Judge Napolitano - Judging Freedom

Scott: Trump ve Scott Bessant’ın İran’ı ekonomik olarak boğma tehdidi sonuç vermeyecek

Podcastte adı yalnızca Scott olarak geçen konuk, İran’ın Batı’ya ekonomik bağımlılıktan çıkıp çıkamayacağı, Donald Trump ve Scott Bessant’ın son iki gündeki ekonomik baskı tehditlerinin etkili olup olmayacağı sorularını değerlendirdi. Tartışmanın merkezinde İran’a yönelik yaptırımların sınırları, Tahran’ın Batı’dan Doğu’ya yönelmesi, China ve Russia ile ilişkileri ve Strait of Hormuz üzerindeki gerilim ihtimali yer aldı.

İran’a ekonomik baskı tartışması

Program sunucusu, Scott’a yönelttiği soruda İran’ın Batı’ya bağımlılıktan kurtulup kurtulamayacağını ve Trump ile Bessant’ın “ekonomik olarak boğma” yönündeki tehditlerinin sonuç verip vermeyeceğini sordu. Scott, bu yaklaşımın yeni olmadığını belirterek Batı’nın İran’ı 1979’dan bu yana ekonomik olarak sıkıştırmaya çalıştığını söyledi.

“Batı, 1979’dan bu yana neredeyse 50 yıldır İran’ı boğmaya çalışıyor,” diyen Scott, “bunu başaramadı ve başaramamaya devam edecek” şeklinde değerlendirdi. Ona göre ekonomik baskının etkili olabilmesi için yaptırım uygulayan tarafla hedef ülke arasında anlamlı bir ekonomik etkileşim bulunması gerekiyor.

Scott, United States ile Iran arasında doğrudan ekonomik ilişkinin “sıfır” olduğunu vurguladı. Geçmişte Washington’un baskısının ancak dolaylı yollarla, yani İran’la ekonomik ilişki yürüten üçüncü ülkeler üzerinden etkili olabildiğini söyledi. Bu nedenle ABD’nin Avrupa ülkeleri üzerindeki baskısının geçmişte İran açısından önem taşıdığını anlattı.

JCPOA ve Avrupa ile bağların kopması

Scott, Iran ile Europe arasındaki ekonomik ilişkinin özellikle JCPOA (İran nükleer anlaşması) döneminde önemli olduğunu söyledi. Ona göre anlaşmanın nihai başarısızlığında bu ekonomik bağların kırılması belirleyici oldu. Scott, Iran’ın Europe ile ticareti sürdürmek ve genişletmek istediğini, ancak Trump’ın anlaşmadan çekilmesinin ve ikincil yaptırım tehdidinin Europe’u geri adım atmaya zorladığını savundu.

“JCPOA’nın nihayetinde başarısız olmasının nedenlerinden biri buydu,” diyen Scott, “Iran’ın Europe ile ciddi bir ekonomik etkileşimi ve bunu koruyup genişletme arzusu vardı” ifadelerini kullandı. Ancak Trump’ın anlaşmadan çekilmesiyle birlikte bu alanın ortadan kalktığını söyledi.

Scott’a göre bugün Iran ile Europe arasında “neredeyse sıfır” ekonomik etkileşim bulunuyor. Bu durum, Trump yönetiminin ya da Washington’daki başka aktörlerin Avrupa üzerinden İran’a baskı kurma kapasitesini de azaltıyor. Scott, Washington’un geçmişte kullanabildiği kaldıraçların artık büyük ölçüde kaybolduğunu belirtti.

İran’ın Doğu’ya yönelmesi

Scott, Iran’ın uzun süredir dile getirdiği “Doğu’ya yönelme” stratejisinin bugün fiilen gerçekleştiğini söyledi. Ona göre İran iç siyasetindeki ılımlı kanat geçmişte bu yönelime direnmişti; çünkü Iran ile West arasında tarihsel bağlar vardı. Ancak Scott, bu bağların artık onarılmayacağını savundu.

“Iran artık Doğu’ya bağlanmış durumda,” diyen Scott, “bu ilişki yeniden Batı’ya dönerek tamir edilmeyecek” değerlendirmesini yaptı. BRICS’in de bu süreçte önemli bir unsur haline geldiğini söyledi.

