Judge Napolitano - Judging Freedom

Konuşmacı: Iraq, Iran ve Lebanon Hattında Baskı Artıyor

İngilizce kaynaklı podcast kesitinde konuşmacı, Irak, İran ve Lebanon çevresinde artan bölgesel baskıyı değerlendirdi. Bölümde özellikle Baghdad ve Green Zone’daki tutuklamalar, Washington’a gitmesi beklenen Iraqi Prime Minister al-Zedi Ali al-Zadi’nin pozisyonu, Iran-Kurdish gerilimi ve Trump yönetiminin Lebanon dosyasında sunduğu belgenin hukuki geçerliliği tartışıldı.

Irak’ta Green Zone’un Kapanması ve Tutuklamalar

Konuşmacı, bölgede baskının “her yerde” arttığını belirterek söze başladı ve Iraq’ta ciddi bir kargaşa yaşandığını söyledi. Özellikle Baghdad’daki Green Zone’un neredeyse kapatıldığını, şehir genelinde ve Green Zone içinde yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklamalar yapıldığını aktardı.

“Muhtemelen Iraq’ta büyük bir kargaşa olduğunu görmüşsünüzdür; Green Zone neredeyse tamamen kapatılmış durumda,” diyen konuşmacı, “Baghdad genelinde ve Green Zone’da tutuklamalar yapılıyor; çok sayıda kişi yolsuzluk suçlamalarıyla gözaltına alınıyor” şeklinde açıkladı.

Bu operasyonların zamanlamasına dikkat çeken konuşmacı, Iraqi Prime Minister al-Zedi Ali al-Zadi’nin Washington’a gitmesinin beklendiğini hatırlattı. Ona göre mevcut tablo, başbakanın Washington ziyareti öncesinde bazı adımlar atmaya zorlandığı ya da kendisine bu görevlerin verildiği izlenimini doğuruyor.

Konuşmacı, gelişmelerin arka planının henüz net olmadığını vurguladı. Bazı çevrelerde bunun bir darbe olabileceğine dair konuşmalar bulunduğunu, ancak kendisinin buna ilişkin somut kanıt görmediğini söyledi.

“Bunun bir darbe olduğuna dair konuşmalar var,” diyen konuşmacı, “ama açıkçası bunun bir darbe olduğuna dair kanıt görmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Tutuklamaların Hedefleri ve Muhtemel Tepkiler

Konuşmacıya göre Iraq’taki operasyonlar yalnızca tek bir mezhep ya da siyasi grubu hedef almıyor. Tutuklamaların hem Sunnis hem de bazı Shia unsurları kapsadığını söyledi. Ayrıca operasyonların “resistance” liderlerinden birini de hedef aldığını belirtti.

Bu nedenle sürecin nasıl karşılanacağının belirsiz olduğunu ifade etti. Özellikle resistance hareketleri, mezhepsel dengeler ve Baghdad’daki siyasi hesaplaşmalar açısından bu dalganın ciddi sonuçlar doğurabileceğini ima etti, ancak kesin bir öngörüde bulunmadı.

“Operasyonlar hem Sunnis’i hem de bazı Shia unsurları hedef alıyor; ayrıca resistance liderlerinden biri de hedef alındı,” diyen konuşmacı, “bu büyük tasfiyeye tepkinin ne olacağını bilmiyorum” diye ekledi.

Konuşmacı, bu noktada gelişmeleri daha geniş bir bölgesel gerilim çerçevesine yerleştirdi. Iraq’taki siyasi operasyonların, Iran, Kurdish gruplar ve American administration arasındaki gerilimle aynı anda yaşandığını vurguladı.

Iran Sınırında Kurdish Gruplar ve American Administration

Konuşmacı, Iraq’ın belirli bölgelerinde neredeyse günlük çatışmalar yaşandığını belirtti. Ona göre American administration, Kurds’u Iran içinde bir tür dayanak noktası ya da mevzi kurmaya itmeye çalışıyor. Buna karşılık Iranians sert şekilde karşılık veriyor.

“American administration açıkça Kurds’u Iran’da bir tür dayanak noktası kurmaya zorluyor,” diyen konuşmacı, “Iranians ise onları her gün, her saat sert şekilde vuruyor; saldırılar ve topçu atışları yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Bu tabloyu “giderek oldukça çılgın” bir hale gelen bir süreç olarak nitelendirdi. Çatışmaların yoğunluğu, topçu atışları ve karşılıklı saldırıların sürekliliği, konuşmacının değerlendirmesine göre bölgesel istikrarsızlığın derinleştiğini gösteriyor.

Konuşmacı, Iraq’taki bu gelişmeleri yalnızca iç siyasetle sınırlı görmedi. Washington’un hamleleri, Iran’ın tepkisi ve Kurdish grupların rolü arasında bağlantı kurdu. Bu çerçevede Baghdad’daki tutuklamalar, Green Zone’daki hareketlilik ve sınır bölgelerindeki çatışmalar aynı basınç ortamının parçaları olarak sunuldu.

Lebanon Dosyası ve Trump’ın Belgesi

Konuşmacı daha sonra Lebanon meselesine geçti ve bu konunun yeterince tartışılmadığını söyledi. Trump’ın, General Aun tarafından atanan Lebanese ambassador’a bir belge imzalattığını ya da böyle bir belgeyi ortaya çıkardığını aktardı.

Israel’in bu belgeyi büyük bir başarı gibi sunduğunu söyleyen konuşmacı, belgenin hukuki ve siyasi açıdan değer taşımadığını savundu. Ona göre Israel belgeyi “başarı” olarak sergiliyor, ancak belgenin herhangi bir yetkisi bulunmuyor.

“Israel bunu dolaşıma sokup ‘büyük başarı, bunu başardık’ diyor,” diyen konuşmacı, “ama bu belgenin hiçbir yetkisi yok” diye belirtti.

Konuşmacı, belgenin yalnızca onaylanması gereken bir metin olduğunu, mevcut haliyle bağlayıcı olmadığını söyledi. Dahası, belgenin birçok maddesinin Lebanese constitution ile çeliştiğini savundu.

“Bu tür bir belgenin önce cabinet’e gitmesi gerekir,” diyen konuşmacı, “cabinet’in de bunu oylaması gerekir; Lebanon’daki sistem gereği bunun üçte iki çoğunlukla yapılması gerekir” şeklinde açıkladı.

Lebanese Constitution ve Siyasi Dengeler

Konuşmacı, Lebanon’daki yönetim sisteminin mezhepsel dengeler üzerine kurulu olduğunu hatırlattı. Cabinet düzeninin, bir mezhebin diğer iki mezhep tarafından kolayca devre dışı bırakılmasını engelleyecek şekilde tasarlandığını söyledi.

Bu nedenle söz konusu belgenin önce cabinet’te ele alınması, ardından parliament’e gitmesi gerektiğini belirtti. Ancak konuşmacıya göre belgeyi destekleyen tarafların parliament’te çoğunluğu bulunmuyor. Bu nedenle belgenin pratikte geçerlilik kazanması mümkün görünmüyor.

“Cabinet’ten sonra belgenin parliament’e gitmesi gerekir; orada da çoğunlukları yok,” diyen konuşmacı, “bu yüzden bu değersiz bir belgedir” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmacı, belgeyi “başka bir görüntü operasyonu” ve “propaganda çalışması” olarak nitelendirdi. Ona göre amaç, Trump’ın Lebanon sorununu çözdüğü izlenimini yaratmak. Ancak konuşmacı, belgenin herhangi bir sorunu çözmediğini, aksine Trump’ın kendi memorandum of understanding metnine de aykırı olduğunu söyledi.

“Bu, Trump’ın Lebanon sorununu çözdüğünü göstermek için yapılan başka bir propaganda çalışmasıdır,” diyen konuşmacı, “hiçbir şeyi çözmüyor; kendi memorandum of understanding metnine de aykırı” ifadelerini kullandı.

Civil War Uyarısı ve Bölgesel Kaos

Konuşmacı, Lebanon’daki bazı çevrelerin bu gelişmeyi ülkeyi civil war’a sürükleyebilecek bir adım olarak gördüğünü aktardı. Hatta bu çevrelerin, bunun bazı aktörler açısından istenen sonuç olabileceğini söylediğini belirtti.

“Lebanon’daki bazıları ‘bakın, olacak olan bu; Lebanon’u civil war’a götürüyor’ diyor,” diyen konuşmacı, “ama zaten planımız bu değil mi, istediğimiz şey bu değil mi?” sözleriyle bu görüşü aktardı.

Bu değerlendirme, konuşmacının Lebanon’daki belgeyi yalnızca hukuken geçersiz değil, siyasi olarak da tehlikeli gördüğünü ortaya koyuyor. Ona göre belge, uygulanabilir bir çözüm olmaktan çok, mevcut dengeyi daha da bozabilecek bir hamle.

Iran’ın Adım Adım Yaklaşımı

Konuşmacı son bölümde mevcut memorandum of understanding çerçevesinin fiilen işlemez durumda olduğunu savundu. “MOU” olarak andığı düzenlemenin tamamen pasif hale geldiğini söyledi.

Iran’ın bu süreçte herhangi bir adımı tek taraflı atmayacağını belirtti. Konuşmacıya göre mutabakat “adım adım” ilkesi üzerine kurulmuş durumda: American side kendi adımını tamamlamadan Iranians kendi adımını atmayacak.

“Bu haliyle MOU tamamen etkisiz durumda,” diyen konuşmacı, “Iranians hiçbir şeyi sonuna kadar götürmeyecek; bunu adım adım ilerleme temelinde kurdular” diye vurguladı.

Konuşmacı, eğer anlaşmanın şartları değiştirilirse Iranians’ın da geri adım atacağını söyledi. Bu nedenle American side’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi, sürecin devamı açısından belirleyici unsur olarak sunuldu.

Genel olarak podcast kesiti, Iraq’ta Green Zone merkezli tutuklamalar, Iran sınırındaki Kurdish-American-Iranian gerilimi ve Lebanon’da Trump bağlantılı belgenin hukuki-siyasi etkileri üzerinden bölgesel bir kriz tablosu çizdi. Konuşmacı, bu gelişmelerin ayrı ayrı değil, birbirini besleyen baskı hamleleri olarak görülmesi gerektiğini savundu.

Iraq’ta Artan Baskı ve Green Zone’daki Tutuklamalar

Konuşmacı: Her yerde baskı artırılıyor. Çünkü muhtemelen Iraq’ta büyük bir kargaşa olduğunu görmüşsünüzdür; Green Zone neredeyse kapatılmış durumda. Baghdad genelinde ve Green Zone’da tutuklamalar yapılıyor; çok sayıda insan yolsuzluk suçlamalarıyla gözaltına alınıyor.

Konuşmacı: Unutmayın, Başbakan al-Zedi Ali al-Zadi’nin Washington’a gitmesi bekleniyor. Bu yüzden, Washington’a varmadan önce bunları yapmaya çalışıyor gibi görünüyor ya da kendisine Washington’a gitmeden önce yapması gereken bu görevler verilmiş gibi duruyor. Bunların bazılarının altında tam olarak ne olduğu net değil. Bunun bir darbe olduğuna dair konuşmalar var. Ben açıkçası bunun bir darbe olduğuna dair kanıt görmüyorum.

Konuşmacı: Bu operasyonlar hem Sunnis’i hem de bazı Shia unsurları hedef alıyor; ayrıca resistance liderlerinden biri de hedef alındı. Dolayısıyla bu büyük tasfiyeye tepkinin ne olacağını bilmiyorum.

Iran Sınırında Kurdish Gruplar ve American Administration

Konuşmacı: Iraq’ın o bölgesinde her gün çatışma var. Açıkçası American administration, Kurds’u Iran’da bir tür dayanak noktası kurmaya itmeye çalışıyor. Iranians ise onları her gün, her saat sert biçimde vuruyor; saldırılar ve topçu atışları yaşanıyor, onlar da buna karşılık veriyor.

Konuşmacı: Yani bütün mesele gerçekten oldukça çılgın bir hale geliyor.

Lebanon Belgesi ve Trump’ın Rolü

Konuşmacı: Lebanon’u da tartışmadık. Bildiğiniz gibi Trump, General Aun tarafından atanan Lebanese ambassador’a bir belge imzalattı ya da böyle bir belge ortaya çıkardı.

Konuşmacı: Ama şunu söylemek istiyorum; biliyorum başka konulara geçmek istiyorsunuz, fakat bu belgeyi anlamak gerçekten önemli. Israel bunu sergileyip “büyük başarı, bunu başardık” diyor. Oysa bu belgenin yalnızca hiçbir yetkisi olmamakla kalmıyor; aslında bu yalnızca onaylanması gereken bir belge.

Konuşmacı: Bu nitelikte bir belge birçok açıdan anayasaya aykırıdır; maddeleri Lebanese constitution ile çelişiyor. Bu belgeyle başa çıkmanın tek yolu, önce cabinet’e gitmesidir. Cabinet’in bunu oylaması gerekir ve bu da üçte iki çoğunluk gerektirir, çünkü Lebanon’da cabinet böyle işler.

Konuşmacı: Sistem, hiçbir mezhebin diğer iki mezhep tarafından oy çokluğuyla devre dışı bırakılamayacağı şekilde kurulmuştur. Ardından belgenin parliament’e gitmesi gerekir; orada da çoğunlukları yok.

“Değersiz Belge” ve Propaganda İddiası

Konuşmacı: Yani bu değersiz bir belgedir. İsterseniz buna başka bir görüntü operasyonu, başka bir propaganda çalışması diyebilirsiniz. Amaç, Trump’ın Lebanon meselesini çözdüğünü göstermek.

Konuşmacı: Oysa hiçbir şeyi çözmüyor. Kendi memorandum of understanding metnine de aykırı. Kendi memorandum of understanding metnini ihlal ediyor ve sadece kaosa yol açıyor.

Konuşmacı: Elbette Lebanon’daki bazı kişilerin bakış açısından şöyle deniyor: “Bakın, olacak olan bu. Bu, Lebanon’u civil war’a götürüyor. Ama zaten planımız bu değil mi? İstediğimiz şey bu değil mi?”

MOU’nun İşlevsizliği ve Iran’ın Tutumu

Konuşmacı: Yani bütün bunlar, mevcut haliyle MOU’nun gerçekten tamamen etkisiz olduğu anlamına geliyor. Iranians hiçbir şeyi sonuna kadar götürmeyecek. Bunu adım adım ilerleme temelinde kurdular.

Konuşmacı: Sürecin böyle ilerlemesi gerekiyor: Ancak Americans kendi adımlarını tamamladığında Iranians kendi adımlarını atacaktır. Ve eğer bu anlaşmanın şartları değiştirilirse, Iranians bir adım geri çekilecektir.

Bu çeviriyi faydalı buldunuz mu?

Destek Ol