Glenn Diesen

Pepe Escobar: ABD-İran Mutabakatı, Pakistan’ın Arabuluculuğu ve Avrasya’da Değişen Güç Dengesi

İngilizce podcast bölümünde sunucu Glenn ile gazeteci ve yazar Pepe Escobar, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptını, Pakistan’ın arabuluculuk rolünü, İsrail-Lübnan cephesini ve Körfez ülkelerinin değişen güvenlik hesaplarını konuştu. Escobar, görüşmelerin perde arkasına dair Pakistanlı arabulucular üzerinden bilgi aldığını iddia ederek, mutabakatın yalnızca İran-ABD ilişkilerini değil, Avrasya’daki güç dengesini de ilgilendirdiğini savundu.

Gizlilik, Mutabakat Zaptı ve Pakistan Kanalı

Programın başında Glenn, ABD ile İran arasında cuma günü imzalanması beklenen mutabakat zaptı etrafındaki gizliliği gündeme getirdi. İran tarafının bazı bilgileri paylaştığını, Amerikan tarafının ise “kartlarını göstermediğini” söyleyen Glenn, bu gizliliğin nedenini ve metnin içeriğine dair ne bilindiğini sordu.

Pepe Escobar, kendisi ve Larry Johnson’ın müzakere masasına Pakistanlı arabulucular üzerinden “doğrudan erişimi” olduğunu ileri sürdü. Escobar’a göre bu temas birkaç haftadır sürüyordu. Üç hafta önce İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian’ın Pakistan Başbakanı Shahbaz Sharif’i aradığına dair haber yaptıklarını anlatan Escobar, bu telefon görüşmesini Washington’a yönelik bir uyarı olarak aktardı. “Davranışlarınıza dikkat edin. Eşikleri aşmaya devam ederseniz, bazılarını çok iyi biliyorsunuz, bir gösteri yapmak zorunda kalacağız,” diyen Pepe Escobar, İran tarafının bu mesajla nükleer belirsizliğin sona erebileceği imasında bulunduğunu belirtti.

Escobar, bundan üç gün sonra “Islamabad Accord” diye nitelendirdiği başka bir gelişmeyi yazdıklarını, anlaşmanın imzalanmaya çok yakın olduğunu söyledi. Bir Amerikan kaynağının kendilerine Trump’ın önüne benzer bir anlaşmanın altı kez geldiğini, ancak Trump’ın her defasında geri adım attığını söylediğini aktardı. Escobar, YouTube kanallarının ABD hükümetinden gelen doğrudan bir talimatla kapatıldığını iddia etti ve yeni küçük kanalları “Transition Protocol” üzerinden yayın yaptıklarını anlattı.

Araghchi’nin Islamabad Temasları ve İsrail’in Dahiyeh Saldırısı

Escobar’a göre, hafta sonu İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi Islamabad’daydı ve mutabakat zaptının son ayrıntıları üzerinde görüşüyordu. Aynı dönemde İsrail’in Beyrut’un güneyindeki Şii banliyösü Dahiyeh’e saldırısı gündeme geldi. Escobar, Araghchi’nin Pakistanlılara Amerikan tarafına acil uyarı iletmesini söylediğini aktardı: “İsrail Dahiyeh’e ve Lübnan’ın geri kalanına karşı yaptıklarını durdurmazsa, parmağımız artık kelimenin tam anlamıyla İsrail’e karşı tetikte,” diyen Pepe Escobar, İran’ın bu mesajı Pakistan aracılığıyla ilettiğini ifade etti.

Escobar, Beyaz Saray’ın bu kez hızlı yanıt verdiğini, mutabakat zaptının imzalanacağını ve İsrail’e geri çekilmesi yönünde mesaj verileceğini öne sürdü. Ona göre ABD’nin 14 Haziran’da, Trump’ın doğum gününde yaptığı duyurunun nedeni buydu. Escobar, Washington çevrelerinde, Siyonist çevrelerde, neocon çevrelerde ve askeri-sanayi kompleksinde bu mutabakata karşı büyük tepki oluştuğunu söyledi.

İran tarafındaki sürecin ise daha karmaşık olduğunu belirtti. Escobar’a göre son karar tek başına lider tarafından değil, Supreme National Security Council (Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi) içinde alınacaktı. Konseyde 13 üye bulunduğunu, yalnızca ikisinin “reformist” sayılabileceğini söyleyen Escobar, çoğunluk sağlanırsa imza yetkisinin verileceğini savundu. Tahran’dan henüz resmi bir onay gelmemesini de buna bağladı.

Trump’ın Zafer Anlatısı ve Müzakerelerin Sınırı

Glenn, mutabakatın çoğu zaman “barış anlaşması” gibi sunulduğunu, oysa yalnızca iki aylık müzakerelerin önünü açacağını belirtti. Trump’ın bunu kendi siyasi tabanına zafer olarak nasıl sunabileceğini sordu. Glenn’e göre ABD savaşta hedeflerine ulaşamamış, İran ise güçlenmiş görünüyordu.

Escobar, Trump’ın bunu anlatıları değiştirerek yapacağını söyledi. Ona göre Trump, üç aşamada zafer ilan etmeye çalışıyordu. Birincisi, Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden başlayacağını söylemekti; Escobar bunun zaten savaş öncesindeki durum olduğunu belirtti. İkincisi, petrol ve tahvil piyasalarının normale dönmesini kendi başarısı gibi sunmaktı. Üçüncüsü ise zaman kazanmaktı. “O zaman kazanıyor. En önemli kısım bu,” diyen Pepe Escobar, Trump’ın ABD’yi yeniden silahlandırmak ve savaşı ara seçimlerden sonraya bırakmak istediğini savundu.

Escobar, Trump’ın G7’de “Ben 10 savaşı bitirdim” dediğini aktardı. “Ben patronum,” diyen Donald Trump’ın bu sözü salondakilere söylediğini belirten Escobar, bunun Washington’ın kendi içindeki güç algısını da yansıttığını değerlendirdi. Ona göre Trump, mutabakatın ilk 30 günlük aşamasını ve ardından gelecek 60 günlük müzakere dönemini iç politikada kullanmaya çalışacak.

Escobar, İran tarafının bu konuda yanılsaması olmadığını söyledi. İranlı yetkililerin ve Devrim Muhafızları komutanlarının her adımı izlediklerini söylediğini aktardı. “Bir şey denemeye kalkarlarsa, parmağımız tetikte,” diyen Pepe Escobar, İran’ın tavrının değişmediğini vurguladı.

Yaptırımlar, Para Transferleri ve Kısa Vadeli İran Kazancı

Escobar, İran’ın kısa vadede mutabakattan somut kazanımlar elde edebileceğini söyledi. Ona göre İran, toplam 24 milyar doların 12 milyar dolarlık ilk kısmını birkaç gün içinde almayı bekliyor. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nden 2 milyar dolar geldiğini, Tahran’a inen Emirlik uçağının nakit taşıdığını öne sürdü. Bu sürecin de Pakistanlılar tarafından organize edildiğini söyledi.

Escobar’a göre İran için kısa vadeli tablo, Hürmüz üzerindeki Amerikan ablukasının sona ermesi ve Asyalı müşterilere satışların sürmesi halinde daha olumlu olacaktı. Ancak uzun vadede Tahran’ın müzakereler konusunda hiçbir yanılsaması olmadığını vurguladı.

Glenn, ABD’nin zaman kazanıyor olsa bile İran’ı yenmek için uygulanabilir bir savaş planına sahip görünmediğini söyledi. Ayrıca İran’ın bu mutabakatla ABD’den “iki ay satın almak” için başlangıçta para talep ettiğini belirtti.

Lübnan, Hezbollah ve İsrail Faktörü

Glenn, mutabakatın en kırılgan başlıklarından birinin İsrail’in Lübnan’daki tutumu olduğunu söyledi. İran’ın Lübnan’ı mutabakatın parçası olarak gördüğünü, İsrail ve ABD’nin önce Lübnan’ı bitirip sonra İran’a dönmesine izin vermek istemediğini belirtti. İsrail medyasındaki tepkilere dikkat çekerek, İsrail’in Lübnan’dan çıkmaya istekli görünmediğini söyledi.

Escobar, İran’ın pazar günü ilettiği mesajın bu konuda belirleyici olduğunu savundu. “Lübnan, Hezbollah ve bütün bu dosya mutabakat zaptının parçası. Bunu siz biliyorsunuz, biz biliyoruz,” diyen Pepe Escobar, İran’ın İsrail’in mutabakatı bozması halinde doğrudan karşılık vereceğini belirtti. Escobar’a göre İran’ın mesajı netti: İsrail ihlal ederse, İran İsrail’i “çok sert” vuracaktı; ABD müdahale ederse bu da mutabakatın ABD tarafından bozulması anlamına gelecekti.

Escobar, İsrail’in Dahiyeh için “Gaza 2.0” planladığını iddia etti. Ona göre İsrail, Güney Lübnan’ı kalıcı biçimde işgal etmek ve Dahiyeh’i yeni bir Gaza’ya çevirmek istiyordu. İran’ın buna izin vermeyeceğini söyledi. Bu nedenle Trump’ın kendi zafer anlatısı olarak sunduğu mutabakatı bizzat bombalamak isteyip istemeyeceğini sordu.

Pakistan’ın Diplomatik Yükselişi

Glenn, Pakistan’ın bu savaş ve mutabakat sürecindeki arabulucu rolünü ayrı bir başlık olarak gündeme getirdi. Hindistan televizyonlarına verdiği röportajlarda kendisine neden Hindistan değil de Pakistan sorusunun yöneltildiğini söyledi. Escobar, Pakistan’ın bu süreçte çok başarılı olduğunu belirtti. “Bunu başaracaklarını hiçbirimiz beklemiyorduk,” diyen Pepe Escobar, Pakistan’ın arabuluculuğunu “son derece etkileyici” bulduğunu açıkladı.

Escobar’a göre Pakistan yönetiminin en üst düzeyi sürece dahil oldu: Başbakan, General Asim Munir, Dışişleri Bakanı Ishaq Dar ve diğer kilit isimler. Pakistan’ın İran’la iyi ilişkileri, Çin’le daha da güçlü ilişkileri ve Körfez ülkeleriyle temasları bu rolü mümkün kıldı. Escobar, Çin’in Pakistan’ın arkasında olduğunu söyledi. Islamabad’da Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır arasında yapılan toplantının ertesi sabahında Dar’ın Beijing’e gidip Wang Yi ile görüştüğünü aktardı. Wang Yi’nin daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini söylediğini belirtti.

Escobar, Rusya’nın da Çin’le eşgüdüm içinde savaşı durdurmaya çalıştığını savundu. Ona göre İran tam BRICS ve Shanghai Cooperation Organisation (Şanghay İşbirliği Örgütü) üyesi olduğu için diğer üyeler tarafından savunulmalıydı.

Hindistan’ın neden arabulucu olamayacağını ise Modi ve Netanyahu arasındaki yakın ilişkiyle açıkladı. Escobar’a göre Hindistan savaşın başından itibaren İsrail’le hizalandı. Buna rağmen Hindistan’ın International North-South Transportation Corridor (Uluslararası Kuzey-Güney Taşımacılık Koridoru) ve Chabahar Limanı nedeniyle İran’a ihtiyacı olduğunu belirtti.

Yeni İpek Yolları, Chabahar ve Gwadar

Escobar, Pakistan’ın rolünü yalnızca diplomatik değil, jeoekonomik bir gelişme olarak da anlattı. İran, Pakistan ve Çin arasında yeni bir uyum oluştuğunu söyledi. Çin-Pakistan Economic Corridor (Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru), Gwadar Limanı, Chabahar Limanı ve kara ticaret yollarının bu yeni düzenin merkezinde olduğunu savundu.

Escobar’a göre İran ile Çin arasındaki en kısa kara ticaret yolu Orta Asya üzerinden değil, Pakistan üzerinden geçiyor. Chabahar ile Gwadar’ın “kardeş liman” haline geldiğini, aralarında yalnızca 80 kilometre olduğunu belirtti. Amerikan ablukası başladığında İran’ın Gwadar’ı Chabahar’ın tamamlayıcısı gibi kullanmaya başladığını söyledi.

Pakistan’ın İran-Pakistan sınırındaki altı geçişi ticarete 24 saat açık hale getirmesinin de Çin’in önerisi olduğunu aktardı. Ayrıca Xinjiang’dan Orta Asya üzerinden Türkmenistan’a, oradan İran’a uzanan demiryolunun Çin tarafından finanse edildiğini hatırlattı. Tüm bu hatların birbirine bağlı olduğunu ve Pakistan’ın İran ile ABD arasında neden vazgeçilmez arabulucu haline geldiğini açıkladığını savundu.

Iran-Pakistan Boru Hattı ve Bölgesel Entegrasyon

Glenn, yıllar önce Greater Eurasia üzerine yazdığı kitapta Çin’in Pakistan ve İran’la bağlantılarını ve Rusya’nın bölgedeki hamlelerini ele aldığını söyledi. Ancak Pakistan’ın bu kadar aktif rol oynayacağını beklemediğini belirtti.

Escobar buna katıldı ve Pakistan’ın kendi gerekçeleri olduğunu söyledi. Belucistan’ı yatıştırmak, İran’dan enerji almak ve bölgesel entegrasyondan faydalanmak bunların başında geliyordu. Iran-Pakistan doğalgaz boru hattını örnek gösterdi. ABD’nin yıllarca bu hattı engellediğini, İran tarafının zaten inşa edildiğini ve İran’ın geçmişte Pakistan tarafını finanse etmeyi teklif ettiğini anlattı. Escobar’a göre artık bu hattın tamamlanması “kaçınılmaz” hale gelmişti.

ABD’nin Avrasya’dan Geri Çekilmesi

Glenn, ABD’nin Avrupa ve Orta Doğu’daki askeri varlığını azaltıyor göründüğünü söyledi. Bazı üslerin Körfez’de vurulmasının bunda etkili olduğunu, ayrıca İran’a karşı kurulan cephelerin de geri çekiliyor olabileceğini belirtti. Ona göre ABD için güç dağılımı açısından en rasyonel odak Batı Yarımküre ve Doğu Asya olmalıydı; çünkü asıl stratejik rakip Çin’di.

Escobar, ABD’nin Avrasya’dan kademeli olarak çıkarıldığını savundu. “Avrasya’dan yavaş yavaş, şimdi artık o kadar da yavaş olmayan biçimde ama kesinlikle kovuluyorlar,” diyen Pepe Escobar, İran karşısındaki stratejik yenilginin bu sürecin parçası olduğunu belirtti. ABD’nin National Security Strategy belgesinde Batı Yarımküre’ye öncelik verilmesini de buna bağladı.

Escobar, Latin Amerika’da özellikle Brazil seçimleri üzerinden Amerikan müdahalesi beklediğini söyledi. Çin’in ise ABD plutokrasisine göre bir numaralı stratejik tehdit olduğunu belirtti. Taiwan ve South China Sea başlıklarının Washington için daha önemli hale geleceğini söyledi. Buna rağmen İran karşısındaki yenilginin ABD elitlerinde öfke yaratacağını ve intikam isteğini doğuracağını savundu.

Körfez Ülkeleri ve Yeni Güvenlik Şemsiyesi

Glenn, Körfez ülkelerinin de yeni gerçekliğe uyum sağlamak zorunda kalacağını söyledi. ABD’nin İran’ı yenemeyeceği ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinde fiili ağırlık kazandığı bir durumda Körfez monarşilerinin hesaplarını değiştireceğini belirtti.

Escobar, burada Pakistan’ın yeniden devreye girdiğini söyledi. Pakistan’ın GCC (Körfez İşbirliği Konseyi) petro-monarşileriyle güçlü kanallara sahip olduğunu, özellikle Suudi Arabistan’la askeri anlaşmasının bulunduğunu anlattı. Prince Sultan hava üssünde yaklaşık 8 bin Pakistanlı askerin ve çok sayıda savaş uçağının bulunduğunu ileri sürdü. Pakistan’ın Körfez ülkelerine yeni bir koruma şemsiyesi sunmaya çalıştığını, arka planda ise Çin’in destek verdiğini söyledi.

Escobar’a göre Körfez ülkeleri, ABD ile petrodolar ittifakının değerini sorgulamaya başladı. “Baskı anı geldiğinde ABD Batı Asya’daki uçak gemisini savunuyordu, GCC petro-monarşilerini değil,” diyen Pepe Escobar, Körfez ülkelerinin bundan ders çıkardığını savundu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin de İran’a karşı daha az düşmanca bir çizgiye kayabileceğini söyledi. İran’ın Dubai iş modelini zaten hedef aldığını, Abu Dhabi enerji modelini de birkaç saldırıyla yok edebileceği mesajını verdiğini iddia etti. Bu nedenle GCC ile İran arasında Pakistan aracılığıyla yeni bir müzakere zemini oluşabileceğini söyledi.

Petrodolar, AI Balonu ve Belirsiz Gelecek

Glenn, İran’a karşı savaşın yalnızca askeri değil, ekonomik sonuçları olduğunu vurguladı. ABD’nin bu savaşla Körfez ittifakını riske attığını, Körfez ittifakı çözülürse petrodolar sisteminin de zayıflayabileceğini söyledi. Bunun AI balonu, Çin’le ekonomik savaş ve ABD’nin genel küresel konumu üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceğini belirtti. Ancak çok fazla değişkenin hızlı değiştiği bir dönemde kesin tahmin yapmak istemediğini ekledi.

Escobar da tahmin konusunda temkinli konuştu. Mutabakat zaptının ilk 30 günlük aşamasında gerçekten sağlam müzakereler olup olmayacağını görmeleri gerektiğini söyledi. “Birkaç gün sonra Amerikalıların 14 maddenin tamamını tartışmakta ciddi olup olmadığını ya da bunun kaba bir zaman kazanma hamlesi mi olduğunu anlayacağız,” diyen Pepe Escobar, şu an yapılabilecek tahminin bununla sınırlı olduğunu ifade etti.

Glenn, ABD’nin yenilgiyi kabullenmekte zorlanacağını, ancak Trump’ın fazla büyük bir lokma ısırdıklarını fark etmiş olabileceğini söyledi. Yine de öngörü yaparken dikkatli olduğunu belirtti. Escobar ise Çinli bir ifadeyle, süreci kenardan izlediklerini ve “cesedin nehirden aşağı süzülmesini” beklediklerini söyleyerek konuşmayı tamamladı.

Mutabakat Zaptındaki Gizlilik

Glenn: Tekrar hoş geldiniz. United States ile Iran arasında cuma günü imzalanması beklenen mutabakat zaptını konuşmak üzere üretken yazar ve gazeteci Pepe Escobar yine bizimle. Katıldığınız için teşekkür ederim.

Pepe Escobar: Burada olmak güzel. Sizinle olmak her zaman keyif.

Glenn: Tekrar teşekkürler. Burada konuşulacak çok şey var çünkü her şeyden önce, başlamak için iyi bir nokta bu mutabakat zaptı etrafındaki gizlilik olur. Iranians bazı bilgileri erişime açtı, Amerikalılar ise şu aşamada kartlarını göstermiyor gibi görünüyor. Peki bu gizlilik neden ve bu mutabakat zaptında gerçekte ne olduğunu biliyoruz?

Pepe Escobar: Tamam. Glenn, bunu daha önce duyurdum ama şimdi sana ve kanalındaki izleyicilere söylüyorum. Larry Johnson ve ben, Pakistani arabulucular üzerinden doğrudan müzakere masasına erişiyoruz. Bu birkaç haftadır sürüyor.

Üç hafta önce Larry ve ben arka arkaya iki haber verdik. İlki, Pezeshkian’ın Pakistan Başbakanı Shahbaz Sharif’e yaptığı kritik bir telefon görüşmesiydi. Temelde Amerikalılara bir tür ültimatomdu: “Davranışlarınıza dikkat edin. Eğer bütün eşikleri aşmaya devam ederseniz, ki bazılarını çok iyi biliyorsunuz, bir gösteri yapmak zorunda kalacağız.” Bunun ne tür bir gösteri olacağını tahmin edebilirsiniz. Artık nükleer muğlaklık yok.

Amerikalılar bunu okudu ve çok öfkelendiler. Üç gün sonra Islamabad Accord hakkında başka bir haber verdik. Tam olarak imzalanmış, mühürlenmiş, teslim edilmiş demem; Stevie Wonder’ı hatırlatır gibi, ama imzalanmak üzereydi. Amerikalı kaynaklarımızdan biri bize, Trump’ın önünde buna benzer, imzaya hazır bir anlaşmanın altı kez bulunduğunu ve her defasında geri adım attığını doğruladı.

Bu son dakika haberinde mutabakat zaptının nasıl şekillendirildiğini açıklıyorduk ve bu bilgi masadaki Pakistani müzakerecilerden geliyordu. Üç gün sonra kanalımız, US government’ın doğrudan emriyle YouTube’dan silindi, Glenn. Doğrudan Google’a giden türden bir telefondu: “Bu insanları kaldırın.”

Şimdi çok küçük bir kanalla geri döndük; üç haftada inşa etmeyi başardığımız şeyi yeniden topluyoruz. Adı Transition Protocol. YouTube’daki sayısız diğer kanaldan farkı şu: İstihbaratımızı, bilgiyi gerçekten işleyen ya da istihbarattaki boşlukları kapatan insanlardan doğrudan alıyoruz. Bu sadece Iran ile US arasındaki Pakistani arabulucular değil; aynı zamanda US içindeki kaynaklarla ve Iran, Russia, sonunda China’daki kaynaklarla ya da en azından China’da ayrıcalıklı bilgiye erişimi olan kişilerle de doğrulanabiliyor.

Islamabad Temasları ve Israel Saldırısı

Pepe Escobar: Bu hafta sonu bildiğimiz şey çok önemliydi ve bunu haftanın başında tartışıyorduk. Abbas Araqchi hafta sonu boyunca Islamabad’daydı. Yani Tehran’dan özellikle Islamabad’a uçtu; MOU’nun ince noktalarını ve nihai noktalarını görüşmek için.

Sonra Beirut’un güneyindeki Şii banliyösü Dahiyeh’e Israeli saldırısı oldu. Iranians, Pakistanis üzerinden, ki aslında Islamabad’da birlikte tartışıyorlardı, mesaj verdi. Araqchi Pakistanis’e şunu söyledi: “Bakın, şimdi Amerikalılara bir uyarı gönderin. Israel Dahiyeh’e ve Lebanon’ın geri kalanına karşı yaptıklarını durdurmazsa, şu anda kelimenin tam anlamıyla parmaklarımız tetiğin üzerinde, Israel’e karşı hazırız.”

Bu kez White House’un yanıtı neredeyse anında geldi: “Tamam, bu kadar. MOU’yu imzalayacağız.” Tabii orada konuşulan insanlar Trump’la doğrudan konuşmuyordu, yakın çevreden biriyle konuşuyorlardı. “Israelis’e geri çekilmelerini söyleyeceğiz.”

Pazar gecesi olan buydu. Trump’ın doğum günü olan 14 Haziran’da, White House bahçesinde kültürel sergi diye sunulan o berbat kafes dövüşleri dizisinin yapıldığı gün, US’nin MOU açıklamasının nedeni buydu. Trumpists’in zihninde kültürel sergi sayılan şey buydu, değil mi?

Hemen ardından, tahmin edebileceğiniz gibi, sizin de gördüğünüz ve izleyicilerinizin de gördüğü üzere, Beltway boyunca çapraz ateş başladı. Zionist International, tüm Neocon International, askeri-endüstriyel kompleks, herkes MOU konusunda umutsuzluğa kapıldı. Ama tabii hiçbir ayrıntı yoktu. Hatta onlara göre Trump ve Vance’in MOU’yu elektronik olarak zaten imzalamış olması bile. Buna dair hiçbir yerde kanıt görmedik.

Iran tarafında, Glenn, süreç çok daha karmaşık, çok daha sofistike. MOU için yeşil ışık veren kişi lider Ayatollah Mojtaba Khamenei değil. Nihai kararı 13 üyeli Supreme National Security Council’a devretti. Bunların yalnızca ikisi, President Rouhani dahil, sözde reformcu. Diğerleri çok daha sert çizgide.

Temelde Mojtaba onlara şunu söyledi: “Kendi aranızda, 13 kişi içinde sağlam bir çoğunluğa ulaşırsanız, diyelim 9, 10, 11 gibi, MOU’yu imzalama yetkiniz var.” Bu yüzden şu ana kadar, bugün çarşamba, Tehran’ın MOU’yu imzaladığına dair Tehran’dan resmi bir doğrulama gelmedi. Muhtemelen cuma günü Geneva’da son dakikaya bırakılacak ve muhtemelen Ghalibaf’ın kendisi Geneva’da imzalayacak.

Şu anda bulunduğumuz nokta bu. Gördüğünüz gibi, gidip gelmeler tamamen çılgınca; ama Iranians soğukkanlılıklarını koruyorlar, son iki haftadan önce yaptıkları gibi. Amerikalılara aceleleri olmadığını açıkça belirttiler. Trump’ı öyle bir noktaya kadar çileden çıkardılar ki kendinden geçmişti.

İmzalama olasılığı olduğunu ve imzalamaya hazır olduklarını gördüklerinde, ki bu pazar günüydü, Israeli olayı yaşandı. Sonra bir kez daha mesaj gönderdiler: “Bu size bağlı, çünkü Lebanon MOU’nun parçası ve bunu biliyorsunuz. Haftalardır bunun üzerine müzakere ediyoruz. Israel buna müdahale ederse, bu kez Israel’in üzerine biz gideriz.”

Bu, Barbarian camel’ı oyunu oynamaya ikna eden son damla diyelim. Ama Glenn, hepimiz biliyoruz ki bundan sonra bunun nereye varacağını bilmiyoruz. Bu temelde hiçbir şey. Sadece konuşmaya başlama vaadi.

Trump’ın Bunu Zafer Olarak Sunması

Glenn: Evet, bu harika bir nokta. Bu çoğu zaman barış getirecek bir anlaşma gibi sunuluyor, ama evet, aslında iki aylık müzakerelerin önünü açacak. Merak ettiğim şey şu: Bütün bu süreci raydan çıkarabilecek ana meselelerden biri, Trump’ın bunu kendi tabanına satmasının US içinde çok zor olması. Ateşkesin başlangıcı bile, en azından çıkış noktası olarak Iranians’ın 10 maddelik planından hareket etme öncülüne dayanıyordu.

Ama ateşkes devreye girer girmez Trump bundan geri adım attı, çünkü bunu kendi insanlarına göstermesinin yolu yoktu; bu bir yenilgiydi. Peki buna ne diyorsunuz? Trump’ın sözünü ettiği, bir zafer gibi görünen barış, gerçeklikten çok farklı. Bir noktada bu mutabakat zaptının gerçek metni ortaya çıkmak zorunda kalacak ve Trump’ın kendisini güçlü adam olarak sunması, JCPOA yüzünden Obama’yla hâlâ alay edebilen kişi gibi görünmesi çok zor olacak. Çünkü her ölçüte göre bu US için büyük bir geri adımdır.

Hedeflerinin hiçbiri gerçekleşmedi ve Iranians burada kesinlikle üstün çıkacak. Hem de büyük ölçüde. Peki Trump kendi şahinlerine, bu insanlara nasıl gidip şunu söyleyebilir: “Savaş büyük bir başarısızlıktı. Envanterimizi tükettik. Şimdi eskisinden çok daha zayıf konumdayız ve Iranians ciddi biçimde güçlenecek.” Çünkü ilk günden beri bu savaşı büyük bir başarı olarak anlatıyor.

Pepe Escobar: Bunu, Glenn, anlatıları eğip bükerek yapıyor. Anlatılar icat ederek. Önceki anlatıları unutarak. Hatta anlatıyı değiştirmeden önce ne söylediğini bile unutarak. Onun çalışma tarzı bu.

Bunu zafer ilan etmesi için üç aşama var. Şu anda bulunduğumuz yer de burası. Temelde şunu söylüyor: Oil, bu cuma günü Strait of Hormuz’dan yeniden akmaya başlayacak. Bu zaten savaşı 28 Şubat’ta başlatmasından üç ay önceki durumdu. Bunu zafer olarak satıyor: “Artık oil ile ilgili bir sorunumuz yok.” Yani oil piyasaları memnun. Tahvil piyasaları memnun. Benim sayemde.

Bunu dün yine Evian’da söyledi, bulunduğum yerden çok uzakta değil. Oraya gitmeye zahmet bile etmedim, çünkü mutlak zaman kaybı. Dün gerçekten şunu söyledi: “10 savaşı bitirdim.” Hayır, hayır, hayır, şaka değil Glenn. Bunu herkesin, konukların da önünde gerçekten söyledi.

G7’de konuk olarak dört BRICS ülkesinin bulunması kesinlikle büyüleyici: India, Brazil, Egypt ve UAE. Yani G7 çaresiz durumda. BRICS’i zirvelerine davet etmeleri gerekiyor, yoksa zaten olduklarından biraz daha az önemsiz görünmeleri mümkün değil.

Ayrıca “Ben patronum” dedi. İroni yoktu. Odaya girdi, herkes odada ona bakıyordu ve “Ben patronum” dedi. Onlar da gergin bir şekilde güldüler, çünkü onun patron olduğunu biliyorlar.

Peki patron ne satıyor? Bir numara: Strait of Hormuz’da oil’in serbest akışını ben kurtardım; oysa bu savaştan önce zaten hepimizin sahip olduğu bir şeydi. İki numara: Oil piyasaları normale dönüyor ve tahvil piyasaları normale dönüyor. Yani bir Dubya gibi uçak gemisinin üzerine çıkmadan bile “görev tamamlandı.”

Üç numara ve en önemli kısmı: Zaman kazanıyor. Zaman kazanıyor. Kimse tam olarak ne için olduğunu bilmiyor. Esasen US’yi yeniden silahlandırmak için, çünkü savaş ara seçimlerden sonra herhangi bir zamanda yeniden başlatılabilir. Ara seçimlerden önce savaşın yeniden başlaması olmayacak. Temelde ara seçimlere giden süreçte siyasi sermayesindeki hasarı kontrol altına almak istiyor.

Bunları zafer olarak satabilir. Tabii asıl ayrıntılı pazarlık şimdi değil. Asıl ayrıntılı pazarlık MOU’dan sonraki ikinci aşamada başlayacak. İlk aşama bu ilk 30 gün. Sonra müzakereler başlayacak; süre 60 gün olarak belirlendi ve uzatılabilir. Bu da Temmuz sonu, Ağustos başı civarı olacak. Sonra Ağustos, Eylül boyunca bu tartışmalar her yöne savrulacak ve elbette çok sert geçecek.

Ama o her zaman şunu satabilir: “Bakın, biz barış istiyoruz, Iran barış istemiyor. Hiçbir şey imzalamak istemiyorlar.” Bunun iç kamuoyuna zafer olarak satılabileceğine kesinlikle inanıyor. Sonra da ara seçimlerde kayıplarının bir kısmını azaltacak. Mesele bu.

Büyük Eurasia Savaşı ve Iran’ın Hesabı

Pepe Escobar: Ama büyük resim, Glenn, senin, benim ve birçok kişinin incelediği büyük resim, yani Eurasia’daki ya da Eurasia’ya karşı büyük savaş değişmeyecek. Biraz yavaşlatılacak. Çünkü açıkça bu, US-Israel’in Iran karşısında büyük bir stratejik yenilgisidir. Bunu gizleyemezsiniz. Bunu zafer diye ancak mutlak aptallara satabilirsiniz. Ama o çok, çok uğraşacak.

US içinde bile birçok kişi ikna olmayacak. Özellikle Zionists ve askeri-endüstriyel kompleks buna karşı şimdiden tamamen öfke içinde. Ama önümüzdeki iki, üç, dört ayda zaman kazanmak onun işine çok yarıyor.

Iranians’ın bu konuda hiçbir yanılsaması yok. Ghalibaf’tan IRGC komutanlarına kadar herkes şunu söylüyor: “Bakın, her hamleyi izliyoruz. Bir şey denerlerse parmağımız tetikte.” Bu kesinlikle doğru. Pozisyonlarını değiştirmediler.

MOU’nun ilk 30 günü içinde ve muhtemelen 60 günlük müzakerenin ilk bölümünde bir miktar yaptırım hafiflemesi alırlarsa, önümüzdeki birkaç gün içinde ödenmesi gereken 12 milyar doları gerçekten alırlarsa, ki toplam 24 milyar dolar söz konusu, Qatar’dan, pardon UAE’den biraz daha para alırlarsa... UAE’den zaten 2 milyar dolar aldılar. Tehran’a inen o meşhur Emirati uçuşu 2 milyar dolar nakit taşıyordu. Bu yine Pakistanis tarafından organize edildi. Pakistanis, Abu Dhabi ile Tehran arasında aracıydı.

Bunları alabilirlerse, tabii bir de Hormuz’daki American ablukasının sona ermesi ve özellikle Asian müşterilerine satış yapmaya devam etmeleri halinde, Iran için kısa vadede mükemmel olur. Bugüne kadar olan durumdan çok daha iyi. Ama uzun vadede yanılsamaları yok ve müzakereler konusunda da yanılsamaları yok.

Israel ve Lebanon Meselesi

Glenn: Bu United States için bir sorun. Yine, eğer bu zaman kazanmaksa, savaşa yeniden hazırlanmak için stratejik bir duraklamaysa, sorun şu: Bir duraklamadan sonra stoklarını yenileyip yeniden toparlanabilirler. Ama Iranians’ı nasıl yeneceklerine dair hâlâ uygulanabilir bir savaş planları yok. İlk seferde bunu yapamadılar.

Ama Iranians’ın bu ödemeyi talep etmiş olmasını ilginç buluyorum. Yani savaşı daha sonra yeniden başlatabileceklerse bile, en azından iki ayı satın almak için başta bu parayı vermeleri gerekiyor. Ama bu mutabakat zaptı, bu iki aylık barış, belki uzayacak olan bu süreç, Israelis buna nasıl tepki verecek?

Çünkü dediğiniz gibi Iranians, Lebanon’ı bunun parçası saydıklarını çok açık ifade ediyorlar. Yani Israel ve United States’in Lebanon’ı bitirmesine izin veren ve sonra daha sonra Iran’la savaşa dönmelerini sağlayan bir barış anlaşması istemiyorlar. Bunu istemiyorlar. İdeal olarak nasıl bir sıralama istediklerini biliyorlar.

Peki Trump burada Israelis’i nasıl kontrol edecek? Israeli medyasının bir kısmını takip ediyorum ve ne siyasi kesim ne de medya, Lebanon’dan geri adım atmaları gerektiği fikrinden pek memnun görünmüyor. Bazıları “Belki Beirut’u daha az bombalarız ama hiçbir koşulda Lebanon’dan ayrılmayız” diyor. Bu tam olarak nasıl işleyecek?

Pepe Escobar: Diplomatik dokunuşunu seviyorum, Glenn. Ben ACDC highway to hell tarzını, yani gerçekten sert olanı tercih ederim.

Iranians’ın pazar günü Amerikalılara ilettiği mesaja bakarsan, nasıl tepki verecekleri de orada. Temelde Amerikalılara şunu söylüyorlar: “Bakın, Lebanon, Hezbollah, her şey MOU’nun parçası. Bunu siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz. Israel bunu bozarsa ve siz Israel’e yardım etmezseniz, ki etmemelisiniz çünkü üzerinde mutabık kaldığınız bir şeyi bozuyorlar, yani Lebanon’ın MOU’nun ayrılmaz parçası olmasını, biz onlarla doğrudan ilgileneceğiz.”

Yani cevap bu tutumun içinde yerleşik. Iranians biliyor, arabulucular biliyor. Bunu masadaki Pakistanis’ten duyduk. Sadece masadaki Pakistanis’ten değil, konuşulan diğer aktörlerden de, özellikle Qatar ve Saudi Arabia’dan. UAE dışında en önemlileri bunlar. Israel’in uygun gördüğü her an bu şeyi bozabileceğini biliyorlar; ki onlar için bu her zamandır.

Buna hazırlar ve hiçbir yanılsamaları yok. Ama Iranians Amerikalılara nasıl tepki vereceklerini zaten söylediler: “Tamam. Eğer bozarlar ise Israel’i gerçekten çok sert bombalayacağız ve bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Eğer müdahale ederseniz, bu MOU’yu sizin bozduğunuz anlamına gelir. Siz MOU’yu bozarsanız, biz de MOU’yu bozarız.”

US-Iran ilişkilerinde şimdi ile yakın geçmiş arasındaki temel fark bu. Taahhütler bozulursa, artık tek taraflı değil. İki taraflı. Iranians bu mesajı Amerikalılara neredeyse her gün gönderiyor.

Glenn, Trump’ın etrafındaki o ultra vasat çevreden herhangi birinin bunun ne anlama geldiğini gerçekten anlayıp anlamadığını bilmiyorum. Henüz anladıklarını sanmıyorum. Bu yüzden bunu canlı canlı görmek zorunda kalacaklar. Özellikle Dahiyeh’in bombalanması devam ederse, Israeli planı Dahiyeh için Gaza 2.0’dır. Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Southern Lebanon’ı kalıcı olarak işgal etmek ve Dahiyeh’i yeni bir Gaza’ya çevirmek istiyorlar. Bu devam ederse, Iranians zaten “Asla olmaz” dedi. Peki Trump yönetimi buna nasıl tepki verecek? Trump şu anda zafer diye sattığı kendi MOU’sunu bombalamaya istekli mi? >> Evet, peki, ben bu savaşın başka bir yönünü sormak istiyordum; Pakistan’ın rolü. Bazı Indian TV kanallarına röportaj verdiğimi hatırlıyorum. Pakistan arabulucu rolünü üstlenmeye başladığında, esasen şunu soruyorlardı: neden India değil? Pek çok sebep var, ama bunu bir kenara bırakırsak, Pakistan’ın bu diplomatik rolünü nasıl görüyorsunuz? Çünkü bu ona bölgede oldukça önemli bir diplomatik statü verdi ve ayrıca bu kadar çok değişimden geçen bu bölgede kilit bir aktör olduğu düşünülürse. Bunun dinamikleri nasıl değiştirdiğini nasıl görüyorsunuz? >> Bunu çok iyi oynadılar, Glenn. Çok, çok iyi. Hatta hiçbirimiz bunu başaracaklarını beklemiyorduk. Ve elbette çoğumuzun, bağımsız analistlerin, Pakistan’daki mevcut hükümete dair ciddi çekinceleri var. O başka hikaye. Ama realpolitik’e ve sahadaki gerçeklere, arabulucu olarak tesis etmeyi başardıkları gerçeklere bakarsanız, son derece etkileyici. Pakistani hükümetinin bütün üst düzeyinin arabuluculuğa dahil olduğunu duyduk. Kelimenin tam anlamıyla önemli olan herkes. Yani sadece Prime Minister değil, General Asim Munir ve Foreign Minister Dar değil. Herkes. Bunu neden başardılar? Birkaç sebepten. Iran ile çok iyi ilişkiler. Daha da önemlisi China ile çok iyi ilişkiler. Çünkü China, Pakistan’ın yaptığı şeyi başından sonuna kadar destekliyordu. Islamabad’daki dört Sunni’nin ilk toplantısını hatırlayın. Pakistan, Saudi Arabia, Turkey ve Egypt. Ertesi sabah Dar uçağa atlayıp Beijing’e gitti, Wang Yi ile konuşmak ve ona ne yaptıklarını açıklamak için. Wang Yi de yeni talimatlar verdi. Arkadaşlar, daha fazla çabalamalısınız. Bir yere varamıyorsunuz. Yani China her zaman arkalarındaydı. Daha geride, ama China ile istişare halinde, Russia vardı. Çünkü herkes şunu diyordu: tamam, hepimiz bir anlaşma için birlikte çalışalım, çünkü hiçbirimiz burada bu savaşı istemiyoruz; çünkü savaşın hepimize karşı olduğunu biliyoruz. Bu tanım gereği Eurasia entegrasyonuna karşı bir savaş. Ve tam bir BRICS ve SCO üyesine karşı. Dolayısıyla bu üye diğer BRICS ve SCO üyeleri tarafından savunulmalı. Bundan daha açık bir şey yok.

Neden India değil? Kilit soru bu; röportaj yapan insanlar bunu asla formüle edemediler, çünkü cevabı biliyorlar. February 28’deki Ayatollah Khamenei ve liderliğe yönelik decapitation saldırısından iki gün önce, Modi ve Netanyahu birbirlerine öpücükler gönderiyordu. Kopmaz ilişki, anne ve baba, bilirsiniz, o saçmalık. Yani bu iyi değil. Başından itibaren India Israel ile aynı hizadaydı. Bu yüzden Iran ile arada asla arabulucu olamazlardı; her ne kadar kendi New Silk Roads versiyonları için Iran’a ihtiyaçları olsa da. International North-South Transportation Corridor, yine üç BRICS: Russia, Iran ve India. Ve India’nın buna çok ihtiyacı var, çünkü Chabahar portunu kullanarak Afghanistan ve Central Asia’ya uzanan kendi New Silk Road’u bu. Yani bir kez daha kendilerine ihanet ettiler; Indians bunu yapmakta uzmandır, değil mi?

Bu arada China’nın arkasında, China’nın tam desteğiyle, Pakistan Iran, Pakistan ve China arasındaki bu hizalanmayı organize etmekle çok meşguldü. Sadece jeopolitik ve diplomatik değil, aynı zamanda jeoekonomik. İşte New Silk Roads ve Eurasia entegrasyonu burada yeniden devreye giriyor. Neredeyse yirmi yıldır senin çalışma alanında da benim çalışma alanımda da favori temamız bu. Iran ile China arasında karadan ticaret için en kısa yol Central Asia üzerinden değil, Pakistan üzerinden. Çok, çok basit. Pakistan New Silk Roads’un bir parçası. China-Pakistan Economic Corridor. Kashgar, Islamabad, Baluchistan üzerinden Gwadar Port. Iran da International North-South Transportation Corridor’un parçası, yine India’ya giden kilit liman olarak Chabahar’ı kullanıyor. Ama geçen yıl Chabahar’a gittiğimde kendi gözlerimle gördüğüm gibi, Chinese tankerleri de, bilirsiniz, sadece Bandar Abbas’ta değil, Chabahar’da da durarak ticaret yapıyor. Ve şimdi, üç ay önce hiçbirimizin hayal bile edemeyeceği bir şey oldu. Chabahar portu ve Gwadar portu artık kardeş limanlar. Aralarında sadece 80 km var. Chabahar Sistan Baluchistan’da. Gwadar Arabian Sea’de, Pakistani Baluchistan’da. American blockade başladığında Iran, Gwadar’ı Chabahar’ın kardeşi olan bir Iranian port gibi kullanmaya başladı. Ve er ya da geç, işlerin nasıl gelişeceğine bağlı olarak, Chinese zaten Chabahar’a bakıp “Ah, belki bizim için başka bir Iranian port alabiliriz” diyorlar. Sonra Indians yine kenara itilecek, çünkü bir kez daha doğru ata oynamadılar.

Pakistanis birkaç hafta önce Iran-Pakistan arasında altı sınır kapısının 7/24 ticarete açık olduğunu açıkladığında, bu da Chinese önerisiydi. Bakın, Iran ile bütün bu sınır ticaretiniz var. Maritime blockade yüzünden az çok boğuluyorlar. O yüzden onlara karadan geçiş verin. Olan tam olarak buydu. Ve elbette Xinjiang’dan Central Asia üzerinden Turkmenistan’dan Iran’a geçen çok önemli demiryolu da var; bu arada bu demiryolunu Chinese inşa etti ve parasını ödedi. New Silk Roads’un bir başka koridoru. Yani her şey, her şey, her şey birbirine bağlı. Ve her şey Pakistan’ın, Iran ile China arasında, Iranian tarafından arabulucu olmak zorunda olmasını açıklıyor; buna Pakistan ile GCC arasındaki çok iyi ilişkileri de ekleyin, özellikle Qatar ile, Saudi Arabia söz konusu olduğunda daha da fazla, çünkü bir military pact’leri var. Ve elbette Field Marshal Simonyan’ın telefonu alıp diğer tarafta Donald Trump’ın hemen cevap vermesi gerçeği var. Bunu çok az kişi yapabilir. Yani bütün oyunculardan, bütün büyük oyunculardan iyi niyet gördüler. Tamam, yeni jeopolitik konumlarıyla ne yapacakları, vs. çok uzun bir hikaye. Şu tarafa mı yaslanacaklar, bu tarafa mı? O başka bir hikaye. Washington ile Tehran arasında bir ölçüde diyaloğu kolaylaştırma açısından bunu başardılar. Ve bu olağanüstü bir başarı. Ama asla unutmayın, bunu yapabildiler çünkü arkalarında her şeyi denetleyen China vardı.

Evet, hatırlıyorum, on yıl önce bunun üzerine bir kitap yazmıştım. >> Yazmıştın. Evet, Russia’nın greater Eurasian için jeoekonomik stratejisi. Bu dinamiğin nasıl işlediğine işaret ediyordum, çünkü Chinese sadece Pakistan ile değil, Iran’a doğru da bağlanıyordu. Ve bu aynı zamanda Russians’ın o bölgede yaptığı şeylerle de tamamlanıyordu. Ama o zaman bile Pakistan’ın bu kadar aktif bir rol oynayacağını beklememiştim. Daha çok dış çevresi tarafından şekilleneceğini, böylesine daha otonom ve bağımsız bir rol almayacağını düşünüyordum. Beni de şaşırtan şey buydu. >> Pekala. Hepimiz afalladık, Glenn. Hepimiz kesinlikle afalladık. Tamam, bunun için onlara hakkını vermeliyiz. Ve elbette kendi sebepleri var. Baluchistan’ı bir tür sakinleştirmek istiyorlar; Baluchistan Liberation Movement separatistleri ve bütün bunlarla, Iran sınırıyla, çok karmaşık. Daha fazlasını istiyorlar. Iran’dan enerji istiyorlar. Çok, çok önemli. Ve bu bizi çoğumuzun en az 15 yıl önce takip ettiği bir hikayeye götürüyor. Iran-Pakistan gas pipeline; Americans bunun ilerlemesine asla izin vermedi. Şimdi nihayet yol açık. Boru hattının Iranian kısmı zaten inşa edilmiş durumda. Iranians birkaç yıl önce Pakistani bölümünün parasını ödemeyi teklif etti. Yani şimdi bu kaçınılmaz. Sonunda IP pipeline’a sahip olacağız. Sonunda. Bu, bilirsiniz, hiç bitmeyen boru hattı soap operalarından biri. Bu kez mutlu sona ulaşacağız. Yani Iran’a ihtiyaçları var. Ve elbette West Asia ile South Asia’nın jeoekonomik entegrasyonu, China’nın desteğiyle ve New Silk Roads ile iç içe geçerek Pakistan’ın da lehine.

Peki bir adım geri çekilirsek, bu United States’in buna nasıl uyum sağlaması gerektiği açısından ne anlama geliyor? Yani bundan hoşlanmayacaklar. Muhtemelen sonuna kadar mücadele edecekler elbette. Ama bir noktada, bilirsiniz, gerçekliği görmezden gelmenin yüksek bir maliyeti var. Ve şu anda US’nin Europe’taki kuvvetlerini azalttığını görüyoruz; sanırım daha az ölçüde Middle East’te de. Bunun bir kısmı elbette Gulf states’teki üslerinin bombalanmasıyla zorunlu oldu. Ama Iran’a karşı inşa ettikleri bazı cephelerde de şimdi görünüşe göre geri çekiliyorlar; raporlar doğruysa bu, bunun tutabileceğine dair bir iyimserlik sebebi. United States’in Europe ve Middle East’ten geri çekildiğini görüyor musunuz? Ben daha geniş anlamda, ideal senaryomda, United States için idealden kastım, yeni uluslararası güç dağılımına en optimal şekilde nasıl uyum sağlayacağı, her yerde olamaz. US için ideal olanın Western Hemisphere ve East Asia’ya öncelik vermek olduğunu varsayardım, çünkü China burada. Yani optimal derken normatif anlamda değil, uluslararası güç dağılımı içinde gücünü nereye odaklamak isteyeceği anlamında. Başka bir deyişle Middle East ve Europe’ta azaltmaya gitmesi gerekir. İlk başta bunu yapmak istiyor gibi görünmüyordu, ama şimdi buna zorlanıyor gibi. Yoksa durumu biraz farklı mı okuyorsunuz? >> Buna zorlanıyorlar çünkü yavaş yavaş, şimdi artık o kadar da yavaş değil ama kesin olarak Eurasia’dan çıkarılıyorlar. Nokta. Kilit mesele bu. Bu Iran karşısında stratejik bir yenilgi. Yani bu, US’nin Eurasia’dan çıkarılması yönünde devasa bir adım. Ve National Security Strategy’nin Western Hemisphere’ı önceliklendirmesi hiç şaşırtıcı değil. Yani bundan sonra Latin America için çok fazla sorun bekleyebiliriz. Buna hiç şüphe yok. Bu yılın ilerleyen dönemlerindeki Brazil seçimleriyle başlayacak; bunlara yoğun şekilde müdahale edilecek. Hiç şüphe yok. Trump’ın G7’de Lula ile el bile sıkmadığını gördünüz mü? Yani durum çok, çok gergin. Ve elbette US’yi yöneten plutocracy’ye göre bir numaralı stratejik tehdit China. Yani East Asia. Kesinlikle. Taiwan ve South China Sea. Hiç şüphe yok. Her şey. Dolayısıyla bu iki cepheyle karşılaştırıldığında West Asia açıkça o kadar temel değil. Ama bu büyük stratejik jeopolitik yenilgiyi nasıl hazmedecekler, o başka bir hikaye. Bu, tepedeki insanları, arkadaki elitleri, plutocrats’ı, hepsini elbette öfkelendirecek. Ve intikam olacak. Kan olacak. İntikamcı bir ulus. İntikam mantığı her zaman baskın gelir. Yani belki bir süre geri çekilip yeniden toparlanırlar, ama Iran’ın peşine yine düşecekler. Buna hiç şüphe yok. Belki bu yıl değil, ama gelecek yıldan itibaren.

Evet. Bundan kaçınmak zor. Sadece US’nin tamam, bu iş bitti diyeceğini hayal etmekte zorlanıyorum. Yani hatırlıyorum... >> Demeyecekler. Biliyoruz. Evet. >> United States’teki bütün TV networklerinde konuşan kafaların hepsi, Iran’a karşı savaşta işler kötü gitmeye başladığında aynı sloganı kullanıyordu. Hep bir ağızdan, bilirsiniz, bu kısa vadeli acı, uzun vadeli kazanç için diyorlardı. Talking point buydu. Ama ortaya çıkan şey çok kısa vadeli bir acı ve evet, uzun vadeli stratejik yenilgi. Yani bu gerçekten korkunç görünüyor. Ama yine de kimse bunun siyasi sahipliğini üstlenmek istemiyor. Ve kimse dünyadaki bu yeni, küçülmüş role uyum sağlamak istemiyor. Özellikle, bilirsiniz, Israel de oradayken bu siyasi olarak çok hassas hale geliyor. Yani bu yenilgiyi kabul edemiyorlar. Ama diğer yandan yapabilecekleri çok fazla şey de yok. Bu da ne yapacakları sorusunu doğuruyor. Ama diyelim ki savaşı yeniden başlatmadan önce bütün yılı beklediler. Dünya bir yıl sonra çok farklı bir yer olacak. Yani 2027’ye gelindiğinde, hatta tam bir yıl bile değil, 2027’ye kadar. Bu da beni son soruma getiriyor: Gulf states. Bundan sonra nasıl görünecekler? Çünkü Americans onlara, bilirsiniz, boş boş oturun, bunu bir yıl sonra tekrar denemeye çalışabiliriz diyorsa, hayatta kalmak istiyorlarsa gerçekliklere uyum sağlamak zorunda kalacaklar. Yani Iran’ı sevmek zorunda değiller. Bütün kalpleriyle nefret edebilirler. Ama bir noktada, bilirsiniz, kazanan ata oynamanız gerekir. Gerçekliğe uyum sağlamanız gerekir: Iran artık Strait of Hormuz’u yönetiyor. Ve US muhtemelen onları yenemeyecek. >> Kesinlikle. Ve işte burada Pakistan yeniden devreye giriyor, çünkü bunun üzerinde zaten çalışıyorlar. Çünkü bütün GCC petro-monarchies ile çok iyi iletişim kanalları var. Ve onlara şunu kanıtlıyorlar: “Bakın, MOU’yu elde etmek ve müzakereleri başlatmak için sizin endişeleriniz, tavsiyeleriniz, önerileriniz üzerinde çok çalıştık. Aynı anda sadece Iran’ı değil, hepinizi dinliyorduk,” ve bütün bunlar. Ve açıkça bunu anlıyorlar. Qatar bunu çok iyi anlıyor. MBS bunu çok iyi anlıyor. MBS ile Islamabad arasındaki ilişki çok, çok yakın. Military pact, vs. Görünüşe göre Saudi Arabia’daki Prince Sultan airbase’te halihazırda 8.000 Pakistani soldier var. Bir sürü fighter jet ile birlikte. Yani Pakistan özellikle Saudis’i, ama başka bazı GCC oyuncularını da ikna etmeye çalışıyor: bakın, burada yeni bir protective umbrella olacak. Ve biz sizin umbrella’nız olmak için hizmetlerimizi sunuyoruz. Ve yaptığımız her şeyi destekleyen arka planda çok, çok özel bir misafirimiz olacak: China. GCC’nin bu düzenlemeye hayır dediğini hayal edebiliyor musunuz? Olmayacak. Ve açıkçası US ile petrodollar alliance’larının hiçbir değeri olmadığını kendi başlarına gördüler, yaşadılar. İş ciddiye bindiğinde, US West Asia’daki aircraft carrier’ını savunuyordu, GCC petro-monarchies’i değil. Yani derslerini aldılar. En azından ders aldıklarını varsayıyoruz. Bazıları diğerlerinden daha fazla elbette. UAE hâlâ... Pakistani negotiators, yaklaşık bir ay önce Larry’ye ve bana akılda kalan bir şey söylediler. Dediler ki: “Bakın, biraz bekleyin. Üç ay kadar bekleyin. UAE rüzgarın hangi yönden estiğini görecek ve onlar da sonunda bir accommodation isteyecek.” Bunu sürekli aklımın bir köşesinde tuttum. Çünkü bu bir anlamda zaten oluyor. Bilirsiniz, Iran’a karşı bir ay önce oldukları kadar antagonistic değiller. Ve elbette West Asia’nın o kısmındaki bir numaralı güç olarak Iran ile yaşamak zorunda kalacaklar. Bundan kaçamazlar. Aksi halde çok basit. Iranians mesajı gönderdi: “Bakın, Dubai business model’ini zaten yok ettik. Abu Dhabi energy model’ini yok etmek bizim için çok, çok kolay. Sadece birkaç strike. Bu kadar. İstediğimiz zaman yapabiliriz.” Yani yeniden negotiating table. Şimdi GCC ile Iran arasında, ortada Pakistan, bilirsiniz, aracı olarak. Kusursuz. Ve bir kez daha senin ifade ettiğin kaygılara dönersek: West bunun bölgesel olarak oyunun yeni kuralları olduğunu kabul edecek mi? Bunu asla kabul etmeyecekler, ama ne yapabilirler? GCC petro-monarchies’i geri baştan çıkarabilirler mi? Hayır, çıkaramazlar. Onlara rüşvet verebilirler mi? Hayır, veremezler. Iran ile ilgileneceklerine söz verebilirler mi? Veremezler. Onlara Israel’e verdikleri kadar relevance vereceklerine söz verebilirler mi? Veremezler. İşte bu kadar. Yani Pakistanis ve Chinese bir kez daha uzun vadeli bakıyor. Dolayısıyla bu protective umbrella elbette değişecek. Ve Iran buna bakıyor; China işin içinde olduğu için bunun uzun vadede kendilerine karşı dönmeyeceğini görebildiklerinden kendilerini nispeten rahat hissedebilirler. Yani bütün bunların arkasındaki China’nın rolü kesinlikle temel. Ama bu çok karmaşık bir vaka, Glenn.

Yabancılar olarak China’da bu meseleler hakkında derinlemesine bir conversation yapamayız, çünkü bunu China’nın national security meselesi olarak görüyorlar. Ve bunu foreigners ile asla tartışmayacaklar. Bu yüzden bir dahaki gidişimde, diyelim ki bazı former military connections’ımla bu konuda konuşabilirim diye bekliyorum; onların birkaç küçük nugget’ı olacaktır. Çünkü hâlâ government machinery içinde insanları tanıyorlar, değil mi? Ama bu biraz zaman alacak. Fakat bir kez daha, onlar Sun Tzu’yu uygulamanın absolute masters’ı. Parmağını bile kıpırdatmaları ya da herhangi bir şeye ateş etmeleri gerekmiyor; sonunda istediklerini alıyorlar. Connections’larıyla ve elbette Go oynayarak. West Asia’da Americans ile Go oynuyorlardı. Americans’ı, Americans’ın geldiğini bile görmediği bir şekilde kuşatıyorlardı.

İşin aslı da bu zaten; Iran’a karşı savaşa girdiklerinde Americans bu hızlı zaferi bekliyordu. Bence bununla aynı zamanda bütün Gulf States alliance üzerine de kumar oynadıklarını fark eden çok fazla kişi yoktu; çünkü mesele sadece US base’lerinin bombalanması değil, elbette security guarantees’in çok daha az ikna edici görünmesiydi. Ve Gulf State alliance çökmeye başlarsa, bu petrodollar system’in de çökmeye başlaması demektir. Bu ortadan kalkarsa, AI bubble kendini sürdüremez; bu da China ile bütün AI war ve economic war’ın Americans için çok karanlık bir yöne sapması demek. Yani burada giderek daha muhtemel görünen devasa bir çözülme potential’ı var. Yine, herhangi bir prediction yapmak istemiyorum, çünkü predictions için korkunç bir zaman. Çok fazla şey çok hızlı oluyor. Yani burada değişkenlerin hiçbirinin sabit kalmadığı bir durumda, predictions yapmak için pek iyi bir zaman değil; ama bunun dikişlerinden söküldüğünü görüyorsunuz. Bence bu pek iyi gitmeyecek. Son sözlerin var mı?

Şey, hepimiz memorandum of understanding’in bu ilk 30 günlük phase’inde bile gerçekten actual solid negotiations olup olmayacağını görmek konusunda çok meraklıyız. Şu anda bulunduğumuz nokta bu. Sanırım birkaç gün sonra hepimizin Americans’ın 14 point’in tamamını tartışma konusunda serious olup olmadığına ya da bunun sadece time kazanmak için kaba bir oyun olup olmadığına dair net bir fikri olacak. Prediction açısından, Glenn, şu anda gidebileceğimiz en ileri nokta bence bu.

Evet, biliyorum. Ben de neredeyse şunu zaten kabul etmiş gibiydim: Bu defeat Americans’ın yutamayacağı kadar büyük olacak; essentially time kazanmak, regroup etmek ve sonra bir kez daha denemek için bir tür negotiation arayacaklar. Ama yine de bu average defeat değil. Bu çok painful olacak. Bu yüzden yanılıyor olabilirim. Belki Trump, kaldırabileceklerinden fazlasını ısırdıklarını fark etti ve sadece bundan uzaklaşmak istiyor olabilir. Yani evet, bugünlerde predictions yapma konusunda çok cautious’ım.

Kesinlikle doğru. Hepimiz.

Neyse, sir,

bunu çok Chinese bir şekilde ifade edersek, sadece kenardan, river’da cesedin akıp geçmesini izliyoruz.

Şu anda bulunduğumuz yer bu.

Pepe, zaman ayırdığın için çok teşekkürler.

Her zaman pleasure, Glenn.

Yakında tekrar catch up yapalım.

Absolutely. Cheers. Thank you. Bye-bye.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol