Judge Napolitano - Judging Freedom

Ray McGovern ve Larry Wilkerson: İsrail, İran ve ABD Ordusunda Gerçeği Söyleme Krizi

İngilizce yapılan bu podcast bölümünde Judge, Ray ve Larry Wilkerson; İsrail’in İran’a atfedilecek bir “false flag” (sahte bayrak operasyonu) düzenleyip düzenleyemeyeceğini, ABD ordusunun böyle bir durumda Başkan’a gerçeği söyleyip söylemeyeceğini ve General Donahue’nun kariyerinin neden sonlandırılmış olabileceğini tartıştı. Konuşma, İran, İsrail, ABD askeri komuta yapısı ve Afganistan’dan çekilmenin siyasi sonuçları etrafında ilerledi.

İsrail’in İran’a Atfedilecek Bir Operasyon Yapıp Yapamayacağı

Judge, Ray’e İsrail’in İranlıların yapmış gibi görünecek bir sahte bayrak operasyonunu nasıl gerçekleştirebileceğini sordu. Ray, İsrail’in bu tür operasyonlar için pek çok seçeneğe sahip olduğunu savundu. Ona göre İsrail’in elinde “böyle oklarla dolu bir sadak” bulunuyordu.

“Bunu yapmak için pek çok şey yapabilirler, Judge,” diyen Ray, “böyle oklarla dolu koca bir sadakları var” şeklinde açıkladı. Ray’in verdiği örneklerden biri, bir ABD donanma gemisinin batırılması ve bunun İranlıların üzerine atılmasıydı. “Bir aday senaryo, bir ABD donanma gemisini batırıp suçu İranlılara yüklemek olabilir,” diyen Ray, bu tür ihtimallerin tartışmanın merkezinde olduğunu belirtti.

Ray, asıl meselenin İsrail’in ne yapabileceğinden çok, ABD silahlı kuvvetlerinin böyle bir durumda Başkan’a gerçeği söyleyip söylemeyeceği olduğunu söyledi. Ona göre kritik soru, ordunun Başkan’a “Bakın, bunu İsrailliler yaptı; İranlılar değildi” deyip demeyeceğiydi. Ray, üst düzey komutanların siyasi baskı altında gerçeği söylemekte isteksiz kalabilecekleri görüşünü dile getirdi.

ABD Ordusunda Gerçeği Söyleme Meselesi

Ray, Larry Wilkerson’a üst düzey generallerin böyle bir durumda Başkan’a karşı çıkıp gerçeği söyleyip söylemeyeceğini sorduğunu aktardı. Wilkerson’ın yanıtının oldukça karamsar olduğunu belirtti. Ray’in anlatımına göre Wilkerson, üç veya dört yıldızlı generallerin, hatta iki yıldızlıların bile böyle bir uyarıyı yapmayacağını düşündü.

“Başkan’a çıkıp böyle bir şeyi söyleyecek üç ya da dört yıldızlı, hatta iki yıldızlı önemli komutan var mı diye sordum,” diyen Ray, Wilkerson’ın yanıtını “Bunu unut” sözleriyle aktardı. Ray, bir yıldızlı bir generalin belki konuşabileceğini, albayların ise daha açık davranabileceğini söyledi. Ancak ona göre iki, üç ve dört yıldızlı komutanlar fazlasıyla siyasallaşmıştı.

Ray, “Bu adamların hepsi öylesine siyasallaşmış durumda; zaten iki, üç, dört yıldızlı olmalarının nedeni de bu,” diyerek üst komuta kademesine dair eleştirisini vurguladı. Ayrıca Tony Aguilar adlı eski bir albaydan da benzer değerlendirmeler duyduğunu söyledi. Ray’e göre albaylar sahada ne yaptıklarını biliyor, fakat bir yıldızlı rütbeye ulaşıldığında süreç artık siyasi bir karakter kazanıyordu.

Ray, normal terfi mekanizmalarının bir noktadan sonra devre dışı kaldığını savundu. “Bir yıldızlı olduğunuz anda siyasi hale geliyorsunuz,” diyen Ray, bu aşamadan sonra olağan terfi kurullarından geçmenin bile gerekmediğini öne sürdü. Terfilerin “bu dünyanın Hegseth’leri” tarafından yapıldığını söyledi.

General Donahue’nun Kariyerinin Sonlandırılması

Bunun ardından Judge, Larry Wilkerson’a Hegseth’in General Donahue’nun kariyerini neden sonlandırdığını sordu. Wilkerson, buna kesin bir yanıt veremeyeceğini söyledi. Ona göre Donahue’nun Afganistan’dan çekilme sürecindeki “fiyasko” nedeniyle cezalandırılmış olabileceği iddia edilebilirdi; ancak nihai emirleri veren kişi Donahue değil, President Biden’dı.

“Hiçbir fikrim yok,” diyen Larry Wilkerson, “Donahue’yu Afganistan’dan çekilmemizdeki fiyasko nedeniyle cezalandırmak istediklerini belki söyleyebilirsiniz” şeklinde değerlendirdi. Ancak Wilkerson, bu açıklamanın sınırlı olduğunu vurguladı. Çünkü çekilme kararını uygulayan askeri isimlerden biri olsa da nihai sorumluluğun Başkan’da olduğunu belirtti.

Wilkerson, Donahue’nun çekilme biçimine karşı çıkması gerektiğinin savunulabileceğini de kabul etti. Ona göre Donahue, “beceriksiz ve aptalca” olarak nitelendirdiği çekilme yöntemine itiraz edebilirdi. Ancak Wilkerson, yine de Donahue’ya yönelik tasfiyenin açık bir görev ihmali veya kanıtlanmış yetersizlikten çok kişisel ve küçük hesaplara dayalı göründüğünü söyledi.

“Donahue’nun çıkıp itiraz etmesi gerektiği savunulabilir,” diyen Wilkerson, “ama ordudaki bu tür tasfiye, görev ihmali ya da beceriksizlikten çok kişilik ve küçük hesaplara dayanıyor gibi görünüyor” şeklinde ifade etti.

Ray’in Alternatif Yorumu

Wilkerson’ın açıklamasından sonra Ray araya girmek istedi. Judge buna izin verdi. Ray, Wilkerson’ın haklı olabileceğini söyledi, ancak kendisinin farklı bir tahmini olduğunu belirtti. Ona göre Donahue ve bazı diğer isimler, Marines (Deniz Piyadeleri) ve 82nd Airborne (82. Hava İndirme Tümeni) birliklerinin Körfez bölgesine kara gücü olarak konuşlandırılmasının “tam bir akılsızlık” olduğunu görmüş olabilirlerdi.

Ray, bu askerlerin İran’a yönelik bir kara saldırısında kullanılabileceği ihtimalinden rahatsızlık duyan komutanların Hegseth’e uyarıda bulunmuş olabileceğini öne sürdü. Bu iddiaya göre Donahue ve çevresindeki bazı isimler, İran topraklarında kara operasyonunun hem Rusya hem Çin açısından kabul edilemez olduğunu, ABD açısından da Amerikan askerlerinin feda edilmesi anlamına geleceğini söylemiş olabilirlerdi.

“Benim tahminim, onun ve başkalarının Körfez bölgesine Marines ve 82nd Airborne indirme fikrinin mutlak akılsızlığını görmüş olmaları,” diyen Ray, “bu askerlerin İran’da karada kullanılmasının tamamen kabul edilemez olduğunu söylemiş olabilirler” diye ekledi.

Ray’in senaryosunda Donahue, Hegseth’e böyle bir kara harekâtı emri verilirse istifa edeceğini söylemişti. Ray, Hegseth’in de aynı akşam kameraların karşısına geçerek Donahue’yu kovduğunu açıklamış olabileceğini söyledi. Ancak bunun kesin bilgi değil, yalnızca bir tahmin olduğunu özellikle belirtti.

“Eğer bunu yaparsanız istifa ederim demiş olabilir; Hegseth de o akşam mikrofona gidip Donahue’yu kovdum demiş olabilir,” diyen Ray, “bu sadece benim tahminim” şeklinde konuştu. Ray, yine de bu ihtimalin Wilkerson’ın sunduğu açıklama kadar mümkün olduğunu savundu.

Tartışmanın Ana Ekseni

Bölümün ana ekseni, ABD’nin İsrail, İran ve kendi askeri komuta zinciriyle ilişkilerinde karar alma süreçlerinin ne kadar şeffaf ve güvenilir olduğu sorusuydu. Ray, özellikle üst düzey askeri yetkililerin siyasi baskılar nedeniyle Başkan’a doğru bilgiyi vermeyebileceğini öne sürdü. Wilkerson ise Donahue meselesinde kesin bir nedene işaret etmekten kaçındı, fakat askeri tasfiyelerin kişisel gerekçelerle yürütülüyor olabileceğini belirtti.

Konuşmada iki farklı açıklama öne çıktı. Wilkerson, Donahue’nun Afganistan’dan çekilme süreciyle ilişkilendirilerek hedef alınmış olabileceğini söyledi; ancak bunun nihai sorumluluğu açıklamadığını vurguladı. Ray ise Donahue’nun İran’a yönelik olası bir kara operasyonuna karşı çıkmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Her iki konuşmacı da bu iddiaları kesin bilgi olarak değil, ihtimal ve değerlendirme olarak sundu.

İsrail, İran ve Sahte Bayrak Operasyonu İhtimali

Judge: Ray, İsrailliler bir sahte bayrak operasyonunu başarıp bunu İranlılar yapmış gibi göstermek için ne yapardı?

Ray: Birçok şey yapabilirler, Judge. Ellerinde bu tür oklarla dolu koca bir sadak var. Bir seçenek, bir ABD donanma gemisini batırıp suçu İranlıların üzerine atmak olabilir; her türlü şey mümkün. Asıl soru, ABD silahlı kuvvetlerinin Başkan’a “Bakın, bunu İsrailliler yaptı. İranlılar hiç değildi” deyip demeyeceği. Yoksa öylesine çekingen mi davranırlar ki ona gerçeği bile söylemezler?

Ray: Şimdi, bu isimlerin çoğunu tanıyan ve aslında bu generallerden biri olması gereken ama tabiri caizse gerekli uygunluğu sağlayamayan Larry Wilkerson’a sordum. Ona, “Başkan’a çıkıp böyle bir şeyi söyleyecek önemli üç ya da dört yıldızlı, hatta iki yıldızlı komutanlar var mı?” diye sordum. O da “Bunu unut” dedi. Bir yıldızlı belki. Albaylar olabilir, ama bu adamların hepsi öylesine siyasallaşmış durumda. İki yıldızlı, üç yıldızlı, dört yıldızlı olmalarının nedeni de bu.

Ray: Tony Aguilar gibi, albaylık yapmış başka kişiler de bana aynı şeyi söylüyor. Bu albaylar ne yaptıklarını biliyor. Bir yıldızlı olduğunuz anda ise artık siyasallaşıyorsunuz. Hatta olağan terfi kurullarından geçmeniz bile gerekmiyor. Bu dünyanın Hegseth’leri tarafından terfi ettiriliyorsunuz. Bu konuda daha fazlasını da biliyorum.

General Donahue ve Askeri Tasfiye Tartışması

Judge: Larry, Hegseth General Donahue’nun kariyerini neden sonlandırdı?

Larry Wilkerson: Hiçbir fikrim yok. Yani, Donahue için belki Afganistan’dan çekilmemizdeki fiyasko nedeniyle onu cezalandırmak istediler denebilir. Ama yine de nihai emirleri veren kişi o değildi. President Biden’dı.

Larry Wilkerson: Belki Donahue’nun çıkıp konuşması ve bunun ayrılmak için beceriksiz, aptalca bir yol olduğunu söyleyerek itiraz etmesi gerektiği savunulabilir. Bunu yapmadı. Ama gerçekten, ordudaki bu tür tasfiye; fiili bir görev ihmalinden ya da belli bir düzeyde yetersizlikten ziyade kişiliklere ve küçük hesaplara dayanıyor gibi görünüyor.

Ray: Vay canına. Bu doğru olabilir. Burada araya girebilir miyim?

Judge: Elbette, elbette, Ray.

Ray: Haklı olabilir. Benim tahminim şu: O ve diğerleri, Marines ve 82nd Airborne birliklerinin Körfez bölgesine indirilmesindeki mutlak akılsızlığı görüyorlar. Hegseth’in onları bir tür kara saldırısında kullanabileceği fikrine karşı koyamamış olabilirler ve bazı arkadaşlarıyla bir araya gelip Hegseth’e şunu söylemek için gitmiş olabilirler: “Bu askerleri İran’da karada kullanmanız, Rusların ve Çinlilerin söylediği gibi, tamamen kabul edilemez.”

Ray: Bu sadece onlar için tamamen kabul edilemez değil; bizim için de kabul edilemez. Çünkü bu, harika askerlerimizi feda etmek anlamına gelir. Yani bunu yaparsanız ben istifa ederim. Bunun üzerine Hegseth o akşam mikrofona gidip “Donahue’yu kovdum” der. Benim tahminim bu. Sadece bir tahmin. Ama Larry’nin önerdiği şey kadar mümkün olduğunu düşünüyorum.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol