Adı Belirtilmeyen Albay: “Rusya Dağılmıyor, Putin Görevden Alınmayacak”
İngilizce kayıttaki bölümde, adı belirtilmeyen bir sunucu, “Jack” adlı konuşmacının Ukrayna savaşı hakkındaki görüşlerini bir “Albay”a yöneltti ve ardından tartışma Rusya’nın dayanıklılığı, Putin’in iktidarı, BRICS ülkeleri, yeni para birimi iddiası ve ABD tahvilleri üzerinden ilerledi. Konuşma, Ukrayna savaşına ilişkin Batılı varsayımların geçerliliği ve ABD merkezli finansal sistemin geleceği konusunda sert değerlendirmeler içerdi.
Ukrayna Savaşı: “Sürmek Zorunda Değiller, Tutmaları Yeterli”
Sunucu, önce Jack’e yönelttiği soruyu ve Jack’in yanıtını Albay’a aktardı. Soru, Ukrayna güçlerinin Rusları Ukrayna’dan çıkarıp çıkaramayacağıydı. Jack, Ukrayna’nın askeri hedefini “Rusları tamamen sürmek” olarak değil, Rus güçlerini cephede tutmak ve yıpratmak olarak tanımladı.
“Ben başından beri şunu söyledim: Sadece onları tutun, çökecekler,” diyen Jack, “Rusları dışarı sürmek zorunda değiller. Bu Amerikan bakış açısıdır: Onları dışarı sürmek. Ben diyorum ki onları tutarsınız, Putin düşer ve yeni bir anlaşma elde edersiniz” şeklinde açıkladı.
Jack, Ukrayna’nın işgal edilen topraklarını geri alma ihtimaline de değindi. Ancak bu noktada kesin bir iddia ortaya koymadı. “Topraklarını geri alabilecekler mi? Bunun bir olasılık olduğuna inanıyorum; bir ihtimal değil, bir olasılık,” diyen Jack, değerlendirmesini sınırlı bir güven düzeyiyle ifade etti.
Albay: “Rusya Dağılmıyor, Putin Görevden Alınmayacak”
Albay, Jack’in sözlerini daha zayıf bir pozisyona geçiş olarak yorumladı. Ona göre Jack artık Rusya’nın çökmesi veya Ukrayna’nın topraklarını geri alması konusunda daha temkinli konuşuyordu.
“Kenarlarından zayıflamış gibi görünüyor. Şimdi bu bir olasılık, ihtimal değil,” diyen Albay, Jack’in değerlendirmesini eleştirdi. Albay’a göre Ukrayna’nın Rusya’yı yenilgiye uğratma ihtimali “sıfır”dı.
Albay, Batı’nın savaşın başındaki varsayımlarının geçersiz çıktığını savundu. “Her şeyi dayandırdığımız ilk varsayımlara geri dönüyor. Bunlar tamamen başarısız oldu ve geçersiz çıktı,” diyen Albay, “Rusya dağılmıyor. Bunu unutun. Putin görevden alınmayacak. Bu saçmalık” ifadelerini kullandı.
Bu noktada Albay, Ukrayna savaşını yalnızca askeri bir mesele olarak değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin değişimiyle bağlantılı bir süreç olarak ele aldı.
BRICS ve Altına Endeksli Yeni Para Birimi İddiası
Albay, Rusya’nın zayıfladığı iddialarına karşı BRICS ülkelerindeki gelişmeleri örnek gösterdi. BRICS’i Brazil, India, China, South Africa ve Russia’nın oluşturduğunu belirtti ve bu ülkelerin altına endeksli yeni bir para birimi oluşturma konusunda ortak hareket ettiğini savundu.
“BRICS ülkeleri, yani Brazil, India, China, South Africa ve Russia, değer bakımından altına bağlanacak yeni bir para birimi yaratmaya çalışmakta oybirliği içinde,” diyen Albay, “onlara şimdiden 40 başka ülke katıldı” şeklinde konuştu.
Albay, bu sürecin yalnızca BRICS ve bu 40 ülkeyle sınırlı kalmayabileceğini de iddia etti. Bazı European Union ve NATO üyesi Avrupa devletlerinin de ileride BRICS’e veya bu ülke grubuna katılmayı tercih edebileceğini söyledi.
“Şu anda NATO ve European Union içinde olabilecek bazı Avrupa devletlerinin de BRICS’e ve 40 başka ülkeye katılmayı seçmesi son derece mümkün,” diyen Albay, “bu sadece başlangıç” değerlendirmesinde bulundu.
Janet Yellen’ın China Ziyareti ve Xi Jinping’e Eğilme Tartışması
Sunucu, konuşmayı ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’ın China ziyareti ve President Xi karşısında eğilmesi tartışmasına taşıdı. Sunucu, “Secretary Yellen’ın President Xi’ye eğildiğinde gerçekten ne elde edebileceğini düşündüğünü merak ediyorum” diyerek konuyu açtı.
Albay, bu hareketin ABD’de yanlış okunduğunu savundu. Ona göre Asya’da eğilmek itaat göstergesi değil, nezaket biçimiydi. “Dünyanın o bölgesinde eğilmek bir nezaket meselesidir. Amerikalılar bunu yanlış okuyor,” diyen Albay, “bu bir boyun eğme gösterisi değildir. İnsanların bunu söylemesinden yoruluyorum” şeklinde belirtti.
Ancak Albay, Yellen’ın ziyaretten ne elde etmeyi amaçladığını bilmediğini söyledi. “O kadının zihninde ne olup bittiği hakkında hiçbir fikrim yok. Benim hayal gücümün ötesinde,” diyen Albay, Yellen’ın muhtemelen hiçbir şey beklemediğini ve “aldığının da bu olduğunu” savundu.
Sunucu ise Yellen’ın China’dan daha fazla ABD tahvili almasını istemiş olabileceğini öne sürdü. “Belki de oraya daha fazla tahvil almalarını ve ona harcayacak daha fazla para vermelerini istemeye gitti,” diyen sunucu, Yellen’ın ziyaretini ABD’nin finansman ihtiyacıyla ilişkilendirdi.
ABD Tahvilleri, Faizler ve Finansal Sistem Riski
Albay, China’nın zaten çok fazla ABD tahviline sahip olduğunu söyledi ve bu tahvillerin düşük faiz getirisi nedeniyle değer kaybettiğini savundu. Ona göre sorun yalnızca China ile sınırlı değildi; ABD içindeki küçük ve büyük bankalar da teminat olarak bu tahvilleri satın almıştı.
“Zaten çok fazla Treasury’ye sahipler ve bunlar artık değersiz, çünkü faiz oranları sıfırın biraz üzerinde,” diyen Albay, “ABD içinde, küçük bankalarda ve büyük bankalarda sorun bu” değerlendirmesinde bulundu.
Albay, faiz oranları yükselirken düşük getirili eski tahvillerin elde tutulmasının finansal baskı yarattığını belirtti. “Herkes bu US Treasury’leri teminat olarak aldı. Şimdi faiz oranları yükseliyor ve o tahvillerdeki faizler o kadar düşük ki herkes bunları elden çıkarmak istiyor,” diyen Albay, hızlı satışların sistemik risk doğurabileceğini savundu.
Albay’a göre hem yurtdışında hem de ABD içinde bu tahvillerin panik halinde satılması finansal sistemi çökertebilir. “Eğer bunları yurtdışında ve burada yangından mal kaçırırcasına satarlarsa, bu finansal sistemi çökertir,” diyen Albay, bu durumun ne kadar sürdürülebileceğini bilmediğini ifade etti.
Altın Rezervleri ve Repatriation Tartışması
Konuşmanın sonunda Albay, BRICS ve 40 ülkenin altına endeksli yeni para birimi oluşturma girişiminde bir noktada başarılı olabileceğini savundu. Bu bağlamda ABD’de tutulan yabancı ülke altınlarının geri istenmesi ihtimaline dikkat çekti.
“Sonuç şu ki, BRICS ve 40 ülke muhtemelen bir noktada bu yeni para birimini altına bağlamakta başarılı olacak,” diyen Albay, altın rezervleri ABD’de bulunan ülkelerin bu altınları geri istemesini beklediğini söyledi.
Albay, özellikle Fort Knox ve New York City’de tutulan altınlardan söz etti. “Altın varlıkları United States’te, ya Knox’ta ya da New York City’de duran birçok ülkenin bizden altınlarını geri göndermemizi istemesini bekliyorum,” diye ekledi.
Sunucu, Federal Reserve’ün (ABD Merkez Bankası) buna izin vermeyeceğini söyledi. Albay ise Federal Reserve’ün bunu reddetme imkânının sınırlı olacağını savundu. “Fed’in, açık konuşmak gerekirse, reddetmesine izin verileceğini sanmıyorum,” diyen Albay, “bu ülkelerin bunu talep edeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşma, ABD’de tutulan altının gerçekten orada olup olmadığı sorusuyla kapandı. Albay, bu sorunun eski Kongre üyesi Ron Paul tarafından da sık sık gündeme getirildiğini söyledi. Sunucu da bu belirsizliği kabul etti: “Bilmiyoruz. Bilmiyoruz.”