Bryce Lockwood: “USS Liberty İçin Hâlâ Açık Kongre Soruşturması İstiyorum”
İngilizce kaydedilen programda Tucker Carlson, 1967’de İsrail güçlerinin saldırısına uğrayan USS Liberty gemisinden sağ kurtulan eski Marine Corps mensubu Bryce Lockwood ile konuştu. Lockwood, geminin görevi, saldırı anı, ABD ve İsrail’in resmî açıklamalarına ilişkin itirazları ve Kongre’den beklediği soruşturma hakkında kendi tanıklığını ve yıllar içinde diğer mürettebattan duyduklarını anlattı.
USS Liberty’nin görevi ve 1967 savaşı öncesi bağlam
Lockwood, USS Liberty’nin 1960’larda kullanılan bir istihbarat toplama gemisi olduğunu anlattı. Geminin aslında İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma bir Victory sınıfı yük gemisi olduğunu, SS Simmons Victory adıyla hizmete girdiğini, Kore Savaşı’nda mühimmat taşıdığını ve daha sonra “mothball fleet” denilen yedek filodan çıkarılarak National Security Agency (Ulusal Güvenlik Ajansı) tarafından dönüştürüldüğünü söyledi.
Lockwood’a göre ABD hükümeti, 1965 parasıyla 26 milyon dolar harcayarak gemiyi dönemin ileri istihbarat toplama sistemleriyle donattı. Gemide UNIVAC 500 adlı büyük bir mobil bilgisayar bulunduğunu belirten Lockwood, “Bugün muhtemelen cep telefonunuzla onun kadar iş yapabilirsiniz ama teknoloji son 60 yılda çok yol aldı,” diyen Bryce Lockwood, geminin o dönem için son derece gelişmiş sayıldığını ifade etti.
Lockwood, geminin Batı Afrika kıyılarında Sovyetler Birliği ve Küba’nın etkisini izlemekle görevlendirildiğini, daha sonra 1967’de İsrail ile komşuları arasında savaşın yakın görünmesi üzerine doğu Akdeniz’e gönderildiğini anlattı. Mürettebatın 294 kişiden oluştuğunu, bunun yaklaşık 190’ının istihbarat personeli, dil uzmanları, kod çözücüler, mors operatörleri ve ses dinleme görevlileri olduğunu söyledi.
Kendi görevinin Rusça ses dinleme bölümünde olduğunu belirten Lockwood, Sovyet Tu-95 uzun menzilli bombardıman uçaklarının Mısır’ın Alexandria kentinde bulunduğunu, Sovyetlerin bu uçakları Mısır’a verilmiş ve Mısırlılar tarafından kullanılıyormuş gibi gösterdiğini ileri sürdü. Lockwood, uçakların havalanana kadar Mısır lehçesinde, Akdeniz üzerinde ise Rusça açık konuşma yaptığını anlattı.
Saldırı günü: uçaklar, top ateşi ve torpido
Lockwood, USS Liberty’nin 7 Haziran 1967’de görev bölgesine vardığını, 7 Haziran boyunca ve 8 Haziran sabahı İsrail uçakları tarafından birkaç kez çok yakından uçulduğunu söyledi. Mürettebatın pilotları görebildiğini, güvertedeki bazı denizcilerin pilotlara el salladığını ve pilotların karşılık verdiğini aktardı.
8 Haziran’da öğlen saatlerinde tatbikat alarmı yapıldığını söyleyen Lockwood, yerel saatle yaklaşık 14.00’te büyük bir gürültü duyduğunu ve geminin saldırı altında olduğunu anladığını anlattı. İstihbarat personelinin bulunduğu ileri kargo alanlarına erişimin dar ve dik bir merdivenle sağlandığını belirtti.
Lockwood, gemiye uçaklardan 826 büyük kalibre isabet geldiğini, 40 mm ve 30 mm top ateşi, ısı güdümlü roketler ve napalm kullanıldığını söyledi. Can sallarının, kaptan filikasının ve Liberty’nin küçük botunun ateşle delik deşik edildiğini anlattı. İsrail tarafının acil yardım frekanslarını karıştırdığını ileri süren Lockwood, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.
İsrail’in olaydan sonra gemiyi Mısır gemisi El Quseir ile karıştırdığını söylediğini hatırlatan Lockwood, bu açıklamayı reddetti. El Quseir’in Birinci Dünya Savaşı döneminden kalma bir at taşıma gemisi olduğunu ve tek silahının 4 inçlik namludan dolma bir top olduğunu belirtti. “Mısır gemileri siyaha boyalıydı, bizimki griydi; acil yardım frekanslarını kazara karıştıramazsınız, hedefinizi bilmeniz gerekir,” diyen Bryce Lockwood, karıştırma iddiasının kendisine göre inandırıcı olmadığını vurguladı.
Geminin içinde yaşananlar ve kurtarma çabaları
Lockwood, hava saldırısının yaklaşık 25 dakika sürdüğünün söylendiğini, ancak ateş altında bunun çok daha uzun hissedildiğini anlattı. Kaptanın gemi içi anons sisteminden “Sancak tarafından torpido saldırısı” uyarısı yaptığını aktardı. Lockwood o sırada sancak tarafında bulunduğunu söyledi.
Torpido isabetinden hemen önce, gemideki gizli belgelerin denize atılması için kullanılan “ditching bag” denilen torbalardan söz edildiğini anlattı. Ardından büyük bir patlama, alev ve sarsıntıyla yere düştüğünü belirtti. “Kendi kendime, ‘Tanrım, sanırım bu son; sanırım eve geliyorum’ diye düşündüm,” diyen Bryce Lockwood, o anda eşinin ve çocuklarının aklına geldiğini açıkladı.
Lockwood, torpidonun geminin sancak tarafında yaklaşık 40 fitlik bir delik açtığını, suyun hızla içeri dolduğunu ve yakıt tanklarından birinin parçalanmasıyla ağır fuel oilin her yere yayıldığını söyledi. Daha sonra Joe Lentini olduğunu öğrendiği bir denizcinin enkaz altında kaldığını anlattı. Lentini’nin daha önce roket şarapneliyle bacağından yaralandığını, torpido isabetiyle ise sol bacağının ağır şekilde parçalandığını aktardı.
Lockwood ayrıca o sırada bilincini kaybettiğini, sonra kendisini suyla dolu bölümde başka bir bilinçsiz denizciyle yalnız hatırladığını söyledi. Bu kişinin yıllar sonra Dave McFagen olduğunu öğrendiğini belirtti. McFagen’i merdivenden çıkarmaya çalışırken birkaç kez düşürdüğünü anlatan Lockwood, yıllar sonra McFagen’in kendisine esprili biçimde, “Beni bu kadar çok düşürmeseydin neredeyse bu kadar kötü yaralanmazdım,” dediğini aktardı.
Mayday çağrısı, can salları ve İsrail botları
Lockwood, geminin telsiz odasında yatarken neden yardım gelmediğini anlamadığını söyledi. Ona göre İsrail motor torpido botları geminin çevresinde dönerek ağır makineli tüfek ateşi açtı. Gemide 3.100 ağır kalibre makineli tüfek isabeti bulunduğunu ileri sürdü.
Lockwood’a göre telsizcilerden biri, roketler ateşlenirken acil yardım frekanslarının karıştırılamadığını fark etti; çünkü karıştırma roketlerin uçuşunu etkileyebilirdi. Bu kısa aralıkta mayday çağrısı gönderildi. Lockwood, çağrının “Firefox, Firefox, burası Rockstar; kimliği belirsiz yüzey ve hava unsurlarının saldırısı altındayız, acil yardım istiyoruz” şeklinde olduğunu söyledi. Çağrı onaylanınca ateşin durduğunu anlattı.
Can sallarının denize atıldığını, fakat bunların da ateşe tutulduğunu belirten Lockwood, “Can sallarını makineli tüfekle taramaları çok açıktı; bu kabul edilmiş hukukun ihlaliydi,” diyen Bryce Lockwood, bunun İkinci Dünya Savaşı sırasında mülteci gemilerinin saldırıya uğraması sonrası ortaya çıkan kurallara aykırı olduğunu savundu.
Tucker Carlson, İsrail botlarının hayatta kalanlara yardım edip etmediğini sordu. Lockwood, bizzat görmediğini ancak güvertedeki personelden iki büyük zırhlı helikopterin silahlı askerlerle geldiğini duyduğunu söyledi. Lockwood, “Gemi batırılsın, içerideki herkes öldürülsün, kimse sağ kalmasın fikri bize oldukça açık görünüyor,” diyerek bunun kendi değerlendirmeleri olduğunu belirtti.
ABD yönetimi, geri çağrılan uçaklar ve “yanlış kimlik” tartışması
Lockwood, USS Liberty saldırısından sonra ABD’de yapılan Court of Inquiry (soruşturma kurulu) sürecinde İsrail’in “yanlış kimlik” açıklamasının kabul edildiğini ve dosyanın kapatıldığını söyledi. Bunun sonucunda İsrail’in ABD Kongresi ve yönetiminin bir şey yapmayacağını gördüğünü savundu.
Lockwood, USS America uçak gemisine tahliye edilen kıdemli istihbarat subayı David Lewis’in, saldırıdan birkaç gün sonra Admiral Lawrence “Larry” Geis tarafından çağrıldığını anlattı. Lockwood’un aktardığına göre Geis, Lewis’e uçakların yardıma gönderildiğini, ancak Secretary of Defense (Savunma Bakanı) Robert McNamara tarafından geri çağrıldığını söyledi. Lockwood, ilk uçakların nükleer silah taşıdığı için geri çağrılmış olabileceğini, daha sonra konvansiyonel silahlı uçakların da geri çağrıldığını aktardı.
Lockwood’un Lewis’ten aktardığı anlatıma göre Geis daha yüksek makamdan emir duymak istedi ve bu makam Başkan Lyndon B. Johnson’dı. Lockwood, Johnson’ın “Uçakları geri getirin; müttefiklerimin utandırılmasına izin vermem” dediğinin aktarıldığını söyledi. Lockwood, bu iddiayı doğrudan tanık olduğu bir olay değil, kendisine aktarılan bir anlatı olarak sundu.
Carlson, CIA’de üst düzey görevde bulunan James Angleton hakkında Kennedy suikastıyla ilgili bir yorum yaptı. Lockwood ise buna mesafeli yanıt verdi. “Bu benim kavrayışımın ötesinde, Tucker,” diyen Bryce Lockwood, bu konuda kesin konuşmadığını belirtti.
Kayıplar, yaralılar ve saldırı sonrası sessizlik
Lockwood, saldırıda 34 Amerikalının öldüğünü söyledi. Bunlardan birinin NSA için çalışan Arapça dil uzmanı sivil Allan Blue olduğunu, iki Marine Corps mensubunun Sergeant Jack Raper ve Corporal Ed Ray olduğunu, diğerlerinin ise denizci olduğunu belirtti. 28 Purple Heart (Mor Kalp madalyası) verildiğini ve 174 kişinin yaralandığını söyledi. Ancak bazı yaralıların Purple Heart almadığını da ekledi.
Lockwood, saldırıdan sonra kendi ailesine durumu anlatmadığını söyledi. İstihbarat görevlerinde “Burada ne görürsen, burada ne söylersen, buradan ayrılırken burada bırak” anlayışı olduğunu ifade etti. Ona göre kendisine doğrudan “konuşma” emri verilmedi, ancak yalnızca güvenli alanlarda konuştu; eşine ise yıllarca ne yaşadığını anlatmadı.
Eşi Lois’in USS Liberty’nin saldırıya uğradığını komşusundan duyduğunu ve Lockwood’un gemide olabileceğini düşündüğünü anlatan Lockwood, eve döndüğünde yüzünde yaralar, kıyafetlerinde yakıt kokusu ve ağır bir fiziksel durum olduğunu söyledi. Sonrasında 12 saat görev, 12 saat dinlenme düzenine alındığını, doktor randevularına ise kendi boş zamanında gittiğini anlattı.
Lockwood, 1981’de Bible college’da bir sınıf arkadaşının National Public Radio’da James M. Ennes Jr.’ın “Assault on the Liberty” kitabından okunan bölümü duyduğunu ve kitapta Lockwood’un adının geçtiğini söyledi. Daha sonra yazarla temas kurduğunu, diğer sağ kalanlarla yeniden bağlantı kurduğunu ve 1986’da Wisconsin’deki bir buluşmaya katıldığını anlattı.
Kongre’ye çağrı ve bugünkü siyasi bağlantılar
Programın son bölümünde Lockwood, saldırının 59. yıldönümünün yakın zamanda geçtiğini belirtti ve hâlâ “yanlış kimlik” açıklamasını savunanlara tepki gösterdi. Ona göre uluslararası deniz tanıma kurallarını bilen herkes USS Liberty’nin Amerikan gemisi olduğunu anlayabilirdi.
Lockwood, güncel İsrail-Filistin bağlamında da konuştu ve İsrail’in Gaza Strip’i büyük ölçüde yıktığını, 70.000 belgelenmiş ölüm olduğunu, enkaz altında kalanlarla gerçek sayının bunun iki katı olabileceğini ileri sürdü. ABD’nin İsrail’e bomba sağladığını ve yıllık 3,8 milyar dolar dış yardım verdiğini söyledi. “Bu her Amerikalının vicdanını sarsmamalı mı?” diyen Bryce Lockwood, ABD’nin rolünün sorgulanması gerektiğini savundu.
Lockwood, Representative Thomas Massie’nin USS Liberty konusunda Temsilciler Meclisi’nde konuşma yaptığını, yaklaşık 15 ila 17 sağ kalanın ve aile üyelerinin galeride bulunduğunu söyledi. Massie’nin Article 1, Section 8 kapsamında Kongre’nin açık denizde korsanlık ve uluslar hukuku ihlallerini soruşturma yetkisine dikkat çektiğini anlattı. Lockwood, Massie’nin siyasi bedel ödediğini düşündüğünü ifade etti.
Carlson’un “Kongre’nin ne yapmasını istersiniz?” sorusuna Lockwood açık soruşturma yanıtını verdi. “Bazılarımız hâlâ hayattayken açık bir soruşturma istiyorum; bütün kirli çamaşırlar ortaya dökülsün,” diyen Bryce Lockwood, suçlanması gereken kişiler varsa suçlamaların getirilmesini ve Amerikan halkının gerçekleri görmesini istediğini söyledi.