Scott, hayatını kaybeden eski Iran Cumhurbaşkanı Ebrahim Raisi’yi anarken, Raisi’nin BRICS konusunda güçlü bir yönelime sahip olduğunu belirtti. Raisi ve dışişleri bakanının ölümü sonrasında göreve gelen yeni cumhurbaşkanının başlangıçta tereddüt ettiğini söyledi. Scott, Russia’nın Kazan’da Ekim 2024’te düzenlediğini belirttiği büyük toplantıda Iran’ın tamamen kararlı görünmediğini ifade etti.

“Iran, Russia ile stratejik çerçeve anlaşması konusunda tereddüt etti; China konusunda da tereddüt etti,” diyen Scott, “bugün ise hiçbir tereddüt yok, tamamen içindeler” dedi. Bu sözlerle Iran’ın China ve Russia merkezli ekonomik ve stratejik düzene daha fazla yöneldiğini savundu.

China ve Russia faktörü

Scott’a göre Trump’ın Iran’ı ekonomik olarak boğabilmesinin tek yolu, China ve Russia’nın buna izin vermesi olurdu. Bu noktada Europe’un geçmişte ABD baskısına uyarak geri çekildiğini, ancak China ve Russia’nın aynı şekilde davranmayacağını söyledi.

“Trump’ın Iran’ı boğmasının tek yolu, China ve Russia’nın buna Europe gibi izin vermesi olurdu,” diyen Scott, “China açık mesaj verdi: Iran ile iş yaptığımız için hiçbir ikincil yaptırımı kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Russia’nın ise zaten United States’ın attığı adımları önemsemediğini savundu.

Bu nedenle Scott, Trump ve Bessant’ın ekonomik baskı tehdidinin başarı şansı olmadığını belirtti. Kullandığı sert ifadeyle bu girişimin “cehennemde kartopunun yaşama şansı kadar” bile ihtimali olmadığını söyledi. Ona göre Washington’un Iran üzerindeki ekonomik kaldıraçları artık geçmişteki gibi çalışmıyor.

Trump’ın açıklamalarına dair değerlendirme

Scott, Trump’ın bu söyleminin planlı bir politika olmadığını, sosyal medya üzerinden panik halinde verilmiş bir tepki olduğunu öne sürdü. Trump’ın kısa süre içinde geri adım atacağını da iddia etti.

“Bir haftadan kısa sürede Trump’ın yön değiştireceğini tahmin ediyorum,” diyen Scott, “çünkü ekonomik kaldıraç olmadığının acı biçimde açık hale geleceğini” belirtti. Bu açıklamanın ciddi bir stratejiye dayanmadığını savundu.

Scott, Trump’ın paylaşımını Pentagon’dan aldığı bir brifingle ilişkilendirdi. Ona göre Pentagon, United States’ın Strait of Hormuz konusunda Iran’a iradesini dayatacak askeri kapasiteye sahip olmadığını bildirmiş olabilir. Scott, bu askeri sınırlılığın ardından Trump’ın ekonomik baskı söylemine yöneldiğini iddia etti.

“Bu, Trump tarafından gönderilmiş panik halindeki bir sosyal medya paylaşımıydı,” diyen Scott, “iyi düşünülmüş bir politika değildi” şeklinde konuştu. “Ekonomik D-Day” ifadesini de eleştirerek, D-Day benzetmesinin aylar süren planlama gerektiren bir operasyonu çağrıştırdığını; burada ise böyle bir planlama veya strateji bulunmadığını söyledi.

Strait of Hormuz ve askeri kapasite iddiası

Scott, açıklamasında Strait of Hormuz’u da gündeme getirdi. Ona göre United States’ın Iran’a bu konuda askeri iradesini dayatma kapasitesi bulunmuyor. Bu iddiayı Pentagon brifingine dayandırarak aktardı, ancak transcript içinde bu brifingin ayrıntıları veya bağımsız doğrulaması yer almadı.

Scott, Trump’ın ekonomik tehdidini askeri seçeneğin sınırlılığına verilen bir tepki olarak yorumladı. “Bu, tweet yoluyla politika üretmekten ibaret,” diyen Scott, “bunun içine planlama girmedi, strateji girmedi” değerlendirmesini yaptı.

Programdaki değerlendirme, Iran’ın Batı ile ekonomik bağlarının büyük ölçüde kopmuş olduğu, China ve Russia ile ilişkilerinin derinleştiği ve bu nedenle ABD’nin klasik yaptırım baskısının artık daha sınırlı etki yaratacağı tezine dayanıyor. Scott, Trump ve Bessant’ın tehditlerinin iddia edildiği gibi sonuç vermeyeceğini savunurken, bu politikanın sürdürülebilir bir stratejiden çok ani bir tepki olduğunu ileri sürdü.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol