl farklı yürütüleceğini düşünüyorsunuz? Esasen her tarafın oynayabileceği hangi kartlar var? United States’in bazı vekil güçlerini harekete geçirebileceğini söylediniz. Bunun ötesinde Amerikalıların ve İranlıların oynayabileceği hangi kartlar var? Yoksa geçen seferkine benzer bir şey mi olur?

Prof. Sed Muhammad Marandi: Pakistan sınırındaki al-Qaeda, Wahhabi ve Salafi vekil güçlerle oldukça kolay ilgilenilecektir. Kurdish teröristler ve bir saldırı durumunda onlara eşlik edecek diğer teröristlerle ilgilenmek daha karmaşık olacak, çünkü sayıları daha fazla. Ama bu da nihayetinde savaş bittikten sonra İran ve Iraqi merkezi hükümetinin Iraq’taki Kurdish regional government’a son vermesine yol açacaktır.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Eğer bunun olmasına izin verirlerse savaşın parçası olurlar ve gelecekte İran buna tahammül etmez. Bu, o bölgesel yönetimin sonu olur. Bu yüzden intiharı mı seçeceklerine yoksa mevcut statülerini sürdürmeyi mi tercih edeceklerine onlar karar verecek.

Prof. Sed Muhammad Marandi: United States’e gelince, İran’ın çok hızlı tırmanacağını düşünüyorum. Geçen seferki gibi olmayacak. Çok süratli olacak. Ayrıca Glenn, bu kez Iraqi resistance tüm gücüyle devreye girecek. Iraqi resistance’ın geçen sefer yaptığı şey Amerikalıları taciz etmek ve onlara, bazı durumlarda Kuwait’e de, büyük zorluk çıkarmaktı. Ama bu kez bunun çok farklı bir hikâye olacağını düşünüyorum.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Yemen artık savaşa tamamen hazır. Bu nedenle Red Sea’nin kapanacağını düşünüyorum. Saudi petrol ihracatı ve Red Sea’den yapılan diğer ihracatlar sona erecek. İran, Saudi’lerin bu ihracatları sürdürmesine izin verdi, çünkü İran Saudi’ler için bir çıkış rampası istiyor.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Ama Amerikalıların bu ülkelerde varlığı olduğu sürece, orduları bu ülkelerde bulunduğu sürece, bu ülkeler savaş ortağıdır. Bu yüzden İran’ın yanıtı tüm cephelerde olacaktır. Elbette Israel de çok sert dövülecek. Bunun çok daha yoğun bir savaş olacağını ve birçok şeyin çok hızlı gelişeceğini düşünüyorum.

Glenn: Ben de spekülasyon yapmayı seviyorum.

Gulf Ülkeleri ve Savaşın Taşeronlaştırılması

Glenn: Evet. Israel, United Arab Emirates ve Saudi Arabia’nın artık askeri operasyonlarını koordine ettiğini de gördüm. United States’in savaşın bir bölümünü müttefiklerine devretmesinin ne ölçüde mümkün olacağını merak ediyorum. Çünkü United States savaşa girdiğinde ideal olarak Ruslara karşı savaşmaları için Ukrainians’ı kullanırsınız; Chinese’e karşı savaşmaları için Taiwanese ya da Japanese’i kullanırsınız; İranlılara karşı savaşmaları için Arabs’ı kullanırsınız.

Glenn: Ama bunu nasıl yapacaklar? Kolektif olarak bu yükün bir bölümünü gerçekten taşıyacak kadar savaş güçleri var mı? Israel’in oldukça güçlü bir ordusu var, ama Gulf devletleri, UAE ve Saudi Arabia ne ölçüde fark yaratabilir?

Prof. Sed Muhammad Marandi: Arabian Peninsula’nın gerçek Arabs’ı olan Yemen’in tek başına Saudi Arabia ile başa çıkabileceğini düşünüyorum. Emirates’e gelince, bu ülkelerin hiçbirinin savaş gücü yok. Kendilerini savunabilecek kapasitede bile değiller. Bunlar yolsuz aile rejimleri.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Halkın onlar ya da ülke için savaşması adına hiçbir zaman bir teşvik yaratmadılar. United States tüm ateş gücüne rağmen İran’a karşı savaşı kaybetti. Öyleyse 1 milyon, 1,1 milyon nüfusa sahip Emirates ne yapacak?

Prof. Sed Muhammad Marandi: Emirates’te kamuoyuna bakarsanız, bunun bir police state olmasına rağmen, Saudi Arabia da öyle, bu beş ülkenin hepsi police state. Qatar ve Bahrain de öyle. Batı İran’a diktatörlük demeyi sever. Ama İran’da kamusal alanda istediğiniz her şeyi söyleyebilirsiniz. Orada ise özel alanda bile ciddi hiçbir şey söyleyemezsiniz.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Emirates İran’a savaş açacak olsaydı, kendi halkının Israel için savaşmak isteyeceğini sanmıyorum. 39 günlük savaş sırasında Arab streets İran’ı alkışlıyordu. Petrol ve gaz zengini bu rejimlerin medyası gece gündüz İran’a düşmanlık ederken bile insanlar bunu görüp anlıyordu.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Hepsinin İsrail rejimiyle açık ve gizli ilişkileri olduğunu biliyorlar. Qatar’ın ne yaptığını, Qatar’ın Israel ile nasıl bir ilişkisi olduğunu biliyorlar. Elbette Emirates’in bunu herkesten daha ileri götürdüğünü biliyorlar. Bu rejimlerin hiçbirinin büyük bir kamusal meşruiyeti yok. Çok paraları var, ama bu savaşta yaşananlardan sonra o aura çöktü. Savaşacak konumda değiller.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Onlar için akıllıca olan, birbirleriyle koordine olup Amerikalılara “Hayır, kara, deniz ya da havamızı kullanmanıza izin vermeyeceğiz” demek olurdu. Bu, denklemi değiştirmede çok etkili olurdu. Ama böyle bir egemenlikleri yok.

China ve Russia’nın Rolü

Glenn: Son sorum yalnızca Trump ve Xi arasındaki görüşmeye dayanıyordu. Bir sonraki ABD saldırısı geldiğinde Chinese ve Russian desteğinin bu kez nasıl farklı olacağını düşünüyorsunuz?

Prof. Sed Muhammad Marandi: İran-China ilişkileri ve İran-Russia ilişkileri çok iyi. İran Dışişleri Bakanı’nın President Putin ile St. Petersburg’daki görüşmesi ve Beijing’deki görüşmelerin tümü çok iyi geçti. Elbette bunun beklenmesi gerekir. Bugün içinde yaşadığımız koşullar altında bu ülkelerin yıllar içinde nasıl yakınlaştığı ve bunun böyle devam edeceği oldukça açık.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Ama nihayetinde Glenn, İran savaşı kendi kapasitesine dayanarak kazandı. Doğru, dostları ona yardım etti; tıpkı İran’ın Russia’ya ya da China’nın Russia’ya yardım etmesi gibi. Ama Russia savaş alanında kendi savaşını veriyor. İranlılar da savaşlarını kendi yerli kapasitelerine, otuz yıldır, bazı açılardan otuz yıldan uzun süredir üzerinde çalıştıkları askeri stratejiye dayanarak veriyor.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bu yeraltı füze üsleri konusunda şimdi bizim baştan beri söylediğimizi kabul etmeye başlıyorlar: Bu üsleri yok edemezler. Ben bunu söylüyordum, başkaları da yıllardır söylüyordu. Ama elbette biz söyledikten yıllar sonra New York Times ya da başka biri söyleyene kadar bunu asla ciddiye almazlar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: B-52 bombardıman uçakları onları gece gündüz bombaladı ve hiçbir sonuç alamadı. Bunu daha önce konuştuğumuzu düşünüyorum. Büyük ihtimalle İran’ın henüz kullanmadığı çok sayıda üssü var. Hatta onları faaliyete bile açmadı, çünkü buna ihtiyaç görmüyor. Mevcut kullanılan üsler gayet iyi çalışırken Amerikalılara bu üslerin nerede olduğunu, farklı kapıların nerede bulunduğunu neden göstersin?

Prof. Sed Muhammad Marandi: Amerikalılar ağır bombardıman uçaklarıyla onları gece gündüz bombaladı. İran’ın füze kabiliyetleri bugün savaştan önce olduğundan daha güçlü, Glenn. İran’ın drone kabiliyetleri savaştan önce olduğundan daha güçlü. İran ekonomisi savaştan önce olduğu yerde değil; şimdi daha zor durumda. Bu açıdan bu bir eksi. Ama İran dayanacak, çünkü İranlılar dirençlidir.

Prof. Sed Muhammad Marandi: İran bir medeniyet devletidir. Daha önce söylediğim gibi, Müslümanlar olarak, özellikle mazlumları destekleme ve zalimlere karşı durma konusunda çok güçlü dini ve kültürel yakınlığı olan Shia Muslims olarak, bu İran’ın direnme ve dayanıklılık kapasitesini artırır. Bu yüzden İranlılar kesinlikle Amerikalılardan daha uzun süre dayanacak.

Kara Harekâtı Senaryosu

Prof. Sed Muhammad Marandi: Askeri kabiliyetlere, yani gerekli olanlara gelince, İran bugün daha güçlü. Amerikalılar ise çok fazla mühimmat harcadı. Öte yandan sahada İranlıların sahip olduğu şey şu: Nasıl onlarca yıldır bu yeraltı füze üslerini ve drone üslerini hazırlıyorlarsa, İranlılar da onlarca yıldır kara işgaline hazırlanıyor. Çok daha büyük bir kara işgaline onlarca yıldır hazırlanıyorlar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bu nedenle Amerikalıların karada bir saldırı düzenlemesi çok aptalca olur. İranlılar muhtemelen, yine tamamen spekülasyon yapıyorum, ama bence içeri girmelerine izin verecek. Adaları almalarına izin verecekler. Ana karanın bazı bölümlerini almalarına izin verecekler. İran’ın derinliklerinde bir operasyon yürütmelerine izin verecekler.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Sonra onlara pusu kuracaklar. Ardından karşı saldırıya geçecekler ve haftalarca, aylarca onları dövecekler; ta ki onları yıpratıp yenene kadar. Hatırlıyorsanız, eminim hatırlıyorsunuzdur, savaşın en başında İran planını konuşmuştuk. Ben de İran’ın savaşın olabildiğince uzun sürmesini istediğini söylemiştim.

Prof. Sed Muhammad Marandi: 39 günlük çatışma sırasında, birkaç gün sonra Amerikalılar bunun hiçbir yere gitmediğini anladıktan sonra İran’a mesajlar göndermeye başladılar. İranlılar bu mesajların hiçbirine yanıt vermedi, çünkü istemediler. Çatışmanın sürmesini istediler. Ancak üç, dört, beş, altı gün sonra İranlılar bu iletişimlerin gerçekleşmesine izin vermeye başladı.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Sonunda Trump İran çerçevesini kabul etmek zorunda kaldı. Hatırlarsanız aşağılanmıştı. Herkes bunu konuşuyordu ve biz buna hiç bakmadık bile, ama bu bir aşağılanmaydı. Bu yüzden İranlılar hazır. İranlılar savaş ne kadar uzun sürerse, İran hiç savaş istemese bile, artık savaşımız olduğuna göre, o kadar iyi olduğunu düşünüyor. Çünkü İranlılar Amerikalıların İran’a karşı saldırganlığı bir daha asla düşünmemesini sağlamak istiyor.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bunun için bizim ödememiz gereken bir bedel olacak, ama Amerikalıların ekonomik, askeri ve siyasi olarak ödemesi gereken bedel o kadar ağır olacak ki ayrılacaklar ve bir daha geriye bakmayacaklar.

ABD’deki Değerlendirmeler

Glenn: Savaşın nasıl gittiğine dair yeniden değerlendirme açısından, biliyorum Amerika’da birçok kişi sizi İran propagandası yapmakla suçladı. Ama şimdi eski CIA başkanı Leon Panetta’nın çıkıp İran’ın United States’in başına silah dayadığını söylediğini görüyoruz. Neoconların kralı Robert Kagan da The Atlantic’te bir makale yazıp “Şah mat. İranlılar bizi yendi” dedi. Sanırım gerçeklik sonunda en iyi savaş anlatısına yetişiyor.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Evet, yani Robert her zaman maaş listesindeydi. Ona yıllardır ben ödeme yapıyorum.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Evet, gerçek bu. İstediklerini söyleyebilirler. Ben bir sözcüyüm, bu propaganda diyebilirler. Benim için yıllardır bunun böyle olacağı gün gibi açıktı. Her zaman nihayetinde bu aşamaya varacağımızı düşündüm. Amerikalıların İran’la uzlaşabileceğini düşünmedim.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Yıllardır United States İran’la savaşa girerse sonuçların onlar için iyi bitmeyeceğini söylüyorum. İran savaş planı muhteşemdi ve doktrin İran için çok iyi işledi. 12 günlük savaştan sonra İranlılar gidip yeniden düşündüler, yeniden toparlandılar ve gelecek için plan yaptılar. Bu ateşkesten sonra da aynı şeyi bir kez daha yaptılar.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Bu United States için iyi bitmeyecek. Savaş korkunç bir şey. Savaş istemiyorum. Ama bunun Trump ve Trump rejimi ile İsrail rejimi için başarısızlıkla sonuçlanacağından hiç şüphem yok. Zionism için çok kötü bitecek. Çünkü savaş yeniden başlarsa hepimizin yaşayacağı sefaletler için dünya Zionists’i suçlayacak.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Kritik altyapının vurulduğu ağır bir savaş olursa büyük bir küresel ekonomik depresyona, büyük bir depresyona gireceğimizden eminim. Ama bulunduğumuz yer burası ve İran kararlı biçimde savaşacak. Bu bitene kadar geri adım atmayacaklar.

Glenn: Cumartesi gecesi vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Bunu takdir ediyorum. Güvende kalın.

Prof. Sed Muhammad Marandi: Teşekkür ederim, Glenn. Sizinle birlikte olmak her zaman büyük bir zevk.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol