Glenn Diesen

Professor Jeffrey Sax: “Trump Diplomasi Derken CIA Oyun Kitabını İzledi”

İngilizce podcast bölümünde sunucu Glenn ile Professor Jeffrey Sax, Ukraine savaşı, NATO-Russia gerilimi, Middle East’teki çatışmaların genişlemesi ve Washington’ın “American primacy” olarak tarif edilen küresel üstünlük stratejisi üzerine konuştu. Bölümde özellikle Trump yönetiminin diplomasi söylemi ile sahadaki askeri tırmanma arasındaki çelişki, Silicon Valley şirketlerinin savaş teknolojilerindeki rolü ve Russia-China-Iran yakınlaşması tartışıldı.

Ukraine Savaşında Diplomasi Söylemi ve Askeri Tırmanma

Programın başında Glenn, Europe’ta “NATO-Russia proxy war in Ukraine” olarak tanımladığı savaşın daha vahşi ve daha geniş ölçekli hale geldiğini söyledi. Middle East’te de savaşın yalnızca tırmanmadığını, daha fazla devleti içine çektiğini belirten Glenn, diplomatların krizi sona erdirmek için çalışması beklenirken “ateşe daha fazla yakıt taşıdıklarını” savundu.

Jeffrey Sax, bu tabloyu “felaket” olarak okuduğunu söyledi. “Herkes savaşı seviyor. Kimse barışla ilgilenmiyor,” diyen Jeffrey Sax, son haftalardaki yazılar ve ifşaların, 2025’te Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılında diplomasi varmış gibi sunulan süreçte, arka planda CIA, Palantir ve Trump çevresinin drone savaşını ciddi biçimde büyütmeye çalıştığını gösterdiğini ileri sürdü.

Sax’a göre Trump, kamuoyu önünde savaşı bir telefon görüşmesiyle ya da Anchorage’ta yapılan zirveyle bitirmekten söz etmiş olsa da, sahada Russia içindeki hassas altyapı ve hedeflere yönelik saldırıları artırma çizgisinden ayrılmadı. “Trump, başka bir ifadeyle, savaşı bitirmekten söz ettiği sırada perde arkasında savaş stratejisinden gerçekten hiç sapmadı,” diyen Jeffrey Sax, bu nedenle Washington ile Europe arasında görünen ayrışmanın abartılmış olabileceğini belirtti.

Sax, kendisinin bir dönem United States tarafında bazı müzakerelerin gerçekten deneniyor olabileceğini düşündüğünü, çünkü iki taraftan müzakerecilerle görüştüğünü söyledi. Ancak ona göre artık, sözde müzakereler yapılırken Trump’ın derin Russia hedeflerine istihbarat desteği verilmesi ve füze ile drone saldırılarının artırılması için “yeşil ışık” yaktığı biliniyor.

Palantir, AI ve Savaşın Teknolojik Yüzü

Bölümün önemli başlıklarından biri Palantir ve Pentagon’un AI destekli Maven sistemi oldu. Sax, Palantir’i “US war machine”in merkezindeki şirketlerden biri olarak niteledi. Şirketin CEO’su Alex Karp hakkında sert ifadeler kullanan Sax, Karp’ın kendisini Western civilization’ı savunuyor gibi gördüğünü ve AI ile çok sayıda insan öldürmeyi gerekli saydığını ileri sürdü.

Sax, Palantir’in Ukraine sahasında çok etkili olduğunu savundu. Ona göre şirket, Ukraine savunma çevreleriyle yakın ilişki içindeydi ve drone savaşının içinde derin biçimde yer aldı. “Palantir, Ukraine’in seçtiği hedeflerin çoğunu belirlediğini bizzat ilan etti,” diyen Jeffrey Sax, savaşın Ukraine topraklarında yaşandığını ve ölenlerin Ukrainians olduğunu, fakat savaşın başından beri US tarafından organize edildiğini savundu.

Sax, günümüz savaşlarının Western siyasetçiler açısından maliyetsiz göründüğünü söyledi. Liderlerin artık orduların başında cepheye gitmediğini, savaşın onlar için “video oyunu” gibi sunulduğunu belirtti. Ayrıca savaşın vergilerle değil borçla finanse edildiğini, bunun da kısa vadede siyasi hesap vermeyi azalttığını ifade etti.

Ona göre CIA, United States dış politikasının merkezinde yer alıyor; çünkü gizlilik, inkâr edilebilirlik ve kamuoyuna açıklama yapmama imkânı sağlıyor. “Gizlilik oyunun büyük bir parçası. Buna oyun diyorlar ama oyun değil; civilization’ın yok oluşuna götürebilecek bir felaket,” diyen Jeffrey Sax, mevcut tırmanmanın World War I benzeri büyük bir yıkıma ya da nükleer savaşa kapı aralayabileceğini söyledi.

Military-Industrial Complex ve Silicon Valley

Sax, savaşın devamını isteyen lobiler arasında ilk sırada military-industrial complex’in bulunduğunu söyledi. Ancak ona göre bugün savaş yanlısı en güçlü lobilerden biri de Silicon Valley. Palantir, SpaceX ve benzeri şirketlerin gerçek savaş koşullarında silah sistemlerini test ettiğini belirten Sax, bu şirketlerin drone, AI ve hedefleme teknolojilerinde haftalar ya da aylar içinde yeni nesillere geçtiğini savundu.

Sax, Alex Karp’ın Gaza’da Palestinians’ın öldürülmesi, Iran’daki altyapı hedeflerinin vurulması ve Russia derinliklerindeki saldırılar konusunda teknolojik ilerlemeleri övdüğünü ileri sürdü. Bu iddiayı Pentagon’un Maven sistemiyle ilişkilendirdi ve savaşın AI destekli askeri kapasiteyi geliştirmek için kullanıldığını söyledi.

Ukraine içindeki kamuoyu konusunda Sax, Gallup ve diğer anketlere atıf yaptı. Ona göre Ukrainians’ın ezici çoğunluğu, tavizler verilse bile savaşın durmasını istiyor. Fakat Sax, bu isteğin dikkate alınmadığını söyledi. Aynı şekilde Americans ve Europeans’a da savaş konusunda gerçek anlamda sorulmadığını savundu.

Europe liderleri hakkında da sert konuşan Sax, Mertz, Macron ve Starmer gibi isimlerin halk desteğinin zayıf olduğunu belirtti. Starmer’ın başbakanlığının son icraatlarından birinin yeniden Kiev’e gitmek olduğunu söyleyen Sax, bunu MI6’ın yönlendirdiği savaş gündemine bağladı. “Halk bu savaşı istemiyor. Halk bu siyasetçileri sevmiyor. Ama bunun önemi yok,” diyen Jeffrey Sax, CIA ve benzeri kurumların savaşı sürdürmesinin çok kolay olduğunu savundu.

Brzezinski, “The Grand Chessboard” ve Ukraine

Sax, mevcut politikanın köklerini 1990’lara, özellikle Zbigniew Brzezinski’nin 1997 tarihli “The Grand Chessboard” kitabına bağladı. Kitabın alt başlığının “American Primacy and Its Geostrategic Imperatives” olduğunu hatırlatan Sax, Washington dış politikasının temel amacının Russia’yı yenilgiye uğratmak olduğunu savundu.

Ona göre bu yaklaşım, 1991’den beri yaklaşık 35 yıldır sürüyor. Sax, CIA’in bu dönem boyunca Russia’yı zayıflatmaya, bölmeye ve diz çöktürmeye çalıştığını ileri sürdü. “Brzezinski 1997’de açıkça yazdı: Ukraine’i alacağız ve böylece Russia artık büyük bir güç olmayacak,” diyen Jeffrey Sax, Ukraine’in Washington açısından kendi başına değil, Russia’ya karşı kaldıraç olarak görüldüğünü söyledi.

Sax, Brzezinski’nin “geopolitical pivot states” kavramına özel önem verdi. Bu devletlerin Americans için kendi başlarına önemli olmadığını, büyük güçlere karşı kullanılabildikleri için stratejik değer kazandığını anlattı. Ukraine’in Brzezinski’nin listesinde birinci sırada olduğunu, Iran’ın ise ikinci önemli pivot olarak değerlendirildiğini söyledi.

Sax’a göre Iran, Gulf bölgesi, Middle East enerji kaynakları ve Caspian Sea çevresi açısından kilit görülüyordu. “Iran’ı kontrol ederseniz, bütün bunları kontrol edersiniz,” diyen Jeffrey Sax, Washington’ın Iran’a yönelik yaklaşımını da bu eski üstünlük stratejisinin parçası olarak değerlendirdi.

Wolfowitz Doctrine ve Primacy Fikri

Glenn, Soviet Union’ın çöküşünden yalnızca birkaç hafta sonra Wolfowitz Doctrine’ın bugünkü politikalara benzeyen bir çizgi çizmesini dikkat çekici bulduğunu söyledi. Ona göre bu doktrin, Eurasian rakipleri devre dışı bırakarak global primacy’yi sürdürmeyi hedefliyordu ve Japan ile Germany gibi ülkeleri bile US hegemonyası için potansiyel tehdit olarak görebiliyordu.

Sax, 1990’ların başında Russia’nın ekonomik çöküş, finansal kriz ve sistem değişimi yaşadığı dönemde ekonomik konulara yakından dahil olduğunu söyledi. O dönemde tüm işaretlerin barış için büyük bir fırsat sunduğunu düşündüğünü belirtti. Russia’nın barış ve normallik istediğini, ekonomik istikrar için yardım önerileri sunduğunu anlattı. Ancak bu önerilerin US government tarafından reddedildiğini söyledi.

Sax’a göre bunun nedeni Washington’ın barış değil primacy istemesiydi. Russia’nın yeniden ayağa kalkması değil, tersine zayıf kalması hedefleniyordu. Brzezinski’nin Russia’nın European Russia, Siberian Russia ve Far East Russia olarak üç zayıf yapıya ayrılabileceği fikrinden söz ettiğini aktardı.

Sax, NATO’nun da bu stratejide American power projection aracı olduğunu savundu. “Mesele güvenlik değil. Mesele power projection,” diyen Jeffrey Sax, United States’in güvenlik ve refahı yeterli görmediğini, egemenlik kurmak istediğini söyledi. Russia, China ve Iran’ın ise United States tarafından domine edilmek istemediğini belirtti.

Iran, China ve Russia Hakkındaki Yanılgılar

Sax, Brzezinski’nin temel yanılgısının United States’in ekonomik ve teknolojik olarak rakipsiz kalacağı varsayımı olduğunu söyledi. Bu varsayımın özellikle China’nın yükselişiyle yanlışlandığını savundu. Ona göre Washington, Iran konusunda da ciddi bir hata yaptı; Iran’ı American military technology karşısında çökecek geri kalmış bir yapı gibi gördü.

Sax ise Iran’ın bunun tersine teknolojik açıdan gelişmiş ve onlarca yıldır American war on Iran ihtimaline karşı savunma hazırlığı yapan bir devlet olduğunu söyledi. Bu sonucun herkes tarafından görülebileceğini, fakat bunun US savaş makinesini durdurmadığını savundu.

Sax, American primacy stratejisinin bir “primacy bubble” yarattığını da ileri sürdü. United States’in yenilgi ya da geri adım kabul edemediğini, sürekli “kazanıyoruz” demek zorunda kaldığını belirtti. Vietnam War’ın ancak Nixon istifa ettikten sonra bitirilebildiğini, çünkü yeni başkan Ford’un savaşı kendi savaşı gibi sahiplenmediğini söyledi.

Sax’a göre Trump, Ukraine savaşını bitirme fırsatına sahipti. Ancak onun “çok zayıf, çok önemsiz, çok bilgisiz” olduğunu ve Palantir gibi güçlere bağımlı kaldığını savundu. “Müzakerelerden söz ettiği anda CIA oyun kitabını izliyordu,” diyen Jeffrey Sax, Trump’ın diplomasi söylemi ile askeri uygulamalar arasında fark olduğunu yineledi.

Europe’un Rolü ve Vassal Tartışması

Glenn, Brzezinski’nin Eurasia stratejisinde Russia, China ve Iran’ın üç ana cephe olduğunu, United States’in bugün bu üç ülkeyle çatışma halinde bulunmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Ayrıca frontline states kavramına değindi; Iran’a karşı Iraqis ya da Kurds’un, Russia’ya karşı Ukrainians’ın kullanılabileceğini belirtti. East Asia’da da US’in vekilleri olduğunu söyledi.

Glenn, Ukraine’in “bleeding out” olduğunu ifade ederek Europe’un savaşa daha doğrudan çekilip çekilmeyeceğini sordu. Ona göre Trump’ın sahte diplomasisi, savaşı Europeans’a devretme çabası olarak görülebilir; çünkü Trump döneminden sonra European leaders daha şahin bir çizgiye kaymış görünüyordu.

Sax, Brzezinski’nin Russia, Iran ve China’yı Eurasia’da American primacy önündeki üç temel engel olarak gördüğünü kabul etti. Bu ülkelerin etrafındaki geopolitical pivots aracılığıyla rejim değişikliği, zayıflatma ya da savaş yoluyla baskılanmak istendiğini söyledi. Ancak Brzezinski’nin ikinci büyük hatasının, China, Russia ve Iran’ın bir araya gelmeyeceğini varsayması olduğunu belirtti.

Sax’a göre Washington tam da bu üç ülkeyi birbirine yaklaştırdı. Ancak bunu yalnızca taktiksel bir yakınlaşma olarak görmediğini söyledi. Russia ile China arasında doğal ekonomik tamamlayıcılık bulunduğunu, aynı durumun Europe ile Russia arasında da geçerli olduğunu anlattı. Europe’un kaynak fakiri ve yoğun nüfuslu, Russia’nın ise düşük nüfus yoğunluğuna sahip ve kaynak zengini olduğunu söyleyen Sax, Europe’un kendi doğal ticaret ortaklarından koptuğunu savundu.

Halkların Tepkisi ve Muhtemel Çıkış

Sax, Eurasia’nın doğusunda China, Russia ve Iran etrafında ekonomik bütünleşmenin mantıklı olduğunu söyledi. Europe’un ise kendisini coğrafi ve jeopolitik olarak bir köşeye sıkıştırdığını savundu. Ona göre Europe, United States’e “naive” ve “corrupt vassalage” içinde bağlandı; Brzezinski’yi okusaydı, 30 yıl önce bile vassal olarak görüldüğünü anlayabilirdi.

Sax, gidişata ilişkin en büyük umudunun US ve Europe kamuoylarının savaştan bıkmış olması olduğunu söyledi. American society’nin bölünmüş ve altyapısının bozulmuş olduğunu, Europe’ta da temel hizmetlerin kötüleştiğine dair izlenimler aldığını belirtti. Germany’de demiryollarının durumuna dair kendisine “hayal edilemez” şeyler anlatıldığını söyledi.

Europe liderlerinin savaşa hazırlık hedefinden söz etmesini “aptallık” olarak niteleyen Sax, yine de demokrasinin farklı bir yol seçebileceği umudunu tamamen kaybetmediğini belirtti. “Belki safça geliyor ama demokrasinin bir şekilde başka bir rota seçebileceği umudundan vazgeçmiyorum,” diyen Jeffrey Sax, gerçekçi bir yön değişikliğinin Washington, Brussels ya da Berlin’den değil, genel kamuoyundan gelebileceğini ifade etti.

Son bölümde Sax, American primacy fikrinin başarısız bir girişim olduğunu ve dünyayı savaşa daha fazla yaklaştırdığını söyledi. Bu yanılsama balonunun patlamasının çok şeyi değiştireceğini, hatta US stock market boom’unun da kısmen bir “primacy bubble” olduğunu savundu. Bunun hoş olmayan bir hesaplaşma yaratabileceğini, ancak kitlesel yıkımdan önce bir gerçekçilik doğarsa bunun insanlığı kurtarabileceğini belirtti.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol